Deliduman (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kız kardeşi Çiğdem'i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor. Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul'a uzanıyor. Çocukluğumuzun, hatıralarımızın ve bütün sokaklarımızın üzerinden dangır dungur geçen imar ve para iştahına lanet! Riyakâr dünyaya, Allahsız sermayeye, martılara, küçük bir kızın kalbini kıranlara isyan ediyor. Barikatların arkasında, soluk soluğa, yapayalnız, erken kaybeden bir delidumanın öfkesini çemkiriyor. Emrah Serbes, zamanın ruhunu, Gezi'nin isyancılarını, hürriyetleri için öksürenleri, yerinde duramayanları, küfredenleri, ağlamayı unutmak için yumruğunu sıkanları resmediyor. Deliduman, büyük zamanın ve her zaman kenarda kalanların romanı.

On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kız kardeşi Çiğdem'i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor. Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul'a uzanıyor. Çocukluğumuzun, hatıralarımızın ve bütün sokaklarımızın üzerinden dangır dungur geçen imar ve para iştahına ... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 350 sayfa

Haziran 2014 tarihinde , İletişim Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9789750515606
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.7 puan (144 kişi)
366 okumuş, 170 okumak istiyor, 3 okuyor

8.4 puan (377 kişi)
806 okumuş, 392 okumak istiyor, 11 okuyor

8.3 puan (537 kişi)
1085 okumuş, 386 okumak istiyor, 15 okuyor

8.6 puan (165 kişi)
385 okumuş, 166 okumak istiyor, 3 okuyor

8.3 puan (569 kişi)
1284 okumuş, 456 okumak istiyor, 9 okuyor

8.4 puan (250 kişi)
565 okumuş, 212 okumak istiyor, 2 okuyor

8.1 puan (316 kişi)
696 okumuş, 221 okumak istiyor, 10 okuyor

8.0 puan (604 kişi)
1241 okumuş, 349 okumak istiyor, 41 okuyor

8.6 puan (259 kişi)
523 okumuş, 197 okumak istiyor, 8 okuyor

8.2 puan (182 kişi)
413 okumuş, 175 okumak istiyor, 13 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

39 kitap, 129 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

urazzz handetolga Drama Esra bonibonlukitap koksalkubra KCKF gaia afilifilinta_ Kayrakli ahlem kariyer hedefi olmayan rahat insan silaes Nurgokce Şayeste irmaksah emirgunay
16 kişi
elflady bagcanbora ilknuryalvac ggizaa Bahar* jelibon Kaotikfare birbenbirsen Ozden Ozturk mtyvz aysemik Bartuhan1991 _bayanhiçkimse_ Bsraydiin gululucan htc_btl ozgemugul onlyozan orange_rose aghartakitapcisi şahgaga bedi miray.isik benkimim betfln erdikaradeniz ddtoxx yelizsavas Bugseto bbagrvatan Mahir Flora Lmeümian Aylak_ shramanan ortasekerli elif. Gece menzil
493 kişi
KafadanAttımSalladım cimicipilis gguneri2004 dilarakutluer özlemcan cagladonmez gozdeinis90 Bahri Doğukan Şahin Tuba Akar meeryemse numanozkutlu oppenheimer nebahatt suna Ulrich gineli cloud Fısıltı` kupakızı apartmansakini vilarant wolcano ezacr Dutyemişbülbül Ellemeuyusun Salih YÜKSEL inciincegul pembekasvet isiltuzun aviendha ParanoyakVisne dylanduchovny Heloise ilayda_k Berna Oyku Thetis AycanA esskikitapkokusu gidenadaminoglu
112 kişi
OnurTrap denizinköşesi Talat1 akbulut betfln designer73 elifebrarince
7 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

emrah serbes'in mizahlı dilini çok sevdim. her sayfayı merak ederek okuduğunuz bir çırpıda okunan fondip edilen bir içecek gibi. tadı damağınızda kalıyor ama bir anda içmektende kendinizi alamıyorsunuz

