Seksek (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

İki ayrı okuma biçimi, iki ayrı roman demek olabilir mi? Güney Amerika fantastik yazınının usta kalemi Julio Cortázar, yüzyılımızın üzerinde en çok tartışılan ve çok okunan deneysel romanlarından Seksekte, bu sorunun cevabını arıyor...Yazarın okuma planı ışığında, Seksekin bölümleri arasında ileri-geri dolaşan okur, gerçekliğin dayattığı saçmalığın içinde biçimlenen bir dünyada, sekseğin son halkasına ulaşmaya çalışan bir grup insanın hikâyesine tanıklık ediyor... TADIMLIKDudaklarına dokunuyorum senin, kenarlarını çiziyorum tek parmağımla, sanki benim elimden çıkmış ağzın, ilk kez aralanıyor sanki; gözlerimi kapamam kâfi, her şey yeniden yeniden başlıyor, elimin altında, her seferinde bir başka ağız doğuyor istediğim türden, elimin seçip yüzüne yerleştirdiği nice ağız arasından seçilmiş bir ağız bu, seçen benim, kendi ellerimle yüzüne çizivermek için onca özgür ben seçtim, nasıl olduğunu anlayamadığım bir rastlantı sonucu olarak, elimin altında çiziktirdiğim ağza tıpa tıp uyan bir ağız oluyor seninki.Bana bakıyorsun, çok yakından, gitgide yaklaşıyor yüzün, seyrediyorsun beni, tepegözüz sanki, gözlerimiz büyüdükçe büyüyor, üst üste gelerek iki göz tek göz oluyor: tepegözler birbirine bakmakta, solukları karışmış birbirine, ağızlar buluyor yekdiğerini, dudaklar sıcacık, kavgada, dil düşlere henüz dokunmuş, bir sessizlik dil üzerinde, bir eski koku, mis gibi, ağır bir hava dolanıp duruyor. O an işte, ellerim dalıyor saçlarına, derinlerini okşuyor ağır ağır, ikimizin de ağzı çiçek ve balık dolu sanki, sarmaş dolaş, öpüşüyoruz, hızlı hızlı, derin duyumlarla. Isırıyorsak eğer, acısı tatlı, birbirine karışmış soluklarımız içerisinde, sönüp gidiyorsak eğer, dönüşüyorsak kısa ve korkunç bir boğuluşla, ölüme, bu anlık ölüm güzel. Tek bir tükürük tek bir olgun meyve tadı; yapışmışsın bana, duyuyorum titremelerini, suda titreşen ay gibi aynı...

İki ayrı okuma biçimi, iki ayrı roman demek olabilir mi? Güney Amerika fantastik yazınının usta kalemi Julio Cortázar, yüzyılımızın üzerinde en çok tartışılan ve çok okunan deneysel romanlarından Seksekte, bu sorunun cevabını arıyor...Yazarın okuma planı ışığında, Seksekin bölümleri arasında ileri-geri dolaşan okur, gerçekliğin dayattığı saçmalığın içinde biçimlenen bir dünyada, sekseğin son halkasına ulaşmaya çalışan bir grup insanın hikâyesine tanıklık ediyor... TADIMLIKDudaklarına dokunuy... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

550 sayfa


ISBN
9750810600

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.6 puan (11 kişi)
30 okumuş, 14 okumak istiyor, 1 okuyor

8.5 puan (23 kişi)
69 okumuş, 67 okumak istiyor, 1 okuyor

8.2 puan (45 kişi)
89 okumuş, 89 okumak istiyor, 13 okuyor

9.0 puan (20 kişi)
33 okumuş, 62 okumak istiyor, 1 okuyor

9.4 puan (7 kişi)
12 okumuş, 23 okumak istiyor, 0 okuyor

9.4 puan (11 kişi)
22 okumuş, 57 okumak istiyor, 1 okuyor

9.3 puan (15 kişi)
32 okumuş, 52 okumak istiyor, 0 okuyor

7.0 puan (3 kişi)
6 okumuş, 10 okumak istiyor, 0 okuyor

4.0 puan (1 kişi)
6 okumuş, 4 okumak istiyor, 0 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

