Sis ve Gece
Evli ve çocuk sahibi, mesleğine aşkla bağlı bir istihbaratçı olan Sedat, çeşitli ayak oyunlarıyla örgütünden uzaklaştırılınca kendisini sudan çıkmış balık gibi hisseder. Onu yaşama bağlayacak, mesleği kadar tutkulu bir şey gereklidir hayatında. Bu arada Mineyle karşılaşır ve hayatındaki ölümcül boşluğu aşk doldurur. Ancak Minenin ansızın ortadan kaybolması, her şeyi altüst eder ve Sedat da sevdiği kadını aramaya başlar.Sis ve Gecede okur, bu arayış boyunca Sedatla birlikte insan ilişkilerine doğru ilginç bir yolculuğa çıkar. İstanbulun Tarlabaşı, Kurtuluş gibi unutulmuş semtlerinin ara sokaklarında süren bu arayış, kimisi geçmişin anılarına bağlı, kimisi değerlerini yitirmiş, para ve çıkar ekseninde gelişen trajik ve komik ilişkilerin insanlarını çıkartır karşımıza.Seçtiği mekânlar ve insan ilişkileriyle İstanbulun tarihten beri süregelen karmaşık etnik yapısına da işaret eder Sis ve Gece. Türkiyede yaşayan Rumların son temsilcilerinden olan Madam Eleni ve kızı Marianın öyküsü çarpıcı olduğu kadar düşündürücüdür de. Bu toprakların insanı olan Madam Eleni ve kızı Maria, son dönemde yaşanan kültürel kaos ve yozlaşma nedeniyle kendi komşuları tarafından kurban olarak seçilirler. Türkiye kültürünün en özgün renklerinden olan bu insanların son yıllardaki yaşamı trajik bir biçimde aktarılır.Sis ve Gecede, suç ya da cinayet, kurguyu tamamlayan, gerilimi tırmandıran birer dekor ya da motif olarak yer almaz romanda. Suç, insan yazgısı üzerinde trajik sonuçlar doğuran bir öğe olarak boy gösterir. Ahmet Ümit, toplumsal düzeni savunan bir insanın serüveninde, bu amansız yabancılaşmayı, yalnızlaşmayı dile getirir.
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (307)Mükemmel bir kurguya sahip olan Ahmet Ümit romanı. Mesleği, ailesi ve aşkı arasında sıkışıp kalmış bir istihbaratçı kaybolan aşkı Mine'yi aramaya başlaması ve etrafında gerçekleşen olaylar zinciri. Sürükleyici ve etkileyiciydi. Ama sonu beni çok üzdü. Böyle bitmeseydi keşke. Okumanız tavsiye ederim.
Ahmet Ümit'in sürükleyici eserlerinden birisi daha. Sürükleyici kitapları sevenler iin tavsiye edilir.
Akıcı bir kitap olsa da bitince ee noldu şimdi? demiştim bomboş bir hissiyat bıraktı.
sürükleyici, hayatın içinden ve etkileyici son.
Ahmet Ümit kitaplarına göre biraz zayıf kalmış. Sonu tahmin etmek hiç zor değil.
Sevgilisi ortadan kaybolan MİT polisi Sedat'ın sevgilisini ararken sonunda karşılaştığı sarsıcı durum.Sarsıcı ve şaşırtıcı bir son.Ahmet Ümit bu işi biliyor.Polisiye ondan sorulur.Heyecanı eksik olmayan.Tek solukta okunan,akıcı,dili sade bir kitap.
Filmini vizyona girdiği anda izleyip kitabı okumayı bu kadar geciktirmem olumsuz anlamda büyük başarı. Fakat aradan geçen süreye rağmen filmi gayet rahat hatırlıyor olmam dahası gerçekten iyi bir uyarlama olduğunu idrak edebilmem de kitabın başarısını gösteriyor. Ahmet Ümit’in ilk yazdığı kitaplardan olmasına karşın konusuyla da kurgusuyla da oldukça sağlam bir iş. Film dolayısıyla sonunu bildiğim için özellikle finale dair açık verilmiş mi diye dikkat kesilerek okudum. Olayın sonucu ve faili zaten belirgin ama düğümün çözüldüğü yer kesinlikle iyi saklanmış.
Komiser Sedat evli ve 2 çocuk babasıdır. MİT mensubur. Kendisinden çok küçük olan Mine ile ilişkisi vardır. Mine'nin ortadan kaybolması, Komiser Sedat'a düzenlenen bir suikast girişimi, bu olaylar araştırılırken örgüt içindeki ilişkiler, entrikalar, suikastta vurunan Fahri'nin terör örgütü ve Mine ile olan ilişkilerinin çözülmesi,Mine'nin komşuları Madam Eleni ve kızı Maria'nın hikayesi birbiri içine geçmiştir. Sedat'ın eşi Melike, istihbaratta yetkili olan amcası, Mine'nin anne ve babası Gülseren ve Metin, Sedatın yardımcısı Mustafa, fahri'nin arkadaşı Sinan ve Cuma, Piç Neco, Mine'nin mahallede bakkal ve emlakçı şeref...
Ahmet Ümit yaşanmış, ders çıkarılması gereken olayları her romanında güzel bir kurgu ve akıcı bir dille anlatır. Sis ve Gece'de romanın başkahramanı MİT görevlisi Sedat, kendi aktarımıyla kaybolan sevgilisi Mine'yi arayışıyla çıkarırır okuyucuyu (arka planda MİT'in içindeki güç oyunlarını, yaşadığı yerin yozlaşını ve Türkiye’de yaşayan Rumların son temsilcilerinden olan Madam Eleni ve zeka özürlü kızı Maria'nın hikayesine de yer verdiği) trajik bir sonla biten, nefes kesen gerilim dolu yolculuğuna...
Okuduğum ilk Ahmet Ümit romanı. Zaten sonrasında kitaplarını almaktan vazgeçemediğim bir yazara dönüştü.
Sonunda bayağı ağlamıştım. Gerçekten güzel bir kitap.
Off ne kadar kötü bir kitaptı…Üslup aşırı zayıf, parça parça/bağlantısız cümleler. Karakterler öyle yüzeyel geçilmiş ki, okurken "şimdi şu karakter şöyle düşünebilir, şunu yapabilir" gibi polisiyelerin olmazsa olmazlarını yapamıyorsunuz. Ahmet Ümit "Bak burda toplumsal problemlere değiniyorum, bak burda sosyal mesaj veriyorum" diye gözümüze gözümüze sokuyor romanda. Son derece yontulmamış, kaba saba bir kitap olmuş. Tabii buna rağmen epsilon ya da pegasus yayınlarının Aşkımın Sevgilisi, Sevgilimin Aşkı benzeri kitaplarından bin kat daha iyidir.
Aşık ve istihbaratçı adamın tasviri, bunalımı, yaşadıkları ve hissettiklerinin çok yavan ve üstünkörü anlatılmasına rağmen herhangi bir detay geniş betimlemelerle anlatılmış. Açıkçası bu biraz saçma geldi bana. Aynı zamanda bazı soruların cevaplarını net bir şekilde karşılamıyor. Çok başarılı diyemem ama fena değildi.
Son derece akıcı bir anlatıma sahip olmasına rağmen hikaye ve kurgu yönünden eksikliklerinin olduğunu düşünüyorum. Sanırım olay örgüsü biraz daha heyecanlı olsa tam istediğim kıvamda olurdu.
Yine Ahmet Ümit klasiği... harika bir roman
çok güzel,sürükleyici,bir polisiye,mit ajanının gizli aşk serüveni,okuyun seveceksiniz.
ahmet ümit in okuduğum ilk kitabıydı.gerçekten adını o kadar övgüyle duymamın sebebini bu kitabı okuyunca anlamıştım.ama yinede istediğim hazzı alamamıştım çünkü arkadaşım kitabı okurken bana hiç beklemediğin bir kişi katil olacak çok şaşıracaksın demişti.ben de bu yüzden o kadar şüpheci bir şekilde okuyordum ki kitap o an kimden bahsediyorsa hemen ondan şüpheleniyordum.ve sonunda şüphelendiğim kişi ve öldürüş nedeni tahmin ettiğim gibi çıkmıştı.o yüzden pek keyif alamadım.ama yine de çok güzel biir kitaptı hakkını yiyemem yazarın.
Kitabin kurgusu cok iyi, dili ise oldukça akiciydi. Bir cirpida okuttu kendisini. Mit görevlisi Sedat'in, onca övgüler dizdiği esini aldatmasini ise, sinir olarak okudum. Kahramanimiz istihbaratci bir polis değilde, siradan bir memur olsaydı yine aldatir miydi acaba merak etmeden edemedim? Ama yazarin cizdigi Mine karakteri, bana cok masum geldi ve kizamadim ona. Sedat'a da ayni sekilde. Kitabin sonu ise cok dramatikti. Icim burkuldu o son sahneyi zihnimde canlandirdigimda. Ayrica detaylardaki arka sokaklardan insan manzaralari, kendi köselerinde kalakalmis azinliklarda cok iyiydi. Yalniz rüyalari sevmedim. Nedense rüya/kabus unsurunu cok kullaniyor Ahmet Ümit kitaplarinda ve cok uzatıyor. Okuyucunun tercihine kalmis bir sey ama benim acikcasi pek hoşuma gitmiyor bu ikili.
Ahmet Ümit, polisiye gerilim tarzında süper bir kitap yazmış..Soluksuz kitap okunuyor. Kitabın en mükemmel yeri ise son kısmındaki kurgusu...Harika bir kitap...
http://kronikokur.blogspot.com.tr/2014/06/sis-ve-gece.html
Ağır betimlemelere rağmen beklenmeyen finaliyle okunmaya değer.
Ahmet ÜMİT'i Türkiye'ye tanıtan kitap diyebilirim.Kukla ve İstanbul'un Hatırası romanlarındaki gerilim burada da karşımıza çıkıyor.Son bölümüne kadar gizemini koruyan bir kitap.Nasıl bir son yazsam da okuyucuyu şaşırtsam diye iyi düşünmüş yazarımız Gülümseme Polisiye-Gerilim severlerin beğeneceği başarılı bir roman. Kukla ve İstanbul Hatırasına nazaran daha yalın bir kurgu buna karşın okuyucuyu merakta bırakmayı başarıyor. Sis ve Gece yabancı dile çevrilen ilk Türk polisiye romandır.












