Hayata devam
Okur profili

Hayata devam

Puanları ve değerlendirmeleri

Tümünü gör
Onuncu Armağan

Onuncu Armağan

Onuncu Armağan

10/10

Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biriydi.Yazarın anlatımı betimlemeleri yaşıyormuşçasına hissettiriyordu! Yazarın anlatımını bu kadar güzel kılan diğer unsurda çevirmen Tuğba Şabanoğlu’nu ayrıca takdir etmek gerek:)Tek bir anlatım yada çeviri hatası var, o da 118.sayfa nın ilk paragrafında ki ''sessiz sinema'' tanımlaması...1625 de sinema varmıydı ki sessizi olsun;) Tartışmaları kitabı okumadan okumak alışkanlığım değildir fakat henüz okumamış olanlara bu kitabı spolier vermeden yazmaya çalışacağım… İki ana karakterimiz var birisi şimdiki zamanda yaşayan Julıa Lovat diğeri ise 1625 de yaşayan (C)atherine (A)nne (T)regenna yani kısaca Cat. Julıa’nın 7 yıldır berber olduğu gizli beraberlik yaşadığı(üniversiteden arkadaşı Anna’nın kocası) sevgilisi Michael ayrılık hediyesi olarak Julıa’ya bir kitap verir Julıa nakış işleri ile uğraştığı için verdiği kitap‘’Nakışçı Kadının İhtişamı’’dır.Michael ‘in yanında 2 paket olduğundan karışıklık olur ve yanlışlıkla ona orijinal yazmayı verir ve daha sonra geri almak için peşine düşer.Julıa yazmayı okudukça meraklanır çünkü bu sadece Cat’in nakış modellerini değil günlüğünü de içerir…Defteri Cat’e veren kuzeni Robert’tir, Cat Cornwall ‘de yaşayan bir hanımın oda hizmetçisidir hanımı ona yazmayı öğretmiştir o da hanımı gibi bu defteri aynı zamanda günlük gibi kullanmak ister.Oldukça güzel ve gösterişli olan Cat tepkiler almaya başladığı için hanımı ve beyi , kuzeni Robert ile evlendirmeye karar verirler oysaki Cat sıkıcı bulduğu kuzeni ile evlenmek istememekte oradan uzaklaşmak için planlar yapmaktadır. Salisbury Kontesinin sipariş ettiği mihrap örtüsüne yoğunlaşır kendine özgü çizim ve nakış yaparak dikkat çekmek ve bu sayede Londra’ya gidebilmeyi düşünmektedir. Bir Pazar ayini sırasında Türk olduğu söylenen fakat aslında (araştırma notum;);Osmanlı IV.Murad zamanı) Fas/Salle korsanlar kiliseyi basarak orada ki herkesi kaçırırlar içlerinde Cat de vardır dehşet bir yolculuk başlar…Geminin reisi El-Endülüs adlı korsan denizde karşılaştıkları İspanyollarla yaptıkları çatışmadan sonra çatışmada ölen cerrahın yerine Cat’i yaralarını dikmesi için kamarasına alır Sallee ‘ye varan kadar da Cat reisin kamarasında kalır. Julıa bu arada kuzeni ve okul arkadaşı Alison’dan kötü haber alır,Alison’un dışa dönük neşeli kocası Andrew,intihar etmiştir.Julıa kuzeninin yanına Cornwall’a gider.Andrew’ın beklenmedik intiharı sonrası oldukça gizemli bir not kalmıştır.Michael de peşini bırakmaz Julıa’yı takip eder barıştığı karısına miras kalan köy evini yeniden kiraya vermek tadilat yaptırmak için o da Cornwall’e gelir.Bu arada Julıa eline geçen yazmanın,Alison’un ölen kocası tarafından satması için Micahael’e verildiğini öğrenir.Londra’ya döner evini ve dükkanını satışa çıkarır Fas’a gitmeye karar verir,sadece Alison’a söyler ve gider.Eski bir Fas evinden yapılma küçük otelde kalır ve otel sahibinin kuzeni İdris onun rehberi olur… Devamını okuyun derim...Çok heyecanlı sonra ki sayfaların beklentisini daha fazla bozmak istemem:) Seveceğinize inanıyorum muhakkak okuyun derim!! 20 Mayıs 2011