11 kitap, 16 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

merva mavi_kelebek ag1982
3 kişi
Tuğba ekici enuzakada azra2004 MikropMik ludovico arden bikahvebikitap leuhrall emmastepan skyozlem muannitsahtegi panikadam ozicim neslafsalatasi ccerci niteliksiz-adam andronikos serappasali hul_ya eniyiikinci Robespierre bandinii chance
23 kişi
rare özgea nephentus dozuarap ekhobiaS inci16 mışkingorbaçov mrl mavysu Reyyan parmaksizpiyanist aynur aslanova Burak Uzun anagram Poe Libertylll Uygar kirmizikurnaztilki gidenadaminoglu Gulidya demian pinar yeşil ehlimana elifpotok gamzenursongur müteşebbis birikinti-konisi zeynep. tarçınportakal renklerimiz someone arden Nadire Yılmaz Pollyanna psychedelic eylulberna mervevrem burcuva fifot
47 kişi
Burda insan yok

Değerlendirmeler

değerlendirme
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yazmaya ilgi duyan herkesi sarsacak bir biçim anlayışı. Ddebi çizelgenin temsilini kuvvetle bilfiil sürdüren bir metin. Daha önce de söyledim, eğer gözlerinize bulaşan bir Cortazar metni ise kalıcı bir imge haritası ve gökyüzüne ulaşan merdivenin üst basamağında seyir halinde kalıyorsunuz. Ne kadar içli dışlı olursanız olun bazı eserlerin hayret veren sınırsızlığı o kule metaforunda olduğu gibi kalıcılıkla damgalanıyor. Mesela Joyce - Ulysses. Ulysses'i sona erdirdiğinizde boğazınızda düğümlenen tek şey 'hayret nidası' olmaktadır. Buck mulligan'ın sanatkarane atıfları, `Dedalus`'un içine kapanık melankolisi ve her sözünde parlayan edebiyatın tarihsel dokusuna ulaşan sözleri, Leopold Bloom'un, Dublin'in gözü kulağı Bloom'un birbiri peşi sıra gelen düşünce bulmacasındaki çatlaklar Dublin'in labirentini oluştururken şaşkınlığınız sürer gider. peki ya Seksek?

Cortazar'ın `kitap içinde kitap` düsturuyla oluşturduğu harikulade labirentin ayyaşlığını ezkaza sürdüren okura hangi unsurlar şaşkın verebilirdi, ya da şaşkınlık vermeyen bölüm, an ve sözcük var mıydı?

Meksikalı yazar Carlos Fuentes, Cortazar'ın bu en özel yapıtı için yaptığı tanımlama belki de eserin ağırlığını hissettirmesi bakımından önem teşkil etmektedir;

"İngilizce nesirde Ulysses neyse İspanyolca nesirde Seksek odur"

Evet, Seksek birbirine bağlı olan, olmayan, çeşitli sıçramalarla okunma imkanı sunan, bölümlerin bir kısmını eğer okur istemiyorsa zorunlu kılmayan bir anlatılar anlatısı olmaktadır. bir edebiyat metni olarak ele alındığında Ulysses ile birlikte dünya edebiyatının en kuvvetli romanıdır, anlatısıdır, yaşam biçimidir...

Ulysses'teki akıcı dilsel süreci andırırcasına bu kez Cortazar muazzam bir diyalog zinciri kuruyor. Karakterlerin karşılıklı konuşmaları, bu konuşmalarda geçen entelektüel göndermeler, jazz müziğine yönelik esrik tutkunluk, Paris'te gurbette kendini ifade etme gücü bulma ve bu ifadenin duygusal sonucu Horacio'nun, La Sibyll'e olan aşkı. Ben merkezciliğinde sıkıştırdığı, hayatı algılayışını genişletmeye yönelik tutturduğu sevdayı bir tür duygu soykırımına sebebiyet verir. Horacio'nun çelişkileri yuvasına dönüşünde dahi sürecek ve orada bile yabancı kılmaktadır kendisini.

Tüm akıcılığıyla bir dil şöleni geçip giderken ben Cortazar'ın biçim anlayışı ve kitabın son iki bölümünde sıkıştırılmış sonsuz çığlık safdilli La Sibylle'in önüne kavuşturduğu ellerinin arasında boş kalan bir gölgeyi anımsatacaktır.

`J. L Borges`'in tek bir öyküsüyle açmış olduğu yolda yazılmış en güzel eser, edebiyatın alamet-i farikalarından.

4 yıl, 5 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski