
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Uzun Hikâye
Mustafa KUTLU okumak her zaman içimi sıcacık yapar unuttuğumuz samimiyetimizi, kaybettiğimiz masumluğumuzu hatırlatır bana. Uzun hikayede de içim sıcacık oldu, "sevgi emekti, sabırdı, tuttuğun eli bırakmamaktı." dedirtti ama aynı zamanda da kitabın kapağını kapattığımda yüreğime bir ağırlık çöktü. Onlarca insan, onlarca kasaba, onlarca saka kuşu, onlarca küpe çiçeği, onlarca hikaye adı üstünde UZUN HİKAYE...
Baskı: İstanbul Hatırası
İstanbul hakkında bir sürü bilgi edindim ve katilin kim olduğunu merak ederek bir çırpıda okudum. Sevdim de kitabı ama yazarın dindar insanlar hakkındaki görüşleri beni çok rahatsız etti, burası arabistan mı, örümcek kafalılar, onlar da bizim insanımız, böyle giyinmek mi din gibi söylemleri, tavırları beni yazardan oldukça soğuttu yazarın kavim kitabını da okudum Hristiyanlık ve diğer inanışlar hakkında bu şekilde rahatsız edici tek bir cümle görmedim, anladım ki yazarın derdi İslamla, yazık çok yazık
Baskı: Kavim
biraz ağır ilerleyen ve hristiyan inanışları hakkında boğucu bir anlatımı vardı, kitap sonlara doğru açıldı, katil tahmin edilebilirdi ama şaşırtıcı öğelerde vardı, başkomiser nevzat serisinin diğer kitaplarını daha başarılı buluyorum
Baskı: Aşkımız Eski Bir Roman
oldukça basit ve yazılmış olmak için yazılan 3 hikayeydi, Ahmet ümit'in diğer kitaplarına göre oldukça kötüydü, başkomiser nevzat ve ekibinin hatırına 4 puan verdim yoksa orijinal bir hikaye bile yoktu içinde, nerede diğer başkomiser nevzat kitapları nerede bu kitap
Baskı: Kırlangıç Çığlığı
çok başarılı bir polisiyeydi, körebe ve işlenen cinayetler, konunun işlenişi, sona bağlanışı çok iyiydi, başkomiser nevzat ve ekibi çok sevdiğim karakterler oldu, diğer başkomiser nevzat kitaplarını da okuyacağım
Baskı: Nietzsche Ağladığında
severek okudum, her ne kadar breuer ve nietzsche 'ye sinir olarak okusam da konuyu çok beğendim özellikle son 50 sayfa çok güzeldi sonu çok güzel bağlandı, nietzsche' nin narsizmi ve kibiri beni çok iğrite etti, ilimle uğraşan insana tevazu şart cidden.Kendisiyle aynı görüşü paylaşmayan insanları küçümseyen aşağılayan insanlardan görüşü ne olursa olsun rahatsız oluyorum. Kitaptaki felsefi konuşmalar yer yer beni çok boğdu ama psikoloji kısmını çok sevdim altını çizdiğim onlarca cümle var. Çok güzel insanı düşünmeye sevk eden tespitler vardı özellikle evlilik, çocuk yapma, seçim yapma özgürlüğü, ölüm korkusu alıntılarını tekrar tekrar okuyacağım. Freud 'a keşke daha çok yer verilseydi ve hangi düşünceler nietzsche' den hangisi kurgu anlayabilseydik çok güzel olurdu.
Baskı: Beyhude Ömrüm
ilk mustafa kutlu kitabımdı, severek içim sıcacık bir şekilde okudum. İnsan çabalarsa dağ başında bahçe yeşertebilir demek ki yeter ki vazgeçmeden çalışsın neydi sabır , sebat, murat... Bizi çok güzel yansıtmıştı, bizde iblisin haliller çok ama deli dervişler ve hacı alilerde var. Bir köyün yeşermesini, zirvede güzel günlerini en sonda yavaş yavaş ölüşünü okuduk, sonu içimi parçaladı yalnız tek eleştirim çok kopuk geldi bana bazı yerleri, derine inemedi hiç, karakterleri benimseyemedik ana planda sadece bahçe vardı aileyi köyü hiç tanıyamadık, bana biraz ince memed tadı verirken onun kadar güçlü bir metin olamadı maalesef
Baskı: Kumarbaz
maalesef dostoyevski hakkında görüşlerim iyiye gitmiyor. Çok zorlama bir eserdi, sipariş üzerine yazılmış hezeyanlarla dolu bir kitaptı, ortada ki tutkulu aşk tartışılırdı birini hem sevip hem bu kadar nefret edebilirmisiniz, tek sözüyle kendini öldürecek kadar ama eline bıçak verseler öldürecek kadar da(uğultulu tepelerde vardı böyle enteresan bir aşk) polina karakteri ise başlı başına delilikti, bana turgenyevin ilk aşk kitabındaki zinadia karakterini hatırlattı o da onu sevenleri böyle parmağında oynatırdı onun sevgisi namına bir şey görmedik sonunda açıklanması harici, her şeyi muallak geldi muallak gitti, o yüzden kitaptaki aşk beni etkilemedi gelelim kumar tutkusuna kitabın sonuna kadar kumarbazı büyükanne zannettim zira alekseyin oraya kadar bir aşırılığını görmedik sonunda ise kumarbaz oldu çıktı yaşamını harcadı kumarnazlığı güzel anlatmıştı ama benim nezdimde zweig bir kadının yaşamından 24 saat 'te kumarbazlığı daha başarılı anlatmıştı yani kitapta muhteşem diyebileceğim bir şey yoktu, bu kitabı dostoyevski adıyla değil tanınmamış bir yazar adıyla okusaydınız bu kadar etkilenirmiydiniz sayın okuyucular , zannetmiyorum, keyif alabileceğim hiç bir şey yoktu belirsiz savruk baştan savma bir eserdi
Baskı: Fatih - Harbiye
muhteşem bir kitap okudum, elimden bırakamadım sen nadıl büyük bir yazarmışsın Peyami Safa ben nasıl geç kalmışım seni okumaya iyi ki okudum iyi ki... kitaba gelecek olursak nerimanın ikilemi asla macit ve şinasi olmadı hep batılılaşma arzusu ve doğulu yetiştirilişi oldu, ruhsal olarak çok çırpındı ve bu arzusunu yendi en sonunda kendine doğru geleni seçerek huzura kavuştu. Peki biz? biz bu savaşı kaybede kaybede kendi kültürümüzden yozlaştıkça yozlaştık boş ve suni insanlar olup çıktık maalesef
Baskı: Dr. Moreau'nun Adası
maalesef beğenmedim, atlayarak yer yer sıkılarak okudum bilimsel olarak mümkün demişler açıklamada ama bu bilimsel açıdan saçmalık :her türün kromozom sayısı farklıdır doku ve organ naklinde doku uyumu önemlidir öyle her hayvandan bir parça olmaz hele ki beyinsel telkinle hayvanların insanlaştırılması bilimsel fantaziden başka bir şey değildir kitaptaki gibi nakil mümkün olsa şu an organ nakli sıkıntımız olmazdı o yüzden bilimsel olarak imkamsız kurgusal olarak değerlendirdiğimde ise sevemedim kitabı tek beğendiğim nokta hayvansal deneylerin etiğine değinmesi bu konuda benim görüşüm biraz veganist kendimizi üst canlı gördüğümüz için hayvanlar üzerinde deneyler yapmaktan rahatsızlık duymuyoruz yüzyıllardır da yapmaya devam ediyoruz bu davranışımızın kökeninde kibir ve ego yattığını düşünüyorum
Baskı: İnce Memed 1
iyi ki okudum, keşke bu kadar ertelemeseydim dedim okurken. Başladığım andan itibaren elimden bırakamadım heyecanlanarak acaba şimdi ne olacak diyerek okudum, ne tahmin ettiysem hep tersi çıktı :)( Böyle güzel bir kitap yazdığın için teşekkürler yaşar kemal) Anadoluyu ve bizi öyle güzel anlatmıştı ki hayran kaldım çukurovayı ben dolaşmış gibi oldum, sadece memedin eşkıya olmasını değil zalimliği toprak ağalığını zorbalığı halkın hep haksızlığa uğradığını okudum, memede hatçeye döneye içim sızladı neler geldi başlarına, bu topraklar katman katman acı dolu vesselam...
Baskı: Katya'nın Yazı
Teoriler kura kura okuduğum ama sonunu tahmin edemediğim bir kitap oldu,yalanlar be yarı doğrular arasında beynim yanarak okudum resmen, paul ve dr. gros karakterlerini ve hicivliğini çok sevdim, trevanian tarzından çpk farklı bir kitap yazmış ben beğenerek okudum
Baskı: Doppler (Doppler, #1)
çok beğenerek eğlenerek okudum hiç bitmesin istedim, yazarın ironik diline bayıldım, doppler karakterini çok sevdim, evde geyik besleyesim var, farklı bir hikaye okuyoruz ana karakterimizin babasının ölmesi, onu hiç tanıyamadığını anlaması hepsi bir araya geliyor ve hayatını sorguluyor, çok marjinal bir karar alıyor ve uyguluyor, ben doppler i çok sevdim. Gerçekten neden bu kadar çaba hırs stres yediğimiz iki lokma aldığımız bir kuru nefes değil mi?
