Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Müstakbel Koca Listesi (Effington’s #2)
Shelbrooke Kontu Richard Leydi Gillian'ın son günlerde düşüncelerini süsleyen, verdiği davette olmasını arzu ettiği onun için tek önemli konuktur. Ona bir teklifte bulunur. İki ay içinde evlenmesi gerekiyordur ve bir kocaya ihtiyacı vardır. Richard bunun için doğru adaydır. Müstakbel Koca listesinde ki tek uygun adaydır ve evlenme teklif eder. Richard hakkında bildiği her şey onun güçlü bir kişiliğe ve sorumluluk duygusuna sahip, şerefli bir adam olduğunu gösterir ayrıca paraya ihtiyacı vardır. Hatırı sayılır bir mirasın sahibidir onu alabilmek için otuzuncu yaş gününe kadar evlenmiş olması gerekiyordur. İkisinin de kendi yaşamlarını sürdürmeye devam ettiği kağıt üzerinde bir evlilik ister. Teklifinden sonra hiçbir zaman gülümsediği görülmemiş Richard kahkahalarla güler. Richard koca olarak büyük mirasın yarsına sahip olacaktır. Mülkünü geliştirmek için finansman, kız kardeşleri için drahomalar ve bir kez daha toplumda hak ettiği yere gelecektir. Richard günün birinde evlenmeyi planlamıştır. Uygun bir eş aramak için zamanı ve geliri olmamıştır. Evliliğin şartlarına göre çocuk olmayacaktı. Eğer teklifi kabul ederse Gillian sadece bir koca değil aynı zamanda bir yaşamı ve geleceği de satın alacaktı. Kendi yaşamını ve geleceğini bu yüzden teklifi reddeder. Gillian kocasını çok sevmiştir aşık olmadan evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir. Aşık olmak için zamanı yoktur bunu isteyip istemediğini de bilmez. Aşktan başka nedenlerle evlenen ve mutlu olan pek çok kişiyi tanır. Richard anlaşmayı kabul ederse birbirlerini tanıdıkça bir şeyler olabileceğini düşünür. Ülkedeki en varlıklı ailelerden biri olan bir dükün kızıdır. Fakat bağımsız olmak ister. Fakir bir dul olma düşüncesine katlanamaz. Mali durumu ne olursa olsun bir kadın olduğu için hiç seçeneğinin olmamasına dayanamaz. Kadının refahını arttırmak için evlilikten başka yol olmadığını bilir. Dünya da parasız bir kadın bir şey başaramaz ve diğerlerinin de bir şey başarmasına yardımcı olamaz bu yüzden evlenmeye kararlıdır. Richard babasının ölümünden sonra babasının saçıp savurduğu aile servetini yerine koymakla uğraşmıştır. İsmini gizleyerek resimler yapar, kiracılarına yardım eder, tarlada çalışır, çatı onarır, muhasebe işiyle uğraşır her işi yapar. Gillian'ın zeki, güzel, her erkeğin hayallerini süsleyen bir kadın olduğunu düşünür. Onun teklifi dualarının yanıtıdır. Tüm maddi sorunlarını çözecek, kendisinin ve kız kardeşlerinin geleceğini garanti altına alacaktır. Bir dük kızı ile evlenmesi unvanının ve soyadının saygınlığını yeniden kazanmasına büyük katkıda da bulunacaktır. Onu arzular ama satın alınmak istemez. Onun sadece kağıt üzerinde değil de gerçekten kontesi olması için iki ay içinde ikna etmelidir. Bir plan yapar Gillian resimlerini beğeniyordur eğer ressama teslim olursa kendisinden korkması için bir neden olmadığını kanıtlayacaktır. Gillian'ın evliliklerinde kalbini sevgisini de vermesini ister. Aşka hiç önem vermemiş, aşkı hiç aramamışken Gillian sürekli kafasını meşgul eder. Uyuduğunda bile rüyalarından çıkmaz, sadece onunla birlikteyken yaşadığını hisseder. Çok geçmeden onu sevdiğini anlar ve Gillian'ın da kendsini sevip sevmediğini anlamak için ressamı kullanır. Ressam Gillian'ın aklını karıştırsa da Gillian çok geçmeden gerçekleri anlar ve Gillian aradığı kocaya kavuşur. Kılık değiştirip aşık etmeye çalışma durumunu sevmesem de eğlenceli, kolay okunan, akıcı bir kitaptı.
Baskı: Karşı Konulmaz Fırtına
Tru moda dergisinde çalışan bir müzik muhabiridir. Yeni çıkan albümlerle ilgili yorumlar yazar, popüler müzik grupları ve şarkıcılar hakkında konuşup röportajlar yapar. Patronu rock dünyasının en kötü çocuğu Jake Wethers ile röportaj yapmasını ister. Jake dünyadaki en büyük rock yıldızlarından ve son zamanların en başarılı rock gruplarından birinin vokalistidir. Aynı zamanda bir zamanlar en yakın arkadaşıdır. Komşu olduklarından birlikte büyümüşlerdir ve on dört yaşında Jake Amerika'ya taşınana kadar hiç ayrılmamışlardır. Jake bilmese de aynı zamanda hayatının aşkıdır. İletişimi kesseler de hiç unutamamıştır. Jake iş ve müzik dünyasında büyük başarılara imza atsa da haberleri meşgul eden yanı daha çok bunlar değildir. Arkadaşı öldükten sonra kötü günler geçirmiş, sahnede işemiş ve rehabilitasyonda kalmıştır. Dünyada ki en güzel kadınlarla çıkmış, çok sık kadın değiştirmiştir. Hayranları tuhaf davranışlarına bayılır. Erkekler o olmak kadınlar onla olmak ister. Bazıları da ehlileştirilemeyen Jake'i ehlileştiren kadın olmak ister. Fakat Jake hiçbir kadını sevmemiştir tek sevdiği kadın Tru'dur. Röportaj yapacağı kadının adını görünce neye uğradığını şaşırır onun kendi Trudy'si olmasını ister ve çok geçmeden onu karşısında bulur. Tru gergin bir şekilde röportaja gider ve ikili on iki sene sonra yeniden bir araya gelir. Tru onun yanında hem rahatsız hisseder hem de aynı zamanda bir o kadar evinde hisseder. Jake gittikten sonra ne yaptığını, hakkında her şeyi bilmek ister. Hemen yemeğe davet eder ve Tru sevgilisini ekip yemeğe gider. İki senelik mutlu giden bir ilişkisi vardır, sevgilisini de çok sever ama Jake ile birlikteyken hislerine engel olamaz. Jake bir iş ayarlar ve Tru Jake'in biyografi yazarı olur. Bu yüzden grupla turneye çıkacaktır. Jake hemen şovlarını yapmaya başlar. Tru çok fazla karşı koyamaz ve sevgilisini aldatır. Jake Tru hayatına girdiğinden beri kimse ile olmamıştır, sadece onu ister. İkili her günü birlikte geçirir ve bir sabah aniden sevgilisi gelir. Jake her şeyi açıklamasını ister ama Tru sevgilisi sürpriz yapıp gelmişken söylemek istemez. Sevdiği iki adamdan hangisini hayatından çıkarması gerektiğini bulmak zorundadır. Sevgilisini sever ama Jake farklıdır ona bağımlıdır hiçbir zaman vazgeçemeyeceği bir bağımlılıktır. Sevgilisi ordayken bile Jake ile birlikte olur. Suçluluk duysa da kendisine engel olamaz, Jake'i kıskanmadan yapamaz. Jake ise ısrarcıdır hemen sevgilisine söylemesini ister. Diğer çocuk değil, esas adamdır. Tru sevgilisinin kendisini asla inciltmeyeceğini bilir, onunla güvendedir onu seviyordur ama Jake'i daha çok sever. Tüm hayatı boyunca Jake olmuştu ve onu kaybetmek istemez. Jake onun en yakın arkadaşı her şeyidir. Bir süre ikisini de seviyorum halinde takılsa da sonunda sevgilisi her şeyi öğrenir ve ayrılırlar. Böylece Jake ile ilişkisi başlar. Bir süre her şey sorunsuz ilerlese de tabi ki böyle devam etmez ve minik problemler çıkar sonunda evlenme teklifi gelir ve Tru her şeyi affeder. Pek farklı olmayan kolay okunan bir kitaptı. Tru'nun seviyorum dediği halde aldatması, ikisine birden aşığım halleri kötüydü.
Baskı: Karanlık Dokunuş (Scandal & Scoundrel #3)
Haven Dükü Malcolm iki yıl yedi ay önce terk edilmiştir. Karısını düşünmeyi bıraktığı bir zaman hiç olmamıştır. Onu aramıştır aramaya da devam etmeye kararlıdır fakat daha fazla beklmesine gerek kalmaz Lordlar kamarasına aşık olduğu tek kadın düşes Seraphina gelir üstelik boşanmak istiyordur. Malcolm tüm kadınların oyunbaz olduğunu, aksini düşünen tüm erkeklerin sağduyudan yoksun olduğunu öne sürerek tüm evlilik kurumunu yerdikten hemen sonra Sera ile tanışmıştır. Hemen onunla evlenmeye karar vermiştir. Görüşmeye başlamışlardır ve dedikodular çıkmaya başlamıştır. Sera'nın annesi dükün onunla evlenmeyeceğini kız kardeşlerinin de mahvolacağını düşünür ve kardeşlerini bu utançtan kurtarmasını ister. Malcolm zaten evlenmek istiyordur fakat Sera ile birlikteyken ikilinin annesi gelir ve Malcolm tuzağa düşürüldüğünü düşünür. İkili evlenir fakat Sera hamileyken aldatıldığına şahit olur ve bebeğini kaybeder. Sera ölümden kurtulmuştur fakat bir daha çocuğu olmayacaktır. Dükün annesi varisi olması için daha iyi bir soyağacı olan biri ile evlenmesini ister. Malcolm ise karısından başkasını istemediğinden annesine karşı çıkar. Fakat annesi oğlunun bir varise ihtiyacı olduğunu ve bunu ona veremeyeceğini fakat başkasının yapabileceğini Sera'a söyler ve gitmesi için ona destek olur. Sera'da gider. Seneler sonra Sera kocasını daha az mükemmel göreceğini ummuş ve onu unutmaya hazır bir halde dönmüştür. Gittiği zaman ki kadın değildir. Boşanmak kolay değildir. Bir kocanın sadakatsizliği boşanma sebebi olmasa da kadının sadakatsizliği boşanma sebebidir. Sera bu şekilde boşanmak ister. Malcolm ayrılmak istemez nihayet karısını bulmuştur, sadece onu ister. Bu yüzden Sera'dan kendisine altı hafta vermesini ister. Parlamento tekrar oturuma başlayana kadar yedeğini bulmasını ister. Sera yerine geçecek kişiyi arayacaktır. Bu sürede karısını ikna edecektir. Geçmişte yaptıklarından dolayı fazlasıyla pişmandır ve akıllanmıştır. Mücadele bir süre devam etse de ikili birbirinden çok fazla uzak duramaz ve bol çocuklu bir finalle kitap biter. Daha büyük beklentim vardı beklentimi karşılayamadı kitap, daha basit kaldı.
Baskı: Hesaplaşma (Tutku Oyunları Serisi, #3)
Anthony ve Claire'nin bir kızı var. Claire'nin arkadaşı Meredith onlarla ilgili büyük ilgi gören bir kitap yazmıştır ve hala onlarla ilgili gerçekleri öğrenme peşindedir. Claire özel akıl sağlığı tesisindedir ve uzun süredir kimse ile konuşmamıştır. Meredith Claire için üzülür, Nichol'un anne ve babası hakkında gerçeği öğrenmesini ister. Anlatılması gereken bir hikaye olduğunu bilir ve gerçeği öğrenmek ister. Bunun için tesise girer. Claire'den hikayesini anlatmasını ister fakat hikaye sadece ona ait değildir, hikaye çok kişiye aittir. Dünyaya neler olduğunu asla anlatamayacak olan sonsuza dek susturulmuş pek çok kişinindir. Olaylar yavaş yavaş ortaya çıkar. Claire zengin ve hamiledir. Peşinde biri olduğu için kimlik değiştirerek kaçıyordur. Kayıp oluşu gözleri Anthony'e çevirir. Tony iş gezisine çıkmış ve Claire evlerinde kalmıştır. Bu yüzden Tony sorgulanır. Tony ise özel uçak kiralamış, uçak iniş yapmıştır ama kimse bulunamamıştır. Böylece Tony ve Claire kayıp olarak kabul edilir. Tony'nin evinde çalışan Catherine Tony'nin bir ailesi olmadığı için mülkünün vasisidir. Onun gerçek kimliği ortaya çıkar. Claire onun tehlikeli olduğunu öğrenir. Güvenlikleri için Iowa'yı terk etmiştir. Tony için bir şey bırakmıştır şüphelerin üzerine çekilmemesini sağlamak istemiştir. Önce Harry Claire'i bulur. Harry ise aslında FBI'dır. Sonra Tony bulur ve ikili evlenir. Kızları olur. Gizlenmeleri bir süre devam eder ve yavaş yavaş gizem çözülmeye başlar. Tony için suçlamalar vardır. Tony daha fazla saklanmak istemez ve onların güvende olduğunu bilip gitmek ister. Claire'nin ablası güvende değildir Catherine onunla iletişime geçmiştir. Bu yüzden herkesin güvenliğini sağlamak ister. Claire tek gitmesine izin vermez ve ikili döner. Tony Catherine'nin karşısına çıkar yüzleşmeden sonra aralarında mücadele çıkar ve Claire'de gelince işler değişir. Claire Tony'i öldürdüğünü düşünür. Meredith sayesinde Claire kendine gelir ve Tony'i öldürmediğini hapiste olduğunu öğrenir. Simon'un ölümüyle ilgili gerçek, Catherine'nin suçları ortaya çıkar, Tony Claire'i kaçırdığını, yaptıklarını, diğer olaylarla ilgili bilgisi olduğunu itiraf ettiği için hapistedir ve Claire kendine geldikten sonra oda çıkar. Tony ne kadar sevse de Claire'nin hayatını mahvettiği için çok üzgündür. Kendisinden çok daha iyisini hak ettiğini düşünür. Bu yüzden ona her imkanı sağlar ve isterse ayrılmaya hazırdır. Claire için ise yolculuğun unutmayı tercih ettiği kısımları vardır ama varış noktası buna değerdi. İkilinin aşkı deliliğin ve hapsedilmenin üstesinden gelir. Sınav sona erer ve kızları ile yeniden bir aile olmaya çalışırlar. Önceki kitaba göre olay, hareketlilik daha fazlaydı. Tony baya düzeldi, Claire ne yapıyor belli değil. Harry ise harcandı resmen.
Baskı: Yüzleşme (Tutku Oyunları Serisi, #2)
Claire valinin emri ile af sayesinde hapishaneden çıkar. Biri ise serbest bırakılması için gereken parayı ödemiştir. Medya ve Tony peşine düşmeden hemen uzaklaşır. Tony onu ailesi öldüğü zamandan beri takip etmiş, sevgilisini iş teklifiyle bilerek uzaklaştırmış, sonrada işlemediği bir suç yüzünden hapsedilmeye terk etmiştir. Tony'nin gönderdiği kutuyu aldıktan sonra ölen eski sevgilisi Simon'un nişanlısı Amber'i aramıştır. Onun kendisiyle iletişime geçtiği için öldüğünü düşünür ve bunu söylemiştir. Eniştesinin sahte senet düzenleme, zimmete para geçirme suçuyla yargılanmasından da sorumludur. Sevdikleri bir şekilde zarar görmüştür. Artık bunun olmasını istemese de Amber ve erkek kardeşi Harry ona yardım eder. Tony'nin ulaşması tabi ki çok uzun sürmez. Claire hayatını kaçarak geçirmek istemez, hayatını Tony'nin kontrol etmesine izin vermeyecektir. Yeni bir hayat kurmaya çalışıyordur ve o hayatı yaşamak ister. Tony'nin akli dengesi yerinde olmadığı fikrini kabul etseydi sonsuza kadar hayatının kontrolü onun elinde olacaktı. Anthony'nin planlarını bozmuştur ve şimdi de ona meydan okumaya karar verir. Tony'nin niyeti ne olursa olsun görünmez olmak onu kolay bir hedef yapardı. Dünyada görünür olan bir Claire'î ortadan kaldırmak daha zor olurdu. Onun hiçbir sınırı yoktur, her şeyi yapabilir, istediğini alana kadar da durmazdı. Bu yüzden Claire ona meydan okur. Claire Tony'nin peşini bırakmasını sağlamak için onunla buluşur. İçi bilgi dolu kutuyu hapishanedeyken ona Tony göndermemiştir. Konuşmasını da istemez. Claire ondan nefret etmek ister ama dokunuşu, sesi, yüzü içini eritir. Anlayışlı, nazik Harry varken duygularına, hareketlerine, tüm hayatına hükmeden bir adamın hayalini kurar. Tony'de onu özlemiştir, üzgündür ve özür diler. Daha Claire onu tanımadan Claire'i sevmiştir. Ona değişebileceğini göstermek ister. Onu Iowa'ya geri götürmek ister. Hiçbir şey onsuz aynı değildir. Ev sadece kocaman boş bir deliktir. Çünkü Claire orada değildir. Claire sevgi nefret duyguları arasında kalır ve Harry ile ilişkisi başlar. Tony'nin karşına çıkacağı ani bir bitişle kitap biter. Yarım kalan bir kitap oldu. Yazar gereksiz yere uzatıyor kitapları. Olay yok merakla bekliyorsun, bekliyorsun öyle kalıyorsun. Tony'nin Claire hapisteyken onu umursamazken çıkınca sever olması da ayrı bir konu.
Baskı: Karanlık Kalp (Scandal & Scoundrel #2)
Lillian Hargrove İngiltere'nin en güzel kadınıdır. Mükemmeldir fakat hiçlikten gelmiştir unvanı, sosyal konumu yoktur. Hayatının en güzel günü olarak düşündüğü günde sevdiği adamdan evlenme teklifi bekler. Derek efsane sanatçı, sahne yıldızıdır. Yeteneği ve yakışıklılığı ile ilgili haberler ondan önce gelirdi. Lily'nin aradığı ilhan perisi olduğunu söylemiştir ve Lily onun teklifini kabul edip stüdyosuna gitmiş, ona istediği her şeyi vermiş, istediği pozu vermiştir. Lily hayatı boyunca yalnızdır ve bir daha asla yalnız kalmayacağını düşünmüştür. Kraliyet Sergisine gittikleri gece aşık olduğu adam ikisinin de adının tüm dünyada fısıldanacağını, her şeyin değişeceğini söyler. Lily evlilik teklifi bekler. Arkasından konuşulsa da umursamaz. Fakat resim tüm zamanların en büyük çıplak fotoğrafıdır. Ve Lily'nin fotoğrafıdır. Derek kimsenin görmeyeceğine yemin etmiştir ve Lily bu sayede güvenmiştir. Birde onun çapında bir adamın Lily gibi bir kadınla evlenmeyeceğini tüm Londra'nın önünde söylemiştir. Böylece Lily büyük bir skandala karışmıştır. Warnick Dükü Alec İngiltere'den aristokrasiden nefret eder. Düklüğü ise umurunda bile değildir. İskoçya'da sessiz bir hayat yaşar. Koruyucusu olduğu Lily'nin skandalından sonra Londra'ya gitmek zorunda kalır. Lillian'ı evlendirmeye kararlıdır. Önceliği onu mahveden adamla evlendirmektir fakat Derek'i görünce onunla evlendirmek istemez. Üstelik tabloyu da satmaz. Lily evlenmek istemez ve koruyucusundan onu bırakmasını ister, Londra'dan gitmek ister. Evli olmadığı için parası ile de dük ilgilenecektir. Alec Lily'den kocasını seçmesini ister. Tablo Kraliyet Sergisi'nin gezici gösterisinin en önemli parçası olacak ve herkes Lily'i tanıyacaktır. Tablo ortaya çıkmadan evlenmesini isterler. Lily hep bir aile aşk evliliği istemiştir. Hep yalnız olduğundan Derek sevildiğini hissettirmiş ona inanmıştır. Artık onunla evlenmek istemez. Alec'de onun bu isteğine kavuşmasını ister. Yargılayan gözlerden uzakta İskoçya'da onun çok mutlu, güvende olacağını düşünür. Onu ülkesinin vahşi doğasında hayal eder. Koruyucu olduğu için ona istediği gibi uygun, sevgi dolu bir adam, aile bulacaktır. Sürekli atışan ikili bir süre sonra yakınlaşmaya başlar. Alec daha ilk andan Lily'i çok beğenmiştir. Daha önce böyle bir güzellik görmemiştir. Onun istediği aşkı ona veremezdi. Ona uygun biri ile evlenmesini ister. Lily onunla evlenmek istese bile daha iyisini hak ettiğini düşünür. Sonunda akıllanır ve onun hak ettiği adam olmaya çalışmak ister. Bir başkasının ona sahip olmasına izin vermek istemez. İkilinin atışmaları güzeldi ama daha farklı bir hikaye beklemiştim, basit kaldı.
Baskı: Tutku Oyunları (Tutku Oyunları Serisi, #1)
Claire yirmi altı yaşında meteoroloji uzmanıdır. Haber kanalı bir sene önce satılınca işsiz kalmış ve borçlarını ödeyebilmek için barda çalışmaya başlamıştır. Ailesini bir kazada kaybetmiştir ve ablası ile avukat eniştesinden başka akrabası yoktur. Bir gün bara kırk beş yaşında, yakışıklı, fazlasıyla zengin Anthony gelir ve kendisiyle tanışmak ister. Anthony Claire'nin kendisini tanımamasına sevinir ve dakiklik konusunda takıntılı olup, asla kimseyi beklemese de onun işten çıkısını bekler ve peşine düşer. Claire yemek teklifini önce kabul etmez. Anthony barda onu unutmuştur, sürekli düşünüyordur ve sonunda yemek için ikna etmiştir. Anthony bir şekilde onu kendisine çekmiş, iş bulmasına yardım etmekten bahsetmiş ve bir peçeteye imza atmasını sağlamıştır. Onunda imza attığını bilmez ve romantik, özenli davranan Anthony ile geceyi birlikte geçirir. Kendisini güzel, lüks bir evde kilitli, işkence izleriyle kaplı bir halde bulur. Evine gitmek istese de gidemez. Bir bar peçetesi olsa da yasal açıdan bağlayıcı bir anlaşmaları vardır. Anthony için uygun gördüğü ve memnun edici bulduğu her şeyi yapmayı kabul etmiştir. Karşılığında ise borçları ödenecektir. Anthony ne zaman, nerde, nasıl isterse müsait olacak her zaman kurallarına uyacaktır. İlk kural ise ona söyleneni yapmasıdır. Böylece Claire için yeni bir hayat başlar. Odasında kilitli tutulur, itaatkar olup kurallara uymazsa şiddete uğrar. Bahçede bile dolaşamaz. İki ay sonra dışarı çıkabilir. Anthony onun zamanını, bedenini, yaşamını kontrol eder. Bir süre sonra Anthony ile davetlere gitmeye başlar ama sürekli kurallara uymak, dikkatli olmak zorundadır. Anthony bazen iyi bazen kötü davranır. Bu muamele öfkelendirse de Claire kendini tutup kurallara uyar. Ne söylenirse yapar, dışarıya karşı bir şey belli etmez. Bir hata yaparsa zaten cezası ağır olacaktır. Yavaş yavaş bahçeye çıkmaya, sonra tek başına dışarı alışverişe çıkmaya başlar. Anthony kurallarını çiğnediğini düşündüğünde cezalandırır. Bir kez uzun süre kendisine gelemeyecek kadar büyük bir şekilde zarar verir. Pişman olup özür diler bir daha incitmeyecektir fakat Claire'den de kurallarına uymak konusunda elinden geleni yapacağına dair söz vermesini ister. Onu bir daha incitmesine sebep olmamalıdır. Claire söz verir ve onu gururlandırmak için elinden geleni yapmaya devam edecektir. Anthony Claire hakkında her şeyi öğrenmiştir ve arkadaşlarına, tanıdıklarına kayboluşunu planlı göstermek için mesajlar gönderip, evini boşaltmıştır. Her şey planları dahilinde işlerken duyguları planlarını alt üst eder. Claire'nin tek amacının fiziksel eğlencesi olup enerjisini boşatmasını sağlamak olmalıyken sürekli aklına gelir. Tony duyguları olsun istemez. İstemek, kontrol etmek normaldir ama onunla birlikte olmayı, onu memnun etmeyi, sevmeyi istemek normal değildir. Hayatı hep kendi istekleri, amaçları, hırsları, ihtiyaçlarıyla doludur. Gerçek onu gören çok az kişi vardır ve Claire gerçek kişiliğini görmüştür. Kimse onun gibi tanımaz kendisini. Bazı yönlerinin bastırılması gerektiğini bilir ve deneyecektir. Claire'nin gücü, metaneti onu etkiler. Aşık olur. Onsuz yaşamak istemez ve Claire için iki seçenek sunar. İlki özgürlüğüdür. Borcu ödenmiştir ve gidebilir. İkincisi ise onunla evlenip hayatının kalanında herhangi bir zorluk ya da anlaşma gereğince değil istediği için kendisiyle kalmasıdır. Claire için Tony dünyanın en romantik erkeği olabiliyordu, para konusunda fazlasıyla cömerttir, mükemmel bir sevgilidir ve özgürce konuşabildiği tek kişidir. Fakat baskıcı, sadist, karanlık, acımasız, kötü birine dönüşebiliyordu. Onu korkutan bir yanı vardır ama onsuz yaşama fikri Claire'i daha çok korkutur. Tony'ye ihtiyacı vardı onu seviyordur. Son sekiz ayda bir şekilde her şeyi olmuştur. Onsuz bir hayat düşünemez ve evlilik teklifini kabul eder. Hızlı bir evlilik gelir. Evlendikten sonrada kontroller devam eder. Tony yine bir iyi bir kötü olur. Her şey kısıtlı ve kontrollüdür. Gezmeler, hediyeler, alışverişler devam eder ama Claire özgür olmak ister dayanamaz. Eline bir fırsat geçer ve araba ile uzaklaşma şansı yakalasa da kocasını öldürmeye teşebbüsten tutuklanır. Neler olduğunu anlayamaz Tony akıl sağlığının yerinde olmadığını söylemek istese de sonunda karşı gelir ve tüm gerçekleri anlatır fakat kimse inanmaz. Hapse girer, boşanırlar, Tony'den tüm gerçekleri öğrenir ve intikam arzusu ile dolar. Kitap gereksiz yere uzundu her şey yüzeysel anlatıldı. Son yüz sayfaya kadar çoğu yer sıkıcıydı. Aslında her şeyi planlayan Tony'nin nasıl bir psikopat olduğu okunmaya değer. Kitap ismi ile içerik alakasız. Farklı bir şekilde merak uyandıran bir kitap.
