Biz

''Şimdiye kadar yazılmış en iyi bilim-kurgu roman, klasik bir karşı ütopya'' -Ursula K. Le Guin-

Biz, sonradan kendi tarzında yazılan yapıtlar için prototip olacak disütopik bir romandır. Roman gelecekte varolan otoriter bir devletin inançlarına körü körüne bağlı bir vatandaşı ve bir matematikçi olan D-503'ün günlüğüne yazdıklarına yer verir. Günlük, mutluluğun, düzenin ve güzelliğin sadece özgürlüğün olmadığı bir ortamda, matematiksel mantığın ve mutlak gücün demir prensiplerinde bulunabileceğini dikte eden bir hükümet doktrininin bir ilanı olarak başlar. Günlük ve roman ilerledikçe D-503, I-330 adlı bir muhalifin çarpıcı etkisine kapılır. I'ya duyduğu çılgıncasına arzuyla büyülenen D, matematiksel mantığın saflığına ve tüm insanların ihtiyacını karşılayacak ve mükemmel düzenlenmiş bir bütünlüğün kapasitesine olan inancını kaybeder. Kendini azar azar V-1'in şiirsel irrasyonelliğine ve bireysel bir aşkın anarşizmine doğru çekilirken bulur. Artık "biz"i kullanmaz ve gerilla sevgilisinin adının ironik bir yansıması olarak "ben"i, yani kendini düşünmeye başlar.

''Zamyatin'in Biz'ini farklı kılan şey otoriterliğe bakış açısındaki entelektüel inceliktir.'' -Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap-

''Şimdiye kadar yazılmış en iyi bilim-kurgu roman, klasik bir karşı ütopya'' -Ursula K. Le Guin-

Biz, sonradan kendi tarzında yazılan yapıtlar için prototip olacak disütopik bir romandır. Roman gelecekte varolan otoriter bir devletin inançlarına körü körüne bağlı bir vatandaşı ve bir matematikçi olan D-503'ün günlüğüne yazdıklarına yer verir. Günlük, mutluluğun, düzenin ve güzelliğin sadece özgürlüğün olmadığı bir ortamda, matematiksel mantığın ve mutlak gücün demir prensiplerinde bulunabileceğini dikte eden bir hükümet doktrininin bir ilanı olarak başlar. Günlük ve roman ilerledikçe D-503, I-330 adlı bir muhalifin çarpıcı etkisine kapılır. I'ya duyduğu çılgıncasına arzuyla büyülenen D, matematiksel mantığın saflığına ve tüm insanların ihtiyacını karşılayacak ve mükemmel düzenlenmiş bir bütünlüğün kapasitesine olan inancını kaybeder. Kendini azar azar V-1'in şiirsel irrasyonelliğine ve bireysel bir aşkın anarşizmine doğru çekilirken bulur. Artık "biz"i kullanmaz ve gerilla sevgilisinin adının ironik bir yansıması olarak "ben"i, yani kendini düşünmeye başlar.

''Zamyatin'in Biz'ini farklı kılan şey otoriterliğe bakış açısındaki entelektüel inceliktir.'' -Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap-


Değerlendirmeler

değerlendirme
7 kişiden, 7 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Her şeyin tüm çıplaklığıyla göz önünde olduğu bir dünyada 'birey' anlayışı olmadan yaşayan insanları konu alan BİZ, hiç şüphesiz ki diğer distopyalardan bir özelliğiyle sıyrılıyor: Onların atası olmasıyla. Öyle ki eğer Cesur Yeni Dünya ve 1984 gibi ünlü distopik eserleri okuduysanız bu kitabın diğer yazarları nasıl etkilediğini rahatlıkla görebilirsiniz. Emsali olmadığı bir dönemde yazılmış olması bu anti-ütopyayı diğerlerinin içinde sivrilten en temel özelliği...

