
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sineklerin Tanrısı
En büyükleri 13-14 yaşında olan, atom savaşları nedeniyle güvenli bir bölgeye kaçırılmaya çalışılan bir grup çocuğun uçak kazası nedeniyle bir adaya düşmesiyle başlıyor her şey. Başlangıçta cennetten bir tasvir gibi görünen, Mercan Adası’na atıflar yapan bu ada, zamanla yiyeceklerin sınırlı meyve ağaçlarından, bir domuz sürüsünden oluşması nedeniyle yaşam ve iktidar mücadelesinin merkezi oluyor. İnsanın ulaşabildiği her yer cehennemdir misali, cennet ada da zamanla cehenneme dönüşüyor. Büyüklerinden gördükleri şekilde demokrasi geliştiren, bir düzen kurmaya çalışan çocuklar arasındaki iktidar mücadelesi, sorumsuzluk, düzensizlik, yetersizlik, beceriksizlik gibi çeşitli insana özgü problemler, okurken kendinizi sorgulamanıza, “Ben olsan ne yapardım?” diye düşünmenize neden oluyor. Alegorik şekilde insanı ve insani duyguları inceleyen roman da aklın ve düşüncenin sembolü Domuzcuk, diktatörlük ve yönetme hırsının sembolü Jack, sağduyunun sembolü ise Ralph olarak çıkıyor karşımıza. Kitaba yerleştirilen sembollerin içi Mina Urgan’ın eşsiz sonsözüyle doluyor. Kitabın ilk sayfaları, akıcı ve sade dili, size masal kitabı okuyorsunuz izlenimi verebilir, olaylardaki sertlik, aralara sıkıştırılmış semboller durumu değiştiriyor.
Baskı: Kar Kokusu
Ahmet Ümit'in bilgi verici yönünden yararlanmak isteyenler için;12 eylül ve sonrasında yaşananlara ,TKP içindeki hesaplaşmalara içlerine sızan ajanlara, Moskova'daki Tüklerin hayatına kadar dönemin havasını yansıtan, yakın tarihimize atıfta bulunan güzel bir kitap olmuş, fakat Ahmet Ümit'in polisiye yönünü sevenler için; gerek kurgu, gerek anlatım açısından diğer kitaplarının gerisinde kalmış, bildiğimiz Ahmet Ümit'ten farklı, olayların akışı ağır, tasvirler, ve karakterler daha yoğun. Amaç cinayeti çözmekten çok cinayete neden olan ortamı, kişileri anlatmak ya da anlamak.
Baskı: Ninatta'nın Bileziği
Ahmet Ümit'in en beğendiğim yönü ne yazarsa yazsın araştırarak, öğrenerek ve öğreterek yazması... Kitap 3500 Yıl önceyi; Hititler dönemini konu alıyor, Hitit insanının yaşamını, geleneklerini, inanç sistemini, Kadeş Savaşını tarihe paralel biçimde anlatmış. Lirik bir yazım var, kısa bir Hitit destanı, anlatımı akıcı... Ahmet Ümit'in Polisiye yönünü sevenler beğenmeyebilir. Fakat beğenilerek okunacak bir kitap.
Baskı: Patasana
Harmalanan iki farklı hikaye, tarih kokan başarılı bir kurgu olarak dönüyor bize. Araştırmacı ruhuyla keyifle okunan bir eser çıkartmış Ahmet Ümit. Kitabın tabletlerle ilgili olan kısımlarını daha çok beğendim. Ama bu durum ana hikayeden(günümüzden) kopmama neden olmadı. Zama geçişleri ve ayrılan bölümler oldukça kıvamındaydı. Dili her zamankı gibi yalın, yormadan okutuyor kendini.
Baskı: Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
Bir cinayet romanı olmasınından çok gündeme bakış açısı ve hatırlatmalarıyla öne çıkan kitap oldu. Öncelikle üzülerek belirtmeliyim ki, Ahmet Ümit severler için diğer kitaplarına kıyasla biraz hayal kırıklığı. Polisiye yönü oldukça zayıf, kurgusu en beğendiğim kitapları İstanbul Hatırası ve Beyoğlu Rapsodisi'ne kıyasla vasat. Dili yalın olduğu kadar, basitleşmiş de; derin anlatımlarına çok rastlamadım. "Gezi" ye yapılan atıflar romana renk katıyor, özellikle parkta duyulan sesler etkileyiciydi. Taksim ve çevresinin sosyal durumunu da her zamanki gibi çok başarılı analiz etmiş. Ahmet Ümit'in bu yönünü çok taktir ediyorum, araştırmadan incelemeden, yazmıyor. Ama... Kitap bana daha çok " 'Gezi' hakkında benimde söyleyeceğim var!" düşüncesiyle, üzerinde çalışılmadan, alelacele yazılmış hissi verdi. Ne "Gezi Ruhu"nu tam alabildim, ne de polisiye yönünü.
Baskı: İkiz Bedenler (Rizzoli & Isles, #4)
Serinin düşen temposu aklı zorlayan, şaşırtan bir şekilde yükselmiş. Kurgu güzel, konu ise bu sefer hakikaten şaşırtıcı. Olay örgüsü ile hikaye öyle bir dallanıp budaklanıyor, siz de kendinizi öyle bir kaptırıyorsunuz ki, konunun başlangıç nedenini son sayfalarda yazar size hatırlattığında " Aaa o olay çözülmedi tabi" diye hatırlayıveriyorsunuz.. Dili ise her zamanki gibi akıcı.
Baskı: Siliniş (Rizzoli & Isles, #5)
Serinin kurgusunu en vasat bulduğum kitabı... Tıbbi gerilimden çok farklı sonuç çıkmış ortaya. Üzerinde fazla düşünümemiş, düz bir polisiye havası var. Anlatımın akıcılığ, dilin sadeliği, biraz toparlıyor durumu. Seriyi okuyanlar, ilk 3 kitaptaki performansı beklemesin.