Ruh Kırıcı

Üç genç kadın arkalarında hiçbir iz bırakmadan kaçırıldı.
“Ruh Kırıcı” adıyla anılan psikopatın elinde geçirdikleri
bir hafta üçünün de ruhunu öldürmeye yetti.

ONLAR ÖLDÜRÜLMEDİ,
İŞKENCEYE DE UĞRAMADI.
BAŞLARINA ÇOK DAHA KÖTÜSÜ GELDİ…


Kadınlar bulunduklarında ruhsal olarak çökmüşlerdi, kendi bedenlerinde tutsak gibiydiler.
Peki, Ruh Kırıcı kurbanlarını bu hale getirmek için onlara ne gibi psikolojik işkenceler uygulamıştı? Ve onları neden öldürmeyip bu halde bırakıyordu?
Lüks bir psikiyatri kliniğinde bulunan, hafızasını kaybetmiş Caspar, yolunun bu psikopatla kesişebileceğine hiç ihtimal vermezdi. Yine de kar fırtınası yüzünden Noel’den birkaç gün önce klinikte mahsur kalan hasta ve çalışanlar hiç ummadıkları bir tehlikeyle karşı karşıyaydı… Ruh Kırıcı aralarından biriydi ve bu sefer kurbanlarını öldürüyordu!

Buradan kaçış yok.
Ve bir sonraki kurban içlerinden herhangi birisi olabilir…


“Fitzek beklenmedik tuzaklarla okurlara sofistike bir gerilim romanı sunuyor. Bu roman, sisli bir gecede araba kullanmaya benziyor; karşınıza ne zaman ne çıkacağından asla emin olamıyorsunuz.”
Westfälische Nachrichten

“Psikolojik gerilim terimi hiçbir kitaba Fitzek’in kitapları kadar yakışmıyor. Fitzek insan ruhunun karanlıklarını iyi tanıyan biri.”
Literrainfo

“Fitzek, okuyucusunun tüylerini diken diken edip onu insan ruhunun derinliklerine, gerçek olmamasını umacağınız korkunçlukta bir zindana kapatıyor.”
Synthetics

“Fitzek bir kez daha gerilim malzemesi olarak insan ruhunu kullanıyor. Baştan sona katıksız bir gerilimle devam eden roman son sayfayı okuyana kadar okura rahat vermiyor.”
Literaturde

“Ruh Kırıcı sizi şoka sokacak. Artık duyamayacak, tat alamayacak, konuşamayacak ya da hissedemeyeceksiniz. Sadece okuyabileceksiniz. Ama dikkat edin: Fitzek sizin ruhunuzu da kırmasın!”
Denglers-buchkritikde

“Fitzek her sayfada okuyucusuna yeni bir bilmece sunuyor ve sonunu tam tahmin ettiğinizi düşündüğünüzde kendinizi yeniden başta buluyorsunuz.”
Recklinghäuser Zeitung

“Kolayca uyanamayacağınız tüyler ürpertici bir kâbus.”
Neue Presse

“Psikolojik gerilimin yıldızı Sebastian Fitzek Ruh Kırıcı’yla çıtayı biraz daha yükseltiyor.” Literaturfestde
“Heyecan verici, gerilim dolu bir roman.” Men’s Health
“Hiç azalmayan bir tempoda geçen, bir solukta okunan bir gerilim romanı. Gerilim hayranları için bulunmaz bir hazine.” Multimania
“Son sayfaya kadar temposunu düşürmeyen, okuyucuyu ters köşeye yatıran bir roman.”
Indigo

“Sebastian Fitzek’in romanı ilk satırdan son satırına kadar nefes kesiyor.”
Oltner Tagblatt

“Ruh Kırıcı heyecan ve gerilim dolu bir roman.”
Der Grundstein

“Ruh Kırıcı psikolojik derinliğiyle türünde az rastlanan bir cevher.”
Wetzlarer Neue Zeitung

“Suç alanında bir şaheser.”
Waldechsche Landeszeitung

“Sebastian Fitzek Ruh Kırıcı’yla birlikte Amerikan meslektaşlarıyla yarışacak sıra dışı bir gerilim romanına imza atmış.”
Fränkische Nachrichten

“Sebastian Fitzek, okuyucusunu tekrar tekrar yanlış yollara sokuyor ve insan ruhunun en vahşi seri katillerden bile daha tehlikeli olduğunu kanıtlıyor.”
Esslinger Zeitung

“Nefes kesici bir roman!”
InTouch

“Tüylerinizi diken diken edecek!”
Kärntner Monat

“Sebastian Fitzek, okuyucularının tüylerini gerçek anlamda diken diken etmeyi bilen birkaç Alman yazardan biri. Ruh Kırıcı da sinirleri zayıf insanlara göre bir roman değil.”
Neue Welt Für die Frau

“Fitzek çok katmanlı ve sürükleyici bir gerilim romanı yazmayı çok iyi biliyor. Ruh Kırıcı okumayı bırakamayacağınız bir roman.”
Hamburger Abendblatt Online

