HA
@hamza aydoğan

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Dublörün Dilemması
8/1003.02.2013

Baskı: Dublörün Dilemması

Kitap, çağdaş kültürü içinde barındırdığı ve kelime oyunlarının bolluğundan dolayı kendisini bir çırpıda okutuveriyor. Bence dublörün asıl dilemması, olay akışına hic bir faydası olmadığı halde serpiştirilen gereksiz bilgilerin genel kitlenin üzerinde pek fazla durmayacağı şekilde ustaca yerleştirilmesinin, okuru "ben şimdi iyi bir kitap okudum" ve ya "ben kötü bir kitap okudum" yorumunu yapmada dilemmada hatta muammada birakmasidir. Sonuçta amaca ulaşılmış. Kitabı bitirdiğimde Murat Menteş' e bir şekilde ulaşıp "Canımın içi, böyle romanlar yalnızca filmlerde olur." demek istedim. "E ben yazdim romanlarda da oluyormuş" filan der diye hemen vazgeçtim. Ne me lazım adam kelime cambazı sonuçta.

Bambaşka
8/1031.01.2013

Baskı: Bambaşka

Öyküleri okurken sanki her cümlede insanın kalbi kırılıyor. Neresinden baksam burkucu bir kitap. burkucu.

Aşka Dair
6/1003.11.2012

Baskı: Aşka Dair

İskender Pala İlahi aşk'ı ve beşeri aşkı divan edebiyatı şairlerinin beyitlerini ve kur'an dan ayetleri açıklayarak anlatmaya çalışmış. Güzel de anlatmış. Kitabın tek eleştirilecek noktası Kur'an da ki ayetlerin aşka göre yorumlanmasıdır. Oysa ki Kur'an her okuyana farklı hakikatler sunan bir mucizedir. Elbette ki aşkı anlatma çabası yaşadığı aşktandır. Ancak Kur'an ı yorumlamanın başka bir bilim dalı olduğuna inanıyorum. İlk sayfa... "Bu sayfanın arkasında yazılanlar gelince, onlar hakiki aşkı tanımak isteyenler içindir. Okursan eğer, belki seni aşkın hakikatine götürmezler ama o yolda daha evvel yürümüş olanların tecrübelerini sana bütün derinliğiyle ve içtenliğiyle anlatırlar." "Tabiatta herhangi bir şey haddini aşınca zıddına dönüşür!"

Baskı: Küçük Aptalın Büyük Dünyası (Pucca Günlük, #1)

Değişik bir hatun. Bayanlardan çok erkeklerin okuması gereken bir kitap. Pucca kendi iç dünyasını tüm mahremiyetiyle ortaya dökerken kadınların evrensel duygularını yakalamış. çok güldüm. iyi ki yazmış.

Korkuyu Beklerken
9/1026.10.2012

Baskı: Korkuyu Beklerken

Bunu bize yapma Oğuz ya. Saniye saniye psikoloji tahlili yapıp kendine aşık etme adamı be. bunu yapma işte ya. "Biz buradayız sevgili yazarımız, sen neredesin acaba?"

Az
10/1021.10.2012

Baskı: Az

elim ayağım titriyor sayın seyirciler dersem kitabın güzelliğini az da olsa anlatmış olurum belki. "Seni az seviyorum dedi." "Bende daha az dedi." Bir daha da konuşmadılar...

Yûsuf ile Züleyha
9/1013.10.2012

Baskı: Yûsuf ile Züleyha

Züleyha'nın aşkı, Yusuf'un sabrı, Yusuf'un güzelliği, özenle seçilmiş kelimeler, Züleyha'nın Yusuf'a yazdığı hitaptan öteye geçemeyen bir adet mektup.. Bu kitabı hazmetmek için beyne değil, hassas bir yüreğe sahip olmak yeterlidir sanırım. "sevmek en fazla neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir. her aşk o'na çıkar sonunda, o'ndan başkasını sevmek imkansız gibidir. seven neyi sevdiğini bilse de bu böyledir, bilmese de bu böyledir." Nazan bekiroğlu

Erken Kaybedenler
8/1002.09.2012

Baskı: Erken Kaybedenler

bu kitabı okuyan her insan seviyor kardeşim. galiba çocukluğun o saflığı, temizliği ve 'ben yaparım, ben hallederim' gibi deli cesareti tavırlarını çok iyi yansıttığı için sevildi bu sekiz hikaye. öyle hüngür hüngür ağlamayan ama ucundan duygusallığı seven adamların kalplerini titreten bir kitaptır. zaten yazarında dediği gibi; Öne çıktım bağırdım polise; "Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok. Arkadaşlar zaten yeterince duygusal."

Baskı: Puslu Kıtalar Atlası

ihsan oktay anar okuyucuyu resmen bir peri masalının içine alıyor ve bize hiçliği, kıyameti, acıyı, esrarengizliği, özenle seçildiği belli olan hikayeleriyle mükemmel bir düş dünyasına götürüyor. yazarında dediği gibi "düşünüyoruz öyle ise var değiliz, bizler düşündüğümüz için hepimiz varız." diyerek descartes'e göz kırpması çok hoşuma gitti. gerçekten bitmesin diye yavaş yavaş okudum ancak dil çok güzel olduğu için durduramadık efendim. ayrıca dil üslubu yazarın gerçekten tarihe ve türk diline hakim olduğunu gösteriyor. çok naif kelimelerle karşılaştım. konusu ise "mehdi" ile ilgili deyim başkada sır vermeyim tadı kaçmaması için. :))

Milena'ya Mektuplar
8/1011.08.2012

Baskı: Milena'ya Mektuplar

Samsa'nın neden bu kadar büyük bir insan olduğu bu kitap okunulduğunda daha iyi anlaşılıyor. gerçek sevgiyi, aşkı , acıyı, yalnızlığı, özlemi, hasreti tatmış bir adam kafka. Yaşamımız diyorum, nasıl olsa bulanık bir su. diyecek kadar yaşamdan tiksinti duymuş ama yine de milena'yı hayat ağacında tutunacak bir dal olarak görmüş. gerçekten başarılı bir yapıt.

