Öğrenci / Kitapsever / Dizikolik

Şu an okuyor

Tümünü gör

Puanları ve değerlendirmeleri

Tümünü gör
Devrimin Kızı (The Book of Ivy #2)

Devrimin Kızı (The Book of Ivy #2)

Devrimin Kızı (The Book of Ivy #2)

9/10

http://kralicekitap.blogspot.com.tr/2016/01/kitap-yorumu-devrimin-kz-amy-engel-book.html Devrimin Kızı, ilk kitabın (Kurucunun Kızı) o, "Anaa, kitap bitti mi, hani devamı nerede?"lik sonundan sonra güzel bir giriş yaptı. Aralarında hiçbir kopukluk yoktu. Hatta ilk kitabı okumayanlar hiç ara vermeden ikinciye başlayabilirler diye düşünüyorum. Bundan sonra ilk kitaptan spoiler vernek zorundayım çünkü ikinci kitaptaki olayları anlatmamın başka bir imkanı yok. Okuyanların bildiği üzere ilk kitabın sonunda Ivy çitin dışına atılmıştı. Devrimin Kızı'nda Ivy'nin çitin dışına atıldıktan sonra yaşadıklarını okuyoruz. Hayatta kalma mücadelesine, dışarıda yaşayabilmek için adım adım yeni birine dönüşmesine şahit oluyoruz. Ivy, başlarda o kadar kırgın, kızgın ve yalnız ki... Her cümlesinde sizin de içiniz acıyor, hissettiklerini aynen hissediyorsunuz. Saldırıya uğruyor, bir çakalla boğuşuyor, o yaralı haliyle günlerce tek başına yürüyor. Hayat bu ya... Tam kendine bir yuva bulup, düzen kurmuşken öyle bir sürprizle karşılaşıyor ki... Bütün düzeni, içinde iyileştirdiği her şey tepetaklak oluyor. Kendine yeniden hissetme izni vermemek için direndikçe sürekli kendinden bir şeyler eksiliyor ve sonunda dayanamayarak her şeyi koyveriyor. Ivy kendini bırakana kadar ki sayfalar bir türlü bitmek bilmedi... İki kitap boyunca kıza gıcık olduğum tek bölüm orası sanırım. :D Sonunda Ivy'den çok ben rahatladım. Westfall'da yaşanan olaylar az çok beklediğim gibiydi ama yine de şaşırmadan edemedim. Kitabın o bölümünde dışarının Ivy'i nasıl değiştirdiğini daha iyi anlıyoruz. Bence eski Ivy olsa orada yaptıklarının yarısını bile yapamazdı. Ve ablası... Abla bu sonuçta... İlk kitaptaki haline rağmen daha farklı şeyler beklerdim. Aslında burayla alakalı söylemek istediğim çok şey var ama fazla spoiler vermiş olurum o yüzden hiç girmeyeceğim. Son olarak ben Amy'nin dilini çok seviyorum. Yani evet kitaplar çok kısa ama o kadar yoğun yazıyor ki... 250 sayfada bile okuru tatmin edebiliyor. Seri üçleme diye biliyordum ama kitap sanki sonmuş gibi bitti. Devamı olacaksa, neler yaşanacak çok merak ediyorum. Kitabın başındaki Övgüler bölümünde yazanlara göre devamı var ama bakalım. :D Ayrıca unutmadan çevirmen değişmesine rağmen çeviri gayet güzeldi. Ben öyle belirgin bir kusur göremedim. Aslı Tümerkan'ın ellerine sağlık diyorum. Özetle, ilk kitaba gayet yakışır bir devam kitabıydı. Okuyun, okutturun efenim!

05.01.2016

Zor Kadın

Zor Kadın

Zor Kadın

6/10

http://kralicekitap.blogspot.com.tr/2015/09/kitap-yorumu-zor-kadn-fatih-murat-arsal.html Zor Kadın, okumadığım iki FMA kitabından biriydi. Önce İki Renk Aşk'ı okumayı düşünüyordum ama sonra daha önce çıktı diye Ecrin ve Ateş'e başladım. Başlamaz olaydım. -,- Fatih hocayı, okurlarına karşı ilgisini, yaklaşımını ve yazdıklarını çok seviyorum ama bu kitaba bir türlü ısınamadım. Çok denedim ama olmadı... Fazla duygusuz, fazla kabaydı. Şimdi diyeceksiniz belki "Adamın yazım tarzı bu, o kadar kitabını okumuşsun şimdi mi rahatsız etti seni," diye ama diğer erkek karakterler böyle değildi. Tahir, Tamer, Doğan, Akın, Selim, Yavuz... Sevdikleri, değer verdikleri, yumuşak davrandıkları birileri vardı en azından. Ateş ise tam bir yontulmamış odundu. Kısaca konudan bahsedeyim... Kızımız Ecrin, babasını kaybettikten sonra ondan kalan kreşi ayakta tutmaya çalışan dünya güzeli, her şeye rağmen hayat dolu, hazırcevap bir kadın. Fakat kreşin ve babasının birikmiş o kadar çok borcu var ki, bir türlü işin içinden çıkamıyor ve son çare olarak kreşi elden çıkarmak durumunda kalıyor. Yakın zamanlarda Ateş'in şirketi de kreşin bulunduğu bölgede yeni bir projeye başlıyor. Orada bulanan ev ve iş yerlerini satın alarak AVM vb. şeyler yapıyorlar. Kreş ile ilgili görüşmesi için avukatını yollayan Ateş, Ecrin istediği fiyat konusunda diretince görüşmeye kendisi geliyor. İstediği şeyden asla ödün vermeyen, iş hayatında kararlığı ve acımasızlığı ile tanınan Ateş, genç kadını görür görmez garip bir şekilde ondan etkileniyor. Kendisini bile şaşırtan bir şey yaparak onunla birlikte olması karşılığında bütün borçlarını ödemeyi teklif ediyor. Bütün çaresizliğine rağmen inadından ve gururundan vazgeçmeyen Ecrin'in Ateş ile olan macerası böylece başlamış oluyor. Yukarıda da dediğim gibi kitaba çok ısınamadım çünkü Ateş'i bir türlü sevemedim. Daha farklı, daha sertti. Bütün kitap boyunca içimdeki feministi deli etti. Hangi koşullarda olursa olsun hiçbir erkek, hiçbir kadına o şekilde davranamaz. Davranmamalı. Ecrin'e de bazen çok kızdım ama genel olarak sevdiğim bir karakter oldu. Ateş'e verdiği cevaplar, aralarındaki tatlı atışmalar güzeldi. Karakterleri bir kenara bırakıp kitabı anlattığı dünyayla, yazarıyla değerlendirirsem klasik bir FMA kurgusuydu. Fatih hocanın kalemini, yazdıklarını seven herkes okuyabilir hatta okuduktan sonra Ateş'i severse, kitabı çok beğenebilir bile. :D Naçizane tavsiyem, daha önce FMA okumadıysanız bu kitapla başlamayın. Hatta benim gibi en son okuyun. Diğer kitaplar ve karakterler, bu kitaba göre çok daha sevilebilir nitelikteler. :')

