
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kabil
neden daha önce Jose SARAMAGO okumadım diye kendimi sorguladım. açıkçası kimi "bu kadarı da fazla bazı değerlerle dalga geçilmez" diye düşünebilir ben bayıldım. sorgulamanın gerekliliğini vurgulamış bence ;)
Baskı: Mücella
La dan sonra cok sevemedim bu kitabi...kitabin adi mucella olunca kadinin duygularindan bahsedecegini dusundum ama tamamen mucella nin disindaki hayatlardan bahsetmis Nazan Bekiroglu.
Baskı: Yetim Kalacak Küçük Şeyler
bayiliyorum Oya Baydar a...Anlarla anlatilan bi otobiyografi...
Baskı: Yıldızlar
yildizlar i, can yayinlarindan okudum. gazete roportajlarinin birlesip kitaplastirilmis hali, ben okurken keyif aldim
Baskı: Aşka Veda
kitap, basta cok klise gelmisti ama okumaya devam ettikce dogru sosyolojik tespitlere rastladim, ayrica aralara serpistirilmis okunmasi gerekli kitap adlarini not ettim ;)
Baskı: Delice
Aman aman okunmalı mı? Çok da okunması gereken bir kitap değil, düşünmeme çok sebep olmadı bilindik hikaye bilindik düz yazım olmuş, yazarı meraktan okudum bu Kitabı'nı ama sanırım yanlış Kitabı'nı okumuşum, bu arada Saygısızlık etmek istemem sonuçta bir emek boş zamanda vakit geçirmek için okunacak bir kitap.
Baskı: Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları: Su
günümüz modern masalı...içinde şaman dışında hafiften sunni alevi meselelerine, çevreye, özellikle kadın cinayetlerine dikkat çekmiş bir kitap. Ben sevdim ve Deliliğe Övgü kitabını da okumam gerektiğini hatırlattı Buket bana ;))
Baskı: Küçük Prens
ilk defa Cemal Süreya ve Tomris Uyar çevirisiyle okudum bu kitabı...Ama son okumam olmayacak onu biliyorum ;)
Baskı: Teneke
' İnsanı tarif etmek gerekirse, insan mektup yazan hayvandır.' Diyaloglar halindeki oyun kitaplarını sevmememe rağmen Teneke'nin hem romanını hem de oyun halini sevdim.
Baskı: Parasız Yatılı
Kısa öykülerden oluşan bir kitap. En çok hoşuma giden hikayeler su ustası miraç ve haraç hikayeleriydi.
Baskı: Engereğin Gözü
Hiç bu kadar güzel bir kitap okumadım. Elia Kazan Balkan Edebiyat Ödülü / 1997 Yıllardır Topkapı Sarayı'ndaki hücresinde kapalı tutulan Şehzade, hiç beklemediği bir anda tahta çıkarılır, böylece iktidarın tek sahibi olur. Haremağası Süleyman ise Habeşistan'dan koparılıp hadım edilerek saraya getirildiğinden beri onun en sadık kulu ve -iktidarsızlığına rağmen- Harem'in tek hâkimidir. Valide Sultan'ın iktidar hesaplarıyla oğlunu yeniden hapsettirmesi, ilişkileri iyice içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır. Engereğin Gözü, Haremağası ile Padişah arasındaki köle-efendi ilişkisi aracılığıyla, "bakışıyla her canlıyı kımıltısız hale getiren bir engereğin bile gözünü kamaştıran" iktidarın büyüleyiciliği üzerine alegorik bir roman. Bir yanıyla da bir "dil şöleni"; Zülfü Livaneli, Evliya Çelebi'nin, Naimâ'nın ve Türkçenin büyük dil ustalarının izini sürüyor.