inci
@inci

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Nefret Mektupları
10/1023.06.2021

Baskı: Nefret Mektupları

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/vi-keeland-penelope-ward-nefret.html "Seçmelere girmiyorsun ve kiliseye katılmıyorsun, yine de bir haftada içinde ikinci kez buradasın. Niye geldin öyleyse?" Başımı iki yana sallayıp kendi kendime güldüm. "Hiçbir fikrim yok. Bekle, aslında bu doğru değil. Buradayım, çünkü sarışın içimi dışıma çevirdi." "Ah." Terrence'in yüzüne anlayışlı bir bakış geçti. "Bir kadın. Hem de kendini sorgulamanı sağlayan biri." Ofladım. "Kendimi hem de nasıl sorgulatıyor - çoğunlukla da aklımı kaybedip kaybetmediğimle ilgili." Gülümsedi. "Seni olduğun kişi için görüyor ve bu da sende daha iyi bir dam olma isteği uyandırıyor. Sakın o kızın gitmesine izin verme." ***** "Sana başına gelen en iyi şeyden kurtulmanı ve sonra da deli gibi acı çekmeni mi söylememi istiyorsun? Beni lanet olası bir sihirbaz falan mı sanıyorsun? Buna verilecek kolay bir cevap yok çünkü sen kıza aşıksın, haksız mıyım?" Derin bir nefes alıp verdikten sonra teslim oldum. "Tepeden tırnağa ona aşığım." "Öyleyse onunla ol. Seninle ilgili her şeyi biliyor. Kabul ediyor. Onunla ol, Reed." "Ya yapamazsam? Ya suçluluk çok fazlaysa? Onu nasıl bırakırım? Onu nasıl bırakacağımı söyle bana." "Mutlu bir orta yol yok. Ya onunla olursun ya da bırakırsın. Onu birden bire bırak. Artık onu ayartma, arkadaşı olmaya çalışma veya kahrolası kahramanı olma çünkü ikimiz de bunun saçmalıktan ibaret olduğunu biliyoruz. Sen o noktayı geçtin. Söylemekten nefret ediyorum ama eğer bunu bırakmaya karar verirsen artık beraber çalışamazsınız. O bok işe yaramaz. Ona kaymaya devam edeceksin ve aynı durumla sonuçlanacak, bu adil değil. O yüzden lafı bırak da ne yapacaksan yap. Eğer bırakmaya karar verirsen ona yeni bir iş bulsan iyi edersin. O iyi olacak. İnan bana, onun yaralarını yalamak isteyecek tonla erkek var." O son kısım beni test etmek için eklediğini biliyordum. Bunun beni delirteceğini biliyordu. Sözleri acımasızcaydı, fakat gerçek olduklarını biliyordum. Charlotte'la orta nokta yoktu. Ya tamamen vardım ya da tamamen yoktum. ***** "Burada olduğuna inanamıyorum." En sonunda yaklaşıp yanımdaki koltuğa oturdu ve kollarımın arasına geldi. Ona sıkıca sarılırken ağlamaya başladım. "Seni çok özledim, Reed." Soluğunu boynuma doğru bıraktı. "Ah, güzelim. Ben de seni özledim." Bana bakmak için geri çekilip, "Bonnie Raitt haklıydı..." dedi. "Ne demek istiyorsun?" Birkaç saniye boyunca gözlerimin içine baktıktan sonra konuştu. "Bir insana birini sevdiremezsin. Fakat tem tersi de doğru. Hiçbir şeyin seni bir insanı sevmekten de alıkoyamaz. Seni sevmemek için çok uğraştım, Charlotte. Fakat seni bütün kalbimle ve ruhumla seviyorum."

Baskı: Yalnızlığın Kara Laneti (Cursebreakers #1)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/brigid-kemmerer-yalnzlgn-kara-laneti.html Bu döngü korkunç bir şekilde yanlış gidiyordu. Bana asla güvenmeyecekti. Yine başarısız olacaktım. Elimi kapıya koydum. O da diğer tarafta kımıldamamıştı. "Sizinle alay etmiyorum, leydim." Durdum, hiçbir şey söylemedi. "Demir Gül büyülü değildir." Ahşabın arkasından konuştu. "İyi. Nedir öyleyse?" "Lanetli." ***** "Gerçekten cömerdimdir, Prens Rhen. Sana merhamet göstereceğim. Bu senin son döngün olacak. Günlerin Kordiyar'ın kalanıyla eş zamanlı geçecek. Bu döngü sona erdiğinde Demir Gül önceki haline dönecek." Göğsümde bir ferahlık çiçeklenmeye başladı, insafsız acımın içinde küçük bir rahatlama. Nihayet son döngüm gelmişti. Üç ay daha dayanacaktım ve sonrasında özgür olacaktım. Grey'in tutuşundan kurtulmak istedim ki Lilith'in ayaklarını öpüp minnettarlıkla ağlayabileyim. "Bu kızla başarısız olup sonsuza dek bir canavar olarak kalmaya mahkum edildiğinde ne olacak peki?" diye sordu Lilith ardından. Soru neredeyse kalbimi duduracaktı. "Seni komuta edebileceğin tek bir adamla bırakan ben değilim," dedi ve sesi birbirine sürtünen binlerce bıçağa dönüştü. "Kordiyar'ı sefalet ve dehşete ben sürüklemedim. İnsanlarını yok eden de ben olmayacağım." Boğacımda bir hıçkırık yükseldi. Tamamen yeni bir döngü için ağlamak istiyordum. Yakıcı acı başıma ulaşmış, gözlerim yıldızlarla bulutlanmıştı. "Sen sorumlusun," dedi korkunç sesi solarak. "Sen, Rhen. Hepsini sen yok edeceksin." **** "Orada olsaydım onlara yardım edebilirdim. Annemle olabilirdim. Kardeşimle olabilirdim. Bana ihtiyaçları var. Anlayabiliyor musun? Bana ihtiyaçları olduğunu? Anlıyor musun?" Alnımı kapıya bastırdım. Acısı kapının ardından bana ulaşıyor, göğsümü sıkıştırıyor, kendi ailemi aklıma getiriyordu. "Evet. Anlayabiliyorum." "Hayır." Sesi vahşiydi, öfkesi saftı. "Anlayamazsın!" "Anlayabilirim," dedim yumuşak bir şekilde. "Nasıl?" "Çünkü benim sana ihtiyacım var."

