Etiketler (düzenle)

Henüz etiket eklenmemiş.

Kullanıcı Araçları

Savaş ve Barış (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

İnsanın var olduğu yerde eksik olmayan aşk, hırs, iyilik, düşmanlık ve entrika... Bir yanda ne için yapıldığı bilinmeyen ve onca insanın ölmesine sebep olan savaşlar: diğer yanda ‘barışın küçük bir sınıfın daimi kaderi oluşu... Savaşta da barışta da dürüstlüğü ilke edinmiş kahramanlar...19. yüzyıl başlarında Napolyon orduları ile Rus askerleri arasında yaşanan savaş panoraması altında adeta bir belgesel gibi ilerleyen romanda, yüzlerce farklı karakterin gözüyle Rus toplumsal yaşamı anlatılır. Savaş ve Barış, ‘hayatın, zamanın Rusyasının, tarihin ve sınıf kavgalarının olağanüstü bir tablosudur.

******

Yedi yıllık bir çalışmanın ürünü olan Savaş ve Barış, Lev Tolstoyun üç dev eserinin ilkidir. Yazar romanında tarih, savaş ve savaşın aktörleri konusunda kendine özgü kavrayışını sergiler. Tolstoy, kendisinin de mensubu olduğu Çarlık Rusyası aristokrasisinin zaaf ve çelişkilerini, Rus halkının bakış açısından ele alır. O, bu sınıfın hem içinde hem dışındadır. Savaşın yıkımlarını, soylu sınıfın geçirdiği sarsıntıyla bağlantılı olarak sunarken, tarih birey ilişkisinde, bireye hep acıların düştüğünü söyler. Ona göre, İnsan Tanrıya inanmıyorsa, bu acılara katlanması olanaksızdır. Tarih ve savaşlarla inancın evrenini karşı karşıya getiren bu anlayış, bu romanı bitirdikten sonra ilk ve en derin bunalımını yaşayacak olan Tolstoyun kendi bölünmüş dünyasının da bir yansımasıdır. Savaş ve Barış: Tarihin akışını değiştiren direniş.

************

Andrey Bolkonski genç Nataşaya âşıktır, ama genç kız kendisini kandıran Anatol Kuragin tarafından baştan çıkarılır.
Hayalkırıklığı içindeki Andrey savaşa katılır. Babasından büyük bir miras kalan Piyer Bezuhov ise kendini sevmediği, değer vermediği bir kadının, Yelena Kuraginin kollarında bulur. Bu sıra Napolyon, Moskova üstüne yürümektedir...
Tıpkı en özgün ve en ilginç kahramanları gibi Tolstoy da hep kendi yolunu aradı, birbirinden çok uzak ve farklı yönlere saptı. Onlar gibi heyecanı, şüpheyi, kederi, ümitsizliği, huzuru ve endişeyi tattı; onlar gibi kıpır kıpır, aşırı, bazen de saftı; tıpkı onlar gibi bütün deneyimlerinde ve bütün hamlelerinde, samimiyet ve doğruluktan asla ödün vermedi. Bu özelliği çağdaşlarının gözünden kaçmadı, hayattayken yaşayan bir efsane oldu.


************

Politik tiyatronun önemli ve öncü bir yapıtı. Dünyanın en büyük romanlarından biri kabul edilen Savaş ve Barış, ünlü Alman tiyatro kuramcısı, politik tiyatronun yaratıcısı, düşünceleri ve yaptıkları ile Bertolt Brechtin epik tiyatro yaratısının hazırlayıcısı olan Erwin Piscator tarafından oyunlaştırılmış ve ilk kez 1950li yıllarda Almanyada sahneye konmuş. Tolstoyun bu önemli ve nicel olarak büyük-hacimli yapıtı, Piscatorun çok usta tiyatro anlayışı ile salt tarihsel bir aşk hikâyesi yapısına bürünmeden, politik tiyatronun öncü bir yaratısı olarak tiyatro sanatı içinde yerini almış bulunuyor. Oyunda, romanın özünde çatışma olan bölümler hızlı, akıcı, dinamik bir üslupla veriliyor. Romandaki diğer olaylar, betimlemeler, geçişler ise bir Anlatıcı tarafından aktarılıyor.

