inci
@inci

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Kalbim Sana Ait
9/1021.09.2021

Baskı: Kalbim Sana Ait

4,5 stars yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/09/jewel-e-ann-kalbim-sana-ait.html "Bana kalbini açacak mısın?" Elleri sutyenimin kopçalarına doğru hareket ederken bakışları üzerimdeydi. "Evet." "Güzel." Alnını öptükten sonra burnundan elmacıkkemiklerine doğru öperek yol aldım. "Çünkü seni o kadar seveceğim ki zamanın bir önemi kalmayacak." Sutyenimi çıkarırken dudağının bir kenarını öptüm. "Mesafelerin önemi kalmayacak." Dudağının diğer kenarını öptüm. "Her nefes aldığında sadece," dudaklarının üzerinde duraksadım, "sana olan aşkımı hissedeceksin." * * * * * "Bu işin yürümesi için yeri göğü oynattıktan sonra düşük yaptığın için her şeyi bir kenara atmayacağım. Benim için bu iş artık çocukla alakalı olmaktan çıktı." İçimdeki duygular ayağa kalktı. Bu hayatı istiyorum. "Benim için yeri göğü yerinde oynatır mısın?" Burnundan alaycı bir ses çıkardı. "Buna inanmak çok mu zor?" Evet. Erkekler beni onlar için uygun olduğunda severlerdi. Hayat güzel olduğunda. İki ele sahipken. Bizim açımızdan uygun olan bir şey yoktu. Harry bunu öğrendiğinde hayat o kadar güzel hissettirmeyebilirdi. Flint ellerini kaybetmemişti ama çok daha büyük bir şeyi, birini kaybetmişti. Ama benim için buradaydı. "Yap," diye fısıldadım. "Yeri göğü yerinden oynat."

Calder'in Umudu
9/1018.09.2021

Baskı: Calder'in Umudu

4,5 stars yorum : https://illekitap.blogspot.com/2021/09/mia-sheridan-caldern-umudu-calder-eden-1.html "Eğer kaderinde Hector ile evlenmek olmasaydı hayalin ne olurdu Eden?" Sen. Benim hayalim sensin. "Bilmiyorum. Senin gibi dünyayı görmek isterdim. Ki eğer gerçekten öyle bir şey varsa, dışarıda beni neyin beklediğini bilmek isterdim." "Seçilmiş olmaktan gurur duyuyor musun?" diye sordu nazikçe. Bunu bir süre düşündüm. "Kazanmak için hiçbir çaba sarf etmediğin bir şeye ulaşmakta gururlanacak bir şey yok," diye cevap verdim. Calder bana doğru döndü. "Belli ki tanrılar sende, senin kendinde görmediğin bir şeyler görmüşler. Onlar tarafından seçildin çünkü çok güzel ve cesur bir kalbin var." Yumuşak bir kahkaha attım. "Hayır, sebebi bu olamaz." "Neden olamazmış?" "Çünkü kalbim, kaderim olduğu söylenen şeyi reddetmemi istiyor." Kalbi, kaderimin sen olmasını istiyor.

Anlasana
4/1009.09.2021

Baskı: Anlasana

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/09/courtney-milan-anlasana-turner-1.html Asalet sergilemek için asil olmaya gerek yoktu. ~~~*~~~ "Her seçimin bedeli vardır. Zaten yaşadığımız hayatı fena halde çekilmez kılan da ödediğimiz bu bedeller. Eğer bir şeyi çok istiyorsak, bir seçim yapmak ve bu seçimimizin bedelini ödemek zorundayız." ~~~*~~~ "Her zaman böyle olmalısın" dedi Ash zorlukla. "Sonra?" "Kendinden emin olacaksın. Güçlü. Dizginlenemez." Margaret başını iki yana salladı. "Ben kendimden emin değilim Ash. Ben sadece... sadece..." "Benden eminsin." Margaret başını kaldırdı. Ash'e şaşkınlıkla baktı ve sonra yavaşça başını sallayarak bunu doğruladı. "Evet. Çünkü ruhumu sen anlıyorsun. Bunun benim için ne anlama geldiğini yalnızca sen biliyorsun."

Buzdaki Kelebek
8/1005.09.2021

Baskı: Buzdaki Kelebek

yorum: https://illekitap.blogspot.com/2021/09/sylvia-day-buzdaki-kelebek.html Bir yıl karanlıkta yönümü bulmaya çalıştıktan sonra, benim için nasıl ışığa dönüştüğünü görebiliyordum. Artık olmaz dediğim duyguları ona karşı hissediyordum. O yüzden de Garrett'i aşağıya çeken bir yük olmak istemiyordum. "Sana huzur verecek birini hak ediyorsun." "Sen öylesin." *** Daha yakınına eğildim, gözlerinin içine bakıyordum. "Bundan daha mutlu olmayı hak ediyorsun. Kendini benimle cezalandırma." Garrett iç çekti. "Teagen, dışarılarda neyin arayışında olmam gerektiğini düşünüyorsun bilmiyorum, hem de tam karşımda en derin okyanusların gizemleri otururken." Söyledikleri bir an için beni afallattıysa da itiraz ettim. "Ben öyle büyük bir gizem filan değilim Frost. Ortaya çıkarılacak bir hazine yok. Ne görüyorsan o." "Ben hazineye değil keşfin kendisine değer veren bir adamım. Biri sonsuza dek sürer, diğeri ise yolun sonudur."

Aramızdaki Mesafe
6/1004.09.2021

Baskı: Aramızdaki Mesafe

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/09/kasie-west-aramzdaki-mesafe.html "Duygular, benim güzel kızım, belki bunu bir gün kendin tecrübe edersin, evrendeki en pahalıya mal olan şeylerdir." *** "Caymen," dedi Bayan Dalton. "Geleceğini bilmiyordum. Seni görmek çok güzel. Alex'in seni etkilemeyi başardığını gördüğüme sevindim." "Hiç de kolay olması, büyükanne. Bu kız bildiğin çetin ceviz." Elimi dudaklarına götürüp öptü. "Sahip olunmaya değer şeyler zor elde edilir." *** "Caymen," diye seslendi. "Dur lütfen." Çimenlerin sararan kısmında durup ona döndüm. "Ne?" "Bakışlarının insana özgüvenini nasıl da kaybettirebileceğini neredeyse unutmuşum." Bana neden burada olduğunu açıklamasını bekliyordum. "Tamam. Sanırım açıklama yapmam gerekiyor." Derin bir nefes aldı. "Bak, ben şuan başarısızlıkla yüzleşiyorum. Kaybedebileceimi bile bile tüm kartlarımı masaya seriyorum. Ve ödüm patlıyor." Zar zor yutkunup onu teselli etme dürtümü bastırmaya çalıştım. "Ama dediğin gibi, sahip olmaya değer şeyler için risk almaya da değer."

Cam Ayaklı Kız
4/1031.08.2021

Baskı: Cam Ayaklı Kız

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/ali-shaw-cam-ayakl-kz.html ~~~*~~~ Oradan oraya fırlatsınlar diye başkalarının eline teslim edecek kadar sağlam bir kalbi yoktu. ~~~*~~~ "Kendini kendi elinle kazdığın bir kuyunun içinde bulduysan Midas ve biri sana dışarı çıkabileceğin bir yol gösteriyorsa mantıklı olan o yoldan gitmektir, kazmaya devam etmek değil." ~~~*~~~

Baskı: Saf Kan (Bir Nocturne Şehri Romanı #2)

Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/caitlin-kittredge-saf-kant-nocturne.html Farkında değilsin insoli, ama bir örümceğin avını yakalamak için ördüğü ağ gibi kader de senin etrafına ağlarını örüyor. Çıkışı olmayan bir çukurdan çıkmak için yavaş yavaş içeri çekiyorsun. Dürtülerini takip etme. *** Dmitri, "Bazen insanların sana yardım etmesini çok zorlaştırıyorsun," dedi. "Ve İrina öyle biri değil. İyi bir kız." "Ondan nefret ediyorum," diye mırıldandım. "Ondan ve silikon göğüslerinden. Su dolu balonlara benziyorlar... insanlar gerçek olduğunu düşünüyor mu? Ve dişleri..." Dmitri, "Konuşmasak nasıl olur?" diye sordu. "Gücünü sakla ve onun gibi şeyler." "En çok neden nefret ettiğimi biliyor musun?" diye sordum. "Sana dokunmasından ve ben seninle birlikte olamıyorken seninle birlikte olmasından. Onu sevmenden de nefret ediyorum." *** "Çek ellerini üzerimden," dedim. Dmitri'ye göğsünden itmeye çalıştım. "Git arabada fahişenle bekle." Kükredi ve kollarımı yanlarımda tuttu, bileklerimi kemiklerimi titretecek kadar sert sıktı. "Ona fahişe deme," diye fısıldadı. "Ona ne dememi istersin?" Mücadele ettim, dumansı bakışlarından yaymaya başladığı baskınlığa boyun eğecek değildim. "Senin için ne o, Dmitri? Hayatının aşkı mı?" Son üç kelimeyi adeta tükürerek söyledim. Dmitri vücudunu vücuduma yasladı, benim kıvranmam dikkatini çekmiş olmalıydı. Yüzü yüzümden birkaç santimetre ötedeydi, kokusu bütün gözeneklerimden içeriye giriyordu. Öfkeyle bağırmak ve hıçkırarak ağlamak istiyordum. Dmitri'yi istiyordum, son birlikteliğimiz ne kadar kötü bitmiş olursa olsun. Ne Trevor'u ne de diğer eski erkek arkadaşlarımı böyle kötü istememiştim. Joshua'yı bile bu kadar çok istememiştim. Tekrar, "Ne o?" diye fısıldadım. Gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Dmitri başını kulağımın arkasından boynuma dayadı ve kokumu içine çekerken titreyerek nefes aldı. "Sen değil," dedi.