Muhafız
8/1006.08.2012

Baskı: Muhafız

selman kayabaşı'dan benim dilime pelesenk olan bir sözdür "eyvallah". o yüzden selman abiye can-ı gönülden eyvallah. kitabımı imzaladığı için seviyorumdur belki de. :) yakın tarihsel kurgu seviyorsanız bu adamı okumamakta ne kadar geç kaldığınızı anlayacaksınızdır.

Koku
9/1002.08.2012

Baskı: Koku

filminde ayrı tat, kitabından ayrı tat alınan eserlerden. patrick suskind bir duyu organının tam manasıyla kullanıldığında olayların nerelere kadar varabileceğini gösterdiği, fantastik yönleri ağır basan ancak gerçek üstü de diyemeceğim bir roman yazmış. kitabı okuduktan sonra koku duyusuna bakış açım değişti işin açığı. her ne kadar bitki ve çeşitli parfüm maddelerinin anlatımı dikkatimi sürekli dağıtsa da sonuna kadar gayet heyecanla okunabiliyor. akıcı dili ve olay örgüsü kafanızın dağılmasına asla izin vermiyor.

Baskı: Erkeklerin Hikâyeleri

oldukça şahane bir kitap. ünlü yazarların kadınlarla olan aşk ilişkilerinde yaşadıkları ilginç hikayelere yer verilmiş. cesare pavese, bukowski ve henry miller'in hikayesini oldukca beğendim. okuyup yazarların yazı üslubu hakkında az da olsa bilgi edinilebilir.

Baskı: Ferrari'sini Satan Bilge

bu kadar şişirilmesini anlayamadığım kitaptır. ya ben okudum sevemedim ya da gerçekten bomboş bir kitap. ama anlatılanları okudukca "hadi ordan kardesim, gerçek hayat böyle değil işte." deyip duruyorsan o kitap olmamıştır. otur sıfır.

Baskı: Çavdar Tarlasında Çocuklar

"Sakın kimseye bir şey anlatmayın, herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra."

İskender
6/1015.07.2012

Baskı: İskender

Söyle bakalım, bir şeyin içindeyken dışında durmayı nasıl başarırsın ufaklık?

Yeraltından Notlar
9/1015.07.2012

Baskı: Yeraltından Notlar

"Kendi isteklerimle yaşayabildiğim sürece, kurduğunuz yapıya tek bir tuğla koyarsam kahrolayım." iyi. 5-6 ay da bir tekrar tekrar okunacak kadar iyi.

Hijyenik Aşklar
4/1015.07.2012

Baskı: Hijyenik Aşklar

"Hava nasıl güzel ve ben nasıl depresifim... iyi havaları sevmez şairler. Yağmur çocuğudur onlar."

Baskı: Hüzünbaz Sevişmeler

Her suçu üstlenebilir, her seyi anlatabilirdi siir.. Utanmasaydi...

Baskı: Bizim Büyük Çaresizliğimiz

ankara' dayken ankara'yı özleten kitaptır. barış bıçakçı iki dostu o kıza aşık ederek bakın böyle aşklarda yaşanıyor diyerek gözümüze sokmuştur bazı şeyleri. kitabı okurken gönülden yazılmış cümlelerin altını çizmekten gayet hoşnuttum. ayrıca filmininde dinginleştirici bir tesiri vardır. sinemadan çıktığımda rahatlamış bir şekilde ayrılmıştı salondan. "o zamanlar durduk yere terk edilmiş gibi hissetmiştim. O gün büyüdüm ben, yani birdenbire büyümek zorunda kaldım. O gün!"

Düşüş
8/1015.07.2012

Baskı: Düşüş

bir tükenişin romanı. her cümlesinde adeta ayağımıza çelme takarak sizi de düşüren, düşerken düşündüren. ancak düşmenize de asla izin vermeyen mükemmel bir kitaptır. ama ne kitaptır! "Haklısınız, suskunluğu sağır edici onun." "İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına ancak siz öldüğünüzde inanırlar." "artık çok geç. her zaman hep geç olacak." diye biten eserdir.

Duvar
7/1015.07.2012

Baskı: Duvar

düşünsel bunalımlar.. "Çok ender görülen cinsten böceklere bakar gibi merakla baktım onlara.."

Baskı: Sol Ayağım (Sol Ayağım, #1)

"madem dans etmenin zevkini tadamıyordum., yaratmanın büyüsünü yaşayabilirdim." diyerek kolları sıvayıp yazmıştır.ne de iyi etmiştir o umut dolu adam. duru ve kısa cümlelerle anlatılan, yaşadığı acılarıyla duygu sömürüsü yapmayarak, yer yer güzel betimlemeleriyle hayal dünyasına götüren otobiyografi-roman.

İtiraflarım
8/1015.07.2012

Baskı: İtiraflarım

tolstoy'un hiç bir kitabını okumayıp sadece bunu okusanız yeterlidir bence. "hayatın anlamı nedir?" sorusuna cevaplar aramakta yaşadığı sıkıntıları anlatır. güzel de anlatır. "Şimdi elimden gelen, geçip giden ve beni ölüme götüren günü ve geceyi seyretmektir."

ÖncekiSayfa 1 / 2Sonraki