5 yıl, 4 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Emrah Serbes... İlk defa okudum kendilerini ve çok keyif aldım açıkçası. Evet , keyif almak için ve eleştirmek için okunabilir bu kitap. Siyasi partilere ve siyasete bol bol iğneleme mevcut kitapta. Ama bir noktada da Çağlar İyice'nin tavırları sizi büyüsü altına alıyor. Ve farkediyorsunuz ki burada sadece eleştiri yok. Genç bir bireyin varolma çabasıda söz konusu. Dağınık bir ailede yaşayıp kendi rotasını çizme gayreti ve sıkı sıkıya tutunduğu kardeşi var ortada.

Zaten kitap baştan sona kadar sade ve yormayan bir dil ile içerisine çekiyor sizi. Hatta bazı kısımlarda uyku falan dinlemeyip tüm çakralarımı açtığını hatırlıyorum. Onlardan biri de Alo 171 Hattını aradığında oluşan diyalogtu. Beni kahkahaya boğdu ve eminim okuyan herkesi de aynı şekilde etkilemiştir :) İlahi Çağlar dedim o anda.

Ve kızkardeşi için kanalı aradığında sesi üzgün gelen bayan ile diyalogu sanırım birçoğunuzun aklında kalmıştır. Bu gibi espirili kelime oyunlarının yanında tabii ki edebi bir yan ve aktarılmak istenen bir şey aranmamalı bu kitapta. Anlatmış,aktarmış ve bitmiş. Ufakta olsa bir gencin psikolojik düşünce yapısına şahit olduğumuz gerçeği de unutulmamalı tabii ki.

Nedir bu kitap diyenler için de şöyle ufak bir açıklama yapayım ;
Aile yapısı bozuk olan isyankar ve her şeye kafa tutan bir gencin kardeşine olan düşkünlüğünü görüyoruz. Zaman zaman kendisiyle çelişen düşünceleriyle , zaman zaman da mantığa aykırı hareketleriyle keyifli bir hikayeye şahitlik ediyoruz. Araya Gezi Park'ı olayının da girmesiyle hikayenin renginin aynı kaldığı ama arka plandaki olayların gelişim sürecini de adım adım iğnelemeyle aktarıyor Emrah Serbes. Yani Çağlar karakterimizin kardeşi için giriştiği mücadeleler hikayesidir bu kısacası :)

Anlık kitaplar içerisinde keyif aldığım en oturaklı kitaplardan biriydi. Çok beğendim ve dilini de çok sevdiğimden ötürü Erken Kaybedenler kitabına da göz atacağım.
Düşünenler için keyifli okumalar...

5 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

martı. martı. martı...
seni asla unutmayacağım dostum.
serbes. âh be ağbi. iyi ki var! iyi ki.
"ben ağaçların soyundanım. ve bu bayat havayı solumak kederlendiriyor beni. ölen bir kuş uçuşu unutmamayı öğütledi bana"

5 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hikaye güzel, mizah dozu yüksek. Dil akıcı. Bu adam boş kitap yazmıyor.

5 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Parti ve örgüt isimlerini mizah katarak adlandırması ayrı bir tat katmış ama kitabı elime aldığımda o bütünlüğü hissedemedim..Kitabın sonunda ise eeeee yaniii nolmuş deyip bitiverdi..

3 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Zorlama !

4 yıl, 8 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

Saçma sapan bir kitap. Ne mantık var ne edebiyat. Gezi olayları hakkında kitap yazayım da satışı çok olsun, istemiş belli ki yazar. Yoksa bunu kitap diye önümüze koyması pek akıl karı değil. Emrah Serbes'in okuduğum tek kitabı. Birinden ödünç aldığıma sevindim. Zira para vermeye değmez. Umarım diğer kitapları da böyle değildir ki ben hiç merak etmiyorum. Elime düşerse okuyabilirim. O kadar.

