
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Hansen'in Evlatları
Hansen'in Evlatları kitabının çekilişi için linki tıklayabilirsiniz https://twitter.com/hakanbold/status/1252126184311226369?s=19
Baskı: Aspidistra
Paris ve Londra'da Beş Parasız kitabından sonra yazdığı Aspidistra aslında genel hatlarıyla birbirine çok yakın kitaplar. Her ikisinde de Orwell'in parasız dönemlerinin etkisini görüyoruz. Kahramanımız Gordon üç beş kuruşa bir sahafta çalışan, yaşam felsefesi olarak paraya ve paranın getirmiş olduğu düzene kapitalist her türlü öğeye karşı çıkan münzevi gibi yaşamaya çalışan birisi. Aynı zamanda bu durum ona hem sefalet hem de ürkütücü bir boşluk duygusu vermiş tuhaf bir adamdır. Devamı :https://www.kitapofisihakan.com/edebiyat/aspidistra/
Baskı: Saklı Seçilmişler - Siz Onları Değil, Onlar Sizi Seçti
Şu an bu kitabın yorumunu Brezilya'nın balta girmemiş ormanlarında teknolojiden ve modern hayattan tamamen uzak yerli bir kabilenin içerisinde yazıyorum. Ankara'da kitabı bitirdikten sonra tası tarağı topladık çoluk çocuk evi Amazona taşıdık. Amacımız uzun yaşamak değil, tüm gayemiz sağlıklı yaşayıp acı çekmeden ölebilmek… Kitabı okurken yukarıdaki kurgunun öyle çok hayalini kurmuşum ki bir ara gerçek olmasını çok istedim. Peki bu taa amazonlara kadar kaçışıma sebep olan bu kitapta neler var? Devamı: https://www.kitapofisihakan.com/arastirma/sakli-secilmisler/
Baskı: Masumiyet Müzesi
Aramızda çoğumuzun başından unutamadığı bir aşk hikayesi geçmiştir ya da hala böyle bir hikayenin içinde olanlar vardır. Eminim bu hikayeyi yaşayan herkesin aşka dair ama büyük ama küçük bir çok fedakarlıkları olmuştur. Çoğu hüsranla ve acıyla biterken küçük bir azınlık ise mutlu ayrılmıştır bu hikayelerden. İşte Kemal Bey'in hikayesi de okuyan için acı gibi algılansa da Kemal Bey için mutlu bir hikâyeydi hep. Devamı : https://www.kitapofisihakan.com/...at/masumiyet-muzesi/
Baskı: Madam Bovary
Edebiyat dünyasında modern romanın kurucusu olarak kabul edilen Flaubert ile meşhur romanı Madam Bovary vasıtasıyla tanışmış oldum. Çehov'un,Sartre'nin,Nabokov'un,Maupassant'ınKafka'nın,George Orwell'in,Emile Zola'nın ve daha bunlar gibi nice yazarların Flaubert'ten etkilenmiş ve O'ndan feyz almış olmaları da Flaubert okumam için geçerli tek sebepti diyebilirim. Devamı aşağıdaki linktedir: http://www.kitapofisihakan.com/edebiyat/mada me-bovary/
Baskı: Fidanların Büyütülmediği Mevsim
Kemal Yılmaz'ın okuduğum ikinci eseri bu. İlki İstanbullu Elefteria idi. inanılmaz bir kitaptı ve o kitabın konusu ile ilgili birkaç araştırma kitapları dahi aldım. O dönemle ilgili çok eksik olduğumu anladım. Fidanların Büyütülmediği Mevsim ise bize 12 Eylül darbesinin acımasız yüzünü ve olaylarla ilgili bir babanın dramını anlatıyor.Okurken çok duygu yoğunluğu yaşadığım bir kitap oldu.Kemal Yılmaz'ın gerçekten çok farklı bir kalemi var.Umarım uzun yıllar Türk edebiyatına hizmet eder. tavsiye ederim arkadaşlar...
Baskı: Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları
Kitap 3 bölümden ve her bölümde 5 er adet hikayeden yani toplamda 15 hikayeden oluşuyor.Her öyküde inanılmaz güçlü ve samimi duygular var.79 sayfaya o kadar çok şey sığdırılmış ki kitap bittiğinde yaşamış olduğum duygu yoğunluğunu ancak yüzlerce sayfadan oluşan bir kitaptan çıkarabilirdim.Öyle süslü püslü anlatımlardan ziyade oldukça sade günlük hayatta konuştuğumuz bir dilde yazılmış ve o dil o kadar güzel kullanılmış ki bütün öykülerde yan karakter olarak ben de vardım sanki. Zaten kitabı okuduğunuzda hepimizin evinde mahallesinde köyünde çevresinde birebir tanık olduğumuz tüm yaşanmışlıklara her öyküde rastlayabiliyorsunuz.15 hikayenin hepsi birbirinden değerli ancak illede en çok hangisi diye sorsalar ilk öykü Olmaz mı derim. Tüm kitap severlere tavsiye ediyorum.