Baskı: Beni Aşka İnandır (The Hero #2)
Brady ilk kitaptaki Alyssa'nın abisidir. Ordu özel kuvvetlerindedir. Üç aylığına ülkeye geri dönmüştür. Eğer terfi almak istiyorsa aklını toplaması emrini almıştır. Terapisti de babası ile olan defterini kapatmasını söylemiştir. Küçükken kız kardeşi ile babası yüzünden zor zamanlar geçirmişlerdir. Babası ile durumunu düşünüp koştuğu sırada bir kadın dikkatini çeker. Beğenir ve onun gözlerinin yaşlı olduğunu fark eder. Onu üzen şeye öfkelenir. Bir kadının ağlamasına dayanamadığından yanına gider. Terslense de aralarında eğlenceli bir atışma geçer. Joss eski sevgilisi ve nişanlısı ile karşılaştığı için üzgündür. Onun bağlanmaya hazır olmadığı şeyin kendisi olduğu için üzülür. Bir kez olsun birileri onu tutup bırakmasın ister. Erkeklerin her zaman kendisini terk edeceğini düşünür. Dövmeli, piercingli, pembe balyajlı görünümüne bakıp kimse bir eş, anne olmak istediğini tahmin etmese de tam olarak istediği budur. Bir ailenin özlemini çeker. Yanına gelen Brady onu etkiler ve daha iyi bir ruh haline bürünür. Brady geri döner ve ikili vakit geçirip yakınlaşır. Brady tek gecelik bir şey ister. Yatıya kalmaz, planlar yapmaz, ertesi gün aramazdı. Joss ile kendini çok iyi hisseder fakat ayrılırlar. Ertesi gün yeni evinde seslere uyanır ve komşusu Joss çıkar. Joss onu etkilese de Brady kendisinden iyisini hak ettiğini düşünür. Babası sinirli, pislik, şiddet dolu biridir ve oda babası gibi olduğunu düşünür. Kendisini kaybedip arada yumruklarını konuşturur. Bu yüzden kariyeri de risk altındadır. Joss ile durum farklıdır onu şimdiye kadar tanıdığı kadınlardan daha fazla önemser ama işleri batırır. Babasının öldüğünü öğrendiği gece kötü durumdayken Joss hamile olduğu haberini verir ve ilişkilerini daha berbat bir hale getirir. Joss Brady'den uzaklaşır. Onun hakkında ki her şey kendisini dehşete düşürür. Huyu, bir sıcak bir soğuk ruh hali, işler ciddiye binince kaçması bunlarla baş edemeyeceğini düşünür. O korku ve belirsizlikle başa çıkamaz. Brady birden değişir ve bebekle ilgilenmeye, anlamlı hediyeler göndermeye başlar, yanında olmak ister. İkili birbirini sevdiğini anlar. Brady üçü için daha iyi bir adam olmak için uğraşır. Joss ona asla sahip olacağını düşünmediği aileyi vermiştir. Kötü çocukluk geçiren ikili sonunda özgürlüğüne kavuşur. Evli, mutlu, çocuklu bir final gelir. İlk kitaptan pek bir farkı yoktu. Yine farklı olmayan, kolay okunan, kısa bir kitaptı.
Baskı: Yasak Sevgili (The Hero #1)
Alyssa ünlü müzik kulübünde kariyer yapmak ister. Abisinin en yakın arkadaşı ve kendini bildi bileli aşık olduğu adam Marco'nun orada olması iş görüşmesini sıradan bir görüşmeden çok daha fazlası olarak kabul etmesine yol açar. İşe çok ihtiyacı vardır. Ev arkadaşı yeni dairelerine taşınmalarına bir hafta kala nişanlanınca onun payına düşen depozitoyu ödemek zorunda kalmış buda bütün birikimini götürmüştür. Ev arkadaşı bulmak için verdiği ilanlara cevap verenler istediği gibi çıkmamıştır. Çaresiz durumdayken işi alır. Çalışmasına karşı çıkan biri vardır. Marco oranın onun için sert olduğunu uygun olmadığını düşündüğü için orada çalışmasını istemez. Marco Birleşik Devletler Ordusunun Özel Kuvvetlerinden ayrılmıştır. Fiziksel yaraları dışında hafızasında koca bir boşluk vardır. Bazen bir kelimeyi söyleyemez ve düşüncelerini aktaramaz. Kendisini suçlu hisseder. Kabuslar görüp işkence çeker. Geçmişte olduğu adamdan, düşlerden kurtulması gerekiyordur ama bu gerçeği kabullenmenin yolunu bulamaz. Alyssa onun için hep değerli olmuştur. Babası ile yaşadıklarından sonra onu hep korumuştur. Alyssa ise onu hep desteklemiştir. Lisede hep maçlarına gelmiş, özel kuvvetlerin eğitim kurslarını geçtiğinde ona hediyeler vermiş, ordudayken mektuplar yollamıştır. Tekrar karşılaşınca Alyssa'yı yeni bir gözle görür. Artık gördüğü küçük bir kız değildir. Fakat o herhangi bir kadın değildir en yakın arkadaşının küçük kardeşidir. Kendisi için kesinlikle yasak bölgedir. Ayrıca içine düştüğü hiçliği görmemesi için Alyssa'yı kendinden uzak tutmaktan başka çaresi yoktur. Ona bir şey olmasına izin veremezdi. Dünyanın en büyük kötülüklerine zorluklarına dayanmıştır bir kadının yanında kendine hakim olmayı becerebileceğini düşünür. Fakat düşündüğü gibi olmaz. Marco önce mesafeli davranır. Alyssa aralarındaki mesafenin kapanmasını ister. Geçmişte hep kendisine destek olan, şakalar yapan adamı özler. Kalacak yeri olmadığı için Marco onu evine alır ve yakınlaşmaları kaçınılmaz olur. Marco için aralarındaki çekim ve kimyayı düşününce birlikte olmaları yanlış gelmez. Fakat suçluluk duygusu, acıları, içinde yaşadığı cehennem Alyssa'yı harap eder diye düşünür. Onun gibi masum birine bunu yaşatmak istemez. Ona eski Marco'yu vermek ister. Afganistan'da olanların detayını, bunların içinde yarattığı hasarı bilmesini istemez. Hayal kırıklığını, korkusunu, kaybetme duygusunu paylaşmak istemez. Alyssa içinde daha iyi olma, onun için her şey olma arzusu uyandırır. Geri durması yüzünden araları açılır ama aşık olduğunu anlamaları uzun sürmez. Marco bunca zaman kendisine bir amaç aramış, bundan sonra kim olacağını sorgulamış, karanlıktan ışığa çıkmanın çaresini bulmaya çalışmıştır. Bütün bunları ise zaten hep orada olan tek kişide bulmuştur. İlişkileri başlar ve tabi ki yanlış anlamalar olur. Evlilik teklifi gelir ve onca zaman sonra huzuru, aşkı, güvenliği her zaman tanıdıkları önemsedikler birinin kollarında bulurlar. Klasik, bir farkı olmayan, hemen biten kısa bir kitap.
Baskı: Aydınlıkta (Hearts in Darkness #2)
İkili zifiri karanlık bir asansörde mahsur kaldıkları bir gece tanışmış, aralarında hızlı derin bir bağ kurulmuştu. O zamandan beri geçen iki ayda birbirlerinden ayrılmamışlardır. Makenna Caden'a geri dönülemez bir şekilde sırılsıklam aşık olmuştur. Hissettiklerini henüz kelimelere dökmemiştir. Caden benliği kaybettiklerinin acısıyla şekillenmiş bir adamdır hislerini açıklarsa onu korkutacağından endişelenir. Caden'ın annesi ve erkek kardeşinin ölmesine onun klostrofobik, yaralı, yalnız kalmasına sebep olan kazanın üzerinden on dört sene geçse de kazanın anıları hala Caden'a işkence eder. Kabuslar görür. Hep ona destek olur ve Caden'ın olmadığı bir hayat hayal edemez. Makenna Caden'ın dünyasını, arkadaşlarını, ilgilendiği her şeyi olduğu gibi kucaklamıştır. Birlikte çalıştığı insanlar ve eskiden kalma birkaç dostunun yanında kendini rahat hisseden, yalnızlığa düşkün bir adamken Makenna ruhunun en savunmasız yerlerine sızmıştır. Tüm duvarlarını yıkmıştır. Nasıl bu kadar şanslı olduğunu merak eder. Aralarında ki ilişkinin uzun süreceğini düşünmez, bu kadar şanslı olacağına ihtimal vermez. Hayatında hiç bu kadar mutlu olmamıştır ve bu mutluluğa bir türlü güvenmez. Kendi deneyimleri ona mutluluğun çok sürmediğini öğretmiştir. Ona göre mutluluk en beklenmedik anda elinden alınan insanı sevdiklerinden koparan ve yalnızlığıyla baş başa bırakan bir duyguydu. Bu yüzden Makenna hayatına girene kadar hiçbir kadınla ciddi bir ilişkisi olmamıştır. Onun gibi kusursuz bir şeyin hayatına girmesine karşı çıkamamıştır. Makenna'ya aşık olmuştur. Makenna ile birlikteyken kafasındaki tüm sesler susar. Sevdiklerinin kendisinden aniden ve hızla çalınabildiğini çok iyi bilir. Makenna'yı kaybetme fikri ruh haline iyi gelmez. Onun için iyi olmadığını düşünür. Makenna'nın ailesi ile tanışır ve Makenna sevdiğini söylese de fikri değişmez. Onun hayatında olmayı hak etmediğini, ona hak ettiğini verecek durumda olmadığını düşünür. Onun için doğru olanı yapmak ister ve Makenna'dan ayrılır. Depresyona girer ve ayrı kaldıkları süreçte tedavisine devam eder. Kısa bir ayrılık dönemi geçirdikten sonra nihayet Caden toparlar. Caden Makenna'yı çok sever o yokken bir parçası eksik gibi hisseder. Kendini kabul etmezken Makenna onu kabul etmiştir. Onsuz varlığının hiçbir anlamı yoktur. Makenna başına gelen en güzel şeydir. Dünyada ait olduğu yeri Makenna'yı bulmuştur hayal edebileceğinden daha büyük bir armağandır. Sonunda evli mutlu çocuklu oldukları güzel bir final gelir. Biraz depresif bir Caden vardı Makenna'nın sabrı hayran olunasıydı. Kolay okunan, akıcı, pek farklı olmayan bir kitaptı.
Baskı: Karanlıkta (Hearts in Darkness #1)
Makenna adli mahasebecidir. Bir davanın muhasebe ve iş uygulamaları gibi kısımlarını analiz eder. Erkeklerle dolu bir evde büyüdüğü için kendini bildi bileli erkeksi bir kız olmuştur. Üniversitede elbise, makyaj gibi şeylerle tanışsa da kendini yine erkek gibi görür. Kötü geçen bir günden sonra bitik halde asansöre bindiğinde asansörde Caden ile karşılaşır. Caden sağlık görevlisidir. İnsanların pirsinglerine, dövmelerine bakmasını, eleştirel bakışları umursamaz. Yalnızlığı seven bir adamdır. Birkaç tane yakın arkadaşı vardır ve onlarda kendisini yıllardır tanıyan insanlardır. Tanımadığı insanlarla pek fazla konuşmazdı. Asansördeyken asansöre Makenna biner ve ikilinin berbat günü daha berbat olur asansörde kalırlar. Caden ailesi ile geçirdiği kazada annesi ve erkek kardeşini kaybetmiştir. Kendisi de karanlıkta sıkıştığı için onda klostrofobi vardır. Makenna konuşurken oranın ne kadar dar ve boğucu olduğunu düşünmeden durabilir. Bu yüzden konuşmalarını ister. Makenna'nın açık sözlülüğünü sever, onu neşelendirir. En son ne zaman öyle hoş sohbet edip o kadar çok gülümsediğini hatırlamaz. Kendini iyi hisseder. Makenna'da Caden ile sohbetten hoşlanır. Yabancının biriyle zifiri karanlık bir asansörde kısılıp kalsa da rahat hisseder. Elektriğin geri gelip kendi yollarına gitmelerini iple çekmez. Birçok ortak noktaları olduğunu keşfederler. Görmediği bir adamın kendisine hissettirdikleri Makenna'nın hoşuna gider. Onun sert görüntüsüne, cüssesine rağmen tatlı, düşünceli, iç dünyasında kırılgan ve yumuşak bir adam olduğunu anlar. Konuştukça birbirlerini daha iyi tanırlar ve yakınlaşırlar. Çıktıktan sonrada geceyi birlikte geçirirler. Caden kendini Makenna'nın yanında çok huzurlu hisseder. Huzur hissine pek aşina olmasa da Makenna'nın yanında bunu tadar. Makenna içinde durum farklı değildir ondan hoşlanır ve ikili asansörü sevmeye başlar. Kısacık, farklı, kolay okunan bir kitap. İkili sevimliydi.