21.11.2013

Ada

Ada

Ada

10/10

Tanıtımını okuduğum an bu kitabı okumalıyım dedim ve acil ön sipariş geçmiştim ;) İyi de yapmışım çok beğendim! Tam bir Survivor gerek Ada da, gerekse Ada sonrasında... 16 yaşında Hodgkin lenfoması tedavisi sebebi ile okulundan uzak kalan T.J'in ailesi yaz boyu geri kaldığı derslerde yardımcı olması için 30 yaşında İngilizce öğretmeni Anna ile anlaşırlar.Onların kendilerine katılmaları için Maldivlerde bir adaya gitmeleri gerekir..Yolculukta kısmı aksamalar olur en son onları adaya götürecek deniz uçağını zorlukla bulurlar.Pilot oldukça kilolu -uçağa bindiklerinde fastfood yiyen- biridir..Uçuşun sonlarına doğru Pilot Mick kalp krizi geçirir denize inmeye çalışır fakat başarılı olamaz denize yaklaşınca düşerler.. Hiç kimse henüz okumadı kitabı Ada'da ki yaşamı ve sonrasını anlatmak istemiyorum. Kitabın bana hissettirdiklerini yazsam daha iyi ;) Öncelikle anlatım dili çok yalın ve akıcı,konu değişik ve sürükleyici :) Genel toplum kuralları çerçevesinde pek de kabul etmeyeceğim(iz) -bununla beraber 3,5 yıl ada da çok zor koşullarda yapayalnız mahsur kalan şahsına münhasır insanlar olunca- kabullenilebilir hissettirmesi mi..yoksa anlayabiliyor olmak, istisna kabul etmek mi daha mantığa yatkın ? Sorguladım, empati -Issız Ada da hiç mahsur kalmadım ama - ne kadar mümkün olursa yaptım ;) Tabi yazar hedefe odaklı gitmiş,T.J ve Anna arasındaki iletişimi etkileşimi aksini düşünmek bile mümkün olmayan hale getirmiş..Onlar bu duruma bodoslama mı daldılar? Hayır..fakat ,işte yine söylemek gerekirse yazılı olmayan genel toplum kuralları -öğretmen öğrenci ilişkileri hakkında ki yasalar hariç - aklınızın bir köşesinden sizi dürtüyor. Eğer birileri(öncelikle genç) hemen etki altında kalmıyorsa, büyük yaş farkını subliminal mesaj olarak almayacaklarsa,algıda seçicilik yapmayacaklarsa -aslında etki altında kalan her yaş için geçerli- hayatın normalitesini es geçmeden okuyabilecekse tavsiye ederim..Bununla beraber sorumluluk alma, ne istediğini bilme, saygı duyma gerçekten sevme gibi önemli değerleri algılamak ve seçmek açısından kimisine de lazım olduğunu okunması gerektiğini düşünüyorum :) 21 Kasım 2013,saat 11:54

21.11.2013

Biz Evleniyoruz (Bridgerton, #8)

Biz Evleniyoruz (Bridgerton, #8)

Biz Evleniyoruz (Bridgerton, #8)

