Puslu Kıtalar Atlası

En Son Değerlendirmeler

0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Konusu sorduklarında cevaplayamadığım tek kitap.. Karmaşık, iç içe geçmiş konular karakterler olsa da ilginç bir biçimde kurulan onca bağdan okurken rahatsız olmuyorsunuz. Güncel kitaplar gibi konusu net değil, hatta dili yazarın kullandığı kelimeler yüzünden anlaşılmaz bile gelebiliyor ama bütün bunların dışında okurken ciddi anlamda doyurucu bir şeyler okuduğunuzu hissettirmesi çok güzel..

Kitabın benim açımdan tek sıkıntısı anlamını bilmediğim , daha çok tahmin ederek okuduğum çok fazla kelime içermesiydi. Dipnot ya da kitap sonu sözlüğü gibi bir şey olmadığından en iyisi bir yere not alıp sonradan sözlükten bakmak oldu.Bu da olay örgüsü içinde kopmalara neden olduğu için çok hoşuma gitmedi açıkçası.

3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Elimde okuduğum başka kitaplarda olunca biraz okuması uzun sürdü. Baktım olmuyor Puslu Kıtalar Atlası sen özel bir kitapsın ve yalnız okunmalısın deyip elime öyle aldım kitabı. Kitabın öyle yerleri vardı ki sizi hayretten hayrete düşürüyor. Büyük Efendi'nin 'karşı hareket'i anlattığı bölüm inanılmazdı. Bu nasıl bir bilgi birikimidir. Kurgusu çok başarılı, dili akıcı bir kitap. Hala okumadiysaniz daha fazla bekletmeyin kitabı derim.😉

1 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Fantastik, otantik, akıcı, keyifli bir hikayeydi. Karakterlerin hikayelerinin birleştirilmesi de çok hoşuma gitti. Okuduğum yerli romanlardan farklı bir tadı vardı. Kendine has bir anlatımı var. Çok beğendim. Tavsiye ederim.

1 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Şair hakkında şöyle yazılmış internette bir sözlükte: 'insana kendi yaşantısını, kültürünü, tarihini sevdiren, bilmek isteten yazar. ' Belki de bu cümle eseri için de en güzel açıklama olacaktır. Kitabı okudukça hikayenin beni yakamdan tutup bir yerlere sürüklediğini hissettim. Kitabın sonunda anladım ki Uzun İhsan beni gerçekliğe en güzel manzarısı olan yere, hayal gücünün ortasına getirmiş.

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hayatımdaki ilk 5 kitaptan biri.

1 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Iste harika bir "buyuklere masallar"...Bayildim...Inanilmaz bir kelime hazinesi ve kendimi her daim icinde hissettigim gercekci tasvirler...Mitoloji, Dede Korkut Masallari, Binbir Gece Masallari, Karin Desen Jack, Oliver Twist vs gibilerinin bir karmasi ve anlatilan "bir gercek"! .... Tavsiye ederim....Onar"in ilk kitabiymis, kimbilir digerleri nasildir, hemen almali:)

1 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

Ne olduğunu anlayamadığım karışık kurgusu ve diliyle çok sıkan bir kitaptı zor bitirmiştim.

2 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Roman, bir korsan olan Arap İhsan Efendi’nin, yeğeni Uzun İhsan Efendi’yi ziyaret etmesi ile başlar. İstanbul’a, hayatını kurtaran kitabın çevirisini yaptırmak için gelen Arap İhsan Efendi, bir köle olarak aldığı Alibaz adlı çocuğu ve yanındaki maymunu Uzun İhsan’ın yanında bırakır.
Evinde oğlu Bünyamin ile yaşayan, içtiği bir uyku şurubu nedeniyle sürekli uykuya dalan, rüyalarında gördüklerini de bir atlasa yazan Uzun İhsan Efendi, dayısına getirilen çeviriyi, Rendekar’ın “Zagon Üzerine Öttürme” eserini okuduktan sonra gerçekliğin doğası üzerine düşünmeye başlar.

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Düş, gerçek, kurgu, tarih, yergi, ilginç betimlemeler, garip karakterler...vs vs kitabın içinde yok yok. Tek düze kitaplardan sıkıldım diyenler için beyin yakan bir kitap buyurun...

2 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Akrabamın evinde kalırken kütüphanesinde rastlayıp 2 günde bitirdiğim kitap. İhsan Oktay Anar, çağdaşları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip yazar bana kalırsa. Kitap içerisindeki olay betimlemeleri sizin kitaptan bir dakika bie kopmamanızı sağlıyor. Tavsiye ederim.

2 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

bastan sona gerçekle hayalin dansı.bir osmanlı ovgüsü ve yergisi.tarih için yaşananlara bakmadan gelecek yazılamaz derler.bu sözün hakkını veren güzel bir yapıt.ihsan hocamızın kalemine aklına sağlık

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bu kitabı anlatmak çok zor.
Birbirinden ilginç hikayeleri sürükleyici bir anlatımla okudum.Keyif aldım,bilgilendim.Bambaşka bir dünyayı tanıdım.
Osmanlı dönemi ve eski Türkçeye dair bir çok şey öğrendim.Ancak bu bir tarih romanıdır diyemem.
Gerçek olamacayak olaylarla hayalgücümü zenginleştirdim.Ancak fantastik roman olarak nitelendiremem.
Varlık,gerçek,hayal kavramları üzerinde düşündürdü.Hikayeye oldukça renk katan bu felsefik düşüncelere rağmen felsefe kitabı okudum diyemem.
Okurken sıkmayan,akıcı üslubu ile birbirinden renkli karakterleri,zengin kurgusu,bilgilendiren,düşündüren olayları ile güzel bir kitap okumuş oldum.

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Masal tadında bir kitaptı diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Çok keyif aldığım bir kitaptı.

3 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitabı bitirdiğinizde neyin düş neyin gerçek olduğu hakkında kesin olan o yargınıza temas ediyor, o zaman kesin olan o yargınızın sarsılmaya başladığına tanık oluyorsunuz.

3 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

ihsan oktay anar bambaşka bir dünyada yaşıyor ve bu kitap çok güzel , asla ağır değil ve elinizden bırakamıyorsunuz

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

gerçekten çok zekice yazılmış bir kitap dili harika bir kitaptan daha ne beklenir ki

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

bünyamin, uzun ihsan efendi, büyük efendi... karakterler oldukça ilgi çekici fakat kitabın dili karmaşık geldi. yazarın, kitabında osmanlı figürleri kullanmak istemesinden kaynaklıydı sanırım bu. anlaşılmaz kelimeler, sıfatlar, betimlemeler yüzünden kimi zaman olayı kaçırdığım oldu. aynı paragrafı defalarca okuduğum oldu.
eğer fantastik tür seviyorsanız bu kitabı da seveceksiniz. ama benim gibi fantastik türden uzak duruyorsanız bu kitap size göre değil.

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Aslında kitap hakkında hiçbir fikrim yoktu okumaya başlarken. Ne türünü biliyordum ne yazarını tanıyordum. İlk sayfayı okuyunca bir masalı andırdı bana ve hoşuma gitmeye başladı. Oldum olası sevdim farklı anlatımları. Kendimde pek düzgün tek düze cümle kuramadığımdan olsa gerek  Kitap sanki eski bir Türkçeyle yazılmış gibiydi hani o pek anlamını bilmediğimiz türden kelimelerle. Bazılarının anlamlarını cümlelerde kullanılmasıyla çözdüm ve çözdükçe daha çok hoşuma gitmeye başladı.
Günlerden bir gün Uzun İhsan efendi bir atlas hazırladı. Puslu kıtalar atlasıydı bu ve bunu oğluna verdi. Daha sonra oğluyla yolları ayrı düştü ,başlarından bir çok olay geçti. tam birbirlerini bulmuşken Uzun İhsan Efendi yine bıraktı oğlunu ve gitti. Oğlu Bünyamin bir çok insan tanıdı. Dünyayı anlamaya çalışırken bir çok olayla karşılaştı ve her seferinde babasının hazırladığı bu atlası açıp kendine bir yol bulmaya çalıştı. Karşısına Ebrehe adında biri çıktı. Bu Ebrehe çok enteresan işlerle uğraşan bir adamdı ve bu işlerinde Bünyaminide kullandı. Kitabın en ilginç yeri ise bir kehanet aynasından bahsedilmesiydi. Peki bunca olay bunca karakter nasıl oluyor da onca farklı kelime ile bir araya getirilebilmiş inanın şaşırtıcı. Kitaptaki her bölüm olayın farklı bir yerinden başlıyor ve bazen içinde kayboluyorsunuz. En sonunda ise bunların hepsinin bir düşten ibaret olduğunu görüyorsunuz ve bir kez daha şaşırıyorsunuz.

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitabın ilk sayfaları oldukça zorlayıcı olmasına rağmen ilerledikçe, hem siz dile alışıyorsunuz; hem de dil nispeten sadeleşiyor. Önemliden önemsizine, farklı karakterlerin, farklı hikayelerine yer verirken; konunun ilerleyişinde bu hikayeler başarı ile bir araya geliyor. Bir bölümde detaylarıyla anlatılan bir karakterin sonunu, ileride farklı bir kişiyi ya da durumu anlatan olay örgüsünde öğreniyorsunuz. Kurgu oldukça başarılı. Buram buram tarih kokan, bilmediğim detaylarla zenginleşen, ilginç bir eser oldu benim için. Darphaneden lağımcılara, istihbarattan saraya, saraydan sokağına kadar Osmanlı İstanbul'una farklı bir bakış açısı aslında. Yaşanmışlık ile hayal, düş ile gerçek hep içiçe.

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Emek var ama anlayana

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Sürükleyici bir masal
Kitabı

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitabın her anında sanki hikayenin içindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Farklı bir fantastik kurgu. Oldukça etkileyici ve merak uyandırıcı.

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitapta hayal gücünün sınırları zorlanarak güzel bir hikaye ortaya konulmuş. Kitaba girecek kahramanlar, yerinde, hikayesi ile birlikte olaya dahil edilmiş. Anlatım tarzı bir efsane anlatır gibi olunca da tadından yenmiyor.

4 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitabın dili ve kurgusu güzeldi. Akıcı bir kitap.

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

http://kitaplardansayfalar.blogspot.com.tr/2015/09/puslu-kitalar-atlasi-okudum-begendim.html

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kurgusu peri masalları gibiydi , çok hoşuma gitti . Kitabın sonunda aklıma karıştıran nokta ise Bünyamın kimi uyandırdı ?

4 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Düşünmekle düşlemenin iç içe girmiş hali… Kitabın sonunda her şeyin ve herkesin bir düşten ibaret oluşu ve sarmal bir anlatım.. Kitap okuma tarihimde bir ilktir kitabın sonuna gelip tam olarak algılayamadığımı düşündüğüm için tekrar başa dönmek dolayısıyla kitabı aralıksız iki kez okumuş olmak.
Kitaptaki olaylar Osmanlı’nın en parlak dönemlerinde geçtiği için kitabın dili eski Türkçe-Osmanlıca karışımı terimlerden oluşuyor bu yüzden okurken zorlanabiliyorsunuz. Ama ortalardan itibaren olaylar zincirini takip ederken bu dile alışıyorsunuz.
Kitap uzun cümleler içeren betimlerden oluşuyor. Bu konuda aynı hissi Orhan Pamuk / Kafamda Bir Tuhaflık eserinde İstanbul’un son 40 yılını yaşamış kadar okuyucuya yansıtır. İhsan Oktay Anar’ın bu eserinde de Kostantiniye’nin her köşe bucağını o dönemde yaşamış hissine kapılırsınız. Kitapta olaylar sadece başkahraman üzerinde dönmüyor yan karakterlerde kitapta bir o kadar etkili. Çünkü Onar; kahramanlarını tarihsel kişiliklerden seçerek farklı rollerde gerçeğe uyarlamış. Bir Efrasiyab karekteri vardır mesela, İran destanı Şehnâme'nin kahramanlarından Efrasiyab Alper Tunga’nın ta kendisidir. Bilme arzusunun esiri Ebrehe karakteri Yemen’de, Habeşistan Krallığına bağlı Hıristiyan bir valiydi ve Kabe’ye fillerle saldırdığı Kuran-ı Kerimde geçmektedir. Uzun İhsan Efendi’de yazarın kendisinden başkası değildir. Arap İhsan’ın verdiği kitabın çevirmesini yapan Rendekar karakterinin çevireme olarak söylediği “düşünüyorum öyleyse varım” sözü Rene Descartes’e aittir.
Yazarın felsefe bölümünden master ve öğretim üyeliği yapmış olmasını baz alırsak kitabın Tarihi-felsefik ve fantastik bir kurgusu var diyebilirz. İçinde çoğu ibretlik olmak üzere küçük hikayelere değinmiş bu masalsı anlatım kitabı okurken okuyucuda merak, heyecan ve öz kültürümüzü benimseme, sahip çıkma duygusu uyandırıyor. Yazarın zekâsına, hayal gücüne, bakış açısı ve betimlerine hayran kaldığımı söylememe gerek yok sanırım ama Anar’ın, 2009 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nü almış olmasını, imza günlerine katılmayıp medyatik görünmekten uzak, tanıyan arkadaşların dediğine göre mütevazi bir kişilik oluşunuda atlamayalım
Kitaptan altını çizdiklerim:
- Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.
- Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk; bilmek ve bu Dünya’nın şahidi olmaktı.
-Sence tabiatta etki eden kuvvetler içinde en büyüğü hangisi? Doğru cevap akıl. Ateş dediğimiz güç nasıl ki odunla beslenirse akıl da bilgiyle beslenir.
- Buna göre ölüler nasıl ki ışığı görmezlerse, yaşayanlar da karanlığı ölüler kadar iyi göremezlerdi
- Zaten görülen ve görülmeyen bütün düşler, bu karanlığın ta kendisi değil miydi?”
- Düşündüğüm için ben var değilim, sizler varsınız. Sizler benim zihnimdeki düşüncelerden ibaretsiniz.
- Ben de düşünüyorum dolayısıyla varım, ama kimim? Galata'da, yelkenci hanı bitişiğinde ikamet eden uzun ihsan efendi mi, yoksa bugünden tam üç yüz sekiz yıl sonra, sözgelimi İzmir'de oturan mahzun ve şaşkın adam mı? Hangimiz düş ve hangimiz gerçek?
-Her şey ben ve benim düşüncelerimden ibaret olsa da bu dünyada yaşamak zevkli bir şey." diyordu, "Sen! Oğlum! Sen benim zihnimde bir düş, bir düşüncesin. Bana şu anda dokunuyorsun. Ama ben sana dokunamıyorum. Çünkü düşlere dokunmak mümkün olabilir mi?"

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yazar siz tam doymadan sofrayı önünüzden kaldırıyor.

4 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Öncelikle okuduğum en enteresan kitaplardan biriydi. Bunu çok net söyleyebilirim. Alışılagelmişin çok dışında zihni zorlayan ve kafa karıştıran bir yapısı var.

Kitabın başlarında olaya bir türlü dahil olamadım. Karışık bir yapısı var kitabın ne diyor ne anlatıyor bir konu bütünlüğü bir türlü oluşturamadım kafamda. Lakin okudukça o olayların birbirleriyle bağlantısı, o ilgi çekici hikayeler ve hiç akla gelmeyecek bağdaştırmalar beni içine çekti. Kitap o andan itibaren ilgimi çekmeye başladı.Yine de ilerleyen bölümlerinde de sürekli araya farklı hikayeler sokarak anlattığı için ara ara kitaptan yine kopar gibi oluyorsunuz ama İhsan Oktay Anar öyle güzel bağlamış ki bittiğinde hayran kalıyorsunuz.

Ayrıca doğma büyüme İstanbullu biri olarak o mekan betimlemelerine çok bayıldım. Ara sıra vapurla geçerken o kitapta anlatılan yerlerin tam karşında duruyor olması çok ayrı bir his.

Kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Farklı yapısıyla Türk Edebiyatına farklı soluk getirmiş bir eser...

4 yıl, 8 ay önce
geri 1 | 2 | 3 | 4 | 5