
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Engereğin Gözündeki Kamaşma
Roman Osmanlı İmparatorluğunun en karışık ve acılı dönemlerinden birinde, Topkapı Sarayında geçer. Hiç bir padişahın, şehzadenin ya da hasekinin ismi verilmez, olaylar Kösem Sultan'ın oğlu Birinci İbrahim'i (Deli İbrahim) tahttan indirerek yerine 7 yaşındaki torunu 4. Mehmet'i tahta çıkarması üzerine kuruludur. Tarihi dekor olarak kullanan başarılı romanlardan biridir. Olaylar hadım harem ağasının bakış açısıyla anlatılır, en büyük korkusu ölüm olan, bu korkusu nedeniyle neredeyse deliren bir Padişahın korku içinde geçen ömrü, harem ağasının Padişaha olan sevgisi/nefreti psikolojik olarak işlenir. Zülfü Livaneli akıcı bir üslup ve yalın bir dil kullanmış. Kitap ilk baskılarında "Engereğin Gözündeki Kamaşma" adı ile yayınlanmış, daha sonra gelen talep üzerine adı "Engereğin Gözü" olarak kısaltılmıştır.
Baskı: Veda (Bir Dostluğun Öyküsü...)
Sarı Zeybek'e benzer bir tat alarak okudum. Kimi yerde hüzünlenip ağladım, kimi yerde güldüm, minnet duydum. Zülfü Livaneli güçlü kalemi, yalın anlatımı ile çok başarılı bir sonuç çıkarmış ortaya. Sadece tarihi anlatmakla kalmamış, aşk ve serüven de katmış.
Baskı: Böğürtlen Kışı
Yeni çıktığı dönemde yoğun reklam kampanyasının etkisi ile almış kısa sürede de okuyup bitirmiştim. Dili akıcı, hikaye güzel, günümüzle geçmiş arasındaki geçişler keyif veriyor, heyecanla okuyorsunuz. Benim sorunum sonu ile, belli bir noktadan sonra aradaki bağlantıyı kurdum, tahmin edilebilir bir son oldu. Nereden çıkartamadım ama bir yerden bu sonu okumuşum, ya da bir filmde izlemişim hissi verdi.
Baskı: Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
Okumakta en zorladığım kitaplar listesinde 2. sırada. İlk başlarda anlatım iyi gidiyor. Fakat sonrasında dil ağırlaşıyor, okuyorsunuz ilerlemiyor kitap. Ya da sıkıldığım için de böyle düşünmüş olabilirim. Yarım bırakıp, araya bir kaç kitap alıp, dönem dönem okuyarak bitirdim. Kurgu ve konu ise gerçekten çok iyi, Fuzulinin Leyla ile Mecnun kitabının başından geçen olaylar dizisini anlatıyor. İlginç olansa romanın bir kitabın dilinden anlatılması. Olaylar eski Babil kentinden başlayıp Osmanlının yıkılışına kadar sürdüğü için tarihten bilgiler de saklı içerisinde ayrıca aşk, gizem, merak, entrika da mevcut.
Baskı: Yılkı Atı
Doru Kısrağın gözünden okuyorsunuz hikayeyi, yıllarca sahibine hizmet etmiş, onlarca yarış kazandırmış, yaşlanınca yemden sudan kesilen sonrada yılkıya bırakılan bir kısrağın hikayesi... Kimi zaman hüzünlendiriyor, kimi zaman kızdırıyor, ama sonunda...
Baskı: Gülünün Solduğu Akşam
Dönemin olaylarını akıcı ve yalın bir dille anlatır. Aslında kitabın değeri benzer kitaplardan farklı, Erdal Öz'de o dönem tutuklu, Mamak cezaevindeki gizli söyleşilerden, kısa kısa notlarından hazırlıyor bu kitabı. Ne zor şartlarda! Sebebi mi? Deniz Gezmiş'in kendisine "Bizi yaz" diye ısrarcı olması. Erken tahliyesi her şeyi yarım bırakır, elinde bir roman yazacak kadar veri yoktur çünkü. Yıllarca nasıl bir şey yazması gerektiğini bilmiyor, Erdal Öz. Sonunda Gülünün Solduğu Akşam çıkıyor ortaya... Üzülerek, içim sızlayarak birkaç yılda bir okurum.
Baskı: Kanayan
Erdal Öz dili tartışmasız çok iyi kullanmış, akıcı, sıkmadan, boğmadan, konunun ağırlığı bile yormuyor sizi. Acılarıyla, hüzünleriyle 70'ler. Bir Ana-babanın duygularını anlatan Kanayan beğendiğim öyküsü...
Baskı: Yaralısın
Erdal Öz'ün kullandığı anlatım tekniği (2.tekil) nedeniyle ilk satırında itibaren sizi içine çekiyor, çünkü karakterler arasında bir siz, bir de Nuri'ler var.Anlatımı yalın, karşınızda anlatıcı, doğrudan size hitap ediyor. Kitabın sonunda siz de kendinizi Nuri gibi hissediyorsunuz, işkence görmüş, hırpalanmış, susturulmuş. Verdiği duygunun altından kalkamıyorsunuz bir müddet, belki bunun etkisiyle biraz zorlanabilirsiniz okurken, yakın tarihimizde yaşananları aklınız almıyor çünkü.
Baskı: Açlık
Yazarın güçlü kalemi ve güzel bir çevir ile birleşince muhteşem bir eser çıkıyor ortaya. Anlatımı yalın ve akıcı. Kahramanla o derece bütünleşiyorsunuz ki çektiği açlığı aslında siz yaşıyorsunuz. Okuyucu için örnek teşkil eden yönü; en zor durumlarda bile, gururundan ödün vermemek için açlığı tercih etmesi...
Baskı: Aşkın Meali 1 Yusuf ile Züleyha
Kimi yerde yüreğiniz sızlıyor, kimi yerde gözleriniz doluyor, Züleyha'ya kızıp Yusuf'a üzülüyorsunuz. Sabır diyorsunuz, sadece sabır. Klasik benzer kitaplardan en büyük farkı, Sinan Yağmur'un sıkmayan anlatımı...