Tutku Çemberi (The Risande Family #1)

10 puan

Tarihi romanlara bayılıyorum kitabı okuduktan sonra zaman makinesi icat etseler de atlayıp gitsem dedim :) Yazarın anlatımına bayıldım öyle bir betimleme yapmış ki sanki anlattığı o doğanın içindeymişim gibi hissettim. Anlattığı yerleri kafam da net bir şekilde hayal edebildim. Çok güzeldi. Kitap Brynna'ın eve dönmek üzere çıktığı yolculukta uzaktan bir manzaraya şahit olmasıyla başlıyor. ( bunu söyleyemeyeceğim :)) ) Daha sonra iki yıl zaman atlamasıyla devam ediyor. Babası bir savaş kaybediyor ve kazanan tarafla kızını evlendirmesi gerekiyor ama bu zorla olmuyor merak etmeyin bir klişe yok Brynna o kadara güçlü ki evini Savaşçıya bırakmamaya kararlı bunun için evlenmesi gerekse bile. Savaşçımızın adı Brand. Ah ah kitabın tanıtımındaki kadar var. " O her kadının hayaliydi." Gerçekten de öyle. Ama kusuru var bir olaydan sonra kalbini aşka kapatmış. Ya da o öyle sanıyor diyelim :) Brynna kızıl saçlı afet! çok ta tatlı bir kız. Birde sivri dili var. Ki kitapta eğlenmemi sağladı. Her karakter beni ayrı ayrı kendine bağladı. Dante brand'ın kardeşi brynna'ın babası ve özellikle William'a ba-yıl-dııııııım! Aralarında ki konuşmalar beni çok güldürdü. Ve dostlulukları imrendirdi..

Brynna yüzünü korkusuzca ona çevirdi: "Evimle bu kadar kolay dalga geçmeye nasıl cüret edersin? Eğer bir erkek olsaydım seni hemen burada öldürürdüm, seni sürüngen! Ama ölüm senin için fazla iyi olurdu.Merhamet etmem için yalvarıncaya kadar kılıcımla sana işkence eder ve boğazını boylu boyunca keserdim. Yüzümdeki gülümsemede sefil ruhunun cehenneme gitmeden önce göreceği son şey olurdu!"

William şaşkın bakışlarını Brand'e çevirdi o da dehşete düşmüştü ve yüzünde hayranlık vardı. "Tanrım! Brand onunla evlenmelisin!!" :))

Kitap boyunca Colette ( Brand'ın eski pislik nişanlısı) sinir oldum. Brand'e yaşattığı şey yüzünden brynna aralarına bir mesafe koyma çabasında. Pek başaramıyor gerçi . Brand'in öyle güçlü bir erkeğin kendini savunmasız hissetmesi beni çok üzdü. Kendini aşka teslm ederse neler olacağından korkması içimi acıttı. Lanet olsun sana colette!

" Seni bu kadar mahvedecek ne yaptı? "
" Onu sevmemi sağladı " .. :(

Ve Brynna ve Brand arasında ki atışmalar beni çok güldürdü.

Brynna " Seninle avarloch için savaşacağım"
Brand konuşamayacak kadar şaşırmıştı ardından kızın suratına doğru gülmeye başladı.
" Seni serseri!" diye bağırdı Brynna. " Bir kadın olduğum için savaşamayacağımı mı düşünüyorsun? Sör Nathan, Gertrude Halanın vazosunu kafasında kırana kadar bana da aynı şeyleri öğretmişti ve sonra bütün dengesi bozuldu." :D
Brand " Seni düşünürken babanın hayatının nasıl karışık olduğunu düşünüyorum. Bu kadar mükemmel bir savaşçı olmasına şaşmamalı. Dişi bir aslanla yılların pratiğine sahipmiş. "
Brynna şaşırdı. " Babamı üzemem! Size york düşesinin saçını yaktığım günü anlatmış olmalı. Ama sizi temin ederim ki mumumu yüzüne o kadar yakın tutmamın sebebi burnunun ucunda bir örümcek olmasıydı. Gördüğüm şeyin bir ben olduğunu nereden bile bilirdim ki? " :D :D

Sonunda evi için savaşmak yerine brand için savaşıyor brynna. Onun aşkı için ve hiç pes etmiyor. Ve söylemeden edemeyeceğim Brand'ın gülüşüne aşık oldum. Yazar brynna'ın gözünden brand'ın gülüşünü ve hissettirdiklerini öyle bir anlatmış ki gerçekten o güldükçe bende güldüm. Bu kitap favorilerimin arasına girdi kesinlikle bir şans vermelisiniz :)

Yorumlar
« geri ileri »

0 ile 0 arası yorum gösteriliyor, toplam 0 yorum.
Yorum yazılmamış.
« geri ileri »