Baskı: Suç ve Ceza
"Ben Suç ve Ceza’yı okuduğumda I. Dünya Savaşı yeni bitmişti ve savaşın yıkımı, acısı çok net ve apaçık ortadaydı. Fakat Suç ve Ceza’yı okuduğum zaman, orada anlatılan meselenin I. Dünya Savaşı’ndan daha yıkıcı olduğunu hissettim." J. L. Borges Ben bu başyapıtı yıllar önce farklı bir yayınevinden farklı bir çevirmenden okuduğumda kitabı çok zor güç bela bitirmiştim ancak bu kadar kötü çeviriye rağmen konu o kadar ilgimi çekmişti ki birgün daha iyi bir yayınevinden ve daha iyi bir çeviriden bu başyapıtı okuyacağıma söz vermiştim. Biraz gecikmeli de olsa kısmet bugünlere imiş . Suç ve Ceza hangi türe girer diye sorsanız felsefi derim polisiye derim gerilim derim psikolojik derim ıdeolojik derim sosyolojik derim hatta ucundan azıcık aşk bile derim. İşin gerçeği böyle bir başyapıta inceleme yapmak bile benim ne haddime bu kitabın usta kalemler tarafından yapılmış çok daha teknik incelemelerini bulabilirsiniz. Benimkisi sadece tavsiyeden öte geçmez 1866 da yayımlanan Suç ve Ceza dönemin Çağdaş Rusyasında hikayenin baş karakteri Raskolnikov'un işlemiş olduğu suçun psikolojik,sosyolojik ve ahlaki yönünü ortaya koymakla beraber Raskolnikov işlediği bu cinayetle vicdanı ve aklı arasında kalmış ve bunun iç çatışmalarını yoğun bir şekilde yaşamıştır. Aslında kitap Raskolnikov'un öğrenciliğinin devam ettiği yıllarda yazmış olduğu süper insanlar ve sıradan insanlar diye gruplandırdığı bir makale çevresinde dönmektedir.makalenin özeti şu şekildedir.süper insanlar tıpkı Napolyon gibi iyi bir amaç uğruna yüzbinlerce insanı öldürebilir ancak bu suç olarak kabul edilmez.sıradan insanlar ise doğası gereği kanunlara uygun yaşamak zorunda olan ve suç teşkil edecek işlerden kaçınacak olan gruptur.Burada Raskolnikov işlemiş olduğu cinayetin suç olup olmadığı konusunda içsel çatışmalar ve buhran yaşamaktadır. Kitabı okurken Raskolnikov'u o kadar yakından tanımaya başlıyorsunuz ki gündelik hayatınızda karşınıza alıp iç dünyasında dönen girdapları sorgulamak onu anlamak istiyorsunuz.Ayrıca kitaptaki diğer karakterler de oldukça güzel işlenmiş ve çok iyi profil analizi yapılmış.En az ana karakter kadar ilgi çekici karakterlere yer verilmiş. .
Baskı: İyi Adam
Bu kitabı bugüne kadar neden okumadım diye çok kızdım kendime.Kitabın kapağında New York Times'ın dediği gibi Federico Axat çok seveceğiniz ama asla güvenemeyeceğiniz bir yazar.okumayı düşünenler varsa önceliği bu kitaba versinler.
Baskı: Hırsız
Ailesi ve yakın çevresi olmayan kimsesiz biridir Nişimura.Tokyo'nun kalabalık caddelerinde zengin insanları gözüne kestirip yan kesicilik yaparak hayatını sürdürmektedir.birgün karşısına iş yaptığı eski suç ortaklarından biri çıkar ve tekdüze giden hayatı bir anda değişir ve hikaye bundan sonra farklı bir ivme kazanarak okuyucuyu hikayenin içine çekmektedir. Fuminori Nakamura'nın İngilizceye çevrilen ilk romanı olan Hırsız, Japonya’nın en önemli edebiyat ödüllerinden Kenzaburo Oe Ödülü’nü aldı ve Los Angeles Times Kitap Ödülü finalisti oldu. Japonlar edebiyat alanında adından bahsettirmeyi başarıyor. Mişima,Kenzaburo Oe son dönemlerde Haruki Murakami ve Kazuo Ishiguro ile birlikte Fuminori Nakamura da ismini bu kitabıyla geniş kitlelere duyurmayı başarmıştır.
Baskı: Kurtulan Kızlar
Yabancı Yayınları'ndan çıktığı günden bu yana büyük bir ilgi gören ve gerilim sevenler için mutlaka kütüphanelerinde bulunması gerektiğini düşündüğüm Kurtulan Kızlar akıcı bir kurguya sahip olup okuyucuyu hikayenin içine çekmek ve sürekli beyin jimnastiği yaptırmak konusunda gayet başarılı olduğunu düşünüyorum.Kitabın ilk 150 sayfası durağan ama bir sürü soru işaretleriyle geçerken 150 sayfadan sonra yavaş yavaş artan temposu ve gerilimiyle git gide çok daha kezzetli bir hale gelmektedir.tercümesi başarılı gibi gözükse de kısmen bazı cümle düşüklüklerine rastladığım oldu.Tavsiye ediyorum
Baskı: Türk Seri Katiller
kitapta öyle yaşanmış gerçek hikayeler var ki kanınızın donduğunu hissediyorsunuz.Kurgu olmadığını bilmek ise tam anlamıyla insanı dehşete düşürüyor.her olayda katilin kısa bir tanıtımı yapılmış.Tanıtımlar da bile yuh artık nasıl serbest kalıyor bu katil diyebiliyorsunuz ve ciddi anlamda ülkedeki adalet sistemini sorgulamaya başlıyorsunuz.kitaptan alıntı yaparak bir örnek vereyim: "Adnan Çolak...Çoban.1992-1995 yılları arasında Artvin civarındaki köylerde yaşları 68-95 arasında değişen 11 yaşlı insanı öldürdü.Bunlardan 6 sının cesedine tecavüz etti.3 cinayet mahallini kundakladı.2 yaşlı kadını yaraladı 1995'te yakalandı.Müebbet hapse mahkum oldu.1999 affından yararlanarak tahliye oldu...Dışarıda." yorum sizin....
Baskı: Hayalet (Harry Hole, #9)
bu kitabı okuyan arkadaşlardan ufak bir değerlendirme almak mümkün mü acaba?
Baskı: Ruhi Mücerret
Murat Menteş'i bu kitap sayesinde tanımış oldum ve okurken hem çok eğlendim hem de ilginç kurgusuyla dikkatimi yoğun bir şekilde verdim.Absürd bir film tadında kahvenizi yudumlayarak keyifle okuyacağınız bir kitap.Leyla ile Mecnun dizisi sevenler senarist Burak Aksak'ın o muhteşem hayalgücünü iyi bilirler.Murat Menteş'te de bu tarz bir hayalgücü olduğunu düşünüyorum.
Baskı: Kılıç Ali`nin Anıları
Atatürk ve milli mücadele yılları ile ilgili birçok detayı bulabileceğiniz 794 sayfa olmasına rağmen herbir sayfasını ilgiyle okuyabileceğiniz ve okuduktan sonra gerek Atatürk'e gerekse o yıllarda verilmiş olan mücadeleye olan saygınlığınızın bir kat daha arttığını anlayabileceğiniz eşsiz bir hatırat.Mustafa Kemal Atatürk'ün gençlik yıllarından son nefesine kadar bir çok detayı kah gülümseyerek kah hüzünlenerek okuyup beni o dönemle ilgili farklı araştırmalara iten bir çalışma olmuş..elimdeki kitap stokları azaldığında yeniden okumayı düşünüyorum.
Baskı: Oz
olasılıksız gibi bir solukta okuduğum kitabın yazarı ile bu kitabın yazarının kesinlikle aynı kişi olduğunu düşünmüyorum.sanki başka meşguliyetleri vardı da bu kitabı birine yazdırmış gibi bir havası var kitabın.kitabı tamamlayamadan kütüphanemdeki raftan bile kaldırmak durumunda kaldım.tek kelimeyle FİYASKO.
Baskı: Rena'nın Yemini
Okurken kendinizi kitabın başkahramanı Rena ile beraber Auschwitz kampında bulduğunuz ve bu çıkmazdan nasıl kurtulmanız gerektiğini bilemediğiniz her geçen gün daha da umutlarınızı yitirdiğiniz eşsiz bir yapıt.Mutlaka kütüphanenizde yer almalı diye düşünüyorum.
Baskı: Günden Kalanlar
kütüphanemde hiç dikkatimi çekmeyen ancak okumaya karar verdiğimde neden bu kadar geç kalmışım diye kendime kızdığım eşsiz bir yapıt.