
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Beni Aşka İnandır (American Heiresses, #1)
Amerikan varislerinin hikayesine yer verilen serinin ilk kitabı zevkle okundu ve bitti. Uzun zamandır historical okumamıştım, bu kitap oldukça iyi geldi.Kitabın ismi, kapağı bence tam anlamıyla doğru tercih edîlmiş.Ben oldukça beğendim zira bi gúnde su gîbi aktı geçti. Konuya değinecek olursak Sophia Amerikalı bir varis ve ingiltereye gelip soylu bir erkekle evlenme niyetinde.yokda bu ailesinin niyeti miydi :) James ise evliliğe hiç sıcak bakmıyor, zira geçmişte yaşadıkları onun bu fikri benimsemesine vesile olmuş.Bencede haklı, onca yaşadığı kótú şeyler. Sonuç olarak çiftimiz ilk górúşte birbirinden etkilenir ama birbirinden uzak durmaya çalışırlar.Ama gónúl bu ferman dinler mi?aradaki çekim (ve bazı yan etkenler) óyle gúçlúdúr ki sonuç evlilikle biter. Amma velakin cicim ayları çabuk biter ve başlar sorunlar. Acaba çiftimiz korkularının ústesinden gelip mutlu olacaklar mıdır? Sophia, James'in derinlerine gómdúğu kederine son verebilecek midir? okuyup óğrenin derim :)
Baskı: Bir Film Yıldızı Nasıl Tavlanır
Olamaz ya..Cidden yüzümde kocaman bir sırıtma ifadesiyle bitirdim kitabı. Çok sevdim hikayeyi, karakterleri (cadı sindra ve tom dışında)... Cole Allah'ım o nasıl bir yaratıktır öyle.O düşünceli halleri, gülümsemeleri ve alçakgönüllülüğü yok mu?Bitirdi beni. Ben kitaplarda dediğim dedik çaldığım düdük diyen erkek karakterleri severim ama Cole bi başk aydı. Claire ise ilk başlarda Tom konusunda ciddi anlamda saflık ve salaklık yapsada sonradan çok acıdım kıza.. Her şeyde bu kadar üst üste gelmezki..Tüm negatiflikler ve sorunlar kızcağızımıza yöneldi... Hemde milyonlarca insanın önünde..Ama olsun sonuç mutluya, her şeye değer. Olaya gelecek olursak Claire 'mod' dergisinde editördür ve ünlü oyuncu Cole Brannon ile bir ropörtaj yapacaktır. Claire karşısında kendini beğenmiş,ukala bir ünlü beklerken tam zıddı bir karakterle karşılaşır. Derken çiftimizin yolları kader mi tesadüf mü bilinmez bir çok kez karşılaşır. Kader onları birleştireyim derken öyle bir tesadüfler zinciri olur ki çiftimiz ayrı düşer. Ehh magazin ve basın dünyası bu...Bir dedikodu, entrika,rekabet olmazsa olmaz. Cole hakkında yanlış haberler çıkınca ise durum kritikleşir.. Kitabı okuduğunuzda bi kaşık suda boğmak istediğiniz Sindra(ismi yanlış yazıyor olabilirim ama müstehak o kadına) her şeyi altüst ediyor..Sonlara yaklaştıkça Claire için ağlayasım geldi resmen..herkes mi bu kıza karşı.. Ama neysem ki her şey çözülüyor orası ayrı... Ben kitabı oldukça sevdim..başlarda biraz durağan olsada Cole sahneye çıktıktan sonra herşey rayına oturdu ^^) Yer yer sinir krizleri geçirdim,kızdım,güldüm eğlendim.Kısaca öneririm zira ben çok sevdim :)
Baskı: Aşk Tuzağı
"Olamaz, yine mi?" diyerek bitirdik kitabı :)Yazık Eric'e yaaa.Doğru düzgün bir kahve içemedi zavallı. Yer yer bu muhabbet beni sıksada yazar güzel bir espiri yakalamış :) Yoruma gelecek olursak Linda'dan daha iyi bir hikaye beklerdim.Bu hikayenin kurgusu biraz basit geldi bana. Ha çok mu kötüydü hayır, ama ben daha güzellerini okudum Linda'dan :) Eric ve Jaclyn ilk karşılaştıkları(çarpıştıkları) andan itibaren aralarında bir çekim olmuştur. Ve günün akşamında tekrar karşılaşınca bu çekim yakınlaşmaya dönüşmüştür. Derken... Jaclyn bir düğün organizatörüdür ve kavga ettiği bir gelin adayının ölümünde şüpheli konumuna düşmüştür. Eric ise bir dedektif olaraktan bu cinayeti araştırmakla görevlendirilmiştir. Bir yandan Jaclyn'in cinayet işleyemeyeceğine inanan ama görevi gereği olaya temkinli yaklaşmak durumunda kalan Eric, bir yanda ise suçsuz olduğu halde Eric'in kendisine inanmadığını düşünen Jaclyn.. ve sadece bir gündür tanışan çiftimiz... Olaylar yer yer çok sıktı beni..sayfaları atladığımı biliyorum..Belki bu günlerdeki okuma hevesimin azlığındandır bilinmez ama çok orta karar bir kitaptı..şiddetle tavsiye edemesemde okunabilir bir kitap..
Baskı: Seninim (The Brand Clan Serisi, #1)
Seninim.... Konusu okuduğum kitaplardan farklıydı.Yada ben benzeri bir hikaye okumadım bu zamana kadar. Konusu demişken biraz ipucu verelim; Lena ailevi durumlar sebebiyle iki işte birden çalışmaktadır.Gúndúzleri bir edebiyat enstútúsúnde, geceleriyse zengin erkeklere , parti ve benzeri yerlerde eşlik etmektedir.Ve bu sayede Roderick ile tanışmış, eskortluk işinin en ónemli kuralını bozmuştur. Roderick ise bir muammaydı benim için.Yer yer o kadar tatlı,dúşúnceli ve ımm, şey ateşliydi ki (!) hakkında ne dúşúnsem bilemedim. ...... Roderick bir şeyi kafasına taktı mı, onu else etmek için her şeyi yapabilecek tipte bir karakterdir.Buna Lena'yı elde etmekte dahildir.Ve bu amaçla beraber geçirecekléri 3 haftalık bi anlaşma bile ónermiştir.Eğer kızımız kabul ederse..!(Benden duymuş olmayın ama sanırım edecek) Yazar konu itibariyle Japonya ve kúltúrúnede sıkça yer vermiş.Bu arada çiftimiz biraz ateşliydi ki bu yúzden +18'lik bir hikaye olduğunu (bence) da belirteyim. Uzun lafın kısası ben sevdim ve bu túrú sevene óneririm
Baskı: Tanrıça (Tanrıça, #1)
İlk olarak söylemeliyim ki bildiğim Hades ve Persephone hikayelerinden değildi... hele sonu, beni cidden şaşırttı, beklemediğim bir sondu, buda beni devamı konusunda meraklandırdı.. ilk başlar biraz durağan olsada sonlara doğru hareketlendi hikaye... Kate annesinin hastalığı sebebiyle Eden'e (annesinin çocukluğunun geçtiği yer) annesinin son zamanlarını yaşamak istediği yere gider ve hikayemiz başlar böylece... Kızımız her ne kadar zor zamanlar geçirsede annesinin biraz daha yaşamasını sağlayacağına söz veren ve bununlada kalmayıp Hades olduğunu iddia eden Henry ile yaşamaya başlar.Bunun karşılığında ise bir takım testlere tabi tutulur ama açıkçası bunları anlamak zor :) ben sınav olduğunu farketmedimdi bile :) Öyle böyle derken aslında kimsenin ve de olayların görünmediği gibi olduğu ortaya çıkar..sonu beni hala şaşırtıyor :) uzun lafın kısası Hades ve Persephone çiftimize farklı bir bakış açısı sunmuş bizlere..mitoloji severlere önerilir :)
Baskı: Vazgeçmem Senden (The Hathaways, #2)
Kev yakışıklısın, kaslısın, karizmatik, vahşi, sinirli, yardımsever hatta düşüncelisin de ama yapma kuzum herşeyin fazlası zarar kimse öğretmedi mi sana? Öyle yerler oldu ki tabiri caizse fıtık ettin beni, neyse ki aklın başına geldi de rahat bi nefes aldım. Kev Merripen ve Winnifred Hathaway'i serinin ilk kitabı Benimle Kal'dan hatırlarsınız.. Kev yaralı bir şekilde Hathawaylerin babası tarafından bulunur ve Kev ne kadar bir hizmetli gibiymiş davransa da aile fertleri onu kendileriyle eşdeğerde ve onlardan biriymiş gibi davranır.Win ise ailenin hasta ve zayıf bünyeli kızıdır. Olaya gelince Amelia ve Cam evlenince eski yaralar iyileştirilmeye başlanır.Poppy'nin sosyeteye tanıtılması, Beatrix'in okula gitmesi, Leo'nun toparlanması ve tabi Win'in bir doktora gitmesi...Fransa'da bir doktorun bu tür hastalıkları tedavi edebildiğini öğrenen Win bu konuya dört elle sarılır.Oda artık kimseye muhtaç olmadan yaşamak, ailesine yardım etmek, en önemliside sevdiği adamla evlenip çocuk sahibi olmak istemektedir. Kitap Win'in Fransa'ya gitmek için hazırlık yapmasıyla ve akabinde geçmişe, Kev'i buldukları döneme geri dönüşle başlıyor. Kev'in o ilk günlerdeki vahşiliği, herkese güvensiz bakışı ve daha Win'in sesini duyar duymaz ona olan ihtiyacı.. Lisa bunu o kadar güzel işlemiş ki yazarın yeteneğine bir kez daha hayran kaldım... Win Fransaya giderkende Fransadan döndükten sonrada Kev ona olan hislerini reddetmiş ve her fırsatta onu kendinden uzaklaştırmıştır. Her ne kadar artık iyileşmiş olsada geçmişini unutamayan Kev, Win'i incitmekten o kadar korkar ki bu onu kaybetmesine neden olacak seviyeye gelmiştir.Ya onun talibiyle evlenmesine göz yumacaktır yada ona sahip olacaktır. Kev sonunda akıllanacak mıdır acaba? Çok duygusal, çok yoğun duyguların olduğu bir kitaptı.Kev'in kendis düşünceleriyle çatışması, Win'in aslında göründüğünden daha güçlü olması ve bu gücü Kev'i elde etmeye yoğunlaştırması...Bu uğurda yaşadığı üzüntüler, hayal kırıklıkları ve bir yerden sonra tam pes etmişken o inanılmaz mutluluk verici olay (o olayı çok kıskandım yalnız)...Kısacası yazar işini biliyor..okumanızı öneririm.. Kitapta Kev ve Cam'in pooka olarak bilinen at dövmelerini de, geçmişleri ve ailelerinin kimliklerinin gizemide çözülüyor. Birde Leo ile Cat'in (Mürebbiye,Bayan Marks) çatışmasını ve gelecekte bir yakınlaşma olur mu acaba düşüncesiyle karşılaşıyoruz. (4. kitap Leo ve Cat'in :) )