ebrusner
@ebrusner

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Balayı
10/1018.10.2020

Baskı: Balayı

Honey altı yaşında annesiz kalınca teyzesinin yanında Silver Gölü Lunapark'ında yaşamaya başlamıştır.Annesinin ölümüne alışamayan Honey sürekli ağlayınca eniştesi onu Kara Şimşek'e yani hız trenine bindirir, önce korkan Honey daha sonra alışır ve yaşamaya dair umudunu yeniden kazanır. Bundan sonrada Kara Şimşek'in hayatında özel bir yeri olur. Bir süre sonra eniştesi ölüp, teyzesi bir şeyler ile uğraşmayınca Honey lunaparkı çekip çevirmek zorunda kalır. Teyzesi ve kuzeni tek ailesi olduğundan onları bir arada tutmaya çalışır onlara bakar, idare eder. Kuzeni büyük olmasına rağmen Honey kuzenine bakar doğruyu yanlışı ayırmayı,hayatını nasıl devam ettireceğini öğrenmeye çalışır. On altı yaşına geldiğinde Kara Şimşek kaza sonucu kopunca mühürlenir ve onarım yapılmayana kadarda faaliyete geçmeyecektir. Honey lunaparkı kurtarmak,aileyi bir arada tutmak için güzel olan kuzeni Chantal'ı güzellik yarışmasına koyar. Birinciye verilen ödülle de kuzenini Amerika'da ünlü bir dizinin çekimleri için oyuncu seçmelerine götürür. O seçmelere gidiş sürecinde Honey'in yaptıkları o isteği o kadar belliydi ki hayran oldum o yerleri okurken. Chantal oyuncu olmak istemediğinden seçmelerde de gerekli başarıyı gösteremez ama Honey ünlü kovboy Dash Coogan sayesinde oyuncu olarak seçilir ve dizide Dash’ın kızı Janie’yi o oynar. Böylece yeni bir dönem başlar. Yaşı on altı olmasına rağmen Honey yaşını göstermez, dizide de on üç yaşında olduğundan çocuk yıldız olarak parlar yaşı ise hep gizli tutulur. Dizide ki rol arkadaşı Eric Dillon'a ise görür görmez aşık olur. Eric yakışıklı,başarılı bir oyuncudur. Kardeşini sürdüğü arabada kaza yapmaları ile kaybetmiş ve bunun suçluluğunu yaşar. Honey sürekli peşinde gezip ilgisini istediği zamanlarda onu kardeşine benzettiği için ondan uzak durur masum insanları hayatına almak istemez. Dash ise kırk yaşında bir kadına bağlı kalamadığı için 3 evliliği de yolunda gitmemiş, çocuklarına babalık yapamayan, alkol ile mücadele eden,vergi borcunu ödemek için diziye başlayan yakışıklı kovboydur. Dash önce Honey'e iyi davranır ama Honey sürekli peşinde gezince birden oda mesafe koyar. Kendi içinde kızın içindekileri dolduramayacak kadar boşluk olduğuna kendi çocuklarına bile babalık yapamamışken ona nasıl babalık yapacağını düşünerek uzaklaşır. Honey sevmek ve sevilmek ister,bir ailesi olsun ister bu yüzden kendi sırtından geçinen asalak kuzeni,teyzesi,onların kocalarını ne yaparsa yapsınlar evinden atamaz. Her gün o kadar çalıştıktan sonra eve gelip birde onlara yemek yapar o halleri beni çok üzdü. Herkes ile konuşmaya çalışmasına rağmen sette kimse Honey ile konuşmayınca,ilgilenmeyince bir süre sonra kaprisli davranmaya başlar. Honey'i yola sokan ise Dash olur. Yıllar geçtikçe Honey de serpilmeye başlar. Ona hep yardımcı olan diziden tanıştığı aynı zamanda Dash'ın eski sevgilisi de olan Liz sayesinde kıyafetlerini,saçını düzeltir. Tamamen değişir. Fiziksel değişikliği ile birlikte ruhsal olarakta değişir. Eric'e olan çocukça ilgisi tamamen son bulur. Eric de hamile olan sevgilisi ile evlenip diziden ayrılır. Honey ise tekrar yanında olmaya başlayan Dash'a aşık olur. Dash'ında duyguları değişmiştir bir süre devam eden kıskançlık ve kaçmadan sonra dayanamazlar ve her şeye rağmen evlenirler. Evlenince de bir sürü problem ile karşılaşırlar dizi biter,basın tarafından aşağılanırlar, Dash'ın kariyeri büyük bir darbe alır ve ikinci sınıf filmlerde ki rolleri kabul etmek zorunda kalır. Her şeye rağmen ikilinin sevgisinde hiç azalma olmaz daha çok bağlanırlar. Honey kocasını o kadar seviyor ki ona sahip olduğu için şükreder. Tam her şey güzel yolunda derken beş yıllık güzel evlilik Dash'ın öldürülmesi ile biter. Dash'ın öldürüldüğü yerde çok üzüldüm Honey tam bir aile kurdu derken tekrar yalnız kalır. Kocası öldükten sonra o kadar kötü olur ki aşkına inanmayanlar için kanıtlama gibi olur bu sayfalar. Zor günlerinde Honey Kara Şimşek'i tamir etmeye gider. Tüm parasını harcar hatta borçlanır da ama umursamaz tek istediği bir an önce bitirmektir böylece kocasını bulabilecek, kendini özgür kılabilecektir. Lunaparka Eric gelince de ikilinin yolları yeniden kesişir. Dizi bittikten sonra birbirlerini görmemişlerdir. Eric'in evliliği bitmiştir. İkiz kızlarına eski eşi cinsel taciz uyguladığına inandığı için onları babalarından ayırmıştır. Eric ise bu durumu kabullenemez bu yüzden zor bir dönemdedir. İkili tekrar bir araya gelince bir şeyler olur. Honey önce çok zorlansa da kendisini Dash'a ihanet ediyormuş gibi hissetse de birbirlerinin yaralarını sararlar ve Honey'in hep istediği aileyi kurarlar. Yazarı çok severim bütün kitaplarında beni bağlayan bir şey olur mutlaka. Bu kitapta ismine bakınca yumuşak bir aşk hikayesi bekledim ama öyle olmadı. Yumuşak bir aşk hikayesinden çok daha fazlası vardı. Kitapta inatçı,zeki,cesur,aileye hasret, aile kurmayı çok isteyen,onu koşulsuz olarak sevecek,tüm kalbiyle karşılık verebileceği birisini isteyen bir kızın hayat yolculuğunu okuyoruz. Kitap bölüm bölüm bir dönem bitip bir dönem başlıyor hissi veriyor. Honey ile birlikte büyüyor onun o savaşını, mücadelesini,aşkını en ince ayrıntısına kadar hissediyorsun. Normalde ikinci kez evlenen kadın karakterler ikinci evliliklerinde ilkinde olandan daha fazla bir duygu hissediyor olurdu ama bu kitapta kesinlikle böyle bir şey hissetmedim hatta Honey'in Dash'a olan sevgisi bana göre daha özeldi, çok güzeldi. Çok sevdim aşklarını etkilendim. Açıkçası ilk sayfalarda sıkılmıştım ama öyle güzel bir yolculuk okudum ki etkilenmemek elde değil.

