ebrusner
@ebrusner

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Tenimdeki Mühür (Coin, #1)

Anastasia ve kuzeni Breanna'nın baba ve anneleri kardeştir. Anastasia'nın babası nazik, yumuşak başlı bir adamdır. Erkek kardeşi hariç herkese öyledir. Breanna'nın babası ise katı, kızdığında göz korkutucu olan biridir. Gece gündüz kadar birbirlerinden farklıdırlar. İkiz kardeş olmalarına rağmen birbirlerine düşmanlardır. Sevdiği kadın kardeşine aşık olduğu için Breanna'nın babası daha çok düşman olmuştur. Kızları da birbirine çok benzer. Anne babaları bile bazen onları karıştırır. Bu yüzden başları belaya girerse yer değiştirirler. Büyükbabaları vikont Medford üzerinde malikanenin kabartmasının olduğu arkasında Colby ailesinin armasının olduğu iki para verir onlara. Altını seven Anastasia'ya altın, gümüşü seven Breanna'ya gümüş parayı verir. Bunlar ona hem aynı hem de bir o kadar farklı olan torunlarını hatırlatır. İkisinden de söz alır. Paralarını saklayacak, kimseye vermeyeceklerdir. Babalarına bile. Paralar onları ve onların ailelerine olan bağlılıklarını temsil eder. Hayat onları nereye götürürse götürsün aile adlarını sürdürmek, ayakta tutmak için paraların onları tekrar bir araya getirmesine izin vermelerini ister. Büyükbabaları öldükten sonra Anastasia anne ve babası ile birleşik devletlere gitmiştir. Philadelphia'da aile şirketleri Colby ve oğullarının Amerika şubesini açmışlardır. Amcası babasından daha önce doğduğu için yeni vikont olmuştur. Büyükbabalarının ölümü ile aile dağılmış kızların babasının zorunlu hoşgörü çabalarına gerek kalmamıştır. Anastasia evine veda etmek zorunda kaldığı için çok üzülmüştür. Kuzeni ile birbirlerine sürekli mektup yazmışalardır. Hayatları çok farklı olmuştur. Breanna düzgün bir İngiliz leydisi olmak için eğitilmiştir. Anastasia'da daha özgür, hayatı dolu dolu yaşayan, açık sözlü biri olmuştur. Anastasia'nın anne ve babası ölünce İngiltere'ye döner. Böylece kuzenler kavuşmuş olur. Yirmi bir yaşındayken bile ikiz gibi görünürler. Breanna'yı babası sosyeteye takdim etmiş ama hemen geri döndürmüştür. Kızını tanıdığı en varlıklı, en başarılı asilzadelerden olan Sheldrake Markisi Damen Lockewood ile evlendirmek ister. Anastasia ise aşık olmadan evlenmek istemez. Babasının vasiyetinin okunması için avukatın yanına gittiklerinde Damen'de oradadır. Babası kardeşinin kızını sosyeteye takdim edip vasisi olması için para bırakmıştır. Kızı çekilmez bulduğu hiçbir şarta zorlanmayacak, katı davranışlara maruz bırakılmayacak, istemediği biri ile evlenmeye zorlanmayacaktır. Bunlara uyulmaz kızı kendisini mutsuz hisseder, kötü davranılırsa avukata vesayeti konusunda değişiklik yapılmasını isteyebilecektir. Sosyeteye tanıtılması için ayrılan parada yeni vasiye atanacaktır. Kızının mirasını yönetmesi, tavsiyelerde bulunması için Damen'i vekil tayin eder. Anastasia'nın mali kaynaklarının tek yöneticisi olacaktır. Üç ay boyunca yirmi bir yaşına girene kadar mal varlığını yönetecektir. Evlendiğinde ise kocasına geçecektir. Anastasia'nın mirası ile ilgili önerileri olur. Philadelphia'da banka açmak ister. Damen'den ise destek olup, ortak olmasını ister. Damen kabul etmeyince girişimine yatırım yapacak iş adamları bulmaya çalışır. Damen İngiltere'nin en etkili ticari bankasının sahibidir. Tavsiyeleri ve danışmanlığı Avrupa'nın neredeyse bütün ulusları tarafından talep görür. Yakışıklı, zeki, güçlü, özgüvenli biridir. Anastasia'nın aklından, sezgilerinden etkilenir ve çok geçmeden ortaklığı kabul eder. Hiçbir kadın Anastasia'nın uyandırdığı duyguları uyandırmaz. Böylece duygu özürlü bir adam olması son bulur. Anastasia'da Damen'e bakmadan duramaz. Çok geçmeden ikili yakınlaşır. Hem ortaklık hem duyguların içine girdiği mücadeleleri başlamış olur. Anastasia'nın amcası Breanna'nın Damen ile evlenmesini ister. Anastasia'nın Damen'den uzak durmasını, mirasını ister. Anastasia amcasının rahat durmamasından dolayı sıkıntılar yaşasa da sonunda herkes hak ettiğini bulur. Kuzenler ise büyükbabalarının parası ile araziler üzerine başka evler yapmaya karar verir. İlki Anastasia ve Damen için diğerleri de çocukları ve aileleri için olacaktır. Kitapta aile sırları, entrika, hırs her şey var çok fazla konuşma, gereksiz uzatmada var.

Sahte Nişanlı
6/1017.01.2023

Baskı: Sahte Nişanlı

Leydi Ciara Sheffield'ın kendisi ile parası için evlenen,zorba olan kocasının ani ölümünün ardından kocasının akrabaları kocasını zehirlediğine dair dedikodular yaymıştır. Bunun için soruşturulmuş fakat yeterli ipucu bulunamamıştır. Ailesi onu yalnız bırakmış.Sosyetede ise imalar,söylentiler hiç yatışmamış dedikoduları ile çalkalanmıştır. Kocasının ailesi oğlunun velayetini de almak ister.Çocuğun sorumluluğu kimde olursa mirasın kontrolü de onda olacaktır bu yüzden isterler. Ciara'nın tek isteği ise oğlunu skandallardan korumaktır. Tek umudu ise dedikoduların Lord Hadley'in kaçamakları sayesinde unutulup gitmesi. Ciara aynı zamanda doğa bilimleri ile uğraşan beş kadının olduğu Günahkarlar Grubunun üyesidir.Arkadaşları onu iftiralardan koruyacak,entrikalara karşılık verebilecek ona koruma sağlayacak bir mantık evliliği yapmasını ister. Bunun içinde ona koca bulmak için harekete geçerler. Hadley Kontu Lucas Bingham çılgın,ölçüsüz davranan,zevk peşinde koşan biridir.Kendisini büyüten hasta amcasının ondan bir isteği olur. Eski bir incilden bir el yazması bulmuştur. Yüzlerce yıldır kayıp olan bu çalışmanın büyük bir değeri vardır.Yaraları iyileştiren mucizevi bir ilacın tarifi var ve önemli bir tıbbi keşiftir. Bu buluş ordu için büyük önem taşıyacağından yeğeninden onu iyi bir uzman,bilim insanı olduğunu düşündüğü Ciara'ya götürmesini ister. Lucas sosyetenin deyimi ile kocasını öldüren cadı ile görüşmeye gider fakat Ciara kabul etmez. Kadınlardan gelen hayır cevabına alışık olmayan Lucas ise işin peşini bırakmaz ve onun arkadaşlarından göstermelik bir koca aradıklarını duyunca bir anlaşma ile gider. Nişanlandıklarını duyurup balo dönemi boyunca Ciara'ya eşlik edecek,kocasının ailesinin karalama çalışmalarına müdahale edecektir. Ciara ise bu sayede sosyeteye girip çevresini kuracaktır böylece saldırıları sürdüremeyeceklerdir. Ciara'da el yazmasını tercüme edecektir. Başka şansıda olmadığından mecburen kabul eder. Böylece bir araya gelen ikili davetlerde görünmeye başlar. Lucas Ciara tekrar sosyeteye girebilsin diye güçlü,nüfuslu arkadaşlarından yardım ister. Kendisi de ona yapılan kötü yorumlara hemen müdahale eder. Ciara'nın oğlu ile de ilgilenmeye başlar. Birlikte vakit geçirdikçe Ciara Lucas'ın aslında göründüğü kadar uçarı olmadığını anlar. Lucas ise bazı duygulardan o kadarda korkmadığını anlar. Sonunda çılgın yaman Hardley gerçekten de hain dulun büyüsüne kapılır ama ben aralarında bir aşk hissedemedim. Ayrıca ikilinin ne kadar çok arkadaşı var . Bu kadar kısa bir kitapta bu kadar karaktere ne gerek var. Sadece son sayfalar hareketliydi bunun dışında baya durağan bir kitap.Pek sevemedim.

Baskı: Ateşli Bilet (Sinners on Tour #3)

Sıra grubun bas gitaristi Jace Seymour'da. Jace önce ki kitaplarda sessizliği ile tanımıştık. Bunun sebebi çok kötü bir çocukluk geçirmesi. Küçükken annesi onu istememiş hayallerini gerçekleştirememesinin sebebi olarak Jace'i görmüştür. Eğer hamile kalmasaydı evlenmek zorunda kalmamış olacaktı. Sürekli Jace'i bir yerlerde bırakıp gitmiştir. Bu yüzden Jace annesini gözünün önünden ayırmaya korkarak yaşamıştır. Çünkü bırakınca gideceğini bilir. Annesi ile geçirdikleri kazadan sonra annesi ölünce babası bu durumdan Jace'i sorumlu tutmuştur. Babası ile hayatları zıtlaşarak geçmiştir. Babası hizaya sokmaya çalıştıkça Jace yoldan çıkmış babası da çareyi dövüp odasına kilitlemekte bulmuştur. Jace'nin o zamanlar tek sevdiği Günahkarlar. On dört yaşındayken konserlerini izleyince büyülenmiştir. Bas gitaristleri dışında hepsinin mükemmel olduğunu düşünmüştür. O an grubun bir parçası olmak zorunda olduğunu anlamış ve bunun için çabalamıştır. Gruptan Brian'ın kardeşine grupla tanışabilmek için yaklaşmış ama ona aşık olmuştur. Babasının kendisini odasına kapattığı bir gün Brian'ın kardeşi ile buluşmak için kaçmıştır. Bileğini yakmak için kullandığı ısıtıcıyı açık unutunca evde yangın çıkmıştır. Babası bu yangında ölünce kendisini sorumlu tutmuştur. Bundan sonra zor bir hayatı olmuştur. Gruba girene kadar. Gruptakilerin yanında kendisinden beklenildiği gibi davranmıştır. Olduğu kişi gibi davranmamıştır. Gruptan kovulmamak için bir fırsat yaratmaktan korkmuştur. Brian'ın bekarlığa veda partisinde gittikleri Jessica'nın çalıştığı striptiz kulübünde çalışan Aggie'i görünce hemen etkilenir. Aynı şekilde Aggie'de. Aggie bedensel ceza uzmanıdır. Erkeklere vurmaktan hoşlanır. Jace fiziksel olarak acı çekmek istediğinden bu zamanlarda Aggie yanında olur. İyice yakınlaşan ikili Jace yaralanınca turneye birlikte gider. Bir de bu süreçte Jace yaralı olduğu dönemde yerine geçen grubun eski üyesi ile uğraşmak zorunda kalır. Çünkü bu kez yerini bırakmaya niyeti yok. Gruptakilerin birbirlerine bağlılıklarını daha fazla görüyoruz. Önce ki kitaplarda ki kadar eğlenceli zaman geçirmiyorlar. O komik konuşmalar daha azdı önce ki kitaplara göre. Her kitapta birinin başına bir felaket geldiğinden bu kitapta da Jace nasipleniyor. Aggie'i soygunculardan kurtarırken yaralanıyor. Birde hepsinin geçirdiği bir kaza var. Eric'in dediği gibi galiba bu albüm lanetli. Jace'nin Aggie sayesinde geçmişinde ki acılardan,kayıplardan,suçluluk duygusundan kurtulmasını,grubun bir üyesi olduğunu anlamasını okuyoruz. Bence bu kitapta Jace'den çok Aggie sevilmeli. Tüm mücadele onun mücadelesiydi. Bıkmadan yanında oldu Jace'nin. Jace onu çok sevemedim sessiz erkekleri sevemiyorum. Kadın erkek yer değiştirmiş gibiydi. Bir de paylaşma mevzusu burada da vardı. Hiç sevmem. Neden Sed gibi olamıyorlar ki. Kitap bir önce ki kitapta ki eksikleri okumak gibiydi. İlk bölümlerde önce ki kitapta ki birçok anı okuyoruz. Hoşuma gitti bu durum. İlk iki kitap kadar sevemesem de tüm üyeleri birlikte okumak güzel.

Çirkin
6/1017.01.2023

Baskı: Çirkin

Prens Charles Harcourt görünüşü konusunda hem hassas hem kibirlidir.Uzun yapılı olmasına rağmen birkaç kusuru vardır. Bir gözü görmez bu gözünün üstünde bir yara vardır. Ayrıca eski bir diz yaralanması ile yerleşen kireçlenmenin ortaya çıkmasına bağlı olarak gidip gelen bir topallığı vardır. Unvanı vardır ve fazlasıyla zengindir.Serveti yüzünden kadınlara aşırı değerli görünmek istemediği için her zaman varlıklı kadınlarla ilişki kurmuştur.Son evli sevgilisi kocasından ayrılıp kendisiyle evlenmeyi kabul etmeyince olduğu geminin sahibinin kızı ile evlenmeye karar vermiştir. Adam her çeşit gemiye sahip olsa da onun istediği amberdir. Her zaman amber toplayacak kadar büyük bir filosu vardır. Parfüm işiyle uğraşır ve amber bazı parfümlerin en önemli ve pahalı birleşenidir. Tanıştığı bu Amerikan aile ile iyi anlaşınca aile kızını onunla evlendirmek ister. Amberleri evlilik anlaşması ile ona vereceklerdir. Kızları onu görmese de Charles resmini görerek nişanlanmıştır. Sevgilisi evlenmesine sinirlendiğinden onu çıplak halde gemide kapıya koyar. O haldeyken peşinde bir adam olan müstakbel eşini görür. Adam kendisini kötülüyordur. Çabuk sinirlenen,topal,kindar,agresif,yaşlı,kör ve çok çirkin olduğunu söyler. Ayrıca müstakbel eşi de evliliğine doğru yol alan gemide tanıştığı yabancı bir adamla öpüşüyordu. Nişanlısı çok güzel ve gençtir. Normalde kendine güvenen bir adamken gördükleri ve duyduklarından sonra nişanlısı ile bir oyuna girişir. Lousie Vandermeer on sekiz yaşındadır. Görünüşe önem veren,şımarık,güzel bir kızdır. Evleneceği adamın çirkin ve sakat bir adam olduğunu öğrense de evlenmek için gitmek zorundadır. Louise evleneceği adama gitmek için çıktığı gemi yolculuğunda bilmese de Charles de vardır. Charles Lousie'i biri ile flört ederken görünce ona bir ders vermeye karar verir ve baştan çıkarmaya başlar. İkili karanlıkta görüşmeye başlar. Louise onu paşa sanır ve bir süre sonra aşık olur. Yolculuk bitince ilişkileri de biter. Charles yeniden Louise'i baştan çıkarmaya başlar ama bu kez o kadar kolay olmaz Louise'nin aklı paşasındadır. Bir süre sonra Charles kendini kıskanır hale gelir neyse ki sonunda her şey yoluna girer. Büyük beklentiyle başlayıp hayal kırıklığı ile biten kitaplardan. Aslında konu güzeldi fakat gerisi gelmedi. Keşke daha farklı anlatılsaydı, ikili iticiydi sevemedim.

Bir Masum Menekşe
8/1017.01.2023

Baskı: Bir Masum Menekşe

Madrigal lauta çalar. Melek gibi çaldığı söylenir ve hayranlık uyandırır. Tek umudu kral III. Richard'ın ona zalimce davranmayacak, tüm parasını harcamayacak, nazik bir beyefendi bulmasıdır. Hakkında o kadar sık şarkılar söylediği harika duyguyu, aşkı hiç hissedebilecek miyim diye merak eder. Kendi ailesi bu sihirli duyguyu yaşamıştır. Annesi doğumda öldüğünde babasını avutmak mümkün olmamış, eriyip bitmiştir. Madrigal on yaşındayken dileği kabul olmuş ölmüştür. O zamandan beri Madrigal İngiltere kralının vesayeti altındadır. Stephen Valentine'nin babası VI. Henry için savaşmıştır. Sadakati yüzünden öldürülmüş, başı herkesin görmesi için hainler köprüsü üzerinde sallanmıştır. Stephen on üç yaşındayken annesi ile York Hanedanından kral Edward'ın intikamından kaçmak için Venedik'e gitmiştir. Güllerin Savaşında İngiliz mal ve mülklerinin tamamını kaybetmiştir. Abisi Howard ise kayıplara karışmıştır. Abisini bulacağına dair umudunu hiç kaybetmemiştir. Babasının intikamını alana, topraklarını geri kazanana kadar Valentine soyadını almıştır. Bir süre başıboş gezerek gezgin şarkıcılarla beraber çingene karavanlarında seyahat etmiştir. Asil bir tüccar olarak Venedik'e yerleşip cam ticaretinde küçük bir servet kazanmıştır. Şimdi yirmi beş yaşına gelmiştir ve yasal hakkı olan toprakları istemek için İngiltere'ye dönmüştür. Kral ile görüşmeyi beklerken odasına yanlışlıkla giren Madrigal'dan çok etkilenir. Stephen Madrigal'ı görünce büyülenir. Aklından çıkmayan güzellikten uzak durmak ister zaten düşünecek yeterince derdi vardır. Bir adamın üzerinde böylesine bir gücü olabileceğini düşünmek Madrigal için korkutucu olsa da kendisine hakim olamaz. Stephen'ın ilgisini çekmek ister. Onu düşündüğünde bir yandan korkar bir yandan da içini bir coşku kaplar. Stephen'ın gözlerine bakması aşık olduğunu anlamasına yeter. Sadece birkaç saat önce aşkı merak edip, bunun sadece şiirlerde ki bir saçmalık olduğunu düşünürken aniden aşık olur. Stephen'ın toprakları Madrigal'ın elindedir. Kral evlenirse toprakları üzerinde hak iddia edebileceğini söyler fakat Stephen bir Renffed ile evlenemezdi. Madrigal'ın babası babasını öldürmüştür bu adı taşıyan herkesten nefret etmeye yemin etmiştir. Madrigal ile arasında bir aşk olmazdı bu yüzden Madrigal'ı istemez ve gönderir. Madrigal bir lordun şımartılmış kızı olmuş, güzelliği, zarafeti ve yeteneği sayesinde hep sevilmiş, hayranlık uyandırmış, hep nazik davranılmış, hiç nefretle bakılmamış, küçümsenmemiştir. Stephen tarafından hakarete uğramaya katlanamaz. Birbirlerini büyük bir tutku ile sevebilirlerdi ama Stephen'ın kini yüzünden bir kenara fırlatılır. Madrigal Buckinghan dükünün hain olduğunu, krala karşı komplo kurup iki prensi öldürüp, tahtı ele geçirmeyi planladığını duyar. Dük peşine düştüğü için kılık değiştirir. Saçını keser ve bir halk ozanı olarak kaleden ayrılır. Stephen yola çıkacaktır ama atını bir halk ozanı almıştır. Ona ait olan bir şeyi kimse çalamayacağından halk ozanının peşine düşer ve genç bir delikanlı olduğunu düşündüğü Madrigal'ın güvenli bir şekilde gittiğini görmek için onunla birlikte yola çıkar. Böylece kader bir kez daha Madrigal'ı Stephen'ın kollarına atmış olur. Madrigal kaleye geri götüreceğini düşündüğü için Stephen'e gerçek kimliğini söylemez. Stephen ise çok geçmeden Madrigal'ı tanır önce kralın onu casusluk için gönderdiğini düşünür. Madrigal'ı sevemezdi kalbi aklı ile savaş verir. Madrigal ise erkek gibi at sürmüş, Stephen'e ayak uydurmuş, odun toplamış, su taşımış, Stephen'ı soyup giydirmiş banyosunu yaptırmıştır. Tek istediği Stephen tarafından sevilmektir. Kendisine ihanet ettiğini düşünen Stephen ile aşkı uğruna ülkesini terk eder ve Venedik'e gider. Bambaşka bir macera başlar ve Madrigal kaybolur. Stephen gittiğini o ise Stephen'ın kendisini bıraktığını düşünür. Dilenciler kralı ile tanışır. Yine kimliğini gizler ve bu kez maskeli bir halde Stephen'ın karşısına çıkar ve ilişkileri başlar. Stephen kimliğini bilmeden aşık olur ama Madrigal'ı görünce kıskanmaya başlar ve iki kadını birden sevdiğini düşünür. Madrigal ise Stephen'ın kendisini gerçek kimliği ile sevmesini ister. Kaçırılma, peşinden gitme, gerçekler derken sonunda bitiyor kitap. Kitap çok güzel başladı bu kadar güzel başlayan bir hikaye nasıl bu kadar saçmalamaya başlar anlayamadım. İkilinin başına gelmeyen olay yok. Yazar buda başlarına gelmeden bitirmeyeyim diye düşünerek uzattıkça uzatmış kitabı. En son veba bile oldu kadın karakter. Kısaca kitapta yok yok.

Kılıç ve Çiçek
8/1017.01.2023

Baskı: Kılıç ve Çiçek

Deidre İrlandalı'dır. Yaşadıkları kıyıya baskın yapan kuzeylilerden biri bir Viking olduğu için babası ve akrabaları ondan nefret etmesini söylemiştir. Deidre bunu yapmamıştır çünkü Viking ona göre zalim değildir. O güçlü, cesur, ve hoş biridir. Onu ilk kez akrabaları ellerini bağlayarak konağa sürüklediklerinde on üç yaşındayken görmüştür. Vurulurken engel olmaya, yardım etmeye çalışmış, onu izlemiş, çaldığı ya da kendi payı olan yiyeceklerini getirmiş, onun için göz yaşı dökmüştür. Ailesi ile oraya klan toplantısı için gelmişlerdir ve gittiğinde Viking'ini koruyacak kimse olmayacağından onu kurtarmak ister ve kaçmasına yardım eder. Aradan yıllar geçtikten sonra babası gibi büyük toprak sahibinin oğlu ile evlenmesine karar verilir. Klanları evlilik yolu ile birleştirecek böylece babası daha büyük bir klan lideri olacak daha fazla güç ve saygınlığa sahip olacaktır. Deidre ise gerçekten aşık olmanın ozanların üzerine şarkılar söylediği o harikulade mutluluğu hissetmenin nasıl bir şey olduğunu merak eder. Bir zamanlar bu hissi Viking esirine karşı hissetmiştir. Ama başkası ile evlenecektir ve kendisini buna hazırlamışken düğün gününde düğününü Vikingler basar. Yiğit Wolfram esaretten kaçtıktan sonra yılları yağmalamak ve seyahat etmekle geçmiştir. Deniz aşırı birçok diyara yelken açmış, baskınlar yapmış hazine peşinde koşmuştur. Bir esir olarak geçirdiği günleri unutup, zengin bir adam olarak geri dönme arzusu bitmemiştir. Bir gün kuzey ülkesine dönüp kendisini esir olarak satan adamdan intikamını alacaktır. Bastığı topraklarda yeni evlenmiş Deidre'den çok etkilenir benim der ve tecavüz edecekken kaçarken ona verdiği broşu görür ve kendisini kurtaran ve senelerdir unutamadığı kadını tanır. Hayatını kurtaran kadına acı yaşattığı için üzülür onu da yanında götürmeyi ister fakat yeterince acı çektirdiğini düşünür. Tam bu düşünceler içindeyken saklanmak için gemisine giren Deidre'i bulur. Onun için önemli olan neden orada olduğu değil onunla birlikte olmasıdır. Tanrılar Deidre'nin kendisine ait olmasını istemiştir. Geri gitmek isteyen Deidre'i götürmez. Böyle bir riski alamazdı baskının haberinin bütün İrlanda'ya yayıldığı kesindir. Dönerse kılıçlar, baltalarla karşılanırdı. Adamlarını böyle bir tehlikeye atamaz. Deidre ailesine yapılanları unutamaz, üstelik evlidir kalmak istemez. Wolfram için en büyük hazinesi Deidre'dir. Ona sahip olmak için elindeki her şeyi verirdi ama gerek olmadan Deidre onun olmuştur. Hatırladığı çocuk güzeller güzeli bir kadına dönüşmüştür ve artık ona aittir. Deidre'nin yeniden kendisini sevmesini ister. Ona hissettiklerini kendisine hissedene kadar yavaşça kalbini kazanacaktır. Bir başka adamın Deidre'i elde etmesini istemediği için geri dönmemiş, onun kendisinin olmasını istemiştir. Deidre'i kaybetmeye dayanamazdı. Karısı olmasını ister ama Deidre kocasına geri dönmek zorunda olduğunu bilir fakat fazla dayanamaz ve ilişkileri başlar. Wolfram'ın ailesinin yanına gittikten sonra ölmesini isteyen kardeşi, eski sevgili, Deidre'nin kocası, kaçırılma, ihanet, entrika yok yok. İlk kez Viking hikayesi okudum genelde güçlü olurlar ama Wolfram nasıl güçlü bir Viking erkeği hep yenildi. Başta Deidre'e kim olduğunu söylememesi saçmaydı ne gerek vardı. Çok çabuk sevdi ayrıca. Deidre'e güvenmemesi de çok kötüydü.

Baskı: Milyonluk Günahkâr Düet (Million Dollar Duet, #2)

Noah eski sevgilisini en yakın arkadaşı ile yakaladıktan sonra kadınlara güveni kalmamıştır. Bu yüzden kadınların satıldığı yeri duyunca gitmiş ve iki yıl bir kadına sahip olmak için iki milyon ödemiştir. Ve sonrada en olmayacak şeyi yapmış ve Lanie'e aşık olmuştu. Bu işe girişmesinin arkasında ki gerçek nedeni öğrenebilmek için bir adam tutmuş ve annesinin hayatını kurtarmak için yaptığını öğrenmişti. Bundan sonra ise kendisini bir pislik gibi hisseder annesinin yanında olması gerektiğini düşünür. Kontratı yırtıp milyon dolarlık bebeğini bırakır ailesinin yanına gitmesini ister. Tek istediği onun mutlu olmasıdır. Lanie ise sevdiğini söyleyemeden Noah gitmişti ve söyleme fırsatı da olmaz. Arkadaşı gelip annesinin fenalaştığını söyleyince hastahaneye gider. Noah yine duruma el atar ve dünyaca ünlü kardiyolog amcasını ameliyat için gönderir. Aile böylece ilişkilerini öğrenir ve ikili tam gaz ilişkisine devam eder. Artık sevgi sözcükleri de dile getirildiğinden daha yoğun bir şekilde. Bu kez Noah'ın arkadaşı David'ın bölümleri de var. Şirketi ele geçirmek ister. Ayrıca Noah ile Lanie'nin tanışmasına sağlayan adam ile uyuşturucu ve kadın ticareti de yapar. Bu sayede ikili arasındakileri öğrenip onların başına belalar açmaya çalışır hatta Lanie'e tecavüz etmeye bile kalkar. Neyse ki birbirleri için her şeyi yapmaya hazır olan çift tüm belaları atlatmayı başarır ve sonu evli,mutlu,çocuklu devam eder. Kitap zaten geniş bir özetle başlıyor. Hatırlatmadan sonra çok uzatılmadan devam ediyor. Bu yüzden bazı bölümler kestirip atılmış gibi. Lanie'nin annesi ve arkadaşları ile olan konuşmaları çok zorlama. Neyse ki ilk kitaba göre biraz daha olay var.

Baskı: Milyonluk Kirli Sır (Million Dollar Duet #1)

Delaine Talbot'un annesi onu doğururken ölümden dönmüş sonrasında sayısız ameliyat geçirmiştir. Artık çok güçsüz ve yatalaktır. Annesini yalnız bırakamayan babası işini kaybedince sağlık sigortası da gitmiştir. Sağlık sigortası alamayacak durumdalardır. Annesinin ise kalp nakli olması gerekir. Bu yüzden ailesine New York Üniversitesine kabul edildiğini söyler ve annesinin hayatını kurtarıp ameliyatının parasını ödeyecek bir işe girişir. Arkadaşının çalıştığı kulüpte yürütülen esrarengiz bir iş vardır. İşletmenin sahibi zenginler arasında kadınları en fazla parayı verene sattıkları bir açık arttırma yapar.Lanie'de iki yıl sahibi ile birlikte yaşayacağı bir anlaşma yapar. Özelliklerinin sıralandığı dönen bir platformda adamlara sunulur. En önemli özelliği de masumiyetidir. Adeta gözleriyle kendisini alması için yalvardığı gizemli adam tarafından iki milyona alınır ve kusursuz,hayatında gördüğü en güzel adamla karşılaşır. Noah Crawford'un annesi ve babası altı yıl önce araba kazasında ölmüştür. Her şey ona kalmış babasının şirketinin de en büyük hissedarıdır. Babasının ortağı ölünce de hisseleri onun oğlu olan çocukluk arkadaşı David'e kalmıştır. Önce babaları gibi iyi bir ikili olduklarını sanmıştır fakat arkadaşı önce şirketin hayır işlerine saçtığı paraları onaylamamıştır. Annesi şirketin topluma bir katkısının olmasını istemiş oda annesi ve babasının isteğinden vazgeçmek istemez. Birde David'i bir iş gezisinden döndükten sonra evlenme teklif edeceği sevgilisi ile jakuzisinde basmıştır. Arkadaşlıklarını bitirse de mecburi ortaklıkları devam eder. Dersini almıştır ve bir daha hiçbir kadının canını yakacak kadar kendisine yaklaşmasına izin vermez. Koşulsuz bir ilişki için arkadaşından duyduğu açık arttırma ilgisini çeker ve Lanie ile tanışmış olurlar. İki yıl boyunca neredeyse her an Lanie'nin yanında olmasını ister. İnsanlar birlikte olduklarına inanmalıdır. Lanie her istediğini yapacaktır ona aittir. Fakat on beş günde duygular değişmeye başlar. Noah Lanie'nin bu işe neden girdiğini öğrenince annesi ve babasıyla olması gerektiğini düşünür,suçluluk duyduğundan satın alıp,aşık olduğu kölesini bırakır. Lanie nasıl bir masum, masum ona çok uzak bir kavram. Öyle düşkün bir hale geldi ki annesini bile unuttu. Casus Şeftali ve Süper Kamış olayı çok saçma. Ayrıca Lanie'nin neden ve ne şekilde orada olduğunu unutup tiriplere girmesi,atarlanmaları çok çok saçma ve yersizdi. Tek iyi yanı yazarın işleyemesede farklı bir konu bulması ve iki karakter tarafından anlatılması.

Baskı: Tam İsabet (Cocktail #2)

İkilinin ilişkileri ilk kitapta başlamıştı. Bu kitapta başlarken aylar boyunca ne yaptıkları özet geçilmişti. Aralık ayından başlayarak ay ay kısa anılarını anlatırlar. Caroline hiç Noeli ailesinden ayrı geçirmez onun için noel aile demektir. Normalde hep ailesi ve arkadaşları ile geçirirken bu yıl farklı geçer. Duvardelen farkı ile. Simon serbest foroğrafçı olduğundan dünyayı dolaşır. Bu noelde Avrupa şehirlerini noele en yakışan halleri ile fotoğraflayacaktı. Neredeyse tüm aralık ayı boyunca uzakta olacağından Caroline ilk noellerini birlikte geçirmek ister. Ayrıca Simon ailesini lise son sınıfta araba kazasında kaybettikten sonra on sekiz yaşında tüm dünyası başına yıkılmıştır. Noel onun için zor zamanlar olduğundan Caroline onu yalnız bırakmaz ve onunla Avrupa'ya giderek tüm noeli birlikte gezerek geçirirler. Arkasından on dört Şubat gelir ve onuda birlikte geçirirler. Caroline artık bir zamanlar haremi olan adamın kız arkadaşıdır. Artık resmi olarak biz olduklarından kendi rutin hayatlarını yaşamaya başlarlar. Spontane hafta sonu kaçamakları,birlikte gezilerden sonra çiftin yorucu koşuşturması başlar.Özellikle Caroline'ın iş hayatı oldukça yoğundur. Büyük bir yenilenen otel projesinde baş tasarımcı olarak çalışmaya başlayınca daha çok yoğunlaşır. Bu koşuşturmada ilişkisine Duvardelenine vakit ayırmaya çalışır. İlk kitaptan sonra ikincinin geleceğini hiç düşünmemiştim. Devam gerektiren bir kitap değildi aslında. Kitapta hiç olay yoktu tüm kitap Caroline'ın koşuşturması ile geçip gitti. Yine arkadaşları vardı. Arkadaşları ile oldukları yerler komikti. Mesajlaşmalar bu kitapta daha güzeldi sevdim buraları. Ah birde kedileri Clive var yine kapanışı yapıyor.

Yalancı Aşık
6/1017.01.2023

Baskı: Yalancı Aşık

Violet McGinn muhasebecidir. Annesi ise aranan bir medyumdur. Annesi merdivenlerden düşmüştür. Ameliyat olması gerekir ama istemez bir medyumla iyileştirme düşüncesindedir. Violet ise annesine iyileşene kadar yerine bakacağı sözünü vererek ameliyata ikna eder. Böylece yeni bir maceraya başlamış olur. Drew Watson çocukken hayalini kurduğu işi yapmaktadır. Pazartesiden perşembeye normal. Cuma,cumartesi ise erkek dansçıların çıktığı bir barı vardır. İyi para kazandıran işi arkadaşlarının dalga geçmesine,eski eşinin onaylamamasına,protestoculara ve yanında ki medyum hizmetleri sahibinin sürekli tepeden bakmasına değerdi. Bir gün yanda ki medyum komşusu gelmeyince beslediği evcil farelerine yemek götürdüğü sırada gelen kızını görünce fazlasıyla etkilenir. Violet'de Drew'den etkilenir ama önce onun eşcinsel olduğunu sanır. Öyle olmadığını silikonları olmadığını göstermek için Drew'in elini gömleğinin içine koyduğunda anlar. Medyumlara inanmazken medyum taklidi yapmak zorunda kalır. Bir müşterisi varken barda çalan şarkının adını tesadüfen söyleyip o yerde çıkınca polis departmanı için büyük bir suçun çözülmesini sağlamıştır. Başka bir müşterisinin mesleğini öğrenmesi gerektiğinde yine o sırada Drew'den duyduğu şarkı ile doğru tahmin etmiştir. Böyle tesadüflerden sonra Drew'in çaldığı şarkıların olacak olaylar ya da müşterilerle ilişkisi olduğunu fark eder. Bu sayede işin üstesinden gelir. Fakat Drew'e hissettikleri ve annesinin doktoru arasında çıkmazda kalır. Drew ise başka kadınlarla çıkar ama her yerde Violet'i görür. Uzun bir süre adım atamazlar ama sonunda akılları başlarına gelir. Aslında güzel bir konu vardı ama işleyişi sevemedim. Bir şeyler fazlasıyla eksikti.

Reklam Aşkı
6/1017.01.2023

Baskı: Reklam Aşkı

Lexi White annesini erken kaybetmiştir. Annesi ölünce babası ile kalmışlardır. Birbirlerine sıkı sıkıya sarılmış kötü zamanları birlikte aşmışlardır. Lise dönemlerinde çok utangaç olduğundan aşık olduğu çocuğa Vincent Drake'e açılamamıştır. Vincent yakışıklı,başarılı, gözde öğrencilerden. Onun hakkında her şeyi bilmesine rağmen Vincent adını bile bilmez. Lise bitince Lexi'nin aşkı öyle kalmış ve üniversiteye başlamıştır. İkinci yılının ortasında babası rahatsızlaşınca babasına bakmak için evine dönmüştür. İhtiyaçları içinde çalışmıştır. Sekiz yıldan sonra babası ölünce San Francisco'ya taşınmıştır. Artık hayatını yoluna koymaya kararlıdır. Bu yüzden de iş arayışına girer. Reklamcılık sektörün de çalışmak hayali olduğundan Hunter Reklamcılık'ta kişisel asistan olarak çalışmaya başlar. Kısa bir süre sonra da yönetici asistanlığına terfi alır. Patronu ise lise aşkı Vincent Drake. Vincent sürekli yardımcı değiştiren,zor,asık suratlı, sinirli, geçmişinde ki ilişkilerinden dolayı güvensiz biridir. Yani lise hallerinden eser yoktur. İşte ilk zamanları Lexi için çok zor olur. Vincent onu bezdirir ama bir süre sonra tabi ki Vincent asistanını yakından tanımaya başlar ve iyi yönde değişir. Bir de Vincent'in baş belası bir sevgilisi var kurtulmak çok zor oluyor ve Lexi'ye zor zamanlar yaşatıyor. Tam nefret edilesi bir karakter. Aslında klasik bir konu erkek önce yardımcısını azarlar daha sonra işlerini beğenir yakından tanır aşık olur. Tek fark bu kez uzun süre birlikte olunan bir sevgili vardı. Duygusal olarak bir yakınlık olmasa da, istediği Lexi olsa da bazı sebeplerden dolayı ayrılması zor oldu. Kitap bitti imkansız aşk gibi oldu. Lexi tam bir kahraman. Tüm imkansız işleri başarıyor, tanışılması gerekenleri ya tanıyor ya da kendisini sevdirdiği için tanışmaları ayarlıyor, ailenin istediği gelin çok fazla abartılmıştı. Kitap çok fazla uzatılmıştı bu kadar uzatılacak bir konu yok kitapta. Bu yüzden sıkıldım okurken. İkili kitabın sonunda kavuşuyor doya doya aşklarını okuyamıyoruz. Yan karakterler ve aşkları ile dolu bir kitap.

Baskı: Karanlığın Ardından

Marianne Hughes duldur. Kocası tarafından yeğeni Louisa Crookshank Londra sezonuna katılabilmek için kendisine şaperonluk etmesini ister ve bunun için ikna eder. Evlilik için düşündüğü bir marki var Gillingham Markisi. Sevdiği adam kendisinden bencil olduğunu söyleyip aniden ayrılınca bu durumu atlatamamıştır. Bencil olduğunu düşünen başkalarıda olduğundan yaralı bir adamı severse herkese sandıkları kadar bencil olmadığını göstermiş olacaktır. Bu yüzden markinin peşine düşer. Gillingham Markisi John Sinclair çiçek hastalığından kalan izlerden dolayı bakışların hedefidir. Hatta şeytana taptığı, bakire kanı ile beslendiği gibi saçma söylentiler bile vardır. Çocuklar adını duyar duymaz korkar. Bu yüzden evinden pek çıkmaz, huysuz ve yüzünü hep gizlemeye çalışır. Bir varisi olması gerektiği için evlenmeye karar verir. Bunun için istemeye istemeye Londra'ya gider. Kendisini sosyetede destekleyecek tek bir tanıdığı vardır o da yıllardır konuşmadığı kardeşi Gabriel Sinclair'dir. Bu yüzden Gabriel'den yardım ister. John'un aradığı gelin kendi ayağı ile gelir. Louisa tanışır tanışmaz yakın davranır her fırsatta görüşmek ister. John bu fırsatı kaçırmak istemez ama ilgisini asıl çeken Marianne olduğundan bu ilişki işini zorlaştırır. Her görüşmede biraz daha etkilenir aynı şekilde Marianne'de. Bu şekilde devam eden görüşmeler gizli bir nişanlanmaya kadar gider. Bir yanda John Marianne arasındaki çekim bir yanda Louisa'nın John'u bırakmamaya karalı oluşu ve ortaya çıkan sevdiği adam var. Bunlar yetmezmiş gibi bir de öldürülmeye çalışılırlar. Sözde Nişanlı kitabının çifti Gabriel Psyche ve Psyche'nın kardeşi Circe'de var. Mutlu bir evlilikleri var ama Gabriel bilmediği gerçekleri öğreniyor ve çiftin başına üzücü bir olay geliyor. Bunlara rağmen kitapta onları okumaktan keyif aldım . Kardeşler yıllardır küs ve azda olsa buzları eritiyorlar . John'un fiziksel yaraları dışında ruhsal yaraları var. Bunlarla savaşmasına tabi ki Marianne yardım ediyor. İkili çok geç kavuştu resmen kitap bitti. Aralarında doğru düzgün bir paylaşım bir yakınlaşma olmadı. Her şey halledilmeden kaldı. Sonuç hiç tatmin etmedi. Okurken çok sıkıldım sevemedim.

Baskı: Gardını Asla Düşürme (Fighting for Love #4)

Xander James İngiltere'lidir. Motor kazası geçirmiş dizini parçalamıştır. Doktorlar bir daha eskisi gibi olamayabileceğini dövüş formuna kavuşma şansının daha düşük olduğunu söylemiştir. İki ameliyat ve çok fazla fizik tedavi geçirmiş, yoğun antreman yapmıştır. En dipten yukarı tırmanmak için merdiven altı turnuvalara katılmıştır. Kariyeri bitmeden Ufc şampiyonu olmaya kararlıdır. Bir sonraki yarı profesyonel MMA dövüşüne hazırlanır. Onun için MMA dövüş organizasyonu UFC'deki yerini geri kazanmaktan daha önemli bir şey yoktur. MMA spor salonu dostları Irish ve Jax'ın önceki kitapta planlayıp açtıkları LP'nin ikinci merkezidir. Mekanı işletip, müşterilere idman yaptırıp, kendi antremanına çalışmakla meşguldür. Fakat spor salonunun sahibi doksan gün içinde binayı boşaltmasını ister. Binayı alışveriş merkezi yapmak isteyen birine satmaya karar vermiştir. Spor salonu eski bir depodur. Arsanın yüzde yirmisini kaplar. Kendi tarafında bir kişi daha olursa adamın planlarını suya düşerebilecektir. Aklına adamın karşı köşedeki pastanenin sahibi olan yeğeni Sophie gelir.Çay içmek için pastaneye uğramış onu gördükten sonra haftanın en güzel anı pazar sabahları koşusuna başlamadan önce oraya uğradığı zamanlar olmuştur. Spor salonuna gidip gelirken, pastanenin önünden geçerken onunla flört etmiştir. Aralarında ki dostluk gününü aydınlatır. Sophie geceleri hayallerini süsler hale gelmiştir. Düzenli ilişki yaşamayalı yıllar olmuştur. Kız arkadaşlar dikkatini dağıtıp, sunabileceğinden fazla zaman ve ilgi isterlerdi. Bu yüzden ilişkisiz hayatını devam ettirmiş, ilişki için istek duymamıştır. Sophie'i görene kadar. Onu aklından çıkaramaz, görüştüğü kadınlarda gördüğü onun yüzüdür. Sophie daha bebekken büyükannesi bir cupcake dükkanı açmış Sophie'de ondan devralmıştır. Oranın Sophie'nin yaşam tarzı tutkusu olduğunu bilir. Pastaneden kolay vazgeçmeyeceğini düşünür. İşi başından aşkın değilmiş gibi spor salonu için yeni bir mekan bulacak, düzenleyecek, taşınacaktır. Orayı sever tam pastanenin karşısında ki dairesine de yakındır bu yüzden ayrılmak istemez ve işe koyulur. Sophie dövmeli, piercingli, saçı sürekli renk değiştiren pin-up tarzında biridir. On yedi yaşındayken yasalarla başı birkaç kez belaya girmiştir. Islah evine girmemesi için büyükannesi bunu toplum hizmetine çevirmiş ve böylece pastanede çalışmaya başlamıştır. Çok geçmeden orada çalışmaya bayılmıştır. Geçmişte çok başarısız ilişkisi olduğu için bay doğruyu bulma hayallerinden uzun zaman önce vazgeçmiştir. Xander'i her gördüğünde bir kez daha bakmak ister. Dükkanına uğramalarını dört gözle bekler, pastanenin üstünde ki dairesinin tam karşısında olan dairesinde onu gözetler. Bir ilişkiden daha önemli problemleri vardır. Kalpsiz, gözünü para hırsı bürümüş, imparatorluğunu büyütmekten başka bir amacı olmayan amcası pastanesini satmak ister. Pastanenin büyükannesinden ona kalması planlanmıştır. Büyükannesi alzheimer olunca Sophie'i tanımaz hale gelmiştir. Tek akrabası amcası da mülklerin vekaletini almıştır. Hem pastane hemde bloktaki diğer mülkler Sophie otuz yaşına gelene ya da evlenene kadar amcasının kontrol ettiği bir fondadır. Yirmi yedi yaşındadır evlenmek bir yana kimse ile çıkma planı bile yoktur. Kazancı her yıl düşmesine, mutfak aletlerini yenileyememesine, mutfağı elden geçirememesine rağmen pastanesini terk etmek istemez. Amcası yeni bir mekanda, son teknoloji ekipmanlar, bir sürü para ile yeniden açabileceğini söyler ama Sophie için mesele sadece pastane değildir. Orası onun evi olan tek yerdir.Amcasını durdurmanın tek yolu evlilikten geçer. Amcası ise bunun hiçbir zaman olmayacağına inanır. Xander Sophie ile konuşmak için pastaneye gidince amcasının onu küçük gördüğünü duyar. Babası annesini küçük görüp hep azarlamıştır. Bu yüzden bir kadına zorbalık edilmesine göz yumamaz. Amcasının da evlenemeyeceğine dair küçük gördüğünü duyunca Sophie'nin sevgilisi gibi davranıp nişanlandıklarını söyler. Evlenmelerini ister Sophie fonun kontrolünü alıp, amcasının anlaşması yatınca ayrılmış numarası yapıp boşanacaklardır. Fakat durum düşündükleri kadar kolay olmaz Vanessa avukat olduğundan onlara yardım eder. Evliliklerinin fonu almak için uydurulan düzenbazlık olmadığını kanıtlamak için altı ay sonra mahkeme tarafından tekrar değerlendirilmeleri gerekir. Bu yüzden altı ay boyunca gerçek anlamda evli bir çift gibi yaşamaları gerekir. Maceraları başlamış olur. Serinin diğer kitaplarına göre daha basitti. En sevmediğim çift oldu ikili. Lucie hamile, Kat oğullarını doğurmuştur. Sonunda tüm çiftlerin nikah tazelemesi en güzeliydi.

Baskı: Baştan Çıkarma Seansları (Fighting for Love #1)

Lucie Miler'in anne ve babası o daha on üç yaşındayken ölmüş daha yeni liseden mezun olan abisi onu yetiştirmiştir. Fizik tedavi uzmanıdır. Kaçarak evlenmiş üniversite yıllarında kısa bir süre evli kalmıştır. Doktor arkadaşı Stephen'e aşıktır. Stephen cazibeli, özgüvenli, yakışıklı biridir. Senelerce birlikte çalışmışlardır ama Stephen'den hiç hamle gelmemiştir. Hastanenin geleneksel yardım yemeği ve dansı vardır. Stephen'in kendisini davet edeceğini düşünürken o yanında gördüğü arkadaşının numarasını ister. Hoşlandığı erkeklerin arkadaşlarından hoşlanması ilk defa olmuyordu, başkalarının gölgesinde olmaya alışkındı ama yine de canı yanar. Arkadaşını bir kez görmüş olmasına rağmen o günden beri buluşmak istemesi, birlikte sayısız saatler geçirmelerine rağmen kendisini görmemesi canını çok acıtır. Ağlarken yeni hastasına yakalanır. Reid Andrewsun'un babası döneminin en başarılı boksörlerinden biridir. Annesi ise spor salonlarında takılan bir boksörü elde etmek için elinden geleni yapan kadınlardan biridir. Reid beş yaşına gelene kadar mutlu yaşamışlardır. Babası kariyerine veda etmek zorunda kalınca içkiye başlamış annesi de onları bırakıp gitmiştir. Babası içki içmek ve dövüşmek dışında bir şey bilmediğinden bir dövüşçü yetiştirir. Reid karma dövüş sanatında dövüşür. Zirveye çıkmak ve orada kalmak için çok çabalamıştır. On beş yıl içinde büyük dövüş şampiyonasının en zengin hafif ağır siklet dövüşçülerinden biri haline gelmiştir. Otuz dört galibiyete karşı üç mağlubiyet ile milyonlarca hayran kazanmıştır. Şampiyonluk maçına hazırlanırken bir dövüşçünün başına gelebilecek en sinir bozucu yaralanmalardan birini yaşamıştır. Otuz dört yaşında neredeyse müzelik sayılacak bir dövüşçüdür. Uzun yıllar dövüşünce vücudu artık isyan etmeye başlamıştır. Sağ omuzunda ki sakatlık yüzünden ameliyat olduktan sonra fizik tedaviye başlamıştır. Kamptaki doktoru birkaç ay olmayacağı için ve koçu ya tedaviye başlamasını ya da onu müsabakadan alacağını söyleyince civardaki fizik tedavi uzmanına gider. Rövanş maçına kadar sağlığına kavuşmazsa kariyeri sona erecektir. Gelecek iki ay içinde tamamen iyileşip şampiyonluk için tek şansını kaçırma ihtimalini reddeder. Olabildiğince çabuk Vegas'a dönüp hakkı olanı geri kazanmaya kararlıdır. Ağarken bulduğu doktoru ise yakın arkadaşının kız kardeşi Lucie çıkar. Reid Lucie'i özel fizik tedavi uzmanı olarak tutar. İyileşene kadar yanına taşınmasını ister. Böylece daha sıkı çalışabilecektir. Lucie istemez Stephen'i nasıl elde edeceğini, nasıl davranacağını, ne söyleyeceğini, kısa sürede onu parmağında oynatmayı öğreteceğini söyleyince kabul eder. Boşandığından beri hiç ilişkisi olmamıştır. Stephen bir şans verse onu çok mutlu edeceğini bilir. Çünkü her açıdan birbirlerine uygunlardır. Aynı işi yapıyorlar aynı müzik, film, yemek zevkleri vardır. Üç senedir sakladığı örnek Amerikan çiftinin reklamının olduğu mükemmel hayatı ister. Böylece Lucie hayatının büyük bir bölümünde hayran olduğu adam ile aynı evde kalmaya başlar. Reid ilişkide aynı şeylerden hoşlanmaktan daha fazlası olması gerektiğini düşünür. Kimya, aşk, tutku olması gerektiğine inanır. Lucie için bunlar önemsizdir daha önce yaşamış kocası aldatınca çok yaralanmış sonu hiç iyi olmamıştır. İkili hemen derslere başlar Lucie'nin dolabını yenilemek ile başlarlar. Çok geçmeden Reid kendi üzerinde denemesini ister ve bağlanmanın olmayacağı ilişkileri başlar. Reid hiçbir zaman durulup aile sahibi olamayacağını düşünür. Aile erkeği geni onda yoktur. Babasının eğitiminden sonra onu antreman programından uzaklaştıracak herhangi bir hobiye zaman ayırmanın anlamsız olduğunu öğrenmiştir. Bu yüzden evliliğe, düzenli bir ilişkiye uygun değildir. Geleceğe sadece bir sonraki maçına kadar bakar. Fakat Lucie için hissettiklerini daha önce hiçbir kadına karşı hissetmemiştir. Lucie ise başka bir erkeği düşünmez hale gelir. Çok geçmeden işin içine duygular girer. Kitabın ismi türü konusunda yanıltıcı olmuş. Sonunun belli olduğu, akıcı, farklı yanı olmayan bir kitaptı.

Sabır
10/1017.01.2023

Baskı: Sabır

Patience Emmalina Dare'nin evlenme zamanı gelmiştir. Güzel olduğundan peşinde bir çok kişi olsa da o hala istediği birini bulamamıştır. On beş yaşındayken müzik öğretmenine aşık olmuş ve karşılık alamamıştır. Bunun acısını yaşamış ve yeni toparlanmıştır. Aşkı, müziği ve mükemmellik arayışıdır. Romantik aşk ona göre değildir ama ablasının evinde Matthew ile karşılaşınca işler değişir. Aralarında kuvvetli ve kaçınılmaz bir çekim vardır. Matthew'i hiçbir erkeği istemediği kadar çok ister ve fazla karşı koyamaz. Matthew Morgan Hawkmore gayrimeşrudur. Hayatı boyunca dürüst, nazik, namuslu, iyi bir insan olmaya çalışmıştır. Okulda derslerinde başarılı olmuş, mezun olduktan sonra servet kazanmıştır. En yüksek sosyal çevreye girmiştir. Güzel, asil, sadık ve koşulsuz bir aşk aramış bunu bulduğunu sanmıştır. Gerçek babası bir bahçıvandır. İlk kitapta gazetede yayınlanmış ve herkes bu sayede öğrenmişti. Gerçekleri öğrendikten sonra Matthew'in hayatı alt üst olmuştur üstelik nişanlısı da kendisini terk edince aşka kapılarını kapatmıştır. Aşkın kendisini idare etmesine izin vermiştir ve bir daha buna izin vermemeye kararlıdır. Zor günlerin de karşısına çıkan abisinin karısının kardeşi olan Patience ile aralarında oluşan çekim her şeyi değiştirir. Daha nişanlıyken Patience'i görür görmez istemiştir. İlk öpücükten sonra üç ay geçer ve bu süreçte Matthew Patience'i aklından çıkaramamıştır. Önce direnmek istemiştir fakat zamanla direnci kırılmıştır. Geceleri uyumadan önce son düşüncesi Patience, sabahları uyandığınsa ilk düşüncesi yine odur. Rüyaları ve hayalleri onunla doludur. Eski nişanlısı artık umurunda değildir. Artık onun için önemli olan tek kadın, kendisine ait olan Patience'dir. Patience onun için yaratılmıştır, hiçbir kadını onu istediği kadar istememiştir ve istediği tek kadındır. Patience'nin peşindeki hiçbir talibi ona sahip olamazdı. Patience'de Matthew'i düşünmeden tek bir gün bile geçirmemiştir ne kadar karşı koyabilir ki? Birde Matthew'in eski nişanlısının babası sürekli onun hakkında konuşup, iftira atmış, işlerini baltalamıştır. Maddi durumunun kötüleşmesini sağlamıştır. Matthew'de onu alaşağı etmeye kararlıdır. Onun mahvını görüp zafer kazanmak ister ve dışlandığı toplumda eski yerini almaya kararlıdır. İlk kitap kadar duygu yüklü değildi ayrıca Matthew'in ilk kitapta ki halinden eser yok. Bu kitapta bambaşka, hükmeden bir Matthew vardı.

Gönül Sesi
10/1017.01.2023

Baskı: Gönül Sesi

Allison'un on beş yıl önce geçirdiği ağır kabakulak hastalığı yüzünden duyma sinirleri zedelenmiştir. Bir süre bunun geçeceğini düşünmüşlerdir. Zaman geçip hiçbir değişiklik olmayınca doktorlar pes etmiştir. Allison'un durumu kabul etmesi aylarını almıştır. Güzel, popüler olmak, müzik yüksek okulundaki eğitimin yolunda gitmesi tek önceliğiyken bir anda bunların hiçbir önemi kalmamıştır. Hayatı alt üst olmuştur. Konserler veremeyip, müzik sevgisini paylaşamayacaksa müzik eğitiminin hiçbir anlamı olmadığını düşünmüştür. Okuldan ayrılıp içine kapanmıştır. Neşeli halinden eser kalmamıştır. Anne ve babası bir şeyler yapabilmek için çok uğraşmıştır. Bir süre sonra bu şekilde yaşamak istememiştir. İşaret dilini öğrenip bu dili başkalarına da öğretmenin eğitimini almıştır. Yıllar içinde işitme kaybını diğer duyularıyla telafi etmeyi öğrenmiştir. Şimdi mükemmel bir kariyeri vardır. Bir zamanlar kendisinin baş etmek zorunda kaldığı durumlarla başkalarının da baş etmelerini sağlayabilme şansı vardır. Bir trajediyi fırsata dönüştürmüştür. Miami'ye yerleşmiştir ve orada kasırga mevsimi başlamıştır. Tavsiye edilenin iki katı stoklamasını ve tüm hazırlığını yapmıştır fakat önlemleri yeterli olmamıştır. Aniden ne olduğunu anlayamadan evinin duvarları çökmeye başlamıştır. Çatı tepesine inmiş, evi yıkılmıştır. Kendisi de o yığında sıkışır ve onu o zor durumundan kurtaran ise itfaiyeci Ricky olur. Ricky hayatını asla evlenmeyeceği türde kadınlarla geçirmiştir. Yalnız yaşamayı seven kimseye karşı sorumlu olmayı sevmeyen biridir. Hayatının büyük bir bölümünü aşırı korumacı bir anneye, iradeli bir babaya ve dört ablaya karşı sorumlu olarak geçirdikten sonra özgürlüğüne kavuşmak hoşuna gitmiştir. Dünya üzerinde sahip olduğu bu hayatı değiştirmesine neden olacak bir kadın yoktur. Allie'i bir daha görmeyeceğini ve kurtarırken ondan aldığı dans sözünü yerine getirmesine gerek olmadığını düşünürken onun gözlerini aklından çıkaramaz. Allie'nin kimsesinin olamayacağını düşünür ve hastaneye gidip ona destek olan birinin olup olmadığını kontrol etmek ister. Bakıp dönecek ve o gözleri aklından çıkaracaktır fakat düşündüğü gibi olmaz. Allie anne ve babasının gelmesinin işlerini aksatacağını ve yine yıllar önceki gibi üzerine düşeceklerini düşünüp onların gelmesini istememiştir. Bu yüzden hem ona bakacak kimsesi hem de kalacak yeri yokken Ricky evinde kalmasını ister. Başka çaresi olmadığından kabul eder ve böylece ikili aynı evde yaşamaya başlar. Ricky hiçbir kadınla aynı evde yaşamamış kendi dünyasına koyacak kadar ciddi bir ilişkisi olmamışken hiç tanımadığı Allie'i evine alır. Böylece evlenmeye niyetinin olmadığı hiçbir kadını evine almama kuralını bozmuş olur. Allie işitme duyusunu kaybettikten sonra her şeye uyum sağlamaya ve sosyal yaşamını unutmaya odaklanmıştır. Bu sürede hiçbir erkek Ricky gibi kendisini etkilememiştir. Ayrıca onun ailesi de hayatı boyunca kardeşlere ve yakın aile ilişkilerine duyduğu hasreti gidermiştir. Bir süre duygularından kaçsalar ve Ricky'nin işi problem olsa da sonunda ikisi de en çok istediği şeye kavuşur. Farklı, güzel bir kitaptı. İkiliye, Ricky'nin ailesine ve Allie'nin komşusuna bayıldım.

Geceyi Keşfet
9/1017.01.2023

Baskı: Geceyi Keşfet

Kitap İskoçya kralı Alexander III öldükten sonra ki dönem ile başlıyor. İngiltere kralı Edward'ın desteği ile kral olan John Balliol önce Edward'a bağlı iken daha sonra araları açılmış John mahkum edilmiştir Edward İskoçya üzerinde hak iddia etmektedir. İskoçya ise özgürlüğünü kazanmaya kararlıdır. İşte kitap bu acımasız,zor dönemde geçiyor. Kyra İskoç annesi ve İngiliz babası ölünce kral John tarafından kalenin leydisi ilan edilmiştir. Kral mahkum edilince de kale İngilizlerin elinde kalır. Kral Edward'ın emri ile kaleyi artık gözdesi Kinsey Darrow yönetmektedir.Üstelik Kyra ile de nişanlanmıştır. Kyra bu evliliği istememiş kurtulmak, hayatını değiştirecek bir şeyler olması için dua etmiştir. Dualarının karşılığı Kinsey yokken kaleye saldırılması ile olur. Arryn Graham Edward'a bağlılık yemini etmediği için kanun kaçağı bir İskoç şövalyedir. Kinsey'in kuzeni ile kavga etmiştir. Adam aşağı düşüp ölünce Kinsey topraklarına saldırıp binlerce insanı öldürmüştür. Hamile karısına önce tecavüz etmiş sonra içinde olduğu evi yakmıştır. Arryn ise Kinsey'den intikamını almaya kararlıdır. Onu öldürecektir ama onu bulamadığından önce kadınını ve kalesini alır. Onlar gibi masumlara acı vermeyecek merhametsiz davranmayacaktır ama Kinsey'in nişanlısının da huzur içinde yaşamasına izin vermeyecektir. Fakat Kyra hemen boyun eğmeye razı olmaz. Arryn ile dövüşür,kavga eder,mücadele eder ama bunlar Arryn'ın onunla birlikte olmasına engel olmaz. Kyra özgürlüğünü istediğinden ve Arryn gittikten sonra başına geleceğin ölüm olduğunu bildiğinden orada kalmak istemez. Bu yüzden kaçmaya çalışır, nehirlere düşer, yakalanır, yataklara bağlanır, zorla tutulur. Arryn'ın boynuna bıçağı dayar pederin kılığına girerek dahi kaçar. Hiç vazgeçmez ama Arryn'a karşıda koyamaz etkilenmeden yapamaz.İkili her ne kadar beni sevme deseler de bunu uygulamak o kadar kolay olmaz. Birde yan faktörler ve savaş işin içine girer ama kazanan tabi ki aşk. Kyra'nın önce sürekli Edwar'ı savunması,Arryn'ın ise onu düşman olarak görmesi, tecavüz olayı kötüydü. Arryn sert mi değil mi belli değil sert olma çabası var daha çok. Yine bir karımdan daha çok seviyorum klişesi olması,kadının o dönemler mal olarak görülmesi, değersiz oluşu gerçeği hoş değildi. Tarihi detaylar yoğun hatta ilk kitaba göre daha fazla,savaş kısımları da öyle. Bu dönem ilgimi çektiğinden bu dönemin tarihi detaylarını okumayı sevdiğimden farklı bakış açısı ile yeniden okumak güzeldi. Yazar tarihi bilgisini konuşturmuş. Çeviri ise ilk kitaptan çok daha iyi. Serinin kapaklarını çok beğendim.. Yazar sanırım sürekli kaçan ve kaçırılan kadın karakterleri yazıyor. Bu detay iki kitapta da sürekli oluyor. Ama ilk kitap kadar iyi değil. Ayrıca William Wallace ve verdiği mücadeleyi yeniden okumak güzeldi.

Baskı: İskoçya'ya Sevgilerle (MacLean Curse Serisi #2)

Serinin ikinci kitabı MacLean kardeşlerden Gregor'un hikayesi. Lord Gregor MacLean kardeşleri gibi ailesinin lanetini taşır. Sinirlendiklerinde önüne çıkan her şeyi yok eden fırtınalara sebep olurlar.Bu yüzden ailede ki herkes sinirlerini kontrol altında tutmak için büyük çaba harcar. Gregor her sabah at gezisi yaptığı çocukluk arkadaşı Venetia Oglivie’i evden almaya gittiğinde arkadaşının kayıp olduğunu öğrenir. Venetia ile ilgilenen Ravenscroft'ı babası kızını kaçıracağını düşünmeden yüreklendirmiştir. Ravenscroft borçlarından ve düellodan kurtulmak,sosyeteye kabul edilebilmek için bir varis ile evlenmek ister. Babasının hasta annesinin yanına gitmesini yazdığı notu verince Venetia inanıp gider. Gretna Green'e götürüldüğünden haberi olmayan Venetia sinirlenince kar fırtınalarına sebep olan Gregor'un çıkardığı fırtınadan dolayı kaza yapınca yakında ki hana sığınmak zorunda kalırlar. Handa Gregor onları bulunca fırtınadan dolayı orada mahsur kalırlar. Onlardan başka handa kalanlar ve kaza yapıp sığınanlarda gelince kalabalık bir grup olurlar. Bir yandan handa kalanların sorunları,kendi sorunları birde ortaya çıkan çekim olunca işler iyice değişir. Venetia'ı yarattığı sakndaldan kurtarmak için Gregor evlenmek isterken, Venetia sadece aşk evliliği yapmak ister. Bu yüzden ikili bir mücadeleye girerler galip olan tabi ki aşk olur. Arkadaşların aşık olduğu hikayeleri aslında severim ama bu kitap olmadı.İkiliyi bir türlü okuyamadım. Sürekli diğer karakterlerin olayları vardı,sürekli onlar ile ilgileniyorlardı. O kadar az vakit geçirdiler ki hemen duyguları değişti hemen bir adım atıldı. Aslın da güzel bir hikaye olabilecekken sıkıcı bir hale gelmişti. Umarın diğer kitaplar daha güzel olur, kardeşleri okumak keyifli oluyor.

Baskı: Her Şey Senin Uğruna (Highlander Serisi 1)

Torin Mcleren Kuzey İskoçya'lı bir klan lideridir. Topraklarına döndüğün de saldırıya uğradıklarını görür. Saldırıyı yapan düşmanı Randal McBoyd olduğunu öğrenince adalet için intikam almaya karar verir. Randal McBoyd kızını evlendirmek üzeredir. Yapılan anlaşmayı bozmak için evlenmeden önce kızı kaçırmaya karar verir. Shannon McBoyd babası tarafından hiç sevgi görmeden büyümüştür. Tek kız olmasına rağmen abilerinden daha aşağı olduğu, kız olduğu için hayal kırıklığına uğradığı babası tarafından hep hatırlatılmıştır. Azarlanıp dövülmüş, iş yaparak büyümüştür. Artık bu duruma alışmıştır. Kral öldüğü için İskoç tahtına yeni bir aile geçecektir. Kraliçe de oğlu ile kaçmıştır. Kraliçeyi koruyup tacın oğluna gitmesini isteyen bir grup vardır. Ama Atholl tacın sahibi olmaya kararlıdır. Atholl kral I. James ile dedeleri bir olduğundan tahtı ele geçirmek istemiştir. Dedeleri iki kez evlenmiş ilk evliliğini yok saymıştır.İlk evliliğinden olan çocuklarının tahttan mahrum bırakılmasına karşı çıkanlar var. Atholl da bu davada kendisine destek olacak herkesi toplamıştır. Bu yüzden bunu fırsat bilen Randal kızı Shannon'u Atholl kontunun yeğeni ile evlendirecektir. Kızı evlenince McLeren'leri İskoçya'dan yok etmek için Atholl adam vereceğine söz vermiştir. Böylece McBoyd'lar orada ki güç olmuş olacaktı. Ama Randal evliliğin gerçekleşmesini beklemeden McLeren'lere saldırınca Torin Shannon'u kaçırarak evliliğin gerçekleşmesini engeller. Shannon Torin ile Mcleren klanına gider. Orada da önce ailesinden dolayı sevilmez, çalıştırılır. Torin ile yakınlaşması bir süre sonra sevilmesini sağlar. Torin ile iyice yakınlaşınca araya duygularda girince işler iyice karışır. Torin anne ve babası gibi aşka inanan aşk evliliği yapmak isteyen biridir. Evlenmek için Shannon'dan başkasını düşünmez. Fakat Shannon duygularına rağmen McBoyd kanı yüzünden herkesin özellikle Torin'in yerinde gözü olan kuzeninin karşı çıkacağını söyleyip evlenmek istemez. Bir süre bu durum devam eder. Atholl ölünce onunla iş birliğim yapan McBoyd'ler de mahkum edilir. II.James yedi yaşında olduğundan kral ülkeyi yönetebilecek yaşa gelene kadar yönetim Archibald Douglas'ın elindedir. Bu yüzden Shannon'ın geleceği ile ilgili kararda ona kalır. Neyse ki sevdiğini bırakmamaya kararlı bir Torin varda onu ödülü olarak almayı başarır. Shannon'ı bir türlü sevemedim. Aslında güçlü bir karakter ama sevemedim. Torin evleniyoruz dedi o hayır dedi durdu. Sonunda adama diz bile çöktürdü. Bir de masum olmasına rağmen bu kadar çok ilişki ve Torin'i düşünmesi itici geldi. Genelde klan liderleri aşkı kabul etmez. Torin aşk evliliği yapmaya kararlı diğerleri gibi sert liderlerden olmayışını ilginç buldum. Sert uzun süre kabul etmeyen liderlere alışığım bu durum farklı olmasını sağladı. İskoç hikayelerine bayıldığımdan kitapta akıcı olduğundan hemen bitti. Sıkmayan detaylarla yormayan bir kitap. İkinci kitabı hemen okumak istiyorum.

Baskı: Seninle Ya da Sensiz (Highlander Serisi 2)

Connor Lindsey çok zor bir çocukluk geçirmiştir. Gayri meşru doğmuştur. Annesi onu doğurduktan sonra babası ile evlenmiştir. Babası annesini kaçırmıştır. Annesi de babası evliliğine onay vermeden evlenmek istememiştir. Kocasının çeyizine ihtiyacı olduğundan çeyizinden vazgeçmek istememiştir. Annesi ile babası ölünce Connor'un çocukluğu klanın varisi olmadığını piç olduğunu söyleyen amcasının yaptıkları ile uğraşmakla geçmiştir. Ölmesini bekleyen birçok insan vardır. Bunların başında da Douglas'lar gelir. Lindsey topraklarına sahip olmak istediklerinden Connor'un topraklarına saldırıp kız kardeşini kaçırmışlardır. Connor'un Douglas'lara saldırmak için desteğe ihtiyacı vardır. Bu yüzden Chattan Klanı ile anlaşma yapmıştır. Chattan kızlarından Deirdre ile nişanlanmıştır. Ama nişanlısı sevgilisi Melor Douglas için kaçınca herkes ilişkisini öğrenmiş olur. Melor Connor'un anlaşmasını bozmak için nişanlısını kullanmış onunla evleneceğini söyleyerek birlikte olmuştur. Connor'da kendi yaşadıklarını çocuklarının yaşamasını istemediğinden gelinin temiz, adının lekelenmemiş olmasını ister. Anlaşmayı bozmaya da niyeti olmadığından zaten nişanlı olan Chattan kızı dışında kalan tek kızı Brina'ı babası ile kiliseye gitmek üzere iken kardeşinin yaptığı hatayı telefi etmek için kaçırır. Brina kiliseye bağlılık yemini etmiş rahibe olmak için eğitilmiştir. Evlenmek için kaçırılınca hayatı hayal edemeyeceği şekilde değişir. Ne kadar kaçmaya çalışsa da kiliseye ait olduğunu söylesede yeni keşfettiği duygulara engel olamaz. Tüm engellere rağmen vahşi kedicik mutlu olmanın yolunu bulur. Kitapta yine önce ki kitapta ki gibi hemen aşık olan aşkını inkar etmeyen dile getiren bir erkek var. Kaçıp kovalama inatlaşma olayı sıkılmama sebep olsa da akıcı bir kitap olduğu için hemen bitti. Bazı durumlar sık sık tekrar edildi. Ama sonuçta bir İskoç hikayesi hemen bitirmemek elde değil.

Baskı: Hırçın Sevgilim (The Brides of Fortune, #3)

Serinin üçüncü kitabı önce ki kitapta aşkın sinyallerini veren nişanlı Nat Waterhouse ile onu kıskanan arkadaşı Elizabeth Scarlet'in hikayesi. Elizabeth'in annesi eşinin ilgisizliğinden, sevgisizliğinden dolayı bir seyisle kaçmıştır. Babası da kendisini bir şımartmış bir ihmalkar davranmıştır. Babası öldüğünde de annesi ilk evliliğinden olan iki oğlu ile dönmüştür. Annesi de abileri de onu umursamamış Lizzie'de şımarık, bencil bir şekilde büyümüştür. Büyük abisi Monty yaşadıkları Fortune's Folly'de Dam vergisi ile evlenmemiş mirasçıların mirasını almaya çalışır. Sürekli bir vergi ile para alma peşindedir. Diğer abisi Tom ise Lizzie'nin arkadaşı Lydia'ı hamile bırakmış ve evlenmemiştir. Lydia'nın ailesini,servetini,saygınlığını kaybetmesine neden olmuştur ve bunu yaptığı tek kadın değildir. Kadın avcısı, para peşinde olan biridir. İki abisi de aşağılık adamlar olsa da tek akrabası onlar olduğu için onları kaybetmek istemez. Aynı şekilde evlenmek üzere olan arkadaşı Nat'ıda. Bu yüzden düğününden önce ki gece evlenmesini engellemek için Nat'ı kaçırıp kilitler. Ama düşündüğü gibi olmaz ve orada birlikte olunca Nat'ı sevdiğini anlar. Duygularının karşılıklı olmadığını anlayınca da kaçar. Ne kadar kaçarsa kaçsın bu olay Nat'ın evliliğinin iptaline neden olur. Nat önceki kitaplarda ki Miles ve Dexter ile içişleri bakanı adına çalışmaktadır. Waterhouse kontudur ama paraya ihtiyacı vardır. Kız kardeşi için yapılan şantaj nedeniyle de para gerektiğinden zengin bir varisle evlenmek zorundadır. Düğününden önce ki gece Lizzie ile yaşadıklarından sonra yapacağı evliliğin Lizzie ile olması gerektiğine karar verir. Sonuçta Lizzie'de zengindir. Üstelik aralarında büyük bir çekimde vardır. Ama bu evlilik düşündüğü gibi kolay olmaz. Bir süre Lizzie kaçar Nat kovalar. Bu sürede Lizzie'nin abisi Monty öldürülür ve her şeyin başına geçen diğer abisi Tom Monty'den daha zalim bir hale gelir. Tek arzusu daha fazla para olduğundan her türlü pis işi yapar. Buna kardeşinin evlenememesi ve parasının kendisine geçebilmesi için kardeşini arkadaşlarının kollarına atmaya çalışmakta dahil. Yaşanan kötü olaylardan sonra ikili nihayet evlenir. Evlilikleri Lizzie'nin umduğu gibi olmaz. Aralarında büyük bir tutku olsa da eskisi gibi samimi değillerdir. Üstelik kocası kendisini sevmiyor. Kocasının ilgisiz tavırları Lizzie'nin korkunç hatalar yapmasına neden olsa da ikili sonunda evliliklerini yürütmenin yolunu bulur. Kitap Lizzie'nin çok ama çok saçma hareketlerine anlam verememem ile geçti. Kocasına sinirlendi atın üstünde çırılçıplak erkeklerin kulübünün orada atla merdivenlerden çıkıp balkondan atlayış yaptı.Hangi kızgınlık bunu yaptırabilir. Sevdiğini söyleyen hangi kadın kocasını bu kadar utandırabilir anlamış değilim. Üstelik o dönem koşullarında. İşin daha da tuhafı Nat'ın büyük bir tepki vermesini, bunun büyük bir olay olmasını beklerken sinirini o büyük tutkuları ile gidermesi. Anlamadım anlayamam. Böyle bir saçmalık olamaz bence. Ne gerek var ki böyle bir duruma. Bu olmasa kitap çok daha iyi olurdu zaten. Lizzie'nin tek sinirlendikten sonra ki olayı bu değil bu kadar olmasa da yine olayları var. Çok şımarıkça geldi bana bu yüzden hiç sevemedim Lizzie'i. Diğer karakterlerin de yaptıkları fazla gelmeye başladı. Bu kadar olay bu kitap için fazlaydı bence. İlk kitapta ki Laura hamile hatta Lydia ile doğum yapıyorlar. Dexter, Alice,Miles de sık sık görülüyor. Hatta Alice'de hamile. Onların bölümleri sanırım kitapta ki en normal bölümlerdi. Tom nefret ettim ondan onun için kötü bir son bekledim ama düşündüğüm gibi olmadı. Kitap hayal kırıklığı oldu. İyi başladı ama sonrasında olan olaylar beni kitaptan soğuttu sevemedim.

Baskı: Yalancı Sevda (The Brides of Fortune, #2)

Alice Lister erken yaşta çalışmaya başlamış hizmetçilik yapmıştır. Son işvereni ölüp kendisine bir servet bırakınca zengin olmuştur. Bu nedenle servet avcıları peşine düşmüştür. Alice ise hiçbirini istemez. Zengin olsa da sosyeteye kabul edilmemiş, kötü davranılmıştır. Annesi de unvan sahibi biri ile yapacağı evliliğin tüm sorunları çözeceğine inanır. Alice'nin ise böyle bir isteği yok. Arkadaşının gelinliğini alabilmek için bir gece elbise mağazasına hırsızlık için girer. Aslında elbisenin parası ödenmiştir. Terzi ortadan kaybolunca mağaza tefecilerin malı olmuş, tüm mallara el konulmuştur. Bu yüzden arkadaşının gelinliğini almak için girdiği mağazada çıkarken Miles Vickery'e yakalanır. Miles ile bir geçmişleri vardır. Miles'e aşık olmuş birkaç aylık görüşmeden sonra daha zengin bir mirasçı için Alice'i terk etmiştir. Aynı sebeple de terk edilmiştir. Miles babası ile yaşadığı bir olaydan sonra ailesinden uzaklaşıp orduya yazılmıştır. Çapkın, sorumsuz biri olarak tanınmıştır. Kuzeni ölünce de kendisine Drummond Markisi unvanı geçmiştir. Miras ve babası ona büyük bir borç bırakmıştır. Borcu ödeyemezse hapse girecektir. Bu yüzden tekrar Alice'e kur yapmaya karar verir. Onun mirasına ihtiyacı vardır. Aralarında bir etkileşimde olduğundan evlenme teklif eder. Kabul etmezse hırsızlığı herkese anlatacağını söyler. Ya evlenecektir ya hapse girecektir. Başka şansı olmayan Alice kabul eder ama bir engel vardır. Kocasının mirası alabilmesi için bir şart vardır. Üç ay boyunca dürüst olacak, her durumda doğruyu söyleyecektir. Miles şartları kabul eder ve ikili beklemedikleri olayların oldukları bir nişanlılık döneminde bulur kendini. Serinin ilk kitabından Dexter ve Laura'da vardı.Üstelik Laura hamile.Başka hikeyelerde vardı. Kitap çok durağandı. Sonlara doğru hareketlilik olmasa hiçbir olayın olmadığı bir kitap. İkiliyi sevemedim duygu eksikliği vardı. Diğer çiftler açıkçası daha çok ilgimi çekti.

Baskı: Söyleyemem Sevdiğimi (The Brides of Fortune, #1)

Cole Düşesi Laura'nın, kocası ile mutsuz bir evliliği olmuştur. Kocasının ilgisi ondan çok başka kadınların üzerinde olmuştur. Dexter Anstruther kendisinden sekiz yaş küçük olmasına rağmen aralarında ki çekimden sonra bir gece geçirmişlerdir. Yıllarca görüşmeyen ikili düşes dul kaldıktan sonra Dexter'in yeniden ortaya çıkması ile bir araya gelir. Laura önce Dexter'den uzak kalmak ister çünkü ondan sakladığı bir sır vardır. Dexter gelince engelleyemedikleri duygular yeniden ortaya çıkınca uzak kalmak mümkün olmaz. İkilinin arasında sekiz yaş olmasını Laura'nın büyük olmasını sevmedim. hoşuma gitmedi. Bu tabi ki kitabı okumama engel olmadı ama kitap çok hareketli bir kitap değil. Durağan bir kitap bazen sıkılmamak elde değil.

Kalbin Kuralları
6/1017.01.2023

Baskı: Kalbin Kuralları

Alexia Welbourne kuzenleri ile yaşamaya mecbur kalan biridir. Babası kuzeni olan aynı zamanda da sevdiği adam olan Benjamin Longworth 'ın babası ile yaptığı yatırımdan sonra iflas edip ölmüştür. Alexia'da arazilerinin kaldığı kuzeni ve eşi kendisini istemeyince babasının yaptıklarından dolayı pişmanlık hisseder diye kuzeni Benjamin'den evlerinde kalmayı istemiştir. Kabul edilince de Benjamin, erkek kardeşi ve iki kız kardeşi ile yaşamaya başlamıştır. Benjamin bankası olmasına rağmen Türklere karşı Yunan davasına katılan Yunan hayranlarından. Yunanistan'da savaşırken de ölmüştür. Cenazesi düzenlenmiştir ama denize düşüp öldüğünden denizde kayıptır. Benjamin ölünce bankanın başına geçen kardeşi Timothy ile görüşmek için evlerine gelen Benjamin'in savaştan arkadaşı Hayden Rothwell ile tanışınca Alexia'nın hayatı tamamen değişir. Banka krizdedir. Hayden ailesinin parasını çekmediği için şimdilik kurtulmuş olsa da parayı çektiği an batacaktır. Hayden vasisi olduğu teyzesi ve kızının sahip olduğu tek parayı riske atmayıp bankadan çekmek isteyince imzasının sahte olarak kullanıldığını tahvillerinin satıldığını öğrenir. Üstelik Timothy bunu defalarca yapmış birçok para çalmıştır. Hayden Benjamin'e görev ve onur borcu olduğu için kardeşine yardım eder. İflastan kurtaramaz ama onun için bir yol bulur. Timothy kardeşlerine ve bankada ki parasını çaldığı kuzeni Alexia'a kendince tek suçlunun Hayden olduğuna dair bir iflas açıklaması yapar. Hayden aile birikimini bankadan çekip borcu öder. Karşılığında Timothy'nin bankada ki payını alır ama yetmediği için evlerini de alır. Timothy kız kardeşleri ile taşrada ki evlerine döner. Ödemesi gereken çok borçları olduğundan Alexia'ya bakmaya da güçleri yetmeyeceğinden Alexia iş bulup başının çaresine bakmaya başlar. Tam bu sırada da olayların tüm sorumlusu olarak nefret ettikleri Hayden devreye girer. Timothy'den aldığı eve teyzesi ve sosyeteye takdim edilecek kızını yerleştireceğinden mürebbiye ve refakatçiye ihtiyaçları vardır. Bu işi Alexia'a teklif eder. Alexia başlarına gelenlerin tüm sorumlusu olduğunu düşündükleri adamın yanında çalışmayı istemese de başka çaresi olmadığından kabul eder. Bir de aralarında bir çekim olunca yakınlaşmak kaçınılmaz olur. Alexia Benjamin'in aslında düşündüğü gibi kendisini seven biri olmadığını başka kadınlar ile görüştüğünü anlayınca da onu teselli edecek bir Hayden olur yanında. Alexia aşk evliliği yapmak istese de bir anda kendisini Hayden ile evli bulur. İkili evliliklerine alışmaya çalışırken Alexia bu evliliğe karşı çıkan kuzenleri ile uğraşır. Hayden ise Timothy'nin aslında dolandırıcılığı Benjamin'den öğrendiğini anlar. Benjamin'in eve dönmeyi neden istemediğini, çaldığı paraların nereye gittiğini öğrenmeye çalışırken ortaya çıkanlar ise her şeyi değiştirir. Normalde böyle duygu olmadan başlanan evliliklerde genelde ikili arasında dile getirilmese bir yakınlık olurdu bu hissedilirdi ama bu kitapta bunu hiç hissedemedim. Seviyorum dediklerin de bile bu bana hiç gerçekçi gelmedi. İkili arasında duygusal anlamda bir bağ hiç hissedemedim. Bu yüzden ikiliyi de sevemedim. Aceleye gelen sonları zaten sevmiyorum. Asıl önemli olan üstünde daha çok durulması aydınlatılması gereken olaylar öyle önemsiz yüzeysel gösterildi ki hiç tatmin olmadım. Seriyi bitirmek için okudum son bir kitabım daha var umarım o kitap iyi olur.

ÖncekiSayfa 6 / 32Sonraki