************

XVIII. yüzyılın sonunda Pariste yirmi kadar insan toplandı, bunlar bütün insanların eşit ve özgür olduklarını ileri sürüyorlardı. Bu yüzden bütün Fransada insanlar birbirlerini boğazlamaya başladılar. Bu insanlar kralı ve daha birçok insanı öldürdüler. Aynı çağda Fransada bir dâhi yaşıyordu. Bu, Napolyondu. O, herkesi yeniyor, yani ötekilerden daha çok insanı öldürüyordu. Çünkü büyük bir dehaydı. Bilinmeyen bir sebeple Afrikalıları öldürmeye gitmişti bu dahî. Onları o kadar güzel öldürdü, kendisi de o kadar kurnaz ve akıllıydı ki Fransaya gelir gelmez herkesin kendisine boyun eğmesini buyurdu. Herkes de boyun eğdi. Sonra İmparator olunca İtalya, Avusturya ve Prusya üzerine atıldı. Oralarda çok insan öldürdü. Prusyaya gelince, orada Çar Aleksandr vardı. Aleksandr, Avrupada bozulan düzeni yeniden sağlama kararı almıştı. Bu yüzden Napolyonla savaşa girişti.

************

Savaş ve Barış, gençlere dünya klasiklerini tanıtarak, onları bu eserleri okumaya yönlendirmek amacıyla hazırladığımız Arkadaş Dünya Klasikleri Gençlik Özet Dizisinin üçüncü kitabıdır. Genç okurların kolayca anlayarak beğeniyle okuyabileceği yalın bir Türkçeyle orijinal metinden uyarlanmıştır.Tolstoyun başyapıtı olan Savaş ve Barış, dünya edebiyatının en önemli eserlerindendir ve Milli Eğitim Bakanlığınca 100 Temel eser kapsamında öğrencilere tavsiye edilmiştir. Tolstoyun bir destan niteliğindeki romanı Savaş ve Barış yüzlerce farklı karakteri olan, sevgiden nefrete, acıdan mutluluğa, dostluktan düşmanlığa, korkaklıktan cesarete, vatan sevgisinden kişisel çıkarlara kadar pek çok ahlaki ve toplumsal değeri titizlikle işleyen bir başyapıttır...

************

Savaş ve Barış (Harp ve Sulh) dünyanın en büyük romancılarından Rus yazar Leo Nikolayevich Tolstoyun başyapıtlarından biridir.Dünya edebiyatının da üç baş yapıtından biri olarak kabul edilen Savaş ve Barış, Tolstoy tarafından yedi yılda tamamlanmıştır.Romanda beş soylu ailenin öyküsüyle birlikte arka planda yazarın yaşadığı dönemdeki Rusların toplumsal hayatı ve Napoleon ordusuyla yapılan mücadele anlatılmaktadır.Tolstoyun Savaş ve Barış adlı romanı, Milli Eğitim Bakanlığınca ortaöğretim öğrencilerinin mutlaka okumalarını tavsiye ettiği 100 temel eserden birisidir.

************

Avrupada savaş, durup yeniden başlayarak, on üç yıldır sürüp gitmekteydi. Şimdi, 1805te sözde barış olmuştu ama bu huzursuz bir barıştı. Avrupa kralları, Fransada Bourbon Hanedamnı deviren devrime karşı hemen silaha sarıldıkları halde, Napoleonun askeri dehası karşısında bir şey yapamıyorlardı. Fransa ile savaş halinde olan bir tek İngiltere kalmıştı; o da bunu denizlerdeki üstünlüğüne borçluydu.Bütün Öteki devletler gibi, Rusya da, Avusturya da savaştan çekilmişlerdi. Yalnız Napoleon, imparatorluğunu gittikçe genişletiyordu. Kendi topraklarını kaybetmekten korkan Avrupa devletleri, bunun üzerine yeniden savaşa katılmayı düşünmeye başlamışlardı.