Uygar (Vahşi #2)
10/1019.06.2021

Baskı: Uygar (Vahşi #2)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/selvi-atc-uygar-vahsi-2.html "Şu kaleye bir baksana, nasıl da güzel!" "Ah!" Ros kısa bir süre duraksadı. "Şu anda biraz meşgulüm. Parçalanmamaya başlıyorum." Val sırıttı. "Sana güzel bir kale almaya çalışıyorum. Ve sen..." Burada durup iki kişiyle aynı anda bir mücadeleye girişti. "Hala şikayet ediyorsun!" "Kendi kalemi istiyorum." "İşte, küçük, şımarık bir prenscik!" **** Val'ın tek eli tarağa dokunmak için başının üzerine ilerlerken, Ros aynı anda ikinci tarağı taktı. Daha sonra bir ölüm şarkısına dönüşecek olan çıplak, uzun ve zarif parmaklar parıldayan tarakların üzerini okşayarak gezindi. O anda yine yüzündeki ifadeden ne düşündüğü anlaşılmıyordu. Fakat sonra... Val güldü. Genişçe. Saf, sanki o anda önüne geçilemez bir mutluluk tüm yüzünü esir almıştı. Bakışları yukarı kalktı. Sanki olabilirmiş gibi çok daha derin, çok daha insanın içine işleyen bakışlarla Ros'un bakışlarını tutsak etti. "Bunlar annemin tarakları değil!" diye fısıldadı. Ros başını salladı. "Biliyorum. Ben, sadece bir insanım." "Biliyorum." Tekrar taraklarına dokundu. "En az onlar kadar değerli."

Vahşi
10/1012.06.2021

Baskı: Vahşi

Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/selvi-atc-vahsi-vahsi-1.html Ne olursa olsun, başlarına ne gelirse gelsin asla ama asla yılmıyorlardı. Düşüyor, yeniden, yeniden ve yenden kalkıyorlardı. Tıpkı daha önceleri Ros'un savaşçılarını eğitirken söylediği gibi... Vazgeçmek yoktu! *** Tanrı, ondan her şeyini almıştı. Ve sonra tüm bunların yerine ona Val'ı vermişti. Belki de onu, Val'a vermişti. Kim bilir! Ah! Nola, Ros'un kalbini terk etmiş değildi. Asla! Ona aşkının hepsini sonuna kadar vermişti. Ve onun intikamını en vahşi şekilde alacaktı. Fakat sevgisini de Val'a akıtıyordu. Bir nehir gibi kimi zaman durgun, kimi zaman coşkunlukla... *** "Eğer başarırsan, dediğim gibi olacak. Val, asla bunu bilmeyecek ve burada söyledikleri gibi... Onu sahipleneceksin, Ros! Çünkü en azından bunu ona borçlu olacaksın." Ros'un gözleri şaşkınlıkla açıldı. Ona, hayal kırıklığına uğramış bir ifadeyle bakıyordu. "Nola'dan sonra kalbimi ona vermemi mi istiyorsun? Bunu gerçekten elimde olduğunu mu sanıyorsun?" "Kalbini ver demiyorum. Sevgini ve saygını ver diyorum. Bunları elbette yapabilirsin!" Zek, dilinde zehir gibi hissettiren sözleri sona saklamıştı. Ancak bunu yapmak zorunda hissediyordu. "Eğer yapmazsan... Bir daha ne bağlılığımla ne de varlığımla yanında olmayacağım." Ros, inanamıyormuş gibi başını iki yana salladı. "Val, senin için bu kadar önemli mi?" "Yüce kalbi önemli! Eğer o değerli kalbini birine verecek olursa bundan sağ çıkmayacak bir kadın. Nereden bildiğimi sorma! İnan bana sadece hissediyorum!" Bu konuda yalan söylemiyordu. Gerçekten nereden bildiğini bilmiyordu fakat onun kalbinin kırıldığında, Val'ın bu kırgınlıktan sağlam çıkamayacağını bir şekilde hissediyordu. *** "Bir mucize olmayacak, değil mi?" Yaşlı, yeşil gözleri Kav'ın siyah gözlerini buldu. Genç adam önce yutkundu, ardından başını iki yana salladı. "Artık kabullenmemiz gerekiyor, efendim." Kadının bakışları suçlayıcı bir hal aldı. Fakat yüzünden kırgınlık akıyordu. "O zaman sen, kabullendiğini söylüyorsun!" Adam, göğsünden bir mızrak yemiş gibi olduğu yerde sırtını dikleştirdi ve keskin bir nefes aldı. "Kabullenemeyeceğim tek şey, benim yanlış bir adımımla sizin hayatınıza son vermektir... Efendim!" Flora onun doğru söylediğini biliyordu. İlk defa, yan yana durdukları yıllar boyunca ilk defa gözlerinden akanları, yüreklerinde sakladıklarını açığa çıkarmak için birkaç kelime sarf etmişlerdi. Halbuki onlar sadece gözleriyle konuşurlardı. Kalplerinin birbirine kenetlendiğini de gözlerinden okumuşlardı, birbirleri olmadan yapamayacaklarını anladıkları anı da! Ama hiç dinlendirmemişlerdi.

Baskı: Akıncı (İskoç Muhafız Alayı, #8)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/monica-mccarty-aknc-highland-guard-8.html "Sana karşı sadakatimi savunmak zorunda kalmaktan bıktım demek oluyor. Son yedi yıldır akıttığım kanın en az senin kadar İskoç kanı olduğunu kanıtlamaktan yoruldum ve ailesinden -tüm hayatından- koparışmış, korkmuş ve yardıma ihtiyacı olan bir leydi görürsem -İngiliz bile olsa- onu rahatlatmak için çabalarım demek oluyor." Robbie bir an için öyle şaşırdı ki ne diyeceğini bilemedi. "Gerçekten neler oluyor, Akıncı" Seton durup Robbie'nin öfkeli yüzüne baktı. Omuzlarını dikleştirmiş yumruklarını sıkmıştı. "Ne düşünüyorum biliyor musun? Bence onu kıskanıyorsun. Onu istiyorsun ve beni sana tercih edebileceği ihtimaline katlanamıyorsun." ***** "Endişe ettiğim kişi ağabeyim değil. Çevrede başka adamlar da olacak. Ayrıldığın sırada seni yakalar ya da peşine düşerler." Robbie kaşlarından birini kaldırdı. "Öyle olmadığını bilmesem benim için endişelendiğini sanabilirdim." Rosaline o anda parmağını Robbie'nin çeliği andıran göğüs kafesinde gezdirmek istedi. "Tabii ki senin için endişeleniyorum. Gerçi şu anda bunu neden yaptığımı merak ediyorum. Gerçekten insan..." Aniden sustu. Robbie, kızın çenesini kaldırıp kendine bakmasını sağladı. "İnsanın ne, Rosalin?" Sesi tuhaf bir şekilde derinden geliyordu. Rosalin, Robbie'nin gözlerine baktı. Bir şeyler arıyor gibiydi. "Seni önemsemesini zorlaştırıyorsun." ***** "Benim teklif ettiğim şey koşulsuz. Sadece sen bunu göremeyecek kadar körsün. Git ve savaş, Robbie. Eğer istediğin buysa öyle yap. Seninle daha fazla çatışmayacağım. Senin için savaşmayı bıraktım." Rosalin ciddiydi. Robbie bunu gözlerinden anlayabiliyordu. Bırak gitsin. Kalp atışlarını kulaklarında hissetti. Ona uzanmamak içi vücudunda olduğunu bile bilmediği kasları gerildi. Roslain hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir an için bekledi. Bir işaret görmek için Robbie'nin yüzüne baktı. Eğer tüm istediğin buysa... Çenesinin altındaki kas seğirdi. Damarlarındaki kan coşmuştu. Ama o, fırtınaya karşı hareketsiz bir şekilde duruyordu. Rosalin döndü. Lanet olsun. Tüm istediği bu değildi. Rosalin tamamen dönemeden bileğini tuttu. Birbirlerine baktılar. "Lanet olsun, Rosalin! Sen seni istiyorum."

Erdem Yılı
8/1005.06.2021

Baskı: Erdem Yılı

yorum için : https://illekitap.blogspot.com/2021/06/kim-liggett-erdem-yl-duzenlenecek.html Gözlerimden yaşlar akarken, "Bunu niye yapıyorsun?" diye sordum. "Defteri gördüm. Babama verdiğin sözü fazlasıyla yerine getirdin. Beni niye öldürmedin ya da ölüme terk etmedin?" Gözlerinin arasında derin bir yükselti oluştu. "Bende kendime sürekli aynı şeyi soruyorum," dedi, sonunda bakışlarıma karşılık vererek. "Ama seni gördüğümde... buzun üstünde... o kadar şey görünüyordun ki..." "Aciz," diye fısıldadım, beni kurtaranın bu olduğu fikrinden hem tiksindim hem öfkelendim. "Hayır," dedi gözleri ateş ışığında parlarken. "Cüretkar. Buzu o baltayla kırdığında... hayatımda gördüğüm en cesurca şeylerden biriydi." ***** "Kasabada, aklından geçeni açıkça konuşan bir kadından daha tehlikeli hiçbir şey yoktur. Havva'nın başına gelen buydu, biliyorsun, bu yüzden cennetten kovulduk. Tehlikeli yaratıklarız. Şeytani cazibeyle doluyuz. Fırsat verilirse erkekleri günaha, kötülüğe, yıkıma çekmek için sihrimizi kullanırız." Dramatik bir ifadeyle gözlerimi devirmek için fazla yorgundum. "O yüzden bizi buraya gönderiyorlar." "Sihrinizden kurtulun diye," dedi. Uykuya dalarken, "Hayır," diye fısıldadım. "Bizi yıkmak için." ***** "Sana bir açıkla-" "Bana hiçbir şey borçlu değilsin," diye fısıldadı. "Seni seviyorum. Seni hep sevdim. Seni hep seveceğim. Tek umudum zamanla senin de beni sevmen." Gözlerim dolmaya başladı. "Eczanedeki yangın... Senin yaptığını biliyorum. Benim için yaptığını biliyorum." Tuttuğu nefesi gürültüyle saldı. "Çok fazla şeyin doğrusunu bilen biri olarak, yanlış bildiğinde de olağanüstü bir biçimde yalnız biliyorsun." Anlamaya çalışarak yüzüne baktım. "Onu kendim için yaptım," derken kaşları çatıldı. "Çocukken beraber geçirdiğimiz onca yılın, kasabada koşturmamızın, erdem yılı hakkında ipuçları elde etmeye çalışmamızın benim için bir anlamı vardı. Rüyalarındaki kız... Onunda bir anlamı vardı. Ben her zaman inandım, sana, o kıza, değişime... Ama sen bana inanmadın."

Uçurum
5/1005.06.2021

Baskı: Uçurum

2,5 stars yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/busra-balck-ucurum.html "Beni istediğini, bizim aslında ne kadar iyi olabileceğimizi, beni uzaklaştırmakla hata yaptığını duymak istiyorum." Dudakları çenemde gezerken nefesimi tuttum. "Bırak da sana iyi geleyim. Yüzleşmek istediğin ne varsa hepsinde yanında olayım. Bırak, seni uğultulu düşüncelerinle kavga ederken onlara karşı savunayım. İzin ver, Alyssa. Lanet olsun, görmüyor musun? Biz ikimiz de ateşiz. Birleşirsek alev alır ayrı kalırsak kül oluruz." Dudakları dudaklarıma değmek üzereyken durdu. Benden bir cevap beklediğini biliyordum. Halkı olduğunu biliyordum. Onun bilmediği şeyler ise haklılığını bir parça yok ediyordu. Onu kendi cehennemime atmaktan, zarar görmesinden ölesiye korkuyordum. "Görüyorum. Ama biz alev alırsak etrafımızı küle çeviririz. Birbirimizi yok ederiz. Bu yüzden kendim kül olmayı yeğlerim." Hafifçe başımı arkaya eğip yüzüne baktığımda gülümsemesi yavaştan tekinsiz bir hal aldı. Biliyordum, son sözü söylememe izin vermeyecekti. Şu an gördüğüm adam az önce bana kırgınlıkla bakan adam değildi. Kararlı gözleri gözlerime kilitlenirken ağır bir nefes aldı. "Senin küllerine değil, alevlerine ihtiyacım var Alyssa." ***** Etrafıma birkaç kez bakındım ve daha fazla duramayacağımı anlayarak kapıya yöneldim. "Ama sen bana verdiğin sözü tutmayacaksın, değil mi?" Olduğum yerde, kapının eşiğine santimler kala aniden durdum. Arkamı dönmedim. Yüzüne bakmadım. Ama vermem gereken cevabı biliyordum. "Aramızdaki tek yalancı, sen değilmişsin demek ki. Onca olan şeyden sonra seni tekrar hayatıma alamam James. Sen benim kapanmış bir sayfamsın artık." "Beni seviyorsun." "İnkar etmiyorum." Gitmem gerekiyordu fakat havada asılı kalan sözler ayaklarıma düşmüş ve beni olduğum yerde tutuyordu. "Ama beni affetmiyorsun." Ciğerlerime batacak kadar sert bir nefes çektim. "Affedemiyorum."

Baskı: Paramparça Prens (The Royals #2)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/05/erin-watt-paramparca-prens-royals-2.html ***** "Ella gittiğinde bu seni korkuttu, biliyorum. Seni incitti." Başımı çevirip gergin yüzünü inceledim ve aklıma gelen düşünceyle ben de gerildim. "Onu seviyor musun?" diye sordum boğuk bir sesle. Başı hızla bana doğru döndü. "Hayır." "Bundan emin misin?" "Onu seviyorum ama senin sevdiğin şekilde değil." Biraz olsun rahatladım. "Yine de ona değer veriyorsun." Tabi ki verecekti. O hepimiz için değerliydi çünkü o kız evimize bir yıldırım gibi düşmüş ve her şeye yeniden can vermişti. Bizim için demiri ve ateşi keşfetmişti. Bizi tekrar güldürmüştü. Bize bir amaç vermişti - öncesinde ona karşı bizdik. Sonra bu onun yanında durmamıza dönmüştü. Onu korumaya. Sevmeye. ***** Reed'in kaslı yapısına ve sert hatlarına baktığımda bazen onun da benimki kadar kırılgan bir kalbi olduğunu unutuyordum. Ama erkekler duygusal olmamaları gerektiğini düşünerek hislerini ciddiyetle, duygusal olmamaları gerektiğini düşünerek hislerini ciddiyetle, zalimlikle ya da pislik gibi davranarak maskeliyordu. "Gerçekten affettim." "Pisliğin teki olsam bile mi?" "Bana pislik yapmayı bıraktın mı?" Saçını gereğinden daha sert çektim. Bunu hak ettim dercesine başını eğdi. "Pislik yapmayı uzun zaman önce bırakmıştım. İlk öpüşmemizden hemen sonra. Seninle tanıştığımdan beri tek kıza bile bakmadım, Ella." "İyi. Bana hak ettiğim üzere bir tanrıça gibi davranır ve beni aldatmazsan sorun yok demektir." "Ben zaman zaman zor olabilirim." Yani çok derinden sevdiğini ima ediyordu ve benim toplanım gitmemden korktuğunu - daha önce yaptığım gibi, annesinin temelli gittiği gibi. "Evet... ama ben zoru severim," diye fısıldadım. *****

Baskı: Kağıt Prenses (The Royals #1)

Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/05/erin-watt-kagt-prenses-royals-1.html "Beni mi bekliyordun?" Sesimdeki art niyetten biraz olsun pişmanlık duymadım. Reed beni baştan aşağı inceledikten sonra tatlı mavi gözleri çıplak bacaklarımda oyalandı. "Sadece derdinin ne olduğunu merak ediyorum." "Hayatta kalmayı çalışıyorum," dedim dürüst bir şekilde. "Tek yapmak istediğim üniversiteye gidebilmek." "Beraberinde Royal servetinin bir kısmını da götürmek, değil mi?" Tüylerim diken diken oldu. Bu çocuk hiç pes etmeyecekti. "Ya da cebimde çaldığım birkaç Royal kalbiyle beraber," dedim tatlı bir şekilde. *** "Hayal görüyorsun Reed'e abayı yakmadım," diye yalan söyledim. "Saçmalık." "Yakmadım," diye ısrar ettim ama Easton farkına varmıştı. "Saçmalık, Ella. İkiniz ne zaman yan yana gelseniz sigara içme ihtiyacı duyuyorum." Sırıttı ama hemen gülüşü soldu. "Bak, senden hoşlanıyorum. Hoşlanacağımı düşünmemiştim ama öyle oldu. Ve bu yüzden Royalların kafalarının kırık olduğu konusunda seni uyarma ihtiyacı duyuyorum. Yatakta iyiyiz ama yatağın dışında? Dördüncü seviye kasırga gibiyiz." **** Bakışlarının yüzümü yaktığını hissedebiliyordum. Yüzümü tekrar çevirirken buruk bir şekilde gülümsedim. "Hadi duyalım." "Neyi duyalım?" "Diğer yalanlarını. Bilirsin, nasıl dün akşam bana iyilik yaptığını, aslında beni istemediğini falan filan." Elimi savurdum. Kahkaha attı. "Aman Tanrım. Bu bir kahkaha mıydı? Reed Royal gülüyormuş, millet. Biri Vatikan'ı arasın çünkü bir mucize oldu." Bu tekrar gülmesini sağlamıştı. "Sinir bozucusun," diye homurdandı. "Evet ama yine de benden hoşlanıyorsun." Sessizleşti. Sanırım böyle kalmaya devam edecekti ama sonra alçak sesle küfrettikten sonra konuştu. "Evet, belki de hoşlanıyorum."

Baskı: İskoç Esareti (Campbell Trilogy #3)

Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/05/monica-mccarty-iskoc-esareti-campbell.html ~~~*~~~ Gülümsediğinde, sadece Jeannie'ye özel, gizli bir hediye veriyor gibiydi. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Seni seviyorum ve sana kavuşmak için cehenneme bile gitmeyi göze alırım." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "İskoç kılıcı soylu bir silahtır ve tarihimizin bir parçasıdır. Nesilden nesile geçen geçmişimizin bir simgesidir. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Seninle birlikte olmayı ne çok istediğimi Tanrı biliyor ama bu kadarı yeterli değil. Sana bütünüyle ihtiyacım var. Bana güvenebilir misin? Sana güvenmediğim için beni affedebilir misin?" Duncan sustu. Bakışlarında pişmanlık vardı. "Tanrım, Jeannie, seni terk ettiğim için beni affedebilir misin?" Sesindeki duygu yoğunluğu, Jeannie'nin içindeki son şüphe kırıntısını da alıp götürmüştü - Duncan kendisini o zaman da şimdi de önemsiyordu. İkisi de hatalar yapmış ve farklı şekillerde bedeller ödemişti ama Duncan'ın kendisine teklif ettiği şey, Jeannie'nin asla tahmin edemeyeceği bir şeydi. Yeniden denemek için bir şans. ~~~*~~~ ~~~*~~~ Duncan'a dikkatle baktı. Belki de sadece kendisine bir ders vermek istemişti. "Söylediğin şeyde ciddi miydin?" Duncan gülümsedi. Sol yanağındaki gamzesi, Jeannie'nin kalbini sızlattı. "Gitme konusunda mı seni sevme konusunda mı?" "İkisinde de," diye fısıldadı Jeannie kalbi hızla atarken Duncan'a baktı, kendisiyle böyle alay ettiği için kızıyordu. "Gitme konusunda değildim. Burada kalıp bana karşı olan her şeyle savaşmak istiyorum. Ama seni sevme konusunda?" Başparmağını, Jeannie'nin alt dudağında gezdirirken, sesi daha boğuk hal aldı. "Evet, Jeannie, seni seviyorum. Sen ilk gördüğüm andan beri, benim için senden başka hiçbir kadın olmadı." Jeannie'nin boğazı düğümlendi. Gerçekten mutlu olmanın ne demek olduğunu çoktan unutmuştu. "Benim için de öyle. Seni sevmekten asla vazgeçmedim. Gittiğinde, kalbimin kırıldığını düşündüm ama sana olan sevgim asla bitmedi." ~~~*~~~

Baskı: Hala Zamanımız Varken

Yorum : https://illekitap.blogspot.com/2021/05/josie-silver-hala-zamanmz-varken.html "Evet," dedi. "Sonra her günü zamanı yeniden düzenleyebilmeyi dileyerek geçiriyorsun." Konuşamadım, yaşlar boğazımı tıkadı. "Ona nasıl hissettiğini hiç söyledin mi?" "Hayır." Yanaklar yaşlarımdan akıyordu. "Bir süre önce bana beni sevdiğini söyledi ve ben ona karşılık vermedim." "Hayır," dedi, sesi kısık ve çatlaktı. "Vermedin." "Vermeliydim." "Çok mu geç?" Soluğumu toplamak için bir saniye durdum ve dinleyicilerinin bana katlanmasını umdum. "Bilmiyorum," diye fısıldadım. "Bence ona söylemelisin. Belki de hala oradadır, senin söylemeni bekliyordur. Kaybedecek neyin var?" ***** "Selam Jack. Yine ben." Sonunda. "Merhaba" dedim, sanırım bütün ülkenin rahatlayarak iç çektiğini duymuştum. "Seninle tekrar konuşmak çok güzel. Geri arayacağından emin değilim." "Seni özledim," dedi. Sesindeki yumuşak, boğuk ton onu duyabilen tek kişi olmayı dilememe sebep oluyordu. "Ben seni geçen doku yıl boyunca özledim." Sesim çatladı, şu anda Laurie'ye vermek zorunda olduğum tek gerçeklerdi ve başka kimin dinlediği umurumda bile değildi. Aldığı nefesi duydum e ofisin dışındaki asistanım Haley mamasından kalktı, yanaklarından aşağı yaşlar akarken bana gülümsedi. "Seni seviyorum, Jack," dedi Laurie. Onun da ağladığını duyabiliyordum. "Üzgün olma," dedim nazikçe. "Neredeyse on yılı o kahrolası otobüse biniş olmayı dileyerek geçirdim."

Davetli Listesi
8/1015.05.2021

Baskı: Davetli Listesi

YORUM İÇİN: https://illekitap.blogspot.com/2021/05/lucy-foley-davetli-listesi.html ~~~*~~~ Tek bir gecede dört hayat mahvoldu. Bir masumun hayatının karşılığında bir suçlunun hayatı: Gayet adil bir ticaret gibi görünüyor. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Her şeyi ortaya çıkarmak her zaman daha iyidir - utanç verici görünse bile, insanların bu yüzden seni yargılayacaklarını hissetsen bile." ~~~*~~~ ~~~*~~~ Bazen en küçük akıntı en güçlüsüdür. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Bazen," diyorum, " en yakın olduğun insanlara anlatmak daha zordur diye düşünürüm. Sevdiğin insanlara." ~~~*~~~

Baskı: Noel'de Ölüm (Eve Dallas, #7)

Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/05/nora-roberts-noelde-olum-olum-serisi-7.html ~~~*~~~ "Dünyada barış insanlara iyi niyet göstererek sağlanabilir." ~~~*~~~ ~~~*~~~ Aşk her zaman kazanamazdı ama eğer iyi çalışırsa adaletin kazanmasını sağlayabilirdi. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Elde edemeyeceklerini seviyor ve elde edemediklerini de yok ediyor." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Sana duyduğum arzu bitip tükenmiyor. Sana olan aşkımın en tepesindeyim sanıyorum ama her zaman daha fazlası olabiliyor." Genç kadın tamamen soyunmuş vücudunu Roarke'a yaslandı ve yüzünü saçlarına gömdü. "Senden sonra benim için de hiçbir şey eskisi gibi değil," dedi. Roarke bir süre onu kollarında tuttu sonra samur sabahlığını sırtına sardı ve kucaklayarak yatağa taşırken, "İkimiz için de öyle," dedi. ~~~*~~~

Visal
10/1010.05.2021

Baskı: Visal

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/05/zeliha-eren-visal-bis-serisi-4.html Önlerindeki dört haftada bir ölüm kalım savaşı yaşayacaklardı. Sonuçta galibiyetin kimde olacağı meçhuldü. İçinden bir ses bu savaşta galibiyetin, mağlubiyetten çok daha acı verici olacağını fısıldıyordu. ***** "Dikkat et güzelim. Ava giderken avlanma." Azra, Mert'in ikinci kez ona güzelim demesi üzerine olduğu yerde dondu. Aslında adamın güçlü kollarının arasında hissettiği sıcak duygular sebebiyle rahatı yerindeydi. Bu yüzden bulunduğu yerden memnun olduğu söylenebilirdi. Yine de yılların verdiği alışkanlıkla duygularını itelemesi uzun sürmedi. Bu adam ona meydan okuyordu. Azra'nın şu hayatta yapabileceği en iyi şey meydan okumalara karşılık vermekti. Bu yüzden ondan kurtularak kaya gibi bir sesle konuştu. "Kendine çok güvenme. Av olduğunu sandığın yerde aslında basit bir yem de olabilirsin." ***** Azra'nın ağzından hafif bir gülücük kaçınca Mert yoğun, mavi bir safir gibi parlayan gözlerini kadının yüzüne dikti. "Keşke hep böyle içten bir şekilde gülmeni sağlayabilsem." Azra alnını adamın geniş göğsüne yaslayarak onun baş döndürücü kokusunu içine çekti. "Sen, ömrüm boyunca beni gülümseten tek insandın." Bu basit, saf ama bir o kadar da anlam dolu cümle Mert'in kalbine sağlanmıştı. O an kendine bir kez daha yemin etti. Ne pahasına olursa olsun Azra'yı koruyacak ve mutlu olmasını sağlayacaktı. Tüm ömrünü adaması, hayatını bu uğurda harcaması gerekse de bunu yapacaktı. Bu fark ediş Mert'in kalbinden ve göğüs kafesinden büyük bir ağırlık kalkmasını sağlamıştı. Çenesini Azra'nın kafasının üzerine dayayıp duru bir sesle konuştu. "Aynı zamanda geri kalan ömründe de gülümsetecek olan insanım."

Asla Ders Almayacaklar
10/1003.05.2021

Baskı: Asla Ders Almayacaklar

Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/05/layne-fargo-asla-ders-almayacaklar.html ***** "Dur!" Durmayacağını bildiğim halde söylüyorum. Onun gibi adamlar asla durmayacaklar. Birileri onları durdurmadıkça. ***** "Flörtleşmesinin ona saldırması için bir bahane olduğunu mu düşünüyorsunuz?" "Ben kesinlikle böyle bir şey söylemedim." Dekanın sesi bir politikacı gibi düz ve tarafsız. "Ama yine de gönderdiğiniz sinyallere dikkat etmelisiniz." Allison korkutucu biçimde sakin, çenesi kilitlenmiş durumda. Başını eğmiş, gözünden bir damla yaş kucağına düşüyor, eteğinin kırmızı kumaşında siyah bir lekeye dönüşüyor. Kendini bir anda tutmakta ne kadar zorlandığını görmek daha da öfkelendiriyor. Yeterince şey yaşadı ve bunlarla uğraşmaması gerek aslında. Dekanın ona yardım etmesi gerekiyor, Allison'ı suçlaması değil. "Yani bu mudur?" Oturduğum yerin ucundayım şimdi, kaslarım o kadar sıkışmış durumda ki. Allison bileğimi tutuyor. "Carly, hayır. Gerek yok." "Hiçbir şey yapmayacak mısınız? Hiç yardım etmeyecek misiniz?" "Bu sizin için bir derse dönüşebilir," diyor dekan. O kadar mantıklıymış gibi konuşuyor ki dişlerini dökmek istiyorum. "Bunun için kimsenin hayatını mahvetmeye gerek yok." ***** "Eğer bu adamları öldüren birileri varsa, söylemeliyim ki... " Mina gözlerimin içine bakıyor. "Onlara neredeyse hayranlık duyuyorum." "Hayranlık duymak mı?" İşte her zaman bunu duymak istemişimdir. Ama eminim ki eski eşinin boğazını kesen kişinin elini tuttuğunu bilse çok farklı hissederdi. Mina elimi sıkıp kucağına çekiyor. "Her neredelerse, kenarda durup da erkeklerin yedikleri boklardan kurtulmalarını izleyip durmuyorlar. Bir şeyler yapıyorlar." Ona her şeyi anlatmak istiyorum; Kinnear'ı, Dylan Hughes'ü, öldürdüğüm tüm diğer adamları, geçmişteki utangaç kızı ve kendisini nasıl bir silaha dönüştürdüğünü. Onun gözlerinin içine bakıp şöyle demek istiyorum: Benim, o benim, hepsini bizim gibi kadınları korumak için yaptım. Geçmişte de yaptım, yine de yaparım.

