Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Mezarla Randevu (Gece Avcısı, #1)
Bu romanı 5-6 yıl önce fantastik türü kitaplar yeni yeni çıktığında okusaydım belki 10 puan verirdim. Ama artık buna benzer çok konu olduğundan mükemmel bir kitap diyemeyeceğim ama yine de güzeldi .
Baskı: Saklı Öpücük
Eğlenceli bir kitaptı.Nasıl okudum nasıl bitti fark edemedim.Karakterlere bayıldım.En sonundaki yazarın notunda, kitaptaki karakterlerin ve olayların benzerlerinin gerçekten var olduğunu okumak kitabı bende daha bir güzelleştirdi.
Baskı: Tuzak (Dönüşüm Serisi, #4)
oy oy oy diyorum..Mahvetti bu kitap beni, çok üzdü. Yazar öldürmek zorunda mıydı o karakteri??? Üstüne işler de karıştı. Faythe yaptı yapacağını. Nasıl açıklayacak merak ediyorum. Normalde ingilizce kitaplardan türkçe okuduğumla aynı zevki almıyorum ama acayip bir yerde bitti, 5.kitabı hemen okumak istiyorum.
Baskı: Uykusuz Geceler
Arka kapağını okumadan başladım kitaba. İlk sayfalarda kitabın kadın karakteri konusunda küçük bir şaşkınlık geçirdim o yüzden. Erkek karakterimiz bildiğimiz tiplerden ama bayan karakter gerçekten şaşırtıcıydı. Ancak ve ancak diğer historicallardan pek farkı yoktu bana göre. Yine de sıkmadan okuttu bu da bir şey.
Baskı: Aşka Yelken Açanlar (Warenne Dynasty, #7)
Öncelikle belirteyim, bu ailede nefsine en hakim olabilen Cliff'miş bunu anladım.. Kitap daha en başında beni içine çekti. Amanda ve babasının arasında geçen sahnelerde çok duygulandım. Daha sonra yaptıklarından dolayı Cliff'i takdir ettim. Ayrıca, de Warrenne aile üyelerinin birkaç yıl sonraki halini görmek güzeldi.Maskeli balodan sonra serinin en çok beğendiğim kitabı oldu. Rex'in hikayesinden de ipuçları verilmişti.Umarım o da bunun kadar güzel bir kitap olur.
Baskı: Gecenin Prensi
Bu yazarın okuduğum ikinci kitabı.İlk kitabını da beğenmiştim, bunda da hayal kırıklığına uğratmadı beni.Temposu yavaştı hikayenin ama sıkmadı,okuttu kendini. Hiçbir şeyin toz pembe olmadığı bir kitap.
Baskı: Skandal
Kitabı beğendim..Okuyucuyu şaşırtan kitapları severim ve bu kitapta beklemediğim şeyler oldu. Karakterler çoğu kitaptan farklıydı. Kızın burun kıvırmalarına bir ara sinir oldum ama nedenleri yüzünden çok kızamadım.. Kitaptaki en sevmediğim unsur olarak sonu muallaktı.Bari ne bileyim 4 yıl sonra diye küçük bir bölüm yazsaydı da rahatlasaydık. Kızdaki o talihle adamın başına bir şey gelicek diye korkuyorum.
Baskı: Aşkın Ateşi (Ateş Serisi-1)
aslında güzel bir kitaptı.8 mi yoksa 9 puan mı vereyim diye kararsız kaldım.8 puan verdim.. Kitabın başında olay örgüsüne geç başladı ve sonlara doğru da kitap gereksiz yere uzatılmıştı bana göre.Bunların dışında beğendim ve kararsız kalanlara tavsiye ederim.
Baskı: Vahşi Bir Lordun Kollarında (Hellions of Halstead Hall, #4)
Güzel gidiyordu fakat sonlara doğru sıktı maalesef.
Baskı: Majestenin Emriyle (The Three Graces #1)
Kitap sıktı açıkçası..Bazı kısımlarında çevirilerde sorun vardı. Bu konuyla daha güzel bir kitap yazılabilirdi, yazık olmuş.
Baskı: Öpüşünde Saklı (Bridgerton, #7)
Bu seriyi seviyorum..Bu kitapta da hayal kırıklığına uğramadım.
Baskı: Seni Kalbime Yazdım (Legend of the Four Soldiers, #3)
Burada o kadar güzel yorumları okuyunca aldım kitabı..Yani sorun bende mi bilemiyorum.Hiçbir özel tarafı yoktu.Bu kadar mükemmel denmesini çözemedim..Yok yani daha harika olan birçok historical okudum ve onların hakkının yendiğini düşünüyorum. Şu ana kadar okuduğum kitaplardaki en kötü çevirilerdendi. Kimse buna dikkat etmemiş. İngilizce 3. tekil şahıs he/she/it yani yazılarda cinsiyeti anladıkları için cümlelerde karışıklık olmaz. Türkçemizde böyle bir olanak yok. Bu yüzden çevirmenler inisiyatifini kullanıp gerekli olduğunda çevirilerde biraz değişikliğe giderler, hiç olmadı cümleye karakterin ismini eklerler.. Anlayabilmeniz için kitaptan şunu ekliyorum..kısaca belirteyim siyah saçlı olan kişi adamımız (Alistair).. Geri döndüğünde Helen hala beceriksiz parmaklarıyla belindeki kurdeleleri açmaya çalışıyordu.Ellerini iterek onları açmaya başladı.Dudaklarından vahşi kahkahaların fırlamak üzere olduğunu hissederek onları bastırdı.Uzanıp saçlarındaki bağı çözdü. Siyah saçları yanaklarına döküldü, son derece vahşi ve söz dinlemez, parmaklarını onların arasına sokarak bu samimiyetin tadını çıkardı. Geri kalan giysilerini çıkarmakla o kadar meşguldü ki bu hareketini fark etmedi.Bir dakika sonra eteklerini yana doğru fırlattı.Üzerinde sadece çorapları ve ayakkabıları kalmıştı, onları da aynı ciddiyetle çıkarmaya devam etmeseydi kendini aptal gibi hissederdi. Karışıklığı fark edebildiniz mi bilemiyorum.Orjinaline göre: Ellerini itip kurdeleyi açan Alistair, dudaklarından kahkaha kopan ise Helen.Uzanıp saçlarındaki bağı çözdü derken, Helen'in, Alistair'İn saçlarını çözmesinden bahsediyor. Üzerinde sadece çorapları kalmıştı kısmında onları da aynı ciddiyetle çıkarmaya devam etmeseydi dediği Alistair ama kendini aptal gibi hissederdi derken kastettiği Helen.. Belirtmeliyim ki ilk defa bu kadar uzun bir yorum yazıyorum ama kitabı okurken o kadar karmaşa vardı ki çeviride, benim için kitabın okuma zevki denen olay kalmadı. Çeviri akıcıydı çevirmenin hakkını yiyemem ama bazen kimin ne yaptığı birbirine karışıyordu.Çevirmeni araştırdığımda pek çok kitabı çevirdiğini fark ettim ki birkaç tanesini de okumuşum ancak onlarda böyle bir sorunu fark ettiğimi hatırlamıyorum..Teslim saati yaklaştı da aceleye mi bindi bu iş diye düşündüm.
Baskı: Seri Katiller`in İç Dünyası
Bu kitabı okumak biraz mide ister diye düşünüyorum. Sürükleyici bir kitaptı.Biraz da ürpertici.
Baskı: Kaçak Gelin (Warenne Dynasty, #6)
Bu kitabı almadan önce bazı yorumları okumuştum.. Sean'a karşı çok büyük haksızlık yapmış o yorumları yapanlar. Daha almadan adamı suçlu ilan ettirdiler gözümde. 2.kitabın başarısına ulaşamadı benim içim ama yine de güzeldi.Sevdiğim bir seri.
Baskı: Savaşçı
Bu aralar tipik romanlardan çok sıkılmıştım ve bu hızır gibi yetişti..Karakterler farklıydı öncelikle.Karşımızda Tanrıvari bir savaşçı yoktu. Acınası bir halde savaş yorgunu bir adam ve klanı katledilmiş bir kadın. Okurken sıkılmadım, akıcı bir kitaptı. Bana bu kitabı biri hediye etti, iyiki etmiş.
Baskı: Kurt Ve Kumru
Kitapların konusunun çok detaylı anlatılmasına karşıyım.. Bu kitabı inanılmaz merak ediyordum ve yorumlarını beğendiğim birinin kitap hakkındaki görüşlerini okudum.İlk defa böyle bir şey yaptım ve çok pişmanım.Kitabı öldürdü yazdıkları. Bütün vurucu noktaları kitap hakkında yorum diye uzun bir özetle yazmanın anlamı ne? Maalesef mükemmel olabilecek bir kitaptan alabileceğim zevki kısıtladım. Yine de çok akıcı bir kitaptı.Zaten bu yazar hep favorim olmuştur.Kitabın içinde o döneme ait gerçekliği yansıtmasını beğendim.Diğer tarihi kitapların aksine her şey peri masalı gibi değildi. Özellikle kızın yaşadığı ikilemi çok iyi anlatmış.. Son olarak, çevirmeyi başarılı bulduğumu belirtmeliyim.Beğendiğim kısaca :)
Baskı: Korsan Aşkı
Çok beğendiğim bir kitaptı. Yine bir dönem kitabı ve gerçeklikten pek kopulmadan anlatılmış. Aslında kurt ve kumru kitabını okurken bu kitabı hatırladım.Zaten hem konu itibariyle hem de karakterler olarak iki kitap da benzer biraz. Johanna Lindsey'in en sevdiğim kitabıdır ayrıca..Bir şans verin ve okuyun derim.
Baskı: İlişki Durumu: Karmaşık (Truly, Idaho, #1)
Rachel Gibson emin olamadığım yazarlardan. Bazen harika kitaplar yazarken bazen de vasatı aşamıyor kitapları.. Ancak bu sefer harika bir kitapla karşı karşıyaydım..Bu kitabı okumadan önce uzun süre beklettiğim için pişman oldum. Henry denen baba tipine söyleyecek söz bulamıyorum.Ama en azından öldükten sonra hayırlara vesile oldu....Nick ise herkesin hayallerini süsleyebilecek bir karakterdi. Her şeye rağmen Delaney'e duyduğu gerçek sevgi beni duygulandırdı.. Zevkle okuyacağınız bir kitap.
Baskı: Sev Sevebilirsen
Okurken sıkıldım.zar zor sonunu getirebildim. Kitabın paragrafları arasında köşe kapmaca oynadım resmen. Bir konuda başka bir konuya atlamıştı sık sık. İlk sayfaları güzeldi ama sonra saçmaladı.
Baskı: Kalp Hırsızı (The DeBurghs, #3)
Serinin ilk iki kitabına nazaran kötü buldum bunu. Okurken çok sıkıldım. Bitse de gitsek modundaydım.
Baskı: Yeşil Karanlık
okuyalı çok oldu ama hala hatırladığım, hatırladıkça yüreğimi sıkan bir kitap. Roman bir harikaydı....Resmen hikayeyi ben yaşadım..Ama okuyucuya bu kadar acı duygusu vermeseydi keşke.Benim yüreğim kaldırmadı. Canan Tan'ın bir üst kademe hocası olarak görürüm bu yazarı hep.Hangi kitabını okuduysam, dram doruklardaydı, şöyle boğazımı düğümlendirip son bir darbe yapmadan bitirmemişti kitaplarını. Hem Canan Tan hem de Anya Seton okumaya tövbeliyim.
Baskı: Aşkımı Yüreğime Gömdüm
bu zamana kadar okuduğum en kötü historical top 5 listeme aday.
Baskı: Seninim (The Brand Clan Serisi, #1)
Fifty Shades serisinden hemen sonra okuduğumdan mı bilemiyorum ama çok yavan bir kitaptı.. Buradaki yorumları okuduktan sonra kitaptan umutlu bir şekilde başladım ama sırf yarım bırakmamak için devam ettim okumaya. Kitap cinsellik dolu diye bu eleştiriyi yapmıyorum ancak ortada hikaye yoktu bence..Kitabın akıcılığı vardı gerçekten ama ben kendimi olaylara kaptıramadım,karakterlerin duygularını hissedemedim. Fifty shades serisi de cinsellik barındırıyordu hatta bu kitap onunla yarışır ama onda bir hikaye, giriş-gelişme-sonuç vardı. Konusu değişik diye ilginizi çekebilir ama bana göre vakit kaybı.