Baskı: Hata (Off Campus, #2)
John Logan hokey takımının yıldız savunma oyuncusudur. En yakın arkadaşı Garrett'ın kız arkadaşına aşıktır. Kendinden nefret edip, onların birbirlerini çok sevdiklerini bilse de engel olamaz. Bu yüzden birçok kızla birlikte olur. Grace üniversiteye başlasa da hala kimseyle birlikte olmamıştır. Sevimli çocuklar onu gerer, yanlarında ne söylediğini bilmez. Erkeklerle her konuşmaya kendini utandıracağı endişesi ile başlar sonra endişeli olduğu için kendini utandırır. Gittiği bir paritede yine konuşmasıyla birini kaçırır ve dikkatini çeken Logan ile karşılaşır. Onu bir kızla banyodan çıkarken görür. Bu durumu kıskanır. Üniversitede eğlenip, hata yapıyor olması gerektiğini düşünür. Tutucu babasının içine işlediği gibi tedbirli olmaktan, iyi kız olmaktan bıkıp usanmıştır. Logan randevusu için gittiği oda Grace'nin odası çıkınca ikili tanışmış olur. Taksi çağırabilmek için odaya girer ve önce film izlerler sonra yakınlaşırlar. Böylece vakit geçirmeye başlarlar. Logan Grace ile birlikteyken Hannah'yı hiç düşünmez, ondan hoşlanır, onunla takılmayı sever, eğlenir ama ona ciddi bir şey veremeyeceği için uzak durmak ister. Onu Hannah'yı aşmak için kullanmak istemez ve Grace bu durumu öğrenince araları bozulur. Hannah Logan'ın kendisinden hoşlanmadığını onun Garrett ile sahip olduğu şeyi, bağı, yakınlığı, ilişkiyi istediğini fark etmesini sağlar. Logan aylar sonra gerçekte istediğinin en yakın arkadaşının sevgilisi değil, ilişkisi olduğunu fark eder. Birlikte vakit geçirebileceği, onu mutlu edecek birini ister. Grace gibi birini. Onunla ciddi ilişkiye girmekten sakınmak için ondan ayrılmıştı fakat başından beri istediği şeyin bu olduğunu anlar. Fakat Grace onu affetmez aramalarına, mesajlarına dönmez ve yazı ayrı geçirirler. Yeniden karşılaştıklarında Logan Grace'nin tüm görevlerini yerine getirir ve ilişkileri başlar. İkisi birbirini seviyordur ve Logan kısa süre batırsa da yine toparlarlar. Logan Grace olmadan yaşama düşüncesine katlanamaz, onu her şeyden çok ister. Uyumadan önce düşündüğü son kişi, sabah gözlerini açtığında aklına gelen ilk kişidir. İkili işleri yoluna koymanın yolunu bulur ve Logan ile Garrett hayalini kurdukları formalara kavuşur. Sıradan, sıkıcı bir kitaptı.
Baskı: Anlaşma (Off Campus, #1)
Hannah on beş yaşındayken uyuşturulmuş ve tecavüze uğramıştır. Zor zamanlar geçirmiş üstesinden gelmeye çalışmıştır. Tecavüzden sonraki beş yılda kalbi sadece iki adam için atmıştır. Sonu hüsran olmuştur. Bu seferki Justin ise onu görmüyordur kendisi de konuşacak cesareti bir türlü bulamaz. Garret yıldız sporcudur. Babası ise hokey efsanesidir. Ne kadar efsane olarak bilinse de kendini beğenmiş, narsist, eşi ve çocuğunu döven, hem fiziksel hem sözlü suistimal eden biridir. Garrett istediği her kızı elde eden gözde biridir. Hokey oynayabilmesi için yapması gereken ders ortalaması düşer. İnsanların düşündüğü gibi biri değildir ve ortalamasını yüksek tutmakta hiç sıkıntı yaşamamıştır. Sınıfta dersten yüksek not alan Hannah dikkatini çeker. Eğer dersten kalırsa ortalaması düşeceğinden Hannah'dan kendisine özel ders vermesini ister. Herkesin ona yardım etmek için yapmayacağı şey yokken Hannah istemez. Garrett o kadar kolay vazgeçmez özel ders için ikna etmeye kararlıdır. Hannah'ın ilgisi olduğu çocuğu fark eder ve onun ilgisini çekmek istiyorsa etkili bir şey yapması gerektiğini söyler. Kendisiyle çıkmasını teklif eder. Sevgilisi olarak onu tanıtırsa Justin için ulaşılmaz görünecek ve onu elde edebilecektir. Hannah kabul eder ve dersler başlar. İkili vakit geçirmeye başladıkça yakınlaşırlar. Hannah istediğini elde eder Justin onu fark eder, tanınmaya başlar. Garret'ın yanında savunmasını indirir, ona güvenir. Garret ise Hannah'dan etkilenmeye onu kıskanmaya başlar. Kız arkadaşlar dikkat dağınıklığıdır ve şu anda bu dikkat dağınıklığı neredeyse takımda yerini kaybetme tehlikesindeyken göze alabileceği bir şey değildir. Babası ile aynı fikirde olduğu pek çok şey yoktur ama odaklanma ve hırs söz konusu olduğunda aynı düşünürlerdi. Babası da bir ilişkisi olsun istemez. Mezun olduktan sonra profesyonel lige geçecekti o zamana kadar puanlarını yüksek tutup takımını zafere yönlendirmeye odaklanmalıydı. Başarısızlık bir seçenek değildi. Hannah'ın başka bir adamla takılmasını izlemekte bir seçenek değildir. Böylece ikilinin ilişkisi başlar. Garret'in tüm hayatı hokey, en iyisi olmak, babasına ihtiyacı olmadığını kanıtlamak etrafında geçmiştir. Hayatı boyunca kendine kızlara yaklaşmak için izin vermemiştir. Hedeflerinden dikkatinin dağılmasını istemediği için en yakın arkadaşları dahil tek bir insanı çok yakınına yaklaştırmamıştır. Hannah gelince ne kadar yalnız olduğunun farkına varır ve ikili birbirini sevdiğini anlar. Garret'ın babası yüzünden mini bir ayrılık yaşasalar da toparlanmaları uzun sürmez. Pek farklı olmayan, sıradan bir kitap.
Baskı: Eşsiz Bayan Bridgerton
Billie Bridgerton başına buyruk, kimseyi dinlemeyen, rekabetçi, istediğini yapan biridir. Soylu kızların aksine malikanedeki görevlerde anne babasına hep yardım etmiş, malikaneyle, kiracılarla, onların tüm işleri ve dertleriyle hep ilgilenmiştir. Babasının en büyük oğlu gibidir. Yaşıtları gibi romantik şiirler, kitaplar okumakla değil tarım, yönetim ile ilgili konularda kitaplar okumakla ilgilenmiştir. Kedi sesi duyduğu için ağaca tırmanmıştır. Ayak bileğini burkup çatıya sıkışınca oradan en olmaması gereken kişi geçer. En kötü, en beceriksiz, utanç verici anında George Rokesby oradadır. Bridgerton ve Rokesby aileleri yıllardır Kent'te komşulardır. İkili birlikte büyüse de birbirlerinden hiç hoşlanmamışlardır. Hep mesafeli olmuşlardır. Billie'nin tercihi George'un kardeşleri olmuştur. O an başka bir tercihi olmadığından yardım ister. George Rokesby ailesinin en büyük oğlu ve varisidir. Çocukken kardeşleri Bridgerton kardeşlerle oynarken o sorumlulukları olduğu için herkes gibi eğlenmemiştir. Kardeşleri ülke için savaşırken o varis olduğu için evde kalmış unvanı için bir çok sorumluluk yüklenmiştir. Billie hep istediğini utanmadan yapmış herkes onu her zaman affetmiştir. İnsanlar hep onun tarafında olmuştur. Herkes ona hayrandır. İnsanlık için tehlike oluşturduğunun tek farkında olan odur. Centilmen olduğundan Billie'yi kurtarmak için elinden geleni yapmaya hazırken oda kendisini çatıda mahsur halde bulur. Yardımlarına George'un tek kolu kırık kardeşi Andrew yetişir. Zorda olsa kurtulurlar ve George Billie'yi kucağında taşıyarak eve götürür. Bir şeyleri fark etmeye başlarlar. George Billie'nin güzel olduğunu fark eder ve hisleri değişmeye başlar. Billie ise o yaşına kadar bir erkekle flört bile etmek istememişken George için hisleri değişir. Birden ilişkileri başlar. Kitabı sevemedim. Önemli detaylara geç değinildi. Ne ara aşık oldular ne oldu anlamadım.
Baskı: Baş Belası Yan Komşum
Haley'in ailesi soğuk, onun ne iş yaptığını bile bilmeyen ilgisiz insanlardır. Ailesinden yardım almayıp üniversite masraflarını karşılayabilmek için üç işte çalışmıştır. Haley yine çok çalıştıktan sonra beş yıl önce yirmi dört yaşındayken ilk evini satın almıştır. Evi için saatlerini harcamış, bahçesini bir cennete çevirmiştir. Mutluluğu ise sadece dört ay sürmüştür. Yan dairesine komşu taşınmıştır. Başta yaşlı ve aksi olmayan bir komşusu olduğu için heyecanlanmıştır ama Jason ile tanışınca tüm neşesi kaybolmuştur. Geldiği ilk on dakikada posta kutusuna çarpmış, çimenlerine fast food dökmüş, ağaca işemiştir. Sonraki beş yılda hayatını kabusa çevirmiştir. Çamaşırlarına takılan ve evinin etrafına saçılan paintball toplarıyla, gürültülü müzikler ve partilerle, havuzunda yüzmeye çalışan çıplak insanlarla, gecenin bir yarısı sarhoş bir halde oynanan basketbol oyunlarıyla, kadınların Jason'ın bahçesinde hatta bazen kendi bahçesinde sinir krizi geçirmeleriyle, camlarının kırılmasıyla uğraşmak zorunda kalmıştır. Daha da kötüsü aynı özel lisede, aynı bölümde, bitişik sınıflarda çalışmalarıdır. Hayallerinin işini ve evini kabusa çevirmiştir. İşte de sürekli kağırt, kalem, kitap gibi şeyleri ödünç almasıyla uğraşmak zorunda kalmıştır. Jason kendisini etkileyici, karizmatik, yakışıklı bulur bunları istediğini elde etmek için kullanmakta sakınca görmez. O rahat öğretmen olurken Haley için ekstra iş ve sorumluluk yüklemiştir. Daha iyi bir iş bulmasına imkan yoktur. Tek seçeneği taşınmak olduğundan ilk yılın sonunda evini satmaya çalışmıştır ama başaramamıştır. Jason müşterileri kaçırtmayı başarmıştır. Kendi yapamasa da bakımsız evi bunu yapmayı başarmıştır. Beş ay öncede taşınma hayalinden vazgeçmiştir ve onun taşınması için dua etmeye başlamıştır. Sessiz, utangaç biri olduğu için beş yıl boyunca şikayet etmekten korkmuştur. Jason çiçeklerini koparınca sabrı taşar ve sessiz kalamaz. Jason sessiz, küçük komşusunun nefes kesici olduğunu bilir. Taşındığı ilk gün onunla ilgili fark ettiği ilk şey bu olmuştur. Onun utangaç, tedirgin, çabuk korkan biri olduğunu bilir. Taşındığı ilk gün çok sıkışmıştır ve evin anahtarları olmadığından altına yapmamak için ağaca işemiştir. Haley ona bunu açıklamak özür dilemek için bir şans vermemiş evine kaçmıştır. Sonrasında ona el salladığında, selamladığında bir şeyler mırıldanıp onu görmezden gelmiştir. Neyi mahvetmişse düzeltmiştir ama Haley'in evine olan hiçbir şey için hakkını savunmaması hep canını sıkmıştır. Ne yaparsa yapsın Haley onunla konuşma zahmetine girmemiştir. Diğer komşuları ya da iş arkadaşları gibi şikayette etmemiştir. Jason bilinçli olarak pislik olmaz sadece bu ona doğal gelirdi. Yıllar için Haley'in görüştüğü erkeklerin bazılarını hırpalamak bile istemiştir. En son evinin sınırında olduğu için Haley'in çiçeklerini koparır. Haley bu kez sessiz kalmaz ve onu ıslatır. Çiçekler için yerde yuvarlandıkları bir mücadeleye başlarlar. Arı kovanına denk gelince arılardan korunmak için Haley'in evine sığınırlar. Yemek yapar, oyun izler, eğlenirler. Bu kez Jason onu evindeki partiye davet eder. Böylece ikili vakit geçirmeye başlar. Haley bir şeyler yapmaya korktuğu için bir şeyleri kaçırmaktan bıkmıştır. Artık aşağılanma, itilip kakılmayla işi bitmiştir. Bu yüzden değişmeye başlar. Jason Haley için uygun olmadığını düşündüğü iki adamı ondan uzaklaştırır, kankası gibi davranır. Birlikte vakit geçirdikçe Haley ondan eskisi gibi çekinmez. Haley'in artık istediğini söyleyip, kendini savunması bunda payının olması Jason'ı sevindirir. Haley bunun etkisini görür ona artık daha fazla saygı gösterilir, erkekler daha fazla ilgi gösterir. Jason ise onu erkeklerden kurtarır. İkili iyi anlaşır ve sürekli vakit geçirir. Birbirlerine sarılmadan uyuyamaz hale gelirler. Sürekli birinin evinde kaldıkları döngüleri başlar. Haley etkilense de sadece arkadaş olduklarını hatırlar, dostluklarını riske atmak istemez. Onun kimseyle çıkmadığını kendisine yaklaşan erkekleri uzaklaştırdığını, kız arkadaşıymış gibi davrandığını fark eder. Buna bayılır ve daha fazlasını ister. Jason dışında hiçbir erkeği istemez ve onu düşünmeden duramaz. Jason içinde durum farklı değildir Haley hızla dünyası olur. Haley'den uzaktayken ne yaptığını merak eder, onu başka bir adamla düşündüğünde kötü hisseder. Başka bir adamın Haley'ine dokunması fikrine katlanamaz. Onun için yeterince iyi olmadığını düşünse de dayanamazlar ve ilişkileri başlar. Jason küçük çekirgesini mutlu etmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Haley onun hayatı, kalbidir. Onun için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Haley Jason'ın bir gün kendisinden sıkılacağını düşünse de kendisi duygularından emindir. Tabi ki ufak bir ayrılık olur ve sonunda on yıllık evlilikleri ve çocukları ile mutlu bir final gelir. İkili çok tatlıydı, Jason'un babasının ve çocuklarının oburluğu çok güzeldi. Keyifli, akıcı, güzel bir kitap.
Baskı: Gözde Bekar
Brit şirketinin CEO'sudur. Yakışıklıdır ve öldüren cazibe olarak nam salmıştır. Ailesine ise son derece düşkün bir adamdır. Kız kardeşi sevgilisinin bir yıldır en yakın arkadaşı ile birlikte olduğunu öğrenmiştir. Depresyona girmiş eve kapanmıştır. Brit yeni bir başlangıcın işe yarayacağını umut etmiş ve kardeşinin New York'a taşınmasını sağlamıştır. Fakat kardeşi geldiğinden beri daha da büyük bir mutsuzluğun içine saplanmıştır. Kardeşinin bir işe ihtiyacı olduğunu düşünür. İş onu evden çıkaracak, hayatını düzene sokacak, sevgilisinden başka şeyler düşünmesine fırsat verecekti. Brit onun sadece Solen Laboratuvarları ile ilgili konuşurken heyecanlandığını fark etmiştir. Birt Garth Solen ile telefonda konuşmayı başarırsa kardeşi ile görüşme yapması için ikna edebileceğine inanır. Zeki kardeşinin işi alacağından kuşkusu yoktur. Bu yüzden Garth ile görüşebilen tek kişi oranın avukatı ve kendi şirketinde de bir sözleşme üzerinde çalışan Tori ile görüşür. Tori'nin babası onları terk etmiştir ve annesi alzheimer hastasıdır. İşkolik bir avukattır. Brit'in aylardır üzerinde çalıştığı sözleşmenin içine girip cazip teklifler sunma nedenini anlayamaz. Üstelik Brit onu daha yakından tanımak istediği için akşam yemeği yemek ister. Onun sadece modellerle, zengin ve sıfır beden kadınlarla takıldığını bilir. Kendisi ise bu tanıma uymaz. Tori annesinin sürekli söylediği gibi asla çekici erkeklere güvenmezdi bu yüzden çekici olmayan akıllı, düzgün adamlarla çıkmayı tercih ederdi. Fakat dayanamaz ve yemeği kabul eder. Brit Tori'nin savunmalarını cazibesi ve zekasıyla bastırıp kardeşinin hikayesini anlatacaktır. Tori'nin ise merhamete gelip Solen'in numarasını vereceğini düşünür. Daha ilk andan hiçbir şey planladığı gibi gitmez. Tori'den etkilenir onun masumiyetini kötüye kullandığı için suçluluk duyar. Tori ise onun kendisiyle gerçekten ilgilendiğine inanmaz. Yemekten sonra gecenin devamını istemez, Brit'in gönderdiği çiçeklere tepkisiz kalır . Tekrar iş için görüştüklerinde Brit hala kendisini istiyordur. Tori Brit'in aklından çıkaramadığı tek kadın olmuştur. Birlikte çok iyilerdir ve onun neden direndiğini anlamaz. Tori'de çok fazla direnemez ve hafta sonunu birlikte geçirirler. Tori Brit'in kardeşleri ile aynı ortama girince onun planını anlar ve ayrılırlar. Tori Brit'in kardeşine yardım eder. Brit'in konuşma çabalarını hep görmezden gelse de onu görünce dayanamaz. Brit İskoçya'ya gidecektir ve gitmeden önceki son bir ayı birlikte geçirmeye karar verirler. İlişkileri Tori'nin daha önce yaşadığı deneyimlerden çok farklıdır. Kalbinin bir ilişkiye ihtiyacı vardır. Brit yıllar önce yok olduğunu sandığı bir yanını yeniden hayata döndürmüştür. Fakat bu hikayede kendisini bekleyen mutlu bir son olmadığını düşünür. Babası terk edip gittikten sonra dağılan annesi gibi dağılmayı hiç istemez. Brit Tori'nin bomboş bir evde yaşayıp, uyumadığı her dakikayı çalışarak geçirmesini istemez. Böyle arkadaş edinemeyecek, ilişki kuramayacaktır. Kendini cezalandırdığını, kendisini annesi onu babası yerine koyduğunu, hayatına birini koymaya korktuğu için kaçtığını düşünür. Kendisi ile İskoçya'ya gelmesini, işin dünyadaki en önemli şey olmadığını anlamasını ister. Kendisi de çok uzun zaman çok çalışmış ailesine emir yağdırıp durmuştur. Yeniden başlamaya hazırdır. Tori için iş en önemli şeydir kimse için özellikle onu terk edebilecek bir adam için işini bırakmak istemez. Bu yüzden ayrılırlar. Hayat boyu Tori için önemli olan tek şey annesinin yıllar boyu çektiği acıları telafi etmek olmuştur ama annesi ölür ve artık yoktur. Başka hiçbir şeyle ilgilenmemek için işini bahane ettiğini fark eder. Annesi çok sevdiği ama onu hiç sevmeyen bir adam tarafından terk edileceği konusunda çok korkmuştur. Bu yüzden umursamadığı adamlarla çıkmıştır. Böylece canını yakamazlardı. Şirket ortağı olursa onun istediği şeyi yapmış olacağını düşünmüştür. O mutlu olacak kendisi de rahat edecekti. Beklemediği bir şey olmuş aşık olmuştur. Onu seviyordur ve Brit ile gitmek ister. Brit içinde durum farklı değildir onu seviyordur. İkisi de başkalarının hayatını yaşamıştır artık kendi hayatlarını yaşayacakları bir adım atarlar. Klasik bir konu, farklı hiçbir şey yoktu.
Baskı: Teslimiyet
Kim dört yıl önce boşanmıştır. Bir ajan olarak çalışmaya başlayalı da dört yıl olmuştur. Patronu Jake askeriyeden ayrıldıktan sonra kurduğu güvenlik firmasına Kim'i resepsiyon görevlisi olarak almıştır. Kim dövüş sanatlarında eğitim almıştır. Şirkette Jake hariç herkesi aşağı alabilene kadar her gün antreman yapmıştır. Önemsiz tehditleri araştırır, zenginlerin evine güvenlik sistemleri döşer. Artık kariyerindeki bir sonraki adımı atmaya hazırdır. Eli silah tutan belalı güvenlik görevlisi olmak ister. Artık silah taşımak istediğini söyleyince en yakın arkadaşı ve aynı zamanda patronu Jake şirketteki en iyi silah kullanan kişi olduğunu bilse de şart koymuştur. Onun ofisine girip kasasını açıp içindekileri çalması gerekiyordur. Jake'e ona denk olduğunu kanıtlama ihtiyacı hisseder. Hayatının kontrolünü kendi ellerinde tuttuğunun kanıtı olacaktı. Beş kez denese de yine patronuna yakalanır. Jake ile iş dışında da sürekli vakit geçirirler. Kim aşk ya da bağlılık aramaz. Bağlılık olmadan bir ilişkiye ihtiyacı olduğunu düşünür. Şirkette Jake uyardığı için kimse onunla ilgilenmez. Jake'nin tam aradığı kriterlere uygun olduğunu düşünür. Jake bağlılığa gelemezdi. Hep farklı kadınlarla olurdu. Jake sadece en önemli kriteri sağlayamaz ona veda etmesi mümkün değildir. Jake en iyi arkadaşıdır, aynı iş yerinde çalışır ve aynı apartmanda yaşarlardı. Bu yüzden başka birini bulmak ister. Jake beş sene önce yirmi altı yaşındayken aile işinin başına geçmek için ordudan ayrılmıştır. Yaptığı ilk işlerden biri güvenlik şirketi kurmak olmuştur. Tanıştıkları ilk andan itibaren Kim'i istemiştir. O zamanlar Kim çok incinmiştir ve sevgiliye değil bir arkadaşa ihtiyacı vardır. Bu yüzden uygun anı kovalamıştır. Hiçbir zaman uslanmamış bir sonraki ilişkiye hazır, kolay sıkılan biri olmuştur. Kim'in yanında kendini huzurlu hisseder onu seviyordur. Ona aşık olduğunu anladığından beri başka bir kadınla beraber olmayı düşünemez olmuştur. Kim'in daha tehlikeli işlerde çalışmak istediğini bilir hayatını tehlikeye atmasına izin vermeye niyeti yoktur. Kim erkek arayışına girince kıskanır Kim onundur. Başkasını aramasına gerek olmadığını ona istediğini vereceğini söyler ve birlikte olurlar. Kim kocasının eş cinsel olduğunu öğrenir. Çirkin olduğunu hep bir şeylerin eksik olduğunu düşünmüştür. Jake ile de arkadaşlıklarını riske atmak istemez bu yüzden Jake'den kaçar. Hislerine karşı koyamayınca birbirlerinden bıkana kadar birlikte olup arkadaş olacakları günlere dönmeye karar verir. İkili vakit geçirmeye başlar Kim sevdiğini anlar ve sevgi sözcükleri gelir. Kim Jake'in ihtiyacı olan kişi olmadığını düşünür. Jake ise artık bir sevgili eş ister, tüm hayatını onu mutlu etmeye adamak ister. Kim'in karar vermesi gerekiyordur ve akıllanması neyse ki çok uzun sürmez. Kasayı sonunda açmayı başarır içinde silah ve yüzük vardır. Böylece her istediğine kavuşmuş olur. Kolay okunan, akıcı, çok kısa bir kitaptı.
Baskı: Biri Sır mı Dedi?
Molly yazardır. Halasından ona ev kalır. Yazma konusunda tıkanma yaşadığı için canlı sosyal hayatını ve çatı katı dairesini arkasında bırakıp Tumble Creek'e gider. Ayrıca takıntılı eski sevgilisinden de kurtulmak ister. Aklında kalan özel biri vardır. Son on yıldır görmediği abisinin en yakın arkadaşı Ben. Halasının vasiyetini duyup kasabaya geri döneceğini anladığında ilk aklına gelen Ben olmuştur. Onu yıldız yapan ilk hikayesine ilham olan kişi Ben olmuştur. İşini ailesi dahil kimse bilmez ve işi herkesin merak konusudur. Güzel bir kariyeri, geliri, sıkıcı hayatına renk katan küçük bir sırrı vardır. Ve şimdi ilham perisi geri dönmüştür. Ben polis şefidir. Eskiden de Molly'i beğenirdi ama en yakın arkadaşının kardeşi olduğu için yasak bölge olmuştur. Hala yasak bölge sayılırdı. Kasabada yaşayan kadınlarla çıkmama kuralı vardır. Çok fazla dedikoduya ve soruna neden oluyordur. Bu yüzden kendini kasaba dışındaki kadınlara saklar. Artık bir problemi vardır Molly kasabaya geri dönmüştür. Molly Ben'in kendisini istemediğini düşünür fakat Ben onun için delirir. Ben mesleğini öğrenmeden onunla çıkamazdı. Fakat ikisi de hislerine fazla karşı koyamaz ve ilişkileri başlar. Molly kasabaya döndüğü zaman Ben ile ufak tefek bir şeyler yaşayacağını düşünmüştür ama hayal ettiklerinin hepsini yaşayacağını ümit bile etmemiştir. İkili hemen aşık olur. Ben ilişkilerinden memnun olsa da Molly'nin sırrına kafayı takar ve kafasında sürekli işi ile ilgili senaryolar kurar. Molly'nin takıntılı eski sevgilisi sürekli arar, izlenir, evine biri girer, arabasının elektrik ve fren kablosu kesilir. Ben'in takıntılı aşık iş arkadaşının sorumlu olduğu ortaya çıkar ve herkes Molly'nin mesleğini öğrenir. Ben'in babasının kendisinden çok küçük bir kızla skandalı olmuştur ve Ben ailesini başka bir skandala daha karıştırmak istemez. Molly kitabında kendisini kullanmıştır, üstelik güvenmeyip işini de söylememiştir. Bu yüzden ayrılırlar. Molly aralarında özel ve önemli bir şey olduğunu bilir bunun yok olmasına izin vermek istemez. Ben'i kıskandırmaya çalışır . İşler umduğu gibi gitmez ve onu gözleyen, olaylardan sorumlu başka biri daha vardır. Neyse ki Ben yetişir ve ikili problemlerini halledip yeni bir maceraya başlar. Klasik kasaba temalı, kolay okunan ama kötü çevirili bir kitap.
Baskı: İlik
Margo Bone'da obur ev dediği harap bir evde annesi ile birlikte yaşar. Babasını hiç tanımamıştır. Evlerindeki tek mahremiyet göz kaçırmaktır. Etrafta her zaman erkekler vardır. Gecede iki adam gelir. Annesi işini kaybettikten sonra değişmiştir. Kahkahaları, gülüşleri kaybolmuştur. Annesi onun güzel olmadığını kilo verirse yüzünün eksikliğini vücuduyla kapatabileceğini düşünür. Parayı giysilere, yemeğe ya da başka bir şeye harcamaz biriktirir. Margo'da annesinin biriktirdiği paradan gizlice alıp yemek alır. Annesini neyin değiştirdiğini bilmez ve annesini geri ister. Zaten çok az arkadaşı vardır ve okulda fahişenin kızı diye söylentiler başlayınca kimse kalmamıştır etrafında. Kimsenin kendisini fark etmesini istemez. Annesinin dikkatini çekmek için uğraşmıştır ama artık annesi ne dışarı çıkar ne de onunla konuşur. Annesinin sesini duyabilmek için duvardan ziyaretçileriyle konuşmasını dinlemeye başlamıştır. On sekiz yaşına kadar hayatı böyle devam etmiştir. Liseyi bitirir ve çalışmaya başlar. Sokaklarında esrar yetiştirip satmayan hepsini kendi içen kadının oğlu Judah onu gördüğünde hep el sallar. Judah tekerlekli sandalyede, yakışıklı, uzun biridir. Oradan her geçtikçe konuşmaya başlarlar. Judah her zaman kendisini kısıtlayacak şeyler olacağını bilir ve asla bacakları olmayacaktır. Margo ise bacakları olmasına rağmen onları nasıl kullanacağını bilmez. Judah'ın hayatının yürüdüğünü Bone'dan çıkıp önemli biri olacağını geri kalanların ise işleyen bacaklarıyla orada kalıp öleceğini düşünür. Birbirlerini kurtarmaya karar veriler. Şişman, çirkin kızla kötürüm, yakışıklı çocuğun arkadaşlığı başlamış olur. Bone'da uyuşturucu, sefillik, fuhuş, tüm kötü olaylar mevcuttur. Judah oradaki insanların kendilerine farklı hayatlar çizmek istediğini ama ailelerinin yaşadığı hayatın aynısını yaşadığını, fırsat varken kullanmadıklarını, bir şeyleri yapacak cesaretlerinin olmadığını düşünür. O üniversiteye kabul edilmiştir gidecektir. Margo'da ilk fırsatta çekip gitmeye karar verir. Bone'dan ayrılmak için planlar yapıp, hayaller kurarlar. Margo hayatı boyunca hiçbir şey yapmamıştır. Bir televizyonu bile olmamış, evinden on beş kilometre uzağa bile gitmemiştir. Tüm hiçlerini gerçekleştirmek ister. Şişman olmak, cahil kalmak, Bone'da kalmak istemez. İlk olarak beslenmesini değiştirir ve zayıflamaya başlar. Annesinden zorla babasının kim olduğunu öğrenir. Babası eski belediye başkanıdır. Başkan olmadan önce avukatken annesi ile ilişkileri başlamıştır. Bu yüzden annesi işinden olmuştur. Karısı ile mutsuzmuş ve boşanmak isterken karısı hastalanınca onu bırakamamıştır. Görüşmeye devam etmişlerdir. Babası çocuğu doğurmasını istemese de annesi onu doğurmuştur. Hala görüşüyorlardır ve babasının sürekli gelen adamlardan biri olduğunu öğrenir. Oda annesi gibi ona yokmuş gibi davranmış, hiç konuşmamıştır. Margo evde fırının içinde bir kutuda insan kemikleri bulur. Annesi ise babasının getirdiği ilaçları içip düşük yapar ve ölür. Ondan kalan kanları ise Judah'ın annesi ile temizler. Babası ise annesinin ölümünü öğrenince ağlar kendisini sevmese de annesini sevdiğini anlar. Olaylardan sonra bambaşka bir Margo doğar. Babasının karşısına çıkar ve ona zehirli üzümlerden yedirir. Mahallelerinde ki bir bebeği dövdüğünü gördüğü için bir kadını öldürür. Yine mahalledeki yanarak ölen küçük kızın ölümünden sorumlu annesini aynı şekilde yakarak öldürüp intikam alır. Hiçbir şey umurunda değildir artık. Judah babası ile Kaliforniya'ya taşınır. Birlikte Bone'dan kurtulma planları varken yalnız gitmek isteyince Margo yıkılır. Judah kimsenin hayatına yük olmak istemez. Babası yardımcı olup okul masraflarını karşılayacaktır. Annesine yük olmak istemez, çalışıp kendi yükünü taşımak ister. Margo için geri dönecektir. Margo ise aşık olduğu sevdiği Judah'ın ne olursa olsun oraya geri dönmemesini ister. Yalnızca tek bir şeyi hatırlamasını ister Judah onu bırakmıştır. Margo yıkılsa da kendini bırakmaz bir araba alır ve yollara düşer. Ev tutar, çalışmaya başlar, üniversiteye gider, zayıfladığı için artık kas yapmaya, makyaj yapmaya başlar artık Bone'lu Margo değil Seattle'lı Margo'dur. Judah ile ara sıra haberleşirler ve onun yanına kız arkadaşıyla kaldığı evine gider. Judah onun cinayet işlediğinden şüphelenince hemen döner. Seri katilleri araştırır, nasıl böyle kolayca can aldığını anlamak için defalarca ruhunu incelemiştir. Farklılıklarını inceleyip, karşılaştırmıştır. Masumları korumak adına öldürdüğüne karar verir. İnsanlara zarar vermek istemez, içinde bunu yapmaya dair doğuştan gelen bir ihtiyaç yoktur ama cezalandırılmaları gerektiğini düşünür. Bundan sorumlu olduğunu hisseder ve cezalandırır. Yine duramaz bir kıza tecavüz etmek üzere olan bir adamı öldürür. Kadınları gözleyip tecavüz eden bir adam dikkatini çeker. Onu sürekli izler ve onu bayıltıp yatağına bağlayıp işkence yapar. Sonrasında adam onu yakalar ve bir hastanede uyanır. Yüksek dozda uyuşturucu almıştır. Bilekleri kesili kolu jiletle yazılmış halde hastane otoparkında yanında intihar notuyla bulunmuştur. Judah gelir ve onu akıl hastanesine yatırırlar. Doktor ise yazarın farklı kitabından doktor Saphira'dır. Doktor ile seanslara başlar ve doktor Judah diye birinin olmadığını , mahallelerinde tekerlekli sandalyede olan çocuğun on dokuz yaşında intihar ettiğini söyler. Margo onu kurtarmaya çalışmış fakat başaramamıştır. Beş ay sonra taburcu edilir ve hayatına kaldığı yerden devam eder. Bir ilişkisi olur ve Judah gelince sevmediğini anlayıp sevgilisinden ayrılır. Judah ile birlikte olurlar ve Judah Bone'a dönmeye karar vermiştir orada öğretmenlik yapacaktır. Margo'dan da gelmesini ister. Margo ise önce kamyonculuğa başlar ve tecavüzcünün peşine düşer ve bulunca penisini keser. Annesi ve onun annesi gibi doğuştan hasta olduğunu kabul eder. Obur ev çağırınca da Bone'a gider. Olduğu kişiyle yüzleşir, obur evi yeniler, babası ziyaretine gelip üzgün olduğunu söyler, fırındaki kemikler ise başka bir bebekmiş. Judah ile ilişkileri devam eder. Yazarın başka bir kitabında bilinen tecavüzcü tarikat lideri Muslim haberini görünce ilikleri çığlık atar ve avlanma zamanı gelmiştir. Kitap Margo'nun on üç yaşındaki halinden başlayıp Dexter'e dönüşmesi sürecini anlatıyor. Böyle bir kitap beklemiyordum. Farklı, yine manyak kadın karakterli bir kitaptı. Yazar yine olayları karmaşıklaştırmış hayaldi denilip sonra devamı geliyor şaşırtayım diye karmaşıklaştırmış. Diğer kitaplardaki karakterleri de bağlamış Margo akıl hastanesindeyken orada olan peşinde olduğu adamın tecavüz ettiği kahverengi saçlı kadın Senna, Muslim ise Helena'nın Muslim.
Baskı: S*ktir Et Aşkı
Helena muhasebe okur. Sevgilisi Neil varken en yakın arkadaşı Della'nın birkaç aydır birlikte olduğu ve pek tanımadığı sevgilisi Kit ile ilgili bir rüya görür. Neil ile bir süre evli kalmışlardır bir çocukları vardır ve Neil onu aldatmıştır. Neil balayındadır ve oda Kit ile birliktedir. Üstelik çocukları da vardır. Arkadaşının ruh eşim dediği sevgilisi onu sevdiği gibi kimseyi sevmemiştir. Kendisine hiç uymayan bir evde yaşarlar ve okuduğu bölümle alakasız Kit desteklediği için giriştiği başarılı bir işi vardır. Suçluluk duysa da Kit'in kim olduğunu kime ait olduğunu umursamaz. Rüyadan uyanınca ise Kit'i fark eder. En iyi arkadaşına çok kibar davranıyordur ve kıskanmaya başlar. Durgun olsa da güldürmeyi başardığınızda Kit'in çok iyi hissetmenizi sağladığını, çok iyi olduğunu, diğer insanları önemseyen zeki biri olduğunu fark eder. Rüyayı, onu unutmayı, sadece arkadaşının erkek arkadaşı olmasını, Neil'a aşık olmayı ve hayatına devem etmeyi ister. Kit ile daha çok vakit geçirmeye başlar. Muhasebe işi istemediğine karar verip sanat dersleri alır. Sevgilisinin kendisini bir yıldır aldattığını ve kızın hamile olduğunu öğrenir. Zaten kötü haldedir ve daha kötü hisseder. Birlikte kaldığı, ailesiyle tatile gittiği, kızlarına ne alırlarsa kendisine de alan ailesiyle vakit geçirdiği arkadaşının sevgilisinden hoşlanır. Kendisini çaba sarf etmeden sevecek birini hatta Kit'in çaba sarf etmeden kendisini sevmesini ister. Kit lise aşkı ile nişanlanmış sevgilisi onu arkadaşıyla aldatınca ayrılmıştır. Bu yüzden oraya taşınmıştır. Artık işleri ağırdan alıyordur eski sevgilisini ise tam unutamamıştır. Doğru kişinin yanlış kişinin izlerini silebileceğine inanır. Helena Kit'in arkadaşını önemsediğini ama gerçekten sevmediğini bilir. Hep ayrılma noktasına geldiklerinde Della kendisiyle tehdit etmiştir. Della evlilik teklifi bekler ve düşük yapar. Helena'nın sevgilisi ile yakınlığını fark edip kıskanmaya, izlemeye başlamıştır. Her şey fazla gelince Helena Kit'in geldiği Washington'a taşınır. Helena orada Kit'in eski nişanlısına bakar. Kit'in sevdiği kızı tanımak ister. Ev arkadaşı olurlar. Kit ile haberleşmeye devam ederler ve Kit onu görmeye gelir. Della ile ara vermişlerdir. Helena dayanamaz ve aşık olduğunu söyler. Kit'de onun kimse gibi olmadığını düşünür. Aşıktır ve sevgilisinin en yakın arkadaşı olduğu, Neil ile olduğu için söyleyememiş durumu kabullenmiştir. Helena hatırlamasa da Della'dan önce tanışmışlardır. Helena bir rüya görmüştür oda kendi rüyası nasıl olurdu diye düşünmüştür. Birlikte vakit geçirmeye başlarlar. Her şey yolundadır ama Della'nın kötü halde olması, Kit'in eski nişanlısı, suçluluk duygusu derken Helena Della ile arkadaşlığını yeniden kurmaya karar verir. Kızlar erkeklerden önce gelirdi. Della'nın ihtiyaç duyduğu arkadaş olacak, Kit ile ilgili hislerini kenara bırakacaktır. Yine dayanamaz ve tam yakınlaşacakken Della'dan hamile olduğu haberi gelir. Kit onu dünyanın zalimliğinden kurtarmak istemiştir o zalimin ta kendisi olmak değil. Helena Kit'den gidip ailesine göz kulak olmasını ister ve öpücükle vedalaşırlar. Helena Kit olmadan hayattan nefret eder. Alışmaya çalışırken doğum sırasında problem olduğunu ve Della'nın komada olduğunu öğrenir. Hemen gider ve kızları ile ilgilenir. Kit ve bebeği ile bir aile gibi vakit geçirirler tam alışmışken Della uyanır. Kit istediği için Della düzelene kadar kalır ve onunla da ilgilenmeye başlar. Kit için hislerini, aşık olduğunu söylediğinde Della'ya yakalanır ve Della onu ailesini çalmak istemekle suçlar. Beş ayını onun kadar güzel olmadığını söyleyen arkadaşına bakarak geçirdikten sonra Kit ne kadar istediğinin kendisi olduğunu söylese de kendi düşen ağlamaz diyerek evine döner. Evlenecekleri haberini alınca söylemesi gerekenleri söylemek için gider. Kit ondan nişanlısını bırakmasını söylemesini istese de söylemez bunun onun kendi tercihi olmasını ister. Yeni tanıştığı ve etkilendiği Muslim bir şeyleri net görmesini sağlamıştır. Birisini kendisiyle birlikte olmaya ikna etmek zorunda kalmak istemez. Zamanlamaları yanlıştı ve ona diğer adamı istediğini söyler. Kit gittiğinde ise düğünü onun için iptal ettiğini öğrenir ve Kit'in peşine düşer. Hep berbat zamanlamalardan sonra nihayet doğru anı yakalarlar. Yazarın tarzı bir kitaptı. Yine tekrar tekrar kavuşamayıp son üç sayfada kavuşulan, vazgeçilemeyen bir aşk vardı. Kolay okunan, akıcı bir kitaptı.
