
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Çocukluğum
Maksim Gorki'nin otobiyografik romanı. Babasının ölümünden sonra sıkıntılı bir geniş aile süreci yaşamış olan yazar en büyük yakınlığı ninesinden görmüş. Akıcı, yalın bir dili olan roman sizi okurken sıkmayacak.
Baskı: Olağanüstü Bir Gece
Yine kısa ve sıkılmadan okunacak bir kitap. Stefan Zweig bu tür kitapların en iyilerinden.
Baskı: Yeraltından Notlar
Dostoyevski'nin sürekli içsel çatışma içinde olan kahramanın hayata ve insanlara bakışını yansıtan kitabı herkesin okuması gerekir. Kendimizi bizden üstün olana karşı küçük görmeyi kabul etmeyiz , bir şeyleri sürekli kendimize kanıtlama ihtiyacı duyarız. Yaptıklarımız da bu düşüncelerin ürünü değil midir çoğu zaman ? Yer üstünde yazılmış en iyi kitaplardan biri Yeraltından Notlar.
Baskı: Cimri
Bir baba ve oğlunun aynı kızla evlenmek istemesini , en nihayetinde de babanın cimriliğinin evlilik isteğine çok daha baskın çıkmasını konu edinen eğlenceli ve yer yer tesadüfler barındıran bir kitap. Dili zaten oldukça sade. Cimriliğin ne denli kötü olduğunu kitabı okuyunca eğlenceli şekilde göreceğiz.
Baskı: Babam Öldüğünde Ağlamadım
Babası tarafından 9 yaşından itibaren 14 yaşında seks kölesi olarak kullanılan yazarın hazin öyküsü , çaresizliği , çırpınışları.. Yazar ensest ilişkinin git gide çoğaldığı dönemde , artık hikayesini içinde barindirmayi bir kenara bırakıp olaylar üzerinden 40 yıl sonra bu kitabı kaleme almıştır.
Baskı: Dörtlükler
Ömer Hayyam şairliğinin yanısıra iyi bir matematikçidir. Astronomi ile ilgili çalışmalar da yapmış ve celali takvimini hazirlayanlardan biridir. Hayatı zevk, sefa , eğlence , şarap ve kadınlar ile ilgili dizelere indirgemiştir. Rubaileri de bu kavramlar üzerine kurulmuştur. Cennet , cehennem kavramlarının yalan olduğundan sık sık dem vurmuş , dini ve dini eğilimleri tiye almıştır. Alay etmiştir. Din adamlarıyla ( hacı , hoca , sofralarla ) dalga geçmiş , bunların iyi görünüp olduğu gibi görünmediklerinden söz etmiştir. Camiye gittim,ama Allah bilir niye. Ne namaz kılmaya,ne dua etmeye Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden O eskidi gittim yenisini yürütmeye Ben ne camiye yararim,ne havraya Bir başka hamur benimki,başka maya Yoksul gavur, çirkin orospu gibiyim Ne din umrumda,ne cennet,ne dünya! Gibi dizeleri dine bakışını ifade ediyor zaten. Ben işin bu kısmıyla pek ilgilenmeyip edebi olarak kitaba yaklaştığımda ustaca oluşturulmuş dizeler görüyorum. Her şeyden önce bana göre , inancıma , dünyaya bakışıma göre kabul etmediğim tarzda bir inanışı olsa da , alışkanlıklari olsa da Hayyam sivri bir zekanın ürünü dizelerle çağını aşmış bir şairdir. İçin temiz olmadıktan sonra hacı , hoca olmuşsun kaç para ? Hırka, tespih,post, seccade güzel Ama tanrı kanar mı bunlara ? Çok beğendiğim dörtlüklerinden biri.
Baskı: Kuşlar Yasına Gider
Sonu baştan yazılmış bir kitap. Hasan Ali Toptaş kalitesinde değildi bence. Her zamanki gibi Türkçe'si temiz , akıcı bir eser yazmış Hasan Ali Toptaş ama kurgu çok sıradan olmuş. Ve kitabın sonunu zaten bildiğiniz için sıkılma belirtileri gösterebilirsiniz. Gerçekleşmesi kesin olan bir şeyin uzadığını düşünün...Her şeye rağmen bir baba ve oğul , aile ekseninde olay olunca huzunlendirdi kitap beni. Düşündürdü. Edebi olarak bakınca aman aman bir eser değildi belki ama o duyguyu dönem dönem verdi.
Baskı: Kabil
Jose Saramago Hz Adem ile Havva'nin cennetten yasak meyveyi yemesiyle kovulmalari , Kabil'in Habil'i öldürmesi ve sonrasında Kabil'in çıktığı seyahatleri içeren dine yönelik ciddi manada ironinin olduğu bir kitap yazmış. Lut kavminin helaki , Hz İbrahim Hz İsmail kurban edilmesi vakası , Nuh'un gemisinin tufandan kurtulması ve daha bircok dini olayı tiye almış , yarattığı tanrı karakteriyle hesaplaşmıştır.Kabil'in gözünden dini yerle bir etmiş , tanrıyı sorgulamistir. Jose Saramago'nun kullandığı sevimli dil bile bu kitabın uyandıracağı etkiyi gölgeleyemecek düzeyde. Kısa bir kitapta dini ve insanın yaradılış hikayelerini bu denli yerden yere vuracak nitelikte bir tavır takınması onun ne denli cesur bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Ben pek sevmedim ama seveni çok olacaktır. Bu kitabı ya seversiniz ya da hiç sevemezsiniz.(nefret demeyeyim.) Ortası yok.
Baskı: Utopia
Thomas More'un ideal devlet yapısını anlattığı kitabı.Gerçekten de adı gibi ütopya.Böyle bir devlet düzenini kim istemez ki? Kim böyle bir işleyişin parçası olmaktan mutlu olmak istemez ki?
Baskı: Sen Ölünce Kim Ağlar
Kişisel gelişim kitabı.Bazı yerleri not edip hayatıma uygulamaya çalışmıştım.Keşke süreklilik arz etseydi.
Baskı: Semerkant
Hasan Sabbah'la ilgili yazılan bir kitap daha.Bence benzerlerine göre biraz sönük kalmış.
Baskı: Otomatik Portakal
3 gencin sapkınlıklarının ve yasadışı işlerinin anlatıldığı muazzam eser.Düzene eleştri niteliğinde bir kitap.Diyaloglar nefis.Karakterler oldukça etkileyici.Filmi de var ve film yasaklı filmler listesinde.
Baskı: İnce Memed 1
Efsanedir.Okuyun..Yaşar Kemal'in bütün kitaplarını okuyalım. Ağalık sistemine , düzene eleştiri niteliğinde nefis bir hikaye..
Baskı: Gün Olur Asra Bedel
Kitap bir cenazenin defnedilmesini anlatıyor.Tüm kitap 1 günlük zaman dilimini kapsıyor.Aynı zamanda Rus-ABD uzay çekişmesine de yer veriliyor.Aytmatov bence Kırgızlar'ın Yaşar Kemal'i ..Dili oldukça sade, akıcı.
Baskı: Dijital Kale
Aksiyonseverler,durağanlıktan hoşlanmayanlar için şiddetle tavsiye ederim.Oldukça akıcı ve sıkmayan bir kitap.İşin edebi boyutunu düşünürseniz o yönden aynı şeyleri söyleyemem.Kriptoloji üzerine kitaplar yazan Dan Brown'a uygun bir kitap.
Baskı: Devlet
Platon'un ideal devlet düzenini , yöneticileri , halkı , toplum yaşamını anlattığı bu eser yüzyıllar öncesinden bizlere hitap etmiş ölümsüz eserlerdendir.Bu kitabı ve Thomas Moore'un Ütopya'sını okuyup karşılaştırmanızda fayda var.
Baskı: Deli Çocuğun Güncesi
Klasik kişisel gelişim kitaplarından biri.Ben pek beğenmedim.
Baskı: Aşk ve Gurur
Beğenen çok fazla biliyorum ama bana kesinlikle hitap etmedi. Zengin peşinde koşan kardeşlerin anlatıldığı bir roman. Belki de sığ bakıyorum ama benim için olay örgüsü çok önemli. Tabiki bir klasiktir. Yazıldığı dönemin çok iyi yansıtıldığı bir eserdir ama beni romandan uzaklaştıran tamamen konu olmuştur. Özellikle bugünlerde de sıkça görülen durum romanda anlatılanlar. Zaten yazıldığı çağı aştığı , başka dönemlere ulaştığı için bu tür eserler çok büyük eserlerdir ama bana hitap etmedi.
Baskı: Gerçekten Yaşıyor Musun?
Klasik bir kişisel gelişim kitabı. Okumasaniz da olur dedirten cinsten.
Baskı: Grinin Elli Tonu (Fifty Shades, #1)
Gazeteci kadının , başarılı bir iş adamıyla röportajı ve sonrasında ikisi arasında geçen erotizmin , şehvet dolu anların anlatıldığı kitap. Adam başarılı ve kariyerli olduğu kadar şehvet düşkünü ( sex hastası ) , psikopatca istekleri olan birisidir. Kendisiyle röportaja gelen kadının zekiliginden, cekjciliginden etkilenir ve ona isteklerini yaptırmaya kalkar. Edebiyat yönünden bircok eksiği olan bu romanı okumasaniz da olur derim. Filmi de var ayrıca bu eserin.
Baskı: Fırtınalar
Halil Cibran kesinlikle düşünce yönünde sıkı şekilde irdelenmesi gereken, her cümlesi tartilmasi gereken , söylediklerinin üzerinde durulması gereken , derinliği ve ağırlığı olan bir yazar. Kısa öykülerden , bölümlerden oluşan bu eseri de engin bilgisinin tezahür edilmiş şekli. Faydalanilmasinda mutlak surette fayda var.
Baskı: Asi Ruhlar
Lübnan edebiyatının Amin Maalouf ile en önlerde yer alan yazarlarından biri. Oldukça sade bir dili var. Okuyucuya mesajı verme noktasında oldukça başarılı. Yormadan , zorlamadan vermek istediği mesajı size veriyor yazar. Verde El-Hani , Mezarlığın Çığlığı , Düğün Şöleni ve Günahkar Halil adlı 4 öyküsü bizlere paranın maddiyatin her şey olmadığını , aşkın en saf halinde maddiyata yer olmadığını , adaletin tecelli edilmesinin ne kadar zor bir iş olduğunu , bize güce ve efendiye köle olmamamizi, Kula kulluk etmemizi söylüyor. Çok da güzel söylüyor. Mezarlığın Çığlığı adlı öyküsünde yargısız , sorgusuz sualsiz emir tarafından infaz edilen 3 kişi anlatılıyor. Yazar bu öyküde adaleti, adalet dagitanlari sorguluyor. Kendileri de birer beşer olan , saşmaya meyilli olan adalet dağıtıcılar nasıl oluyor da diğer beserlere adalet dağıtıyor. Can alıcı sorular. Hırsızlık yaptı diye adamı idam etmekle o adamın canını çalmış olmuyor mu ? Zina yapıldığı için çırılçıplak recm edilen emir mi soylu ve iffetli ? Onları recm eden güruh çok mu namuslu ? Mesajlar yerine ulaşır elbet. Güzel bir öykü. Kitabın son öyküsü olan Günahkar Halil de de sorgusuz sualsiz güce biat eden topluma , günahlarından utanıp sıkılarak , kiliseye başkaldırı niteliğinde bir karar alıp doğruyu , gerçeği şiar edinerek bu uğurda kiliseden kovulan adamın mesajlarını , toplumu şaha kaldirisini anlatıyor. Severek okudum.
Baskı: Mecburiyet
Ülkesinden patlak veren savaş sonrası kaçıp karısıyla İsviçre'de bir köyde yaşamaya başlayan bir ressamın ülkesine askere çağrılması ile başlayan süreç. İçsel çatışmalar , gitsem mi kalsam mi ? İnsanın iradesinin zayıf kaldığı anlar. Güce itiati uygun görüp kendini devlet otoritesi karşısında hiçbir şey sanmak. Ve de en nihayetinde savaşın gerçek yüzünü görüp tüm zincirleri kırmak ve kendini bulmak. Sadece 50 sayfalık olan bu kitap insanın kan ve gözyaşı karşısında , gerçek bir savaştan önce içindeki savaşla bogusmasini ve sonunda gelen galibiyetini anlatti. Sevdim.
Baskı: Elia İle Yolculuk
Zülfü Livaneli'nin ünlü yönetmen ve yazar Elia Kazan ile ilgili anılarını anlattığı , kendi hayatından da anılarla desteklediği 114 sayfalık , illüstrasyonlarla desteklenmiş , dili son derece akıcı , insanı sikmayan ve de bir burukluk bırakan bir kitap. Elia Kazan'in hayatına dair bir şeyler okumak kitabı daha anlaşılır kılacaktır. Kendisi Kayseri kökenli Rum bir ailenin çocuğu olarak henüz 4 yaşındayken ailesi ile birlikte Amerika'ya göç etmiştir. Başarılarla dolu kariyeri için en iyi adımı atmış diyebiliriz. Marlon Brando , James Dean gibi aktörleri zirveye çıkarmıştır. Martin Scorsese, Francis Ford Cappolo gibi devleri etkilemiştir. Oscar ödüllü bir yönetmendir. Elia Kazan ile ilgili hep söylenen ve en büyük günahı diye nitelendirilen olay ise çok önemli filmi Rıhtımlar Üzerinde (1954 yapımı ) filmiyle bağlantılı. Elia Kazan McCarthy ABD'sine komünistleri ispiyonladiktan sonra bu filmi çekmiştir. Kendisi de 1934-36 yılları arasında Amerikan Komünist Partisi üyesi olan Kazan HUAC(Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi)'a 8 komünist sanatçının ismini vermişti. Verdiği isimler zaten HUAC'ın Kara Listesi'nde yer alan Charlie Chaplin , Orson Welles , Paul Robeson gibi dev sanatçıları ülkeyi terk etmeye zorlayan bir cadı avına yaptığı katkılar başta Arthur Miller olmak üzere birçok isimle arasını sonsuza kadar bozmustur. Yukarda bahsettiğim hususlar netten kısa bir araştırmayla elde edildi ve bence size de neticesinde kitabı okurken okuduklarinizi anlamlandiracaktir.Verilen film isimleri , kitap isimleri ve bazı anektodlar bilgi birikimimize katkıda bulunacak türden. Türkiye'nin de donemin siyasiler portresini çizmesi yönüyle ( bazı bölümlerde ) dikkatimi çekmiştir. Okumak gerekir bence.