Tam da bu sebepten kitaptan beklentim diğerlerine oranla daha düşüktü okurken. Kendi türünün öncüsü olması, daha sonra yazılmış olan benzerlerinin yazılırken ellerinde bir örnek varken bu kitabın tamamıyla yeni bir şey başlattığı anlamına geliyor. Yani BİZ'de yazılan her şey sıfırdan oluşturulmuşken (elbette ki yazarın etkilendiği eserler vardır, kendi türü içinde konuşuyorum) daha sonra gelenler buradaki düşünce temelini örnek alma şansına sahipti. Buna rağmen BİZ'in, oluşturduğu türün kendisinden sonraki temsilcilerine taş çıkaracak kadar oturaklı olduğunu gördüm. Olay örgüsü, anlatımı ve elbetteki temel özelliği olan düşünce üzerine kurulu yapısı ile distopyanın babası olmayı rahatça kaldırabilecek kadar sağlam bir eser.

Kitaptaki sistem en çok ilgimi çeken kısım oldu. Tamamıyla saydam bir dünya, bireyin olmadığı, insanların bir makinenin parçaları konumunda yaşadığı bir sistem, dışarıya kapatılmış şehirler ve tekil anlayıştan yoksun insanlar. Hiçbir şeyin saklanmaya gerek duymadığı -gerek duyulsa bile saklanamadığı- bu dünyada insanların kendilerine ait isimleri dahi yok; sadece sayılar var. Kişiler birbirlerine birey olarak değil sayı olarak bakıyor ve hitap ediyorlar çünkü hiçbiri büyük bir topluluğun, BİZ'in bir parçası olmaktan öte bir öneme sahip değil. Ve biraz okuduktan sonra o evrende doğru olanın da bu olması gerektiğini baş karakterimiz olan D-503 ile birlikte biz de hissediyoruz. Ne var ki bir başka sayı* gelip D-503'ün aklına hiçbir sayının aklında olmaması gereken şeyleri soktuğunda işler çığırından çıkmaya başlıyor. Biz de böylece bir mekanizmanın parçaları görevlerini yapmayı keserse neler olacağını hep birlikte görüyoruz.

Kitaptaki toplumun sistematikliği gerçekten etkileyici. Her şeyin belli bir düzen içinde oluşu, insanların bu düzeni koşulsuz bir biçimde kabul ederek sahiplenişi ve aksatmayı düşünmeyerek hallerinden memnun oluşu, seçimlerin açık bir biçimde, sadece formalite icabı yapılışı gibi unsurlar ister istemez aklınızı başka yerlere kaydırıyor: Kendi dünyamıza. Tüm distopyalarda olduğu gibi düşündürüyor, sorgulatıyor, eleştiriyor ve okurunu çevresine bakması için dürtüklüyor.

Kitabın bir başka sevdiğim özelliği ise altı çizilesi cümlelerin bolluğuydu. Kitabın yazarı Yevgeni Zamyatin var olmayan bir dünyayı öyle güzel betimleme ve benzetmelerle anlatıyor ki bir anda her şeyi tüm çıplaklığıyla görebiliyorsunuz. Karakterin kendi güncesi olarak yazılmış olan kitap da o sistem içindeki bir bireyin düşünceleri aynı şekilde başarıyla yansıtıyor. Bununla ilgili örnek olarak kısa bir alıntı da koymak istiyorum;

Alıntı
Gözünüzün önüne bir kare getirin. Canlı, güzel, eşkenar bir dörtgen. Ve bu karenin size kendisinden söz ettiğini varsayın. Onun size söylemeyi akıl edeceği en son şey dört açısının eşit olduğudur. Bu onun için öyle doğal, öyle sıradan bir şeydir ki artık farkında bile değildir.

Yukarıda da belirttiğim gibi diğer büyük distopyaların kitaptan ne kadar çok etkilendiğini okurken net bir şekilde görebiliyoruz. Özgürlük/mutluluk çatışması en belirgin örneği bunun. Zaten 1984'e baktığımızda BİZ'den sadece esinlenmekle kalmayıp karakterlerini dahi benimsediğini görebiliyoruz. Aynı şey (bana kalırsa) Cesur Yeni Dünya için de bir miktar geçerli. En azından arkalarındaki felsefe ve düşüncelerin benzerliğini görmek için büyük bir birikime sahip olmak gerekmiyor.

