Kinyas ve Kayra (düzenle)

(düzenle)

8.2

En Son Değerlendirmeler

0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu kitap, hakkinda cooook konusulup tartisilacak bir kitap. Hakan Gunday inanilmaz bir genc yazar... Bence bu yazardan hic okumamis olanlar, kesinlikle once bu kitabi ile baslamalilar..Ozellikle felsefe ile cok ilgilendigim icin okumak cok zevk verdi bana...Evlerinden, hayatlarindan kacmis iki erkek.... Biri zihnini digeri bedenini oldurme hayalinde...fazla anlatmak istemiyorum, sadece hayata dair, insana dair, erkege dair, Afrika ya dair, ozgurluge dair, aileye ve aska dair ve akliniza gelmeyecek bir cok seye dair bambaska bir bakis acisi okumak isterseniz, mutlaka okuyun derim....

1 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İki bilinmeyenli bir denkleme benzer Kinyas ve Kayranın hikayesi..

1 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Hakan Günday'ın ilk okuduğum eseri olan Az'dan sonra, yoğun bir istek ve merakla başladığım Kinyas ve Kayra eseri bana biraz depresif geldi. Açıkçası yer yer her insanın içine düştüğü buhran ve yanılsamalar üzerine odaklanılmış ve daha da ileri gidilerek bu düşsel bozuklukları temel alan hayatları gerçeğe taşımıştır. Bu da elbette okuyucuya fazla karanlık (siyah) ve fazla ürkütücü (kırmızı) gelebilir.

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

hikayeden ziyade üslup çok etkileyici

2 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

fazla marjinallik kitabın havasını bıraz almış

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Ara verdiğim kitaplardan birisi olan bu kitabi da bitirmekten dolayı mutluyum ve okuduktan sonrada keşke daha önce bitirseymişim diye bir pişmanlık bile yaşadım. Hakan Günday, kalemine ve hayal gücüne hayran olduğum yazarlardan birisi... bu kitap yazarın ilk kitabi olma özelliğini de sahip ayni zamanda...
Gelelim kitabin içeriğine; kitap 3 bolümden oluşmakta,
1-Kinyas, Kayra ve hayat
2-Kayra'nın yolu
3-Kinyas'ın yolu
İlk bölümde, evi terk ettikleri zamandan itibaren 8 yıl boyunca birlikte yaptıkları, yaşadıkları düşündükleri anlatılıyor. Kendilerinin iç seslerinden oluşan bir anlatım, bize basta kendilerini daha sonrada birbirini anlatıyorlar. Amaçları, zihinsel ölümlerini gerçekleştirmek... Bir insan kendi isteğiyle ve şartlarıyla zihinsel ölümünü gerçekleştirebilir mi?
Kitabi okurken çok defa kendime sordum özellikle Kayra'nın yolunda... Zihinsel ölümlerini gerçekleştirmeden önce kendinden sonrakiler tarafından anlaşılmak üzere hayatlarını yazmaya karar verirler ve yazmaya başlarlar... Bir gün Kinyas'ın Kayra'yı terk etmesiyle isler değişir biri ölümü seçerken ve bunun için uğraşırken, diğeri yaşamayı, sıradan insan olmak için uğraşır. İçindeki kötü,duygusuz,soğuk,cani yaratığı insan yapmak için yollar arar bu sefer... Kitabın ilk bolümü biraz ağır ilerliyor fakat sakın sıkılınca bırakma gafletine düşmeyin.

3 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Muhteşem bir kitap. İnanılmaz bir şekilde kendine hayran bıraktı. Okurken elimden bırakamadım hiç bitmesin istedim. Daha önce hiç bu kadar gerçekçi ve birazda vahşi bir kitap okumamıştım. Duyguyu okura tamamen geçirmesine bayıldım.Psikolojisi kaldırabilecek herkese öneriyorum.

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

sıkılmadım akıcıydı ama bana pek bişeyde katmadı sanki

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

mutlu bir son beklemiyordum açıkçası sonu hoşuma gitti.

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İlk okumaya başladığımda biraz sıkılsam da kitabın içine girip karakterlerin kafa yapısıyla düşünmeye başlayınca algılama biçimim değişti. Okuduğum en iyi romanlardan biri.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kötü nedir? Ne kadar kötü olunabilir? Kötü olmak için neler gereklidir? Doğuştan mı yoksa sonradan mı kötüyüzdür? Ve daha bir çok sorunun cevabı..

