Daha (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta.

Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiyedir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe Türkiye kadar, ondan eminim. Ve biz orada yaşıyorduk. Her gün politikacıların televizyonlara çıkıp jeopolitik öneminden söz ettiği bir ülkede. Önceleri çözemezdim ne anlama geldiğini. Meğer jeopolitik önem, içi kapkaranlık ve farları fal taşı gibi otobüslerin, sırf yol üstünde diye, gecenin ortasında mola verdiği kırık dökük bir binanın ada ve parsel numaralarıyla yapılan çıkar hesapları demekmiş. 1.565 km uzunluğunda koca bir Boğaz Köprüsü anlamına geliyormuş. Ülkede yaşayanların boğazlarının içinden geçen dev bir köprü. Çıplak ayağı Doğuda, ayakkabılı olanı Batıda ve üzerinden yasadışı ne varsa geçip giden, yaşlı bir köprü. Kursağımızdan geçiyordu hepsi. Özellikle de, kaçak denilen insanlar… Elimizden geleni yapıyorduk Boğazımıza takılmasınlar diye. Yutkunup gönderiyorduk hepsini. Nereye gideceklerse oraya Sınırdan sınıra ticaret Duvardan duvara

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta.

Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiyedir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Ciltsiz , 420 sayfa

2013 tarihinde , Doğan Kitap tarafından yayınlandı


ISBN
9786050917260
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.2 puan (250 kişi)
565 okumuş, 241 okumak istiyor, 17 okuyor

7.2 puan (184 kişi)
470 okumuş, 182 okumak istiyor, 9 okuyor

8.2 puan (619 kişi)
1246 okumuş, 968 okumak istiyor, 84 okuyor

7.3 puan (136 kişi)
329 okumuş, 148 okumak istiyor, 4 okuyor

7.8 puan (285 kişi)
635 okumuş, 243 okumak istiyor, 16 okuyor

7.9 puan (130 kişi)
302 okumuş, 195 okumak istiyor, 2 okuyor

Az
8.3 puan (704 kişi)
1331 okumuş, 531 okumak istiyor, 14 okuyor

8.2 puan (312 kişi)
676 okumuş, 224 okumak istiyor, 9 okuyor

8.6 puan (245 kişi)
485 okumuş, 199 okumak istiyor, 8 okuyor

7.0 puan (201 kişi)
476 okumuş, 116 okumak istiyor, 15 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

39 kitap, 129 oy
40 kitap, 69 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

budalalıktankurtulmasanatı MssMcCutcheon ailurofobi gurcanozturk90 jokerface bstrgt ponyo GözdeDB mecnunozgur pandora merveavcı neslişahb pastel dünyam Vekika
14 kişi
benkimim gzd kkn frnz Deryaa85 ozenyesim Omer leekstalk Bugseto RosenRussian bbagrvatan Lmeümian tubish ebruyegin Lale ExlibriS tanrlarkitapistiyor MuratAK dturer PisMoruk eylemsizlik86 Dozbey düz adam Nynaeve Melekeskisi didem demirayak ~Eylül orange_rose emrahtuncer loliss Mashiara efendi zibidi pastel dünyam kafaustuedebiyat.tumblr.com Onurgungor BetülArslantürk nebula merttoptas Meryem Sezgin mnemonic
372 kişi
nurtenpkr mnwr zargana cloud ÖzgeNurdogan Seyhan ekhobiaS mstf37 megafan nesrintuba porphy TenhaÖtesi meltem0zan JalKES aysenurcolak ondokuzsifirbes Kayıp Düşler Bulvarı Burak Uzun Samet armonikaa LethevreM nursah Clementine wanpaku nesterm Evita Sezqi taediumvitae dylanduchovny mavilikleredoğru orcan durann Kafka cansu_yildiz musanpa Lavin esse liz sedakkahraman
171 kişi
sefa
1 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

cuma, gaza, kağıt kurbağa....

3 yıl, 7 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

'daha' çok sert bir kitap ve enfes...

3 yıl, 7 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

az tokat atmıştı , daha hayatla yüzleştirdi . çirkini görmeyi red eden gözümüzle...

3 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Roman güzel bir başlangıç yaptı, ardından hafif bir duraksama yaşadı. Sonra hızlandı ve tekrar yavaşladı. Özellikle sahilde yaşadığı o korku dolu anları çok iyi anlatmış Gaza. Az romanıyla karşılaştırmak hata olur ama bence az kadar başarılı bir roman değildi. Az romanından aldığım tadı alamadım. Sonu çok sürprizli bitti. Hikayenin yönü çok çabuk değişiyor. Karakterin insanlara dokunamama fobisi çok iyi ifade edilmiş. Okunmalı mı? Kesinlikle evet.

3 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Bu kitap hariç Hakan GÜNDAY'ın tüm kitaplarını okuyabilirsin. Ancak bu kitabı bir türlü sevmedim,sayfalar arası tökezledim,nerede olduğuma durup durup baktım sonra ise neden baktığımı unuttuğum zamanlar bile oldu.. Heyecanla başlayıp hayal kırıklığı ile biten bir kitap oldu benim için..

3 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Delilik ile dahilik arasında gidip gelen ana karakteriyle birinci şahıstan dinlediğimiz hikayesi ''DAHA''

Kitap kurgu olarak zayıf ancak dilin güzelliği ile okutturuyor kendini...

İnsan kaçakçısı bir çocuğun bir depoya tıktığı kaçaklardan kendine bir ülke kurmaya çalışması harikulade idi...bence o bölüm uzun bir hikaye olabilecek güzellikte

Genel olarak güzel ve Hakan Gündayın hayata dair analizleriyle harikulade bir kitap

3 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Mükemmel bir kitap.Kesinlikle okunmalı.

3 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Hakan Günday'ın bütüm kitaplarını okudum ama ilk defa bir kitabında, başlarda, ilk 100 sayfada sıkıldım. Kitabın başlarında çok fazla betimleme var ve bir süre sonra sıkıyor insanı. Ona rağmen Hakan Günday hala aynı Hakan Günday. Tarzı, anlatım dili aynı. Her zamanki gibi etkileyici ve çarpıcı.

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Mutlaka okunmalı.

''Diyor ya Aşık Veysel, 'İki kapılı bir han' diye? Ondan cereyan yapıyor bu hayat! Onun için üşüyorum hep. Gideyim de kapatayım birini.''

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

AZ dan sonra eh işte...

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

bu yılın en iddialı kitabı değil. hakan günday yeni kuşağın en iyi yazarı değil. sarsıcı bir hikaye, okumaya değer.

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Ne denilebilir ki. Yine bir Hakan Günday kitabı, yine bir muhteşemlik.

3 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Az ve Kinyas ve Kayra'daki tadı alamasam da yine okunası bir roman.İnsan ticaretini konu almış bu kez yazar.

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Sinemada olduğu gibi, okuduğumuz kitaplarda da bir zaman sonra kendini tekrar eden hikaye ve insanlara denk geliyoruz ya hani, Hakan Günday ismiyle tanıştıktan sonra böyle bir olguyu en azından onun eserlerinde unuttum ben.

2013 basımı Daha, okuduğum ikinci kitabı aslında. Henüz yeni bir hayranıyım yani. Ama her satırı, her cümlesi, her kelimesi keyif veren nadir yazarlardan biri olup çıktı Günday. Sabahattin Ali ve İskender Pala‘ydı bu klasmanda en tuttuğum adamlar. Pala’nın Şah ve Sultan adlı romanını okuyorum şu sıralarda ve bir kez daha doymuyorum kendisine mesela. Azil’den sonra ikinci kitabıyla tanıştığım Hakan Günday ise, yavaş yavaş, orijinalliğiyle aradığım adamlar arasına girdi.

Ülkelerindeki açlık, yoksulluk ve savaştan kaçmak için zifiri karanlığa girenlerin değil, o zifiri karanlıkta onlara bir bakıma eşlik eden bir çocuğun hikayesini anlatıyor Daha. 9 yaşında insan kaçakçılığıyla tanışan Gazâ‘yı anlatıyor. 9 yaşında büyüyen, 9 yaşında dünyanın bütün kötülüklerini hazmetmeye çalışan bir çocuğun hikayesini.

Bir yandan Gazâ’nın babasıyla, yaşadığı yerdeki arkadaş(lar)ı ve yöredeki insanarla, yani etrafındakilerle yürütmeye çalıştığı ilişkiyi okuyoruz, diğer taraftan da kaçak göçmenlerle hayatını sürdürmeye çalışmasına tanıklık ediyoruz. Her daim kendini sorgulamasını da diyebiliriz başka bir açıdan.

Hikaye gerçekten orijinal. Hemen içine çekiyor okuyanı. Günday’ın diline de biraz aşinaysanız akıp gidiyor satırlar. Yazdıkları hem günümüz şartlarını düşündüğümüzde bir o kadar gerçek, hem de gerçek olmayacağını umacak kadar şiddetli, sert, acı verici. Ufacık yaşta bir bünyenin maruz kaldıkları elbette bir kurgu ama neden olmasın diyorsunuz okurken? Hiç mi okumuyoruz göçmenlerle ilgili dehşet verici haberleri? Hiç mi izlemiyoruz kaçakları taşıyan gemilerin nasıl battığını?

Her satırından, her yanından zeka akan bir kitap. Çoğu yerde gülmeden edemiyorsunuz. Bol bol da düşündürüyor. Azil’den sonra Hakan Günday bir kez daha başucuna konacak bir kitaba imzasını atmış. Dünyanın en büyük telif alışverişlerinin yapıldığı Books at Berlinale’e seçilen ilk Türkçe kitap olma özelliğini de taşıyan Daha’nın yazarı Günday’la henüz tanışmadıysanız çok şey kaybediyorsunuz demektir.

“Dünya hep böyleydi. Zemini, toprak değil öfkeydi.”

http://cineshoot.net/hakan-gundaydan-bir-favori-daha.html

3 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

'Kayra ile Kinyas' ve 'Az'dan sonra okuduğum 3. Hakan Günday kitabı. Ve son olacak. İlkinin yerini hiçbiri tutmuyor. 'Az' da fena sayılmazdı. Ancak bu çok kötü. Konu rezil. İğrençlik diz boyu. 5 yıldızı sırf dili çok ustaca kullandığı ve zekâsına hayran olduğum için verdim.

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

http://sibelinkitaplari.blogspot.com/2014/02/4-daha-hakan-gunday.html

3 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Yazarın diğer kitaplarıyla karşılaştırdığınız zaman bana göre ilk üçe girmez. Beklentinizi yksek tutmayın derim ama işin içinde Hakan Günday olunca altını çizeceğiniz cümlelerin kesinlikle olacağını unutmayın.
Ölüm ve ölüm korkusu kavramı her zaman olduğu gibi ustaca işlenmiş.

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Bir şans eseri veya mucize ile dünyaya gelmiş bir çocuğun küçük yaşlardan itibaren acımasız gerçeklerle tanışmasını, kirli işlere bulaşmasını ve iç dünyasını okuduk. Fena değil, yazarın diğer kitaplarıyla kıyas yapmadan, beklentileri yüksek tutmadan okunabilir.

----spoiler----
Hayatını kararttığı insanların; başladıkları yerde - yeni bir hayata çıkmak için yolculuklarının başladığı yerde- hayata veda etmek, güzel fikir.
Spiral yönetim şemasına şöyle de bakılabilir mi bilmiyorum : Rastin'in olduğu yere Cuma'yı koyalım ve orası Afganistan, diğer uçta da Gazâ var. Cuma geliyor ve Gazâ tarafından öldürülüyor. Gazâ dönüyor ve Cuma'nın yaşama başladığı yerde yaşamını veriyor.. (saçmalamışta olabilirim, bilmiyorum)
---spoiler---

3 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Hangi detaydan başlasam hangisini söylesem.Cuma,Rastin,Dordor ve Harmin,Ahad,Gaza,Daha..Kağıttan kurbağa,beyaz yumurta akı,linç..Çok etkiledi bu kitap beni kesinlikle müthiş bir hikaye.
"Diyor ya Aşık Veysel 'iki kapılı bir han diye' Ondan cereyan yapıyor bu hayat.Onun için üşüyorum hep.Gideyim de kapatayım birini"

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Hakan Günday'ın okur kitlesini şaşırtmayacak yeni bir roman daha! Yine karakterimiz çok zeki fakat şanssız doğanlardan. Pisliğin içine doğmuşlardan. Kitabın atmosferi yine bunaltıcı, kaldıramayacağımız olaylar içeriyor. Günday bu romanında da genellemeleriyle bize düşünecek pek bir şey bırakmıyor kendimiz adına. Tabi ki bu genellemelere katılıp katılmamak okuyucuya kalmış. Kitabın ortaları güzel bir tempo yakalamış olsa da iyi bir Hakan Günday okuyucusu kitabın nasıl sonlanacağını 4. bölümde anlayabilir. Bu bölümleri farklı rönesans resim teknikleriyle anlatması hoşuma gitti. Aydınlık - karanlık- buharlaşma burada dikkat edilmesi gereken kelimeler. Her konunun ilmek ilmek işlenmesinden sonra ben finali çok doyurucu bulduğumu söyleyemeyeceğim. Henüz ustalık eseri gelmedi yazarımızdan.

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Mutlaka okunması gereken, psikolojik değerlendirmelerin yoğun olduğunu düşündüğüm ve bu nedenle de başarılı bulduğum bu kitap mutlaka okunmalı. Hakan Günday ile ilk kez bu kitapta tanıştım ve bayıldım!

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

adı gibi "daha"sert bir kitap.

2 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

gaza'dan nefret ediyosunuz ama bir yandan da seviyorsunuz hatta sevmek için nedenler arıyosunuz sürekli.Güzeldi fakat sonu tatmin etmedi biraz

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

sonu daha iyi olabilirdi sanki...

2 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

2 puanı inanın sadece kazadan sonra bir yerde sıkıştığı sonu gelmez satırlardan kırdım.

2 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hakan Günday kitaplarına ayrı bir sevgim vardır. Her kitabı insana her şeyin gerçek olduğunu hissettirir, insana masal gibi gelmez. Bu roman için de bu özellik geçerli olduğundan kitabı çok beğendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Yalnız Gaza karakterini diğer karakterlerinden daha farklı daha günahkar buldum. Bana sevimsiz geldi. Yazar sadece bir karakter ve hikaye anlatmamış bu romanda. Aynı zamanda bir çok konuda derin sohbetlere de girmiş ve bu her ne kadar ayrı bir tat olsa da bazen insanı hikâyeden uzaklaştırmış. Belki de bana öyle geldi. Sonuç olarak yazarın okurlarını hayal kırıklığına uğratmadığı da bir gerçek.

1 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kağıt kurbağayı alıp yüreğimizin baş köşesine koyduk..

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hakan günday in kalemini merak ettiğim kadar varmis. Insan kacakciligi yapan bir babanin oglunun hayatini dusuncelerini kendi ic dunyasinda verdigi savasi anlatiyor. Basarinin zirvesine tirmanirken nasil en dibe dusuldugunede sahit oluyorsunuz... kendi yasami kadar toplumla ilgili tespitlerine de yer verilen kitabi okumanizi tavsiye ediyorum. Dili ve anlatimi çalakalem gibi duruyor ama bence degil... argo kelimelerde mevcut ama gercekleri yalin anlattigini dusunuyorum...

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yine çok çarpıcı bir Hakan Günday kitabı. Bu kadar çok detay, bu kadar çok farklı hikaye ama hepsi çok güzel harmanlanmış. Çok akıcı, çok sarsıcı. Gerçekten Hakan Günday'ın inanılmaz bir hayal dünyası var ve ben kitaplarını çok seviyorum

8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

"Daha" Hakan Günday'ın en iyi kitabıydı. "Az" romanıyla üstünden attığı acemiliğini bu kitapla taçlandırmış bence. Sıkıcılıktan kurtulmuş. Gülünç cümlelerden vazgeçmiş. Değiştiremediği tek şey mantık hataları. Mesela ana karakterin kendi yaptığı habislikleri başkaları yapınca eleştirmesi.

9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Türkiye'nin jeopolitik konumunun önemli olduğunu derslerde öğrenip durduk ama Hakan Günday'dan öğrettiği kadar kavrayamamışız..'Doğu ile Batı arasında fark Türkiye'dir.Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır,bilmiyorum ama aralarındaki mesafe TÜRKİYE kadar,ondan eminim'...Hikayeye bundan sonra siz devam edin...

5 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski