OB
Okur profili

Oblomov

İstanbul

Puanları ve değerlendirmeleri

Tümünü gör
1Q84

1Q84

1Q84

4/10

Büyük beklentilerle okumaya başladığınızda ilk birkaç yüz sayfası sizi meraklandırsa da sonlara doğru sizi iyice bıktırabilecek ve sonu ile hayal kırıklığına uğrayabileceğiniz bir kitap. Bitmek bilmeyen tasvirler ve karakterlerin özelliklerinin anlatıldığı çok uzun bölümler var. Aynı olayı 2, bazen 3 ayrı karakterin ağzından en ince ayrıntısına kadar duymak bir yerden sonra bunaltıyor. Etkileyici bir son da olmadığı için bitirmesem daha iyiymiş hissi yaratıyor. Kitaptaki en ilginç olay, gökyüzünde iki ayın belirmesi diyebiliriz. Daha önce benim neden aklıma gelmedi ki diyebiliyorsunuz. Tabi maza ve douta kavramlarının ne anlama geldiğini az biraz da olsa anlamak da bir dereceye kadar tatmin ediyor. Ancak tam olarak açıklanmayan bazı noktalar da yok değil. Bazı karakterlere ne olduğu öylece bırakılmış. Örneğin Öncüler Cemaatinden kaçıp Madamın şiddete uğramış kadın için açtığı sığınma evinde gördüğümüz Tsubasa’ya ne olduğu, Fukaeri’ye ne olduğu, Tengo’nun annesi ile ilgili kısımlar. Romanda bazı dini öğelerin oldukça yer kaplaması da Japon geleneğinden geliyor olsa gerek. Aomame’nin Şahitler müridi olarak yetiştiriliyorken evden kaçarak dini reddetmesi ve ailesi tarafından silinmesi. Ancak yine de en zor anlarında bile çocukluğunda ezberletilen duayı tekrar etmesi. Sol bir örgüt olarak komün hayatı yaşamaya başladıktan bir süre sonra dini bir cemaat haline gelen Öncüler ve sonunda ütopik bir dünyanın parçası haline dönüşmeleri.. Kitapta ayrıca pek çok ünlü eserden de bahsediliyor: Janacek’in Sinfionetta’sı, Bach’ın Eşit Düzenlenmiş Kalvyesi, Aristoteles'in Nikomakhos’a Etik, Haydn'ın Çello konçertosu, Çehov’un Sahalin Adası,Louis Armstorong’un W.C. Handy Blues derlemesi, Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde serisi kitapta bahis geçen yapıtlar. Çıkması dört gözle beklenen bir kitap olarak bakıldığında bu övgüleri hak etmediğini göreceğiniz ve bir nebze hayal kırıklığına uğrayabileceğiniz bir kitap, hele de 1546 sayfayı okuma zahmetine katlandıktan sonra.

03.01.2014

Gertrud

Gertrud

Gertrud

7/10

"Dışarıdan bakıp yaşamıma şöyle bir göz gezdirdiğimde, pek de mutlu bir yaşam olduğunu söyleyemeyeceğim bunun." diye başlayan kitap bir müzisyenin yaşamını anlatıyor. Bay Kuhn'un İsviçre'nin bir kasabasına yerleşip bir yandan ünlü bir müzisyen olma yolunda adım adım ilerleyişini anlatırken bir yandan da yaşadığı sevinçleri, acıları ve mutsuzluklarını gözler önüne seriyor. Bay Kuhn operasını bestelerken adım adım, sanki siz de duyabiliyorsunuz o besteyi. Her bir bölümü kafanızda canlandırabiliyor, sanki gerçekten öyle bir opera var olsa, onu duyduğunuz anda tanıyacakmışsınız gibi bir his yaratıyor. O denli sahici, o denli yüreğinize işliyor tasvirler. Sanki sayfaları çevirdikçe gizlenmiş notalar bir bir akıp gidiyor arasından.

03.12.2012

En çok ilgilendiği etiketler

Tümü

Son aktiviteler

O
Oblomov2 kitaba başladı
11.07.2014
O
Oblomovkütüphanesine ekledi
11.07.2014
Gölgeler ve Hayaller Şehrinde
Gölgeler ve Hayaller Şehrinde

Yazar: murat gülsoy

Buraya ait olamamaktan yoruldum. Ama gidemiyorum da... Paris'e de ait değilim çünkü. Charles, Marcel, Evelyn, Margaret, hepsi başka bir yere ait olmanın güveniyle istedikleri yere gidebiliyorlar. Gittikleri yerde de durmayacaklar belli ki. Ben onlara benzesem de onlardan biri değilim. Acı bir tecrübe. Hayaletlerin niçin kimi binalarda hapis kaldığını şimdi anladım. Ben ve benim gibiler bu şe…

O
Oblomovkütüphanesine ekledi
11.07.2014
Herkes Herkesle Dostmuş Gibi...
Herkes Herkesle Dostmuş Gibi...

Yazar: barış bıçakçı

Sokakta yürürken, alışverişte, parkta, dolmuşta otobüste, kuyruk beklerken kulağını atar ya insan bazen; değişik insanların değişik dertlerinden, acı hayat hikâyelerinden, münakaşalardan, belki de sevinçlerden kesitler işitir. Bazen öylesine duyup geçer bunları; bazen de zihni işittiklerinin peşine takılır gider, başkalarının hayatlarını kurgular kafasında, ya da kulağına çalınanlar kendi hayatıy…

O
Oblomov2 kitap okudu
07.02.2014
O
Oblomovşu an okuyor
29.01.2014
Duvar
Duvar

Yazar: jean paul sartre

Varoluşçulukun babası sayılan Jean-Paul Sartre (1905-1980) Aydınlanma Çağından bu yana çağının tanığı ve bilinci (vicdanı) olabilmiş, edebiyata, felsefeye ve politikaya ilişkin görüşleriyle çağını etkilemiş, tartışmalara yol açmış ender bir yazar. Duvarda yazarın beş öyküsü yer alıyor. Kitaba adını veren Duvar adlı öyküde, Frankocular tarafından ölüme mahk-m edilen bir cumhuriyetçinin direncini y…

Kitaplığından

Tümünü gör
Henüz içerik yok.

Testleri ve çözdükleri

Tümünü gör