Baskı: Aziz Bey Hadisesi
çok beğenerek bir solukta okudum, ayfer tunç kitapları beni her zaman psikolojik olarak çok etkiler yine öyle oldu aziz bey, yaşadıkları pişmanlıkları, affetmediği babasına dönüşmesi, karısına dair vicdan azabı, unutamadığı aşkı, şöhretin verdiği kibir, burnu büyüklük, gurur... beni çok etkileyen bir karakterdi aziz bey, ayfer tunç iyi ki bizim yazarımız oldu dediğim, türkçe yazdığı için, bizi böyle güzel yansıttığı için gurur duyduğum yazarlardan hep yazman dileğiyle ayfer tunç
Baskı: Huzursuzluk
İyi ki okudum ,keşke okumasaydım okuduktan sonra benim de içimde bir huzursuzluk başladı.Uzun süredir bir kitaptan bu kadar etkilenmemiştim. Burnumuzun dibinde binlerce, milyonlarca meleknaz var maalesef , bunlar yalan değil, abartı değil, bunlar gerçek . cidden meleknazlar ,nergisler homosapiens olmasaydı başlarına bunlar gelmeyecekti, insan demek bunlar demek mi?İnsanlık daha ne kadar rezilleşebilir, daha ne kadar acı kaldırabilir insanlık ?katil olduktan sonra ha haç takmışsın ha cihatçı olmuşsun ne fark ede,r bizim güzel dinimiz bu değil. Allahım ne çok acı var diyerek içim sızlıyor okuduğumdan beri, gerçekten merhamet zulmün merhemi olmuyor, böyle bir kitap yazdığın için teşekkürler zülfü livaneli keşke yazmasaydın, biz metropol insanı kimliksizliğimizle kafamızı kuma gömmekten son derece memnunduk
Baskı: Jane Eyre
öncelikle kesinlikle ama kesinlikle martı yayınlarından okumayın can yayınlarından almadığıma çok pişmanım resmen çeviri rezaletti, fransızca yerleri çevirmeden öylece bırakmışlar şok oldum, ama konu olarak çok beğendim yer yer içim sızlayarak yer yer gülerek okudum, genelde ben İngiliz edebiyatını soğuk bulurum ve pek tercih etmem ama jane eyre yi iyiki okudum diyorum, iş bankası yayınlarından çıkınca alıp tekrar okuyacağım kitabın en beğendiğim yönü aşkın, birini sevmenin görünüşünü sevmek değil ruhunu karakterini sevmek olduğunu, şeklin geçici olduğunu anlatması, iki karakterde mutlu olmayı sonuna kadar hakettiler, mutlaka okuyalım bu güzel eseri
Baskı: İnsan Neyle Yaşar
Tolstoyun kısa kısa hikayelerden oluşan, dini çerçeveden rus köylüsüne ibret verdiği muhteşem hikayeleri. Tolstoy seviyorum ben, bir çırpıda okudum çok da beğendim. Tolstoyun tüm eserlerinde dini tema vardır ama bu kitabı tamamen dini öğüt niteliğindeydi, insanlara dini öğütlerle kin gütmeyin, kötülüğe kötülükle karşılık vermeyin, açgözlü olmayın, zalimlik yapmayın, zenginlik güzel şey değil dedi benim favorim bir insana ne kadar toprak gerekir hikayesiydi ama diğerlerini de çok sevdim, Tolstoy dini kaygıları çok olan hayatı bu karmaşada geçmiş olan aileyi, ahlakı, işçiliği eğitimi, din üzerinden irdeleyen bir yazar radikal görüşleri var, anna karenina dan sonra ne yazsa okurum sanırım
Baskı: Körlük
Saramago'yu gerçekten seviyorum ,bir fikir üstünden muhteşem kitaplar yazmasına bayılıyorum. sadece 'bir gün herkes kör olsa neler olurdu' düşüncesinden çıkan dev eser , saramago insanları o kadar iyi tanıyor ki gerçekten bunlar yaşanırdı bu kadar iğrençleşir, bu kadar rezilleşirdik, dedim midem bulana bulana tiksinerek ve gördüğüm için şükrederek okudum. Ayrıca kitabın derin felsefik anlamları da vardı yazarın dediği gibi hepimiz kördük; gören körler mi , görmeyen körler mi? Belki de birimiz körleşti tüm insanlığa ve bu yavaş yavaş hepimize bulaştı hepimiz şu an birbirimize körüz ;birbirimizin acılarını, dertlerini, sıkıntılarını görmüyor; görmemeyi tercih ediyoruz . Saramago muhteşem yazar ,körlük muazzam bir kitap mutlaka okunmalı( bu arada bana ilk ölüm bir varmış bir yokmuşu oku o daha kolay okunuyor dediler fakat keşke körlük'ten başlasaymışım ölüm bir varmış bir yokmuş beni çok zorlamıştı ve bir süre saramago'dan uzak durmuştum oysa körlük o kadar akıcı ve kolay okunuyor ki herkese ilk körlükten başlamalarını tavsiye ederim)
Baskı: İlk Aşk
ilk aşk, ilk hayranlık, ilk yürek çarpıntıları, ilk hayal kırıklıkları ve gençlik duygu geçişlerini çok güzel vermişti bu kısacık kitabında turgenyev, bir solukta beğenerek okudum zinadia karakteri hayatındaki bütün mutsuzlukları beğenilme duygusundan gelen mutlulukla kapatmaya çalıştı ama en sonunda çok yanlış birine aşık olacağını düşünmedi, o aşkı hiç okuyamadık ama ufakta olsa çirkin yüzünü gördük, onca kişiyi parmağında oynattı ama havuzun başında onu bekleyenden şiddet gördü demek ki aşk gerçekten mantık işi değil
Baskı: İnsancıklar
ilk dostoyevski kitabımdı ve çok beğenerek okudum, iki karakterin dostlukları (ben aşk göremedim bence kuvvetli dostluktu), yoksulluk, insanların acımasızlığı içime işledi adeta, yazarın da dediği gibi fakirlik gurur bırakmıyor, makar aleksiyeviç çok çelişkili, kendini çok küçük gören, hep utanan ama varvarasını çok seven, onun için her şeye katlanabilecek kadar seven bir karakterdi varvara ise neler çekti, kitap boyu hep karamsar asla nankör olmayan hastalıktan bir türlü yakasını kurtaramayan çaresiz bir kızdı. Makar varvara için yaşadı ama varvaranın yaşama umudu da nedeni de yoktu. Hepsi fakirlikten birer insancık oldular. Beni çok etkiledi, dostoyevskinin diğer kitaplarını da okuyacağım Not:iletişim yayınlarından okuyacak arkadaşlar önce önsözü sakın okumayın her şey önsezde anlatılmış çünkü
Baskı: Sherlock Holmes - Korku Vadisi
Farklı bir sherlock holmes kitabıydı, hikayenin içinde hikaye gizliydi. Cinayet kısmında 2 teorim vardı 2. si tuttu o kısım tahmin edilebilirdi şaşırtmadı fakat korku vadisinin hikayesinde sonunda şaşırdım. başarılı ama korku vadisinin anlatıldığı kısım fazlaca uzatılmıştı
Baskı: Pal Sokağı Çocukları
Çocukluğumuzu, masumluğumuzu, oyunlarımızı anlatan ama aslında fedakarlığı onuru, arkadaşlığı, hainliği,hırslarımızı, ikiyüzlülüğü ve herkesin hata yapabileceğini de gösteren kendi küçük anlattıkları büyük çocuk kitabı olan ama aslında büyüklerin okuyup ders çıkarması gereken bu yaşta tekrar okuduğuma memnun olduğum güzel eser
Baskı: Hakkari'de Bir Mevsim
herkesin çok beğendiği bir kitap farkındayım ama ben beğenemedim ne yazık ki, kitap belirsizlikler üzerine kurulu (bu tip anlatımları severim ama bana o duyguları veremedi maalesef ) her şey belirsiz kişiler muallak özellikle halit karakterinin olduğunu düşünmüyorum, öğretmen(?) psikozdan psikoza sürükleniyor romanımsı bir şiir adeta ,belki beklentim yüksekti ama genel açıdan beni etkileyen mutlaka okunmalı dediğim bir eser olmadı
Baskı: Uçurtma Avcısı
İçimi cayır cayır yakan bir kitaptı, hiç bir çocuk bunları yaşamasın çocuklar acı çekmesin istiyorum.Kitap boyunca emire ve babaya sövdüm açıkcası , emir omurgasız korkağın tekiydi ama asıl cesur görünen korkak babaydı ,evet iki oğlunu da sevdi ama hasana yaşattığı hayatla emire yaşattığı hayat denk miydi ?adil miydi böylesi ? Bir evladını diğerinin hizmetçisi yapmak, hayatı boyunca ezdirmek ,nasıl bir babalıktı bu ! Hasan ve sohrab içimi yaktınız çektikleriniz hele sen sohrab kıyamam sana , kısacası beni acıdan acıya sokan bir kitaptı, İki arkadaşın ve bir ülkenin batışını okuduk ,kitabı okuduğum zaman zarfında tek duam Rabbim bunları hiç bir çocuk yaşatmasın oldu.