HA
@HankR

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Muhteşem Gatsby
8/1030.05.2013

Baskı: Muhteşem Gatsby

Sonuncusu bu sene yapılmış beş tane filmi olan bir kitap Gatsby. Anlatımı, olayları tasviri harika. Kİtabın içeriği o kadar ilginç olmayabilir. En azından bize, günümüzde yaşayan insanlara, çok ilginç gelmeyebilir. Ama sonuna kadar geldiğinizde aslında büyük bir dramın varlığını görüyorsunuz. Fitzgerald, Hemingway gibi çağdaşlarının kendilerine has güzel bir anlatım dilleri var. Size o zamanları güzel anlatıyorlar. Hayatınızı değiştirecek kitaplardan değil Gatsby, ama her kitap okuyan insanın okuması gereken eserlerden.

Görünmeyen
9/1029.05.2013

Baskı: Görünmeyen

Başlardaki sıkıcılığı sizi yanıltıyor. Başlarda anlatılan şeyler de öyle. Bİrbirine girmiş bir çok hayatın anlatıltığı, okurken anlatanların anlattıklarının gerçek mi yalan mı -elbette kitabın içinde yaşayan karakterlerin gözünden bir gerçeklik- olduğunu sizin de karıştırmaya başladığınız, ikinci yarısının neredeyse akar gibi okunduğu harika bir roman. Paul Auster -anlattıkları ilginizi bile çekmese- öyle güzel bir anlatıma sahip ki kendini çok güzel bir şekilde okutuyor.

Baskı: İntikam Gönüllüsü

Forsyth yine mükemmele yakın bir iş çıkartmış. İçinde yakın tarih dersi niteliğinde ve kendi yorumlamasıyla anektodlar var. Kendinizi önyargıdan yalıtıp okuyabilirseniz neden sonuç ilişkilerini daha net görmenize yardımcı olacak bir roman. Bu arada yayıncı Altın Kitaplar için de bir parantez açmak lazım. Çeviri ve imla hataları facia seviyelerine çıkıyor belli yerlerde. Çevirmeni suçlamanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Bilmediği bir konu hakkında çeviri yapan her insanın yapacağı yanlışları yapmış. Altın Kitapların çevirileri ucuza getirmek için bu kadar düşmesi ilginç. Türkiye'de çok popüler olmasa da Frederick Forsyth yurtdışında türünün en iyi ve oldukça da çok sevilen yazarlarındandır. En azından bir kaç kitabını okumazsanız macera ve casusluk romanları literatürünüzde bir boşluk olacağı kesin.

Gizliajans
6/1016.05.2013

Baskı: Gizliajans

Kitabı okurken, sürekli fikrimi değiştirdim. Başlangıcı bayattı. Sonra tamam olmaya başladı dedirtti. Sürpriz karakterleri bile baştan belli olmasına rağmen yavaş yavaş keyif verdirmeye başladı. Ama sona doğru tekrar çuvallamaya başladı. Yine de Murat Menteş ve Emrah Serbes'e göre daha umut verici. Sanki yazarın başına ilk başta güzel bir hikaye gelmiş. Bunu güzel bir şekilde çeşitlendirmek ve süslemek istemiş. Ama kafasında hayal ettiği kadar güzel bir bitiş yakalayamamış. Üzerinde biraz daha düşünülse, birkaç oynamayla çok daha şaşırtıcı, heyecan verici bir hikaye çıkabilirdi ortaya. İyi yazar olmak çok zor bir iş. Umarım ileride daha güzel ve daha keyifli kitaplar yazar, Alper Canıgüz.

Baskı: Valhalla'nın Yükselişi (Dirk Pitt, #16)

İyi bir roman kötü karakter öldüğünde biter. Harika bir romanın daha anlatacak şeyleri vardır. Roman içinde farklı romanlar olur. Hikayeler olur. Bu kitap 508. sayfada bitseydi iyi bir roman diyecektim. 35 sayfa daha okununca harika bir roman oldu. Clive Cussler tarih, havacılık, deniz ve teknoloji bilgisi üst düzeyde bir yazar. Meslektaşı olduğum için gurur duyduğum birisi. Şimdilik sayısı 22 olan Dirk Pitt serisinin 16. kitabı. İlk kez bir Clive Cussler ve en önemlisi Dirk Pitt romanı okuyacaksanız bu kitabı okumayın. Eski romanlarından başlamanızı öneririm.

Baskı: Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Bir dönem kitabı aslında, Yazıldığı dönem, türünün ilk örneği oluşu, kimsenin anlatamadığı bir konuyu ele alışı itibariyle oldukça önemli bir yapıt. Sefiller gibi zamanı olmayan bir kitap değil.

Baskı: Kutsal Taş (Oregon Files, #2)

Diğer Juan Cabrillo ve Oregon Dosyaları serisine göre biraz daha sönük kaldı bu kitap. Bunda yardımcı yazarın Jack Du Brul yerine Craig Dirgo olmasının etkisi var diye düşünüyorum. İki yardımcı yazarın farkı göze çok çarpıyor. Craig Dirgo, Clive Cussler ile beraber bu seriye birlikte başlayan kişi olmasına rağmen sonra neden Jack Du Brul'un onun yerini almış olduğunu anlayabiliyorsunuz. Yine de bir Cussler kitabı elbette. Yine akıcı, heyecanlı, bilgi bombardımanı ve Juan Cabrillo sayesinde casusluk kitaplarının tadını da taşıyor.

Baskı: Bir Bilim Adamının Romanı

Bu kitabı bir çırpıda okuyayım derseniz ne keyif alırsınız, ne de bir şey öğrenirsiniz. Adının roman olduğuna bakmayın. Bu kitap hem Mustafa Inan'ın kişisel tarihini hem de Turkiye'nin tarihini aktarmış. Oğuz Atay'ın harika anlatımı ve mizah gücü de eklenince mükemmel bir kitap ortaya çıkmış. Mustafa Inan romanı yazılırken bile ders vermiş, bir şeyler öğretmeye çalışmış. Ögrencisi Oğuz Atay'ın onun gibi daha çok şey verecekken aramızdan ayrılması da ayrı bir kayıp. Neyse, Olric, gidelim artık.

Baskı: Joseph Fouché - Bir Politikacının Portresi

Politikacıların harika psikanalizi ve patolojisi. Bu kitabı okuyunca politikacıların kaypaklıklarını çok daha iyi idrak edebiliyorsunuz. Kesinlikle beğenilse de beğenilmese de okunulması gereken kitaplardan.

Yıkıma Giden Adam
10/1007.04.2013

Baskı: Yıkıma Giden Adam

Bilim Kurgu okumadıysanız başlamak için harika bir kitap. Okuduğum ilk Bester kitabı. Ama daha önce okuduğum bilim kurgularla karşılaştırabilirim. Yoğun psikolojik öğelerin olduğu harika bir roman. Olayların örgüsü, birbirine bağlanışı, okurken sanki film izliyormuşcasına kafanızda canlanması çok çok iyi. Kesinlikle filminin çekilmesi gerekiyor.

Korkma Ben Varım
6/1001.04.2013

Baskı: Korkma Ben Varım

Dublorün Dilemması gibi dört farklı kişi kendilerini anlatıyorlar. Ama sanki tek kişi konuşuyor. Farklı cümleler ama üslupta bir değişiklik yok. Olaylar birbiriyle bağlantılı ama bunu D.D.'daki gibi iyi yansıtamamış yazar. Çok başarılı bulduğumu söyleyemem. İlk romanının üzerine koymasını beklerdim.

Son Çember
8/1026.03.2013

Baskı: Son Çember

Robert Ludlum'un eski kitaplarinda hep bir bosluk, bir eksiklik.hissederim. Bu kitapta o cok azdı. Belki eski çeviri olmasından kaynaklaniyordur. Ama casusluk romanı okumak için oldukça iyi bir Ludlum tercihi bana göre.

Yedinci Gün
7/1018.03.2013

Baskı: Yedinci Gün

İ. Oktay Anar'ın okuduğum ikinci kitabıydı bu. Puslu Kıtalar Atlası'nı mumla arattı diyebilirim. İçindekileri tek tek alıp okuduğunuzda aslında eğlenceli ama kitap tam bir bütünlüğe sahip değil. İlk elli sayfaya kadar olayları birbirine bağlayamıyorsunuz. 240 sayfalık bir kitap için oldukça geç bir açılış. Yer yer güldüm, eğlendim ama kitap bitince aklında bir şey kalmıyor insanın. Başından başlayıp biraz daha okudum ben bir şey kaçırmışımdır belki diye ama yok. Kurgu eksikliği göze çarpıyor. Kitabın özellikle başında oldukça fazla eski Türkçe kullanılmış sonraki sayfalara göre. Bu da kitaba ısınmayı zorlaştırıyor.

Baskı: Tercih: Bir Serbest Ticaret ve Korumacılık Öyküsü

Ekonomi ve iktisat konusunda bilginize bilgi katarken bunu okuyucuyu sıkmayan, eğlendiren, ekonomik terimleri kullanmadan da iktisat ve ekonominin anlatılabileceğini gösteren harika bir roman.

Savaş Dalgaları
8/1005.03.2013

Baskı: Savaş Dalgaları

Antik Yunan tarihi ve o filmlerde gördüğümüz, helenistik dönemin o kadar şaaşalı olmadığını görüyorsunuz. Savaşın insanların nasıl iliklerine kadar işlediğini, insanların birisinin yükselmesine ve başarısına olan tahammülsüzlüğünü, vatanını seven ve onu yüceltmeye çalışan bir adamın nasıl ülkesinden sürülüp sonra bunun onlara yıkım getridiğini görüp geri getirdiklerini, ve sonra tekrar geri götürdüklerini görüyorsunuz. "O (Atina) sever ve nefret eder ve sevdiğini geri almak ister." "Bilmiyor musun, insan sürgüne gönderilip, ölüme mahkum edilene kadar kendini Atina'nın gerçek evladı olarak sayamaz."

Katya'nın Yazı
10/1003.03.2013

Baskı: Katya'nın Yazı

İnsanın dengesini bozan bir roman. Okuduktan sonra bir süre boşluğa bakıyorsunuz. Yazardan zaten bahsetmeye gerek yok. Bir kitabını okuduktan sonra dehasını görüyorsunuz. Olayları örgülemesi, karakterleri film izliyormuşcasına göz önüne getirmemi sağlayan betimleme kabiliyeti her kitabında kendini gösteriyor. Katya'nın Yazı bambaşka bir roman. Okumalısınız. İkinci okuma: Kİtabın konusunu, sonunu bilmeme rağmen kitap etkisinden hiç bir şey yitirmedi. Yine dengenizi bozuyor, yine güldürüyor, eğlendiriyor, yine gözleriniz boşluğa takılıp kalıyor. İyi bir yazar olmak böyle bir şey. Keşke daha çok yaşasaydı da daha çok kitabını okuyabilseydim Trevanian'ın.

Kaba Saba Masallar
8/1002.03.2013

Baskı: Kaba Saba Masallar

Trevanian'ın Nicolas Seare takma adıyla yazdığı iki kitaptan birisi. Değişiktir tarzı.

Baskı: İskenderiye'nin Yazgısı

Gerald Messadié Türkiye'de çok bilinmeyen bir yazar ama eserlerinin her biri şahaser niteliğinde. İskenderiyenin Yazgısını okurken, kendinizi M.Ö 40'lı yıllarda zamanın en modern ve kozmopolit şehirlerinden, adını diğer oniki adaşı gibi büyük savaşçı Büyük İskender'den alan Mısır'ın İskenderiye şehrinde buluyorsunuz. O şehrin eğlencesini, kavgasını, havasını, suyunu yaşıyorsunuz. Harika bir roman.

Baskı: Karıncaların Devrimi (Karıncalar, #3)

Karıncalar, Karıncaların Günü ve Karıncaların Devrimi. Kesinlikle okunması gereken harika bir üçleme. Hayat görüşünüzü değiştirmez ama hayat görüşünüzü belirlemenizde farklı şekillerde düşünmeye yardımcı olabilir. Kitap çok eğlenceli, düşündürücü, beyni zorlayan ama okunması zor olmayan bir kitap. Bernard Werber Gerçekten çok iyi bir yazar. Bunu bu üçlemeyle gösterdi. Ne yazık ki bu serinin baskısı yok bildiğim kadarıyla.

Baskı: Kar Melekleri (Dedektif Kari Vaara, #1)

Cinayet ve polisiye fazla okumadım şimdiye kadar. Kitabı asıl güzel yapan da zaten olaylardan çok yaşanılan çevre, kültür, insanlar ve onların ruh hallerinin çok güzel anlatılmasıydı. Sıradaki kitaplarını da okuyup yazar hakkında sağlıklı bir kanıya varmaya çalışacağım.

Baskı: Atlas Vazgeçti 2. Bölüm: Ya Öyle Ya Böyle

John Rogers'ın Atlas Silkindi ve Yüzüklerin Efendisi ile söylediği bir söz. 14 yaşında kitap okuyan bir çocuğun hayatını değiştirebilecek iki roman vardır: Yüzüklerin Efendisi ve Atlas Silkindi. Bir tanesi gerçek dünya ile anlaşamayan, toplumsal açıdan kötürüm, onları duygusal olarak kavruk bırakan ve inanılmaz kahramanlarının ömür boyu bir bağımlılığına dönen bir çocukluk fantazisi. Ve diğerinde de, tabii, Orklar var.

İçimizdeki Şeytan
7/1012.02.2013

Baskı: İçimizdeki Şeytan

Karakterlerin duygu durumlarını, dönemin kültürel yapısını anlatışı çok güzel ama kitapta genel olarak bütünlük yok ve bu okurken kendini çok belli ediyor.

Yabancı
8/1005.02.2013

Baskı: Yabancı

Okuduğum ilk Camus kitabıydı. Kitabın konusu içeriği hakkında diyecek fazla bir şeyim yok. Ama şunu söyleyebilirim ki Camus yazarken tek bir harfi bile ziyan etmemiş. Bütün cümleleri çok iyi kullanmış.Sırf yazım tarzı için okunabilecek bir yazar olduğunu düşündürdü beni.

ÖncekiSayfa 3 / 7Sonraki