“Tüyler ürpertici psikolojik gerilim hikâyelerinden hoşlananlar bu kitaba da bayılacaklar. Ancak dikkatli olun! Fitzek okuyucusunu sürekli yanlış yollara sokmaktan sapkınca bir keyif alıyor gibi.”
Main Post Online

“Ruh Kırıcı ilgi çekici ve zekice yazılmış bir kitap.”
Hamburger Anzeigen und Nachrichten

“İnsan ruhunun derinliklerine doğru çılgınca bir yolculuk gibi.”
Bild Berlin Online

“Tüm gerilim hayranlarına tavsiye ediyorum. Ruh Kırıcı tüyler ürpertici olayların Berlin’de de olabildiğini kanıtlıyor.”
Kressreport

“Sofistike, bir solukta okunacak, vahşi derecede heyecanlı bir roman.”
Wochenblatt Hassloch

“Ruh Kırıcı ismine uygun şekilde okuyucuyu kendi ruhunun derinliklerine sürüklüyor.”
Freie Presse

“Gerilim türünü seven herkesin okuması gereken bir roman. Kitap size durmadan soru sorduruyor, sonu ise insanı korkudan titretecek nitelikte.”
Prinz Hamburg

“Stephen King’in evrenine yaklaşan, okuyucusuna acımayan bir roman.” La Repubblica
“Fitzek okuyucuyu gerçek anlamda geren korkutucu bir roman yazmak için psikoloji, hafıza ve gerilim türü ögelerini ustalıkla harmanlamış.” Il Venerdi di Repubblica
“Dâhice, heyecan verici, kan dondurucu…” BILD

Üç genç kadın arkalarında hiçbir iz bırakmadan kaçırıldı.
“Ruh Kırıcı” adıyla anılan psikopatın elinde geçirdikleri
bir hafta üçünün de ruhunu öldürmeye yetti.

ONLAR ÖLDÜRÜLMEDİ,
İŞKENCEYE DE UĞRAMADI.
BAŞLARINA ÇOK DAHA KÖTÜSÜ GELDİ…


Kadınlar bulunduklarında ruhsal olarak çökmüşlerdi, kendi bedenlerinde tutsak gibiydiler.
Peki, Ruh Kırıcı kurbanlarını bu hale getirmek için onlara ne gibi psikolojik işkenceler uygulamıştı? Ve onları neden öldürmeyip bu halde bırakıyordu?
Lüks bir psikiyatri kliniğinde bulunan, hafızasını kaybetmiş Caspar, yolunun bu psikopatla kesişebileceğine hiç ihtimal vermezdi. Yine de kar fırtınası yüzünden Noel’den birkaç gün önce klinikte mahsur kalan hasta ve çalışanlar hiç ummadıkları bir tehlikeyle karşı karşıyaydı… Ruh Kırıcı aralarından biriydi ve bu sefer kurbanlarını öldürüyordu!

Buradan kaçış yok.
Ve bir sonraki kurban içlerinden herhangi birisi olabilir…


“Fitzek beklenmedik tuzaklarla okurlara sofistike bir gerilim romanı sunuyor. Bu roman, sisli bir gecede araba kullanmaya benziyor; karşınıza ne zaman ne çıkacağından asla emin olamıyorsunuz.”
Westfälische Nachrichten

“Psikolojik gerilim terimi hiçbir kitaba Fitzek’in kitapları kadar yakışmıyor. Fitzek insan ruhunun karanlıklarını iyi tanıyan biri.”
Literrainfo

“Fitzek, okuyucusunun tüylerini diken diken edip onu insan ruhunun derinliklerine, gerçek olmamasını umacağınız korkunçlukta bir zindana kapatıyor.”
Synthetics

“Fitzek bir kez daha gerilim... tümünü göster


Değerlendirmeler

değerlendirme
8 puan

297 sayfa olan bu kitabın 245. sayfasına kadar ki düşüncelerim sırasıyla :
* Ben mi konuya adapte olamadım yoksa çeviri mi kötü? ( hala bu fikirdeyim. )
* Yarım mı bıraksam acaba? bir sürü işim var, kızların da ödevi var onlara yardım ederim.
* Atlayarak okusam, sonuna bir bakayım yeter, vakit kaybı. (Ama gururuma da yediremedim bu yazarın kitabını yarım bırakmayı. )
*Neyse bitirdikten sonra hemen satarım ben bunu, kitaplık doldu yer kalmadı zaten.

Ve 245. sayfadan sonra vayyyy dedim. Bu muymuş? Niye? Sonra ne olmuş? Kurtulmuş mu? Ben de öyle yapardım ama bir sorsaydın canım bak yanlış biliyormuşsun herşeyi.

Kitap 245. sayfadan sonra çözülüyor. Oraya kadar sabrederseniz ödülün güzel olduğunu düşünüyorum. Bence bu da psikolojik bir deneydi.
Bu arada kitabı tabii ki satmayacağım.

10 puan

Çok çok iyiydi eğer sabrederseniz ve ilerlerseniz değeceğini düşünüyorum, sürprize hazırlanın.