10/10

Q okumak büyük bir keyif ! Diyaloglarının zengin çeşitliliği ,yarattığı karakterlerin kişilikleri duyguların geçişleri hem güldürmesi hem duygulandırması mükemmel :) Esas oğlanımızın aşık olmaya hazır hissetmesi ile aşık olduğunu sanması ve sonrasında Esas kızımıza fena körkütük aşık olması aşklarının sarsılmazlığı hiç vazgeçmemesi bu serinin finaline yakışır olmuştu :) Lucy'nin neredeyse nişanlıyken ağabeyinin gelişi amcalarının çağırdığını ve artık evlenmesi gerektiği anın geldiğine dair yaptıkları konuşmada Lucy'nin o sessiz kabullenişi (kendini tam tanımayışı ne beklediğini bilmiyor olması..) içimi çok acıttı :/ Annesiz ve babasız kalmış, akrabasına emanet edilmiş birinin üzerinde kurulmuş baskı,umursamazlık bir insanın ışıl ışıl ruhunu nasıl yok edebildiğini,sindirildiğini okurken çok sinirlendim ... Bridgerton ailesinin bir kısmının yine romanda olması (keşke hepsinden de bahsedilseydi özlemiştim ..) bana ''ahha bizimkiler geldi''dedirtti :))) Bu yorum başlığı açıldığında 3 Nisan 2013 de onları çok özleyeceğimi yazmıştım son kitabı okudum ve ...kesinlikle özleyeceğim :) Ortada çok fazla çocuk var (rekor Gregory'de :o ) yazarımız torunlar yeğenlerin hikayelerine de girmeyi düşünmüş müdür :)) Tamam tamam abarttım ;) :p

20.05.2013

Kurt Ve Kumru

Kurt Ve Kumru

Kurt Ve Kumru

9/10

Yine konuya çok girmeden yazarı ve anlatımı hakkında düşüncelerimi yazmak isterim ..Çok akıcı, heyecanlı sürükleyici yazıyor :) Farklı zamanları anlatıyor ve kötü kadın karakterler baki diğerleri değişken ... Okurken sinirimin tavan yaptığı an şöyle düşünmüştüm, ''Gwyneth denen kadını nasıl bu kadar nefret edilesi kurguladığına hayret ediyorum !? Rüzgarda Savrulan Küllerde Roberta karakteri,İki Yabancıda Marelda... kötü kadın karakter yaratmakta üzerine başka yazar tanımıyorum !'' Boş safsatalarla sayfa doldurmuyor,zengin çoklu karakterler yaratıyor hikayeyi çok güzel kurguluyor...İyinin de kötünün de aklından geçenleri dillendiriyor. Gelelim eleştirilere,kitabın adına takıldım ''Kumru'' kötü adam Ragnor'un Aislinn'e ve cadaloz Gwyneth'e söylediği bir ifade sonuçta ,beklemezdim yani .. ya o özelliği ile tanınan biri olmalıydı ya da asıl erkek karakterin onun için kullandığı bir tanımlama olmalıydı diye düşündüm. Sayfa 111 de son paragrafta ''bu bağlamda'' diye bir ifade var, çevirmenin kendini kaptırdığı andı sanırım ;) Yoksa genel olarak çeviri çok iyiydi :) Ve son... kitabı okuyanların neden bu kitap hakkında ''Türk Filmi''tadında dediğini anladım :D Nasılsa meraklısı herkes okumuştur spolier içeriyor olduğunu düşünen henüz okumamışlar varsa burayı geçsin ;) Doğum lekesi mi :o ? Hemde birer nesil atlayarak oluşan doğum lekesi :))))) İkna edilecek ya ;) Doğum lekesi ispatı,kimlik tespiti ve Aislinn'in aslında ilk beraber olduğu kişinin Wulfgar olduğunun ortaya çıkması, çocuğu meşru kılmak için fazla abartılıydı ;) Yazar sonuna gelince bıraktı da başkasına mı yazdırdı diye düşündürttü :P

09.05.2013

Yarın ve Daima (Inn BoonsBoro Trilogy #1)

Yarın ve Daima (Inn BoonsBoro Trilogy #1)

Yarın ve Daima (Inn BoonsBoro Trilogy #1)

10/10

Çok beğendim! Her şeyi herkesi ince ince oya gibi incelemiş irdelemiş diğer karakterleri şimdiden (her zamanki gibi) kitabın içine katmış Çeviri çok güzeldi büyük ihtimalle yazarı sevmemin yanı sıra bu güzel akıcı çeviride hızlı okumamı sağladı Bir önce ki serisinde düğünler ve organizasyonlar vardı bu serisinde kendi yaşadığı Maryland'da gerçekte var olan bir oteli kendi kurgusu, restorasyon,inşaat ve mimari detayları harmanlayarak anlatmış. Hayalet konusunun gerçekleşmesi sürpriz oldu yani işte hayalet kimler inanır ki değil mi :o Tabi, Ryder ve Hope,Owen ve Avery 'nin hikayelerinin yanı sıra Hayalet Lizzy'i de merakla bekliyorum :)

