Atlantisin Uyanışı (Poseidon Savaşçıları #2)

En Son Değerlendirmeler

10 puan

Uzun zamandır almak istediğim fakat bir türlü vakit bulamadığım kitabı bitirmiş bulunmaktayım....

İlk kitabı çok beğenmiştim ve serinin devamının çıkmasını dört gözle bekliyordum.Hele devam kitabının Conlan'ın kardeşi Ven'in hikayesi olunca insan daha da merak ediyordu...Ve umduğumdan daha güzel bir kitapla karşılaştım.Aşk insanı sıkacak kadar vıcık vıcık değildi,heyacan hat safhada idi.Bir sonra ki sayfalar da ne olacak diye kitabı elimden bırakamadım...


Kitap bittiğinde ise tek istediğim 3.kitap yani Justice'in hikayesini bir an önce okumak oldu.Ve şu an tek dileğim de Martı yayınlarının çok ara vermeden seriye devam etmesi....

Profil Resmi
8 puan

Gelelim Ven’imize…. O gerçekten harika bir adam.En azından ben muzur ve hazırcevap erkekleri seviyorum.Lord İntikam…


İntikam için yemin etmiş bir Atlantisli.Aşka inanmıyor taki Erin’le karşılana kadar benim küçük cadım diyor ona ve okurken iliklerinize kadar Erin’I kıskanıyorsunuz.Erinde bir taş ozanı(cadı hemde çok ama çok güçlü bir cadı).

Aralarında ilk görüşte bir kıvılcımlanma durumu oluyor zaten.Yazar ilk görüşte aşka inanıyor olmalı.


Erin bu aşkı ve Atlantiste kalacak olmayı önceleri asla kabullenemese de daha sonra aşkı ve Atlantise alışmış olma düşüncesiyle ait olduğu yerin orası olduğuna karar veriyor ve tabiki her şey benim anlattığım kadar kolay olmuyor.


Bu sefer Anibusa’yla uğraşmıyorlar ama onun ilk yarattığı vampirlerden birisi olan Caligula ile savaşıyorlar.Riley için çok güzel şeyler yapıyorlar doğrusu Ven ve ikisi başarıyor.Tutkulu ve dişe diş giden aşkları ise sizi güldürüyor ve içine çekiyor. Ve tabi ki yine mutlu son… Onca olaydan sonra haketmişlerdi…


Ve üçüncü kitap… O daha çıkmadı … Çıksın diye dua edeceğim…

Tavsiye ederim mutlaka okuyun.

7 puan

Atlantis’in Uyanışı // Alyssa Day

İlk kitabını severek okuduğum Poseıdon savaşçılarının ikinci kitabı da okundu ve raflara kaldırıldı…
Ilki kadar sevdim mi tartışılır ama bu yedi savaşçıyı seviyorum ve okurken dialoglarına savşlarına tanıklık etmekten hoşlanıyorum.
Her ne kadar kitabın sonunda, beklediğim kitap için hayal kırıklığı yaşasamda seriye sonuna kadar devam edeceğim…

-Acaba yayınevi seriye son kitaptan devam etse nasıl olur ? Bunu yapan yayınevleri var neden olmasın ki 

Bu kez Tanrının İntikam savaşçısı Ven’in hikayesini okuduk… Yazar yazarken ince ayrıntılar olsa bile satırların arasında kafa karıştırmadan okutturuyor kitabı. Ve ben de bu yüzden diyorum ki – Alaric’I son kitaba saklaman dışında- sevdim seni Alyssa <3

Ven, cadılardan hoşlanmasada ortak bir plan yapmak için yardımlarına ihtiyacı vardır. Ve bunun için en güçlü cadı ile tanışmak üzeredir. Karşılaştığında yaşadıklarını ve aralarında ki müziğin büyüsünü kabullenmekte zorlanır. Adı üstünde büyü, ve inanılmayacak şekilde Cadı, Taş Ozanı ve daha bir çok şey olan Erin’e kendini kaptırır…

Caligula ile olan savaşı sonlandırmak, Conlan ve Riley’in bebeklerine yardım etmek için Ven ile birlik olan Erin’I işinden çıkılmaz bir mücadele bekler…

Bu yazarı sevmem de ki bir diğer neden uzatmalardan uzak,sayfaların akıcılığı sayesinde çabucacık okuyabileceğimiz bir yazar olması…

her zaman ki gibi “ okurken keyif aldığım” cümlesi ile ne demek istediğimi belirtmişimdir sanırım 

Tavsiyemdir….

8 puan

ilk kitabı beğenmiş ve seriye devam etmeye karar vermiştim... bu kitap ilk kitaptan çok daha hareketli ve güzeldi... şimdi seriye devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum... her sayfası dolu dolu bir kitap... merakla bir sonraki sayfayı çevirdim... keyifleee okudum... karakterler de yaratılan fantastik alem de çok iyiydi... tavsiye ederim okuyun :)))

8 puan

Poseidon Savaşçıları serisinin ikinci kitabı, ilk kitabından daha çok beğendim. Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse; son zamanlarda gerçekleşen vampir saldırıları yüzünden Dünya’da huzur bozulmuş, gezegenin üzerine adeta karanlık bir bulut çökmüştür. Bu tehlikeye karşı harekete geçecek, insanoğlunu ve Atlantislileri kurtarabilecek tek bir kişi vardır: Ven. Vampirler tarafından ailesi katledilen Erin, tüm yaşamını intikam üzerine kurmuş, oldukça güzel ve yetenekli bir cadıdır. İkisinin yollarını kesiştiren ise, tüm felaketlerin başını çeken vampir Caligula’dır. Ven , namı değer Lord İntikam, Majesteleri,Quinn aracılığıyla Cadılar Meclisinden yetkili bir kişiyle görüşmeye gittiğinde karşısına arzularını da tetikleyecek bir cadı olan Erin çıktığında sıkıcı görüşme Ven için eğlenceye dönüşüyor.Erin ailesinin intikamını almak için hem Cadılar Meclisinin hem de Atlantislilerin yardımına muhtaç. Ven ve Erin vampirlerle savaşmanın yanı sıra birbirlerinin çekimine karşı koyamayıp sevginin gücünün ağırlığında dış tehlikelere karşı yürekleriyle savaşmaya devam ederler. Prens Conlan ile Riley’in bebeğinin riskli doğumu Erin sayesinde kazasız belasız atlatılıyor. Keyifli bir kitaptı, özellikle de Atlantisli savaşçıların birbirleriyle diyalogları çok eğlenceliydi. Okunabilecek bir kitaptı.

“Çok mu yaşlısın?” diye sordu aniden.
Ven durduğu yerde doğrularak bir kaşını kaldırdı. “Duruma bağlı. Sen olgun erkekleri mi seversin?”

10 puan

https://illekitap.blogspot.com/2020/06/alyssa-day-atlantisin-uyans-poseidon.html

Poseidon Savaşçıları Serisi'ne son sürat devam ediyor ve ikinci kitap Atlantis'in Uyanışı'nın yorumuyla karşınızdayım.

Öncelikle bu seri sırayla okunması gereken bir seri, her ne kadar her kitap başka bir savaşçıyı anlatsa da olay döngüsü sıralı okumayı gerektirecek şekilde akıyor. Bu yüzden birden başlayıp sırayla okunması gerektiğini söylemeliyim.

Bu kitapta ilk kitap gibi akıcı, merak uyandırıcı, bol aksiyon dolu, savaşlı ve aşk, tutku doluydu. Ahh bir de sürprizlerle doluydu.

Sanırım ilk kitaptan daha çok sevdim. Çünkü Ven'in hikayesi çok merak ettiklerimden olmasa da olay döngüsü ve kurgusu gereği oldukça sürpriz doluydu ve bu beni bir okur olarak inanılmaz tatmin etti.