Kitabı okumamış olanlar için de ufak bir eleştiri ve uyarıda bulunmak istiyorum. Kitabın ön sözünü en son okuyun çünkü ön sözün içinde kitabın sonunda ne olduğunun söylenmesi gibi abez bir durum söz konusu. Böyle saçma bir hata nasıl yapılmış bilmiyorum ama kitap kurgu ağırlıklı olmasa dahi alınan zevki baltaladığı kesin. Ayrıca tesadüf eseri keşfettiğimiz ve son derece saçma olan bir durum daha var ki bu kitabın sonunu baştan bilmekten daha da acı. Kitabın orjinalinde I-330 olan karakter elimdeki baskıda E-330 olarak değiştirilmiş durumda. Ve bu karakter öyle arada görünüp kaybolan bir yan karakter de değil üstelik. Aynı şekilde ENTEGRAL adlı araç elimdeki baskıda İNTEGRAL olarak değişmişti. Bu farklılıklar kitabın kalan içeriğiyle ilgili de ister istemez şüphelenmesine sebep oluyor insanın. (elimdeki kitap Ayrıntı Yayınları - 3. Basım)

Son olarak yazarın eksiltili cümle kullanmadaki takıntısının da bazı yerlerde can sıktığını söyleyerek eleştirmek istiyorum. Böyle bir kitabı yazım olarak eleştirmek ne kadar doğru tartışılır ama benim çok gözüme battı, söylemek istedim.

Kısaca temel distopyalar arasındaki yerini sonuna kadar hak eden başarılı bir eser BİZ. Öncülüğü ve kendisinden sonra gelen distopyalara (özellikle de 1984) sağladıklarıyla ne olursa olsun 'atalığını' sonuna kadar hak ediyor.

7 yıl, 7 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

İyi kitap, güzel kitap da, dilini sevemedim arkadaş, okurken çok zorlandım cümle yapıları olsun, anlatımı olsun.

7 yıl, 6 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Biz romanı hakkındaki düşüncelerimi bir benzetmeyle açıklayabilirim sanırım.

Upuzun zinciriyle bağlanmış bir köpeğin kendini özgür zannetmesi gibi bu kitap. Son sayfalarına kadar siz de zinciri unutuyor ve gerçekten özgür olunabileceğine inanıyorsunuz. Fakat Yevgeni Zamyatin zincirin sınırlarını hepimize hatırlatmakta kararlı. Özgürlüklerimizin, boynumuza bağlı olan zincirin uzunluğu kadar olduğunu yüzümüze çarparak bitiriyor kitabı. Sanırım kitabı güzel yapan şey de bu oluyor.

7 yıl, 5 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Biz, distopya temalı Cesur Yeni Dünya, 1984 ve Fahrenheit 451 ile birlikte anılan ve hepsinden önce yazılmış, dolayısıyla hepsine ilham kaynağı olmuş bir kitap. Ama aynı zamanda bunlar arasında en az beğendiğim kitap oldu. Evet, öncü olması nedeniyle belli bir önemi var; fakat diğerlerindeki o netlik ve derinlik yok. Bu kitabın değeri daha çok bu temayı gün yüzüne çıkarması, distopya tablosunu ortaya koyması olsa gerek. Kitabın en olumsuz bulduğum yanı okurken çok zorlaması. Çünkü -zannetmiyorum ama belki de çeviridendir- karman çorman bir anlatım var önümüzde. Neyin nerede başlayıp bittiği çoğu zaman anlaşılmıyor, cümleler kopuk kopuk, betimlemeler sadece peş peşe kelimeler şeklinde vuku buluyor... Bu belirsizliği, adeta bir zihin bulanıklığını andıran tarzdaki anlatımı belki de yazar özellikle seçmiştir bilemem ama dozunun ayarlanamadığını düşünüyorum.

6 yıl, 1 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Le Guin, Huxley, Orwell gibi birçok ütopya/distopya yazarının öncülü, türünün ilk örneği bu kitap. sadece "Mülksüzler"i okuyup ukalalık yapanlara önerilmesi gerekir =)

8 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Pek çoklarınca 'gerçek 1984' olarak adlandırılan ve "distopya" denilen türün başlangıcını atan kitap. Yazarın bu kitabı aynı zamanda ülkesi Rusya'da büyük tepkiler ayratıp onun sürülmesine de neden olmuştur.

Yaklaşık yirmi-yirmi beş yıl sonra 1984'ün yazarı George Orwell, kitabını yazarken Biz'den etkilendiğini söyleyecektir.

8 yıl, 8 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

sanatın insansızlaştırılmasına bir örnek roman.İnsanın özne olmaktan çıktığı bir nesneye dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz, insanların bir isimleri bile yok, dolayısıyla bir hikayeleri de yok.

8 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

***ALMADAN ÖNCE OKUYUN ***diye Üşenmedim gittim, Ayrıntı ile İthaki'nin çevirilerini karşılaştırdım. Hangisini alayım diye düşünenlerede cevap olur niyetiyle. Gördüm ki Ayrıntı çok daha özenli bir çeviriye sahip. İthaki bazı sözcükleri çıkarmış. İthaki'yi çok sevmeme rağmen ciddi derecede büyümesinin böyle sıkıntılara sebep olduğunu düşünüyorum. Versus'a bakamadım ama tahminimce o da özen göstermiştir. içiniz rahat olsun!

7 yıl, 2 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bu kitabın ilham verdiği üç kitabı yani 1984, Cesur Yeni Dünya ve Fahrenheit 451 okuduktan sonra kendisini de okudum. Belki çeviriden, belki gerçekten üslubundan kaynaklıydı ama okurken o dünyayı yeterince iyi özümseyemedim. 1984'ü okurken bütün mizanseni kafamda oluşturabilmiştim. Sonra filmini de izlediğimde kafamdakilere çok benzeyen sahneler izledim.

Distopya çok güzel tasvir edilmiş. Kişilerin ruh halleri, yaşanılan ortam, benzetmeler, diyaloglar. Beni kitaptan tutan şey olayların geçişleri arasında akıcılığın olmayışı. Bunun dışında da bir iki eksik yön olabilir ama şimdi hatırlamıyorum. Not almam lazımdı kitabı okurken.

Dikkatimi çeken başka ama benim çok hoşuma giden şey ise Zamyetin'in matematik kuramlarını, geometriyi romanın içinde oldukça çok kullanması. Konuya hakim olduğu belli. Onun dışında tarihten, incilden alıntılar da güzeldi.

Sırf bahsettiğim üç kitabın fikir babası olması nedeniyle bile okunması gerektiğini düşünüyorum. Ama 1984, distopik bilimkurguda benim için zirvedeki yerini yine korumayı başardı.

6 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Diğer distopya örneklerine emsal oluşturmuş olduğu gerçeği keskin bir şekilde ortada.Karşı hareketlerden habersiz biri ve onu sisteme karşı olan tarafa çekmeye çalışan başka biri(kadın) teması baskın.Özellikle Orwell’in 1984’ü kurgu anlamında bir çok paralellikler taşıyor bu kitapla.Fakat dil konusunda Orwell’i daha başarılı bulduğumu söylemeliyim.Kitabın tamamına yayılmış müstehzi bir üslûp,yer yer duyguların etkisini güçlendirmek kullanılan kesik iç konuşmalar kitaba konsantre olmamı zorlaştırdı.Kurguda da yer yer açıkların bulunduğu kitapta ise hoşuma giden şey Zamyetin’in otorite ve iktidarın tanımlarını rasyonalleştirmek için(kendi eğitimine istinaden) yaptığı bilimsel ikonlu betimlemeler.Akıl almazlığı simgelemesi için kök eksi bir i kullanması gibi.Final içinse söylenecek pek bir şey yok kitap yeknesak bir macera özelliği taşımaktan uzak olduğu için final beklenenden farklı değil.

6 yıl, 2 ay önce
4 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Distopya türünün ilk örneği olması ve sonrasında gelen eserlere öncülük etmesi sebebiyle okudum ve sonuç: Kocaman bir hayal kırıklığı.

Yazara ve sevenlerine saygısızlık etmemek için, yazsam sonu gelmeyecek eksikliklerini burada belirtmeyeceğim.

Diyeceğim şu ki; eğer Orwell "1984" gibi bir başyapıtı bu romandan esinlenerek yazmışsa, bu kendisinin katıksız bir deha olduğunu gösterir. Hele Ursula K. Le Guin'in "Yazılmış en iyi bilimkurgu kitabı." demesi var ki, beni halen rafımda duran ve okumak için sabırsızlandığım "Mülksüzler" adlı eserinden şimdilik uzaklaştırdı.

