Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Odd Ve Ayaz Devleri
Odd, garip bir çocuktur. Sakat bacağı ve köyündekilere tuhaf gelen davranışları yüzünden insanlara yabancılaşmış, hayal dünyasına ve tahta oymakla geçirir günlerini. Babası vefat edince, annesi yeniden evlenir. Kendi evine de yabancılaşan Odd, babasının ormandaki kulübesine gider, köye asla dönmemeyi aklına koymuştur. Ancak yolda karşılaştığı kartal, tilki ve ayı ona çok garip bir hikaye anlatır. Tüm yaşamı tehdit eden sonsuz kışa kafa tutmak Odd'a kalmıştır... Odd, toplumdışı biri. İyi niyetli ve zeki bir çocuk aslında. Karşılaştığı hayvan suretleri çeşitli kavramların metaforları olarak karşımıza çıkıyor: Kartal bilgeliği, tilki kurnazlığı, ayı da gücü simgeliyor. Nors tanrılarının Ayaz devleri ile olan anlaşmazlığını çözme yükü sıradan ölümlü bir çocuğa kalıyor. Tahmin edileceği üzere Oz Büyücüsü'ne benzer motifleri masalsı hoş bir tonda aktarmış yazar. Devlerin estetiğe olan açlığı son derece güzel bir motif. Tanrıların kurnaz oyunlarına kanan devlerin onları kendi silahlarıyla vurması da ustaca bir kurgu oyunu ( Nifak tanrısının kandırılabilir olduğunu varsayarsak tabi ) karşımıza çıkıyor. Bu çatışmaya son derece insancıl bir çözüm getiren Odd'un hareketlerindeki varoluşçu esintiler gözden kaçmıyor. İnanç sıçrayışı kavramına gönderme yerinde ve başarılı. Brett Helquist'in birbirinden güzel ve çocuksu ilustrasyonları da hikayeye ayrı bir hava katıyor. Bu kanlı bir viking destanı değil, büyüklere ve çocuklara yazılmış bir masal.
Baskı: Şehir ve Şehir
Beszel Ağır suçlar biriminden dedektif Borlu, bir cinayet vakasını soruşturma görevi alır. Ancak vaka tahmin ettiğinden çok daha büyüktür. Zanlıları araştırmak için kendi şehrinden ayrılıp Komşu şehre gitmesi, oranın güvenlik birimleriyle de çalışması da gerekecektir. Ul Qoma'da da zanlıları kovalayacak her iki şehri birden tehdit eden milliyetçiler, birleşmeciler, dış güç odakları da soruşturmasını zorlaştıracaktır. İhlale sebep olmadan davasını kapatması pek mümkün görünmemektedir... Yazar, Budapeşte, Batı ve Doğu Berlin, Kudüs gibi bir şehir kurgulamış. Birbirine düşman olan iki şehir aynı coğrafyada üst üste binmiş. Çatışma olmadan aynı yerde yaşamak adına bu iki toplum birbirlerini görmezden gelmeyi tercih ediyor. Aynı sokakları aynı binayı ve trafiği kullanmalarına rağmen farklı şehir ve ülkelere bağlılar. Vize ve yeniden görmezden gelme eğitimi alınmadan yan koşuyu ziyaret etmek mümkün değil çünkü farklı ülkenin toprağı. Bitmeyen bir ön yargı ile kuşatılan iki toplumda sert sosyal kontrol mekanizmaları ve seçici kayıtsızlıkla birbirlerine yabancılaşmışlar. Absürd sayılabilecek bir konsept son derece güçlü bir yabancılaşma ve kayıtsızlık eleştirisi olarak, ön yargı ve ötekileştirme karşıtı bir metin olarak kurgulanmış. Bürokrasi ve milliyetçilik altında ezilen insani değerlerden de bahsetmekten geri durulmamış.Hikaye geçtiği şehir ve kronolojik sıraya göre bölümlere ayrılmış. Bu şehirler arasında 2 tarafa da ait olmayan ve aynı zamanda 2 tarafında sahip olduğu bölgeler var. Sınır güvenliği "İhlal" tarafından sağlanıyor. İhlal, sınır güvenliği görevi yapan gizemli bir organizasyon. Her iki tarafa da rahatça girip çıkan dokunulmaz ve yasalar üstü bir kurum. Görüldüğü üzere 2 toplumda sürekli gözetim ve kuşatma altında. Orwell esinlenmeleri, K. Dick'in paranoyak atmosferi ustaca melezlenmiş bu eserde. Eser tek seferde fantezi ve bilim kurgu dalında 3 saygın ödül sahibi, ve yazar kaleminin hakkıyla almış. Açıkçası kurgudaki oyun ve ikna kabiliyetini Ursula K. Le Guin'e benzettim biraz.
Baskı: Dikkat Vücudunuz Konuşuyor
Paul Ekman gibi ustalardan öğrenecek o kadar çok şeyi var ki... Bahsettiği konseptlerin yarısından fazlası yanlış.