Missisgamze
@Missisgamze

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları (Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, #1)

kitap ağır başlayıp, alelacele bitirilmiş gibi sona eriyor. Başında bence gereksiz bir sürü detay verilirken, tuhaf çocukların tasvirinde bunu göremiyorsunuz. Bu da isim verilirken "bu hangisiydi ki?" gibi tepki vermenize yol açıyor. Sonuçta kitap birden fazla karaktere çok yayılamıyor. Bir Harry Potter mı, kesinlikle yanından geçemez. Orijinalliği ise eskicilerden toplanan fotoğraflarda.

Uçurtma Avcısı
9/1020.10.2015

Baskı: Uçurtma Avcısı

İçim ezildi. Zaten boğazımda bir yumruyla okuduğum kitabı bitirdiğimde göğsüme bir sancı oturuvermişti. Zor bedeller veren bir ailenin hikayesi. Gerçek bir arkadaş Hasan'ın ve kendisiyle boğuşan Emir'in hikayesi... Bazı hayatlar hiç adil değil ve bazı insanlar gerçekten şanslı doğmuyor.

Baskı: Benim Kitabımın Adı

Evrenden torpilim varın devamı niteliğinde, eksik kalan yerlerin tamamlanması olmuş. Aykut Oğut'u sevdiğim için bu kitabı da sevdim. Başarılı.

Hayvan Mezarlığı
9/1001.10.2015

Baskı: Hayvan Mezarlığı

Stephen King'in bana göre en başarılı kitabı. Hiç sıkmayan eksiksiz bir anlatım, üstün bir hayal gücü. Kesinlikle gündüzü anlatırken bile korkulan sahnelerle dolu. Okunduktan sonra zamanla akla gelen yan hikayeler... Özellikle kitabın 'Herkes ağladığımı zannediyordu ama ben gülüyordum.' bölümünde yazan olay gibi gerçek insan gözlemleri. King'in bu huyuna bayılıyorum. Bence Stephen King'e bu kitapla başlamayın, sonra hep bu kitapla kıyaslar diğerlerini beğenmeyebilirsiniz.

Tepki
9/1001.10.2015

Baskı: Tepki

Stephen King romanları içinde en sevdiğim kitaplardan biri. Öyle ki tüm karakterler çok özenli hazırlanmış. Diğer King romanlarına göre baştan sonra aynı akıcılıkla devam etmesi de bir artı puan daha kazandırıyor kitaba. King'in son zamanlarda yazdığı fazlaca uzatılmış kitaplardan sıkılmış okuyucular için birebir.

Ubik
8/1001.10.2015

Baskı: Ubik

Okuduğun en garip kitap ne deselerdi, kesin bu kitap derdim. Okurken bazı yerlerde hayal gücünüz epey zorlanıyor, yorucu bir kitap bu nedenle. Ama bilimkurgu hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacağını söyleyebilirim. Etkileyici bir sonu var.

Baskı: Şizofren Aşka Mektup

Tam anlamıyla hiçbir şey anlatmayan süslü cümleler nasıl kurulur bunun gösterildiği bir kitap. Lisedeyken okumuştuk bir furyaydı. Lise zamanındaysanız okunabilir, gerisi için çok ciddi bir vakit kaybı.

Mahşer
7/1001.10.2015

Baskı: Mahşer

Okurken bazı yerlerde nefesimi tuttum, o kadar heyecanlandım. Sonuna doğru sürükleyiciliğini yitiriyor, ancak yine de Stephen King'in güzel eserlerinden biri. King okumuş ve sevmişseniz muhakkak ki bunu da seveceksiniz.

Kumral Ada Mavi Tuna
6/1001.10.2015

Baskı: Kumral Ada Mavi Tuna

Çok güzel başlayıp, garip bir şekilde biten bir roman. Yine de okuyalı yıllar geçmesine rağmen hala bazı bölümleri aklıma gelir, irkilirim. Bir yanım hayatta hep Ada gibi biri olmayı ister mesela.

Evrenden Torpilim Var
7/1029.09.2015

Baskı: Evrenden Torpilim Var

Kişisel gelişim kitapları içerisinde pratiğe en çabuk dökülen kitaplardan birisi. Bir edebiyat kitabı değil bir teknik kitabı olduğu için diğer kişisel gelişim kitapları gibi özellikle bazı yerlerinin tekrar tekrar okunup uygulanmaya devam edilmesi gerekiyor. Dili çok yalın, örnekler insanın zihnini yormayacak şekilde. Okuyun bir şey kaybetmezsiniz hem en azından motive olmuş olursunuz.

Sineklerin Tanrısı
7/1025.09.2015

Baskı: Sineklerin Tanrısı

Konu olarak, distopik bir yandan da aslında gayet günümüzde bile yaşanabilecek bir olayın sonuçlarının ne yönde olabileceğine dair oldukça gerçekçi bir varsayım. Roman konusu bakımından o kadar orijinal ve gerçekçi ki bence anlatıma takılmadan, özellikle distopya seven okuyucuların, okuması gerekiyor bir kere. İçerik eleştirisi olarak bazı karakterlerin iç dünyasına yeterince inemediğinizi hissediyorsunuz. Oldukça uzun çevre betimlemeleri var ancak bu betimlemeler yan karakterlerin ruh dünyasını anlatmaya gelince yetersiz kalıyor. Özellikle de 'Demek istediğim şu.. Bizden başka canavar yok belki...' diyen Simon karakterini daha iyi tanımak isterdim. Bir yerde kendiniz tamamlamak zorunda kalıyorsunuz o eksiklikleri. Ve Mina Urgan... Neden o çeviriyi yaparken 'görmezlikten-duymazlıktan' yazmak yerine 'görmemezlikten- duymamazlıktan' yazıldı hiç anlayamadım. Keşke bu yazım hatası yapılmasaydı. İş bankası yayınındaki son söz de oldukça gereksiz geldi bana. Sanki biz anlamamışız gibi kitabın küçük bir tekrarı yapılmış ancak gereksiz olmuş. Sonuç olarak insan olarak vahşi yaratıklarız, ilkokuldan liseye kadar yapılan güç gösterilerini hatırlayınca insanın eğitilerek gerçekten 'insan' olduğunu anlayabiliriz aslında. O yüzden bir okul müdürünün böyle bir hayal dünyası yaratmadaki başarısını daha iyi anlayabiliriz.

Kafamda Bir Tuhaflık
8/1024.09.2015

Baskı: Kafamda Bir Tuhaflık

'Mektup bir şekildir, aslında önemli olan gönüldür.' Mevlut biraz değişik bir karakter, oldukça sessiz, yumuşak mizaçlı, ne düşündüğünü pek belli etmeyen zaten ne düşündüğünü -çoğu zaman- kendi de bilmeyen, dolaşmaktan, sokakları gezmekten ve bunu en iyi şekilde yapabildiği için boza satmaktan da oldukça mutlu. Böyle olunca da yan karakterler Mevlut'ten biraz daha karakterli olmuş sanki kitapta ve yer yer Mevlut'ü dinlemekten sıkılıyorsunuz. Romanımızda yan karakterler konuşmacı olarak giriyor ve ben bu anlatım tarzını aslında çok beğendim. Ancak yan karakterler de -örneğin Süleyman gibi- Mevlut'ten oldukça farklı olmasına rağmen konuşurken üsluplarının ana karakterimize benzemesi romanın tek düzeliğini pekiştiriyor. Semiha'yı sadece bundan ayrı tutuyorum. Bence güzel çizilmiş bir karakter Semiha. Aynı zamanda şehrin nasıl değiştiği çok güzel yansıtılmış, öyle ki Mevlut değişmiyor ama ondan başka her şey büyük bir hızla değişiyor alıntıda dediği gibi: 'Ne yazık ki bir şehrin şekli şemaili bir insanın kalbinden çok daha hızlı değişir.' Okurken ben neden bunu okuyorum diyorsunuz, bitirince ise günlerce düşünüp duruyorsunuz. Tipik bir Orhan Pamuk romanı. Aslında bir niyet, kalbin niyeti, dilin niyeti ve gerçekleşen KISMETin romanı. Kısmet, elindekiyle mutlu olma, elindekinin değerini bilme romanı. Her Pamuk romanı gibi kesinlikle okunmalı.

Utopia
7/1023.09.2015

Baskı: Utopia

Öncelikle yazıldığı döneme rağmen, günümüzde de rahatça uygulanabilecek hatta uygulanması gereken örf, adet ve düşünce kalıplarından bahseden, oldukça sürükleyici bir eser. Ütopya ülkesinin yaşayış tarzında belirli sıkıntılar olduğu ortada, bunu kitabın sonunda Thome More'un kendisi de belirtiyor zaten. Köle kavramının, zamanındaki köle yapısından farklı olduğunu da belirttiği için o kısma çok takılmadım. Kadın ve erkek eşitliğinin ve kadının toplum üretimine faydalı ve resmen bir 'birey' olarak sunulması, o dönem açısından oldukça yenilikçi olsa gerek. Beğendiğim bir kısım daha. Çok beğendim, bir gecede okudum, tekrarladığım not aldığım oldukça fazla yeri var. Tavsiye ederim. "Yurttaşlarının yaşamını iyileştirmenin yolunu onları yaşamın sunduğu bütün zevklerden mahrum etmekte arayan bir kral, özgür insanlara hükmetmeyi bilmediğini açıkça itiraf etmeli. Her şeyden önce de kendi beceriksizliğini ya da gururunu bastırmakla işe başlamalıdır."

Baskı: Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği

'Güçlüler güçsüzleri incitemeyecek kadar güçsüz olunca, güçsüzler çekip gidecek kadar güçlü olmak zorundaydılar' Yaşam bir kere yaşanan, bir kere yaşandığı için hiç yaşanmamış sayılan, tekrarı olmadığı için taslaktan öteye gidemeyecek kadar belirsiz ama aynı zamanda göklere de ulaşabilecek kadar hafif midir, yoksa üzerine yük ve sorumluluk bindirilen yaşamın sağladığı en şiddetli doğumun simgesi olacak kadar ağır mı? Permandies olsa kesinlikle hafif derdi ama pozitif biçimiyle. Hafiflik gerçekten pozitif bir durum mudur yoksa gelip geçiciliğiyle ve tekrarsızlığıyla negatif mi? 'İçinde yaşadığı yeri terk etmek isteyen kişi mutsuz kişidir' Özellikle kitabın, duygu sömürüsü, kitsch tanımını tekrar tekrar okumanızı tavsiye ediyorum. Sonuçta şüphesiz ki hiç birimiz kitsch i görmezden gelecek kadar insanüstü varlıklar değiliz.

Şibumi
8/1013.09.2015

Baskı: Şibumi

Kitabın bir yerinde "günümüzde hiç kahraman gibi kahraman kalmadı" diyor. Teravanian, hep imkansızı başaran bir karakter yaratmış kitabında. Hep olmak isteyeceğiniz ama asla olamayacağınız... Kitap çok güzel ancak Trevanian'a başlamak için oldukça iyi. Bence bir kaç kitabını okuduktan sonra en son Şibumi ile son bulunmalı.

Kar
8/1013.09.2015

Baskı: Kar

Bazı insanlar o kadar mutsuzlardır ki yaşadıkları yeri cehennem olarak tarif ederler. Siz hiç bu kadar mutsuz insanın yaşadığı ortak bir yer gördünüz mü? Kar o kadar karanlık, o kadar mutsuz, ve o kadar öğrenilmiş çaresizliklerle dolu bir kitaptır ki, okuduktan yıllar sonra bile kapağına baktığınızda tüm o duygular sanki yaşayan bizzat sizmişsiniz gibi bastırıverir yüreğinizi. Orhan Pamuk'un en gerçek romanlarından biri.

Baskı: Yüzyıllık Yalnızlık

Hayali gerçekten, gerçeği hayalden ayıramadığınız bölümlerle dolu, inanılmaz karışık bir yapısı olan bu kitapta bir de isimleri karıştırmasak ne güzel olurdu :) Aslında bu kitabın, bu hayal alemi, hayaletlerle dolu olan anlatım tarzının nedense Orhan Pamuk ve Elif Şafak'ı da bir yerinden etkilediğini ve etkilemekte de haklı olduğunu düşünmekteyim ayrıca. Okuyun sevmeseniz bile çok enteresan olduğunu kabul etmek zorunda kalacaksınız.

Baskı: Yedinci Papirüs (Mısır Serisi #2)

Eğer bir gıdım bile Mısır tarihinden hoşlanıyorsanız, hemen başucunuza alın. Zaten kitap inanılmaz sürükleyici.