4 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan


Emrah Serbes; Gezi Parkı olaylarının hemen arkasından özgürlük arayışındaki gençleri konu alan bir kitap yazacağını söylemişti algılar o yönde olsa da kitap Gezi Parkı Direnişi hikayesini anlatmıyor. Gezi parkı sadece kurgunun bir parçası. Kitapta kopuk bir aile düzeni içindeki Çağlar karakteri Salinger’in Çavdar Tarlasındaki Çocuklar kitabındaki Holden’a benziyor. Serbes bu kitaptan bayağı etkilenmiş olacak ki bende bir Holden çıkarayım demiş :)
Yazar; eleştirisel çizgisini gerek edebi bir dille gerekse yer yer argo kelimelerle anlatsa da biz onu senaristliğini yaptığı Behzat Ç. Dizisinin diyaloglarından tanırız. Aynı üslup ve başarı kitabında da hakim. Televizyonlardaki yetenek yarışmalarından, evlilik programlarına, adam kayırmacılıktan, rant sağlamaya her şey var. Tabi bunu ailemizden biri gibi olan 17 yaşında bir çocuk yapınca tepkiler daha anlaşılır bir dil haline geliyor. Özellikle bir domates hikayesi vardır ki ;
“Baktın manavlık seni kepaze ediyor, çünkü domates tartarken araya iki tane çürük domates sokuşturmadan edemiyorsun, o zaman neden böyle bir şey yapıyorum diye sormalısın kendine. Derin bir nefes alıp o iki tane kodumun çürük domatesini araya sıkıştırmadan niçin duramadığını düşünmelisin. o iki tane çürük domatesi araya sokuşturamayınca kendini çok mu çaresiz hissediyorsun? Uykuların mı kaçıyor, boğulacak gibi mi oluyorsun, tükenmişlik sendromuna mı giriyorsun o iki tane çürük domates araya sokuşmayınca? Bütün dünyayı önüne de serseler o iki tane çürük domatesi araya sokuşturamadıktan sonra bir anlamı yok mu? “
Sonunu söylemeyeyim ama kahramanlarımız amaca giden yolda büyüyorlar, olgunlaşıyorlar. Kitapta karakterler ve anlatım birbirini şekillendiriyor. Orada bir kardeş sevgisi var ki görülmeye değer. Böyle bir hayranlık olamaz. Sırf bu yüzden okunur kitap.
Kitaptan altını çizdiklerim:
- “Her insanın mayasında bir parça kepazelik vardır, mühim olan o kepazeliği ortya çıkaracak işlerden uzak durmaktır.”
- İnsanların çoğu yeteneksizdir. Öyle olmasa yeteneğin ne anlamı kalırdı ki zaten.”
- "Kıyamet yakın mı diyorsun? Iyi de bizim kıyamete ihtiyacımız yok ki Allah'ım! Temelinden sarsılıp yıkılmamış neyimiz kaldı ki bugün elimizde, daha başımıza neyi yıkacaksın? En azından bizim için, Türkiye açısından söylüyorum yani, çevreyi biraz daraltırsak, fakir kalmış ruhların ülkesi. Bizim için kopardığın kıyametle Danimarka'da kopardığın kıyamet aynı mı olacak şimdi? İsviçre'yi yıkarken bizi de mi yıkacaksın? Almanya'yı, Fransa'yı döverken bize de mi tekme tokat dalacaksın? Bu mu ilahi adaletin! Tamam, ahlak da onlarda kalsın, teknik de, ama böyle de çok güçlü olmadılar mı? Bize de biraz ruh takviyesi yap o zaman. Dostoyevski'nin ruhunu bağışla bize. Bize Dostoyevski'nin ruhunu gönder, bir de Rusça çevirmen. Ondan evvel kıyameti koparırsan eğer uluslararası konjonktür açısından büyük haksızlık olur."
- “Genellikle kötücül insanlar başkalarının yaptığı kötülüğün hemen farkına varırlar. Ellerine fırsat geçmediği için kötülük yapamadıklarından, başkalarının yaptığı kötülükleri en ağır şekilde yargılayanlar da onlar olur.
- “İnsan ayrılınca değil, yeniden kavuşma ümitleri tükenince yıkılır. o zaman hayat son zerresine kadar kocaman bir can sıkıntısına dönüşür”
- “Kendi içimizde sessiz ve korkunç mücadeleler vermiştik, kendi iç savaşlarımızın gazisiydik hepimiz, kendimize yenilip kabul etmiştik kendimizi ve kendimize boyun eğmiştik ve şimdi hiç kimseye boyun eğmeyecektik!”

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

emrah serbes okurlarının beklentilerini karşılayan bir roman olmuş. dili, üslubu, birlikte yürüttüğü mizahı ve hüznü ile önceki roman ve öykülerine yakın. çok heyecanlı, çok sürprizli bir hikayesi olmasa da anlatı müthiş bir okuma keyfi veriyor, elinizden bırakmak istemiyorsunuz, hızla okurken kitap bitsin istemiyorsunuz. büyük büyük sözler söylemeden okuru hikayenin içine, hikayenin içindeki insanların arasına almayı başarıyor emrah serbes. gülümsetiyor, hüzünlendiriyor, umutlandırıyor, öfkelendiriyor...daha ne olsun?..

5 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bu sefer olmuş Emrah bir önceki rezilliği affettirdin (Y)

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hayatla ilgili tespitlerine ve mizahi üslubuna bayıldım. Okuyun!! 😊

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Son sayfalara yaklaştığınızda, Turgut Uyar'ın, Geyikli Gece'sine tatlı bir gönderme göreceksiniz, işte orada tebessüm edin. Tebessüm edin ve şiiri sevin, Emrah Serbes'i sevin...

5 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

fiyasko

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

17 yaşındaki genç ancak bu kadar özel anlatilabilirdi. Gezi olayları ile direk ilgisi yoktur. Gezi olayları sadece romanın içinde bir akıştır.

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Parti,kurum isimleri yaratıcı bazı yerleri gerçekten gülümseyere okudum ama çok beğenmedim.
Emrah Serbes evet, ergen hikayeleri hayır!

5 yıl önce
3 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

"Dur bir kitap yazayım da önüme gelene geçireyim."
kesinlikle okunmaz bir kitap, bir zaman kaybı değil. Abartılacak kadar da değil ama.

5 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Beklediğim kadar güzel bir roman değildi açıkçası alelacele yazılmış gibi geldi bana. Fakat altını çizeceğimiz kelimeler var o yüzden yinede okunmaya değer görüyorum.

5 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Bu adam neyin kafasını yaşıyor:)

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Emrah Serbes yine farklı dili ve olayları ile sizi hikayenin içerisine çekiyor. Olayların yakın tarihten herkesin bildiği gezi olaylarında geçmesi, olayları anlama ve kavrama açısından çok önemli. Ayrıca abi kardeş arasındaki o güzel ilişki de çok güzel anlatılmış.

2 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

"sıra ne zaman mutluluğa gelecek ya da iyiliğe ve adalete?" kitap elimde su gibi aktı gitti..

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

senenin en iyi türk romanı

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Eğlenceli, modern zaman hikayesi.

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

al sana bi tane de gurur verici türk yazar :D

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bitmesin diye diye son 50 sayfayı inatla okumadığım,en nihayetinde merakıma yenik düştüğüm romandır kendileri.En son çavdar tarlasında çocukları okurken bu duygulara kapılmıştım.Arkadaşınız anlatıyor da siz dinliyorsunuz sanki.Tanıyorsunuz onu,iliklerinize kadar tanıyorsunuz.Ne yazdın be abi,ne yazdın be dostum.

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Öncelikle kitaptaki karakterler muhteşem. Her zaman ki gibi Emrah Serbes karakterleri sanki anlattığı yerlerde gerçekten yaşıyorlarmış gibi yazmış. Hikaye akıcı, gezi olaylarına kıyısından dokunuyor ve her açıdan ele alıyor. Tek bir bakıi açısına sıkışıp kalınmamış. Hikaye biraz ağır ilerliyormuş gibi geldi bana biraz daha sürükleyici bir roman bekliyordum belki de ondadır ama yine de keyifle okudum. Emrah Serbes'in mizahı ve karakter analizi bu romanında da üst düzeylerde.

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Finali haricinde güzel bir kitaptı. Anlatım çok akıcı.
Partilere ve örgütlere taktığı isimler komikti, yer yer kahkaha atarak okudum. Nedense sonunu beğenemedim daha farklı bir şey bekliyordum belki de ondan.

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

Tebrikler Emrah Serbes, "sosyal mesaj vereyim derken nasıl saçmalanır?" dersi vermişsin.

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Adamımsın Çağlar İyice, adamımsın Emrah Serbes!

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

Tamamiyle reklamlarla abartılmış, şişirilmiş bir kitap. Kitabı para verip alıp, eve kadar taşıyıp getirmenize değmez bile. Emrah Serbes reklamların hayatımıza olan etkisini eleştirmek için özellikle bu kitabı yazmışsa ancak o zaman kabul edilebilir yoksa tam bir hayal kırıklığı.

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Küçük insanların gözünden adeta Türkiye panaroması çizilen bir kitap. Şu hayatta hala saf ve güzel duyguların kaldığına bizi inandıran en azından umut ettiren bir kitap. Gerçekten Türk yazın tarihinin en başarılı eserlerinden biri olacakken kitabın üslubu bir anda her şeyi berbat ediyor. Evet kitap 17 yaşında bir gencin ağzından yazılıyor ama bu kitabın 17 yaşında birinin edebi toyluğuyla yazılması gerektiğini göstermez. Sürükleyici yer yer güldüren ögeleriyle deliduman gerçekten başarılı bir eser

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Serbes dilini seven herkesin şiddetle okuması gereken, arkasına Gezi'yi alıp güzel bir hava yakalayan Deliduman, sıkmadan, sonuna kadar götürüyor.

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Beklentilerimi karşılamadı maalesef.
Harika değil, ama farklı bakış açıları göreceksiniz okudukça.
Küçük bir alıntı isterseniz de;

"Kıyamet yakın mı diyorsun? Iyi de bizim kıyamete ihtiyacımız yok ki Allah'ım! Temelinden sarsılıp yıkılmamış neyimiz kaldı ki bugün elimizde, daha başımıza neyi yıkacaksın? En azından bizim için, Türkiye açısından söylüyorum yani, çevreyi biraz daraltırsak, fakir kalmış ruhların ülkesi. Bizim için kopardığın kıyametle Danimarka'da kopardığın kıyamet aynı mı olacak şimdi? İsviçre'yi yıkarken bizi de mi yıkacaksın? Almanya'yı, Fransa'yı döverken bize de mi tekme tokat dalacaksın? Bu mu ilahi adaletin! Tamam, ahlak da onlarda kalsın, teknik de, ama böyle de çok güçlü olmadılar mı? Bize de biraz ruh takviyesi yap o zaman. Dostoyevski'nin ruhunu bağışla bize. Bize Dostoyevski'nin ruhunu gönder, bir de Rusça çevirmen. Ondan evvel kıyameti koparırsan eğer uluslararası konjonktür açısından büyük haksızlık olur."

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

#deliduman / Emrah Serbes #kitap i için blogumdaki yorumum http://tayfunsurucu.wordpress.com/201...

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yazari bu kitapla tanidim.. Cok ovgu alinca okunacaklar listeme eklemistim.. Siyasi gondermeleri anlatim dili cok hosuma gitti. Parti isimlerine degisik adlandirmalari ve mizahi anlatimi kahkaha attirdi yer yer..Ailenin ve cocuklugun onemini de cok guzel hissetirmis. Yazarin diger kitaplarini da inceleyecegim.

5 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Emrah Serbes'in okuduğum ilk kitabı oldu Deliduman. Yalnız hiç ummadığım bir şekilde etkiledi beni. Başlarda biraz ağır ilerlese de bir yerden sonra hikaye ilginç bir yöne kaydı ve o kadar içine aldı ki, yazarın samimi tavrının da etkisiyle bir ara karakterlerin gerçek olup olmadığını bile düşündüm ciddi ciddi.

4 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Ne kadar cok konuşuyorsun Çağlar iyice :)) Bazen fazla kalabalık gibi gelsede Emrah Serbest Okumaktan keyif aldım:)

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitabın sonunda ortalarında yakaladığım ivmeyi yakalayamadım.
Sonu havada kalmış gibiydi.

4 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Emrah Serbes'in kendine özgü dili, anlatımı ile akıp giden kitapta olaylar kopuk olarak ilerlese de sonunu merak etmeden edemiyor insan. O dili sevenler altını çizecek çok cümle bulacaklardır kitapta. Öyle çok ahım şahım olmasa güzel kitap, şiddetle tavsiye ederim.

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

yorum yapmaya bile degmez kendisini bukowski sanıyor yazar baştan sona küfür olan bır romanın edebi degerı nekadar olabilirki

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

17 yaşındaki bir çocuğun gözünden Gezi Direnişi'ni ve etkilediği insanları anlatan, oldukça sürükleyici bir kitap.

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

ilk kez Emrah Serbes kitabı okudum. Ortalama bir kitaptı bence.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Behzat Ç. leri okuduktan sonra başlarda pek Emrah Serbes tarzı değil gibi gelmişti. Hikaye ilerleyip dallanıp budaklandıkça Emrah Serbes'in akıcılığı ve samimiliği kendini gösteriyor. Çürümeye başlamış hatta çürümüş bir aile yapısını içinden inceleme imkanı veriyor. Ayrıca ebeveyn-çocuk ilişkilerindeki kabul-red gibi kuramsal kavramları ve bunların çocuk üzerindeki etkilerini de hikaye aralarında yakalamadım değil. Bir Behzat değil tabiki.

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Emrah serbes in okuduğum ilk kitabı ve değer diyorum. Dili özgün ve doğaldı Hakan Günday tarzını andırdı bana açıkçası...
Gelelim kitap yorumuna; Çağlar İyice, 17 yaşında ilçe belediye başkanının yiğeni 9 yaşında Çiğdem diye kız kardeşi var ve hayatı sadece kardeşinden ibaret. Benimde hayatım kardeşimden ibaret olduğu için okurken kendimle özdeştirdim Çağları, onun yerinde olsaydım bende aynı şeyleri yapardım. Olayın aslı yetenek yarışmasına katılan kardeşi Çiğdemin meşhur olma hayali ve bunun için yaptıkları ile başlıyor. Yetenek yarışması düzenlendiği sıralara denk gelen Gezi parkı olaylarının yaşamlarına yansımaları da anlatılıyor. Yaşadıkları ilçeden Gezi parkına uzanan olaylar okuyucuları bekliyor. Kimi zaman içiniz eziliyor okurken kimi zamanda bir tebessüm beliriyor yüzünüzde her duygudan biraz bulunuyordu bence. Anlatımda argo ve küfürlerde mevcut okuyacaklara ufak bir bilgi ama doğal duruyordu aslında 17 yaşındaki bir gencin gözünden hayata bakıyoruz çünkü. Ben herkese tavsiye ediyorum çok beğendim.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

Zoraki yazılmış bir kitap.

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitap, Gezi olaylarini anlatmiyor, anlatilan hikaye, Gezi olaylarinin bir parcasi oluyor. Kitap, Michael Jackson"i da anlatmiyor, ama Michael Jackson burda da bir idol olmaya devam ediyor. Caglar"in kufurlu konusmalari beni ona yakinlastirdi:). Once, ne cok reklamini yapmis onun bunun derken, ilerleyen sayfalarda, gunluk hayatin akisini cok guzel hissettirdi bana tanidik markalar ve dukkanlar... Kara mizah da var, Turkiye nin siyaseti ile inceden kafa bulma da var. Her zaman kenarda kalanlarin ama susmayip isyan edenlerin romani...Ben begendim:)

1 yıl, 8 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski