
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kule
242 sayfa bir rahibin kule yapma sevdasının anlatılmasına gerek yoktu, o kadar fazla tekrar vardı ki kısa bir hikaye bile yeterdi. karakterler zayıf, konu zayıf, bağlanamamış bir son. Bırakın Golding Sineklerin Tanrısı'nda kalsın.
Baskı: Kuşlar Yasına Gider
başladığın kitabı olacakları bildiğinden bitirmek istememe hissiydi tam olarak yaşadığım. paramparça halde kapadım kapağını kitabın. "annen bana çok iyi baktı, tuttuğu altın olsun."
Baskı: Kibritleri Çok Seven Küçük Kız
Sonuna kadar merak yakanızı bırakmıyor. Ana dilde okunması mümkünse dişil-eril ifadelerin kız- erkek çocuk karmaşasının daha rahat anlaşılabileceğini düşünüyorum. Yine de çevirmen bu noktada dilimizin elverdiği kadarıyla iyi iş çıkarmış. Kitabın kapağı ve adı yanıltmasın içerisi karamsarlıkla dolu. Sıradışı, okunmaya değer.
Baskı: Öyle Miymiş?
Son 50 sayfayı "acaba bıraksam mı?" Diye diye okudum. Uzun paragraflar, virgüllerle donatılmış cümleler bana okuduğum paragrafın, cümlenin başını unutturdu. Yakalayamadım çoğu zaman anlatılmak isteneni, yakaladığımdaysa çok beğendim yazarın din, yaşam, ölüm hakkındaki düşüncelerini. Sanırım ben bu tarz metinler bana göre değil. Yazarla bir sonraki karşılaşmamışızın daha güzel olması dileğiyle.
Baskı: Kavgam / Cilt 1
Bu sene okuduğum en vasat kitaptı diyebilirim. Orta sınıf bir ailenin üyesi yazar. Ama kendini çok zorlu bir hayat yaşadığına inandırmaya çalıştı kitap boyunca. İlk bölümün büyük kısmında lise öğrencisi olarak yılbaşı partisine içki götürme çabasını anlattı yada benim aklımda birtek bu kaldı. İkinci bölüm daha yoğundu en azından ufak bir gizem bile barındırıyor. Üç kitabı birden almak ne kadar doğruydu bilmiyorum umarım devaml güzel olur.
Baskı: Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Gerçeklere mi inanırız, yoksa inandıklarımız gerçeklerimiz mi olur? Mükemmel...
Baskı: Gurur ve Önyargı
18. yüzyıl İngiltere'si atmosferini en ince ayrıntısına kadar yaşatması dışında kitabı beğendim diyemeyeceğim. sonu başından belli bir hikaye,karakterler sıradan (Mr. Bennet dışında). o dönemin yaşam tarzını merak ediyorsanız buyurun okuyun, yanında fakir kız zengin oğlan hikayesi hediye.
Baskı: Havva'nın Üç Kızı
benim gözümde iki farklı Elif Şafak var; birincisi Mahrem ve Aşk'taki gizemli hikayelerin yazarı, diğeri İskender ve bu kitaptaki gerçekçi hikayelerin yazarı... ikisini de seviyorum ancak birincisi daha özel. Bu kitapta da din ekseni üzerinden Türkiye ve kısmen dünyanın gerçeklerini dile getirmiş, zira çoğu cümlede 'bunlar benim düşünüp kelimeleri düzgün sıraya koyup anlatamadığım şeyler' dedim.Ayrıca son 5-6 yılda bir anda zengin olmuş tabakayı iyi analiz etmiş yazar. Ancak ana başlık din olsa da birçok konunun aynı anda işlenmek istenmesi kitabın sonunun bağlanamamasına neden olmuş kanımca. okuyun, okutturun.
Baskı: Anne Frank'ın Hatıra Defteri
genç bir kızın katledileceğini bilerek geleceğe dair hayallerini okumak...
Baskı: Yeni Soyadının Hikayesi (Napoli Romanları, #2)
Lenu ve Lila'nın hikayesi devam ediyor. yolları ayrılıyor, birleşiyor ancak Lenu'nun yaşamı ve karakterinde Lila'lın etkisi devam ediyor. serinin ilk kitabı kadar etkileyici...
Baskı: Kopenhag'da Trajik Bir Olay & Türkiye'de Haber Var!
yayınevi ile kitap fuarında tanıştım. görevlinin tavsiyesine ve birazda kapak tasarımlarının orjinalliğine aldanarak aldım kitabı.Öncelikle kitabın adı tamamen satış stratejisine yönelik verilmiş zira kitapta Türkler ile ilgili sadece bir yada iki kıssa var. Anlatılanların yavan olmasının yanında çeviri ile ilgili sıkıntılar kitabı daha da okunmaz hale getiriyor.
Baskı: Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım (Napoli Romanları, #1)
bu kadar sade ve akıcı bir dille yazılan bir roman ancak bu kadar etkileyici olabilirdi.
Baskı: Grinin Elli Tonu (Fifty Shades, #1)
aşk romanı mı? ya hiç aşk yaşamadınız ya da hiç gerçek bir aşk romanı okumadınız. 'herkes okuyor ben de okumalıyım' pazarlama stratejisinin ürünü kitap serilerinden biri daha.. bu tarz serilerden önyargımı kırmak için daha kaç tanesini okuyup, kaç tanesinde zaman kaybım için hayıflanacağım bilmiyorum.