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; Kralın İntikamı olan ve prens Conlan'n kardeşi Ven'in hikayesiydi. Ven, yer yüzündeki müttefiklere ve Quinn'in isyanına yardımcı olmaya çalışırken yeni bir ittifak için cadılarla görüşmek zorundadır. Görüşmek zorunda olduğu 26 yaşındaki dokuzuncu seviyeden bir cadı olan Erin ile daha ilk görüşmesinde ruh birleşmesi yaşaması ve bununla ne yapacağını bilemezken Erin'in taşlar üzerindeki hakimiyeti de öğrenmesi olayları iyice çıkmaza sokmaktadır. Erin, göründüğü gibi sadece bir cadı değil daha fazlasıdır. Sahip olduğu yetenek ve güçle çok daha büyük olaylara imza atacaktır. Ancak öncelikleri zor bir hamilelik geçiren Riley ve ne yapacağını bilemene Conlan'a yardım etmenin yanında yer yüzünde güçlenmeye devam eden ve Erin'in peşinde olan yeni düşmanları antik bir vampirle karşı karşıyadırlar. Üstelik çok kısıtlı zamanları vardır çünkü Riley'in ve bebeğinin hayatı tehlikededir.

Bu seride en çok hoşuma giden şey, hemen olaylarla başlıyor olmaları... ilkinde Conlan'ın Anubisa ile yaşadığı vahşet ile başladı bu kitapta Ven'in ve silah arkadaşlarının vampir saldırısı ortasında kalması ile başladı. Cidden olay hiç durulmuyor ve benim en sevdiğim şeydir bu.

Ven'in ilk kitapta da kendini hissettiren o mizahi karakterini burada da çokça gördük ve inanın öyle beklenmedik anlarda okuyorduk ki kıkırdamamak mümkün değil. Şebek ya diyesim geldi bazı sözlerine :D Cidden çok sevdim hem savaşçı kişiliğini hem aşık hem de eğlenceli kişiliğini... :D

Erin ise... Erin'e karşı çok nötrüm çünkü bazen öyle hareketlerde bulundu ki işte benim kızım yürü be diyesim geldi ama bazen de öyle yeni yetme savaş görmüş ne yapacağını bilemeyen halleri vardı ki öldüresim geldi. Kızım iki dakika önce bütün vampirleri kızartıyordun eee Anubisa karşısında niye bir şey yapamadın da süt dökmüş kediden hallice oldun... Anubisa, Ven'i isterken hiçbir şey yapamadın, kız kardeşini öldürme raddesine geldi hiçbir şey yapamadın bari Justice kendini feda ederken yapaydın... Ayy şuan çok sinir oldum. Erin'in yüzünden güzelim savaşçı, pis mikrop bir tanrıçaya kurban gitti...

Quinn… bu kadına bayılıyorum özellikle şu son durumu göz önüne alındığında daha da merak etmeye başladım. Neden Alaric ile onun hikayesi son kitap diye hayıflanıyorum çünkü en merak ettiğim karakterler ikisi... göz göre göre acı çekiyorlar, içlerinde aşk yakıp kavuruyor ama kavuşamıyorlar... Alaric sonunda öyle mutlu olmalı ki şu çektiklerine değmeli bence...

Conlon ve Riley'i görmek güzeldi. Riley'in hamileliği ilgili detaylar çok iyiydi. Hatta Riley'in fenalaşması ve tapınakta Erin'le yaşananlar muhteşemdi. Okurken gözümde canlandırmak bile nefes kesiciydi. Çok beğendim o kısımları.

Alaric'in ilk saldırı kısmında güç kullanması ve detayları çok güzel kurgulanmıştı.

Erin'in mağaraya girmesi, taşlarla ilgili detaylar, tanrıça halleri, Ven ile o kısımlardaki sohbetleri çok güzeldi. Sondaki o savaş kısmı güzeldi. Sevdim hem de çok sevdim ama keşke Erin'in de daha güçlü okuyabilseydik dedim onun beceriksizliğinin sonuçlarını görmek üzücü... Yaktı Justice'in başını...

Anubisa ile Justice arasında olanlardan sonra araya başka kitap sokmayı planlıyordum ama meraktan ölürüm bu yüzden hemen 3. kitap Atlantis'in Kurtuluşu'na başlayacağım çünkü Justice'in hikayesini çok merak ediyorum.

Paranormal, mtolojik, vampirler, biçim değiştirenlerle dolu fantastik kitapları seviyorsanız mutlaka denemelisiniz. Çünkü cidden çok iyi bir seri...

geri ileri