
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kelebek
Kurgusal olarak güzel, otobiyografik olarak biraz inanılması güç ve çelişkili buldum kitabı. Yazınsal olarak ise beni tatmin etmedi. Aynı hikayeler, çok daha güzel bir dille kaleme alınabilirdi diye düşünmeden edemedim. Demek ki herkes roman gibi şeyler yaşayabilir ama başından geçenleri güzel anlatamayabilir diye de düşündüm. Çok fazla kişi betimlemesi vardı ve betimlenen kişilerin olaylarla alakasız geçmişleri hatta bazı yerlerde geleceği okuyucuya gereksiz yere veriliyormuş gibi hissettim.
Baskı: Kırmızıyı Seçtim Aşk Mavinin Altındaydı
Bir gazetecinin köşe yazılarını derlemesi olarak karşımıza çıkan bu kitap, bence iyi bir kitap okuruna istediği her şeyi veriyor. Kitabın konusu aslında köşe yazılarının konusu ve yazıların konusu genel olarak; insan doğası, insan ilişkileri ve insanın fiziksel dünyası ile düşünsel dünyası arasındaki bağ.. Usta bir köşe yazarından ustaca yazılar. Tavsiye edilir.
Baskı: Gün gün gezi hatırası Taksim çiçekleri
Gezi eylemlerine katılmış biri olarak, yetersiz buldum.. Geziyi tam anlamıyla anlatamamış ve kitap 2014'te basılmış olmasına rağmen bazı şeylerin sonucu verilmemiş.. Ancak hareketin "apolitik" ruhuyla ilgili aktarımları iyi oturmuş..
Baskı: Yolda Üç Kişi
Normalde bir kitabın neyle ilgili olduğunu 2-3 cümle ile açıklamayı severim.. İnsan portreleri halindeki eserler bu yüzden beni zorlar.. Bu kitabın da neyle ilgili olduğunu açıklamak zor.. Kısaca "insan portreleri" der geçerim böyle romanlara.. Olayların, ana durumdan önce geçmiş olduğu, potansiyel oluşturduğu romanlardır.. Bunlarda yazarın dili ön plana çıkar işte; nasıl anlattığı, geçmiş olayları nerede nasıl sunduğu daha çok önem kazanır.. Ben romandaki dili beğendim.. Ama bazı alt örgülerden tat almadım..
Baskı: Olriç & Oğuz Atay
Her ne kadar Olriç üzerine gibi görünse de bir Oğuz Atay değerlendirmesidir.. Belki en kapsamlı kritik olmasa da dikkati çektiği noktalar çok ayarında.. Oğuz Atay kitaplarını okumuş olun ve ya olmayın tad alacağınız bir eser..
Baskı: Kıymetsiz Yazılar
Sonunda bitti.. En son ortaokulda sözlük eşliğinde kitap okumuştum.. Siz de üşenmezseniz okuyun, aman aman bi kaynak değil ama kendi adınıza öğrenilecek şeyler vardır..
Baskı: Öğretmenin 55 Altın Kuralı
"Disney yılın öğretmeni ödülü almış bir öğretmenin anıları" gibi değerlendirilebilir. Ama klasik sıkıcı oğretmen anıları şeklinde değil. Yazarın 55 kuralı, daha çok ilkokul seviyesindeki öğrenciler içinmiş gibi de görünebilir ancak uyarlanabilir kurallardır aslında. Bir de kültürel farklılıkları göz önüne almak lazım tabi ki uyarlama yapacaksak.. Kitap aslında bir kişisel gelişim kitabı olarak da değerlendirilebilir, mesajları, tavsiyeleri ve yaklaşım teknikleriyle.. Bu açıdan bakılıp okunması gerektiğini yazar baştan söylüyor zaten. Yine de kültürel ve kitlesel uyarlama yapmadan bir "baş ucu kitabı" olarak kullanılamaz. Anlatım olarak samimi, açık.. Yazarı eğitmen olan kitapları severim, bu da öyle bir kitap..
Baskı: Güçlü ve Mutlu İnsan Yetiştirmek
Mustafa Bakan 2012 yılında, 37 yıllık eğitimci iken çıkarmış kitabı.. Genel olarak; eğitime güzel yaklaşımlar sunan, yararlı bir kitap. Yalnız bazı bilgi yanlışları içeriyor. Teknik olarak da; bölümlere ayrılmış bir kitap için fazla tekrara düşüyor, okuyucuyu sıkacak tekrarlar içeriyor. Bir de kitapla ilgili canımı sıkan konu; Atatürk'e karşı antipati duyularak yazılmış gibi.. Mesela "kitap okumanın yararları" ile ilgili bölümde Roosvelt, Franklin gibi isimlerden anektotlar-sözler sunan biri nasıl olur da Atatürk'ün bir sözünü bile yazamaz? "Cebimdeki 2 kuruştan birini kitaba ayırmasaydım buralara gelemezdim" Kültürel değerlerimizi çocuklarımıza aktarmamız gerektiğini söyleyen birinin böyle kendiyle çelişmesini yadırgadım. Sevmese de örnek olması için bir şeyler diyebilmeliydi. Yani kafatasçılık filan yaptığım yok. Böyle birkaç yerde yadırgadığım durumlar oldu kitapta. Atatürk'ün eğitimimize katkıları görmezden gelinemez. Biraz da Cumhuriyet döneminin dilimize kötü etkileri olduğu yönünde propaganda gibi bölümler vardı. Buralarda çok bilgi yanlışı ve mantık hatası seçiliyor. Yazar, Osmanlının tekke-medrese kültürünün güzelliğiyle ilgili de dönemsel farkları görmezden geliyor aynı maneviyata farklı yollardan gidilebileceğini görmeyip geri kafalı davranıyor biraz. Ayrıca, günümüz siyasileri konusunda yanıldığını hocamız(2012-2015 arasında) umarım anlamıştır. Çünkü bunları azcık övmüş ama yolsuzluk-hortumculuk ile ilgili söylemleri, bugün bu övgüleriyle uyuşmuyor. Yine de teknik ve manevi olarak; eğitimcilerin, öğrencilerin, toplum yöneticilerinin en önemlisi de velilerin kitaptan öğreneceği çok şey var..
Baskı: Görünmez Mimari
Çok eskiden okumuştum. Burada omadığını fark ettim.. Aslında çok sevdiğim bir kitap değildi ama yazarın üslubunda Hemingway etkileri sezerek gelecek vaadettiğini düşünmüştüm. Steven Kelly'nin ilk eseri olduğu içindi biraz da bu düşüncem ama başka bir eserini mesela Ayın Yükselişi'ni henüz okuyamadım..
Baskı: Parfümün Dansı
"sürükleyici" dersem eksik kalır, "muhteşem" dersem değeri düşer.. öyle bir kitap..