Gece Hayatı
8/1025.08.2021

Baskı: Gece Hayatı

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/caitlin-kittredge-gece-hayat-nocturne.html "Bana ihtiyacım olan bilgiyi vermezseniz çok kötü şeyler olacak." Kalemini bırakıp yüzünü ellerinin arasına gömdü. "Sana yardım edemem." Tatlı tatlı konuşmak bir yere kadardı. Başını kaldırdığında beni görmesi için öne eğildim. "Bana Meggoth'un kim olduğunu söyleyin." Hoskins'in elleri titredi ve gözleri parıldadı. "O, öfkenin gölgesidir, dedektif. Dünyalar arası dolaşır. Meggoth, çok yaşlı ve çok korkunç bir şeyin adlarından biridir. Bağırsaklarım sökülüyormuş gibi hissettim. "Bir iblis." "Düşüş'ten sağ çıkan üç iblisten biri." *** "Benimle gelebilirsin, Luna. Seni hemen şimdi ısırabilirim ve sen de Kızılkürklerden birine dönüşürsün. Bana ne olacağını bilmiyorum ama yanımda kalabilirsin." Ona doğru koşmadım. Yavaş adımlarla yürüyüp kırık deniz kabuklarının üstünden geçtim ve yüzünü ellerimin arasına aldım. "Ben neysem oyum Dmitri. İkimiz de ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız." Nazikçe onu öptüm, dudaklarımız çok hafifçe birbirine değdi. "Bana geri gelsen iyi edersin." Başımı kendine çekip öpücüğüme beni uzun uzun öperek karşılık verdi. "Söz."

Kış Yaza Kavuşunca
6/1024.08.2021

Baskı: Kış Yaza Kavuşunca

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/emily-henry-ks-yaza-kavusunca.html "Problemin ne biliyor musun? diye sordum ve bu kez ben durunca, o da durdu. "Birkaç tanesinin farkındayım, evet." "Empati ile acıma duygusu arasındaki farkı bilmiyorsun," dedim. "Sana acımıyorum. Sana bu şekilde davranıldığını bilmek beni üzüyor. Bütün çocukların hak ettikleri şeylere, senin sahip olmamış olman beni çıldırtıyor. Ve evet, birçok insanın senin yaşadıklarını yaşaması beni hem üzüyor hem de çıldırtıyor ama daha da üzen şey, çünkü bu sensin. Ve seni tanıyorum, senden hoşlanıyorum ve senin güzel bir hayata sahip olmanı istiyorum. Bu acımak değil. Birine önem vermek." *** "Aşka inanmanın çok cesurca olduğunu düşünmüştüm. Yani sürebilen aşk türünün. Denemenin, acıtabileceğini bile bile." "Peki, ya sen?" "Ne olmuş bana?" diye mırıldandı. Boğazımı temizleme ihtiyacındaydım ama yapamadım. Ne düşündüğüm, nasıl hissettiğim açıkça belli olacaktı. "Bir daha olacağını düşünmüyor musun?" Gus bir adım geri attı, ayakkabıları çakıl aşlarının üzerinde ses çıkardı. "Yürüyeceğine inanıp inanmamam fark etmez," dedi. "Bir şeye inanmamak, onu istemeni engellemez. Eğer dikkatli olmazsan."

Baskı: Aşk ve Cesaret (Children of the Mist #1)

yorum : https://illekitap.blogspot.com/2021/08/paula-quinn-ask-ve-cesaret.html "Benim için ne anlama geldiğini biliyor musun Davina?" diye ona sorduktan sonra, gözlerinin derinlerine bakarken gülümsemeden edemedi. Kolları birbirine dolanmış, birbirlerinin yüzlerine dokunurken Davina gülümsemesine karşılık verdi. "Evet, biliyorum." Dört yıldır inandığı adam, bir yalancı çıktıktan sonra ondan nasıl şüphe etmezdi? Ama Davina işte buydu. Cennetin arp tellerinden çıkmış affedici ve dürüst bir melekti. ***** "Günlerimi başka biri olduğumu hayal ederek geçirdim. Krallık için önemli olmayan biri olarak. Sadece ben vardım. Dışarıda hayatını, yarından korkmadan, severek yaşayan biri. Tahtın Katolik varisinin kızı olmadan hayatımın ne kadar farklı olacağını hayal ederdim, ta ki sonunda olduğum kişiden nefret edip kabullenene kadar." Davina adamın kollarında döndü. Ona baktığında gözlerindeki gölgeler kaybolmuştu. "Sonra sen beni küllerin arasından alarak hayallerimi hayata döndürdün." Rob gülümseyerek onu yakınına çekti. "Daha fazla hayal etmene gerek yok sevgilim," diyerek dudaklarından öptü. "Sana ihtiyacın olan, istediğin her şeyi ve çok daha fazlasını vereceğim."

Sevgiler, Carter
10/1020.08.2021

Baskı: Sevgiler, Carter

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/whitney-g-sevgiler-carter-sincerely.html "Carter..." diye soluyarak yavaşça geri çekildim. "Sen ne... Sen ne yapıyorsun?" "İşte şimdi dikkatini kasten dağıtıyorum." Gözlerimin içine baktı. "Ayrıca tamamen ayıkken seni öptüğümde aynı şeyi hissedip hissetmediğime karar vermeye çalışıyorum." "Peki karar ne?" "Jüri hala tartışıyor." ***** Kız gittiğinde Carter banka doğru gelip tam yanıma oturdu. "İkiniz bir randevu ayarladınız mı?" diye sordum. "Onunla ne zaman çıkacaksın?" "Çıkmayacağım," dedi. "Sana bunu sordurtan ne?" "Bu senin tipik görev tanımın. Ya bu ya da arabanın arka koltuğuna götürüp orada..." Parmağını dudaklarıma dayadı. "Kısa süre önce beni diğerleri için mahvetmiş olabilecek biriyle seviştim." Gözlerim fal taşı gibi açıldı ve yanaklarımı ateş bastı. "Elbette onu zihninde bu asla olmadı ama eğer yalan söyleyip aynı şeyi dile getirseydim iyi bir en iyi arkadaş olmazdım..." Parmağını çekti. "Kayıtlara geçsin diye söylüyorum, unutmam çok daha uzun sürecek." ***** "Seni seviyorum," diyerek lafımı kesti. "Sana aşığım ve bunu bilmeni istiyorum... Sanırım hayatımın çoğunda seni sevdim ve... Bugün gidiyor olsam bile bilmem gerekiyor... Sen de aynısını hissediyor musun, bilmem gerekiyor." Sessizlik. Söylediği son şey aklımda kendini tekrarlayıp durdu: Seni seviyorum, sana aşığım, sen de aynısını hissediyor musun? Ne söylemem gerektiğini biliyordum, uçuşunu neyin kolaylaştıracağını biliyordum fakat daha iyi olduğunu bildiğim şeyi söylemek zorundaydım. Yapılacak doğru şey olduğunu bildiğim şey. "Ari..." diyerek gözlerinin içine baktım. "Evet?" "Ben, üzgünüm..." Gözlerine dolan yaşları fark ettim. "Lütfen bu ağırına gitmesin... Seni seviyorum, seni çok seviyorum ama..." "Ama?" Yüzü asıldı. "Ama ne?" "Ama o şekilde değil. Sen benim en iyi arkadaşımsın ve seks yaptığımızı biliyorum ama... biz sadece arkadaşız." ***** "Zaman yarat ve bulduğun anda bana mesaj. Tercihen bu hafta sonu." "Sen kendi evinde uyumayacak mısın? Sana zamanı yüz yüze söyleyemez miyim?" "Hayır," dedi düz bir sesle. "Sokağın sonundaki Beach Front Hotel'de bir oda tuttum." "Ne?" Yutkundum. "Niye?" "Bunun birinci sebebi, başka bir erkeğin seninle uyuduğu düşüncesine katlanamam. İkincisi, evimde olman ve sana dokunamıyor olmam... Bununla başa çıkamam."

Baskı: Josh ve Hazel'ın Sevgili Olmama Rehberi

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/christina-lauren-josh-ve-hazelin.html "Her zaman senin o yıllarda... geçici bir dönemde olduğunu düşünmüştüm." Sol kaşını havalı bir şekilde kaldırdı. "Ama görünen o ki bu senin doğal halinmiş." Durumu kabullenerek, "Sanırım özür dilemem gereken çok şey var," dedim, "Ama seni iki de bir çileden çıkarmayacağıma dair kendime pek güveniyorum. Belki yaşlanana dek bekleyip sonra topluca özür dilesem daha iyi olur." Bıyık altından gülümsedi. "Gerçekten hayatım boyunca senin gibi biriyle daha karşılaşmadığıma yemin edebilirim." "Asla sevgili olunamayacak tipte biriyle mi?" "Eh, onun gibi bir şey." ***** "Sanırım asıl sevdiğim, birinin insanı olmak hissiydi." Hazel elini bileğime koymuştu, tepkisini görmek için yüzüne baktım. Gözlerime bakmıyordu ama yanakları pembeleşmişti. "Sen benim insanımsın," dedi. "Bu gece beni savunduğun için teşekkür ederim." Bu kadar hassas bir durumdan öyle rahat bir şekilde söz ediyordu ki, ona karşı duyduğum yakınlığın harlandığını hissettim. Elini tutup dudaklarıma götürdüm ve bir öpücük kondurdum. "Senin insanın olmayı seviyorum." ***** "Bildiğim kadarıyla Hazel, tuhaf bir şekilde üniversite yıllarından beri sana tapıyor." Sis dağılmıştı. Ne demek istediğini anlayabiliyordum. "Demeye çalıştığın, Hazel'in kendisini bana uygun biri gibi görmediği mi?" Bunu o da daha önce dile getirmişti. Dave başını salladı ve "Hemen hemen," dedi. "Ama söylemeye çalıştığım diğer bir şey de, senin düşüncelerinin onun için her şeyden önemli olduğu. Ve eğer Tyler'la işler yolunda gitmediyse, bu onu zaten şaşırtmamıştır. Ama eğer seninle işler yolunda gitmezse, bu kesinlikle Hazel'ın nasıl biri olduğuyla alakalı olacaktır." "Ama onun olduğu kişiyi seviyorum," dedim. Çıkmaz sokağa girmiştim artık. Aşıktım ve bunun geri dönüşü yoktu.