07.05.2013

Atlantis'in Yükselişi (Poseidon Savaşçıları #1)

Atlantis'in Yükselişi (Poseidon Savaşçıları #1)

Atlantis'in Yükselişi (Poseidon Savaşçıları #1)

9/10

Aslında en fazla 1 günde okunabilecek kitabı zamansızlıktan dolayı 3 günde bitirdim..Tabi az da olsa anlatım dilinden ve fantastik olmayan (!) kurguya adapte olmaya çalışmaktan da kaynaklıdır :o Ben fantastik okumam ama bu kitabın o kadarda fantastik olmadığına dair bilgiler alınca (yani yine vampirler ,biçim değiştirenler,enerji/alev topları ve yüzlerce yaşta ki kahramanları ve olmayan kayıp kıtayı saymazsak ) neyse en azından kahramanlarımız kan içmiyor kanın getirdiği güç için entrikalar yapmıyorlardı Güzeldi sevdim çok eğlendim :D)) Tabi ki en çok atışmalı diyaloglar ve mert kız/erkek karakterleri Olayların sadece 2 ana karakter üzerine değilde kalabalık olması (elbette yazılacak diğer kitapların alt metinleri oluşturuluyordu..) ayrıca beğendiğim bir unsurdu . Devam kitapları ve karakterleri bende merakla beklemeye geçtim ;)

01.05.2013

Nisan Yağmurları (The Wallflowers, #4)

Nisan Yağmurları (The Wallflowers, #4)

Nisan Yağmurları (The Wallflowers, #4)

10/10

Çok güzeldi:)) Bay Swift'e aşık olmamak elde değil !O düğme meselesi yıllarca saklaması ayrı ,yeniden eline almak için avucunu açıp sessizce ve inatla beklemesi ayrı :) Kitabı alıp götüren karakterdi Matthew, evet Daisy de çok sevdim ama erkek karakterin işlenişi çok daha cazipti :) Matthew ve Kont'un (erkek erkeğe)diyalogları çok hoştu ;) Lillian St. Vincent'ın korkulu rüyası iken burada da az despot değildi :D

27.04.2013

Zoraki Düşes

Zoraki Düşes

Zoraki Düşes

8/10

Gerilim, entrika,aksiyon katkılı hoş bir kitaptı :) Dükü pek sevdim -arada bir o da açıklama özürlüsü olsa da ;) - sahiplenici ama pek beyefendiydi :) Sarah ise İngiltere topraklarına, adetlerine tamamen yabancı ve yalnız olmasına rağmen yine de iyi idare etti ...Dükün teyzesi ve onun arkadaşı Amanda'nın olaylara katalizörlüğü,kız kardeş Lizzie'nin sempatikliği,Dükün arkadaşları Robbie ve Charles'ın desteklerini okumak romanı durağan olmaktan kurtarıyor.. Kötücül kuzen Richard ve onun tayfası ise kitaba heyecan kattılar.. Sarah'ın en sonda yaşadığı saldırı olayının vehametini çabuk üstünden atabilmiş olması - belkide en trajedik durum- geçiştirilmiş gibiydi.. Cümle kurulumu, isim karıştırılması gibi bazı hatalar vardı bu sebepten akıcılığı kısmen sekteye uğradı :/

25.04.2013

En çok ilgilendiği etiketler

Tümü

Son aktiviteler

H
Hayata devamdeğerlendirdi
21.11.2013
Ada
Ada

Yazar: tracey garvis graves

Otuzlu yaşlardaki İngilizce Öğretmeni Anna Emerson, Maldivlerdeki bir yazlıkta T.J. Callahan'a özel ders vermesi teklif edildiğinde bir an bile tereddüt etmeden bu yaz işini kabul eder. Kütüphanenin yerine tropik bir adada çalışmayı kim istemez ki? Kimse onun fikrini almış olmasa da, T.J.'in şehri terk etmeye hiç niyeti yoktur. On yedi yaşında olan T.J, kanseri daha yeni alt etmişti…

10/10

Tanıtımını okuduğum an bu kitabı okumalıyım dedim ve acil ön sipariş geçmiştim ;) İyi de yapmışım çok beğendim! Tam bir Survivor gerek Ada da, gerekse Ada sonrasında... 16 yaşında Hodgkin lenfoması tedavisi sebebi ile okulundan uzak kalan T.J'in ailesi yaz boyu geri kaldığı derslerde yardımcı o

H
21.11.2013
Ada
Ada

Yazar: tracey garvis graves

Otuzlu yaşlardaki İngilizce Öğretmeni Anna Emerson, Maldivlerdeki bir yazlıkta T.J. Callahan'a özel ders vermesi teklif edildiğinde bir an bile tereddüt etmeden bu yaz işini kabul eder. Kütüphanenin yerine tropik bir adada çalışmayı kim istemez ki? Kimse onun fikrini almış olmasa da, T.J.'in şehri terk etmeye hiç niyeti yoktur. On yedi yaşında olan T.J, kanseri daha yeni alt etmişti…

H
Hayata devamkütüphanesine ekledi
21.11.2013
Ada
Ada

Yazar: tracey garvis graves

Otuzlu yaşlardaki İngilizce Öğretmeni Anna Emerson, Maldivlerdeki bir yazlıkta T.J. Callahan'a özel ders vermesi teklif edildiğinde bir an bile tereddüt etmeden bu yaz işini kabul eder. Kütüphanenin yerine tropik bir adada çalışmayı kim istemez ki? Kimse onun fikrini almış olmasa da, T.J.'in şehri terk etmeye hiç niyeti yoktur. On yedi yaşında olan T.J, kanseri daha yeni alt etmişti…

H
Hayata devamdeğerlendirdi
19.05.2013
Biz Evleniyoruz (Bridgerton, #8)
Biz Evleniyoruz (Bridgerton, #8)

Yazar: julia quinn

Garip birşey oldu... Tanıdığı bütün adamların aksine, Gregory Bridgerton gerçek aşka inanmaktadır. Ve hayallerinin kadınını bulduğunda, onun doğru insan olduğunu bir anda anlayacağından emindir. Başına da tam olarak bu gelmiştir. Fakat... Bu kadın, doğru kişi değildir. Hatta, nefes kesici Bayan Hermione Watson başkasına âşıktır. Ama en iyi arkadaşı Leydi Lucinda Abernathy, Hermione'yi…

10/10

Q okumak büyük bir keyif ! Diyaloglarının zengin çeşitliliği ,yarattığı karakterlerin kişilikleri duyguların geçişleri hem güldürmesi hem duygulandırması mükemmel :) Esas oğlanımızın aşık olmaya hazır hissetmesi ile aşık olduğunu sanması ve sonrasında Esas kızımıza fena körkütük aşık olması aşklar

H
Hayata devamfavorilerine ekledi
19.05.2013
Biz Evleniyoruz (Bridgerton, #8)
Biz Evleniyoruz (Bridgerton, #8)

Yazar: julia quinn

Garip birşey oldu... Tanıdığı bütün adamların aksine, Gregory Bridgerton gerçek aşka inanmaktadır. Ve hayallerinin kadınını bulduğunda, onun doğru insan olduğunu bir anda anlayacağından emindir. Başına da tam olarak bu gelmiştir. Fakat... Bu kadın, doğru kişi değildir. Hatta, nefes kesici Bayan Hermione Watson başkasına âşıktır. Ama en iyi arkadaşı Leydi Lucinda Abernathy, Hermione'yi…

Kitaplığından

Tümünü gör
Henüz içerik yok.

Testleri ve çözdükleri

Tümünü gör
Henüz içerik yok.