8 puan

Alışılagelmiş Sebastian Fitzek tarzı. Kitabın sonlarına yaklaşmadan iyice kafanızı karıştırıyor sonra çözümlemelere geçiyor. Yalnız her kitabında, konuşmalarda konuşmanın bazen kime ait olduğu anlaşılmıyor. Bunda da aynı sıkıntı var.

7 puan

https://illekitap.blogspot.com/2020/07/sebastian-fitzek-ruh-krc.html

Favori psikolojik gerilim yazarlarımdan biri olan Sebastian Fitzek'in tek tek bütün kitaplarını okuyorum ve bu ay okuduğum ilk kitabı da Ruh Kırıcı oldu. Yazarın aynı zamanda okuduğum 4. kitabıydı ve itiraf etmek gerekirse diğer kitaplarının yanında bir tık gerideydi benim için... Üzgünüm Fitzek ama öyle hissettim.

Öncelikle yazarın kurgularında hep bir gizem var ve bu gizemden kaynaklı bir gerilim de oluyor. Ancak vurgun haline gelen şey kesinlikle bunlarda da değil, nasıl başarıyor bilmiyorum ama okurken etrafındaki seslere kulak kabartacak, her an arkandan biri yaklaşacakmışçasına diken üstünde, tedirgin olmanı sağlayacak şekilde oluşturuyor kurgularını... aslında gerilmeni sağlayacak bir şey yokken öyle bir psikolojik oyuna sokuyor ki seni geriliyorsun. Yazarın bu konuda oldukça başarılı olduğunu söylemeliyim.

Kitabın kurgusuna değinmek gerekirse, Profesör bir deney için üniversite öğrencilerinden ikisine bir hasta raporunu okutuyor. Bu raporda Ruh Kırıcı adı verilen bir seri katilin kim olduğu ve neler yaptığını, taktiklerini ve sonrasını anlatıyor. Ruh Kırıcı, kurbanları öldürmüyordu, hiçbir fiziksel zarar da vermiyordu... sadece ruhlarını baş edemeyecek şekilde yaralıyor ve bir süre sonra da ölmelerine neden oluyordu. Okunan bu raporda bir villada tedavi gören hastaların kar fırtınasında kaldıkları bir an Ruh Kırıcı'nın da onların yanında olmasını, tek tek hepsini peşine düşerken arkasındaki notlarla ipucu bırakmasını ve sonrasında olanları anlatıyordu. Ama asıl önemli olan Ruh Kırıcı'nın taktikler, yaptıkları, amacı ve sonrasında gelen olay zincirindeki gerilim ve psikolojik sınav...

Ama asıl olay kitabın sonunda bomba gibi patlatılan olaydı...

Öncelikle kitabın Ruh Kırıcı ile ilgili olan kısımların kurgusu çok iyiydi. Nasıl, neden, niye... her aklınıza gelecek soru kalıbını sorabileceğiniz ama sonunda da tatmin edici bir cevap alacağınız şekilde kurgulanmıştı. Özellikle villa da yaşananlar bir yerden sonra baya gerilmeme neden oldu, evde yalnızdım okuduğumda ve istemsizce evdeki sesleri dinler moda geçtim. O kısımlarda yazarın amacına ulaştığına eminim.. en azından benim açımdan.

Ancak... her ne kadar kitabın başlangıcı iyi olsa da villada olaylar patlak verene kadar ki durgunluk beni sıktı da... evet Ruh Kırıcı'nın villada olayları başlattığı satırlar çok iyiydi bence ama onun haricinde olan detaylar… bilemiyorum sıkılmama neden olacak kadar da durgundu ve gitmedi de...

Ayrıca kitabın sonundaki son nokta da oldukça yaratıcıydı ama açıkçası kitabı kapattığımda hissettiğim işte bu olması gerekirken eee dedim... bu muydu? Olmamıştı sanki... olmayan şeyler ya da oturmayan şeyler var gibiydi. Bilemiyorum ama hep bir eksiklik hissettim özellikle sonundaki profesörün açıklamalarında... olayla döngüsü arasındaki bağlantıları okurken...

Yani öyle işte... kelimelere dökemediğim ama hissettiğim eksikliklerdi bunlar ne yazık ki…

Yazarın okuduğum diğer kitapları buna kıyasla bu konuda daha iyiydi. Bu yüzden bir tık geride kalmış geldi okurken bana... Ortalamaydı bence... daha iyi olabilirdi bence...

Okuyanlar varsa nasıl buldular merak ediyorum ama ben çok muhteşemdi diyebileceğim kadar sevemedim..


Baskı Bilgileri

304 sayfa
2019 tarihinde, PEGASUS YAYINLARI tarafından yayınlandı


Dil
Türkiye Türkçesi

Etiketler: roman

Benzer Kitaplar

Şu An Okuyanlar

Şu anda kimse okumuyor.

Okumuşlar

ElectronicArts Kralkatili inci inci16 endlyy
6 kişi

Okumak İsteyenler

Okumak isteyen bulunamadı.

Takas Verenler

Takas veren bulunamadı.
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski