fsalim54

Profil Resmi
Detayları:  27 yaşında,
İlgi Alanları:  Bazılarının, sadece normal olmak için ne büyük çaba sarf ettiğini kimse fark etmiyor.
Sevdiği Kitaplar Türleri:  Fantastik olmasın yeter....
Hakkında: 
Odamda beni kitaplarım bekler. bu yegane tesellidir. her eşyasını ayrı ayrı gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman için yeni bir koku taşırlar. her zaman söyleyecek... daha fazla
46 takip ettiği ve 30 takip edeni var. 127 değerlendirme yapmış.

Mesaj Panosu


Henüz bir mesaj gelmemiş.

Son Haberler

Profil Resmi
fsalim54, Kralkatili adlı üyeyi takibe aldı.
Kralkatili

Kendini hapiste bulan bir insan kalkıp evine gitmek istedi diye onu nasıl küçümseyebiliriz? Ya da kaçamıyorsa bile duvarlar ve gardiyanlar dışında bir şeylerden söz etmesi suç mu? Mahkûm onu görmese de dışarıdaki dünya hâlâ gerçektir.”

“Kaçış ihtimali en çok kimi telaşlandırır? Kimi olacak, gardiyanları!

Kendini hapiste bulan bir insan kalkıp evine gitmek istedi diye onu nasıl küçümseyebiliriz? Ya da kaçamıyorsa bile duvarlar ve gardiyanlar dışında bir şeylerden söz etmesi suç mu? Mahkûm onu görmese de dışarıdaki dünya hâlâ gerçektir.”

“Kaçış iht... tümünü göster

3 yıl, 2 ay önce
Profil Resmi
fsalim54 bir değerlendirme yaptı.
Semerkant

8

Tarihin unutulmaz karakterleri olan; Ömer Hayyam, Nizamümülk ve Hasan Sabbah'ın hikayesini anlatan ve Genellikle Ömer Hayyam'ın rubaileri etrafında dönen, okunması gereken bir kitap.

İlk bölümler bu önemli şahsiyetlerin hikayelerini anlatırken çok sevmiştim kitabı ancak kitabın ortasından sonra bu hikayenin dışına çıkıp başka bir yere doğru ilerledi. Yani sonlara doğru oldukça sıkıldım. Keşke hep kadim zamanlarda kalsaydı kitap...

Harikulade başlayıp gittikçe düşen bir güzellikti. Yinede her şeye rağmen sevdim
Bu kitaptan sonra Ömer Hayyam'ın Rubailer kitabını ve Nizamümülkün siyasetnamesini alıp okumak farz oldu

Ömür defterinden bir fal açtım gönlümce;
Halden anlar bir dost gelip falı görünce;
Ne mutlu sana, dedi; daha ne istersin:
Ay gibi bir sevgili, yıl gibi bir gece.

Tarihin unutulmaz karakterleri olan; Ömer Hayyam, Nizamümülk ve Hasan Sabbah'ın hikayesini anlatan ve Genellikle Ömer Hayyam'ın rubaileri etrafında dönen, okunması gereken bir kitap.

İlk bölümler bu önemli şahsiyetlerin hikayelerini anlatırken çok... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 yıl, 4 ay önce
Profil Resmi
fsalim54 okumuş.
Semerkant

Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İranın tarihinin de okunuşunun öyküsü/tarihi... TADIMLIKBazen Semerkantta, ağır ve kasvetli bir günün bitiminde, kentin işsiz güçsüz takımı, baharat çarşısının yanı başındaki iki meyhane çıkmazında, Sogd ülkesinin kokulu şarabını içmek için değil, ama gelen gideni gözetlemek ya da çakırkeyif bir kaç akşamcıya saldırmak için dolanıp durur. Ele geçirilen kişi yere serilir, hakaret edilir, baştan çıkartan şarabın kızıllığını ona yüz yıllar boyu hatırlatacak olan bir cehennem ateşine sokulur.İşte Rubaiyat, 1072 yazında, böyle bir olay üzerine yazılmaya başlandı. Ömer Hayyam yirmi dört yaşındaydı ve bir süredir Semerkantta bulunuyordu. O akşam, meyhaneye mi gitmişti yoksa dolaşıp dururken rastlantılar mı onu oraya sürüklemişti? Bilinmeyen bir kenti arşınlamanın taze keyfi, biten günün binlerce biçim alışına açık gözlerle bakış... Gelincik Tarlası Sokağında bir küçük oğlan, aşırdığı elmayı göğsünde tutarak tabanları yağlıyor; çuhacılar çarşısında bir dükkânın içinde, bir kandilin kör ışığında tavla partisi sürüyor, iki zar atışından sonra bir küfür ve tıkırtılı bir gülüş duyuluyordu. İplikçiler geçidinde ise, katırcının biri çeşmenin önünde durup yüzünü yıkıyor, sonra da uyuya kalan çocuğunu öpercesine, dudaklarını uzatıp musluğa eğiliyor, susuzluğunu giderdikten sonra ıslak avuçlarını yüzünde gezdirip şükrediyor, içi boş bir karpuzu yerden alarak su ile dolduruyor ve hayvanının başından aşağıya, o da içebilsin diye boca ediyordu.Tütüncüler Meydanında, gebe bir kadın Hayyama yaklaştı. Peçesini açtığında ancak onbeş yaşında olduğu anlaşılıyordu. Tek söz etmeden, çocuksu dudaklarında tek gülümseme olmadan, Hayyamın elindeki kestanelerden bir kaçını çalıverdi. Hayyam şaşırmadı. Bu Semerkantda eski bir inanıştı. Bir anne adayı, sokakta hoşuna giden bir yabancıya rastlarsa, yiyeceğini elinden almak cesaretini gösterebilmeliydi. Böylece, doğacak çocuk, onun kadar yakışıklı, onun gibi ince uzun, onun kadar soylu ve düzgün hatlara sahip olacaktır. Ömer, uzaklaşan kadına bakarken, elinde kalan kestaneleri yemeye devam etti. O sırada duyduğu bir uğultu, hızlanmasına yol açtı. Az sonra kendini, zincirinden boşanmış bir güruhun ortasında buluverdi. Kolları ve bacakları upuzun, beyaz saçları dağılmış bir ihtiyar, yere serilmiş, çığlıkları öfke ve korkudan hıçkırığa dönüşmüştü. Gözleriyle yeni gelene yalvarmaktaydı. Zavallının çevresini, yirmi kadar titrek sakallı, sopalı adam almış, az ötede keyifli bir seyirci kitlesi birikmişti. Aralarından biri, Hayyamın kızgın yüzünü görünce: Önemli değil, bu Uzun Cabirden başkası değil dedi. Ömer sıçradı, bir utanç dalgası gelip boğazında düğümlendi, kendi kendine: Cabir, Ebu Alinin arkadaşı! diye söylendi. Ebu Ali, aslında sık rastlanan bir isimdi. Ama ister Buharada olsun, ister Cordobada, ister Belhde olsun, ister Bağdatta, adı saygı ile anılırsa, kim olduğu kolaylıkla anlaşılır. Bu, İbn-i Sinadan başkası değildir. Batıda Avicenne diye bilinen! Ömer onu tanımış değildi. Onun ölümünden onbir yıl sonra doğmuş, ama onu, kuşağının en büyük ustası, bütün bilimlerin üstadı, Mantık havarisi olarak kabul etmişti. Hayyam tekrar söylendi: Cabir, Ebu Alinin en sevdiği arkadaşı! Cabiri gerçi ilk kez görüyordu ama, talihsiz yaşamı hakkında bilgisi vardı. İbn-i Sina, Cabiri kendi halefi sayar, yalnız düşüncelerini sergilemedeki ataklılığını ve pervasızlığını eleştirirdi. Cabir, bu kusuru yüzünden günlerce hapis yatmış, meydan dayağına çekilmiş, son kamçılanması Büyük Semerkant Meydanında, ailesinin gözleri önünde gerçekleşmişti. Cabir bu hareketi asla unutmamıştı. Cesur, gözüpek bir adam iken nasıl olmuştu da böyle ihtiyara dönüşmüştü? Herhalde karısının ölümü yüzünden! Karısı öldükten sonra, yırtık pırtık giysilerle, sendeleye sendeleye, saçma sapan konuşarak dolaşmaya başlamıştı. Cabirin peşinden, gülüşüp bağrışan, ellerini çırpan, attıkları taşlarla onun, gözlerinden yaş akıtacak kadar, canını yakan bir çocuk ordusu giderdi.

Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 107... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 yıl, 4 ay önce
Profil Resmi
fsalim54 okuma durumunu güncelledi.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 yıl, 5 ay önce
Profil Resmi
fsalim54 şu an okuyor.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Eser Türk toplumunun medeniyet değişimi süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor. Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde zengin hayat hikâyeleriyle Türkiye'nin meselelerini, kendine has yorumlarıyla medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırmakta, yaptığı tahlillerle de insanımız ve toplum yapımız üzerine dikkate değer hükümlere varmaktadır.

Eser Türk toplumunun medeniyet değişimi süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor. Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde zengin hayat hikâyeleriyle Türkiye'nin meselelerini, kendine has yorumlar... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 yıl, 5 ay önce
Profil Resmi
fsalim54 bir değerlendirme yaptı.
Okumanın Halleri

9

Bu kitap nasıl geçti elime, nasıl kitaplığıma girdi hatırlamıyorum.
Öylece kitaplığımda bakardı bana çoğu kez. Bir kaç kez elime almış şöyle sayfaların kokusunu almış bir kaç cümle okuyup bırakmıştım yerine.
İşte bu kitap ile ilişkimiz bu şekildeydi. Umursamaz ve özensiz.
Her okumaya niyetlendiğimde başka kitaplar girdi araya. Ama en sonunda okudum.

Yazarını bilmiyorum. Nedir veya necidir hiç bilmiyordum. Ön sözünü okumadım mesela.

Gel gelelim kitaba.
Kitap tam anlamıyla aradığım türden denemeler ile dolu. Edebiyat ve kitaplar üstüne, okumanın ve zihnimizde bıraktıklarının peşinden koşan denemeler bunlar. Yazar denemelerinde bolca diğer kitaplardan alıntı yaparak güzel bir yolculuğa çıkardı beni. Bir kaç deneme yazısı hariç hepsini zevkle okudum.
Diğer yazarların denemelerinde beni çoğu kez rahatsız eden bir durum vardır; Sanki yazar başparmağını sallayarak ''Böyle böyle, böyleyken böyle '' diye kafamızın içine dikta etmiyor. Hoş mülayim ve mütevazı yazıyor Sırma Köksal...


Hiç ummadığın bir anda Annenin elinde kahve ile belirmesi gibi; Hiç ummadığım güzellikte bir sürpriz oldu bu kitap :)

Bu kitap nasıl geçti elime, nasıl kitaplığıma girdi hatırlamıyorum.
Öylece kitaplığımda bakardı bana çoğu kez. Bir kaç kez elime almış şöyle sayfaların kokusunu almış bir kaç cümle okuyup bırakmıştım yerine.
İşte bu kitap ile ilişkimiz bu şekildeyd... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 yıl, 5 ay önce
Daha Fazla Göster

fsalim54 şu an ne okuyor?

tüm güncellemelerine git

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

%7
Sayfa 30.

Karamazov Kardeşler

%37
Sayfa 350.

Kütüphanesinden Seçmeler

Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Mihmandar / Bir Eyüp Sultan Romanı
Benim de Söyleyeceklerim Var!
Kelebek
Avare Yıllar
Otomatik Portakal
Yol Ayrımı (Esir Şehir, #3)
Baba ve Piç
Tehlikeli Oyunlar
On Küçük Zenci
Sinek Isırıklarının Müellifi
Piri Reis Haritası'nın Şifresi
Toprak Ana
Yabancı
Vahşetin Çağrısı
Beyaz Geceler
Yüzyıllık Yalnızlık
Ruhi Mücerret
Hz. Muhammed: Gizlenen Kitap
Yabana Doğru
Benim Adım Kırmızı
Monte Cristo Kontu
Küçük Adamın Romanı, 1: Baba Evi
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Şah ve Sultan
Dünya Evi
Budala
Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer
Şeker Portakalı (Zeze, #1)
İvan İlyiç'in Ölümü
İtiraflarım
Yaşlı Adam ve Deniz
Devlet
Okumak Yazmak ve Yaşamak Üzerine
İki Dirhem Bir Çekirdek

Favori Yazarları (12 yazar)

orhan kemal
zülfü livaneli
kemal tahir
tüm favori yazarları

Çözdüğü Testler (12 tane)

tüm quiz cevapları

Liste Oyları (3 liste)

Takip Ettikleri (46 kişi)

tüm takip ettikleri

Takip Edenler (30 kişi)

tüm takip edenler

Katıldığı Gruplar (tüm gruplar)

Kitaplardan Alıntılar

Kitaplardan Alıntılar

3 yıl, 9 ay önce üye olmuş.

Sevdiğiniz her tür kitaptan alıntılarınızı paylaşabileceğiniz bir grup.. Her yaş...

Bloggerlar

Bloggerlar

3 yıl, 9 ay önce üye olmuş.

Vikitap'a üye blogger'ların (blogger, blogcu, wordpress, tumblr vd....

Tutunamayanlar'ı bitirebilen kaç kişi var yeryüzünde?

Tutunamayanlar'ı bitirebilen kaç kişi var yeryüzünde?

3 yıl, 9 ay önce üye olmuş.

Arkadaşlarımın büyük bir kısmı Tutunamayan'ların 200. sayfasında takılı...

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

3 yıl, 11 ay önce üye olmuş.

Bazen elimizde birçok kitap oluyor ve hangisini okuyacağımıza karar...

takasçılar

takasçılar

3 yıl, 11 ay önce üye olmuş.

takas edecek kitabı olanlar burada buluşuyor.

Amatör Yazarlar

Amatör Yazarlar

3 yıl, 11 ay önce üye olmuş.

Yazmayı sevdiğinizi ve ileride bir yazar olmak istediğinizi...

Okuma Güncesi (tümü)

İçimizdeki Şeytan
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
İşimdeyim Gücümdeyim
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Karamazov Kardeşler
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Şipşak Dostoyevski
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Huzur
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Baba ve Piç
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz