MU
@muannitsahtegi

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Üç İsa
10/1012.08.2012

Baskı: Üç İsa

80 Günde Devri Alem
10/1011.08.2012

Baskı: 80 Günde Devri Alem

O zamanlar bütün kaptanların ismi Nemo'ydu ve elime ne zaman bir fener geçse "Dünyanın Merkezine Yolculuk" edeceğimi sanırdım. Bütün batık gemilerin fethedilebileceğini düşünür, odama vuran kırık gün ışığından sıkıldığımda "Balonla Beş Hafta" evden kaçabileceğimi kurardım. yan yana dizilmiş kelimelerden ibaret cümleler öylesine gerçek olurdu ki "Çin'de Bir Çinlinin Başına Gelenler"i okurken o sonsuz uzun Çin Seddi'nin sonsuz çekik gözlü Çinliler tarafından değil de küçücük ellerimle inşa edildiği hissine kapılırdım. Phileas Fogg adındaki İngiliz asilzadesi, gamsız bir hevesle "80 Günde Devrialem"e çıkarken yanına mahir elli Passeportaut'u almazdı da heyecandan belerttiğim ufacık gözlerimle beni seçerdi nedense. O gururlu ve burnu büyük asker Godeon Spilett, "Esrarlı Ada"da yaşama mücadelesi verirken açlığımı ve susuzluğumu unutur, gerçek dünyayla aramdaki tek bağ olan annemin yer yer sigaralı, yer yer dondurmalı sesiyle o kocaman adadan mütevazı soframıza süzülürdüm. Benim için Jules Verne, hiç bitmeyen heyecan dolu gecelerin, okulda uyuklamayı göze alarak sabahlanan hikâyelerin, denizlerin, Ay'ın, Dünya'nın, adaların, uzay mekiklerinin ve keşfedilmeyi bekleyen koca bir evrenin anahtarıydı. O kutlu zamanlarda hiçbir hediye, okunmamış bir Jules Verne kadar mutlu edici olamazdı ve hiçbir kitap Jules Verne'den önce okunma bahtına erişemezdi. Onun romanlarını okurken kalbim öylesine hızlı atar, ellerim öylesine ıslanırdı ki avuç içimin terden bir kopyası yorganımın yüzüyle mutlu bir kardeşlik kurardı. Çocukluğumun erişilmez menzili Jules Verne, hiçbir uykuya değişmeyeceğim yegâne uykusuzluğumdu. Bazen düşünüyorum da, bir kez olsun o yaşlardaki heyecanımla ve yine kitap bitip kafamı kaldırdığımda nerede olduğumu birkaç dakika kavrayamadan tek bir Jules Verne romanı okuyabilmek için sahip olduğum her şeyi hiç düşünmeden feda edebilirim. O keyif buna değer!

Baskı: Mitoloji ve İkonografi

Türkçede, alanındaki ilk ve -yayımlanmasından on yıllar geçmesine rağmen- hâlâ tek kitap. Özellikle Batı sanatındaki temel figürasyonların, imgelerin, kompozisyon öğelerinin ve karakterlerin mitolojik izlerini sürüyor. Kitabın tek eksiği, neredeyse tamamen Avrupa tandanslı eserlerin mitolojik izlerini sürmesi olmuş. Sanata Avrupa merkezli bakış açısı genellikle -Rönesans etkisinden dolayı- kabul görüyor olsa da Doğu da sanat tarihi açısından en az Batı medeniyeti kadar zengin. Eğer Bedrettin Hoca; Mezopotamya, Ortadoğu ve Asya sanatlarına da yeterince eğilseydi kitap dünya çapında bir başyapıt olurdu kanımca.

Faust
9/1011.08.2012

Baskı: Faust

Melekler Erkek Olur
7/1010.08.2012

Baskı: Melekler Erkek Olur

Bazı yazarları tanımlamaya çalışmak, ölü bir tanım yapmayı kabullenmek anlamına gelir. Modern desen sırıtır, post-modern desen olmaz, çeviri kokuyor desen yakışık almaz, hafif kitaplar yazıyor desen haksızlık olur, içeriği iyi desen hiç değil... Tam da böyle bir yazardır bana göre Hamdi Koç. Üslubundaki rahatlık hayatına da yansımış olmalı ki bir kitabını okuduktan sonra hepsini okumuşçasına anlayabilirsiniz diğerlerinde kuracağı yapıyı ve ortalama dili. Bu yönüyle tembel olsa da popüler olmuş birçok yazardan daha kallavi kitapları vardır. Çok daha iyi kitaplar yazabilecekken bu kadarıyla yetinmiş bir yazardır kanımca Hamdi Koç. Kötü yazar değildir, ama hayatını edebiyata adamış da değildir. "Ben bu kadarım arkadaş." deyip yazar. Gelgelelim bugün piyasada çoksatar olmuş kitapların çoğunluğu "Melekler Erkek Olur"dan daha iyi kitaplar değildir.

Baskı: Yüreğim Seni Çok Sevdi

Bir kitapta Romantizm; yürek, sevda, hüzün, hazan gibi basmakalıp kelimelerle veriliyorsa o kitap sakat doğmuş bir kitaptır. Melankoli, cümlede gizliyken güzeldir. Romantizm, metne yedirilebildiğinde vurucudur. "En Son Yürekler Ölür, Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, Yüreğim Seni Çok Sevdi, Sevdalı Yürekler" ve türevleri kitapların güzel kapak tasarımları ve üçüncü sınıf hikâyelerinden başka tek bir dil işçilikleri ya da tek bir özgün imgeleri olmaz, olamaz. Yüreği gözüme sokmadan yüreği anlatıyorsa kitap odur.

Aylak Adam
9/1008.08.2012

Baskı: Aylak Adam

ÖncekiSayfa 1 / 2Sonraki