Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Bitmeyen Kavga
En iyi Steinbeck kitabı değildi ama güzeldi gene de.
Baskı: Yürüyen Ölüler
Sürükleyici bir kitap. Yazı tipi ve puntosu okumayı daha zevkli hala getiriyor. Yalnız, biraz daha sarsıcı olabilirdi.
Baskı: Benim de Söyleyeceklerim Var!
Anlatılan hikayeler gerçek miydi, kurmaca mıydı pek anlayamadığım için çok da inandırıcı değildi benim için. Ama mizahi açıdan okunası bir kitap.
Baskı: Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı
Ben acayip sıkıldım arkadaş. Sanırım olay üzerine yazılmış kitapları daha çok seviyorum.
Baskı: Aramızdaki En Kısa Mesafe
İçinde elle tutulur bir hikaye olmayan hikaye kitabı.
Baskı: Mahalle Kahvesi
Sıradan öyküler, güzel anlatım. Sait Faik'in sırrını çözemedim bir türlü.
Baskı: Kurtlar İmparatorluğu
Sonu biraz zorlama olsa da oldukça sürükleyici bir kitap. Grange kalitesinin bir tık aşağısı açıkcası ama gene de güzeldi. Ayrıca Grange Türkiye'ye gelirse kimliğini açık etmesin bence. Bizim ülkücülerden dayak yiyebilir bu kitaptan sonra.
Baskı: Ağrıdağı Efsanesi
Çok güzel bir anlatım. Artı içinde kalmasın: Yobaz Ahmet.
Baskı: Çarpışma
Hayatımda bu kadar saçma, amaçsız bir kitap daha okuyamam herhalde. Sürükleyiciliğin s'si yoktu. Kitabı 3 haftada anca bitirebildim. Gördüğünüz yerde arkanızı dönüp kaçın.
Baskı: Dar Kapı
Başta sadece bir aşk hikayesi mi olacak, diye endişe duymuştum. Ancak felsefi bir derinliği de vardı.
Baskı: Doğu'nun Limanları
Güzel bir anlatımı vardı kitabın. Dili akıcıydı. Konu çok enteresan değildi. Ve sonunu da beğenmedim.
Baskı: Biz
İçinde pek olay olmayan, zihin akışına yönelik kitapları pek sevmiyorum. Beni bunaltıyor. Kitabın distopya tarzında öncü olmasına saygı duymaktan başka olumlu bir şey yazamıyorum.
Baskı: Sur ve Gölge
Çok fazla kişi tarafından keşfedilmemiş iyi bir yazar okumak istiyorsanız, yazarın bu ödüllü kitabını okuyabilirsiniz.
Baskı: Kırk Oda
Murathan Mungan benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Acemilik yıllarında yazdığı o kadar belli ki baştan sonra amatörlük kokuyordu. Şiir diliyle öykü yazanları hiçbir zaman anlayamamışımdır.
Baskı: İçeriden Ölmek
Anlatımı güzeldi fakat ortada takip edilecek, meraklandıran, net bir konu yoktu. Ayrıca yazarın entelektüelliğini gözüme gözüme sokması çok rahatsız etti beni. Ödev bölümleri çok gereksizdi. Sadece yazar, "Bakın neler biliyorum ben," demek için yazmış.
Baskı: Ben Tek Siz Hepiniz
Öyküler başta ilginç gelse de sonradan kendini tekrar etmeye başlayınca sıkıldım. Tek bir duygu: kaygıya odaklanmış yazar. Hakan Bıçakcı'nın çok fazla ileriye gidebileceğini sanmıyorum.
Baskı: Bülbülü Öldürmek
Güzel bir kitaptı ama çok fazla boş gevezelik vardı. Hele ki son 6-7 bölüme ne gerek vardı diye düşündüm.
Baskı: 72. Koğuş
Çok tahmin edilebilir bir olay örgüsüne haiz olsa da derinliğiyle birlikte güzel bir tadı var kitabın. İlk Orhan Kemal deneyimim fena değildi.
Baskı: Hikayem Paramparça
Fena değildi. Son öykü hoştu. Daha uzun hikayeler yer almış olsaydı daha çok beğenecektim.
Baskı: Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
Müthiş bir kitap. Savaşla ilgili aynen benim düşündüğüm gibi düşünen birisinin daha yaşamış olmasına çok sevindim. Konuyla ilgisi olmayan insanların birbirini öldürdüğü düşüncesinde hemfikiriz Remarque'ciğim. Özellikle yakın temasta birini öldürdüğü ve onun ardından hissettiklerini yazdığı bölüm kusursuzdu. Ancak bu kadar hisli yazılabilir herhalde.