Sisli Dağların Ötesinde (Highlander, #1)
Ona sahip olmak için her şeyini, hatta ruhunu vermeye hazırdı… Baştan çıkarıcı bir İskoç lordu… O, savaş meydanındaki ve yatak odasındaki meziyetlerinden dolayı bütün krallıkta Hawk olarak bilinirdi. Hiçbir kadın onun dokunuşuna karşı koyamazdı ama içlerinden biri bile onun kalbine ulaşamamıştı – ta ki intikam peşindeki bir peri tarafından günümüz Seattle’ından Ortaçağ’ın İskoçya’sına getirilen Adrienne de Simone’a kadar. Ait olmadığı bir yüzyıla hapsolan, fazlasıyla cesur, çok konuşan bu kadın bir 16. yüzyıl çapkını için gerçek bir sınavdı. Hawk ile evliliğe zorlanan Adrienne, onu kendisinden uzak tutacağına yemin etmişti ancak yakışıklı lordun tatlı baştan çıkarışı yeminini bozmasına sebep olacaktı. Zamanda tutsak olmuş bir yabancı… Adrienne’in kusursuz dudaklarında zampara lord için kusursuz bir ‘hayır’ cevabı vardı ama Hawk, ona adını tutkuyla söyleteceğine ve onu arzuyla yalvartacağına dair ant içmişti. Ne farklı zamanlardan gelmeleri ne de aralarındaki mesafe onun aşkını kazanmasına mani olacaktı. Adrienne tutkulu kalbinin telkinlerine uymak konusunda tereddüt etse de tüm çekinceleri Hawk’ın kararlılığı karşısında eriyip gidecekti…
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
https://illekitap.blogspot.com/2020/04/karen-marie-moning-sisli-daglarn.html Karşınıza bu sefer yine bir İskoç kitabıyla çıktım. Ama bu seferki çok sevilen bir yazar olan Karen Marie Moning'in kitabı :) Bu kitap serisi bana inanılmaz derecede tavsiye edildi, elimde olmasına rağmen okumayı hep erteliyordum ama aşırı ısrar edilince - itiraf ediyorum mahalle baskısı gördüm - okuyayım dedim. İyi ki okumuşum, şimdiye kadar neden okumamışım bilemiyorum. Kitabın, aslında türü hem historical romans hem time travel hem de fantastik dokunuşlarının harmanlanmasıydı. Yani kitapta yok yok :D Öncelikle, yazarın kurgu yeteneğini sevdiğimi söylemeliyim. Akıcı, merak uyandırıcı, aşk dolu ve ihtiraslıydı :) Sıkmadı, burası olmasaydı olurdu demedim, sonu nasıl olacak acaba diyerek de okudum. Çünkü time travel kurgusunda hep bir ayrılık teması olur ama buradaki buluşma da çoook güzeldi. Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; klanının iyiliği, refahı için on beş yıldır Kral James'in her istediğini yapan Hawk, artık görevinin süresinin bitmesine üç gün kala Kral'ın son hamlesiyle ömrü boyunca hayalini kurduğu hayata veda etmesine ramak kalmıştır. Kral James'in Hawk'tan intikam almak için verdiği bütün görevlerin sonunda, son vuruşu yapıp Deli Janet ile evlenmesini ister. Hawk'ın mutlu evlilik hayatı, çocuk sahibi olma hayalleri bu şekilde baltalandığında asıl aşkın kapısının açıldığını tahmin edemeden kendini istemediği bir evliliğe hazırlarken doğa üstü güçlerin hayatına dokunuş yapacağını tahmin etmiyordu. Hawk'ın efsanevi yetenekleri Periler dünyasına ulaşmış ve Peri Kraliçesi hem kralını hem de soytarısını kıskandırmak için Hawk'ın yeteneklerinden ihtirasla bahsetmesi sonucunda Kral ve Soytarı Adam bir oyuna başvurur ve kalbi yakışıklı erkeklerden yanmış olan bir kadını Hawk'ın karşısına çıkaracaklardır ve Hawk'a bolca hayır demesini sağlayacaklardır. Bu sefer kalbi kırılan Hawk olacaktır. Soytarı tam istediği gibi bir kadın bulur. Adrienne… yirminci yüzyılda kendi yaşamından kalbi kırılmış, fazlasıyla yaralanmış ve genel olarak erkeklere özellikle yakışıklı olanlara güvenini kaybetmiş olan Adrienne, kendini bir anda 1500'lerin İskoçya'sında bulur. Hem de düğün arifesinde ölen bir kadının yerini alacaktır. Deli Janet'in… Hawk, Adrienne ile evlenirken hayatının aşkını bulduğunu fark etmesine rağmen bolca aldığı hayırların sonunda aşkını elde edecek mi? Adrienne, gelecekten geldiğini kanıtlayabilecek mi? Soytarı, Hawk'tan intikamını alabilecek mi? Bütün bunların yanında aşk kazanabilecek mi bunları okuyoruz. Kitabın en güzel taraflarından biri, Hawk'ın duygularını saklamaması, anlaması, devamlı bıkmadan usanmadan kadının peşine gitmesi çok güzeldi. Bütün bunların yanında da Adrienne'in güçlü duruşu, korkmadan verdiği cevapları çok güzeldi. Böyle kitaplarda güçlü kadın karakterleri okumayı severim. Kitapta Hawk'ın Adrienne'in sadakatini kazanmak için yaptıkları, Soytarı'nın atılımları, her iki adamında Adrienne için çırpınması çok eğlenceliydi. Tabi Soytarı bir peri olduğundan - bu arada kendini Adam diye tanıtıyordu - özel yeteneklerini kullanması adil savaşmadığını söylemeliyim ama tabi aşık bir kadının yüreği, sevdiği adamı tanır ;) Hawk'ın savaşçı, ihtiraslı adam görünüşünün ardındaki o anlayışlı, sevecen, flörtöz halleri, hayalleri için bebek odasında yaptıkları falan çok tatlıydı. Zaman yolculuğu detaylarını sevdim, hatta kitabın sonundaki o ayrılığı, sonrasında Hawk'ın sevdiği kadını geri getirebilmek için çırpınması falan çok güzel kurgulanmıştı. Hatta Soytarı Adam ile Hawk'ın son sahnelerinde Peri Kraliçesi'nin de devreye karışması çok eğlenceliydi. Yazarı ayrıca tebrik ediyorum, normal bambaşka türleri oluşturan kategorileri tek bir kurguda böylesine güzel bir araya getirmesi çok iyiydi. Ben bu konuda tam olarak tatmin oldum diyebilirim. Bu kurguya bu olmasaydı, öyle yazılmasaydı burada şu eksikti falan diyebileceğim hiçbir şey yoktu. Ben çok sevdim, serinin diğer kitaplarına başlayacağım. Zaten yayınlanan üç kitabı var serinin üçünü de peş peşe okuyacağım :) Umarım Epsilon diğer kitapları da çevirir de yazarın kitaplarını doyasıya okuruz. En azından seriyi bitiririz.
Masalsı bir şekilde anlatılmış masalsı varlıkların ve doğa üstü güçlerin olduğu bir kitaptan güzel bir aşk okudum tavsiye edilir ben sevdim 🥰
Fantastik kitaplar en sevdiğim türlerden biridir. Bir de tarihi aşk romanlarıyla birleşince tadından yenmiyor. Konusundan bahsedecek olursam, perilerin, ki bahsettiğim periler öyle tatlı değil de daha ölümcül ve daha şehvetli, ölümlü bir adamdan intikam almak için gelecekten bir kadını geçmişe getirmelerini konu alıyor. Bir anda kendini Hawk'ın gelini Janet'in yerinde bulan Adrianne, New Orleans'da büyümenin de etkisiyle neler oluyor düşüncesi yerine ne yapacağım, buradan nasıl kurtulacağım sorularıyla hareket ediyor. Hawk ise, kendisine ilk defa hayır cevabı veren ve her seferinde reddeden bir kadınla karşılaşınca, ondan etkilenmemesi çok da zor olmuyor. Sisli Dağların Ötesinde, uzun zamandır okumayı beklediğim bir kitaptı. Beklediğime değdiği gibi, bazı noktalardaki eksiklikleri belirtmeden geçemeyeceğim. Öncelikle çeviriden mi kaynaklı yazarın dilinden mi bilmiyorum ama ilk başlarda, bazı kısımlarda anlam karmaşası yaşadım. Olaylara pek giremedim. Yavaş yavaş okunması gereken bir kitap birden hızlı giderseniz karışıyor bazı şeyler.İkinci olarak konuşmalar sırasında bazı yerlerde tırnak işareti kullanılmamış normal bir paragraf gibi yazılmış. Bu da düzeltilmesi gereken bir hata. Saydıklarım dışında, yine de şans verilmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum, kitabın ayrı bir büyüsü var çünkü. Serinin devam kitaplarında aynı şeylerle karşılaşmam umarım.
ben bu yazar ne yazsa okurum.
1. Beyond the Highland Mist (1999) Sisli Dağların Ötesinde 2. To Tame a Highland Warrior (1999) Yenilmez Savaşçı 3. The Highlander's Touch (2000) İskoçyalının Dokunuşu
Karen Marie Monıng bu kadının bütün kitaplarını okudum ve bir tanesinde bile içime sinmeyen olmadı. Aksine hepsi içime işledi ve bu kitapta onlardan birisi gerçekten harika..
Benzer Kitaplar

İskoçyalı'nın Kollarında (The McCabe Trilogy, #1)

Arzuların Esiri (Immortals After Dark, #2)

Aşkın Kollarında (American Heiresses, #2)

Gece Yarısı Çığlığı (Gece Yarısı Nesli, #4)

Arzunun Efendisi (Brotherhood of the Sword/MacAllister #1)

Bana Bir Aşk Borçlusun (Lone Star Sisters #1)

Beni Aşka İnandır (American Heiresses, #1)

Sır Gibi Sakladım (Hellions of Halstead Hall, #3)

Kızıl Öpücük (Gece Yarısı Nesli, #2)

Gece Yarısı Tuzağı (Gece Yarısı Nesli, #5)