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan


Bu kitapta; hayata tutunamayan, sadece yaşıyor olmaktan bile acı çeken iki insanın zihin ölümünü bekleme yolunda

yaşadıkları karmaşalar gel-gitler arafta kalmalar var; hayata, insanlara dair herşeyi çokca düşünmek ama

umursamamazlık var ve herşeyin hiçbirşeye dönüştüğü, herşeyin hiçbir değerinin olmadığı bir dünya var.

Kitabın ergen edebiyatı gibi durmasının nedeni Hakan Günday'ın ilk kitabı ve lise yıllarında yazmış olması. Buna

rağmen zeka ve kelime oyunları kitabı okutmaya yetiyor.Zaten bir röpartajında kendiside hikayeyi kafasında hiç

tasarlamadığını doğaçlama yazdığını anlatıyor. Bir ara kitabın tanıtımına dair şöyle bir cümle okudum:

"Medeni dünya insanı dedikleri şey, sadece utanç verici rekabetlerin sonucu kazanılmış başarılarıyla övünen ve
sonrasında adına insanlık dediği yapmacık iyilikleriyle modern var olma çabasıdır. Bunun farkına varan insanlar da

haklı olarak yakıp yıkmak isteyebilir herşeyi"

İşte benim ilgimi çeken kısımda bu oldu. Tabiki nihilistlik, megolamanlık, marjinallik hat safhada..Kitabı okurken

bende bu fikirler oluşmaya başladığında dönüp dönüp kitap kapağına baktım "kapağı ile içeriği birbirini nasılda

tamamlıyor iyi düşünülmüş "diye düşündüm.


Kitabı okurken aklım dağılsın kitabın etkisinden sıyrılayım diye araya başka kitapta sıkıştırdım çünkü

karakterlerin şizoid yapılarına kayıtsız kalmamak mümkün değil ayrıca sütle rakı karışımı, cappuccino ve pepperoni

pizzadan birara kusma eğilimine girdim:)


Kitaptan altını çizdiklerim:

-İçi ne kadar doldurulursa doldurulsun yine de hafiftir hayat. Çünkü altı deliktir. Delikse ölümdür! Bütün

kazançlar bu delikten kayıp gider.

-Sorarlarsa, -Ne iş yaptın bu dünyada? diye, rahatça verebilirim yanıtını:
Yalnız kaldım, kalabildim! Altı milyarın arasına doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından.

-Ne kadar yalnızsan o kadar uzaga gidersin. ne kadar terk edersen o kadar ölürsün

-insanlar..dedim fısıldayarak."Taşırlar insanları.Kundaktayken, tabuttayken.Hep taşıyacak birileri olur.Bazıları

dostluktan, bazıları cepteki paradan, bazılarıda içinde bulundukları sistem birgün onlara da taşınma sırasının

geleceğini söylediği için, taşırlar insanı.

-Yalan ancak ayrıntılarla gerçek olur.Birini kandırmanın en iyi yolu ayrıntılardır.

- Yarın,bugünü yaşanabilir hale getiriyordu. Kendimizi bir binanın tepesinden hepberaber boşluğa bırakmayışımızın

tek nedeni yarındı! Latonun çıkma ihtimalini,aşık olunacak insanla tanışma ihtimalini,sonsuz mutluluk ihtimalini

içinde barındiran o sihirli sözcük : yarın. Gelecek iyi bir sermayeydi. Yaşadığımız sürece bitmeyen anapara gibi..


-Yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardim edilemez.

-Çok şey gördüm beni yüzüstü gömün.

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Her şey ile hiç bir şey arasında bir kitap. 2 seçimi de adım adım izleyip karar vereceksiniz. Ben hiç bir şeye daha yakın olduğuma karar verdim.
Sıra sizde...

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

okumakta zorlandım açıkçası. benim açımdan en etkileyici yönü yazarın uzun dönemde yazdığı bir kitapmış ve bunu kitapta anlamak çok kolay. sonlara doğru kalemi kuvvetlenmiş,okuyucu bunu hissedebiliyor.

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Tam sınava hazırlık döneminde okumuştum.Sarstı ve kendime getirdi diyebilirim.Gerçekten olgunlaştırıyor insanı ama doğru zamanda okumak lazım.