Baskı: Nişancı (İskoç Muhafız Alayı, #9)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/monica-mccarty-nisanc-highland-guard-9.html "Birilerinin tek seferlik seviştiği adam olmanın seni belli ettiğinden daha çok rahatsız ettiğini biliyorum. Kusursuz yüzünün altındaki kusurlu erkeği kimsenin göremeyeceğini düşünüyorsun. Belki haklısındır ama bir şans verip duygularına güvenmediğin sürece bunu asla bilemeyeceksin. Bunları hissettiğini biliyorum, Gregor. Tıpkı bir gün benim başka bir adamla evlenmemden pişman olacağını bildiğim gibi... Ama o zaman kendinden başka suçlayacak kimsen olmayacak." Gregor ona dikkatle baktı. "Tanrım, Cate, ben..." Ne söyleyeceğini bilemiyordu. Bu çok açıktı. Cate'in duyguları ani bir fırtına gibi ortaya savrulmuştu. Geriye sadece anlamsız ve umutsuz bir his kalmıştı. Belki biraz da intikam alma isteği olabilirdi. "Beni kiminle evlendirirsen evlendir, Gregor. Benim için fark etmez. Hiçbiri sen değilsin. Ama bu gece karanlıkta yatağa girip uyumaya çalıştığında senin bedenin de benimki gibi sızlayacak. Bir dahaki sefere birlikte yatacağım adam eşim olacak ve o, senin aksine geri çekilmeyecek." Gregor'un çenesinin altındaki kas seğirmeye başladı ve dudakları bembeyaz kesilene kadar kasıldı. Cate, onun kendisine uzanacağını sandı ama Gregor'un kolları yanlarında kaskatı kesilmişti. "Tabii ki senin için hiçbir şey ifade etmediğini kanıtlayıp başka şekilde kendini rahatlatabilirsin ama bunu yapacağını sanmam. Bence başkasını değil, beni istiyorsun. Git ve bana yanıldığımı kanıtla... Tabi bunu yapabilirsen." ***** Gregor, onun imkansız olduğunu düşündüğü şeyi başarmıştı. Ona olan aşkına zarar vermişti. Kalbini söküp parçalamış ve parçalarını yerlere savurmuştu. Geriye hiçbir şey kalmamıştı. Sadece donuk ve hissiz bir boşluk vardı. Sanki hayatta kalmasını sağlayan bir parçası eksik gibiydi. Onu neşe ve umutla dolduran sevgi gitmişti.

Baskı: Düğün Günü (The Wedding Date #1)

3,5 stars yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/jasmine-guillory-dugun-gunu-wedding.html Yüksek sesle "Ne oldu şimdi buna?" diye söylendi. Birkaç saniye sonra kabinin içinde soluk bir ışık yandı ama asansör hareketsiz kalmayı sürdürdü. Kafasını kaldırıp sağa sola bakınca asansörün diğer köşesinde elinde bavul olan bir adam gördü ve "Bunca zamandır burada mıydın?" diye sordu. Adam, sırıtarak "Yoksa ben bir cin miyim?" dedi. "Pek benzemiyorsun." Uzun boylu, kavruk tenli, kahverengi dağınık saçlara ve bir günlük sakala sahip bir adamdı. Alexa, elini adamın yanaklarında gezdirip kılların ne kadar sert olduklarına bakmak istedi o anda. Bu adamın asansöre bindiğini nasıl görmemişti? "Teşekkür ederim, bence de benzemiyorum. Ama bir cinin söyleyeceği şey de bundan pek farklı olmazdı herhalde. Kapalı alan korkunuz yok, değil mi?" "Yok diye biliyorum. Neden sordun, evet deseydim olağanüstü cin yeteneklerini kullanıp bizi buradan çıkaracak mıydın?" Adam gülerek "Sanırım şu an karşında bir cin olup olmadığını asla bilemeyeceksin." dedi. ***** "Ah hayır, Alexa. Lütfen, hayır, n'olur ağlama." Alnından öpüp onu daha da yakınına çekti ama bu Alexa'nın ağlama şiddetini biraz daha arttırdı. "Bunu yapamam Drew." Drew, hıçkırıklarının arasından güçlükle anlayabiliyordu onu. "Bu çok... canımı çok yakıyor. Bunu daha fazla sürdüremeyiz." "Hayır!" Yanlış duyduğunu ümit ediyordu ama durumun öyle olmadığını biliyordu. "Hayır, bu hiç... Lütfen yapma böyle. Bunu bana yapma. Bize yapma. Alexa lütfen. Bunu her şeyden çok istiyorum. Sen beni mutlu ediyorsun. Biz olmak beni mutlu ediyor."

Çoğu Zaman Derbeder
4/1007.08.2021

Baskı: Çoğu Zaman Derbeder

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/sophie-gonzles-cogu-zaman-derbeder.html "Bence herkes insanların ne düşündüğünü biraz umursar. Bunu istemeseler bile. **** Bazen kötünün içinde bir umut ışığı, bazense kocaman bir alev topu bulunurdu.

Baskı: Çarpık Saray (The Royals #3)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/08/erin-watt-carpk-saray-royals-3.html Herkes kapıdan çıkarken Easton ve ben geriden yürüdü. Easton gülümseyerek eteğimi çekiştirdi. "Daha dar ve seksi bir şey seçersin diye düşünmüştüm." "Uzun zamandır sürtük kıyafetleri giydim. Hiç prenses olmamıştım," dedim elbiseyi düzelterek. Bu elbiseye kutudan çıkardığım anda aşık olmuştum. Omuzları açıkta bırakması aradığım seksiliği veriyordu ama uzun kollu ve dik yakalı olsaydı bile uzun eteğine, yürürken bacaklarıma sürünen kat kata şifona hayran olurdum. Easton sırıttı. "Sen zaten her zaman beklentilerin tersini yaparsın. Kızlar kendilerini paralayacaklar." "Ben sadece istediğim şeyi yapıyorum. Onar da aynısını yapmalı." ***** "Ben senin başka bir kızla 'hayatına devam etmene' dayanamazdım. Bizi bu tür bir ihanet mahveder. Beş yıl boyunca uzağa gitmen değil. Daniel, Jordan, Abby ya da Brooke gibi niceleri değil. Hayatına bir gün, bir saat için bensiz devam etmen en nefret edeceğim şey olurdu." "Ben senin için doğru olanı yapmaya çalışıyorum," dedim tekrardan. Lanet olsun, şu sıralar uyanık olduğum her an düşüncelerimde hep Ella vardı. "Beni için doğru olan şey, beni geri çevirmemen. Benim için doğru olan şey, hislerimi yönetmeye çalışmaman. Ben seni seviyorum, Reed. Bana bu tür şeyler hissetmek için daha çok gençsin demene gerek yok. Belki karşıma sevebileceğim biri çıkacaktır ama ben onunla ilgilenmiyorum. Ben seni seviyorum. Ve seninle olmak istiyorum. Sen ne istiyorsun?" Tutkulu sözleri, son hamleyi yapmamı imkansız hale getirmişti. Sözcüklerim ben engel olamadan ağzımdan dökülüverdi. "Sen. Biz. Sonsuza dek."

Baskı: Eğer Kızın Olsaydım

Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/07/meredith-russo-eger-kzn-olsaydm.html "Her şeye sahip olabilirsin, ama önce hak ettiğini kabul etmelisin." *** Kendimi bildim bileli varoluşum için, kendim olduğum için, dilediğim hayatı yaşamaya çalıştığım için özür diliyordum. Belki bu, Grant'le aramızdaki son konuşma olacaktı. Belki olmayacaktı. Her halükarda fark etmiştim ki artık varlığım için özür dilemiyordum. Yaşamayı hak ediyordum. Aşık olmayı hak ediyordum. Artık biliyordum, inanıyordum ki sevilmeyi hak ediyordum. *** "Tanrı'nın yarattıkları içinde oğluma duyduğum sevgiyi azaltabilecek bir şey yok." Bileğimi göğsüme doğru kaldırıp aşağıya baktım. Kolumdaki kimlik bilekliği, adımın Andrew Hardy olduğunu söylüyordu. Fark ettim ki eğer ölseydim, mezar taşıma yazacakları isim Andrew olacaktı. "Peki ya oğlun sana aslında kızın olduğunu söylerse?" Annem bir an sessiz kaldı. Danışman için not kağıdına yazdığım notu düşündüm. Aslında kız olmalıydım. Sonunda gözlerini benimkilerle buluşturdu. Yüz ifadesi, yuvarlak ve kırmızı yanaklarına rağmen şiddetliydi "Beni dinle." Eliyle bacağımı o kadar sıkı tuttu ki acı, zihnimi bulandıran ilaçların arasından kendini gösterdi. Sonrasında o konuştu, ben dinledim. "Her şey, herkes, ölü bir evlattan daha iyidir."

Baskı: Sensiz Olamam (Kayıp Lordlar Serisi #1)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/07/mary-jo-putney-sensiz-olamam-kayp.html ~~~*~~~ "Kısa zamanda çok şey oldu. Belki de birkaç ay beklemeliyiz. Normale dönmek... her şeyi değiştirebilir." Parmaklarını genç kadınınkilere dolarken, "Seni sevdiğim gerçeğini değiştirmeyecektir," dedi. ~~~*~~~ "Yeni farkına varıyorum ki, bir gün belki sonsuza kadar beraber olabiliriz diye, küçük de olsa kalbimde bir umut ışığı varmış. Ama şimdi bu ışık söndü. Senin mevkiin, benim olabileceğimden çok daha yüksek." Adam'ın sesi sertti. "Bunu asla söyleme!" "Ama gerçek bu!" ~~~*~~~ Mariah onun senelerdir süren yalnızlığında özlediği eşi ve onu tamamlayan kadındı. Genç kadının ruhu ve paramparça olmuş ruhunu birleştirip kavramış ve onu kurtarmıştı. Adam soluğu kesilircesine, "Seni seviyorum," dedi. "Sonsuza dek de seveceğim." Genç kadının gözleri yaşlarla doldu. "Ben de seni seviyorum."

Cesaret (Briar U #4)
10/1017.07.2021

Baskı: Cesaret (Briar U #4)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/07/elle-kennedy-cesaret-briar-kampusu-4.html "Geçmişte tam bir çapkın olduğumu biliyorum. Ama seninleyken o adam olmak istemiyorum." "Ben bunu nereden bileceğim peki?" diye sordum açıkça. "Çünkü sana hiç yalan söylemedim. Asla söylemem. Birbirimizi fazla uzun süredir tanımıyoruz ama sen içimi herkesten iyi görüyorsun." Kalın sesinin titrediğini duyarak şaşırdım. "Beni gerçekten tanıyorsun Taylor. İnan bana." *** "Bostan'a gitmek için yola çıktım ama yüzün gözümün önünden gitmedi. Bu yüzden geri döndüm. Bize ne yaptığımı bile bile gidemezdim." Sesi çatallandı. "Çünkü başıma gelebilecek en kötü şey senin güvenini kaybetmek olurdu. Sen benden nefret ederken baka hiçbir şeyin önemi olmazdı." "Eğer bu gerçekten doğru olsaydı..." "Kahretsin T, sana aşık olduğumu söylemeye çalışıyorum."

Son Durak Auschwitz
8/1017.07.2021

Baskı: Son Durak Auschwitz

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/07/eddy-de-wind-son-durak-auschwitz.html Burası örnek bir köy olabilirdi: büyük ve gerekli işlerde kullanılacak binlerce işçinin yaşadığı bir kamp. Kapının üstünde dövme demirden, toplama kampının sloganı yer alıyordu. İmalı ama tehlikeli: "ARBEIT MACHT FREI" (çalışmak özgürleştirir) Bu kapıdan giren sonsuza sayıdaki kişide sakinleştirici etki yaratmış bir önermeydi bu. Bu kapıdan ve Almanya'nın başka yerlerindeki benzer kapılardan girmiş herkese. Ama bu sadece bir illüzyondu; çünkü bu kapı, cehennem kapısından başka bir şey değildi. Kapıda, "Arbeit macth frei" yerine, "Buraya giren tüm umudunu dışarıda bıraksın," yazmalıydı. ***** "Eğer Hollanda'ya dönebilirsek bunları anlattığımızda da bize inanmayacaklar." "İnandırıcı bir şekilde anlatacağız o zaman ve hikayelerimizin gerçekliğini kanıtlayan resmi raporlar da olacak. Eğer hala inanmalarsa onlara annemin, babamın, kardeşlerimin ve diğer binlercesinin şu an nerede olduğunu soracağım..."

Aşk - Esaret
8/1001.07.2021

Baskı: Aşk - Esaret

yorum: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/sylvia-day-ask-esaret-jax-gia-1-2.html "Basit olması gereken bir şeyi benim için böyle karmaşık bir hale sokma!" "Bebeği, bizim için asla basit değildi!" Sert bir şekilde nefes verdi ve ensesini ovuşturmak için uzandı. "Benden ne istiyorsun, Gia?" "Benim isteklerim yersiz olduğundan, bence senin benden ne istediğine odaklanmamız gerekiyor." Jax kaşlarını çattı. "Bu doğru değil." Ellerimi kalçama koydum. "Ben bir bağlılık, bir şans, bu aramızdaki şeyi biraz gayretle nereye kadar götürebileceğimizi görmek istiyordum. Sen ümidimi çoktan yıktım. O halde geriye senin isteğin kalıyor." "Seni istiyorum." "Beni becermek istiyorsun," diyerek onu düzelttim. "Neden bu konuda gerçekçi olamıyorsun?" "Gia." Başını iki yana salladı ve iç geçirdi. "Hayatımda diğer herkese bir pislik gibi davrandım. Sen değer verdiğim tek şeysin. Beni bundan alıkoyma." ***** Gözlerine bakarak "Bunu yapamam," dedim tekrar. "Ben yatmaya alışkın olduğun kadınlar gibi değilim. Bunu eğlence veya ihtiyacımı tatmin etmek için yapamam. Seninle olmaz. Geçen sefer sana aşık oldum. Bunu bir kere daha yapamam." Açık açık, "Bana hala aşıksın," diyerek cevabı yapıştırdı. "Bunu artık pişman olmayacağın bir şeye dönüştürmem için bana bir şans ver." ***** "Jax. Tanrım. Yavaş ol biraz." Yorgun hissederek koltuğuma yığıldım. "Bir kalp atışı kadar sessiz kaldı. "Bu noktaya gelebilmek iki yılımı aldı." "Evet. İki yıllık bir boşluk. Senden tek bir haber almadım. Ve şimdi, birdenbire, hayatıma paldır küldür hayatıma giriyorsun ve harap olmuş hissediyorum. Tükenmiş hissediyorum. Düşünemiyorum. Hiçbir şeyi çözemiyorum." "Çözecek ne var?" diye karşılık verdi. Sesindeki huzursuz tını beni daha fazla kızdırdı. Doğruldum ama işyerimde böyle kişisel bir konuşma yapmaktan nefret ederek sesimi alçalttım. Ne var ki kendime engel olamazdım. Saatlerdir kaynayan öfkem sonunda taşmıştı. "Bu kadar uzun süren nedir? Neden şimdi? Neden benim için şimdi savaşıyorsun?" "Çünkü sen nihayet benim için savaşıyorsun."

Baskı: Kalp Çarpıntısı Cilt 1 (Heartstopper #1)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/alice-oseman-kalp-carpnts-cilt-1.html ***** "Aman Tanrım onunla birlikte bu kadar çok vakit geçirmeye kalbim dayanmayacak... ****** ~~~*~~~ "Garip olduğunu biliyorum ama daha önce hiçbir arkadaşımı onun kadar sevdiğimi sanmıyorum. ... Ama Charlie ile birlikteyken gün hiç bitmesin istiyorum??" ~~~*~~~

Baskı: Kırık Kalbin Gazabı (Cursebreakers #2)

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/brigid-kemmerer-krk-kalbin-gazab.html "Seçimler hiçbir zaman kolay değildir. İyi ya da kötü seçimler vardır ama en tehlikelisi hiç seçim yapmamaktır." ***** "Karis Luran senin gerçek varisin kimliğini bildiğine inanıyor. Lilith'in sadece sana açıkladığını söylüyor." "İşe yara bulacağınız bir bilgim yok, Majesteleri." Gülümsedi ama gülümsemesinin hiçbir keyifli yanı yoktu. "Bu çok temkinli bir cevap, Grey." Öfkelendim. "Bir zamanlar siz de bana güvenirdiniz. Güveninizi kaybetmek için ne yaptım?" "Gittin." Kelimeler sırtıma saplanmış bıçaklar gibiydi. ***** "Bir sırpençe," diye fısıldadım korku ve büyülenmiştik arasında kalarak. Bir yanım geri kaçmak, diğer yanım öne emekleyip daha yakından bakmak istiyordu. Kitap sayfaları dışında hiç sırpençe görmemiştim ve buz ormanlarındaki insanlık dışı becerilerin hikayeleri, beni bu buluşmaya hazırlamamıştı. "Evet, Prenses," dedi yaratık. Kelimeleri yumuşak, bir fısıltıdan ancak biraz yüksek sesliydi. Konuştuğunda dişleri ay ışığında parlıyordu. Gözleri kapkaraydı, hiç beyazlık yoktu. "Ve size gelince," dedi Grey'e, "Hawk'ı mı tercih edersiniz? Yoksa Grey'i mi?" Yanımda Grey yutkundu. Elleri kılıcının üstüne gerilmişti. Bize doğru eğilip kanatlarını açıp resmi bir reverans pozisyonuna geçerken sırparçenin teni gölgeleri emdi. "Ah, affedin beni. Yoksa Majesteleri mi demeliyim?" *****

Sana Kalbimi Açtım
10/1023.06.2021

Baskı: Sana Kalbimi Açtım

yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/06/julia-quinn-sana-kalbimi-act-lady.html "Size bir şey sormam lazım." Tillie'nin kalbi yerinden çıkacak gibiydi. Evet, evet, evet! Bunun tek bir anlamı olabilirdi. Tüm haftanın amacı bu anı yaşamaktı ve Tillie de hislerinin karşılıksız olmadığını biliyordu. Heyecanı gözlerinden okunur vaziyette, başını salladı. "Ben..." Peter durup boğazını temizledi. "Benim için ne kadar kıymetli olduğunuzu biliyor olmalısınız." Tillie başını eğdi. "Öyle umuyorum." "Bunun da karşılıklı olduğuna inanıyorum?" Tillie bunu soru sorar gibi söylemesini absürt ölçüde dokunaklı buldu ve tekrar başını salladı. Sonra tedbiri elden bırakıp ekledi. "Hem de nasıl." "Ama birlikteliğimizi ne ailenizin ne de herhangi birinin doğal karşılamayacağını bilmelisiniz." "Hayır," dedi kız dikkatlice, lafın ucu nereye gidecek emin değildi. "Ama şunu anlamıyorum..." "Lütfen bitirmeme izin verin." Kız bunu nasıl anlayacağını bilemedi. "Ne demek istiyorsunuz?" Peter, "Seninle evlenmek istiyorum Tillie," dedi katlanılmaz derecede resmi bir sesle. "Ama yapamam. Şimdilik." ***** "Senin geçimini sağlayamam. Bunu bilmelisin." "Saçmalama, dedi güldü Tillie ferahlamış bir gülümsemeyle. "Benim çeyizim var ve..." "Senin çeyizinden geçinecek halim yok." "Nedenmiş o?" "Çünkü az da olsa gururum var." "Londra'ya zengin eş bulmaya gelmemiş miydin, kendin söylemiştin ya?" Peter'ın çenesi kasıldı. "Ama seninle para için evlenemem." "Ama onun için evlenmiyorsun zaten, değil mi?" "Tabii ki hayır. Tillie, seni ne kadar sevdiğimi..." Tillie kestirip attı. "O zaman beni bekletme." "Sana layık olamam." "Ona da bırak ben karar vereyim." ***** Aptalcaydı, çocukçaydı ama kendini durduramıyordu. Tam da bu yüzden gecenin bir yarısı Tillie'nin penceresinin altında durmuş, cama taş atıyordu. Tık. Tık. Keskin nişancıydı. Tık. Tak. Of. Galiba bu taştan çok kayaydı. Tık. Tı - "Ay!" Of. "Tillie?" "Peter?" "Sana mı denk geldi?" "Kaya mıydı o?" Kız omzunu ovuşturuyordu. "Çakıl taşıydı." "Ne yapıyorsun?" Peter güldü. "Kur yapıyorum." Tillie etrafına bakındı. Sanki gölgelerin içinden biri fırlayıp Peter'ı zorla akıl hastanesine tıkacaktı. "Bu saatte mi?" "Öyle görünüyor."

ÖncekiSayfa 3 / 42Sonraki