************

19. yüzyılın başlan. Avrupa, tam bir askeri deha olan Napoleonun pençesinde kıvranmakta, ona karşı bir şey yapamamanın çaresizliğini yaşamaktadır. Savaş ve Barış, böyle bir ortamda Rusyada yaşanmaktadır. Eserde, dünyalar güzeli Nataşa Rostovanın önce Andrey Bolkonskiyle ilişkilerini, ardından Anotol Kuraginle yaşadığı çılgın aşkı, en sonunda da Kuraginin eniştesi Piyer Bezuhovla yaşadığı macerayı bulacak; güzelliğiyle çevresine nam salan Elena Bezuhovayı okurken heyecanlanacak; Mariya Bolkonskayanm iyi kalpli dünyasında bir gezinti yapacaksınız. Savaşın kızıl, barışın yeşille işlendiği bu görkemli eserde sevgi-nejret, sevinç-acı çatışması sizi bütün benliğinizle saracak, olayları sanki canlıymış gibi izleyeceksiniz.Gorki, Savaş ve Barış için şunları söylüyor: Okurken -hiç abartmıyorum-kahramanlannı etleriyle, kemikleriyle yanınızda hissedersiniz.

************

Rusyadaki sosyal, kültürel ve ekonomik sebeplerden kaynaklanan sınıf çatışmalarını anlatıyor.

******

İnsanın var olduğu yerde eksik olmayan aşk, hırs, iyilik, düşmanlık ve entrika... Bir yanda ne için yapıldığı bilinmeyen ve onca insanın ölmesine sebep olan savaşlar: diğer yanda ‘barışın küçük bir sınıfın daimi kaderi oluşu... Savaşta da barışta da dürüstlüğü ilke edinmiş kahramanlar...19. yüzyıl başlarında Napolyon orduları ile Rus askerleri arasında yaşanan savaş panoraması altında adeta bir belgesel gibi ilerleyen romanda, yüzlerce farklı karakterin gözüyle Rus toplumsal yaşamı anlatılır. Sa... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

543 sayfa


ISBN
9799756870555

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

9.1 puan (666 kişi)
1514 okumuş, 454 okumak istiyor, 29 okuyor

9.1 puan (565 kişi)
1253 okumuş, 392 okumak istiyor, 2 okuyor

9.3 puan (528 kişi)
1180 okumuş, 422 okumak istiyor, 6 okuyor

8.2 puan (293 kişi)
702 okumuş, 355 okumak istiyor, 4 okuyor

8.6 puan (405 kişi)
1113 okumuş, 450 okumak istiyor, 15 okuyor

9.4 puan (235 kişi)
387 okumuş, 280 okumak istiyor, 21 okuyor

8.2 puan (113 kişi)
301 okumuş, 255 okumak istiyor, 7 okuyor

7.0 puan (420 kişi)
1474 okumuş, 275 okumak istiyor, 20 okuyor

8.7 puan (355 kişi)
1031 okumuş, 174 okumak istiyor, 6 okuyor

8.0 puan (105 kişi)
238 okumuş, 277 okumak istiyor, 3 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

168 kitap, 993 oy
80 kitap, 450 oy
47 kitap, 147 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

