dilse

1 takip ettiği ve 3 takip edeni var. 27 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

dilse okumuş bitirmiş.
Milena'ya Mektuplar

Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektuplar, Kafka'nın karaladığı kimi bölümler dışında mektupların tamamını içermektedir. Ayrıca, Milena'nın Max Brod'a yolladığı kimi mektuplar ve Milena'nın birkaç magazin yazısı da, Milena'yı daha iyi tanıtmak amacıyla kitaba eklenmiştir.

Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişk... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta
dilse okumuş bitirmiş.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay
dilse okumuş bitirmiş.
Yakıcı Sır

Aydınlıkla karanlığı, savaşla barışı, yükselişle alçalışı yakından tanımış olan kişi, hayatı gerçekten yaşamış sayılır...Her şeye hümanizm penceresinden bakan Stefan Zweig, öykülerinde olay ve kişi davranışlarını, kişilerinin düşün dünyalarını, en önemsiz sayılabilecek ayrıntılara kadar işlerken yalın bir lirizm, vurucu bir gerilim sağlamayı ustalıkla başarır. Öykülerinde uyguladığı tahlilci anlatım üslubunun doruğuna bazı romanlarında da varmıştır. Stefan Zweig, bu kitap için derlediğimiz öykülerinde, her sınıftan ve değişik mesleklerden insanların yaşamlarından kesitleri anlatıyor. On iki yaşındaki çocuktan bir üniversite öğrencisine, sorunlarının altından kalkamayan kadınlara, her tecrübeyi yaşamış erkeklere. Köyden kente rengarenk bir yelpaze. Kıskançlık, özlem, merak ve macera hevesi bütün öykülerin üzerini örtüyor. Stefan Zweigın bu öykülerde anlattıkları kendisinin psikolojik-edebi deneyimleri, kişi olarak yaşadıklarıdır. Kimi öyküde karşımıza çıkan alışılmamış kişilikteki insanlar ise yazarın gözüpek heveslerini kamçılayarak onu yaratıcılığa sürükleyen karakterler. Stefan Zweig öykülerinde bir şeye hep sadık kalır: Doğruya ve insancıllığa dikkatimizi çeker, karşıtlar arasında aracı rolünü üstlenir. Stefan Zweig okurunu inandırıcı gücüne, anlatımı ve diliyle ulaşır. Ahmet Arpad

Aydınlıkla karanlığı, savaşla barışı, yükselişle alçalışı yakından tanımış olan kişi, hayatı gerçekten yaşamış sayılır...Her şeye hümanizm penceresinden bakan Stefan Zweig, öykülerinde olay ve kişi davranışlarını, kişilerinin düşün dünyalarını, en ön... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay
dilse bir test çözdü. Sonuç: 5/8 (%62.5) doğru.
Bilgi Testi

Bilgisine güvenenleri beklerim. Başarılar:))

Bilgisine güvenenleri beklerim. Başarılar:))

3 ay
dilse okumuş bitirmiş.
Arafat'ta Bir Çocuk

Bir anlamda Türkiyenin Avrupa macerasının başladığı yılların edebi tanıklığını yapan bu öykülerde, o acı yılların izdüşümünü, siyasi çalkantıların ve geçim derdinin Avrupaya savurduğu insanların buruk yalnızlığını bulacaksınız. Zülfü Livanelinin edebiyat alanındaki ilk ürünü olan bu kitap Türkiyede birçok kez basıldıktan sonra Almanca ve Farsçaya çevrildi. İsveç ve Alman televizyonları Arafatta Bir Çocuk adlı öyküyü film yaptı.

Bir anlamda Türkiyenin Avrupa macerasının başladığı yılların edebi tanıklığını yapan bu öykülerde, o acı yılların izdüşümünü, siyasi çalkantıların ve geçim derdinin Avrupaya savurduğu insanların buruk yalnızlığını bulacaksınız. Zülfü Livanelinin edeb... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay
dilse okumuş bitirmiş.
Körler Ülkesi

And Dağları'nın vahşi çorak topraklarında insanların dünyasından elini eteğini çekmiş bir vadi uzanır. Ancak korkunç boğazlar ve buz kaplı bir geçit aşıldıktan sonra ulaşılabilen Körler Ülkesi'dir burası. Vadiyi on yedi gün boyunca karanlığa gömecek bir yanardağ patlamasının ardından, vakti zamanında İspanyol zulmünden kaçarak vadiye sığınmış ve körlük belasıyla cebelleşen insanların dünyayla bağlantısı kopmuştur. Körlüğe derman bulmak için köyden ayrılmış ve koca dünyada mahsur kalmış bir adamın anlattıklarıyla bir efsane olarak varlığını sürdürür Körler Ülkesi. Ta ki Nunez adında genç bir dağcı elim bir kazayla vadide hapsoluncaya kadar...

H. G. Wells'in bu meşhur öyküsüne İspanyol çizer Elena Ferrándiz'in muhteşem resimleri eşlik ediyor.

"… Ann Veronica, Zaman Makinesi, Körler Ülkesi… bunlar Wells'in çağdaşlarının üretebileceğinden çok daha iyi hikayeler."
-Vladimir Nabokov-

"Wells'i yüzyılın başında keşfettiğime çok üzgünüm. Keşke o baş döndüren, kimi zaman da dehşetli mutluluğu hissetmek için onu bugün keşfedebilseydim."
-Jorge Luis Borges-

And Dağları'nın vahşi çorak topraklarında insanların dünyasından elini eteğini çekmiş bir vadi uzanır. Ancak korkunç boğazlar ve buz kaplı bir geçit aşıldıktan sonra ulaşılabilen Körler Ülkesi'dir burası. Vadiyi on yedi gün boyunca karanlığ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay
Daha Fazla Göster

dilse şu an ne okuyor?

dilse şu anda kitap okumuyor.

Favori Yazarları (11 yazar)

Favori yazarı yok.