
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Gözyaşı (Teardrop #1)
Bu kadının kapak editörleri her kimse kesinlikle işlerini çok iyi biliyorlar. Hikayeleri her ne kadar dış görünüşü gibi pek tatmin etmese de.. İşte kapak ve satış stratejisi ile çok satan biri olabiliyorsunuz. Eureka, annesiyle yaptığı bir araba yolculuğu esnasında yakalandıkları fırtınada kaza geçirir ve annesini kaybeder. Olayın üzerinden 4 ay geçer ve Eureka kaldığı yerden hayatına devam etmeye çalışır. Ander, bir tohumtaşıyanlardandır. Kayıp kıta Atlantis soyundan gelmektedir. Atlantis sular altından kalmadan kurtulmayı başaran birkaç insandan biridir ailesi. Ve tohumtaşıyanların tek bir amacı vardır Selene soyundan gelen, göz yaşı potansiyeli olanları kaza süsü verip öldürmek. Bu noktada Ander, hayatının büyük kısmını Eureka'yı izleyerek geçirmiştir ve ona aşıktır. Ki kızın annesiyle geçirdiği kazada aslında ölmesi gereken Eureka'dır ama Ander buna izin vermez ve onu kurtarır. Hikaye genel olarak böyle. İtiraf etmeliyim ben bu kitabı Düşüş serisinden daha fazla sevdim. Ve sadece serinin 2 kitabının olduğunu görünce de derin bir nefes aldım, çünkü diğer seri gereksiz yere uzamıştı da uzamıştı.. Yazar bence hikayeye çok geç girmiş kitapta. Yani 100. sayfalara gelmeme rağmen hala olaya hakim değildim. Tahmin ediyorsunuz ama o tahminleriniz istediği gibi tatmin etmiyor sizleri. Kitaba o nedenle geç adapte oldum, yoksa çoktan bitirmiş olurdum. Bu saate kadar elimde kalmazdı. Mesela Ander'i daha fazla okumak isterdim. Çoğu zaman Eureka'nın çevresinden yalıtılmış halde buldum. En yakın arkadaşı Cat'e ise ısınamadım. Son sayfadaki olaya kadar kızın aklı fikri erkeklerdeydi. Yani kitap boyunca kaç herife yazdı çetelesini tutamadım bile. Brooks var bir de.. Küçüklüklerinden beri birlikteler. İyiydi araları ta ki kazaya kadar. Ondan sonraysa nam-ı diyar Atlas çıktı karşımıza. Ve içler acısı bir baba. Kızını ne dinleyen, ne yardım eden, ne destekleyen, ne de savunan.. Ve en önemlisi de ona gram inanmayan.. Acayip sinir oldum. Tabi bir de üvey anne Rhoda vardı. Kızı resmen evinde kalmasına izin verdiği için ayaklarına kapanması lazımmış gibiydi. Koca kitap boyunca Eureka için ağzından tek iyi kelime duymadım. Hep bir tersleme, kızma. Ve babanın da buna müsade etmesi. Kitap, bir diğer tohumtaşıyı Solon'u arama macerası ile devam edecektir büyük ihtimalle. O da en son Ander'in dediğine göre Türkiye'de imiş. Yani bakarsınız ikinci kitap en azından bir bölümü bizim buralarda geçer ;)
Baskı: İpeğin Fısıltısı (The Dressmakers, #1)
Puanım :5/3,5-4 Bu tarzlarda daha iyi kitaplar okumuşken 4'ten fazla puan vermeye gönlüm razı gelmedi. Marcelline, Sophia ve Leonie anlatan serinin ilk kitabı. Terzi dükkanı açmış bu üç kardeşin entrikaları ile donatılmıştı çoğu sayfalar. Gerçi okurken Marcelline'nin dik duruşuna, azmine, kararlılığına hayran olmamak elde değil. Başladıkları ile geldikleri noktaları okuduğunuz zaman ' vay be helal olsun ' demeden duramıyorsunuz. Rahatsız olduğum bir konu vardı mesela. Okurken sürekli Marcelline'ne Madam denmesi. Tamam kızın başından bir evlilik geçmiş ve ondan bir çocuğu olmuş olabilir ama kız baksan en fazla 25 yaşında. Tamam o dönemin toplumsal kuralları bla bla ama ben nedense ona Madam veya Bayan Norriot dendiğinde sanki kadın en az 40 yaşında falan gibi hissettim. Yani Madam Madam diyerek bu kadar gözümüze sokmalarına gerek yoktu. 6 yaşındaki kızı Lucie ise tam bir cin, tilki.. İstediğiniz sıfatı koyun ama çok sevimli yine de :) Clevedon Dükü ise aslında bir bakıma 5 yaşından beri tanıdığı Leydi Clara ile nişanlı gibi. Ama son 3 senesini Londra'dan kaçarak hovardalık yapmaya Avrupa turuna gidiyor. Bu yüksek sosyeteyi anlamak güç. Herifin Avrupa'ya gitme nedeni belli ama kadın oturmuş elleri kucağında onu bekliyor. Niye beklersin ki o dışarıda gününü gün ederken. Bir de herif tutturmuş bir Clara'yı seviyorum nidalarını. O zaman Marcelline'e niye takarsın bu kadar? Heralde son sayfalara kadar erkek karakteri öyle seve seve okumadım. Yazarın okuduğum ilk kitabı, biraz değişik bir havası var. Kadın karakterinin gücünü sevdim. O nedenle diğer kitaplarını da eminim en kısa zamanda tüketirim :) Tavsiye ederim ;) "Siz aristokratlar ne kadar iki yüzlüsünüz, sizin altınızdaki bir kadını sırf altınıza almak için peşinden koşmakta bir sorun görmüyorsunuz ama iş onu seçkin bir topluluğa sokmaya gelince, bunun düşünülmesini bile kabul etmiyorsunuz."
Baskı: Deha (Efsane, #2)
" Anden Cumhuriyet'teki en güçlü adam olabilirdi... ancak Day, üzerindeki giysileri ve gözlerindeki samimiyetinden başka hiçbir şeyi olmayan bu sokak çocuğu, kalbimin sahibiydi. Her şeyiyle güzeldi. Karanlık dünyadaki umuttu. Işığımdı... "
Baskı: Kar ve Kül Kısım II (Yabancı, #6)
"Eğer ölürsem," diye fısıldadı karanlıkta, "beni takip etme. Sen çocuklara lazimsin. Onlar için kal. Ben beklerim "