Baskı: Siyah Damar
Senna yazardır. Otuz üçüncü doğum gününde kendi evinde olmayan bir yerde uyanır. Elbiseleri çıkarılmış pijama giydirilmiştir. Yuvarlak ve kapısı olmayan bir odadadır. Odada ona uyan kıyafetler ve bazı eşyalar vardır. Oraya kimin neden getirdiğini bilmez. Sonunda odadan çıkmayı başarır orada doktor Isaac'da vardır. Onu hem tanıyor hem tanımıyordur. Senna tecavüze uğramıştır. Bağıramamıştır bile kötü bir halde nereye gittiğini bile umursamazken Isaac karşısına çıkmış ve yardım etmiştir. Hastaneden sonra onu evine bırakmış sonra kontrole gelmiştir. Senna kötü halde olduğundan bir yabancının evine girmesine, kalmasına izin vermiştir. Isaac sürrekli kontrole gelmiş, alışveriş yapmış, yemek yemesini sağlamış, sarılıp sakinleştirmiştir. Bir süre sonra Senna geç geldiğinde onu merak etmeye başlamıştır. Isaac gelince rahatlamıştır. Isaac günler sonra dışarı çıkmasını sağlamış, meme kanseri olduğunu öğrendiğinde de ameliyatını yapmış onunla ilgilenmeye devam etmiştir. Senna kendini değersiz hissetmiştir ve değerli olan birini yanında istemediği, artık gitmesi gerektiğini düşündüğü için trajedilerini paylaştığı adamla bir öpücükle vedalaşmıştır. Isaac atlı karıncada hislerinden bahsettiğinde ise uzaklaştırma emri çıkarmıştır. Ne yaptığı, ne hissettiğini bilmediği kendini tanımadığı bir dönemdedir. İkili neden birlikte orada tutulduklarını anlamaz. Çıkış yolu ararlar ama yoktur. Evde bir süreliğine yetecek yiyecek, yakacak her şey vardır. Gördükleri tek şey ise büyük bir arazide yağan kardır. Etraf elektrikli tellerle çevrilidir ve çıkamazlar. Yiyecek, yakacak, elektrik tükenebilir ve delirmemeleri elde değildir. Günleri bilmeden çoğu zamanı sadece uyuyarak geçirirler. Kim kötü olursa diğeri ona yardım eder. Birbirlerinden sadece yaşamaya çalışmalarını isterler. Yiyecekleri, odunları, umutları tükenmeye başlar. Neden birinin o kadar zahmete girip onları oraya götürüp açlıktan ölüp donmalarına izin verdiğini anlayamazlar. Yakacakları bitince evdeki eşyaları yakmaya başlarlar, yiyecekleri biter çok zayıflarlar, güçleri tükenir. Isaac evlidir ve karısı hamiledir. Aylar sonra hislerine karşı koyamaz ve yakınlaşırlar. Senna öleceklerini ama en azından kendisini seven biriyle öleceğini düşünür. Isaac ile tanıştığı günden sonra ona bir şeyler hissettirdiği için kendisini kesmemiş bir bıçağa ihtiyaç duymamıştır. Isaac ise gözlerini açtığında Senna'ı karşısında gördüğünde üç yıl sonra ilk kez nefes alıyormuş gibi hissetmiştir. On dört aydan sonra bunu yapan ortaya çıkar ve Isaac'ın yaşaması için her şeyi yapmaya hazır olduğundan Senna Isaac'ın kurtulmasını sağlar sonrada kendi kurtulur. Evden nefret eder ama Isaac'ın karşılığında hiçbir şey beklemeden sevgi gösterdiği yer ora olduğundan çok fazla nefret edemez. Üç yıl önce psikiyatri tesisindeymiş kriz geçirmiş kendini öldürmeye çalışmıştır. Halüsinasyon, paranoya, hafıza kayıpları yaşamıştır. Tüm bunları ise unutmuştur. Doktor Saphira onları kontrol ederek kilitlemiştir. Özgür iradesiyle yaptığı deneylerdir. Sınava tabi tutulursa aşkın ne yapacağını görmek istemiştir. Senna ikinci bir şans istediği için doktor kendince bunu ona vermiştir. İstediği değil ihtiyacı olan kişiyi vermiştir. Senna o dönem kendini mahvediyordur ve ölmeye hazırdır. Doktor ise ona bakış açısı vermiş, gerçeği görmelerine yardımcı olmuştur. Isaac gerçeğidir ve bunu göremeyecek kadar geçmişi tarafından kör edilmiştir. Isaac onu her haliyle anlamış, korkmamıştır. Onunla birlikte inişler, çıkışlar yaşamıştır. Aşkında yargı yoktur ve onu Senna'nın kendisini tanıdığından daha iyi tanır. Ruh eşidir ve ruhunu nasıl iyileştireceğini biliyordur. Isaac ise oramanda kaçtığı andan beri seviyordur. Kulübede ilk uyandıklarında not bulmuştur. İsterse oradan çıkabilecektir ama Senna için onu sevdiği için çıkmamıştır. Senna doktorun neden aşkı test etmek istediğini bilmez, hayatlarıyla oynadığı için ondan nefret eder. Onu değiştirmiştir fakat kabul etmekten nefret etse de bir parçası ona minnettardır. Isaac gerçeğidir ve onu özgür bırakmıştır. Gerilim kitabı olsa da dram daha yoğun. Bazen bunu kim yaptı diye merak uyandırsa da çoğu yerde sıkıldım, ağır ilerledi. Doktorun bunu yapışı ise saçmalıktan başka bir şey değildi. Yazar farklı kadın karakterler yaratmada çok başarılı.
Baskı: made
Corrado Moretti yine medyanın ve insanların odağı olduğu davadan suçsuz bulunur ve bu kez biri farklı bir şeyi merak eder onu bu hale getiren nedir? Yıllarca yorumsuz kaldıktan sonra Corrado sessizliğini bozar nereden başlayacağını bile bilmiyordur. Böylece hikaye başlar. Corrado'nun ikiz kız kardeşi vardır. Babası sürekli Chicago'ya iş için gidip uzun süre dönmemiştir. Onlarda hep sürekli içen ve kendileriyle ilgilenmeyen anneleri ile kalmışlardır. Babalarının yokluğu uzadıkça annelerinin sert tavrı, zihinsel ve fiziksel istismarı daha da artmıştır. Babası geldiğinde ise annesi ile sürekli kavga etmişlerdir. Annesi çoğu zaman her şeyi yok edip paramparça etmiştir, gözlerinin önünde çalışanlarını öldürmüştür. Ondan sonra gelen çalışanlar bazen ölmüş bazen ortadan kaybolmuşlardır. İlk çalışanlarına bağlanmış ve oda öldüğü için Carrado bağlanmamanın en iyisi olduğuna karar vermiştir. Uyanık olduğu bir gece annesinin boğarak öldürme teşebbüsünden kurtulmuştur. Kemerle dayak yemiştir. Babasının işini bilmese de onun kasabayı yönettiğini öğrenmiştir. Onunla birlikte kumarhaneye gitmeye, çalışmaya başlamıştır. Çok geçmeden babasının gerçek işini mafya olduğunu öğrenmiştir. Babası sürekli gidip gelmiş yüzünü görmeyeli aylar yıllar geçmiştir. Onu ve kardeşini güvende olmaları için göndermiş ve gittikleri yerde daha önce tanıştığı hiçbir kadına benzemeyen Celia ve kardeşi Vincent ile tanışmıştır. Çok geçmeden tehlike geçmiş ve babası onları almaya gelmiştir. Corrado için farklı bir hayat başlamış önce bir ekibe katılmış ve daha sonra babasının işleri ile uğraşırken kendisini korumak için iki arkadaşını öldürmüştür. Babası ile onun işleri için Chicago'ya gitmiş ve patronları olan Celia'nın babası için çalışmaya başlamıştır. Böylece Celia ile tekrar karşılaşmışlardır. Celia'nın görüştüğü çocuğu kıskanıp öldürmek istemiştir. Onunla görüşmek istemiştir fakat Celia'nın babasından uyarı gelince çekinmiş ve kaçmaya başlamıştır. Celia'da Corrado'dan hoşlanıyordur. Hep onu fark etmesini beklemiştir. Sonunda fark ettiğinde Corrado babasından çekinse de pes etmeden karşısına çıkmaya, aramaya başlamıştır. Celia ilişkilerinin sır olarak kalmasını istese de Corrado onun birinin sırrı olmayı değil her şeyi olmayı hak ettiğini, onunla eşini bulduğunu düşünmüştür. Dünyada ondan daha güzel bir şey yoktur. Celia ile olmanın her şeyi riske etmeye ölmeye bile değer olduğunu düşünmüştür. İyi bir insan değildir. Ona istediğini verip hak ettiği gibi sevemezdi. Hep açgözlü, öfkeli, korkunç, intikamcı, bencil, kendine ait olmayanı alan, yoluna çıkan herkesi inciten, yaptıklarından pişmanlık duymayan bir adam olduğunu düşünmüştür. İnsanlar onunla aynı havayı solunmaktan bile tedirgin olurken Celia içindeki canavarı görse de onunla olmaktan korkmamıştır. Onun için asla iyi olmasa da hayatının geri kalanını yeterli olmaya çalışarak geçirecektir. Fakat Celia onun kalpsiz olduğunu düşünmemiş ve ondan vazgeçmemiştir. Celia'nın babası için Corrado en iyi adamıdır ve kızının onu yumuşatmasını, içindeki canavarı evcilleştirmesini istememiştir. Çok geçmeden ilişkilerine onay vermiş ve ikilinin ilişkisi başlamıştır. Corrado için Celia dışında hiçbir şeyin önemi olmamıştır. Onu kötü hissettiren her şeyi yok ederdi. Bu kadar değerli bir şeye acı çektirecek kadar zalimi çekinmeden öldürürdü. Farklı düşünceleri olsa da onunla asla kavga etmeyecek, bağırmayacak, vurmayacaktır. Başka biri yaparsa da yaşatmazdı. Nişan partilerinde Corrado'nun annesi yine çok içip olay çıkarmış, yanlarında çalışan köle Maura'ya kocasına saldırmıştır. Kocası müdahale etmeseydi Corrado'yu da öldürecektir. Düğünlerinde ise Corrado tutuklanmıştır. Celia'nın kocasını gelinliğiyle kurtarmak için gittiği tutuklanma düşündüğü gibi alışkanlık olmuştur ve olaylar hiç eksilmemiştir. Corrado verilen her işi yapmış, çok çalışmıştır. Her cinayetten sonra eve dönmeden karısına çiçek almıştır. Gitgide daha fazla çiçek almaya başlamıştır. Kevlar Katili olarak anılmaya başlamıştır. Sonunda ekibe alınmış ve oda ekibini kurmuş çok para kazanmıştır. Sadece Celia ve onun olduğu anlar için yaşamıştır. Onun istediği ihtiyaç duyduğu şey olmaya çalışmıştır, bir yanını onun için lekesiz tutmayı başarmıştır. İçinde yaşayan çirkinliği, çevresindeki anarşiyi masum bir çocuğa bulaştırmayı istememiştir zaten çocukları da olmamıştır. Celia kardeşi Vincent'in çocukları ile ilgilenmiştir. Corrado'nun anne ve babası ölmüş, Celia'nın babası, Maura ölmüştür. Corrado ise kardeşi gibi gördüğü Vincent'i iyiliği, karısına kavuşması için öldürür. Kendisi gibi adamların çok yaşamadığını, bir gün karısına onu hiç bırakmayacağına dair verdiği sözü tutamayıp öleceğini bilir. Adliyeden çıkarken seni bu hale getiren ne sorusundan beri kendisini bugün olduğu adam yapan şeyin ne olduğunu merak etmiştir. Dünya ona haksızlık etmiş onu bu hale getirmiştir. Belki herkes ondan nefret ediyordu ama kötü adamlar olmasaydı süper kahramanlar olmazdı. Serideki diğer kitap gibi yavaş ilerliyor ama okutmayı başarıyor. Diğer kitaptaki Vincent Maura ikilisinin yaşadıkları, Maura'ya tecevüz edilmesi, aşkları, Vincent'in sevdiği kadın için babasıyla mücadele edip onun için babasının işlerine katılması, evlenmeleri, Maura'nın intikamını almak için tecavüz edenleri öldürmesi, hayalinden de vazgeçmeyip çok çalışıp doktor olması, Carmine'nin doğumu, Dominic'i evlat edinmeleri, Maura'nın Haven'i kurtarmak istemesi, ölümü, Haven ve daha ilerisi bunları de okumuş oluyoruz. Bu kısımları okumakta keyifliydi.
Baskı: Sempre (Sempre,#1)
Haven köledir. Bir çiftlikte annesi ile her şeyden habersiz, zorluk ve acı içinde yaşamıştır. Yardım bulmak için kaçtığında Dr. Vincent DeMarco onu bulur ve onu satın alır. Ya gidecektir ya da ölecektir. Böylece Haven Vincent ile gider. Onu güvenli, istediği zaman girip çıkamayacağı evine götürür. Carmine ve Dominic adında iki oğlu vardır. Köle olan ölmüş karısı köle Haven'ı kurtarmak istediği için kurtarmıştır. Vincent tanınan bir adamdır. Yetenekli doktor, varlıklı, kendini çocuklarına adamış, bekar bir baba olarak tanınır. Fakat maskesinin arkasındaki adamı çok az kişi tanır. Genetik bağı olmayan farklı bir aileye sahiptir. Kan ve yeminle kurulan bir ailedir. Mafyalardır. Haven'ın sadakatini bekler ve gps sayesinde kaçarsa onu bulabilecektir. Onlarla rahat olmasını ister, özgürce konuşabilecektir ve artık orası onunda evidir. Haven'in ilk kez odası, yatağı, hiç sahip olmadığı görmediği kıyafetleri eşyaları, evi olur. Evin işlerini yapmaya başlar. Herks için basit olan şeyleri ilk kez görüp yapar. Dominic ile iyi anlaşırken Carmine'den kaçar. Ona karşı ne olduğunu anlayamadığı duygular hisseder. Çok geçmeden kimsenin yanında kendini güvende hissetmeyip güvenmemişken ona güvenir. Kalbine karşı koyamaz bir şeyin parçası hisseder, aitmiş gibi hisseder. Carmine yalanlardan başka bir şeyle çevrili olmayan bir dünyada yaşar. Mafya babasının varisidir. İstediğini istediği zaman alan, hayatı üzerinde kontrol sahibi olmak isteyen, annesinin ölümünü hala atlatamamış, kavgacı, isyankar biridir. Sürekli kavga ettiği saygısız davrandığı için babası ile hep mücadele içinde olur. İnsanlara gösterdiği görünümünün altında ise yaralı biridir. Daha önce kimse onu anlamamıştır ve anlaşılmak ister. Haven kendisinden kaçtığı için önce ona rahatlaması için zaman verir. İlk görüşte aşka, ruh eşine inanmazken birdenbire hayatına giren Haven ona farklı hissettirir. Çok geçmeden Haven için iyi olmak ister. Vakit geçirdikçe yakınlaşmaya başlarlar ilişkileri başlar. Carmine için Haven en iyi hediyesidir. O yokken boğulurken Haven onu kurtarır. Kaderi olduğunu, birbirlerini kurtarmak için onun getirildiğini düşünür. Haven için en iyisini yapmak ister. Haven'de seviyordur. Carmine için ölürdü. Onun yaşaması için her şeyden vazgeçerdi. Yeni hayatı güzeldir istediğini yapabiliyordur Carmine ile mutludur fakat tabi ki sorunsuz olmaz. Mafya olayları, kaçırılma, yaralanmalar derken kitap biter. Haven yaşadığı tüm acılara, zorluklara rağmen çok güçlü bir karakter. Carmine'nin Haven için yaptıkları, özgür mutlu olması için yaptıkları, aşkları çok güzeldi. Biraz yavaş ilerlese de güzeldi.
Baskı: Hırsız (Love Me With Lies #3)
Caleb Olivia'yı üç kez kaybetmiştir. İlk sefer sabırsızlığına yenilmiş, ikinci sefer ağır bir yalana yenilmişler üçüncü kez Olivia'nın kocası Noah'ya yenilmiştir. Kocasını araştırmıştır iyi bir adamdır ama kim olursa olsun Olivia için yeterince iyi olamayacağını düşünür. Olivia ona göre bir sanat eseridir. Kişiliğini, sert kişiliğinin ardındaki güzelliği nasıl göreceklerini bilmeleri gerekirdi. Yaralı olan Olivia kendisinin en büyük düşmanıdır ve verdiği kararlarla mutluluğunu sabote ediyordur. Fakat onu kusurlarıyla ister. Olivia her zaman onundu ve her zaman onun kalacaktı. Son on yıldır ikisi de zıt yönlere koşmuş her geri dönüşlerinde çarpışmışlardır. Bazen birbirlerini aradıkları için bazen de kaderden dolayı olmuştur. Defalarca ondan uzaklaşmaya çalışmıştır ama nafiledir. Damarlarında kandan çok o vardır. Olivia'yı ilk gördüğünde sanki hayatı boyunca başka bir kadını görmemiş gibi hissetmiştir. Buz gibi sinirli kadını kovalamaya karar vermiş, kendisi ile çıkması için yalvarmıştır. Onunla bir kez çıkmak için o basketi beş yüz kere kaçırabilirdi. İlk kez reddedilmesine rağmen onu unutamayıp her yerde onu görmüştür. Jessica ile birlikte olduktan sonra her şey istediği gibi giderken onun kürtaj yaptığını öğrenmiş ve ayrılmışlardır. Sonra Olivia geri gelmiştir. Ait olduğu kişi odur. Bencil, kendini düşünen Caleb onu çok sevdiği için, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için değişmiştir. İnatçı, mücadeleci, öfke dolu Olivia'nın her santimini istemiştir. Onun duvarlarını yıkmak için savaşmıştır. Tek istediği ondan sevdiğini söylemesi olmuştur. Bir buçuk yıl boyunca arzularına, ihtiyaçlarına karşı direnmiştir. Hayatının her günü onunla birlikte olmayı reddetse de yine onu seçerdi. Hayatında hiçbir kadını onu istediği kadar istememiştir. Annesinin söylediği gibi felaketi olacak olsa da razıdır. Evlenme teklifi etmek için yüzük almıştır ve teklif edeceği gece onlar için inşa edeceği ev ile ilgili konuşurken Olivia onları görmüş ve yanlış anlamıştır. Bir buçuk yıl boyunca ona babasına benzemediğini göstermeye çalışmış ama o babasına benzemekle suçlamıştır. Yıllar sonra tekrar bir araya geldikten sonra Olivia gidince peşinden gitmiştir. Onun gittikten sonra düşük yaptığını ve arkadaşlarının söylediği gibi onu bırakmasının daha iyi olacağını düşünüp karşısına çıkmamıştır. Leah suçsuz bulunduktan dört ay sonra boşanma davası açmıştır. Leah ile evlenerek hata yapmıştır, içinde ölüyken birini mutlu edemezdi ve üstelik Leah gerçek Caleb'i tanımıyordur. Olivia'ya tekrar gidecekken Leah'ın onu terk ettiği için uyku ilacı içtiğini üstelik hamile olduğunu öğrenmiştir. Boşanırsa bebeği doğurmayacağından birlikte kalmayı kabul etmiştir. Hamile olduğunu söyleyerek onu kandırmış düşük yaptığını söylemiştir. Roma'da düşük yaptığı, kardeşi intihar ettiği için Leah'ı bırakamamıştır. Leah ile Roma'dan sonra tekrar denemiş ve ayrılmışlardır. Leah hamile olduğunu söyleyince yalnız olduğundan ve Olivia'nın başkası ile görüştüğünü bildiğinden Olivia'nın boşluğunu doldurmak için geri dönmüştür. Beş yıldan sonra Leah ile kötü bir şekilde ayrılmışlardır. Olivia ile ayrılınca onlar için hayal ettiği evi inşa edip döşemiştir. Leah ile evlendikten sonra bile evi tutmuş sürekli temizletmiştir. Birbirlerinden kopamamışlar birbirlerine isimsiz hediyeler göndermişlerdir. Tekrar tekrar birbirlerini hatırlatmışlardır. Olivia gelip arkadaş olmayı denemelerini önerir birbirlerinden uzak kalamıyorlardır. Üniversitede kürtaj yaptıran eski sevgilisi Jessica ile tekrar birliktedir. Onunla Olivia ve kocasının evine yemeğe bile giderler. Bir yıl boyunca Olivia'dan haber alamaz ve kendisine iyi gelen Jessica ile ilişkisi devam eder. Olivia yeniden ortaya çıkar ve ondan kocasını terk etmesini ister. Vazgeçmeyecektir. Aralarında ki şey bitmemiştir ve asla da bitmeyecektir. Evli olduğu beş yıl boyunca taktığı yüzüğün Olivia'nın yüzüğü olsaydı diye düşünmediği tek bir gün bile olmamıştır. İstediği bebeği Olivia'ya vermek ister. Kız arkadaşı evde ondan evlenme teklifi beklerken eski kız arkadaşına bebek teklifi eder. Hemen sevgilisinden ayrılır. Olivia'ya olan duygularından dolayı yine birini incitse de Olivia olmadan yapamaz onsuz her şey karanlıktır. İçinde ki en iyiyi ve en kötüyü çıkaran Olivia kendisine dönsün diye ikna etmeye çalışır yalvarır. Olivia kocasını sevse de hiçbir şeyi Caleb'i sevdiği kadar sevmez. Caleb Roma'da onu değil karısını seçtiği için canı çok yanmıştır. Onunla evlenmeliydi ve bebek onun olmalıydı. Kocası ailesinde olan bir hastalığın çocuğuna geçmesini istemediği için çocuk istemez ve onu terk eder. Evliliklerine ara vermişlerdir. Dayanamaz ve Caleb ile birlikte olmaya başlar biraz vakit geçirirler ve Leah tekrar ortaya çıkar. Yalan söylemiştir ve Estella Caleb'in kızıdır. Leah birlikte olmalarını istemez ve Olivia çocuğu onu incitmek için kullanacağını bildiğinden çocuk etkilenmesin diye ayrılmak ister. Fakat Caleb emindir artık kimse onları ayıramayacaktır. Olivia onun hastalığıdır. Tam on yıl sonra bu hastalığı başka kadınlarla iyileştiremeyeceğini nihayet anlamıştır. Fakat Olivia kocasını seçer ve tekrar ayrılırlar. İki yıl ayrı kaldığını sandığı kızının ondan olmadığını öğrenir yeniden yıkılır ve çok geçmeden bir yanlışlık olduğu ortaya çıkar. Kızı ile kavuşmuşken kızını ona getiren annesi ve üvey babası geçirdikleri kazada ölür ve kızı ölümden kurtulur. Bu süreçte Olivia hep yanında olur Leah'ı tokatlayarak tehdit eder ve velayet davasından vazgeçirir. Olivia tekrar düşük yapmış ve kocası ile ayrılmışlardır. Yıllar sonra nihayet bir araya gelirler. Hiç evlenmemişlerdir Olivia iki kez düşük yaptıktan sonra kanserden dolayı rahmi alınmıştır ve hiç çocukları olmamıştır. Leah ise tekrar evlenmiş oğlu olmuştur. Estella ise dokuz yaşında ikili ile yaşamaya başlamıştır. Caleb daha çok savaşsaydı Olivia daha az savaşsaydı daha erken birlikte olacak olsalar da sonunda her gün mutlu yaşarlar. Bu kez Caleb'in ağzından yine bir geçmiş bir günümüz olarak anlatılır olaylar. Üç kitap boyunca üçlünün gözünden tekrar tekrar olayları ve onların neler yaptığını okuyarak tüm macerayı öğreniyoruz. Noah ve Olivia'dan da bir bölüm vardı. Olivia en az sevdiğim karakter. İkiliyi birlikte sevmedim. İkili hep birbirlerini çok sevdiğini söyleyip unutamasa da başka ilişkilerden de kopamaz. Boş yere uzatılmıştı. Ne hastalıklı, takıntılı bir üçlüydü. Üçü de birbirinden beterdi. Entrikaya, olaya doyulan bir seriydi.