Baskı: Ah Şu Kalbim (Chicago Stars, #5)

Molly, Chicago Stars'ın sahibi Phoebe'nin kardeşidir. Aslında yabancı olmadığımız bir karakter. On beş yaşından beri onu ablası ve eniştesi büyütmüştür. En kötü zamanlarında babasının olduğundan daha iyi ebeveynler olmuşlardır. Molly çocuk kitapları yazar Tavşan Daphne serisi. Duygusal olarak çok sık gel gitler yaşar ve bu yüzden hayatını bir türlü yoluna koyamamıştır. Umutsuz bir aşkı vardır Chicago Stars'ın efsanevi oyuncusu Kevin. Kevin Chicago Stars takımı ile bütün kariyerini onu fark etmeden geçirmiştir. Ama artık canına tak etmiştir karşılıksız aşktan bıkmıştır. Kevin için önemli olan tek şey Amerikan futbolu ve uluslararası modellerdir. Bir süredir de takım kaptanlığı kişiliğinden beklenmeyen umursamazlıklar yapmaya başlamıştır. Sahada ki performansını tehlikeye atacak bir şeyler yapması daha önce görülmemiştir. En son hava sörfü yapınca sabırlar taşmıştır. Bu olaylar yüzünden toparlanmak için patronların evine gider ne tasadüftür ki Molly de oraya gelir. Mecburi bir ev arkadaşlıkları olur, bu ev arkadaşlığı ise mecbur kaldıkları bir evlilik ile sonlanır. Sevdiğim yazarın yine harika bir kitabı. Kevin aslında tanıdığımız Kevin gibi değildi nedense karakterler kendi hikayelerinde önce ki kitaplardan çok farklı oluyorlar. O neşeli halinden eser yoktu ama tabi ki o görünüşün yansıtılanın altında neler ne hüzünler yaşandığını da öğrenmiş olduk. Nasıl olursa olsun Kevin'i seviyorum. Cal ve Jane çifti ile dostluğu devam ediyordu. Phoebe ve Dan çiftini de sık sık gördük seviyorum bu çiftleri. Molly'nin yazdığı kitaba bayıldım. Sonunu tahmin etmek zor değil ama harikaydı bence, bu çift böyle bir sonu hak etmişti. Yine bu kitapta da ikinci bir aşk vardı ama ben çifti sevemedim. Yazara ve bu farklı farklı güzel hikayelerine bayılıyorum.Hiç sıkmadan güzel ilerleyen bir kitaptı sevdim.

Baskı: Aşk Kapıyı Çalınca (Wynette, Texas Serisi 5)

Yazar ile tanışmamı sağlayan kitap. Georgie York Amerika'nın en sevilen dizisinde oynayan başarılı bir oyuncu iken dizi birlikte oynadığı Bram Shepard yüzünden bitmiştir. O dönem bir yakınlaşmaları da olsa Bram sonrasında umursamayınca İkili birbirinden nefret etmeye başlamıştır. Georgie yıllarca o dizide ki başarısını bir daha yakalayamamıştır. Kocası da başka bir kadın için kendisini terk edince hayatı olmadığı kadar kötü bir hale gelmiştir. Üstelik gazeteciler sürekli peşindedirler. Eski eşinin yeni eşi ile olan mutlu evliliği hep gözüne sokulur. Artık dayanamaz hale gelen Georgie sahte bir sevgili, sahte bir evlilik ayarlamayı bile düşünür. Bu sıralar da içine düştüğü her durumda yanında olan nefret ettiği Bram vardır. Kafa dağıtmak için gittiği Vegas'ta karşısına çıkan kişi yine Bram olur. Üstelik sabah aynı oda da uyandıklarında evlidirler. Bram kötü bir çocukluktan sonra umursamaz,sorumsuz,eğlence düşkünü biri haline gelmiştir. Başarılı dizisi bittikten sonra iyi bir rolde bir daha oynama fırsatı bulamamıştır. Ama o eski alışkanlıklarından kurtulup kendisini toparlamayı başarmıştır. Bir zamanlar nefret ettiği Georgie ile bir sabah evli uyanınca hayatı tamamen değişmeye başlar. Önce boşanmak isteseler de o sıralar gazeteciler zaten sürekli peşlerin de oldukları için boşanmayı ertelerler. Hatta Georgie yeni bir olayı daha kaldıramayacağı için evli olarak kaldıkları her ay için Bram’e para ödemeyi teklif eder. Göstermelik evliliklerine başlayan ikili karşı koyamadıkları bir çekim duymaya başlayınca işler iyice değişir. Evlilik süresince ikili önce göstermelik evliliklerinde mutlu bir çift imajı çizerken, bir yandan hayalleri ile ilgilenmeye bir yandan hesaplaşmaya bir yandan da başka insanlarla uğraşmaya başlarlar. İşin içine kıskançlıklar ortaya çıkan aşk da girince kitabın nasıl bittiği anlaşılmıyor. Kitap önce aralarında bir şey geçse de sonrasında birbirinden nefret eden iki insanın zamanla birbirine olan aşkını çok güzel bir şekilde anlatıyor. Okurken çok eğlendim, ikiliyi çok sevdim. Akıcı güzel bir kitap.

Baskı: Küçük Bir Hayal Kur (Chicago Stars, #4)

Rachel kötü bir şekilde ayrılmadığı kasabaya üç yıl sonra beş yaşındaki oğluyla dönmek zorunda kalır.Oğlu yaşına göre ufak tefek,zayıf,geçirdiği neredeyse ölümüne sebep olan hastalıktan dolayı soluktur.Her zaman içine kapanık olan oğlu son bir kaç aydır daha da ürkek,yaşına göre olgun davranan birine dönmüştür. Hurda bir araba ve çok az sayıda ki eşyalarından başka bir şeyleri yoktur. Üstelik kasaba halkı da kendisine düşmandır. Arabası kasabaya girdikten sonra bozulur bu tam bir hüsran olur çünkü arabayı tamir ettirebilecek ne parası vardır ne de arabası olmazsa kalacak bir yerleri. Arabasının bozulduğu yerde açık hava sineması vardır. Orada ki elaman ilanını görür son şansı olan bu işi almaya kararlıdır. Fakat kendisine işi vermemeye kararlı bir patronla karşılaşır böylece bu iki inatçı için macera başlar. Gabe'i önce ki kitaptan tanıyoruz karısı ve oğlunu kaybettikten sonra resmen hayata küsmüştür. Hayatında kimseyi istemez özellikle de ona karısını ve çocuğunu hatırlatacak birilerini. Gabe kitap boyunca sinir olunacak tavırlar sergilese de ona kızamadım çünkü altında yatan sebep açıktı. Gabe verdiği mücadele ve sonrasında ki tavırlarıyla zaten kendini affettirdi. Bu seri resmen bağımlılık yaptı. Hayran kaldım seriye ne harika bir yazar ne harika kitaplar. Yine öyle harika bir kitapla seri devam ediyor. Kitap çok ama çok güzeldi. Rachel'e bayıldım ne cesur savaşçı bir anneydi çocuğu için yaptıkları mücadelesi okurken hayran oldum. Oğluna bayıldım küçücük yaşında yaşadıklarından sonra ürkekliği, bazı yerlerde ki konuşmaları o kadar üzdü ki. Kitap boyunca duygulandığım çok yer oldu ama okumaktan çok keyif aldığım eğlendiğim yerlerde oldu. Kitapta Cal- Jane çiftini de sık sık gördük. Yine ikinci bir aşk vardı Ethan ve Kristy. Ethan'ı önce ki kitapta sevmiştim hikayesini okumak güzel oldu. Yazar yine harika bir son yapmıştı. Kitap boyunca üzüldüğüm çok yer olsa da kitabı yüzümde bir gülümsemeyle bitirdim. Yazara bayılıyorum.

Baskı: Sensiz Olmaz (Chicago Stars, #3)

Yazarın harika bir kitabı daha. Cal Stars'ın oyun kurucusu otuz altı yaşındadır ama yaşlandığını düşünmez. Bu konuda biraz takıntılıdır. Otuz altıncı yaş günü hediyesi olarak takım arkadaşları ona bir kadın vermek ister. Çünkü Cal müşkülperest, huysuz,geçinilmesi zor bir adamdır. Bombacı olarak ün salmış biridir. Amerikan Futbol Konferansı'nda en üst sırada yer alan bir oyun kurucu ve efsanedir. Yirmi iki yaşından büyük kızlarla çıkmaz. Takım arkadaşlarını bıktırdığından ona bir kadın bulunca kendilerini rahat bırakacaklarını düşünürler. En son ki sevgilisinden ayrıldığından beri kimse ile olmamıştır. Sevgilisi yirmi bir yaşında yüzük beklemekten sıkılarak başka birine kaçmıştır.O günden sonra Cal sadece futbol maçlarını kazanmaya odaklanmıştır.Her hafta yeni bir kızla çıkıp,takım arkadaşlarına zor anlar yaşatıyordur. Bulacakları kadının basit bir kadın olmaması gerekir ve bu konuda Stars oyuncularına düşkün Jodie'den yardım alırlar. Jodie'de tabi ki birini bulur komşusu Jane Darlington. Jane bir fizik profesörü olan bir dahidir. On dört yaşında üniversiteye başlayacak kadar zekidir. Çok zeki olabilir ama ilişki konusunda başarısızdır. Tek bir ilişkisi olmuş onda da terk edilmiştir. Onu üzen aslında terk edilmek değildir.Yaşı ilerler ve çocuk sahibi olmak ister. IQ'su yüksek olduğundan küçükken bunun sıkıntısını çok çekmiştir ve kendi çocuğununda aynı sıkıntıları yaşamasını istemez. Aptal bir baba bulursa durumu eşitleyeceğini düşünür. Cal'ın röportajını görünce ne kadarda aptal tamda çocuğumun babası olabilecek biri diye düşünür. Bunu söylediği anda komşusu yardımına koşar ve bir anda kendini pembe kurdaleyle Cal'ın doğum günü hediyesi olarak bulur ve olaylar başlar. İlişkileri güzel başladı güzel bitti. Bayıldım onlara. Okurken çok eğlendim nasıl bitti anlaşılmıyor. Ah birde Cal'ın anne ve babasının hikayesi vardı bazı yerlerde beni hüzünlendirdi ama iki çiftte harikaydı. Yazarın kadın karakterleri hemen affetmeyen türden buda harika akılsız erkekler için gerekli. Yazara bayılıyorum tavsiye edilir.

Baskı: Kalbinde Bir Yer Aç (Chicago Stars, #2)

Gracie otuz yaşlarında bir huzur evi işletir. Şans ona da gülünce yapım şirketinde çalışmaya başlar. Dış güzelliğinden çok iç güzelliği olan biridir. Bu yaşına kadar kötü bir davranışı olmamış, tutucu bir hayat yaşamıştır. Kendine yeni bir hayat kurup yeni deneyimler yaşamak ister. Bunun içinde çalışması gerekir ve önünde zorlu bir işi vardır. Bobby Tom'un yaşadığı sakatlık yüzünden futbol hayatı bitmiştir. Çok yakışıklıdır ve bir kadının aradığı tüm özelliklere sahip olduğundan oldukça popüler biridir. Kariyeri bitmişken yeni bir işe atılır doğduğu kasabada çekilecek bir filmde oynayacaktır. Yapım şirketi de kendisini bir an önce sete götürmesi için Gracie Snow'u gönderir.Tabi bu durum Bobby Tom'u memnun etmez. Gracie ile birlikte gitmemek için elinden geleni yaptıktan sonra birde onu atlatmaya çalışır. Fakat Gracie öyle azimli ki arabasının üzerine yatması gerekse bile vazgeçmez. Böylece yolculukları başlar ama Bobby Tom 'un uzatmaları ile gitmeleri gereken günden sonra gittikleri için Gracie işinden olur. Bu durumdan sorumlu olduğundan Bobby Tom bir kahramanlık yapar ve Gracie'i gizli ayarlamaları ile yardımcısı yapar. Gracie'nin artık her istediğini yapmak zorunda olduğu yeni bir patronu olur. Uzun aradan sonra yazarın yeni bir kitabını okuyorum. Gerçekten harika bu yazar okuyucuyu mutlu etmeyi biliyor. Gracie yaşam dolu bir kişilik olduğundan kitap boyunca kasaba halkı ve Bobby Tom için uğraşıp durdu. Ummadık bir anda kariyeri sona eren herkes gibi Bobby Tom'unda yaşadıkları, içine attıkları vardı ve Gracie ona öyle iyi geldi ki kendisi dahil herkes çok şaşırdı buna. Bir aşk daha vardı kitaptı onları da sevdim. Bobby Tom'un futbol testlerine bayıldım ayrıca aklının başına gelmesinden sonra verdiği mücadele hoşuma gitti.Hem güldüren hem hüzünlendiren çok güzel bir kitaptı. Tavsiye edilir.

Baskı: Tutkulu Aşk (Chinooks Hokey Takımı, #1)

Georgeanne Howard büyükannesi tarafından büyütülmüştür. Küçükken matematikten nefret etmiştir.Matematik ona baş ağrıları vermiştir. Okuma zorluğu çekip, başarısızlık yaşayınca öğretmeni büyükannesinden test yaptırmasını istemiştir ve disleksi olduğu ortaya çıkmıştır.Kendisiyle dalga geçileceğini bildiğinden kimsenin bunu öğrenmemesi gerektiğine karar vermiştir. Bu yüzden farklı alanlarda kendini geliştirmeye, kusursuz olmaya çalışmıştır. Kendisinden çok büyük ve çok zengin olan Chinooks Hokey Takımının sahibi Vigril Duffy ile evlenmek üzereyken yapamayacağını anlamıştır. Hep başının çaresine bakmaya çalışmıştır ama hayatındaki pek çok şeyde olduğu gibi başarısız olmuştur.Okulda,girdiği her işte başarısız olduktan sonra Virgil'i sevmeye kendisini ikna edebileceği konusunda da başarısız olmuştur. Düğünden kaçması ile olaylar başlar. Düğünden çıkan hokey oyuncusu John Kowalsky oradan kaçmasına yardım eder. John'ın bilmediği şey ise yardım ettiği kadın patronunun gelinidir. John iki kere evlenmiştir. En son altı ay önce Vegas'ta son kez akşamdan kaldığında uyanmış ve kendisini bir dansçı ile evlenmiş halde bulmuştur. Hayatı normalken Virgil'in kaçak gelini ile yakalanırsa ne olabileceğini düşünmek bile istemez. İkili bir gece geçirdikten sonra John kariyerini tehlikeye atmak istemez ve Georgeanne'i gönderir. Yıllar sonra yeniden karşılaşan ikili onları birbirine bağlayan şey yüzünden ayrılamaz hale gelir. Ortaya duygularda girince ayrılmak imkansız olur. Yazarın okuduğum ilk kitabı çok beğendim kitabı severek okudum. Georgeanne harikaydı,nefes almadan konuşmaları o kadar tatlı ve komikti ki hep yüzümde bir gülümseme ile okudum. Lexie muhteşemdi yaptıklarını konuşmalarını, kahkaha atarak okudum.Eğlenceli güzel bir kitaptı.

Baskı: Yaz Aşkım (Gospel,Idaho #1)

Nasıl bittiği anlaşılmayan bir Rachel kitabı daha. Hope, annesini bu sonbaharda kaybetmiştir. Babası yeniden evlenmiştir ve araları çok iyi değildir. Bir zamanlar evliydi.Evliliğinin ilk yedi senesi güzel geçmiştir. Yakışıklı ve başarılı bir plastik cerrah olan kocasına çok aşıktır. Son gecelerinde kocası kendisi ile birlikte olmuş sabah ise önüne boşanma kağıtları koymuştur. Kocası en yakın arkadaşına aşık olmuştur ve arkadaşı hamiledir. Elinde sadece kariyeri kalmıştır. Gazetede sahte birkaç isimle uzaylı hikayeleri gibi hikayeler yazar. Aylardır iyi bir iş çıkaramadığından ufkunu genişletmek amacıyla altı aylığına Gospel’e gönderilir. İnsanlardan ne iş yaptığını gizler. Daha kasabaya geldiği ilk anda ilgisini çeken biri olur kasabanın şerifi Dylan. Tabi oda şerifin baya ilgisini çeker. Dylan Pearl County'nin şerifi olan otuz yedi yaşında oğlunu büyütmeye çalışan bir adamdır. Kasabanın gözünde saygın bir kişiliğe sahiptir. Kasabada ki kadınların çoğu peşindedir. Genelde kayıp vakalarında aktif olarak çalışmayı tercih eder. Çalıştığı sırada moda dergilerinden fırlamış gibi görünen Hope adres sormak için durunca tanışmış olurlar. Hope'un altı aylığına kiraladığı ev kimsenin altı ay yaşayabileceği bir ev değildir. Dylan onun gibi spor bir araba süren,özel tasarım kıyafet giyen bir kadının Gospel'e tatil yapmaya geldiğine inanmaz fakat Hope ilgisini çeker. Ev ise Hope'un umduğu gibi değildir. Kendisine söyleyen yazlık ev ile alakası yoktur. Kötü haldeki,yarasalarla dolu evini temizletmeden oturması mümkün değildir. Ayrıca gelir gelmez kasaba halkı arasında büyük bir merak konusu da olur.Çok geçmeden Dylan ile yakınlaşmaları kaçınılmaz olur. Birbirlerinden sakladıkları sırlar olması yakınlaşmalarına ne kadar engel olabilir ki? Hope kasabaya koca ayak ve uzaylı bulmaya gelmiştir ama aşkı bulmuştur. İkiliyi okumak zevkliydi. Yazarın kitaplarında genel olan bir durum var mutluluk, hissedilenleri itiraf etmeye kadar olan ayrılık, erkeğin pişman olup gelmesi ile kadınların hemen kabul etmesi son sayfalarda sürekli olan bu olsa da seviyorum ben. Ayrıca değişik, dedikoducu kasaba halkı da çok eğlenceli artık olmazsa olmaz oldular.

Tesadüfler Adası
10/1018.10.2020

Baskı: Tesadüfler Adası

Yazarın güzel bir kitabı daha. Lola Carlyle ünlü bir iç giyim mankenidir. Nişanlısından ayrıldıktan sonra nişanlısı fotoğraflarını intikam için internette yayınlayınca resimler hemen yayılmıştır. Sürekli olarak bitmek tükenmek bilmeyen aşkını itiraf eden,ona her konuda güvenebileceğini söyleyen adam parasal sorunlarından kendini kurtarabilmek için bu fotoğraflarla kendini güvence altına almıştır.Hayatında başına gelmiş tüm küçük düşmelerin içinde en kötü olanıdır. Modemi ve bir kredi kartı olan herkes onun çıplak on beş farklı görüntüsünü görebilirdi. O resimlerin ortalıkta dolandığını bilmek onun için sonu gelmez bir rezillik,omuzlarında büyük bir ağırlıktır. Fotoğrafları geri vermesi,internetten kaldırması için eski sevgilisine yalvarmıştır. Para bile teklif etmiştir fakat geçen dört yıla rağmen ayrılıklarından dolayı hala öfkeli olduğundan kabul etmemiştir. Bu olanlar yüzünden kimse ile karşılaşmak zorunda kalmamak, kafa dinlemek için bir adaya gider. Adada katıldığı turda, teknede uyuyakalır. Uyandığında ise hareket halinde ki tekne tanımadığı bir adam tarafından kaçırılmıştır. Max Zamora hükümet için gizli işler yapan biridir. Görevde ölmek üzere iken peşinde ki adamlardan kaçmayı başarır. Boş olduğunu düşündüğü teknenin içinde biri olduğunu anlayınca işler karışır. Lola geri gitmek isteyince Max yakalanma riski olduğundan geri dönemez. Lola ısrar edince çıkardığı yangın teknede mahsur kalmalarını sağlar. Kurtarılmayı beklemekten başka çareleri kalmaz. Önce uzak dursalar da daha sonra birlikte vakit geçirmeye,birbirlerini tanımaya başlarlar .Aralarında hep bir çekim olsa da uzak durmaya çalışırlar. Çıkan bir fırtına onları bir adaya sürükler ama bu ada da Max'in peşine düşülünce macera,kaçma,kovalama hız kesmeden devam eder. Teknede ki maceralar,kaçmalar,ikilinin yakınlaşması, Lola'nın köpeği hepsini okumak çok keyifliydi. Yazarı seviyorum. Eğlenceli,keyifle okunan bir kitaptı. Ayrıca Lola'nın köpeği Babyy harikaydı.

Baskı: Aşktan Kareler (Truly, Idaho Serisi 3)

Truly kasabasında geçen güzel bir hikaye daha dedikoducu kasaba halkına baya alıştım. Natalie'nin evliliğinin son yılları hamile kalabilmek için uğraşarak geçmiştir. Tam hamile kalıp mutlu haberi kocasıyla paylaştığı günün sabahında kocasının çalıştığı yerde ki herkesi dolandırdığını ve genç sevgilisiyle kaçtığını öğrenmiştir. Kocası tutuklanmış kendisi de bu hayal kırıklığının ardından büyüdüğü kasabaya Truly'e dönmüştür. Yazarın kitaplarını okuyanların hiç yabancı olmadığı bir yer. Yıllar sonra hayatını düzene koyar bir fotoğraf dükkanı vardır. Kızı beş yaşına gelince yeni bir komşuları olur Blake. Blake Deniz hava kara altıncı timinden emeklidir. Harp tarihinde ki en ölümcül nişancılardandır.Babasının yolundan ilerlemiştir. Birçok ülkede düşmanla karşı karşıya gelmiş ülkesine hizmet etmiştir.Bir sandık dolusu madalyası,takdir şeridi vardır. Bir yıl önce donanmadan emekli olduktan sonra becerilerini kiralık katil işinde kullanmıştır.Özel bir askeri güvenlik şirketi için çalışmıştır. Alkol bağımlılığıyla mücadele halindedir. Bazen eski hatıraları canlanır, hayaller görür. Yine duygusal olarak çöküntüde bir erkek. Idoho'nun Truly bölgesinde bir eve taşınır. Natalie'nin yan evine taşınınca ikilinin yolları kesişmiş olur. Ayrıca bu evde önceden Nick ve Delaney çifti altı çocuğuyla yaşıyormuş. Birde Sırlar Aşka Engel Mi kitabından Mick Hennesey de vardı. Bu karakterleri çok sevdiğimden tekrar görmek mutlu etti. Unutmadan Blake'nin en yakın arkadaşı ise Vince oda sevdiğim karakterlerden. Natalie'nin kızına bayıldım çok tatlıydı. Gülerek okuduğum çok yer oldu. İkiliyi sevdim ama sonunu pek sevemedim. Yazarın diğer kitaplarından böyle sonlara alışığız ama bu diğerlerine göre daha azdı yarım kalmış gibi oldu. Her şeye rağmen hemen biten keyifli kitaplardan.

Baskı: İlişki Durumu: Karmaşık (Truly, Idaho, #1)

Bu aralar yazarın kitaplarını hız kesmeden okuyorum. Kitap Delaney'in üvey babası Henry'nin ölmesi ile başlar. Üvey babası beklentilerine göre davranıldığı zaman mükemmel bir baba olmuştur. Her zaman kontrolü elinde tutmuş Delaney'in hayatını kendi istediği yönde şekillendirmiştir. Taki, Delaney artık dayanamayıp özgür olmak isteyip bir de Nick ile bir olaya karışana kadar. Kasabadan uzaklaşıp hayatını kendi istediği gibi yaşamaya başlamıştır. Henry ile de tamamen görüşmeyi kesmişlerdir. Yıllar önce gittiği arkasında birçok dedikodu bıraktığı bu kasabaya cenaze için geri döner. Bir an önce gitme derdindedir. Üstelik karşılaşmak istemediği bir Nick vardır. Vasiyet okunur kendisine üç milyon dolar kalmıştır. Bunu alabilmesi için bir yıl kasabada annesinin yanında kalması gerekiyordur. Aksi taktirde miras Nick'e geçecektir. Nick içinde bir şeyler bırakmıştır. Onun içinde bir şart vardır. Bir yıl boyunca Delaney ile herhangi bir ilişkisi olmayacak yoksa miras Delaney'e kalacaktır. Nick meşru bir çocuk değildir. Babası yıllarca onu kabul etmemiştir. Babası yeniden evlendiğinde yeni karısı da babası da kendisini kabul eder umuduyla babasının evine gitmiştir. Babası karısının kızını kabul edip ona baba demesine izin vermiştir. Nick yıllarca beklemiş olmasına rağmen onu kabul etmemiştir. Üstelik kovmuştur. Bu olaydan sonrada Nick babasını istemez. Babası hastalığı nedeniyle öleceğini öğrendiğinde Nick ile iletişime geçmiştir. Çünkü bir varisi yoktur ve tek istediği bir torundur. Bunun için evlenmesine gerek olmadığını, tüm mirasını vereceğini, soyadını almasını söylemiştir ama olumlu bir cevap alamamıştır. Henry'nin vasiyeti sayesinde başlayan kovalamaca başta biraz durgun gelse de sonra çok iyi ilerledi. Henry'e sinir oldum. Öz oğluna tek bir şey vermemişken başkasının kızını kendi çocuğu gibi benimsemesi yaptıkları, Nick'in yaşadıkları üzücüydü. Yazarın okuduğum başka bir kitabında ikilinin evli ve ikizleri olduğunu okumuştum bunu bilmek güzel. Güzel bir kitaptı sevdim.

Baskı: Her Güne Bir Öpücük (Lovett, Texas Serisi 4)

Yazarın diğer kahramanlarından Vince Haven'in nişanlısı Sadie'nin babası iki ay önce ölmüş ve bir kız kardeşi olduğunu öğrenmiştir. Vince yakın arkadaşı Blake'nin ikizi Beau'dan Sadie'nin kardeşi Stella Leon'a ulaşmasını ister. Stella yirmi sekiz yaşındadır. Sadie'nin beş yaşındayken annesi ölünce Stella'nın annesi onun dadısı olarak çiftlikte işe başlamıştır. Üçüncü ayında annesi hamile iken babası ona para verip evine göndermiştir. Stella'nın hayatında sadece beş kez gördüğü babasının bıraktığı parası vardır ama bunu hiç kullanmamıştır. Hep küçük işlerde çalışmıştır. Şimdi ise barmaid olarak çalışmaktadır. Çalıştığı bardan çıkarken patronu ona asılır ve onu bu durumdan kurtaran Beau Junger olur. Beau ona kız kardeşinin kendisi ile konuşmak istediği haberi ile gelir. Stella görüşüp görüşmeme konusunda kafası karışmış durumda iken yeni bir sorun ile karşılaşır. Patronuna vuran Beau'u erkek arkadaşı sanmışlardır. Onun adını öğrenmek için evine gelen adamlar evinin önünde beklediklerinden evinden çıkamaz haldedir. Beau'ı arar ve onun sayesinde evden çıkar. Patronu bir mafyadır. İşinden olduğu gibi evine de gidemez hala gelir. Beau ona Teksas'a kardeşinin yanına gideceği bir uçak bileti verir ama Stella kardeşinin kendisini sevmeyeceği korkusu ile gidemez. Beau ise uçak korkusu olduğu için gitmediğini düşünür. Otobüs ile de gitmeyince onu götürme işi kendisine kalır. Beau otuz sekiz yaşında güvenlik şirketi olan bir deniz piyadesidir. Vince'e bir iyilik yapacakken işler kontrolden çıkar. Stella'ya karşı sorumluluk hisseder tabi başka duygularda. Sekiz ay kimse ile birlikte olmaz. Annesini sürekli aldatan babasına benzemek istemediğinden artık seveceği bir kadın karşısına çıkana kadar bekleme kararı alır. Bu kararı zaten zorken Stella işleri daha da zorlaştırır. Stella ise ilk kez sevdiği adamla birlikte olmak isterken ikilinin çıktığı yolculuk işlerini iyice karıştırır. İkili bir yandan duyguları ile uğraşırken bir yandan da yıllar sonra bir araya gelen kardeşler kaynaşmaya çalışır. Bir de Blake ve Beau arasındaki Batman Superman çekişmeleri var ki eğlenmemek elde değil. İkiliyi çok sevdim, eğlenerek okudum.Güzel bir son umudu ile kitaba devam ederken bir baktım ki son, resmen hevesim kursağımda kaldı. Hemen bitti. Çok kısaydı olaylar öyle kaldı son durumları öğrenemeden bitti .Bu son kitaba büyük bir darbe oldu.

Baskı: Gizemli Oyun (Writers, #1)

Yazarın yeni serisine merak ederek başladım konu ilgimi çekti. Lucy Rothschild sorunları olan adamları iyi tanır. Çok içmeyen,uçlarda olamayan,anne babasıyla yaşamayan,iyi,normal adamlarla tanışmak ister. İflah olmaz bir yalancı ya da dolandırıcı olmayan bir erkek ister. Esrarengiz gerilim romanı yazarıdır. Yeni romanında ki seri katil internette tanıştıklarını öldüren biridir. Bu yüzden internetten sahte bir kimlikle birçok kişiyle buluşup bunlardan nasıl öldürürüm diye kurgu oluşturur. Kitabı için son bir kurbana ihtiyacı vardır. Son bir buluşma ayarlar. Eğer son buluşmadan istediğini alamazsa başka bir şeyler bulmak zorunda kalacaktı. Son buluşacağı adam ise sert aşk adamıdır. Onda ilginç,merak uyandırıcı bir şeyler vardır. Su tesisatçısıdır. Her şey istediği gibi giderse son kurbanını bulmuştur. Böylece Quinn ile tanışır. Böyle bir adamın internetten kız aradığına inanamaz. Adamda ters giden bir şeyler olduğundan emindir. Quinn aslında dedektiftir. Kendisini eşi ölmüş hayatına devam etmeye çalışan bir tesisatçı olarak tanıtır. Oda internetten birileriyle tanışır. Amacı Lucy'nin romanlarında ki gibi olan cinayetleri işleyen katili bulmaktır.Katilde kurbanlarıyla internet üzerinden tanışır. Üç kurbanda yataklarında kelepçeli halde ölü bulunmuştur. Üçüncü cinayetten sonra bir seri katille karşı karşıya olduklarını anlamışlardır. Şüpheler Lucy'nin katil olduğunu gösterir. Fakat arada bir çekim var ve ikili birbirine karşı koyamaz. Böylece macera başlar. Başladığı gibi nasıl olduğunu anlamadan hemen bitiyor. İkili birbirleriyle araştırma yapmak için tanışmış olsa da güzel devam ediyor. Sertaşkadamı'nın Lucy'e günışığım demesi de beni baya etkiledi. Çok sevdim.

Baskı: Lanetli Talih (Writers, #4)

Yazarlardan Adele Harris ayrıldığı ve sürekli evinin önüne onda kalan bir eşyasını bırakan eski sevgilisi yüzünden dikkatimi çekmişti hikayesini beğendim. Adele Bilim kurgu fantezi roman yazar. Aşk hayatı ise berbattır. Son üç yıldır buluştuğu her erkek birer pislik olmuş pislik değilseler de hızla pisliğe dönüşmüşlerdir. Önceleri kendisinin bir pislik mıknatısı olduğunu,geri zekalıları çektiğini düşünmüştür.Ancak son zamanlarda başka şeylerden şüphelenmeye başlamıştır.Artık kendisinin lanetli olduğunu düşünmeye başlar.Sürekli kötü flörtlerle lanetlenmiştir. Üç arkadaşı hayatının aşklarını bulmuş ve evlenmişlerdir. Bir tek Adele bekar ve yalnızdır. Sürekli nedime ama asla gelin değildir. Üniversitede tanıştığı ilk aşkı Zach onu terk etmiştir. Lanetli talihi yüzünden biraz onu suçlar. Çünkü ilk aşkını kaybetmek ona kalbini o kadar kolay kaptırmayı öğretmiştir. Zach eskiden futbolla ilgilenmiştir ama sağlık sorunları nedeniyle artık koç. Ölen karısı kızına hamile olduğu için Adele'i terk edip onunla evlenmiştir ama mutsuz bir evlilik geçirmiştir. Adele eşi tarafından terk edilen ve hamile olan ablasının yardım isteğiyle doğdukları kasabaya döner. Ablası ve onun kızıyla ilgilenmeye başlar. Ne tesadüftür ki yeğeni ile Zach'in kızı arkadaş olurlar. Böylece eski aşıklar tekrar bir araya gelir. Kaçma kovalama olayı başlar. Adelenin lanetini ile olan mücadelesini okumak güzeldi. Ayrıca Adele fantastik türde yazıyor diye mi kitaba biraz doğa üstü olay eklenmişti bilmiyorum ama şaşırttı farklı olmuş. Tüm kitaplar boyunca dört arkadaş sürekli bir araya geliyorlardı ama neden erkeklerde gelmedi kaynaşmadı biraz onları da görseydik hiç fena olmazdı.

Baskı: Sırlar Aşka Engel Mi? (Writers, #3)

Yazar kızlardan Maddie'de sıra. Maddie bir yazardır. Seri katillerle ilgili yaşanmış cinayetler yazar. Beş yaşındayken annesi öldürülünce annesinin kedilerine bile kendisinden daha çok değer veren teyzesiyle yaşamaya başlamıştır. Teyzesi ölmeden önce annesinin günlüklerini kendisine vermiştir. Günlükleri okuduktan sonra yeni bir kitap yazmaya karar verir. Annesi ilişki yaşadığı evli bir adamın karısı tarafından öldürülmüştür. Kadın kocasını ve kendisini de öldürmüştür. Maddie işte bu hikayeyi yazmak için yıllar sonra kasabaya geri döner . İlk gittiği yerde annesinin barmen olarak çalıştığı öldürüldüğü bardır. Barın şimdi ki sahibi ise babasının yerine geçen Mick'tir. Mick çok ama çok yakışıklıdır. Kalpleri durduracak türden bir yakışıklılığı vardır. Annesi kendisini ve kocasını vurduktan sonra Mick ve ablasına büyükannesi bakmıştır. Yıllarca annesi ve babası ile ilgili fısıldaşmalara, iğneli laflara ablası ile göğüs gelmiş çok zor yıllar geçirmişlerdir. Kasaba küçük olduğundan bu olay yıllarca konuşulmuştur. Herkesin umursamadığı unuttuğu tek şey bu skandalın ortasında kalan üç masum çocuktur. Maddie Mick'in karşına çıkar ama Mick onun gerçek kimliğinden habersizdir. Bildiği tek şey kadının onu mıknatıs gibi yanına çektiğidir. Maddie'den çok etkilenir. Daha sonra onun annesi ve babasıyla ilgili hikayeyi yazmak için geldiğini öğrendiğinde uzak durmaya çalışır. Fakat uzak duramaz. Maddie ise her şeyi bildiğinden Mick ile asla yakınlaşmaması gerektiğinin farkındadır. Çok uğraşır bunun için ama bir sonuç alamaz. Taki Mick onun aslında kim olduğunu öğrenene kadar. Çocukluklarında yaşadıkları zorluklar, anne babalarının hataları yüzünden yaşadıkları çok üzücüydü. Mick'in tüm hayatı boyunca geçmişinden kaçmak isteyip bunun kavgasını verirken geçmişinin ete kemiğe bürünmüş hali olan bir kadına aşık olması çok çok güzeldi. Eğer Mick gerçekleri öğrendikten sonra yaşadıkları ayrılık kısa sürseydi bana çok saçma gelirdi ama ilk defa bir kitapta yaşanan ayrılık iyi oldu diyebiliyorum. Biraz durup düşünmek gerekiyordu. Ama ben bu cinayette daha farklı bir olay bekliyordum. Aslında öyle değilmiş diye herkesi şaşırtan bir olay ama olmadı neyse bu hali de güzeldi. Sevdim ben.

Baskı: Gabriel'in Cenneti (Gabriel's Inferno #3)

Julia Harvard'da doktora ya devam eder ve Gabriel ile evlilikleri yolundadır.Mutlu bir şekilde giden evliliklerinde okul hayatları,aile ilişkileri her şey yolundadır.Artık aile olmak isterler. Özellikle Gabriel bebek ister ama Julia'nın bir çocuk sahibi olmakla ilgili korkuları vardır. Hazır olmadığını düşünmektedir. Ayrıca geleceği ile ilgili planları vardır. Ama planlar tabi ki olmaz ve beklenmedik bir durumla karşılaşırlar. Ayrıca Gabriel, bebeği olma durumunda ailesinden genetik bir rahatsızlık bulaşıp bulaşmama olasılığını öğrenmek için ailesini araştırmaya başlar. Ve öz ailesi ile tanışır. Gabriel ile Julia arasında ki çatışmalar daha yoğundu bu kitapta. Anlaşmazlıklardan sonra tüm sıkıntıları halletmeleri çok güzeldi okurken keyif aldım. İlk iki kitapta ikili tanışıp sevgili olduktan sonra kısa bir ayrılık yaşamıştı.Aşkları hiç bitmemiş daha fazla artmıştır. Son kitapta da nihayet evliliklerini okuyoruz. Seriyi çok sevdim tabi ikiliyi de. Ahh Gabriel o nasıl sevmek hayran kaldım ben. Yazarın son bir kitap daha yazması iyi olmuş. İkilinin evlilik hayatlarını okumaktan keyif aldım. Düşmanlar Simon,Christa,Natalie'nin hak ettiğini bulması da ayrı güzeldi. Güzel bir seriydi tavsiye edilir.

Baskı: Gabriel Arafta (Gabriel's Inferno #2)

Kitap ilk kitabın kaldığı yerden devam ediyor. İkili İtalya'da aşklarının tadını çıkarır. Artık Julia Gabriel'in öğrencisi değildir ve aşklarının tadını çıkarma zamanı gelmiştir. Fakat bu mutlu anlar fazla sürmez ve döner dönmez suçlamalar ile karşılaşırlar. Gabriel ve Julia herkesten uzak mutlu mutlu aşklarını yaşarken Christa'nn araya girmesiyle üniversite her şeyi öğrenir. Araya birileri girmese olmaz tabi. Christa'ı ilk kitapta da sevmemiştim zaten bu kitaptan sonrada iyice sinir oldum diyebilirim. Tek isteğim başına kötü bir şey gelip gitmesi. Gabriel sevdiği kadını korumak için ayrılır ve şehirden gider. Yanlış anlamalar ikilinin daha çok acı çekmesine neden olur. Her şey iyi gidemezdi bir ayrılık dönemi kaçınılmazdı ama ben İkilinin ayrı oldukları dönemi hiç sevmedim. İlk kitap bittikten hemen sonra başladım kitaba. İlk kitabı çok sevmiştim ikinci kitabı da çok sevdim güzeldi. İlk kitabın bittiği yerden devam etmesi de güzeldi. İkilinin birbirleri için her şeyi göze alması yapamayacakları şey olmaması o kadar güzeldi ki o ne güzel aşk dedirtiyor insana. İkilinin birbirinin zarar görmemesi için yapamayacağı şey yok.Hep birbirleri için fedakarlık yaparlar. O nasıl bir sevme Gabriel, o kadar güzel bir aşktı ki kitabı elimden bırakamadım. Kesinlikle okunmalı bu seri. Tavsiye ederim.

Baskı: Gabriel'in Cehennemi (Gabriel's Inferno #1)

Gabriel Owen Emerson bir Dante profesörüdür. Dante uzmanı olmak için çalışan lisansüstü öğrencisi Julianne Mitchell'in öğretmenidir. Önce Julia'ı azarlayıp aşağılamıştır. Bir süre sonra ise bu davranışlarının tam tersini yapıp Julia ile ilgilenmeye başlar. Aslında ikili tanışırlar. Gabriel evlatlık alınmıştır ve iki üvey kardeşi vardır. Julia kardeşinin arkadaşıdır ve altı yıl önce bir elma ağacının altında vakit geçirmişlerdir. Bu olayı Gabriel hatırlamasa da Julia her detayını hatırlamaktadır. Çekingen bir kız olduğundan Julia kim olduğunu söylemez. Julia Gabriel hatırlayana kadar geçen sürede çok üzülse de neyse ki Gabriel hatırladıktan sonra işler tamamen değişir. Ben bu kitabı çok sevdim. Kitap tanıtımını okurken Grinin Elli Tonu'na benzediği yazıyordu. Tamamen öyle bir kitap diye düşünerek okumaya başladım ama alakası yoktu çok çok farklıydı. Bu kitap daha duygu yüklüydü. Julia'nın masumiyeti o saf aşkı çok güzeldi. O katı Profesör Emerson'ı aşık bir adama çevirmesi, ikisinin de sorunlarını aşmaya çalışması,birbirine bağlılıkları o kadar güzeldi ki hele o Gabriel'in sahipleniciliği, kıskançlığı çok çok güzeldi o ne sevgiydi öyle. Ayrıca İlahi Komedya'dan alıntıları Dante Beatrice bölümleri de çok güzeldi. O kalın kitap nasıl bitti anlaşılmıyor bile. Mutlaka okunmalı.

Baskı: Aşk Yeniden (Chinooks Hokey Takımı, #5)

Yakışıklı hokey oyuncularından Mark Bressler 'e sıra geldi. Mark eski NHL yıldızı ve bir zamanların serseri adamıdır. Son sekiz yıl boyunca Seattle için oynamıştır. Bunun son altı senesinde de kaptan olarak görev yapmıştır. Hayatının büyük bir kısmını Stanley Kupası'na dokunmak,onu başının üstüne doğru kaldırmak,gümüşün soğukluğunu avuçlarının içinde hissetmek için çalışarak geçirmiştir. Yaşamasının,nefes almasının tek sebebi hokey olmuştur. Buz pistinde hatırlamadığı kadar çok defa kemiklerini kırmıştır. Hokey onun tüm hayatıdır. Ama bir önceki gece takım kupayı onsuz kazanmıştır. Altı ay önceki kaza vücudunda ki kemiklerin yarısının kırılmasına neden olmuştur. Kaza hayatını mahvetmiş yirmi sekiz yaşında işine veda etmek zorunda kalmıştır. Bu durum yüzünden çok kötü bir haldedir. Kimseye ihtiyacı yoktur.Birisine bağlanmaktan nefret eder ama Chinooks ve arkadaşları hep yanındadır. Hatta takım sürekli kendisine hemşireler gönderir. Mark ise hiçbirini istemeyip geri gönderir. Chelsea Ross'a kadar. Chelsea artık bu işi yapmasa da bir oyuncudur. Öyle büyük rollerde oynayan bir oyuncu değildir. Korku filmlerinde ilk öldürülenlerdendir. Mark'ın tabiriyle çığlık kraliçesidir. Ailesi onun oyunculuk hayalini aptalca bulur.Kendisini sadece ailesinin yanındayken tam bir kaybeden gibi hisseder. Ailesindekiler girişimci,kardiyolog,avukat,mali müşavirdir. O ise işsiz bir oyuncudur. Kendisini sadece ailesiyle birlikteyken mutsuz hisseder. Artık iyi rollerde oynamak, göğüs küçültme operasyonu geçirmek ister. Bunun içinde parası iyi olan Mark'ın asistanlığı işini kabul eder. İkili komik bir şekilde tanıştıktan sonra kovalamaca başlar. Mark'ın Chelsea'ı göndermek için yaptıkları, onun dayanması,komik eğlenceli atışmalar derken kaçınılmaz son gelir. Kitapta Tyson Faith, Rob ve Kate çiftleri de var. Önceki kahramanları okumak güzel. Kitap eğlenceli bir kitaptı hemen biten kitaplardan. Serinin sonlarına bayılıyorum.

Baskı: Aşk Her Yerde (Chinooks Hokey Takımı, #4)

Faith Duffy eski playboy kızıdır. Beş yıldır evli olduğu Chinooks Hokey Takımı'nın sahibi olan yaşlı kocası Virgil Duffy ölmüştür. Kocasının,en yakın arkadaşının ölmesinden dolayı bitkin ve yaralıdır.Beş yıllık evliliğinde hayatında ilk defa kendisine bakmak zorunda kalmamıştır.İyi bir hayatı olmuş,biraz olsun nefes alıp,hayatın keyfini çıkarmıştır. Yaşam mücadelesi vermek zorunda kalmamıştır. Virgil'in genç karısını memnun etmeye çalışırken öldüğü söylentileri vardır. Cenazede ki tüm misafirler genç karısının miras kalan bir yığın para ve Chinooks Hokey takımı ile ne yapacağını merak eder. Bu durum herkesi şaşırtır. Tyson Savage'da merak eder. Tyson takımın yakışıklı kaptanıdır. Faith'in kupa şansını berbat edeceğine dair kötü bir his vardır içinde. Normalde dedikoduları ciddiye almaz. İnsanların ne yaptığı,kiminle yaptığı,iyi mi kötü mü olduğu ile de ilgilenmez. Ama artık merak eder.Bu işi kabul etmesinde ki neden para dışında kaptanlık ve Lord Stanley kupasına uzanma şansıdır. Virgil'de bunu istemiştir. O zengin arkadaşlarına bir şey ispatlamak için istemiştir. Tyson ise eski hokey oyuncusu olan babasının başaramadığını başarmak, kupayı kazanıp şampiyon olmak, dünyaya babasından daha iyi olduğunu ispatlamak ister. Artık büyük kupa şansı Faith'in ellerindedir. Bu durumlar ise Virgil'in oğlunu delirtir. Faith herkes tarafından zengin koca avcısı olarak görülüp pek sevilmez. Hokeyden hiç anlamadığından takımı Virgil'in oğluna satmaya karar vermiştir. Fakat Virgil'in oğlu herkesin önünde kendisine hakaret edince takımı satmama kararı alır. Faith hokey hakkında hiçbir şey bilmez. Bu durum onu yıkmaz ve bir savaşa girişir. Tyson takımın başına bilgisiz bir kadının gelmesinden rahatsızdır. Arada etkileşimde vardır ve başta atışmalarla başlayan ilişki daha ileriye gider. Tam her şey güzelken sorunlar çıkmazsa olmayacağından sıkıntılar başlar. Aşık olduğunu anlama evresi felan derken kaptırıp gidiyorsun kitaba. Seriye hız kesmeden devam ediyorum ve bu kitap çok güzeldi. İkili harikaydı. Tyson'u çok sevdim. Ayrıca bir önce ki kitapta ki gibi burada da yakınların ilişkisi vardı iyi olmuş bu.

Baskı: Aşk Seni Bulursa (Chinooks Hokey Takımı, #3)

Uzun aradan sonra seriye devam ediyorum özlemişim yazarı. Hokey oyuncularından olan Rob bir zamanlar evli ve bir kızı vardır. Kötü giden bir ayrılıp bir barışma şeklinde devam eden bir evliliktir. Bir gün yine bir kaçamak yapar ve bu kez psikopat bir kadına denk gelir. Kadın silahla onu yaralayınca ölümden döner. Kariyeri ve evliliği biter. Oda annesinin yaşadığı kasaba da spor malzemeleri satan bir yer açarak yaşamaya başlar. Kate bir dedektiftir fakat görevi bırakır. İlişkileri yolunda gitmez. Uzun süredir birlikte olduğu sevgilisi de kendisiyle evlenmek istemeyip terk edince dayanamayacak hale gelir. Bağlanmaya karşı olduğunu sandığı sevgilisi kendisinden ayrıldıktan kısa süre sonra başkasını bulup evlenmiştir.Meğer sorun kendisindeymiş.Bu durum onu çok yaralar. Sevgililer gününde hak etmeyen kadınlara gönderilen hediyelerle dolu günde yalnızdır. Morali çok bozuktur.Kendisine acır ve bundan nefret eder. Normalde üzgün,ağlak halde oturacak bir kadın değildir. Hayatla mücadele etmeyi,yaşamayı seven biridir.Fakat son yaşadıklarından sonra kötü haldedir.Hayatını insanların özel hayatlarını didik didik edip,niyetlerini ve yapacaklarını araştırarak kazanır. Başkalarının geçmişlerini her anlamda gözetler ama durup da kendi hayatına hiç bakmamıştır.Kendi hayatını inceleyince ulaşılması zor erkeklerin kendisini çektiğini fark eder.Gözü sürekli başka yerde,gizli kız arkadaşları ya da bağlanma korkuları olan adamlar ilgisini çekiyordu. Ama artık kötü ilişkilerden ve kalbinin kırılmasından sıkılmıştır. Bu yüzden büyükbabasının yaşadığı kasabaya gider. Giderken konakladığı otelin barında oturur. O gün sevgililer günüdür ve yalnız olan sadece kendisi ve yanında oturan adamdır. ilk kez bir çılgınlık yapıp barda bir adama teklif eder. Sonuç ise reddedilmek olur hemde kötü bir şekilde. Kate olayın etkisini atlatamamışken barda ki adamı büyükbabasının marketinde görünce şok olur ve güzel bir macera başlar. Güzel bir kitaptı. Hokey ve diğer oyuncuların olmadığı bir kitaptı buna rağmen güzeldi. Sıkmadan ilerliyor. Sadece ikilinin değil yakınlarının ilişkisi de vardı. Sevdim.

