mabelard
@mabelard

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Değişim
10/1007.05.2014

Baskı: Dönüşüm

Değerlendirmeyi gör →
Tutunamayanlar
10/1007.05.2014

Baskı: Tutunamayanlar

Değerlendirmeyi gör →
Uçurtma Avcısı
10/1007.05.2014

Baskı: Uçurtma Avcısı

Değerlendirmeyi gör →
Olasılıksız
8/1007.05.2014

Baskı: Olasılıksız

Değerlendirmeyi gör →
Fareler ve İnsanlar
9/1007.05.2014

Baskı: Fareler ve İnsanlar

Değerlendirmeyi gör →
Sefiller
8/1007.05.2014

Baskı: Sefiller

Değerlendirmeyi gör →
Suç ve Ceza
10/1007.05.2014

Baskı: Suç ve Ceza

İki cildini okudum. Raskolnikov karakteri unutulacak gibi değil.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Şeker Portakalı (Zeze, #1)

Ah küçük zeze...Edirne'den Ankara'ya yaptığım bir yolculukta okumuştum. Zeze'nin hüzünlü öyküsü beni ağlatmayı başarmıştı.

Değerlendirmeyi gör →
Od
1/1007.05.2014

Baskı: Od

Bildik İskender Pala üslubu. Kitabın içinde anlatılan Yunus Emre'yi bilmeyen var mı? Od, ticari başarı getirebilir ancak geleceğe kalacak bir kitap değil.

Değerlendirmeyi gör →
Mahrem
9/1007.05.2014

Baskı: Mahrem

Değerlendirmeyi gör →
İskender
8/1007.05.2014

Baskı: İskender

Değerlendirmeyi gör →
Kinyas ve Kayra
10/1007.05.2014

Baskı: Kinyas ve Kayra

Değerlendirmeyi gör →
Az
9/1007.05.2014

Baskı: Az

Değerlendirmeyi gör →
Daha
8/1007.05.2014

Baskı: Daha

Değerlendirmeyi gör →
Sivil İtaatsizlik
10/1007.05.2014

Baskı: Sivil İtaatsizlik

Değerlendirmeyi gör →
Gazap Üzümleri
10/1007.05.2014

Baskı: Gazap Üzümleri

http://mabelard.blogspot.com.tr/2014/04/bes-soru-bes-cevapla-gazap-uzumleri.html Soru 1: Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna romanı bu ismi Andrea Del Sarto’nun aynı adlı tablosundan almıştır. Yine Thomas Harris sinemaya da uyarlanan ünlü romanı Kızıl Ejder’in adını William Blake’in 1805-1810 yılların arasında yaptığı ejderha temalı dört resminden biri olan “ the great red dragon and the woman clothed in sun” tablosundan almış ve romanında bu tabloyu da kullanmış ve anlatmıştır. Bir tablodan etkilenme durumu John Steinbeck’in Gazap Üzümleri romanında da görülmekte midir? -Avrupalı ressamların pek çoğu “Carita Romana” mitini anlatan tablolar yapmışlardır. Carita Romana miti yaşlı Plinius ve Valerius Maximus’un kadim hikâyesini anlatır. Hapishanede açlıktan ölüme terk edilmiş yaşlı Cimon’u kızı Pero emzirerek hayatta kalmasını sağlar. John Steinbeck de işte bu mitten ve bu mitin anlatıldığı tablolardan esinlenerek ve onlara gönderme yaparak sarsıcı bir final yaratmıştır. Romanda, Rosa of Shaton bir vagonda çocuğunu doğurur. Fakat çocuk ölü doğmuştur. Bu sırada dışarıda sel vardır ve vagona sular dolmaktadır. Yanındakiler Rose’u bir samanlığa götürürler. Burada yaşlı bir çiftçi açlıktan ölmek üzeredir. Rose süt dolu göğüslerini hastaya uzatarak ona süt vermeye çalışır. Ve onun hayatta kalmasını sağlar.

