Buz Prenses (Patrik Hedström, #1)
İsveç Polisiyesinin Kraliçesi Camilla Läckberg’in ilk romanı Buz Prenses Türkçede Tüm Avrupa’da tanınan, romanları 4 milyonun üstünde satış rakamına ulaşan, ülkesinde de ”en çok satan yazar” unvanına sahip Camilla Läckberg’in ilk romanı Buz Prenses Türk okurlarla buluşuyor. 2008 yılında Fransa’nın en saygın polisiye yazarlarına verilen “Grand Prix de Littérature Policière” ödülüne layık görülen Läckberg, ünlü romanında, korkunç sırların üstünün asla tamamen örtülemeyeceğini ve susmanın ruhu nasıl öldürdüğünü ustalıkla anlatıyor. İskandinav polisiyelerinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilen romanın ana karakteri Erica başarılı bir biyografi yazarıdır. Anne babasını aniden bir araba kazasında kaybeden Erica, Stockholm’den çocukluğunun geçtiği Fjällbacka kasabasına döner. Burada, yıllar önce gizemli bir şekilde şehri terk eden çocukluk arkadaşı Alex’i ölü bulur. Polis otopsi raporundan, ölümün intihar değil cinayet olduğuna karar verecek ve ciddi bir araştırma başlatacaktır. Erica, Alex’le ilgili, eski dostluklarına dair soruları cevaplayacak bir anı yazısı tasarlar. Bu süreçte merakı bir takıntıya dönüşürken, polis de davayla ilgili kendi şüphelerinin izini sürer. Olayı araştırırken öğrendiği gerçekler ile cinayeti araştıran ve genç kadına çocukluğundan beri âşık olan dedektif Hedström, Erica’nın hayatını değiştirir. Kitapları 35 ülkede 25 dile çevrilen, polisiyenin kraliçesi Läckberg’i İsveçliler yenilikçi, tutkulu, işine son derece bağlı, cömert ve çok çalışkan biri olarak tanımlıyorlar. Çünkü yazar İsveç Kanserli Çocuklar vakfıyla çeşitli projelere imza atıyor, her kitabında yeni bir kılığa girmekten çekinmiyor, hatta “Yok Böyle Dans” yarışmasına bile katılıyor. Yazar bu yıl ülkesinde Expressen gazetesi tarafından Dünya Kadınlar Günü’nde yılın kadını da seçilmişti.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Kuzey Avrupa edebiyatina dair okuduğum ilk kitap oldu. Amerikan polisiyesi gibi okurken gerim gerim gerilmedim ama kurgusunu sevdim. Daha sade olmasina ragmen akisi epey heyecanli tutmus yazar. Son kisim ise epey sok etkisi yaratti. Tahminlerimin tutmamasina cok sevindim sahsen. :)
Polisiye türe göre ağır ilerliyor. Hikayenin sonuna kadar da çok fazla ipuçları sunmadı okura. Gösterdi ama açıklamadı. Klasik, her şeyi sonda göreceksiniz ve şaşıracaksınız havasında ilerledi kitap. Hikayeyi bağladığı son ilgi çekiciydi. Kurguda bir çok hata yakaladım. Ama tüm bunlara rağmen hikaye güzeldi. Anlatım güzeldi. Yazarın daha önce bir kitabını okumuştum. Fena değildi. Bu kitap yazdığı ilk romanmış. Başarılı olduğu için de yazmaya devam etmiş. İlk kitabı olmasına rağmen başarılı bir anlatım. Hikaye sonunda açık bırakılan konular vardı ki; diğer kitaplarında sonuca bağlamıştır diye düşünüyorum. Aynı kahraman üstünden yazmaya devam etmiş çünkü. Tavsiye edilebilir bir kitap.
Soğuk iklim polisiyelerini seviyorum. Kitabın içinde yatan bir çok detay sizin kitaptan kopmanızı engelliyor. Sadece polisiye değil çevredeki diğer insanlarında hayatına göz atıyorsunuz. Yazarın kalemini sevdim...
Kuzey polisiyelerini sevebileceğimi düşünüyordum. Yazarın yavaş bir anlatımı olsa da beni yanıltmadı, güzel bir hikaye. Nitekim bazen polisiyeden çok ilişkiler üzerine kuruluymuş gibi hissettim. Bazı yan unsurlara sonunda pek değinmedi ama yazarın ilk kitabı olduğu için çok takılmadım.
Bir cinayet romanı olan bu kitapta başlangıç oldukça yavaş olmasına rağmen sona doğru hiçte umulmayan bir sonuçla hızlanıyor. Sonucu tahmin edemeden kitabı neredeyse bitirme durumuna geliyorsunuz. dikkate değer bir kitap.
Muhteşemdi bayildim