Kitabın en güzel kısmı kesinlikle yine yazarın kaleminden çıkan önsöz. Zamyatin'in görüşlerinin anafikrini içeren bu harikulade 2 sayfadan, kitabın tümünden daha fazla keyif aldığımı belirtmeliyim.

Yazar keşke benzersiz hikayesini anlatırken de önsözdeki kadar başarılı olsaydı; ama değil, ne yazık ki değil.

5 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

İçinde pek olay olmayan, zihin akışına yönelik kitapları pek sevmiyorum. Beni bunaltıyor. Kitabın distopya tarzında öncü olmasına saygı duymaktan başka olumlu bir şey yazamıyorum.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

kendisi küçük ama etkisi büyük bir kitap...

6 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Çoğu distopyanın kaynağı görünen bu kitap, okuduğum çevirisi ile beni hayal kırıklığına uğrattı.
1984'ü okurken yaşadığım dehşet hissinin, Cesur Yeni Dünya ve Fahrenheit 451'in bana kattıklarının yanında bu kitap, zaman kaybından başka bir şey değildi. Çok üzgünüm bu yüzden.

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

George Orwell'ın bu kitaptan esinlenerek 1984'ü yazdığı söylenir. Ursula Le Guin gibi yazarları da etkilemiş. Demek ki güzel. Evet evet. Özgürlük azaldıkça mutluluk artar.

7 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

distopya sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.

7 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

1984, Fahrenheit 451, Cesur Yeni Dünya, Mülksüzler... Hepsinin atası olduğu anlaşılıyor okudukça. Ve, bence de en iyi bilimkurgu romanlarından biri kesinlikle.
Olay örgüsü ve konu bakımından Mülksüzler ve diğer saydığım kitaplara ilham kaynağı olmanın yanısıra, üslup olarak da oldukça hoş. Matematiksel, "bilimsel" ama yine de şairane tasvirler ile, renklerin havada uçuştuğu coşkulu bir anlatım iç içe geçmiş. İnsanı esrikliğe sürüklüyor.
Ayrıca, en güzel "devrim" tanım ve tasvirinin olduğu kitaplardan biri diyebilirim.

7 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

1984 bu kadar popülerken ona ilham veren ve distopyanın babası olan bu kitap neden bu kadar gölgelerde kalmıştır bilmem. Çeviri biraz zorluk çıkarsa da (Ayrıntı Yayınları için) harika bir kitap. Önsöz ayrıca muhteşem.

http://kitapnot.blogspot.com/2012/01/distopyalar-yaptgnz-ideal-duzeni.html

7 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Sürükleyici bir roman olduğunu söyleyemem. Biraz karışık. Kolay okunmuyor. Distopik bir roman. Dönemin Sovyet rejiminin eleştirisini yaptığı için yasaklanmış ve ilkin İngiltere'de basılmış. Mülksüzler , Cesur yeni Dünya ve 1984'e esin kaynağı olmuş antiütopya romanlarının ilki. İnsanlar numaralarla anılıyor. Totaliter bir rejim altında her şey kurallara bağlanmış, insanların her hareketi, her faaliyeti denetleniyor. Hikaye D-503 isimli kahramanın günlüğünden anlatılıyor. Bunlar en anlaşılır kısımları... Bir ara sıkılıp bırakmayı düşündüm ancak sırf bir distopya klasiği diye devam ettim.

7 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Kara ütopyanın(distopya) başlangıç romanı, totaliter sistem eleştirisi. İnsanın hayalleri olmayınca robotton farkı olur mu ?
Distopya okunması gereken bir tür, bu türdeki romanlar sırasıyla okunursa daha iyi anlaşılacağı düşüncesindeyim.

6 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

İlk distopik roman olmasının dışında okuması diğerlerine göre biraz zor olan kitaptır.Eğer okunduysa Cesur Yeni Dünya ve 1984'in bol bol Biz'den esinlendiği görülür.

6 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

George Orwell'ın 1984'ü yazarken esinlendiği kitaptır. 1920'li yıllarda bu gibi bir kitabı yazmış olması şaşılacak bir şeydir.