Baskı: Buzda Aşk (Chinooks Hokey Takımı, #2)

Serinin ikinci kitabı Jane ve Luc'n hikayesi. Jane Seattle Times için Arkası Yarınlar yazmaktadır. Ayrıca aylık yazdığı Şehirdeki Bekar Kız yazıları ile tanınır. Önce ki kişitedavi gördüğü için Chinooks Hokey Takımıyla ilgili yazılar yazacak birine ihtiyaç vardır. Bu yüzden haber yapmak için spor muhabirliği teklifi alır. Aslında hokey ile ilgili bir şey bilmemesine rağmen kabul eder. Yapmak istedikleri olduğundan bu fırsatı kaçırmak istemez. Hokey takımıyla seyahat etmesi de gerekecektir. Oyuncular bir kadının onlarla seyahat etmesindense yüzlerine hokey topu yemeyi tercih ederlerdi. Ayrıca bir kadının olmasının uğursuzluk getireceğini düşününce Jane için zor zamanlar başlar. Jane yabancısı olduğu alanla ilgili öğrenmeye çabalarken kendisini ciddiye almayan,sorularına bile cevap vermeyen oyuncular ile uğraşır. Bir de aralarında en sinir bozucu olan Luc Martineau ile yakınlaşması işleri daha da zor hale getirir. Luc otuz iki yaşındadır.Onu tek başına olmaya iten bir doğası vardır.Bu sezon kanıtlaması gerekenler vardır. Onu en iyi yapan özelliklerine kavuşmuştur. Maç konusunda iyidir.Fiziksel sağlığı yerindedir.Kariyerinin en iyi sezonunu geçirmektedir.Profesyonel hayatı daha iyi durumda olamazdı. Özel hayatı ise berbat haldedir. Tabi Jane ile karşılaşana kadar. Jane çirkin değil sadedir. Bazı erkekler doğal kadınlardan hoşlanırken o hokey takımının oyuncuları gibi gösterişli, güzel kadınları sever. İyi görünmek için çaba sarf eden kadınları severken hayatına giren gösterişsiz Jane'den uzak duramaz ve yeni bir aşk doğar. Açıkçası ilk kitabı daha çok sevdim. Özellikle başlar sıkıcı geldi. Neyse ki sonra düzeldi de beğenerek okudum.

Bedel (Scotland #2)
10/1017.10.2020

Baskı: Bedel (Scotland #2)

Catherine beş hafta önce Derby'deki evinden ayrılmıştır.Bir zamanlar düşüncesiz,şımarık,pohpohlanarak ince ince bilenen öfkesinin sivri ucunu doğrulturken şimdi o halinden eser yoktur.Çok daha yaşlı,bilge,deneyimli,olgun hisseder kendini. Parmaklarının bir şıklaması herhangi bir adamı yüzlerce kilometre öteden getirip önünde dizlerinin üzerine kapanmasına yeterken şimdi bu yalvarmaların,yakarmaların,umutların ve dua etmenin istediği adamı kendisine getiremeyeceğini biliyordur. Hissizleşmiştir. Kendisini dünyadan kopmuş hisseder.Nasıl olduğunu,niye olduğunu anlamamıştır ama aşık olmuştur. Alexander ile iki düşmanken iki aşığa dönmüşlerdir. Alex İngiltere'de ailesi ile güvende olacağını düşündüğü için onu göndermiştir. Alex ise yıllarca amacı olmadan yaşamış,yanlış sebepler için savaşmış ve öldürmüştür.Şimdi ise İskoçya için savaşır. Evi,ailesi,kanı ve atalarının onuru için savaşır. Kiminle nerede yaşayacağını seçebilmek içinde savaşır. En çokta Catherine,Catherine'i sevebilme hakkı için savaşır. İkili büyük bir mücadeleden sonra nihayet kavuşabilir. Kaderin onların bir araya getirebilmek için kurduğu komplolara şükreder hale gelirler. İlk kitap Gurur da hikaye bitmemişti öyle bir yerde kalmıştı ki Bedel'i okumak için sabırsızlandım. Okumaya başladığımda da elimden bırakamadım. O ne güzel bir aşktı okumaktan çok keyif aldım. Daha güçlü, kendinden emin, seven bir Catherine var. Yaşananlara başlarına gelenlere rağmen sağlam durmayı başarıp her daim sevdiği adamın yanında olan Catherine. Sevmemek elde değil. Ayrıca çok seven mücadeleci bir Alex'de var. Yan karakterlerin hikayeleri de vardı onları okumakta keyifliydi. Tarihi detaylar ilk kitaba göre çok daha fazlaydı. İkiliyi zaten çok seviyordum daha çok sevdim. Arada ki aşkı öyle güzel yansıtmıştı ki yazar beğenmemek elde değil. Marsha Canham kesinlikle başarılı bir yazar.

Baskı: Gül ve Diken (Tuzak Üçlemesi, #2)

İlk kitaptan tanıdığımız ikizi Violet ile yer değiştiren Jeannette'nin hikayesi. Erkekler hep istediklerini yerine getirmiş,geçici isteklerine cevap verebilme şansına sahip olabilmek için birbirleriyle kavga etmişlerdir. Tabi bu skandaldan öncedir. Skandaldan sonra ailesi Jeannette'i sürgüne İrlandaya gönderir. Ailesinin bunu kendisine yaptığına,bu kadar zalim olabildiklerine inanamaz. Yirmi bir yıllık hayatında ilk defa ailesini fikirlerini değiştirme konusunda ikna edememiştir. Yeni hayatında artık yalnızdır. Tabi ki bu durum hoşuna gitmez ve tek istediği erkenden evine dönebilmektir. O kadar şanslı ki daha sürgüne adım atar atmaz yakışıklı, mimar, Kont Darragh O'Brien ile tanışır. Darragh Jeannette'nin çamura saplanan arabasını kurtarır. Öncesinde ise hayatı boyunca kimsenin kendisi ile konuşmadığı şekilde saygısızca konuşur. Hatta çamura düşünce o haline kahkahalar ile güler. Tüm hayatı boyunca böyle bir saygısızlığa maruz kalmamıştır. Onu anca cehennemde bir sonraki kar fırtınası başladığında görmek ister. Fakat bu güzel karşılaşmadan sonra Jeannette onun kuzeninin evinde ki tadilatla uğraşan mimar olduğunu öğrenir. Darragh çabuk sinirlenen bir adam değildir. Birisi çok üstüne gitmedikçe ya da bunu çoktan hak edecek bir şey yapmadıkça kin güdecek biride değildir. İlk karşılaştıklarında kendisinin hırsız olduğuna inanıp cesurca meydan okuyan kadından etkilenir. Ona meydan okuyabilecek başka bir kadın olabileceğini hayal bile edemezdi. Jeanette Darragh'ın kont olduğunu bilmediğinden ondan uzak durmaya çalışır. O asla alt tabakadan biri ile birlikte olamaz. Ama bunu uygulamada zorluk yaşar, Darragh'dan uzak duramaz. Uzak kalamaması başına iş açınca bir anda korktuğu başına gelir ve kendisini küçük bir evde yaşayıp,ev işi yaparken bulur. Okurken çok eğlendim. İkili harikaydı. Her şey çok güzel gidiyor derken araya giren ayrılık çok uzun geldi. Neyse ki olması gereken son oldu.

ÖncekiSayfa 19 / 32Sonraki