4 yıl, 5 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan


Bu kitapta; hayata tutunamayan, sadece yaşıyor olmaktan bile acı çeken iki insanın zihin ölümünü bekleme yolunda yaşadıkları karmaşalar gel-gitler arafta kalmalar var; hayata, insanlara dair herşeyi çokca düşünmek ama umursamamazlık var ve herşeyin hiçbirşeye dönüştüğü, herşeyin hiçbir değerinin olmadığı bir dünya var.

Kitabın ergen edebiyatı gibi durmasının nedeni Hakan Günday'ın ilk kitabı ve lise yıllarında yazmış olması. Buna rağmen zeka ve kelime oyunları kitabı okutmaya yetiyor.Zaten bir röpartajında kendiside hikayeyi kafasında hiç tasarlamadığını doğaçlama yazdığını anlatıyor. Bir ara kitabın tanıtımına dair şöyle bir cümle okudum:

"Medeni dünya insanı dedikleri şey, sadece utanç verici rekabetlerin sonucu kazanılmış başarılarıyla övünen ve
sonrasında adına insanlık dediği yapmacık iyilikleriyle modern var olma çabasıdır. Bunun farkına varan insanlar da haklı olarak yakıp yıkmak isteyebilir herşeyi"

İşte benim ilgimi çeken kısımda bu oldu. Tabiki nihilistlik, megolamanlık, marjinallik hat safhada..Kitabı okurken bende bu fikirler oluşmaya başladığında dönüp dönüp kitap kapağına baktım "kapağı ile içeriği birbirini nasılda tamamlıyor iyi düşünülmüş "diye düşündüm.


Kitabı okurken aklım dağılsın kitabın etkisinden sıyrılayım diye araya başka kitapta sıkıştırdım çünkü karakterlerin şizoid yapılarına kayıtsız kalmamak mümkün değil ayrıca sütle rakı karışımı, cappuccino ve pepperoni pizzadan birara kusma eğilimine girdim:)


Kitaptan altını çizdiklerim:

-İçi ne kadar doldurulursa doldurulsun yine de hafiftir hayat. Çünkü altı deliktir. Delikse ölümdür! Bütün kazançlar bu delikten kayıp gider.

-Sorarlarsa, -Ne iş yaptın bu dünyada? diye, rahatça verebilirim yanıtını:
Yalnız kaldım, kalabildim! Altı milyarın arasına doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından.

-Ne kadar yalnızsan o kadar uzaga gidersin. ne kadar terk edersen o kadar ölürsün

-insanlar..dedim fısıldayarak."Taşırlar insanları.Kundaktayken, tabuttayken.Hep taşıyacak birileri olur.Bazıları dostluktan, bazıları cepteki paradan, bazılarıda içinde bulundukları sistem birgün onlara da taşınma sırasının geleceğini söylediği için, taşırlar insanı.

-Yalan ancak ayrıntılarla gerçek olur.Birini kandırmanın en iyi yolu ayrıntılardır.

- Yarın,bugünü yaşanabilir hale getiriyordu. Kendimizi bir binanın tepesinden hepberaber boşluğa bırakmayışımızın tek nedeni yarındı! Latonun çıkma ihtimalini,aşık olunacak insanla tanışma ihtimalini,sonsuz mutluluk ihtimalini içinde barındiran o sihirli sözcük : yarın. Gelecek iyi bir sermayeydi. Yaşadığımız sürece bitmeyen anapara gibi..


-Yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardim edilemez.

-Çok şey gördüm beni yüzüstü gömün.

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

hakan günday bunu hep yapıyor.
kitabı bittikten sonra sanki siz kitaptaki karakterlerden biri olmuşsunuz ve hayat bütün debdebesiyle üzerinize oturmuş.her seferinde de hayretler içinde kalırsınız ne ara değişti ruh halim diye.
hakan günday'ı depresyondayken okumayın, karamsarken okumayın,isyan ederken okumayın. sadece sağlam bi ruh haliniz varken okuyun.

4 yıl, 7 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Klasik Hakan Günday romanı diyebilirim. Vurucu , budur dedirten cümleler olsa da 300 sayfa da anlatılabilecek konu neden bu kadar uzatılmış bilinmez. Sıkıldığım anlar oldukça fazlaydı.

4 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Biraz abartılı da olsa genel olarak güzel bir kitap. Güzel mottoları var. Yer altı edebiyatından hoşlananlar tercih edebilir.

4 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Diğer kitaplarını okumaktan korktuğum bir yazar. Öyle seviyorum...