Değerlendirmeyi gör →
Avare Yıllar
10/1007.05.2014

Baskı: Avare Yıllar

http://mabelard.blogspot.com.tr/2014/04/orhan-kemali-sosyoloji-disiplininden.html Orhan Kemal; kendi yaşam öyküsünü anlattığı “Küçük Adamın Romanı” üçlemesinde bitmek tükenmek bilmeyen yazma tutkusunun kaynaklarını, sanki ışıl ışıl parlayan bir kuyumcu vitrini gibi okurların gözleri önüne sunarken, aynı zamanda da bireyin kendi kendisini ve yaşadığı toplumu anlaması için öncelikle insanı konu edinen farklı disiplinlerden faydalanmak gerektiğini çok iyi özümsemiş bir yazar profili çizer.

Değerlendirmeyi gör →
Cemile
10/1007.05.2014

Baskı: Cemile

http://mabelard.blogspot.com.tr/2014/04/orhan-kemali-sosyoloji-disiplininden.html Orhan Kemal; kendi yaşam öyküsünü anlattığı “Küçük Adamın Romanı” üçlemesinde bitmek tükenmek bilmeyen yazma tutkusunun kaynaklarını, sanki ışıl ışıl parlayan bir kuyumcu vitrini gibi okurların gözleri önüne sunarken, aynı zamanda da bireyin kendi kendisini ve yaşadığı toplumu anlaması için öncelikle insanı konu edinen farklı disiplinlerden faydalanmak gerektiğini çok iyi özümsemiş bir yazar profili çizer.

Değerlendirmeyi gör →
72. Koğuş
10/1007.05.2014

Baskı: 72. Koğuş

http://mabelard.blogspot.com.tr/2014/04/insan-haysiyetinin-72kogusla-imtihan.html Türk edebiyatına birbirinden değerli romanlar bırakan Orhan Kemal’in; 1950’li yıllarda önce uzun hikâye, sonra oyun formatında yazdığı kült eseri “72.Koğuş”, “Koğuşta izmaritine zar atılıyordu” cümlesiyle başlar. Bu çarpıcı cümle; bir yandan işledikleri suçla birlikte kaderiyle oyun oynamış, özgürlüğünü kaybetmiş yoksul insanların cezaevinde içine düştükleri durumu özetlerken, bir başka yönden de okurun belleğini Aristo’nun “kullanacak kuvvetin, dağıtacak himmetin yoksa kıymetinde yoktur” sözündeki “himmet ve kıymet” kavramlarıyla yüzleştirir.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Küçük Adamın Romanı, 1: Baba Evi

http://mabelard.blogspot.com.tr/2014/04/orhan-kemali-sosyoloji-disiplininden.html Orhan Kemal; kendi yaşam öyküsünü anlattığı “Küçük Adamın Romanı” üçlemesinde bitmek tükenmek bilmeyen yazma tutkusunun kaynaklarını, sanki ışıl ışıl parlayan bir kuyumcu vitrini gibi okurların gözleri önüne sunarken, aynı zamanda da bireyin kendi kendisini ve yaşadığı toplumu anlaması için öncelikle insanı konu edinen farklı disiplinlerden faydalanmak gerektiğini çok iyi özümsemiş bir yazar profili çizer. Küçük Adamın Romanı’na Türkçede “toplumbilim” olarak bilinen, bireylerin diğer bireylerle ve toplumla ilişkilerinde ortaya çıkan davranış biçimlerini inceleyen sosyoloji penceresinden baktığımızda, Orhan Kemal için, toplumun normlarını okuyarak değil, yaşarak öğrenme sürecinden geçmiş bir yazardır tespitinde bulunmak pekâlâ mümkündür.

Değerlendirmeyi gör →
Hasret
1/1007.05.2014

Baskı: Hasret

Hasret'i geçn yıl tatil için gittiğim Didim'de okudum. Canan Tan'ı okumaya değer bulmuyorum. Hasret'i memleketim Kırıkkale'de geçen bir olayı anlatması sebebiyle sırf merak ettiğim için alıp inceledim. Tan, sıradan cümleler yazıyor. Hasret isimli kitabında altını çizdiğim tek bir satır bile olmadı. Okumak için verdiğim zamana, paraya ve emeğe yazık. Kesinlikle önermiyorum...

Değerlendirmeyi gör →
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki