Hiçbir Şey Söyleme

En Son Değerlendirmeler

7 puan

Yorumum; http://morduslerkitapligi.blogspot.com.tr/2017/08/hicbir-sey-soyleme-brad-parks-kitap.html

7 puan

https://illekitap.blogspot.com.tr/2017/09/brad-parks-hicbir-sey-soyleme.html


Ve bir polisiye daha bitti. Açıkçası kitabın kalınlığı başlamadan önce gözümü korkutmuştu ama korkutacak kadar da değilmiş dedim.

Brad Parks ülkemizde yeni tanınan yazarlardan sanırım. Polisiye yazarları hakkında pek bilgim yok ama başka yayınlanmış kitabının olmaması öyle düşünmeme neden oldu. Kalemi fena değildi, kurgusu da güzeldi. Sadece bazen beni sıkan detaylandırmaları vardı.

Daha detaylı yorum yaptığımda iyisiyle kötüsüyle irdeleyeceğim kitabı ama önce kısaca konusundan bahsetmek istiyorum.

Oldukça saygın bir konumda Yargıç olan Scott Sampson, çocuklarıyla havuz günü olan çarşamba günü karısından aldığı mesaj sonucunda çocukları okuldan almadan günü işinde tamamlayıp evine gider. Karısı Alison'da eve geldiğinde çocukları karısının yanında da göremez. 6 yaşındaki küçük ikizlerin kaçırıldığını fark eden çift için zorlu bir süreç başlayacaktır. Çünkü Yargıç Sampson çocukları kaçıranlardan aldığı telefonda polise ya da FBI'ya ya da başka bir yere haber vermeleri karşısında çocuklarını kaybedeceklerini öğrenirler. Çocukların durumunu kimseye söylememeleri gerekmektedir. Kısacası Hiçbir Şey Söylemeyeceklerdir.

Çocukları kaçıranların Yargıçtan bir istekleri vardır. Baktığı davada onunların istediği sonucu çıkarması. Ama işler onların planladığı gibi gitmez. Bazı ters davalar ve olmaması gereken sonuçların çıkması yargıcın da işini tehlikeye atarken diğer yandan çocuklarının hayatı söz konusu olan bir babanın yapacağını yapmaya çalışan yargıcın hayatının en zor anlarını yaşadığı gerçeğini okuduk.

İlginç bir kurgu zinciri vardı kitabın açıkçası. Ama asıl ilginci de neydi biliyor musunuz? Kitap yargıcın tarafından yazılmıştı. Bir adamın... bir babanın... normalde erkek tarafından yazılan kitapların sayısı oldukça azdır ki çoğunlukla yanılmıyorsam polisiyeler üçüncü kişi tarafından yazılarak her detay herkesin düşüncesine göre okunur. Bu kitapta bu fark vardı ki bu durum hoşuma gitti. Kitabı okumaya başladığımda yargıcın tarafından anlatılacağını düşünmemiştim.

Kitabın kurgusunu sevdim, şüphelenmeleri, şüpheleri doğrulayan hareketleri ve bu hareketlerin sonucunda olan olaylar ve gelişen bazı hüzünlü sonuçları, kitabın sonundaki suçlunun amacı... hepsi oldukça iyi bir kurgu ile anlatılmıştı.

Çocukları kaçıranların Yargıçtan bir istekleri vardır. Baktığı davada onunların istediği sonucu çıkarması. Ama işler onların planladığı gibi gitmez. Bazı ters davalar ve olmaması gereken sonuçların çıkması yargıcın da işini tehlikeye atarken diğer yandan çocuklarının hayatı söz konusu olan bir babanın yapacağını yapmaya çalışan yargıcın hayatının en zor anlarını yaşadığı gerçeğini okuduk.

İlginç bir kurgu zinciri vardı kitabın açıkçası. Ama asıl ilginci de neydi biliyor musunuz? Kitap yargıcın tarafından yazılmıştı. Bir adamın... bir babanın... normalde erkek tarafından yazılan kitapların sayısı oldukça azdır ki çoğunlukla yanılmıyorsam polisiyeler üçüncü kişi tarafından yazılarak her detay herkesin düşüncesine göre okunur. Bu kitapta bu fark vardı ki bu durum hoşuma gitti. Kitabı okumaya başladığımda yargıcın tarafından anlatılacağını düşünmemiştim.

Kitabın kurgusunu sevdim, şüphelenmeleri, şüpheleri doğrulayan hareketleri ve bu hareketlerin sonucunda olan olaylar ve gelişen bazı hüzünlü sonuçları, kitabın sonundaki suçlunun amacı... hepsi oldukça iyi bir kurgu ile anlatılmıştı.

geri ileri