Tadında Aşk Var
10/1028.04.2021

Baskı: Tadında Aşk Var

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/04/tugba-atc-cosar-tadnda-ask-var.html ~~~*~~~ Bana öyle bir bakıyordu ki sanki herkesten koruması gereken çok kıymetli biriydim ama aynı zamanda peşimden koşup beni avlayıp parçalamak istiyordu. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Tamam, büyük laflar edip aşk falan demeyeceğim ama Balım, gördüğüm ilk an ve beni eve bırakana kadar geçen o sürede kalbim bu güne kadar atmadığı kadar hızlı attı. Yerimde zor durdum. He aklım hem kalbim sanki uzun zamandır bu anı bekliyormuş gibiydi." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Onu nasıl azarlayacağımı düşünüyorum ama bir yandan da derinde bir yerde görmezden gelmeye çalıştığım bir sıkıcı yakıyordu içimi. Ama nasıl yakıyor Balım... İnsan kardeşinin canının yandığını hissediyormuş da be görmezden gelmişim." ~~~*~~~

Baskı: Kindar Ölüm (Eve Dallas, #6)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/04/nora-roberts-kindar-olum-olum-serisi-6.html ~~~*~~~ Yaşam, diye düşündü, bazıları için en güzel şeyi sona saklama riski alamayacağı kadar belirsiz. ~~~*~~~ ~~~*~~~ Bir yıldan kısa bir sürede, Eve'in bütün savunmasını yıkmış, kalbinin kilitlerini kırmış ve işin şaşırtıcı yanı sadece aşkını değil güvenini de kazanmıştı. Üstelik hala onu kızdırmayı başarıyordu. Roarke, onun hayatındaki ilk ve tek muziceydi. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "İşte burada ayrılıyoruz. Kanun her zaman masumun ve kullanılanın yanında değildir. Kanun her zaman yeterince duyarlı değildir. Yaptıklarım için özür dilemeyeceğim Eve, ama seni düşürdüğüm durum için... seni görevinle benim aramda bir tercih yapmak zorunda bıraktığım için özür dilerim." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Rozetimi teslim etmenin benim için kolumu kesmekten farksız olacağını belirtmek isterim ama eğer işimle evliliğim arasında bir tercih yapmam gerekirse, kolumu da keserim." ~~~*~~~

Kuyucaklı Yusuf
10/1022.04.2021

Baskı: Kuyucaklı Yusuf

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/04/sabahattin-ali-kuyucakl-yusuf.html ~~~*~~~ İçindeki bütün yıkımlara, bütün kederlere rağmen başını yere eğmek istemiyordu. Matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenecek ve yeni bir hayata doğru yürüyecekti. ~~~*~~~ ~~~*~~~ Şimdi ilk defa bir şey istiyor, hem de korkunç bir istekle istiyordu. Fakat niçin bu istek bir imkansızlıkla beraber gelmişti? Niçin hayatının bu en büyük arzusunu, şimdiye kadar belki yine içinde, fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz, öldürmeye mecbur kalıyordu?... Niçin? ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Yoksa gelmem diye mi korkuyorsun?" Yusuf başını salladı: "Gelirsin... Biliyorum..." "Öyleyse neden bırakmıyorsun?" Yusuf avucunda tuttuğu bileği sinirli bir hareketle sıkarak: "Lüzumu yok!" dedi. Sonra, dudakları titreyerek, ilave etti: "Ne olursa olsun, artık seni hiç bırakmayacağım!" ~~~*~~~

Baskı: İskoç Sürgünü (Campbell Trilogy #2)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/04/monica-mccarty-iskoc-surgunu-campbell.html ~~~*~~~ "Seni seviyorum ve sensiz cehennemi yaşamaktansa, seninle cehennemi yaşamayı tercih ediyorum." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Beni kandırma Patrick Murray." Patrick'in göğsüne hafifçe vurdu. "Bu çelik göğsün altında, yumuşak bir kalp var ve ben o kalbi bulmaya kararlıyım." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Seninle evlenmek istedim çünkü sana aşık oldum." Başparmağı, Lizzie'nin yanağında dolandı ve tek dalma gözyaşını sildi. Lizzie'nin gözlerine baktı. "Seni seviyorum Eizabeht Campbell. Tüm kalbimle." ~~~*~~~

Baskı: Dokunulmazlar (Ruthless People #2)

https://illekitap.blogspot.com/2021/04/j-j-mcavoy-dokunulmazlar-ruthless.html ~~~*~~~ Büyük aşk, her zaman sonunda büyük acı getirir. İşte, bu nedenle sürekli Liam'dan önce ölmek için dua ediyorum. ~~~*~~~ ~~~*~~~ Önünde sonunda üstün gelmenin bir yolunu bulacaktık. Biz Callahanlarız. Ne yaşarsak yaşayalım eskisinden daha da güçlü bir şekilde ayağa kalkarız. ~~~*~~~ ~~~*~~~ Bu kadın öfkelendiğinde silahını değil kelimeleri kullanmayı öğrenmeliydi. En azından bana karşı... ~~~*~~~ ~~~*~~~ Onun bu şekilde acı çekerken bana sığınması çok hoşuma gidiyordu. Nsıl bu sevgi dolu çifte dönüştüğümüzü bilmiyordum ama her geçen gün ilişkimiz daha da güçleniyor ve o daha da ruhuma işliyordu. Her ne kadar bir yanım bu durumdan endişelenmeye devam ediyorsa bir yanım da bu durumdan çok hoşlanıyordu. ~~~*~~~

Hasat - Katil Doğan
9/1011.04.2021

Baskı: Hasat - Katil Doğan

4,5 / 5 yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/04/ozlem-coban-hasat-katil-dogan-hasat.html ~~~*~~~ Basit bir benzerlikle başlayan oyun, bir katilin başka bir katili yaratmak için zevk aldığı bir amaca dönüşmüştü. ~~~*~~~ ~~~*~~~ Nasıl olduğunu anladığını söyleyemezdi ama seviyordu onu. İçinde ilk kez bir kadının nefesini hissediyordu. Ve o nefes giderse kendi nasıl solur alırdı? Bilemiyordu. ~~~*~~~ ~~~*~~~ Ferit başını öne eğen insanları sevmezdi. Hata da yapsa hatasına sahip çıkmalıydı, insan. 'Hele kadınlar herkese, her şeye inat daha dik durmalı,' diye düşündü. "Ama yine de Özge elimi tutsa fena olmazdı." dedi. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Annem öldüğünde dedim ki bu yürek soğumaz. Nasıl anıyor cayır cayır. Ama ılıdı. Babam öldüğünde evim yıkıldı dedim. Çatım başıma çöktü, daha doğrulamam dedim. Ama kalktım. Şimdi sen yoksun kızım. Benim evladım öldü diyemiyorum. Ben bu acıya ne yürek yangını derim ne de deprem derim. Yer yarıldı, evladım. Ben içinde diri kaldım." ~~~*~~~

Yemezler Güzelim
8/1008.04.2021

Baskı: Yemezler Güzelim

yorumu için:https://illekitap.blogspot.com/2021/04/zeliha-eren-yemezler-guzelim-bis-serisi.html ~~~*~~~ Aşk, diğer yarını bulmak gibiydi. Bir kere bulduğun zaman kalbin tam oluyordu ve ondan koparıldığında, sanki bir parçan yok olmuş gibi hissediyordun. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Sizin neye inandığınız umurumda değil. Mila'nın prensesiniz olması umurumda değil. Benim koruyucu olmam da umurumda değil. Onu koruyacağım, çünkü o benim sevdiğim kadın." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Şuan anlamış bulunuyorum ki, Tanrı bazı kullarının bir özelliğini eksiltip diğerini çok fazla veriyor. Mesela sen, insanlara çile çektirmek için dünyaya gelmiş gibisin ama harika bir resim yeteneğin var." "Evet, haklısın. Mesela sana da fındık kadar beyin vermiş ama vücudun dillere destan." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Seninleyken aklım yerimde olmuyor ve dikkatimi veremiyorum. Bu yüzden anlattıklarını doğru düzgün öğrenebileceğimi zannetmiyorum." Zack, yüzünde anlamadığını gösteren bir ifadeyle kafasını yana eğdi. Düşünceliydi. "Neden?" Mile genç adama son bir bakış attı ve derin bir nefes alarak içindekileri açığa çıkardı. "Çünkü ben sana aşık olan kadınım, sen de beni hatırlamayan adamsın ve artık buna katlanamıyorum!" ~~~*~~~

Baskı: Acımasızlar (Ruthless People #1)

Yorumu için: https://illekitap.blogspot.com/2021/04/j-j-mcavoy-acmaszlar-ruthless-people.html ~~~*~~~ "Biz seri katil değiliz. Eğlence olsun diye ya da kaos yaratmak için birilerini öldürmüyoruz. Bu bizim işimiz. Öldürdüğümüz herkesi aile için öldürüyoruz." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Adımı bir daha söyle. Ama nefretle, öfkeyle değil, şimdi söylediğin gibi. Senin zevkin doruğuna çıkarabilecek dünya üzerindeki tek adam benmişim gibi." ~~~*~~~ ~~~*~~~ Declan kulağıma eğilip, "Bu kadın sabah gözünü açtığında şeytan bile lanet ediyordur," diye fısıldadı. "Ben de şeytana eşlik ediyorum," diye mırıldandım. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Hayatta benden başka kimsen yok. Tıpkı benim de senden başka hiç kimsem olmadığı gibi. Declan'ı, Olivia'yı, Coraline'i, Neal'i, hatta anne ve babamı bile boş ver. Benim ailem sensin ve bağlılığım sadece sana. Bunu ne kadar erken anlarsan, o kadar çabuk bütünleşir, bir olur ve karşımızda durmaya cesaret edecek herkesi yere sereriz." ~~~*~~~

Baskı: Her Zaman Aklımdasın (The Sullivans, #8)

Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/04/bella-andre-her-zaman-aklmdasn.html ~~~*~~~ Daha önce kimse ona bu şekilde bakmamıştı. Grayson ona sanki hiç ummadığı bir armağanmış ve bu armağanı hak edecek ne yaptığını çözemiyormuş gibi bakıyordu. ~~~*~~~ ~~~*~~~ Greyson hazırlıksız yakalanmıştı. Bildiği tek şey, Lori'nin çok güzel olduğuydu ve her nasılsa, engel olmaya çalıştığı her şeye rağmen, arsız tek bir gülümsemeyle ansızın kalbini çalmayı başarmıştı... ~~~*~~~ ~~~*~~~ En sonunda güneş ışığını ellerinin arasında tutmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmişti ve Lori gittiğinde tüm sene kış gibi olacaktı, yazın en sıcak günlerde bile... ~~~*~~~

ÖncekiSayfa 4 / 42Sonraki