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

kitap da anlatılan dünyaya öyle bi giriyosunuz ki kitap bitince bile başka kitaplar okurken bile bi anda aklınıza düşüyo ve yine o dünyaya dalıyosunuz sonra sadece üçünüz kalıyosunuz o dünya da. kinyas, kayra ve sen . sanki sadece üçünüzün bildiği üçünüze ait bi dünya. senin gerçekte düşündüklerini senden başka kimse bilemez ya bir de buna iki kişinin gizli düşünceleri ekleniyo sanki sırdaş gibi birbirlerinin gizli saklı köşelerini bilen bi kaç kişi gibi..... muhakkak okumalısınız....

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

UÇUK...

4 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

yarım bıraktıklarımdan...sevemedim, sayılı kitapları yeter diyerek bırakmışımdır, belki ilerde tekrar elime alıp denerim....ama herkesin bulduğu neyse bana hitap etmedi....

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Aylarca kitaplığımda bekleyen ve okuduğum yorumlardan ötürü bir türlü başlamaya cesaret edemediğim bu kitabı okuduktan sonra neden bu kadar çok beklemişim pişmanlığını yaşadım. İkinci pişmanlığım da neden o kadar çabuk okuyup bitirdim.

Baştan sona, üslubuyla, kurgusuyla, karakterleriyle haaa-rii-ka bir romandı. Karakterlerin her ikisini de çok beğendim, ikisinden de çok nefret ettim, ikisinde de çok acıdım, çok güldüm ve herkes gibi bir ben gördüm ikisinde de...

Okuyun ve kararınızı verin. Hiçbir şey mi, her şey mi!!

PS : Om yayınlarının kitap kapağı daha güzelmiş :))

4 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

Kesinlikle çok sıkıldım devam edemiyorum hayatimda yarim biraktigim 2. kitap oldu.. resmen enerjimi somurdu bu kitap

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Günday benim zevkime o kadar yakın yazıyor ki, doyamıyorum bu adamı okumaya ve sadece iki kitabı kaldı okumadığım. Kinyas ve Kayra, tek kelimeyle şahane bir roman. Karakterlerin her duygusunu yaşıyorsunuz resmen. Karakterleri inanılmaz sağlam, uzun soluklu bir dizi gibiydi benim için. Umarım herkes bu adamla tanışır.

4 yıl, 11 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Hakan Günday'ın Piç'ten sonra okuduğum kitabı. Günday'ın ilk kitabı ve lise zamanlarında başlamış yazmaya.

Bazı kitapları, altını çizmeden okuduğum zaman yeterince sindiremediğimi düşünürüm. Kinyas ve Kayra da sindirilecek o kadar çok satıra sahip ki. Tespitler ve kelime oyunları ile kendini okutturabiliyor.
Hakan Günday'ın kitapları, insanın kendisini basit hissedecek bir megalomanlığa, marjinalliğe ve nihilistliğe sahip oluyor. Gene de Kinyas'ı da Kayra'yı da seviyor insan.
Günday'ın ilk romanı olduğundan herhalde bazı konulardaki eğretiliği hissediyor insan. Aksiyonun yer yer mantık çerçevesinden çıkması, fazla sadizm ve mazoşizm gibi. Ama en önemlisi de Piç'de olduğu gibi ana karakterlerin birbirine çok fazla benzemesi ve hatta karıştırılması.

-Azıcık spoiler olabilir.-
Karakterlerin sonlarının tahmin edilebilir kurgulanması, Hakan Günday'ın olay örgüsü içinde rakısıyla beraber olması, Anita ve Melis'in aslında aynı olması ve yardımcı karakterlerin de en az ana karakterler kadar ilgi çekici olması da kitaptaki diğer hoş ayrıntılar.
-Azıcık spoiler olabilir.-

Diğer bir yandan da bu kitaptan çıkarılacak en önemli düşünce benim için, insanın seçimleriyle var kalabilmesi/olabilrmesidir.

Kitap, hayatımın gençlik döneminde Kayra'nın güzelliğiyle hatırlanacak bende.
"Varlığıma nedensizlikten delirdim ben."

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Hayatta hakkında hep kendimize sorduğumuz soruları dile getirmiş güzel bir çalışma olmuş 7/10

5 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İyi çocuk kötü çocuk. İkisi de insan. Hangisine kıyabilirsin ki?

5 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

harika bir kitaptı.sonlara doğru hiç tahmin etmediğim şeyler oldu.bence hakan günday gerçekten başarılı bir yazar.

5 yıl, 3 ay önce
geri 1 | 2 | 3 | 4