NyksS
@NyksS

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

1Q84
10/1009.08.2014

Baskı: 1Q84

Şu anda kitabın etkisinde olduğum içinmi böyle düşünüyorum bilmiyorum ama 1Q84 her yönden okuduğum en farklı kitaptı. Yazarın gerçekten çok ilgi çekici bir isim seçtiğini düşünüyorum çünkü kalınlığını bile düşünmeden alıp, kitaba başlamama sebep olan "neden 1Q84?" düşüncesiydi. Haruki Murakami tanımadığım bir yazar olmasına rağmen çok sade ve anlaşılır bir dili olduğu için okurken hiç zorlanmadım. Fantastik türünde yazılmış olsa da, benim fantastik beklentimin çok dışındaydı. Yalnız konusu ile ilgili olarak dikkatimi çeken en büyük şey kitapta 'nefret ettim' diyebileceğim tek bir karakter bile yoktu. Herkes kendi içerisinde iyi ve kötüydü. Kısacası kitabı kalınlığına, kapağına, yorumlarına göre yargılamadan alın ve okuyun derim ben.

Baskı: Yerkara (Everneath #1)

Her ne kadar konu olarak sıradan olsa da yazar yazım şekliyle bu farkı kapatmayı başarmış. Kitabın sonundan başlayıp başa doğru ilerliyormuş gibi hissettim kendimi sürekli.

Yandaş (Uyumsuz, #3)
8/1026.07.2014

Baskı: Yandaş (Uyumsuz, #3)

Kitaba başlamadan önce sonuyla ilgili Spoiler yemiş olduğumdan (söylemeden geçemeyeceğim uyarmadan bir kitabın pat diye sonunu yazmak hiç hoş değil) Yandaş'a ön yargı ve çok büyük bir isyanla başlamış olmama rağmen bittiği zaman seriyle ilgili olarak tam anlamıyla ikiye bölünmüş hissettim. Bir yanım bu acımasız son için üzülmüş olsa da diğer yanım olması gerektiği gibi gerçekçi ve unutulmaz bir son olduğu için sevindi. Fedakarlığı ve cesaretinden dolayı Tris'in yeri her zaman ayrı olacak bende.

Baskı: Mekanik Prenses (Cehennem Makineleri, #3)

Cehennem Makineleri serisinin açık ara en güzel kitabıydı. Mekanik Prens'te olayların ağırlaşmasından dolayı okumakta zorlanınca Cassandra Clare'in Ölümcül Oyuncaklar serisinin 4. kitaptan sonra Cehennem Makineleri serisiyle bağlanacağı bu seriyi okumayanların bundan sonraki kitapları anlayamayacağı yönündeki açıklamasından dolayı zorlada olsa bitirmiştim. Son kitabın 700 sayfaya yakın olduğunu görünce birazcık gözüm korksada, okumaya başladıktan sonra her sayfasının dolu dolu olduğunu ve kitabın serinin hakkını verdiğini görünce çok mutlu oldum. Cassandra Clare kendisine yakışan bir final yapmış. "Kelimelerin bizi değiştirme gücünün olduğunu söylemiştin. Senin kelimelerin beni değiştirdi, Tess. Kelimelerin, beni aksi takdirde olacağımdan daha iyi bir adama dönüştürdüler. Hayat bir kitaptır ve henüz okuyamadığım yüzlerce sayfa var. Ölmeden önce, okuyabildiğim kadarını seninle okumak istiyorum..."

Baskı: Karanlık Ateş (Ateş, #1)

Ateş serisi hakkında çok fazla güzel yorumlar okumuş olduğumdan aralıksız okuyabilmek için başlamadan önce serinin tamamlanmasını beklemiştim. Karakterleri oldukça ilginç, anlatımı akıcı ve şu ana kadar okuyup alışmış olduklarımın dışında yazarın farklı bir tür yaratmış olmasından dolayı büyük bir merakla okuyup bitirmiş olmama rağmen beklediğim kadar etkileyici değildi sanırım ama yine de sevmediğimi söyleyemem. Bu yüzden devam edip bitirmeyi düşünüyorum. Umarım sadece ilk kitap hatırına tamamlanan serilerden değildir.

Baskı: Köpek Düşleri (Wolfe Brothers #1)

Tamamen hayal kırıklığı. Boş zamanlarda okunabilir ama çokta gerekli değil bence.

Baskı: Gölge ve Kemik (The Grisha, #1)

Beklediğimden çok çok farklı bir konuya sahipti Gölge ve Kemik. Kapağından ve isminden dolayı fantastik olduğunu tahmin etmiştim (konusuna bakmadım) ancak daha sıradan bir şeyler beklemiştim sanırım. Kitabın başında ki terimlerin yabancılığından dolayı bir ara ben ne okuyorum dediysem de 100 sayfanın sonunda az çok anlaşılıyor her şey. Kitabın en sevdiğim yanı ise epik fantazi türünde ki kitaplar kadar ağır bir dile sahip olmamasıydı. Özellikle Buz Ve Ateşin Şarkısı, Hobbit gibi kitapları sevenlerin rahatlıkla okuyabileceğini düşünüyorum.

Baskı: İlk Aşk (19 Başarısız Denemeden Sonra)

Konu olarak ne kadar ilgi çekici olsa da bir John Green kitabı olarak beklenenin altında kaldı bana göre. Yine de beğenmediğimi söyleyemem. Özellikle dipnotlar çok yaratıcı ve eğlenceliydi. Kitabın sonunu başlamadan okuduğum için Yazarın Notu bölümünden azıcık azar da yemiş oldum :)

Baskı: Düşler Krallığı (Westmoreland, #1)

Düşler krallığı yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Daha önce bir kaç tane Historical kitap okuyup beğenmediğime karar verdiğim için Düşler Krallığından çok bir şey beklemiyordum. Sadece bir iki güzel yorum gördüğümden ve iyi bir indirim yakaladığımdan dolayı şans vermek istemiştim. Oysa ki şu anda bittiği için bunalıma girdim diyebilirim. Bu kadar beğenmemin nedeni en başta diğer kitaplarda olduğu gibi uzun uzun anlatılan tarihi ayrıntılar ve betimlemeler yoktu. Ayrıca başkahramanlarımız olan Royce ve Jennifer arasındaki ilişki vıcık vıcık bir aşktan ibaret değildi. Yeri geldiğinde birbirlerinden nefret etme derecesine gelmelerini çok gerçekçi buldum. Kitabı sevmemin bir diğer nedeni ise, Jennifer'in asi tavırları ve güçlü bir kadın karakter olmasıydı. Westmoreland serisinin diğer kitaplarını çok merak ediyorum ve bir an önce okumayı düşünüyorum. Böyle giderse Judith McNaught bu türü sevdirecek gibi.

Baskı: Oyunbaz (Jan Forstner, #2)

Korku/gerilim tarzı kitapları sevmememe rağmen bu kadar sıradan bir konunun çok farklı işlenmiş olması ve aslında cevabı bildiğimi düşünürken sonunda gerçeğin yakınından bile geçemediğimi görmek kitabı daha farklı değerlenlendirmeme neden oldu.

Baskı: Çocuk Da Yapamadım Kariyer De

Okumak için bu kadar beklediğime çok üzüldüm. Başından sonuna kadar inanılmaz derecede eğlenceli ve akıcıydı.

Çalıkuşu
10/1010.06.2014

Baskı: Çalıkuşu

ÖncekiSayfa 4 / 11Sonraki