6 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Çokça belirtildiği üzere distopyaların atası. Kendi türünü başlatan eser olması ve sanayileşmenin sonucunu taa o zamanlardan görebilmesi saygı uyandırıcı. Totaliter rejim eleştirisi de keza. Gelgelelim matematiksel dilini sevemedim. Teknolojik açıdan uzay çağı tadında bir atmosferde geçmesi de bilimkurgu yanının ağır basmasına yol açmış. Bu yüzden distopik eserler arasında hedefi en 12'den vuran, çağımıza en yakın tahminleri öngören Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (George Orwell) bence.

5 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Karmaşık bir anlatımı var, yoğun bir içeriği yok.Yazarın ileri görüşlülüğü ise çok etkileyici. Öncülük ettiği yazarların kitapları da düşünülerek okunmalı.

4 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Diskopya eser akımını başlatan ve bu tarzda kitap yazan birçok yazara ilham kaynağı olan yazarın bu kitabı yazıldığı dönem Rusya'da yayınlanmaş olup 40 yıl sonra Gorbaçovun açıklık politikası kapsamında yayınlanmasına izin verilmistir.Kitapta bişey anlayışının olmadığı BİZ kavramı etkisinde yaşanılan hiçbir fiziksel, duygusal ve kişisel duygu, insanların ya yer verilmediği insanların isimlerinin olmadığı sayılarla ifade edildiği, herşeyin ortada ve devletın istediği şekilde yaşandığı bir sistem..Anlatım yönünden matematik ve geometri üzerinden gidilmiş olması nedeniyle akıcı değil ama tarz olarak bir başyapıt olması nedeniyle okunabilir ,

Kitaptan altını çizdiklerim:

- Dilin hızı herzaman düşüncenin hızından daha yavaş olmalıdır.
- Dünyayı açlık ve sevgi yönetir .
- Orjinal olmak diğerinden farklı olmak dolayısıyla eşitliği bozmaktır

5 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

1984 e ilham vermiş olan bir kitap olduğu için uzun zaman merak ettim.Kısmet bugüne bitirmekmiş.Şunu söyleyebilirim ki kitabın ilk başları 1984 ü yazmaya yetmiş diyebilirim.Çok akıcı başlamasına rağmen ilerleyen bölümlerde her şey bir birine karıştı sanki.Karşı ütopya olarak çok başarılı bulmadım ancak önemli yapıtlara ilham verdiğinden dolayı okunması gerektiğini düşünüyorum.

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

http://kronikokur.blogspot.com.tr/2015/01/biz.html

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Distopyaların şahı.(neden? çünkü bir çok distopyaya konu olmuştur.)
Baştan sona totatiler bir rejimin nasıl olduğunu anlatmıştır.Devamında spoiler vardır;

*İsminiz yoktur. Alfabetik ve rakamsal numaralarınız vardır.D-530 gibi.Zaten günlük şeklinde yazmıştır ve hiç tanımadığı okurlarına hitap etmektedir.Bu yüzden sizi de içerisine katıyor kitabın.

*Evleriniz saydamdır sadece cinsel yaşantınız gizlilik içerisinde saklanır. Hem zaten saklanacak bir şeyiniz yoksa duvarların perdelerin ne anlamı vardır?(Herkes her an görülebilir). Seks devlet tekelindedir. Devlet size pembe biletler verir. Kiminle sevişeceğinize(saatine kadar) devlet karar verir.

*Ben yoktur biz vardır.

*Hayal kurmak,rüya görmek hastalıktır.Kesinlikle tedavi edilmesi gerektir.

*Tanrılar yok edilmiş.Ruh kelimesi yasaktır.Saçmalıktır.

Eh her yasak kendi isyancısını da yaratır şiarıyla isyancıları da konu ediniyor.
Çeviriden kaynaklı olabilir ama sakin bir ortamda okunulmalı kitaptan koparsanız geri dönüş yapmak zorunda kalırsınız.

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Hımmm oldukça ilginç bir deneyimdi. Yer yer zamanın sosvey rejiminin izlerini görmek hiç şaşırtıcı değildi. Hatta böyle bir rejimde yetişmiş bir insanın kafasında böyle bir hikayenin oluşması çok doğal bir dürtü gibi geliyor insana.

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İki yüz yıl savaşları sonunda Dünya tek bir devlet şekline gelmiştir. Devletin adıda zaten "Tek Devlet"tir. İnsanların ismi bile yoktur herkese bir harf ve numara verilmiştir. Her şey bir kurala bağlıdır: Bir lokmaya ne kadar çiğneyeceğin, ne kadar uyuyuyacağın, kiminle hangi günlerde seks yapacağın gibi. Benlik kavramı yoktur. Bizlik vardır. Koskoca dünya bir olmuştur. İnsanlar kendi deyimleriyle mutludur.

Tek Devlet İntegral isimli bir roket tasarlamıştır. Bu roket uzaya gönderilecek ve başka yaşam formları bulacak ve onlara da mutluluğu! tattıracaktır. İntegralin baş mühendisi D-530'ada bir günlük görevi verilmiştir. Yazdıkları İntegral roketine koyulacak ve uzaya postalacaktır. Elinizde tuttuğumuz kitap işte bu günlüktür.

Kişisel yorumuma gelirsek kitabın dile ağırdı ve bence çeviride de hata vardı. Aham şaham bir kitap değildi. Ancak verdiği mesajlar güzeldi. Bu kadar popüler olmasının nedeni distopya edebiyatının ilk örneği olduğu sanılması bence. Ancak Biz 1924 yılında yayınlamıştır. 1908 yılında yayınlanan Demir Ökçe distopya edebiyatının asıl öncüsüdür.

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

cashkulle adli üyenin yorumuna harfiyen katılıyorum.

Kitabı bitse de gitsek diyerek okudum. Resmen iskence çektim. Dünyanın övgüsü ve kitabın türündeki önemine binaen birakmak da istemedim.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Açıkçası bu kadar beğenilen bir kitaba olumsuz yorum yapmak içimden gelmese de çevirilerdeki hatalar, yazım yanlışları ve yazarın karmaşık anlatımı okumayı oldukça güçleştiriyor. Türün diğer kitapları çok daha iyi.

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Ayn Rand, George Orwell, Aldous Huxley gibi yazarlara ilham olmuş bu adamı ve kitabını okumadan geçseydim eşeklik ederdim...

D-503'ü çok iyi anlıyorum...
Ve Zamyatin'in hayal gücüne hayran oldum...

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

http://moonlightcat13.blogspot.com/2016/06/biz-yevgeni-zamyatin-bahar-okuma.html

3 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

1984 ve Cesur Yeni Dünya kitaplarına ilham olmuş bir başyapıt.

3 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bir distopya harikası..

3 yıl, 2 ay önce


Baskı Bilgileri

Ciltsiz, 250 sayfa
Aralık2012 tarihinde, İthaki Yayınevi tarafından yayınlandı


ISBN
9786053751991
Dil
Türkiye Türkçesi

Diğer baskılar


Etiketler: roman (çeviri)

Kitabın Geçtiği Listeler


Benzer Kitaplar

Şu An Okuyanlar

Squidward Gilderoy nedevler 2ucubokludegnek tnetennba dr.rieux Fly kitapsevinci srpsyl fifot sevda123 ylcbircan
12 kişi

Okumuşlar

kbaytar Hawkstone Medes freedomvforever Zuhalay freebird55 melzöçakmak feredan seretan efendi zibidi opteron Selin Esen Duyguadako Murat G. kimse D-503 TheWalkingIdeas zmüh garipcahil omernacidemir sacredblame emili blueman nane bob İlknur Burcu Keser gululucan asabibakire fabuleux BURCU BİLİR Şah-Rû setenayk erol özcan Fırtınakıran Abidin Dandini theonewithrumor AliOnurSayar schrödinger's cat bleak
276 kişi

Okumak İsteyenler

Pillibebek smtrkl_ divisible eceyurtacan kitapyiyici pialaylay Aranel Beatnikyan ogoznuguruguslugu pinarhande bayankraker Libertylll waterlilly76 kirmizisin Aslındabirkonuvar eyldz otoregresif RüzgarSaçlıKız bruce parkus okumassamolmaz Kvothee Aristokrat sedeff dilsizmütercim act ezop mert10der cansu_yildiz aynur aslanova SummertimeSadness La Liseuse Orege ronya atalante mervesurek alengin sonkitapbükücü pi mervevrem sartre
199 kişi

Takas Verenler

FilizK EasyTiger
2 kişi
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski