Altın Işık

Siyaset ve düşünce adamlığının yanında halkbilim araştırmacısı olan Ziya Gökalpin halk masalları, destanları ve öykülerinin bir bölümünü derleyerek oluşturduğu Altın Işık, ilk kez 1923 yılında yayımlanmıştır. Türkçeyi sade ve güzel kullanan Ziya Gökalpin asıl hedefi milli edebiyatın temellerini atmaktır. Ziya Gökalp, sonraki kuşaklar için tarih bilinci oluşturmak ve Türk kültürünü sevdirmek için hazırladığı bu eserde, çocuklara çalışkanlığı ve dürüstlüğü, sabrın önemini, hoşgörünün insanın en güzel erdemlerinden biri olduğunu anlatıyor.

******

Ziya Gökalp (1876-1924) Türk Milliyetçiliği tarihinde en önemli yere sahip olan kişilerin başında Ziya Gökalp gelir. Denilebilir ki, Türkçülüğün teorisyenidir. Sosyolojik makaleleri, gençlere heyecan aşılayan sade dille yazılmış şiirleri ve Türk Milliyetçiliği ideolojini bir sistem haline getirerek devlet yönetimini etkileyişi ile Türkçülüğe çok büyük hizmetler yapmıştır. Milleti için hapislere girmiş, sürgünlerde çile çekmiş ama Türkçülük yolundan asla vaz geçmemiştir. Mili Mücadelenin kazanılması ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulması sırasında atılan temellerde Gökalp fikriyatı en değerli rehber olarak kullanılmıştır. Nitekim Atatürk Ziya Gökalpin bu hizmetlerinin layık olduğu şekilde açıklanabilmesi için şu veciz cümleyi sarfetmiştir: Etimin ve kemiğimin babası Ali Rıza Efendi ise, fikrimin babası Ziya Gökalptir. (Arka Kapak)

************

Çocuklar için en güzel masal.

************

"Burada sevinç yok, dert çok, keder çok; İsterim bir altın yurda varayım,
Talihim arayıp bulmadı beni Bari ben gezeyim, onu arayım.
Diyorlar, herkesin nasibi varmış,"


************

Altın Işıkta kahramanlık, aşk, şefkat, vatanperverlik ve sevgi gibi duygular yüceltilirken ihanet, gammazlık, yalan, korkaklık ve menfaat düşkünlüğü gibi kötü huylar ise aşağılanmaktadır. Dolayısıyla eser, bir bakıma bir terbiye kitabı hüviyetindedir.

************

Altın Işık, düşünce adamı olmasınn yanı sıra verimli bir halkbilim araştırmacısı da olan Ziya Gökalp ın Türk masallarının, halk öykülerinin ve destanlarının bir bölümünü, nazım ya da düzsöz olarak yeniden yazdığı kitabıdır. Kitaptaki oniki metinden yedisi manzum(bunların ikisi, Dede Korkut Hikayeleri nden alınmıştır), dördü düzsöz ve biri sahne oyunu biçimindedir. Gökalp ın halk yazınına yönelmesinin nedeni, onun ulusal Türk düşüncesini yeniden kurmanın, ancak halk yazınının dil ve anlatım özelliklerini belirlemekle mümkün olacağı düşüncesidir. Altın Işık: Gökalp ın kalemiyle halk yazısından damlalar.

************

Ziya Gökalp, Altın Işık kitabında topladığı halk masallarında, çocuklara iyi bir karakter aşılamaya çalışır. Edebiyatı bir eğitim aracı olarak gördüğü için, çocuklara Türk kültürünün küçük yaşlarda verilmesi gerektiğini savunur.Tembel Ahmet ile Küçük Şehzadede çalışkanlık ve dürüstlüğün önemini; Keloğlan ile Kuğularda eninde sonunda haklı olanın kazanacağını vurgular. Pekmezci Annede sabrın; Keşiş; Ne Gördün? de iyi kalpliliğin yararlarını anlatır. Aslan Basatta Oğuz ilinin Tepegözden kurtulması ile Kurtuluş Savaşı; Aslan Basatın kahramanlığı ile de Türk kahramanları ve Atatürk arasında ilişki kurar.Ziya Gökalp, yazdığı bu masallarla hem kültürel kaynakların nasıl değerlendirilebileceğini gösterir hem de çocukların ulusal kültür değerleriyle nasıl yetiştirilmesi gerektiğini ortaya koyar.

************

Manzum ve mensur hikâyelerin bir araya geldiği Altın Işıkta, Ziya Gökalpin babaannesinden dinlediği masallar vardır. Doğruluk, dürüstlük gibi değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılması, aile bağlarının korunması, kötülere boyun eğilmemesi gibi erdemlere yapılan vurgu, kitabın hemen her sayfasında derinden hissedilir.Altın Işık, Türkiye Cumhuriyetinin kurucu ideolojisini oluşturan fikir adamlarından biri olan Ziya Gökalpin halk edebiyatına yöneliş biçimini göstermesi açısından da dikkatle incelenmesi gereken bir çalışmadır.

Siyaset ve düşünce adamlığının yanında halkbilim araştırmacısı olan Ziya Gökalpin halk masalları, destanları ve öykülerinin bir bölümünü derleyerek oluşturduğu Altın Işık, ilk kez 1923 yılında yayımlanmıştır. Türkçeyi sade ve güzel kullanan Ziya Gökalpin asıl hedefi milli edebiyatın temellerini atmaktır. Ziya Gökalp, sonraki kuşaklar için tarih bilinci oluşturmak ve Türk kültürünü sevdirmek için hazırladığı bu eserde, çocuklara çalışkanlığı ve dürüstlüğü, sabrın önemini, hoşgörünün insanın en güzel erdemlerinden biri olduğunu anlatıyor.

******

Ziya Gökalp (1876-1924) Türk Milliyetçiliği tarihinde en önemli yere sahip olan kişilerin başında Ziya Gökalp gelir. Denilebilir ki, Türkçülüğün teorisyenidir. Sosyolojik makaleleri, gençlere heyecan aşılayan sade dille yazılmış şiirleri ve Türk Milliyetçiliği ideolojini bir sistem haline getirerek devlet yönetimini etkileyişi ile Türkçülüğe çok büyük hizmetler yapmıştır. Milleti için hapislere girmiş, sürgünlerde çile çekmiş ama Türkçülük yolundan asla vaz geçmemiştir. Mili Mücadelenin kazanılması ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulması sırasında atılan temellerde Gökalp fikriyatı en değerli rehber olarak kullanılmıştır. Nitekim Atatürk Ziya Gökalpin bu hizmetlerinin layık olduğu şekilde açıklanabilmesi için şu veciz cümleyi sarfetmiştir: Etimin ve kemiğimin babası Ali Rıza Efendi ise, fikrimin babası Ziya Gökalptir. (Arka Kapak)

************

Çocuklar için en güzel masal.

************

"Burada sevinç y... tümünü göster


Değerlendirmeler

değerlendirme
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

çok güzel bir kitapp...

7 yıl, 1 ay önce

Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski