Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Aşka Şeytan Karışır
Yazarın bütün kitaplarındaki karakterlerin ortak tarafı şudur ki; hepsi de lafı gediğine oturtuyorlar.
Baskı: En Son Yürekler Ölür
zırt diye okunan, pırt diye biten sonu ile de insanın hevesini kursağında bırakan bir kitap. ben yazsam bu kadar hırt bitmezdi sonu yeminlen. ayrıca yavrum denizin söylediklerine arabesk demeye bile dilim varmıyor. çok sinirliyim. gittim ben.
Baskı: Dokunmak
Bunu söylemekten nefret ediyorum ama kitabın her bir satırını okurken acı çektim. Özellikle e-kitap olarak okumak başka bir eziyetti. Neyse ki kalın bir kitap değildi de...
Baskı: Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi
Nerden baksan 50 sayfası daha varmış bu kitabın. Pat diye bitti. Fakat yinede son sayfalar hariç kurguyu sevdim.
Baskı: Cehennem (Robert Langdon, #4)
Filmi cekilsin de İstanbul'u seyredelim.
Baskı: Dikkat Vücudunuz Konuşuyor
Daha öncede kişisel gelişim kitabı okuma konusunda birkaç girişimim olmuş fakat olumsuz olarak sonuçlanmıştı. Bu kitabı adeta ders kitabı niteliğinde okudum. Mesleğim gereği de artık siyasilerin konuşmalarındaki alt metini daha net görebildiğimi düşünüyorum. Paul Ekman ile vücud dilini öğrenmeye devam etmeyi planlıyorum.
Baskı: Güllerin Fısıltısı
Tabii ki ne bir Ece Temelkuran ne de bir Dan Brown eder benim için. Ne bir merak edipte araştırmak istediğim bir konu oldu, ne de kayda değer edebi bir cümle yahut aforizma. Oku ve rafa kaldır. Hepsi bu.
Baskı: Anlatmak İçin Yaşa (Detective D. D. Warren, #4)
Kitapçı onerdi birde! Tutup 4. Kitabini onermis serinin.
Baskı: S*ktir Et
Yarim birakmistim, aklim kalmasin hadi deyip bitirdim. Pismanim. Hükümsüzdür.
Baskı: Kayıp Sembol (Robert Langdon, #3)
Eleştiriye musait bazi noktalar olsada insanliga harika 6 kitap armagan etmis olan yazara kiyamiyorum.
Baskı: Korkma Ben Varım
Kitap üzerinde çokça araştırılması için not düştüğüm yerler var. Sanırım araştırma sahası okuma süresini geçecek.
Baskı: Fanny Hill Bir Zevk Kadınının Anıları
Elime yapisip kalmasın diye bitirdim hemen. Ne öğrendin derseniz hiç bir şey. Okudum ve bitti. Kendileri şu meşhur okunması gereken 1001 kitaptan biriymis.
Baskı: Hiç Kimse Sıradan Değildir
İçerisinde ki insan hayatları, hikayeleri güzeldi hoştu ama o kitabın son sayfaları azcık (azıcık falan da değil aslında) hava da kaldı sanki ha? Bir solukta okunan kitaplardan birisi, fakat güzel ödülleri var 2002 yılında vs.
Baskı: Yalnızlığın Özel Tarihi
Başlarda sarmayan kitap sonradan hızlıca akıp gitti, öncesinde Aldatmak'ı okumuştum. Yazarın diğer kitaplarınıda okumaya karar verdim.
Baskı: Aldatmak
Kitaptan alıntı: Tanrı şeytanı yaratmayıp onuda kendi parçası olarak sunsaydı, dindar olmak ne kadar kolay olurdu değil mi? Ama öyle olmuyor işte. Hepimiz çekiciliğimizi bize benzemeyen insanların varlığına borçluyuz biraz... Karakterlerin uzun uzadıya zihinlerinden geçenler, ruh halleri anlatılıyor. Bunu son zamanlardaki okuduğum Dan Brown kitaplarından sonra yadırgamadım değil.
Baskı: İhanet Noktası
Bütün kitaplarının iki ortak noktası var; 1. Son sayfada bir araya gelen aşıklar. 2. Bilim kurgunun başarılı bir şekilde okuyucuya aktarılması. not: Okumadığım tek kitabı "Kayıp Sembol" fakat cep boyu henüz çıkmadığı ve gönlüm 30 tl vermeye razı olmadığı için almadım. Cep boyunun çıkmasını bekleyeceğim.
Baskı: Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2)
50 ton üçlemesi ile çok ortak noktası var.
Baskı: Dijital Kale
Kitaptan alıntı: Bir de zorla bir şey yaptırmaya çalışırsan, seninle mücadele edecektir. Ama bir aklı düşünmesini istediğin şekilde düşünmeye ikna edersen, bir müttefikin olacaktır.
Baskı: Sana Soyundum (Crossfire, #1)
50 ton üçlemesine nazaran daha yumuşak diyebilirim.
Baskı: İstanbul Hatırası
Ahmet Ümit'in şimdiye kadar okuduğum en iyi kitabı!
Baskı: Grinin Elli Tonu (Fifty Shades, #1)
roman okumayı sevmesemde her nekadar, bu üçlü seriyi üç günde bitirmiş bulunmaktayım. Dehşet (bu kelimeyi kullanmamalıyım bu tanımlama için biliyorum) akıcıydı.
Baskı: Allah Beni Böyle Yaratmış (Pucca Günlük, #3)
ilk iki kitabına nazaran beğenmedim kitabı. yavan olmuş.
Baskı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
"Beklemesini onlar kadar iyi bilen yoktur." Kitabı ilk açtığınızda bu cümle çıkar karşınıza... Yıllar önce okumuş olmama rağmen hiç çıkmadı aklımdan.