12.09.2015

Marslı

Marslı

Marslı

9/10

http://kralicekitap.blogspot.com.tr/2015/09/kitap-yorumu-marsl-andy-weir.html Nasıl bir yorum yapmam gerektiği hakkında hiçbir fikrim yok. Çünkü daha önce hiç bilim kurgu kitabı okumamıştım. Diğer insanlar ne düşünüyor diye bakmak için Goodreads - Vikitap yorumlarına baktım ve kitaba bayılanlar kadar hiç beğenmeyenlerin de olduğu gördüm. Bu türle yeni tanıştığımdan, karşılaştıracak bir şeyim olmadığından mı bilmiyorum ama ben çok beğendim. Hatta bayıldım! NASA tarafından, Mars'a ilk kez insanlı uzay aracı göndererek daha çok bilgi edinmek için Ares isimli bir program başlatılıyor. İlk iki ekip görevini başarıyla tamamlayarak Dünya'ya dönüyor ve sıra Ares 3'e geliyor. Altı kişilik mürettebat Mars'a sağ salim varıyor ama görevlerinin altıncı gününde çıkan kum fırtınası yüzünden her şey iptal ediliyor. Bütün ekip dünyaya geri dönmek için uzay aracına gidecekken, fırtına yüzünden kopan iletişim çanağı Mark Watney'e çarpıyor ve onu diğerlerinden ayırıyor. Yeterli yiyeceği ve iletişim sistemi olmadan yaralı bir şekilde Mars'ta tek başına kalan Mark'ın macerası da böylece başlamış oluyor. Andy Weir'ın kalemini çok sevdim. Mizahi ve hafif -yaa ne demezsin dediğinizi duyar gibiyim :P- argoya kaçan anlatımı sayesinde o kadar bilimsel cümleye rağmen beni hiç sıkmadı. Okurken insanları en çok rahatsız eden şey yazarın sürekli bilimsel terimler kullanması olmuş. Onların aksine ben kitabın bu yönünü çok sevdim. Yani evet bazı yerlerde "Ne diyorsun sen allasen?" diye düşündüm ama genel olarak o kısımlar eğlenceliydi. :D Bence kitabın tek sorunu Mark'ın duygularına çok az yer verilmiş olmasıydı. Çok zeki, çok azimli, kendine güveni tam bir karakter yaratılmış ve sadece bu yönleri üzerinde durulmuştu. Okurken Mars'ta tek başına kalmış bir adamın çaresizliğini, sürekli bir şeyler berbat olduğunda yaşadığı korkuyu ya da işine yarayacak, hayatta kalmasına yardımcı olacak bir şeyler bulduğundaki sevinci hissedemedim. Ve gelelim sayın çevirmene... Kendisini tebrik ediyorum, çok başarılı ve özenli bir iş çıkarmış. Bu kitap çeviriyle berbat bir şeye dönüşebilirdi. Muhtemelen böyle bir kitabı çevirmek çok zordur, helal olsun vallahi. Çevirinin benim gözüme çarpan hiçbir hatası yoktu. :') Yazının başında da dediğim gibi daha önce hiç bilim kurgu okumamıştım. O yüzden "Bilim kurgu sevenler mutlaka okumalı," tarzında bir cümle söyleyemiyorum. Benim zevkime hitap eden bir kitaptı. Kitap zevkinin benimkine yakın olduğunu düşünenler varsa mutlaka okusunlar. Ben beğendim, onların da beğeneceğini düşünüyorum. ^^

02.09.2015

En çok ilgilendiği etiketler

Tümü

Son aktiviteler

J
Josephkütüphanesine ekledi
17.04.2016
Kralların Çarpışması (Buz ve Ateşin Şarkısı, #2, Kısım 2)
Kralların Çarpışması (Buz ve Ateşin Şarkısı, #2, Kısım 2)

Yazar: george r. r. martin

BUZ VE ATEŞİN ŞARKISI, II Krallar çarpışırken tüm diyar titrer... George R. R. Martin, Taht Oyunlarının sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışmasında okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor. Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan b…

J
Josephkütüphanesine ekledi
17.04.2016
Lekeliler
Lekeliler

Yazar: sarah dalton

Genetik Geliştirme Bakanlığı, bir Kırılma gecesinde İngiltere'yi ele geçirir ve her şeyin mükemmel olduğu bir dünya yarattığını düşünür. Ancak her güzel şeyin ve kusursuz bir dünya yaratmanın elbette bedeli olacaktır. Büyüleyici klonlarla dolu bir dünyada Mina Hart, genleri değersiz bir Lekeli'dir. Ve bu durumu onun bütün haklarını elinden alır; eğitim hakkını, normal bir yaşam hakkı…

J
Joseph7 kitabı kitaplığına ekledi
08.03.2016
J
Joseph5 kitabı kitaplığına ekledi
05.03.2016
J
Josephkütüphanesine ekledi
28.02.2016
Her Gün (Her Gün, #1)
Her Gün (Her Gün, #1)

Yazar: david levithan

Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza âşık. Uyandım. Anında kim olduğumu anlamam gerekti. Mesele sadece bedenim de değil… gözlerimi açtığımda kolumun renginin açık mı koyu mu olduğu, saçımın uzun mu kısa mı olduğu, şişman mı zayıf mı olduğum, kız mı erkek mi olduğum, yara bere içinde mi yoksa pürüzsüz mü olduğum… Her sabah farklı bir bedende uyanıyorsanız, vücut en…

Kitaplığından

Tümünü gör
Henüz içerik yok.

Testleri ve çözdükleri

Tümünü gör