KitapPandası srpp ErgunOzgur Maria Shirinova privacy calderon fireflyland mr.nice veciya Numan72
10 kişi
sibeldahlia derya gükten sanane61616516 etsandrem Deniz07 CanerAlmaz zeyl guli Omer halil5 hemeva dinozorunyunu FaMe KÖSE beyza afşar Siznediyor özo demrude sindem Skywalker marguerite Barbars Sevil Uncle bruyaa real1fan Trueblue Emire Korkmaz Librarian Nursu Eren mervebicakcioglu summeren Cratas se.k beyzanur cetin Zeynepkayan ruuya ledddd insetto Harfler Senfonisi
795 kişi
phaia prog_obs0 Canga portakallisut elifff gizosizm okurmerv Takesso ramsesinkızı bahar bregovic humuhumunukunukuapua Zeytin tolga Levninin Kızı açıkbeyin pinarhande geleceginpatronu yasemin demir crime&punishment allegra SRcN R.R.Raskolnikov Göktaşı krrsln HoRu-ki llsimurgll TuuBerk aynur aslanova guldal_salman sentetiksezar duyguA Kitaplığım gayethilal RüzgarSaçlıKız Esraesra vik2217 KÜBRA BİRGÜL
503 kişi
abdulkerim belek higgs bozonu betül ak vlad sevda123 erdinc72 Ahmetsen34 mgüryeli sosyologpat okuyan Birsen öztürk Sezen illetyus hazal46 sakacisey tugbasultan
16 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İsimlerin uzunluğu, fazlalığı ve benzerliği ile çok canımı sıkmış olsa da genel olarak bakınca süper kitap. Okunmalı, okutturulmalı.

7 yıl, 5 ay önce
5 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Çok karakter var, sıkıcıydı be, hiç mi sürükleyici olmaz bir kitap.

8 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
2 puan

ben bu kitabın ilk 80 sayfasını nerdeyse bi 4 kez okudum ama yok olmadı devam edemedim malesef o kadar kalabalık bi roman ki her sayfada bi 20 kişi romana katılıyo :P ne diyim okuyanları tebrik ederim

7 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Tolstoy, dev yazar onlar.

6 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Yüzlerce kitap okudum ama bu kitabı tek geçerim. Mutlaka ama mutlaka okuyun.

6 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Bu kadar güzel bir kitap olduğunu bilseydim daha önce okurdum diyebileceğim kitaplardan.

6 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Bir Rus ve haliyle bir Dünya klasiği olması bakımından birçoğumuz tarafından okunduğunu bildiğim ama beni okurken nedense zevk alma konusunda çok kısır bırakan bir kitap.Sayfa sayısının çok fazla olmasından dolayı kitap içindeki bütün karakterleri zihninizde tutmak biraz zor olabiliyor.Bu da sizde,kitabın değerlendirme aşamasında sıkıntıya düşürecek kanılara sahip olmanızı sağlıyor.En azından benim görüşürüm bu yönde.Puanım 6

6 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

1804’lerde başlayan tarihi olaylarda Çar Rusya’sının Fransa ile olan savaşlarını ve devamında gelişen olayları anlatıyor.

7 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Lisede edebiyat dersi için okumamız gereken kitaplar arasında en beğendiğimdi.

7 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

Hiçbir kitabı yarım bırakmayı sevmiyorum işte bu yüzden bu kitaba tahammül ederek okumaya çalışıyorum.Bir süreliğine okumayı bıraktım bakalım ne zaman başlayacam tekrar...

7 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

güzel bir kitap ama inanınki ben hiç birşey anlamadım. neden diyeceksiniz ,,içieriği o kadarda harkulade değil ama dünya klasikleri arasına girdiği için okumaya çalışıyorum

7 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

karakterler fazlasıyla ilgi çekici değil ve akıcı, sürükleyice olaylar bulunmamakta.

7 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kitap hakkında çok fazla şey demeye gerek yok gerçekten tam anlamıyla klasıkler klasiği...Size en önemli tavsiyem kitabın 100 sayfasını okumadan kitabı bırakmayın

6 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Klasikler arasında isim çokluğu dert olabilir fakat o dönem mükemmel anlatılmış.

6 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Nasıl bitirdiğimi bilmiyorum, zar zor...

6 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Cok karakter var kıtapta bıraz sıkıcı ama okuyunca alısıyor İNSAN

6 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

benim için çok zor bir kitaptı çok fazla isim çok fazla aldatma ve çok fazla mekan yüzünden insan yılıyor

6 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Napolyon'un Rusya seferini ve dönemin zengin Ruslarının yaşantısını anlatıyor. Biraz ağır olmakla beraber güzel bir kitap.

6 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Mutlaka ve mutlaka okunmalı.

6 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
3 puan

Pek sarmadi

6 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

merak ettiğim bir eser...

6 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Güzel kitaptır severim.

6 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Tolstoy hayranlığımın oluşmasındaki en büyük etkendir Savaş ve Barış. Ben bu kitabı henüz 6. sınıftayken okudum ve özetini falan da değil, has be has iletişim yayınlarının o 1200 sayfalık -sallamıyorsam- orijinal çevirisini alıp okudum. Tabii kütle gibi ve çok ağırdı, 3 ayda bitirebildim. Karakterlerin pek çoğu ve aileler hala aklımdadır, üzerine Savaş ve Barış filmlerine de baktım. Sıkıcı tek kısmı tarihi bilgileri çok uzatması olabilir, onun dışında kurgusuyla ve gerçekçiliğiyle harikulade bir kitaptır. Andrey Bolkonski'ye olan aşkım seneler geçmesine rağmen hala devam etmektedir.

6 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Şu anda 140. sayfadayım. Kitabı pek beğendiğimi söyleyemem ama yine de okunuyor kendini okutturuyor. Sanırım henüz! beğenmeme nedenim kitabın çevirisi ve bir de Anna Karenina'dan sonra okumuş olmam. Onun dışında bazı olaylar çok oldu bittiye gelmiş ve bu olaylar da sonradan karşılaşacağımız olaylar. Bence akılda kalması için biraz daha söz edilebilirdi ama yine de kitabı bitirmeden kesin bir yargıya varamam. Belki anlatılacaklar içinde o kısımlar o kadar önemsizdir ki yazar bahsetmek istememiştir. Belki de yayınevi kitabı kısaltmıştır çünkü 548 sayfa ve yorumlardan birinde 1000 sayfadan falan söz ediyordu. Sanırım kitabın başka çevirilerini de okumak gerek.
-
Kitabı bitirdim, hakkındaki düşüncelerim de değişmiştir. Gerçekten güzel kitap ama keşke yayınevi çeviriyi güzel yapsaydı, yazım yanlışlarına da dikkat etseydi. Benim okuduğum kapak bu sitede yok ama iyi ki de yok yani çok yazım yanlışı vardı. Her neyse ben en çok Sonya'ya üzüldüm ve onun için ağladım bir tek. Diğer karakterleri sevemedim pek. Mariya özellikle en nefret ettiğim karakterler arasında Nikolay ile birlikte. Petya'ya da üzüldüm o da çok heyecanlı bir çocuktu. Yalnız Vera'dan pek söz edilmedi. Kont ölüce falan hani bir gelseydi baksaydı, onlar çekildi ortalıktan. Sonra Boris de kayıplara karışanlar arasında. Bilmiyorum belki yazar onları güzel bir şekilde çıkarmıştır aradan ama bu kısaltılan kitap olduğu için atlanmıştır.

6 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Rusya şu an dünya güçlerinden biriyse bu kitap sayesinde.

6 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

klasik okuyamıyorum

6 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

tolstoy yapmış yine yapacağını..

6 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

güzele benziyor

5 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Muhteşem bi kitap herkes okumalı. Klasik olabilir ama ben anladım. Okuduktan sonra Savaş ve Barış 1967 filmini izleyin kitaba göre uyarlanmıştır. Çok etkli oldu bende. Serisi olsa yine okurdum. Klasik dönemin babası Leo Tolstoy

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Dünya klasiği nedir sorusuna cevap olabilecek bir eser. Bu kitapta hem edebiyat var hem felsefe hem de tarih. Bunun dışında farklı birkaç önemli konuya da değiniliyor. Bol karakter tahlili içeriyor ve bunlar o kadar güzel tasvir edilmiş ki resmen insan sarrafı adayı oluyorsunuz bitirdiğinizde. Kitabın konusu uzun bir sürece yayılmış. Okurken sanki 20 sezonluk dizi izlermiş gibi oluyorsunuz. Her yaştan tiplemeler mevcut, en çocuksu seviyeden, devlet yönetimi seviyesine kadar her türlü insan ilişkisi işlenmeye çalışılmış ve bu konuda öyle zengin ki, kitabın ortalarına kadar kimin ana karakter olduğunu anlayamıyorsunuz bile. Sonlara doğru konu merkez karakterlerde doğru sıkışmaya başlıyor.
Genel olarak Rus sarayı çevresindeki aileler ve onların savaş süreci içerisinde yaşadıkları, ilişkileri anlatılıyor. Tabi bu kısım tarihsel değil tamamen Tolstoy'un kurgusuyla oluşturulmuş ve kitabı sürükleyici yapan ana bileşen bu kısım. Gerçekte yaşamış kişiler de birebir eklenmiş bazı yerlerde ayrı bir zenginlik katmış.
Kitapta Napolyon'un Rusya Seferi de yoğun bir şekilde anlatılıyor, eleştiriliyor. Hatta kitabın yarısı veya üçte biri mi desem, savaşla ilgili. Tolstoy sizi bu savaş ortamına kitabın ana karakterleriyle sokuyor sizi yavaş yavaş tarihe ve bu savaş ortamına ısındırıyor. Sonlara doğru daha tarihsel bir anlatım hakim oluyor ama siz zaten konuyu yeterince özümsemiş olduğunuz için son ciltleri okurken de sıkılmıyorsunuz. Hatta bir filmin sonunu beklermişcesine savaşın devamını merak edebiliyorsunuz. Onun için bu savaşın sonucunu bilmiyorsanız araştırmayın ve öyle okuyun :) Tolstoy bu savaştan çok sonra doğmuş biri ama savaşı her türlü kaynaktan ele almış. Zaten kendisi de orduda önemli hizmetlerde ve savaşlarda bulunmuş biri dolayısıyla tarihe damga vurmuş savaşlardan biri olan Rus Seferi'ni bütün canlılığıyla okumuş oluyorsunuz bu başyapıt ile. Gerçekten de tarihi onu yaşamamış bir profesörden dinlemek ile onu yaşamış en azından savaş görmüş birinden dinlemek arasında uçurum fark varmış onu anladım bu eser ile.
Beni kitapta en çok cezbeden kısım ise Piyer'in hayatın anlamını arayışı doğrultusunda geçirdiği felsefi yolculuk. Öyle güzel anlatımlar ve cümleler var ki birçok yerin altını çizmeden, işaretlemeden duramadım. Masonluğun ne olduğunu ve iç yapısını öğrenebilirsiniz bu eserde. Kitaptaki felsefenin önemli bir kısmını tarih felsefesi oluşturuyor ama konu yine genel itibariyle çok geniş. Son kısmında uzun uzun Tolstoy elindelik(islamcası cüzzi irade) ve zorundalık(külli irade) kavramlarını ele alıyor ki aslında Tolstoy kendi tarih felsefesini bu iki kavram üzerinden açıklamaya çalışıyor.
Ben bu eserin okuyanına çok şey kazandıracağını düşünüyorum. Bu eserin en harika özelliği tıpkı Tolstoy'un diğer eserlerinde de olduğu gibi yazarın kendine has o harika anlatımı, dili...

4 yıl, 3 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski