Tutunamayanlar

En Son Değerlendirmeler

1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

Bu kitabı okurken o kadar sıkılmıştım ki, parçalayıp atmayı düşündüm. Ama azmettim ve bitirdim... Yine de okuduğum olumlu yorumlara bakıp, ilerde bir kez daha şans verip, bu kitaba olan nefretimin değişip değişmeyeceğini görmek istiyorum.

4 yıl, 4 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

yapmayın kardeşim. anlamadım deyin, böyle yapmayın. Size göre değilse okumayın. kalkıp okuyup, anlamayıp abuk sabuk değerlendirme yapmayın

4 yıl, 5 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

kitabı anlatması okumaktan daha zor.. kitaba tutunmak gerçekten güzeldi. Oğuz Atay a çoğu zaman neyin kafasını yaşıyorsun sen? demek istedim. Okudum bitirdim mutluyum..

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

şu yaşıma geldim tek bir kitabı bile yarıda bırakmadım ta ki tutunamayanlara kadar.popüler kitaplara karşı antipatim vardır ama türk edebiyatına ve eserlere değer veririm merakımda hadi başlıyayım dedim bilinmeze yelken açayım hiç bir yorum okumadan başladım tutunamayanlara ama 2 hafta geçmesine rağmen daha 200 üncü sayfaya bile gelemedim artık bu ızdırap haline geldi 4-5 günde bir roman bitiren ben 1 aya yakın kitapla uzun uzun bakıştık ah selim vah selim intihar etmiş selim ee? bi tane olay yok baktım olmuyor vaktim boşa gidiyor daha olric e gelmeden bıraktım gitti olric sizin olsun dedim uzun bi süre elime alıp bitirmeyi düşüneceğimi sanmıyorum öyle duruyor rafta kitap okumaktan soğudum resmen ben 500 sayfalık kitabı sabahlayıp aynı gün bitiren biriyim bu kitabı hiç özlemedim alıpda devam edeyim demedim sırf uğraştım belki konu açılır zevkli hale gelir diye ama yok gitmiyor bırak dedim ya okunası sırada bekleyen o kadar kitap varken varsın bu eksik kalsın arkadaş..

4 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Anlat diyorlar da nasıl edeyim, benim de susmak bilmeyen bir "Olric"im var nasıl derim; nasıl Oğuz Atay'la aslında tanışız derim, bana sözler yaz diyorlar, anlat diyorlar beni beni nasıl söyleyeyim...

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Sadece Türk edebiyatı için büyük bir roman olduğunu düşünmüyorum. Okuduğum kitaplar arasında en azından ilk beşe rahatlıkla koyabileceğim bir kitap. Belli aralıklarla tekrar okunabilir.

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Türk edebiyatının temel taşlarından Oğuz Atay ve Tutunamayanlar'ı.Çok söz söylemeye gerek yok aslında.Kitabın bir solukta okunacağını ve okuduktan sonra da kafada yaşamaya devam edeceğini söyleyebilirim sadece.

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Hepimiz Tutunamayanlarız aslında.Kitabın baş karakteri Selim okuyucuyu derinden etkiliyor gerçekten.

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Kitapta okuduğum süre boyunca konu ve olay yoktu. Sürekli Turgut'un Selim ile hayali muhabbetleri bir süre sonra çekilmez hale geldi. Bir gün sakin bir kafayla tekrar okuyabilirim belki ama şimdilik bana dokunabilen bir kitap olamadı.

4 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Okuduğum en iyi romanlardan biriydi. İnsanın zihnini açtığı söylenebilir.

4 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hakkında anlatacak çok şey varken söyleyebilecek hiçbir şey yok. Anlatılmaz, okunur sadece.

4 yıl önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

süper ama çokda saçma

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Elbette ki okunası bir kitap. Ama ben bir tutunamayan olmadığım için, belki de tutunamayan olmaktan hep kaçındığım için kitabı, kitap okuma zevkinin yanında empati yapmaya çalışarak okudum.

5 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

anlaması zor bir kitap.etkileyici.

5 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Türk romanı için çığır niteliğinde bir kitap

5 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

BENi buldumm,ama tabiiki gereksiz tahliller yok da değildi..

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Güldüren... Düşündüren... Sınırlı kelimelerle tarifi güç, okunması/yaşanılması gereken bir şaheser ... Bat dünya bat! Susuyorum ... Oğuzcuğum Atay konuşsun...

"Cahilliğine aldanmayacaksın, hemen atılıp anlatmaya kalkmayacaksın. Öyle bir anlamıştır ki küçük ve önemsiz bir yanlışını yakalayıverir senin. Bilgisizliğini yüzüne vurur. Küçümser seni: çileden çıkarmaya çalışır. Bu kadar okumuş, tahsil görmüş; daha bir dilekçenin nasıl yazıldığını bilmiyor, der bakışlarıyla. Masanın gözünden talimatnameler, nizamnameler, kanunlar çıkarır: maddeler denizinde boğar seni. Bir işin nasıl yapılacağından çok nasıl yapılmayacağını gayet iyi bilir. Gerçek olumsuzluğun sultanıdır. Canım benim!"

"İnsanlar, yanlız kitaplarda şaşırırlar. Romancılar şaşırtır onları. Ölü denizdeki su zerrecikleri gibi birbirlerine tutunurlar: dalgalanırlar, bir yere gitmezler aslında. Aslında, kimse, kafasındaki hayallerle kimseyi bi yere götüremez kardeşim Selim!"

"Ne gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada? Hangi kusurunu düzeltmene fırsat verdiler? Son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere olduğunu haber verdiler mi sana? Birdenbire, 'Buraya kadar!' dediler. Oysa, bilseydin nasıl dikkatle bakardın istasyonlara; pencereden görünen hiç bir ağacı, hiç bir gökyüzü parçasını kaçırmazdın. Bütün sularda gölgeni seyrederdin."

"Şarap lekesi de çıkmıyor biliyorsunuz. Ama zamanla soluklaşıyor, silinir gibi oluyor: hafıza gibi. Yıkandıkça çıkıyor. Ben şöyle yapıyorum: her lekenin üstüne bir tuzluk, bir biberlik, bir hardal şişesi, bir ketçap şişesi, bir mayonez kasesi, bir limon suyu kadehi, bir ekşi krema tabağı koyuyorum. Hiç bir şey belli olmuyor. Peki, ya bunlardan birini aldıkları zaman? Yenisini koyuyorum kimse farketmeden. Yedek tuzluklar, biberlikler bulunduruyorum. Eskiye ait hiç bir leke, masa örtüsünün üstünde kalmıyor, Bir de çamaşır suyunu deneyin."

"Kitapları, işimde kullanılacak bir mal gibi göremiyorum: kapılıyorum onlara. Belki kitaplar da bu kadar bağlanmamı istemiyorlar kendilerine. Kitaplar da onlara karşı gösterdiğim aşırı ciddiyetimle alay ediyordur. Biliyorum, kitaplar da beni adamdan saymıyorlar. Fahişelerin, onlara barlarda para yediren tüccarları küçümsemesi gibi hor görüyorlar beni."

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Okurken ve okumayı bitirdiğimde aklıma sık sık keşke bu kitabı yorumlayabilecek kadar edebiyattan anlasaydım düşüncesi geldi.O yüzden burada yazdıklarıma bir inceleme olarak değil bir tutunamayan okurunun hisleri olarak okuyun..
Oğuz Atayla -bir bilim adamının romanı- kitabında tanıştım.Okurken yazılanlara değil yazılış tarzına üsluba dikkat etmem gerektiğini farkettim.Ardından da korkuyu beklerkeni okudum.Oğuz Atayın edebi kişiliğine haran kaldım.Daha sonra da büyük bir heyecanla Tutunamayanlara başladım.Üslubunu zaten sevdiğim için okurken anlamakta sıkıntı çekmedim.Konusu da çok ilginç ve güzeldi.Kitabın yarısına kadar hem hızlı bir şekilde hemde yutarcasına okudum ama bunun yanlış olduğunu farkettim.Çünkü bu kitap hızlıca değil sindirilerek okunmalı ve her cümlesi hissedilmeli.Biraz süre geçtikten sonra yine okumaya devam ettim ama bu sefer yavaş ve dikkatlice okudum.Tutunamayanlarla maceram böyleydi.
Son olarak herkes tutunamayanları anlamaz yorumu yapılıyor.Hayır bence ortalama her okur Tutunamayanları anlar ama asıl sorun anlamak değil zaten.Hissedebilmek...Herkes anlar ama herkes hissedemez diyorum:)

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

"Kitaplara ithaflar yazmak,beğenilen satırların altını çizmek,sayfaların kenarına düşüncelerini yazmak Selim'e kendini elevermek,insanların ortasında çırılçıplak kalmak gibi geliyordu." Canım Selim Işık ne kadar da ortak hislerimiz varmış meğer.Kitapta kendinizi bol bol bulabilirsiniz tabii ki "tutunamayanlar" tarafındaysanız.

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Derin bir zihnin ürünü... Kimi zaman anlayamayacağımız katmanlarda yaşar gibi konuşuyor kitabın kahramanı. Baştaki tiyatronun olduğu sayfalar çok zorluyor. Sabredin orada kitabı terk etmeyin. Sonra da zaten o sizi terk etmeyecek...

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Sindire sindire okunması gereken, her cümlesinde ince düşünceler yatan bir eser. kitapla ilgili detaylı yorumumu blogumdan okuyabilirsiniz : http://dilekerenn.blogspot.com.tr/2014/06/bir-garip-kitap-yorumu-tutunamayanlar.html

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Bu kitapta söylenen söylenmiş, no comment.

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Tutunamayanların tutunduğu bir .....!

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Hacmine bakıp gözünüz korkmasın, henüz okumadıysanız "Disconnectus Erectus"larla tanışmak için geç değil. Çok fazla söze gerek yok. Türk romanında benzeri hala pek gözlenmeyen, anlattığı hikayenin yanı sıra yazınsal teknikleriyle de öne çıkan, sagudan bilinç akışına bir çok tekniğin kullanıldığı, yazıldığı tarihin çok çok ötesinde bir eser.

5 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

"Bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım; mürekkeple yazmışlar oysa. Ben, kurşunkalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım." - DISCONNECTUS ERECTUS - Büyücüsün Oğuz Atay

5 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Böyle muazzam bir eserin kendi dilimizden çıkmış olması sevindirici. Bundan böyle kutsal kitabım.

5 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

Tamam, okuması zor bir kitap. Sabır isteyen bir kitap...
Elimde 2 ay sürüklendi ve ben 400lü sayfalarda yarım bırakmak zorunda kaldım. Kitaba konsantre olmanız lazım herşeyden önce. Kişilik olarak çabukcuyum dolayısıyle başladığımı kısa zamanda da bitirmek isterim. Ama bu kitapta olmadı. Bitmedi. Okumayı bekleyen diğer kitaplarimı çok beklettim. Sabırsız davrandım.
Ama, söz, bir gün mutlaka bitiricem Tutunamayanlar seni :)

5 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan


Etmeyin, eylemeyin. Sırf 724 sayfa şey yazılmış diye bence; o psikoloji ile bu kitaba tam puan mı?Hayır. Acımasız mıyım? Evet. Olmalıyım bir bakıma, çünkü ödüllü kitaplardaki hayal kırıklıklarım (bir örnek daha vardı şu nobelli olan; ismini anmayacağım) bitmeyecek gibi görünüyor. Üstelik her yerde Olric diyorlardı; bir bakıma bu merakta sebep oldu kitabı okumaya başlamama. Ama bitirebilmek için o kadar, o kadar tutunmaya çalıştım ki kitaba; ilerideki hayallerim , bir edebiyatçı olmak arzum olamasaydı bitirmezdimde. Oğuz Atay her edebiyat kuralına savaş açmış gibi kendi iç dünyasında. Öyle bölümler vardı ki ''Allah'ım ne bitmez sayfalar'' dedim. Bazı yerleriyse güzeldi ama o güzelliği anlatmak için 724 değil 324 sayfalık ta bir kitap yazılabilirdi bence. Şiirler, o şiirlerin bir anlamı var mı? Belki de yazar anlama karşı bir savaş açmış olmalı, kim bilir? Sonra o noktası olmayan cümleler, yer, çok zihnimi yordu.Kitabı da bir erkeğin yazdığı,yazacağı belli; böyle bir vurguyu da ben kaldıramıyorum hassas biri olarak.
Son noktam; kitapta bir cümle özellikle dikkatimi çekti;
''intihar edenlere tören yapılmaz, böyle intikamcı Tanrıya tapılmaz''

burası Oğuz Atayın kendi iç dünyasındaki sorgusunu anlatabiliyor bana. Niçin yaşıyoruz ? yaşamak mı, nedir o ? Belki bu sorunun bir cevap arayışıydı bu eser ve bu eseri yazış amacı.
karşımda olsaydı samimiyetle şunu sorardım;
'' ya intihar ederek hayattan, ve yaradılış amacından intikam
almaya çalışan insanoğluna ne demeli...? İntikamcı olan gerçekte kim ? ''

5 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

gerçekten cüme mühendisi...okuduğum hiç bir kitaba benzemiyor

5 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

TUTUNAMAYANLAR genç bir mühendisin hayattan beklentileriyle gerçek yaşamındaki uyumsuzluğunun anlatıldığı ve bir roman.

Oğuz ATAY bu romanında Türkçede bulunan bütün kelimeleri ustaca kullanarak bir insanın iç dünyasında kopan fırtınalarını, isyanlarını, kırgınlıklarını, hayal kırıklıklarını, kendi içinde yaratmış olduğu cehenneminde kendisinin nasıl boğulduğunu ve ölüme sürüklediğini okuyucusuna aktararak adeta kelimelerle MUTSUZLUĞUN RESMİ' ni çizmiştir.

Edebiyatımızda farklı bir tarzda yazılan bu romanı okumadan önce daha önceki okuduğunuz bütün anlatıları ve anlatılış şekillerini unutun. Farklı bir dünyadan, farklı bir üslupta zengin bir kelime dağarcığıyla yazılan bir hikayenin tadına varacaksınız.

5 yıl, 9 ay önce
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6