Kanbağı - (Bloodlines, #1)
Sydney'in en son isteyeceği şey, vampirlerle arkadaşlık etmekle suçlanmak. Ve şimdi bir vampirle aynı odada! "Sydney'e yeniden dövme yap," dedi Stanton kararlı bir sesle. "Zoe konusunda kararımız belli değil, ona şimdiden dövme yapmayalım." Gözlerim kardeşimin lekesiz ve solgun yanaklarına kaydı. Evet. Orada bir zambak olmadıkça özgürdü. Dövme teninize bir kez işlendi mi, dönüşü yoktu. Artık Simyacılara aitsiniz demekti . "Benzersiz ve baş döndürücü... Okurlar uzun süre bu serinin etkisinden kurtulamayacak." -VOYA "Büyüleyici..." -Booklist "Kesinlikle müthiş..." -SLJ "Alacakaranlık'ın tahtının şüphesiz varisi." -The Daily Beast
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Yaklaşık iki yıl önce okumaya çalıştığım; ama Vampir Akademisi Serisi'ni üst üste hunharca bitirdikten ve Rose'la birlikte bu dünyayı o kadar benimsedikten sonra o zamanlar Sydney'ye alışamayarak rafa kaldırdığım kitabı şimdi büyük bir memnuniyetle okumuş, hatta fangirllüğüne başlamış durumdayım. Sydney'yi kasıntı bir tip mi bulmuştum? Evet, evet; ama şimdi onun o ciddi yanaklarını sıkmak istiyorum ^-^. Klasik her kitapta görebileceğiniz 18 yaşındaki bir kızdan çok çok farklı. Yaşasın 18 yaşında ama mantıklı kızlar klübü :) Bir dampirin gözünden baktığımız o dünyaya şimdi bir simyacının gözünden bakıyoruz ve sorunlar sandığımız gibi Son Fedakarlık'ta bitmemiş bulunmakta. Ve yeni bir aşk filizlenmek üzere, cidden ben de Adrian'a üzülmüş olsam da o kadar kafaya takmamıştım ama; şimdi la di da hi hi hi hiiiğ Yani şuna da bir bakın; •Aiden •Aaron •Adrian Bunların arasında sizce de bir ahenk yok mu? *-* :D Richelle Mead'in kurgulama yönünün oldukça sağlam olduğunu düşünüyorum. Aslında J. L. Armentrout gibi bu kadının da daha bir sürü serisi var; ama Artemis, DEX gibi sömürmeyi becerememiş. Her neyse, fantastik severler için kesinlikle önerilebilecek seriler - Hem Vampir Akademisi hem de Kanbağı. Belki biraz daha gençlere hitap ediyordur, orasını tam bilmiyorum, değişir. Ama benim gibi doğru zamanı tutturabilirseniz, siz de neden sevmeyesiniz? :) Bol kanlı günler efenim 👹
Geçiş kitabı gibiydi karakterlere alışmamızı sağlamak için her şey uzun uzun anlatılmış gerçi neredeyse hepsini VA'dan tanıyoruz ama yinede iyi olmuş. Okurken azcık sıkıldım çok fazla olay olmadı sonlara doğru hareketlilik kazandı ama asıl olaylar ikinci kitaba bırakılmış sanırım. Adrian ve Sidney'i sevdim hatta Dimitri ve Rose'u sollayacak o potansiyeli gördüm diyebilirim :D Keith! bu çocuğa sinir oldum pis tek göz! balık baştan kokarmış sözü cuk diye oturdu üstüne. Ara ara Jill'in ergen tavırlarıda beni sıkmadı değil ama sonlara doğru gözüme girdi. Ve kitabın sonundaki o kişinin ya da kişilerin gelmesi benim direk 2.kitaba başlama sebebim oldu elli ki diğer kitapta hem güleceğiz hem de sinirleneceğiz :)) Peki Adrian'ın o 'narin elleriyle' temizlik yapmasına ne diyorsunuz :) "Kokuyu alıyor musun?" "Çam kokusu mu bu" "Tam üstüne bastın. Çam kokulu temizleyici, temizlik yaptım yani!" "Yerleri ve tezgahı sildim." şaşırmıştan çok afallamış gibi bakmış olmalıyım ki hemen ekledi "Dizlerimin üstüne bile çöktüm." :D
"Ah Adrian!" diyerek başlıyorum yorumuma.Ne kadar özlemişim şu Moroi'u.O ıstırap çekerken bende az çekmedim,adeta bütün olduk biz Adrian'ımla.. Vampir Akademisi'nin son kısmında bitirmişti beni Rose.Zaten tahmin ediyordum ama yerle bir etti Adrian'ımı.Tamam,sevmiyordu ama ümit vermeyecekti.Tabi bazı yerlerde kendine göre haklı ama hiç o konulara girmeyelim zira 6 kitaplık bir seri yorumuna başlayıp kafanızı şişiririm Hehehe Kitabımız Sidney Sage'in ağzından ele alınmış.Doğruyu söylemek gerekirse hiç başlamak istemiyordum bu seriye.Sidney nedense pek ilgimi çekememişti ama iyi ki de okumaya başlamışım diyorum.Yeniden Richelle Mead'ın kalemini okumak çok zevkli. Kitabın başları biraz monotondu doğruya doğru.Ama sonu çok aksiyon yüklüydü.Romantik denecek yerler pek azdı ama olsun.Hele Adrian'ın Sidney'nin gözlerinin rengine dikkat edecek şekilde bakışmaları felan çok güzeldi.Bu yüzden ikinci kitabı iple çekiyorum.Düşünün halimi.. :D Kitabın konusundan bahsetmek gerekirse şöyle söyleyeyim; Moroi Sarayı'na bir suikast oluyor ve hedef tahttan Lisa'yı indirmek.Bunun için iki yol var:Lisa'yı öldürmek ya da Lisa'nın ailesinden geriye kalanları öldürmek.VA'yı okuyan bilir,kraliçe olmak için bir moroi'un en az bir aile bireyi yaşıyor olmak zorunda.Bu suikastta da Jill yani Lisa'nın kardeşi namlunun ucundaydı.Bu noktada sonra bu suilast olayına pek girmeyeceğim zira yanlışlıkla spoiler vermeyi istemem.Neyse,Jill doğal olarak bu olaydan sonra saraydan uzaklaştırılır ve Palm Springs denen çölün ortasında bir şehre yollanır.Tabi koruma da olmazsa olmaz.Bu yüzden yanına bir dampir(Eddie Castile), bir moroi (Adrian Ivashkov) ve bir de Simyacı yollanır.Bu simyacı ilk başta Zoe yani Sidney'in kardeşi diye belirlenmiş ama Sidney sırf kardeşinin güvenliği için bahaneler bulur ve kendi gider.Ama Zoe yanlış anlar,ablasına kızar falan filan.Görüyorsunuz Sidney'in durumu hiç iç açıcı değil.Bunun üstüne babasından küçüklükten beri baskı görmüştür ve kendi tabiriyle 'Dünyada en nefret ettiği kişi' olan Keith gelir ve aynı görevde olduğunu açıklar.Sidney daha yola çıkmadan anlar çok zor geçeceğini ve öyle de olur ki Keith bir uğraşmadandurmadı beni bile sinir etti Sinirden Ölüyorum. . Böyle de aksilikler devam ederrr gideeerr... Neyse okuyun da devamını öğrenin derim :) Bu arada Sidney de gözüme girdi.Atlamışım güzelim kızcağazı. Hehehe Yakışıyolarda birbirlerine değil mi Adrian'la? Bir an önce yakınlaşmalarını diler,yorumumu kısa tutar ve bayramınızı kutlarım.:)
Şüphesiz bu yıl okuduğum en iyi kitaptı. Vampir kitapları artık sıkmaya başladı derken bu kitap çarptı gözüme. Başlamalımıyım diye düşündüm araştırdım baya. Konusunu da ilgi çekici bulduktan sonra dayanamadım okumaya başladım. İyi ki okumuşum dedim bitirdiğimde. Vampir Akademisinden kesinlikle daha akıcı daha farklı. Özellikle Adrian'ın bu kitapta baskın olması iyi olmuş. Sanırım Richelle Mead Adrian'ın Vampir Akademisinden mutsuz ayrılmasına dayanamamış. Onun için daha farklı aşklar, heyecanlar, konular hazırlamış ve tabi ki aynı şey Sydney içinde öyle olmuş :) Konu bakımından da baya iyi. Sydney ve Adrian arasındaki konuşmalar çok komikti. İlerde neler olacağını merak ediyor insan. Kitap genel olarak çok iyiydi. Sıkıldığım bi yer olduğunu hatırlamıyorum bile. Okumak için tereddütte kalanlara -benim gibi- şiddetle tavsiye ediyorum.
http://kitaptutkum.blogspot.com.tr/2014/05/bloodlines-1-kanbag-richelle-mead.html Kitapta en hoşuma giden şey VA serisinde geçen bazı olaylara yazarın kısa kısa değinmesiydi. Hatırlatma amaçlı bir ya da iki cümle kullanılmıştı. Uzun uzun anlatıp okuyucuyu sıkmaktansa bu tarz bir anlatım daha iyi olmuştu.
Muhteşem bir kitap ama Sydney bazen çooooook kalın kafalı olabiliyor.Sosyal zeka sıfır :D
dehşetti!!!!!!!! <3
219. sayfadayım ve henüz HİÇBİR ŞEY olmadı diyebilirim. Bir Vampir Akademisi değil ne yazık ki.
adrian ahh canım benim ya <3 mükemmel bi seri başka bi şey diyemem :D
çok güzel ya.
Benzer Kitaplar
Altın Zambak - (Bloodlines, #2)

Tutku (Düşüş, #3)

Mavi Büyü - (Bloodlines, #3)

Azap (Düşüş, #2)

Serseri (Dönüşüm Serisi, #1)

Mezarla Randevu (Gece Avcısı, #1)

Düşmüş Melekler Şehri (Ölümcül Oyuncaklar, #4)

Mekanik Melek (Cehennem Makineleri, #1)

Mefisto (The Mephisto Covenant #1)

Mekanik Prens (Cehennem Makineleri, #2)


