Kargalar Meclisi

10 puan

Bayıldım. Cidden tek kelime ile ifade etsem kitabı harika derdim. Ya da muazzam. Daha önce Kaz Brekker gibi bir karakteri okumadığıma eminim. Hatta 6 tehlikeli serseri gibisini diyeyim de yerinde olsun Utanıyorum.
Önemli tüccarlardan biri olan Van Eck bir görev için Kaz ile görüşüyor. Tabi ki bu görüşme normal şartlar altında gerçekleşmiyor. Van, Kaz’ı kaçırıyor –ki bu büyük bir beceri ister- ve neredeyse imkânsız bir görev için onu ikna eder. Ve böylece Kaz Brekker bizim çok çok seveceğimiz, sırlarına hemen ulaşmak isteyeceğimiz ve hayran olacağımız grubu topluyor. Böylece olaylar da başlıyor. İmkânsız görev ise, Jurda parem adlı çok güçlü bir ilaç var. Bu ilaç Grishaları köleleştiriyor ve güçlerini çok fazla –bazen kaldıramayacakları kadar fazla- arttırıyor. Bunu icat eden Bilim adamı da tutsak –hem de çok çok fazla korunaklı olan Buz Sarayında- Bizimkilerin amacı ise o adamı oradan kurtarmak ama nasıl? İşte bu sırada gelişen olaylar; hareketli, acımasızca ve çok zekice. Açıkçası çoğu da Kaz sayesinde bu kadar ilginç ve merak uyandırıcıydı. Bu olaylar gerçekleşirken 6 serserimizin sırlarını da öğreniyoruz. Geçmişlerinden birer parça görmek inanın beni daha da yakınlaştırdı o karaktere. Başka bir kitapta olsa eminim sıkılırdım. Ama burada her şey dozundaydı. Tam istediğim gibiydi.


Kaz; Bazen acımasız, çok kurnaz, yaptığı planlar ile konuşulan ve geçmişindeki hayaletlerle yaşayan, eldivenli yakışıklımız. Ama sizi görünüşü ile değil zekâsı ve cümleleri ile tavlayacak eminim. Birazcık da ketum. İnsanlara karşıda güvensiz. Ama bu davranışları başarılı olması için gerekliymiş onu anladım. Abisi ile ilgili gerçek ise beni çok üzdü…

İnej; Size hayaleti tanıtayım. Ailesinden koparılıp, döküntülere katılması arasındaki süre beni çok etkiledi. Ama Kaz onu -her ne amaç uğruna olursa olsun- yanına almış. Sonuçta kurtarmış desem yalan olmaz. Çok sessiz hareket ediyor ve gizli sırları öğreniyor. Kaz onun yanında diğer döküntülerin yanında olduğundan daha rahat ediyor. İlk başlarda pek belli olmasa da ilerleyen sayfalar Kaz’ın gözünde İnej’in önemini gösterdi. Onunda geçmişi, sırları çok etkileyici.

Nina; Bir Grisha. İyileştirme, insanları kısa süreliğine başkalarına benzetme veya onları tek bir el hareketiyle öldürme güçlerine sahip. Kaz ona teklifi sunduğunda kabul etmeyecekti ama ortaya tek bir isim atması yeterli oldu. Matthias. “Kim bu yahu?” demekten kendimi alamadım. Kaz onu hapisten çıkarıp gruba alacağını ama hapisten çıkmak için Nina’nın da yardımını istediğinde kız hemen evet dedi. Peki, neden bu çocuk bu kadar önemliydi? İşte başka bir sır. Belki de bir aşk hikâyesidir… Hıhıhı söylemem Zuhahaha

Matthias; Cehennem Kapısı adlı iğrenç hapishanede tutulan bir mahkûm. Suçu ise “sözde” köle tüccarlığı ama işin gerçeği ise sizi şaşırtacak. Yakışıklı ve önceden Grisha avlarmış. Bu görev sırasında önceki yaptıklarının hata olduğunu fark etmesi, aslında uğruna savaştığı davanın yalan olduğunu öğrenmesi yavaş ve etkileyici bir biçimde bize yansıtılmış. Nina ne saklıyorsa o da aynısını saklıyor. Sırları ortak. Yakında zaman da kokusu çıkıyor zaten.

Jesper; Keskin nişancı. Kumarbaz. İlk başlarda İnej’e karşı bir ilgisi olduğunu düşündüm ama sonra öyle olmadığını anladım. Üniversite okumak için geldiği şehirde keskin nişancı olup çıkıyor. Onun sırrı da beni çok şaşırttı.

Wylan ise son üyemiz onun hakkında çok bir şey söyleyemiyorum çünkü ön planda değildi. Sonlara doğru biraz aktifleşti ama diğerleri kadar değildi. Flüt çalar ve hiç yasadışı bir işe bulaşmamış. Ama bomba yapımında biraz iyi…


İşte böyle sıra dışı 6 kişi yan yanaydı kitapta. Wylan hariç hepsinin bakış açısı vardı. Normalde kafa karışıklığı çok yaşarım ve bu kadar karakterle eşit derece de ilgilenmek dikkatimi dağıtırdı. Ama bu sefer aksine ‘bu olayda, şu ne düşünüyor?’ diye merak ettim. Mesela buz sarayında gelişen olaylar da grup ayrılmıştı ve ben her birinin hangi durumda olduğunu tek tek okumaktan acayip keyif aldım. Diyaloglar komikti. Yapılan planlar cidden çok zekice ve başarılıydı. Orta da çok sır varmış gibi dursa da gereksiz yere gizemli olma çabalarına girmemiş yazar. Karakterler ise bu kadar ayrıntılı anlatmış olmama rağmen daha derinlerdi. 17 – 18 yaş aralığında olup da bunları yapmaları hayret vericiydi. Ve o son ile bitmemeliydi bu kitap. Olamaz! Umarım ikinci çabuk çıkar. Hala okumadıysanız kesinlikle başlayın.


http://satellitebook.blogspot.com.tr/2016/05/yorum-kargalar-meclisi-six-of-crows-1.html

Yorumlar
« geri ileri »

0 ile 0 arası yorum gösteriliyor, toplam 0 yorum.
Yorum yazılmamış.
« geri ileri »