Cam Tutan

Melek Paşalının öykü dünyası düşünülerek varılmış bir dünyadır. Yazarın henüz ikinci kitabında vardığı olgunluk düzeyi, kurmaya yönelik öykünün rastlantısal etkilerden tümden arınmış olduğunu, bizimse kendi poetikasıyla birlikte gerçekleştiren bir öykücüyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Camtutan için, öykü ile öykü poetikasının birbirinden araştırılamaz yekpareliğe varlıkları kitap diye söz edebiliriz.Camtutanda yer alan öykülerde aksiyon, büyük ölçüde, zihin aksiyonudur. Buna, öykücülük hayatı, bu hayatın içindeki insanları beyin kıvrımları içinden izleme ve betimleme girişimi de diyebiliriz. Paşalının buradaki başarısı, yazdığı metinleri birer öykü olmanın ötesinde başka birçok açıdan okunması mümkün hatta gerekli metinler düzeyine çıkarıyor. Bu okuma perspektiflerinden ikisi şiir ile (kadim anlamıyla) felsefedir.Camtutanın şiirsel niteliği, anlatımın çeşitli söyleyiş biçimleriyle süslenmeye çalışıldığı metinlerden ayrılır. Şiirselliğin bir kurtarıcı, etkiyi çevreye yayıcı lirik pragmatik bir unsur olarak öyküye giydirdiği metinlerdeki kadınsı yayvanlık, kadınsı merkez yitimi, sözün ağırlığını yitirerek uğradığı genleşme (ya da bir başka açıdan suskunluk maskesi), tam da bu öykülerin sert bir şekilde üzerine gittiği, sahteliğinin üzerindeki örtüyü kaldırıp attığı seyir. Bu öykülerde şiir, başvurulan bir yöntem olarak değil, yoğun zihni aksiyonun kaçınılmaz bir şekilde anlatıma dahil ettiği metaforlar, imgeler halinde ortaya çıkmaktadır. Bu şekliyle şiirin, şiirimsinin karşıt kutbunda durduğunu bir kez daha hatırlatmakta yarar var.Melek Paşalının öykülerindeki felsefi eğilimse, yaygın anlamıyla bugünkü felsefenin bizzat kendisiyle irtibatlı bir eğilim değil. Bu, doğrudan, bireyin psikolojisi ve zihnin yoğrulduğu/yoğurduğu düşünce alanıyla ilgilidir. Tanrı-insan ilişkisi, insan-insan ilişkisi, in-san-çevre ilişkisi, daha özele inerek kadın-erkek ilişkisi bu zihni faaliyetin temel alanıdır. Camtutanda bir araya getirilen öyküler, bu anlamıyla sahtelikten uzak, hakiki bir arayışın, olma-olgunlaşma, bütünlüğe varma-bütünlüğü koruma çabasının öyküleridir.Öyküler boyunca oluşturulan bağlamda alttan alta ve sürekli sorgulanan, çağdaş kültürün üretip birer model figür haline getirdiği ve modernleşmiş dünya görüşleri ile inanç sistemlerini yırtarak dayattığı cinsiyet kipleridir. Bu noktada, kitap boyunca, anlatıcının, modem benliğin parçalanmışlığına ve sürekli parçalanmaya maruz kalışına karşı, ilahi bir şifa arayışı içinde olduğunu, bunu öyküsüyle önerdiğini ısrarla vurgulamak gerekir.Öykülerde, kutsal kaynaklara yapılan göndermeler, Hz. Meryemi odağına alan imajlar özellikle böyle bir perspektiften okunmayı gerektiriyor. Melek Paşalı, son yıllarda edebiyatımızda özellikle anlatı türlerindeki kadınsı duyarlık çoğalmasının, yakınmacı aczin pek çok versiyonunun, hayat önündeki yenilmişlik edebiyatının iradesizliğinin karşısına bir iç sorgulamayı zorunlu kılacak yetkinlikte bir yapıt koymakla kalmıyor.Okuyucusunu, yaşadığımız çok boyutlu kültürel/zihinsel/simgesel istilanın giderek cinsiyet kiplerine dek geçerli kıldığı hayatın hakikiliği/sahteliğinden yola çıkarak edebiyatı da içine alacak bir tefekküre yöneltmeye çalışıyor. Bunu yaparken, entelektüalizmin tuzağına düşmeyişi, konu avcılığı peşine düşmeden kendiliğinden beliren konulara yine kendiliğinden eğilişi, öyküsünün hakiki edebiyat alanında durduğunun, hikaye etme isteğini harekete geçirenin zamana dirençli bir öz olduğunun da kanıtı sayılabilir. Camtutanın, zihni faaliyetten gerçek bir varlık lezzeti alabilen her ciddi edebiyat okurunun ilgisini fazlasıyla hak eden bir öykü toplamı olduğuna inanıyoruz.Yeni Türk öyküsünün son yıllardaki çoğaltmacı verimi içinde Camtutan, öykü sanatına bakışı etkileyecek niteliğiyle, inanıyoruz ki hak ettiği ilgiyi görecektir.

Melek Paşalının öykü dünyası düşünülerek varılmış bir dünyadır. Yazarın henüz ikinci kitabında vardığı olgunluk düzeyi, kurmaya yönelik öykünün rastlantısal etkilerden tümden arınmış olduğunu, bizimse kendi poetikasıyla birlikte gerçekleştiren bir öykücüyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Camtutan için, öykü ile öykü poetikasının birbirinden araştırılamaz yekpareliğe varlıkları kitap diye söz edebiliriz.Camtutanda yer alan öykülerde aksiyon, büyük ölçüde, zihin aksiyonudur. Buna, öykücülük hayatı, bu hayatın içindeki insanları beyin kıvrımları içinden izleme ve betimleme girişimi de diyebiliriz. Paşalının buradaki başarısı, yazdığı metinleri birer öykü olmanın ötesinde başka birçok açıdan okunması mümkün hatta gerekli metinler düzeyine çıkarıyor. Bu okuma perspektiflerinden ikisi şiir ile (kadim anlamıyla) felsefedir.Camtutanın şiirsel niteliği, anlatımın çeşitli söyleyiş biçimleriyle süslenmeye çalışıldığı metinlerden ayrılır. Şiirselliğin bir kurtarıcı, etkiyi çevreye yayıcı lirik pragmatik bir unsur olarak öyküye giydirdiği metinlerdeki kadınsı yayvanlık, kadınsı merkez yitimi, sözün ağırlığını yitirerek uğradığı genleşme (ya da bir başka açıdan suskunluk maskesi), tam da bu öykülerin sert bir şekilde üzerine gittiği, sahteliğinin üzerindeki örtüyü kaldırıp attığı seyir. Bu öykülerde şiir, başvurulan bir yöntem olarak değil, yoğun zihni aksiyonun kaçınılmaz bir şekilde anlatıma dahil ettiği metaforlar, imgeler halinde ortaya çıkmaktadır. Bu şekliyle şiirin, şiirimsini... tümünü göster


Değerlendirmeler

değerlendirme
Filtrelere göre değerlendirme bulunamadı

Baskı Bilgileri



ISBN
9789756698549

Etiketler: derleme

Benzer Kitaplar

Şu An Okuyanlar

Şu anda kimse okumuyor.

Okumuşlar

kevir
1 kişi

Okumak İsteyenler

Okumak isteyen bulunamadı.

Takas Verenler

Takas veren bulunamadı.
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski