hulyami
@hulyami

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Gazap (İskoç Muhafız Alayı, #3)

Yine muhteşem bir hikaye okudum..Monica McCarty İskoç Tarihi romansının bir numarası.Yazar romanlarını gerçek hikayeler üzerine kurguluyor. Kitaplardaki kahramanlara adeta yeniden hayat veriyor.Kral Muhafızlarının üçüncü kitabı Gazap. Seriye ilk başladığımda serinin yazılmış 7 kitabı vardı yazar şu anda yeni serinin 9.kitabını yayımlamış. 26 Ağustos 2014 tarihinde serinin onuncu kitabı geliyor. yayın evinden ricam lütfen bu yazara daha çok önem verip kitaplarını daha sıkı aralıklarla yayınlamaları. http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/04/gazap-monica-mccarty.html

Baskı: İki Dikiş Arasında Zaman

İki Dikiş Arasında Zaman Orjinal Adı : El Tiempo Entre Costuras ( The Time in Between ) Yazar : María Dueñas Goodreads Puanı : 5./3,92 Puanım :5 / 5 Vay be ne kitaptı ama ya. Bir romanda arayabileceğim her şey vardı bu kitap da. Üstelik birincil şahıs anlatımına rağmen bayıldım demek hiç de abartıya kaçmaz..Oldukça güçlü bir kurgu,heyecan ve tutkulu bir aşk. Hayat dersi verecek bir roman..Okuduğum ikinci İspanyol yazar.. Çok beğendim..İspanyol yazarlara devam diyorum.. Hikayenin geçtiği dönem ile ilgili çok kitap okudum ve özellikle çok film seyrettim.İnanın bu kitabın filmi bence muhteşem olur.Okurken kitap su gibi aktı. Bazı sayfalarında çok heyecanlandım,bazı sayfalarında hüzünlendim,bazı sayfalarında da tarihin tozlu sayfalarına gittim..İspanya İç savaşına ait çok kitap da okumadım aslında. Ama Maria Duenas öyle güçlü ve akıcı bir kurgu ile yazmış ki kitabı her boş olduğum an elime alıp okudum.. Hikaye basit olarak basit bir terzi kızın casusluğa kadar uzanan bir hayat öyküsü var roman da. Öyle ki hikaye İspanya iç savaşından başlayıp İkinci Dünya Savaşı zamanına...İspanya'dan Portekiz'e hatta Fas'ı da içine alan değişik mekanlar da geçen bir casusluk hikayesi..Tam da nişanlanıp evlenmek üzere iken, daktilo kullanmayı öğrenip devlet dairesine girebilmek için daktilo almaları gerekmektedir..Sira Quirago nişanlısı ile birlikte bir daktilo satan mağazaya gidip orada tanıştığı Ramiro isimli oldukça çekici adama aşık olur. Aralarında gizli bir ilişki başlar. Ancak nişanlısı ve annesi evlilik hazırlıklarını yaparken bu yeni tanıştığı adam ile yeni bir aşka yelken açtıktan sonra nişanlısı ile evlenmekten vazgeçerek yeni tanıştığı bu adam birlikte yaşamaya karar verir.. İşte hatayı tam da burada yapmıştır. Ramiro belki de onu çok sevmiş olsa da özünde güvenilemeyecek bir adam idi. Ramiro ile birlikte yaşarken hiç tanımadığı babası ile tanışır..Babası Ganzalo Avardo ülkenin en ileri gelen iş adamlarından dır.Annesi Dolores de kendisi gibi fakir bir terzidir..Birbirlerine aşık olan bu iki insanın o zamanın şartlarında sosyal statüsü yüzünden birleşememeleri de normal idi tabii ki.. Babası ülkenin muhtemel iç savaşa girmek üzere olması ve kızı için şimdiye kadar hiç bir şey yapamadığı için..Kızına yüklü bir para ile ailesinden kalan mücevherlerini bırakmak ister. Öldürüleceğinden ve sahip çıkamadığı kızı için ilk ve son kez bir şey yapmak istemektedir..Babasının mirasını annesinin ısrarı ile kabul eden Sira mirası kabul eder ama tam da bu yüzden hayatı tepetaklak olur. Çünkü miras zamanla başına büyük bir dert açacaktır. Üvey ağabeyi babasının ona verdiği aile mücevherlerini geri alabilmek onu hırsız olarak şikayet edecek,sevdiği adam ise bu miras için onu Fas'a kadar maceralara sürükleyerek Sira'yı kelimenin tam anlamı ile soyup soğana çevirir.Ayrıca hamiledir de Sira ..Ramiro onun hamile olduğunu bildiği halde karnındaki bebeği ile terk ederek yüz üstü bırakacaktır.. Hikayenin bundan sonraki bölümlerinde Sira yaşama mücadelesi verir. Çaresizdir elindeki her şey çalınmış büyük bir ihanete uğramıştır..Bebeğini kaybederek ölümden döner..Ama yaşama arzusu bile kalmamaıştır yaşamak bile istememektedir. Sevgilisinin üstüne yığdığı borçlar,onu kullanıp kandırarak terk etmesi Sira'nın ruhunda derin izler bırakacaktır. Kendine gelip tekrar ayağa kalkması yıllarını alsa da; bir erkeğe tekrar güvenip bağlanması aşık olması çok da kolay olmayacaktır.. Çok etkileyici bir romandı. Hayatta kalmak için insanların neler yapabileceğini okumuyor yaşıyorsunuz bu romanda. İspanya iç savaşının etkileri,ardından İkinci Dünya savaşının başlaması. İnsanların o dönemin şartlarındaki çaresizliği acımasızlığını işleyen dramatik bir hikaye idi... Sira'nın terzilikten,modacılığa oradan casusluğa terfi etmesinin hikayesini nefes almadan okudum. Aşk,savaş.macera,casusluk temalarında yazılmış bu hikayeye bayıldım..Okuduğunuz romanlardan sıkılıp değişik bir enfes hikaye okumak istiyorsanız bu roman tam da size göre...Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim... http://hulyami.blogspot.co.uk/2014/04/iki-dikis-arasnda-zaman-maria-duenas.html

Baskı: Şifacının Çırağı

Şifacının Çırağı Orjinal Adı : The Healer's Apprentice Yazar :Melanie Dickerson Goodreads Puanı :5/3,79 Puanım : 5/3,9 Şifacının Çırağı'nın ilk tanıtımını okuduğumda ilgimi çeken şey orta çağ romanı olması idi ve tanıtımda iddialı bir şekilde çok romantik temalara sahip olduğunu içeriyordu. Doğruyu söylemek gerekirse bunun çok da doğru olacağını tahmin edemediğim gibi. Son zamanlarda okuduğum en masalsı anlatıma sahip romantik bir kitap idi. Yazarın anlatımını ve hayal gücünü oldukça beğendim.Biraz Hristiyanlık ve Katoliklik temaları da olsa beğendim kitabı. Ama benim istediğim kurgu derinliğine sahip değilse de hiç sıkılmadan okudum. Özellikle Historical,Orta Çağ romanlarını seviyorsanız tam da okumak isteyeceğiniz bir kitap olabilir. Kitabımızın kadın kahramanı Rose bir oduncu ailenin kızı olarak Hagenheim Kalesinde bir şifacının yanında çalışmaktadır. Gelecekte tek dileği iyi bir şifacı olmak ve kardeşlerini daha iyi şartlarda yaşamasını sağlamaktır.Yaşadığı kalenin gelecekteki Dük'ü bir yaban domuzu tarafından yaralandığında onun tedavisini üstlenmek zorunda kalır .. Lord Hamlin ile aralarında sıra dışı bir bağ oluşur.İşin ilginç yanı Lord Hamlin'de Rose gibi hissetmektedir. Fakat küçük yaşta Marienberg Dükünün kızı olan Leydi Salomea ile nişanlıydı.Onunla evlenebilmek için de Şövalye , büyücü Moncore'yi bulup yenmeli ve nişanlısını bulup evlenmeli idi. Çünkü nişanlısı doğduğu günden beri kayıp idi nerede olduğunu bilinmiyordu. Rose ile ilgilenen gelecekte din adamı olması babası Hagenheim Dükü tarafından planlanmış Lord Rupert'da vardı. Fakat nedense ustası şifacı Bayan Geuscha Lord Rupert'i pek hazetmiyordu.. İki erkeğin ilgisi arasında kalan Rose'in tercihi ne olacaktı?!! oldukça severek ve beğenerek okuduğum romantik bir kitap oldu. Masalsı,historical ve ortaçağ temaları ile süslü bir kitap okumak isterseniz bence bir deneyin..Sevebilirsiniz.. http://hulyami.blogspot.com/2014/04/sifacnn-crag-melanie-dickerson.html

Kuzey ve Güney
9/1029.03.2014

Baskı: Kuzey ve Güney

Uzun zamandır merak ettiğim bir yazar idi Elizabeth Gaskell özellikle Mary Barton isimli romanını merak ediyordum.Yazar ile tanışmam Kuzey ve Güney isimli romanı ile oldu. İlk etap da araştırmalarımdan önce Kuzey ve Güney isimli romanın Amerika'da iç savaş zamanında geçen bir hikaye olduğunu düşünmüştüm. Araştırmalarımdan sonra yanıldığımı anladım...Tabii ki değilmiş. Kuzey ve Güney İngiltere'nin Sanayileşme Devrimini adeta zihinlere kazıtan bir roman. O dönemi yazar o kadar güzel tasvir etmiş ki..Sizi sanayileşme devrimindeki fabrika bacaları,grevler,açlığı okurken adeta yaşıyorsunuz.. Beğendim mi? Evet çok beğendim ama şunu belirtmeden geçemiyeceğim ki roman bir aşk romanı değil..Bir dönem romanı demek daha doğru bir tanım olur.Klasik bir roman....İngiltere'nin Sanayileşme Dönemini yaşatan bir roman. Nedense Jane Austen'in Aşk ve Gurur'unu bana oldukça hatırlattı..Konu olarak çok olmasa da özellikle kadın karakterlerin güçlü olması. Margaret'in yaşının küçüklüğüne rağmen dayanıklılığı,metaneti insancıllığı beni kendisine hayran bıraktı. Elzabeth Gaskell'in kalemi biraz daha sert ve gerçekçi buldum. Tüm bu 19.yüzyıl Viktorya dönemindeki dekorda bir aşk hikayesi de okuyorsunuz.Karakterlerimiz aslında orta sınıftan..Elizabeth Gaskell'in bir özelliği sanırım yaşanan dönemi olduğu gibi yansıtmak.. Hikaye İngiltere'nin Güney'inde Helstone Kasabası'nda başlıyor..Kadın kahramanımız Margaret Hale bu kasabada doğmuş büyümüş bir genç kız. Oradaki sakin yaşamdan sonra Milton'un kalabalığında,kargaşasında adeta kaybolur..Margaret'in babası uzun yıllar boyunca yaptığı rahiplikten yaşadığı iç hesaplaşma dolayısı ile istifa edip ailece Ülkenin Kuzeyindeki Milton'a taşınmak zorunda kalınca hepsi için zor günler başlayacaktır. Bu kalabalık gürültülü şehri Bay Hale öğretmenlik yapabilmek için seçmiştir.Fakat bu durumdan ne annesi ne de Margaret hiç hoşnut olmamıştır.. Romanın erkek John Thornton Milton'lu bir fabrikatör.Ama diğer klasik romanlarda okuduğumuz gibi bir asilzade değil..Bulunduğu yere çalışarak gelmiş öğrenmeye aç bir genç adam..Bu roman da John Thornton Kuzey'i Margaret Hale ise güneyi temsil ediyor bence.Bay Thornton karakteri ayakları yere sağlam basan gerçekçi abartmasız bir karakterdi. Etkilendiğimi söylemeliyim. Margaret Hale ise sade gösterişsiz,tüm iç hesaplaşmalarını,çatışmalarını içinde yaşayan yumuşak kalpli sıkıntılarını asla belli etmeyen bir karakter. Çok güçlü.. Çünkü Kuzey ve Güney'in yaşam tarzları,hayat görüşleri ile ilgili çatışma bu iki genç arasında oldukça belirginleşiyor. Fakat bu tezatlık onları birbirine çekiyor..Yanlış anlamalar,grevler,uzaklıklara rağmen filizlenen derin ve tutkulu aşk.. Romanda Margaret'in bir de ağabeyi var Frederick Hale tüm yanlış anlamalara ve Thornton ile sorunlara sebep olan kaçak bir denizci.. Kısaca Aşk ve Gurur,Jane Eyre,Uğultulu Tepeler gibi İngiliz Edebiyatının kilometre taşlarından olan romanları severek okuduysanız ; Kuzey ve Güney'i de çok seveceksiniz. Yazarın çıkacak romanlarını da bekliyorum.Ülkemizde bu derece güçlü kalemin kitabının daha önce yayınlanması gerekiyordu... Tavsiye Ederim... http://hulyami.blogspot.co.uk/2014/03/kuzey-ve-guney-elizabeth-gaskell.html

Hayalimdeki Ten
6/1005.02.2014

Baskı: Hayalimdeki Ten

Sonunda bitirebildim. Yayın evine bu serinin aralıklarını bu kadar uzun tuttuğu için çok kızgınım. Seri çok güzel bir seri ama olaylar o kadar karmaşık gibi özellikle serinin 4.kitabı Hayalimdeki Ten'i okurken olayların içine bir türlü giremedim. Kitabın o güzel İrlanda Mistizmi havası serinin başlarında çok güzel idi.Yinede çok güzel bir seri ama bu serinin arka arkaya okunması gerekiyor bence.Vaktim olduğunda bu seriyi yeni baştan okuyacağım. Serinin son kitabının kurgulamasını değişik buldum sanırım bir 50-70 sayfa kitaba ısınmaya çalıştım.Fakat hikaye bende yarım kalmışlık hissi uyandırdı. Sanki tam bitmedi hikaye..Beşinci kitap gelebilir diye düşünüyorum. Lanetli Fennore Kitabının yaratıcısı ve Karanlık Druidi Aedan ile Meaghan Ballagh'ın hikayesi idi. Fennore Kitabının içindeki süre gelen bin yıllık tutsaklıktan kurtulan Aedan'ın savaşı yine içine tutsak olmamak idi Meaghan ise kendi zamanına dönme derdinde idi. Büyük annesi hakkında ki bir takım gerçekleri öğrenirken bu çıkmazdan kurtulmaya çalışıyordu. Daha önceki hikayelerden de tanıdığımız Jamie,Kyle,Eammon vardı hikayede ki onlarda kitapda tutsak onlarda kurtulmuşlardı. Fakat kitabın kontrolü içinde hapis olan Cathan'ın kontrolüne geçmiş Aedan'ın gücü kalmamıştı. Binlerce yıl önce sevdiği kadın için yarattığı bu kitabın içine yine sevdiği kadın yüzünden hapis olması ve Meaghan'ın onu bu kitapdan kurtarması derken Meaghan'ın bu seride geçen diğer kadınlar gibi sıra dışı gücü vardı. Bu da kalplerden geçenleri okumak,hissetmek idi. Aedan'ın çok kötü olduğuna herkes inanırken o Aedan'ın yüreğinin güzel olduğuna kötü olmadığına inanıyordu. Aedan tamamen özgür olmayı ve insan olabilmeyi isterken hiç ummadığı anda ona Meaghan ile gelen ikinci şansı değerlendirebilecek miydi?. Kurgusu güzel olan bir kitap idi.Ama serinin ilk iki kitabı çok daha güzeldi. Bence bu seri üçüncü kitapda bitmeli idi. Birde seri başından sonuna kadar maalesef olabilecek en kötü kapaklar kullanıldı.Orjinal kapakların kullnımaması bir yana bu kadar zevksiz seçimler nasıl yapıldı anlayabilmiş değilim. En kötü kapak en son kapak idi. fantastik İrlanda Mistizmi ile bezeli bir seri çıkarıyorsunuz bu kadar kötü kapakları nasıl yakıştırıyorsunuz anlayabilmiş değilim.Allahtan çeviriler kötü değildi hatasız değildi tabii..Çevirmen farkındalık kelimesini çok seviyordu sanırım bol bol kullandı tüm seri boyunca. Yinede eğer İrlanda Mistizmi,Aşk,macera kitaplarından hoşlanıyorsanız bu seriyi tavsiye ederim... Mists of Ireland (irlanda Mistizmi Serisi) 1. Haunting Beauty (2009) Hayalimdeki Aşk 2. Haunting Warrior (2010) Hayalimdeki Yürek ve Rüyalarım 3. Haunting Desire (2011) Hayalimdeki Arzu ve İhtiraslar 4. Haunting Embrace (2011) Hayalimdeki Ten http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/02/hayalimdeki-ten-erin-quinn.html

Baskı: Hüznün Gölgesinde Aşk (Lone Star Sisters #3)

Bayıldım müthiş bir kitap müthiş bir seri. Bu seriyi okumadan önce Susan Mallery'yi okumayı pek de sevmezdim...Fakat bu Titan kız kardeşleri ile yazara bayıldım...Yazarın kurgusu kaleminin gücü bambaşka... Lone Star Sisters serisinin 3. kitabı idi. Kız kardeşlerden üçüncü ve en haşarı olan İzzy'nin hikayesi idi. Çok daha duygusallık ve acı vardı bu sefer. Özellikle erkek kahramanın ikilemde kalmasını İzzy'yi hayata döndürme çabalarına bayıldım.Onu tekrar eski mücadeleci kişiliğine döndürmeye çalışırken bazen tam bir pislik gibi davranmasına çok kızdım..Ama yaşadığı acıları okuduğumda da içim acıdı durumuna.Onun arkadaşı,dostu hatta kardeşi olarak gördüğü biri vardı... Garth Duncan ..Titan kızlarının üvey ağabeyleri. Bu olayların baş kahramanı.., Çok güzel bir konusu olan duygusal düşündürücü bir romandı. yardıma ihtiyacı olan insanların ruh halini yazar çok çok iyi işlemişti.Çok etkilendim. Serinin Dördüncü kitabında Garth'ın hikayesini okuyacağız. Deyim yerinde ise iple o kitabı bekliyorum.Çünkü Garth bu hikayede Titan kızlarının arkadaşı,dostu,koruyucu meleği Dana Birch..Bu ikilinin macerası oldukça ilginç olacak.. Bu seriyi özellikle tavsiye ediyorum.Polisiye, Macera,Aşk,Aile,Dram temalarını seviyorsanız sakın kaçırmayın.... http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/01/huznun-golgesinde-ask-susan-mallery.html

Daima Senin
6/1028.01.2014

Baskı: Daima Senin

Kitap Adı : Daima Senin Yazar : Miranda Lee Orjinal Adı : Master of Her Virtue Goodreads Puanı :5/3,04 Puanım :5/3 Güzel bir romandı çocukluğu ve ergenliğindeki sorunlar yüzünden ikili ilişkilere iç girememiş olan Violet'in hikayesi idi. Başından iki evlilik geçmiş Leo Wolfe ile 25 yaşında ki bakire Violetin hikayesi idi. O yaşa kadar bizim kültürümüzde bakire kalmak tuhaf gelmese de Avrupa kültüründe bu çok tuhaf elbette.. Muhtemel bir ölüm tahlikesi geçirdikten sonra Violet kend kendine sö verir. Kendini baştan aşağıya yenileyecek onsan sonra da kendine bir sevgili bularak bu durumdan kurtulacaktır. Karşısına da patronun oğlu film yönetmeni Leo Wolfe çıkar..Geçici olarak başlayan ilişki derinleşmeye başlar..Planlar bozulur.. Okurken sıkılıp kasılmadığım bir roman oldu. Sadece çevirisinde bir özensizlik ve tuhaflık vardı...Bence daha özenli olsa çok daha iyi olur çeviriler... Çevirmenlerin hala daha deneyimleme kelimesini ısrarla kullanmalarını anlayamıyorum zira cümleleri mahvediyordu..Yani o kadar saçma sapan yerde bu kelimeleri kullanıyorlar ki sinirden tırnaklarımı yiyorum..Bu kelimeyi protesto etmeye devam edeceğim... http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/01/ks-ruyalar-harlequin-stars-of-romans.html

Baskı: Duygu Fırtınası - (The Stanislaskis: Those Wild Ukrainians, #3)

Kitap Adı : Duygu Fırtınası Yazar : Nora Roberts Orjinal Adı : Falling For Rachel Goodreads Puanı :5/3,94 Puanım : 5/4 Yine çok güzel bir Nora kitabını bitirdim. Hikayedeki o aile sıcaklığına bayılıyorum..Bir yere bir kişiye ait olma hissini yazar muhteşem bir şekilde işlemiş.. Bu Ukrayna asıllı Stnislaski Ailesini çok sevdim çok.Bu okuduğum 3.hikaye idi ve bu sefer ailenin diğer kız çocuğu Rachel'in hikayesini okudum. Kamu avukatı olan Rachel savunduğu gencin bir anda gözetiminden sorumlu olarak bulur kendini gencin ağabeyi Zack Muldoon ortağı idi. Üvey kardeşi Nick'i zamanında ardında bırakarak askeriyeye katılıp onu babası ile başbaşa bırakmıştı.. Nick sevgiye hasret bir oğlan çocuğu idi aslında ağabeyinin askere gittikten sonra tam on yıl dönmemesinden sonra kendini terk edilmiş red edilmiş hissetmişti. Ailesi gibi adı Kobra olan çetenin onu tek başına bırakmasıda onlara bağlılığını etkilememişti. Ya hapise girecekti ya iki ay geçici ağabeyi ile kalacaktı. Stanilaski ailesinin sıcaklığı sevgisi bu iki inatçı oğlan kardeşin aralarının düzelmesine yardımcı olabilecek miydi? Rachel başta bir mecburiyet olarak gördüğü bu gözetmenlik işini çok daha ileriye taşıyacak sevgi dolu kalbi ve sıcaklığı ile iki erkeğinde sevgisini kazanacaktır. Öyle ki ikisi de ona aşık olacaktır.. Harika bir hikaye idi. tavsiye ederim.... http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/01/ks-ruyalar-harlequin-stars-of-romans.html

Baskı: Gelinin Kolyesi (Kolye Üçlemesi #1)

Kitap Adı : Gelinin Kolyesi Yazar : Kat Martin Orjinal Adı: The Bride's Neclace Goodreads Puanı: 5/3,89 Puanım :5.4 Kat Martin'i daha önceden Kara Melek kitabından tanıyorum. Çok etkilendiğim orta çağ romanı idi ve gerçekten de çok etkilenmiştim okurken. Kat martin'in iki kitabını okuduktan sonra ki ilk izlenimim kadın karakterleri çok kuvvetli kişilikleri olan kadınlardan olması çok hoşuma gitti.Fakat Gelinin Kolyesindeki kadın karakter hep yalan söylemesi beni çok rahatsız etti. Yine de bu kadın karakterler çıt kırıldım olmuyorlar,çok çarpıcı ilk anda fark edilen güzellikleri olmuyor kişilikleri çok derin ve korumacı oluyorlar..Yazar kız kardeşleri işlemeyi seviyor olduğunu tahmin ediyorum çünkü iki okuduğum romanda da kız kardeşlerin hikayesi vardı... Gelelim Gelinin Kolyesine genel anlamda hikaye güzeldi.sıkılmadan okuyabileceğiniz türde bir hikaye.Burada iki çiftin hikayesi var aslında Victoria Temple Whiting ve Kont Cordell Easton diğer çiftimiz kızkardeş Claire ile Percival Chezwick idi. Hikayenin ağırlığı Victoria yani Tory ile Cord arasında .. Victoria ve kız kardeşin Claire'nin babalarını bir kazada kaybedinceye kadar oldukça güzel hayatları vardı. Önce babalarının ölümü,sonra annelerinin ani evliliği ve ölümü ile hayatları alt üst olur. Üvey babaları yeni Baron evde kalmalarına izin verir. Tabii ki bunun altında küçük kız kardeş Claire'e göz koymuş olmasının büyük bir payı vardır. Tory ahlaksız baron'u kız kardeşine tecavüz etmek üzere iken yakalar ve onu yaralar. İki kız kardeş evden kaçarak ve yanlarına annelerinin aile yadigarı kolyesini alarak kaçarlar. Kolyeyi satarak bir süre geçinirlerse de paralar suyunu çekince kendilerine Londrada iş aramaya başlarlar. Tam umutlarını kesmek üzere iken Kont Cord'un yanında iş bulurlar.. Tory Kont Cord'dan geçmişlerini saklamışdır. Başlarda Claire'nin güzelliğinden etkilenen Cord abla Tory'nin korumacı tavırları ile dikkati bir anda ona yönlenir.Kızların gelmesi ile hayatına renk geldiğini düşünmektedir. Bir de onların iyi bir aileden geldiklerini tahsilli olduklarını anlamıştır. O yüzden onların geçmişini de merak etmektedir.Kendisi de kuzeni Ethan'ı kayıp etmiş onun izini bulmaya çalışırken babasından kalan serveti de en iyi şekilde artırmak peşinde idi.. Bir yıldır kayıp olan kuzenin Fransa'da izini bulmuş onu kurtarmanın yollarını arıyordu.. Ahlaksız baron kolyeyi çalan üvey kızlarını hala daha aramaktadır..Ve kızların geçmişini öğrenmeye çalışan Cord,Baron,Tory ve Claire arasında gerçek bir yüzleşme yaşanacak sırlar ortaya dökülecektir. Sırlar,casusuluk,aşk,ihanet temaları ile yazılmış güzel bir romandı bence oldukça severek okudum romanı. Başlarda hızlı bir giriş yaptıktan sonra hikaye biraz durağanlaşsa da sonradan oldukça açıldı.. Erkek karakterin bazı hareketleri beni sinir etse de kadının devamlı şekilde güvenmeyerek yalan söylemesi beni rahatsız etse de Bu söyeldiği yalanlar sırlar yüzünden oldukça kötü durumları düşmesini bence hak etmişti. . Erkek karakteri bazı yerlerde ruhsuz ve duygusuz buldum ama yine de o da sonunda dersini aldı diye düşünüyorum. Yazarın ilk romanı Kara melek'i severek okuduysanız bunu da seveceksiniz... Serinin ikinci kitabı Cord'un kuzeni Ethan Sharpe ile Tory'nin arkadaşı Grace'in hikayesi . Umarım bu kitabı da yayınevi arasını açmadan hemen yayımlar. Necklace (Kolye) Series 1. The Bride's Necklace (2004) Gelinin Kolyesi 2. The Devil's Necklace (2005) 3. The Handmaiden's Necklace (2006) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/01/gelinin-kolyesi-kat-martin.html

Baskı: Geceyarısı Tutkusu (Tuzak Üçlemesi, #3)

Kitap Adı : Geceyarısı Tutkusu Yazar : Tracy Anne Warren Orjinal Adı : The Wedding Trap Goodreads Puanı : 5.3,85 Puanım :5.3,90 Bir serinin daha sonuna geldik..Tracy Anne Warren'in Trap Üçlemisinin üçüncü romanı olan Düğün orjinal isimli Gece Yarısı Tutkusu konu olarak beni hayal kırıklığına uğrattı.. Yanlış anlamayın çok kötü değildi.güzeldi ama beni kurgu olarak hayal kırıklığına uğrattı..Serinin İlk Kitabı Kollarımdaki Yabancı favorim...Onun tadı hiç birinde yoktu maalesef.Özellikle yazarın bu kitabı yazarken Barbara Cartland'ın Ateşli Geceler romanından etkilendiğini düşünüyorum.Çünkü o konu ,kurguadaki güzelliği ve aşk yoğunluğunu diğer iki kitap da bulamadım..Serinin ikinci kitabı Gül ve Diken'in konusu da güzeldi özellikle kötü ikizin hakettiğini bulması çok hoşuma gitmişti. Bu iki kitapda da dikkat çekmeyen çekingen bir karakter vardı Violet'in samimi arkadaşı..Onun gibi kitap kurdu. Fakat kendine güven duymayan kimse ile yüz yüze konuşamayan bir genç kız. Üstünde hep bol kıyafetler olan paspal Lady Eliza Hammond..Violet'in sırdaşı dostu..Yıllardır birine çok aşıktır...Lord Christopher Winter... Namı diğer Kit... Yakışıklı ve karizmatik Dükümüz Adrian Winter'in kardeşi..Sorumsuz kendini beğenmiş ne yaptığına karar veremeyen yakışıklı karizmatik Kit Winter.. Hikayenin başladığı zamanlar da Violet dört çocuk sahibi güzel bir düşes. Adrian ile çok mutlu huzurlu bir hayatı var. Diğer cadı ikiz Jeannette'nin Darragh ile mutlu bir evliliği vardı..Ve Eliza artık Kit'e aşık olmaktan vazgeçmişti veya o öyle sanıyordu... Eliza'nın hasis ve aksi teyzesi ölüp de mirasını oğlu yerine Eliza'ya bırakması ile bir anda gündemde öne çıkmıştı genç kız..tabii ki para avcısı erkeklerin de gündemine girmişti. O tarihte yurt dışından yeni dönen Kit'ten Violet yardım ister. Tek dostunun para avcıları tarafından suistimal edilmememesi ve sosyeteye uyum sağlayabilmesi için Kit'den ona bir takım ders?? vermesini rica eder.. Sevgili yengesini kırmak istemeyen Kitt bunu kabul eder ve dersler başlar tabii ki... Önce Eliza'nın dış görünüşü değiştirilecektir..Bu kısmı okurken aklıma My Fair Lady geldi hemen. En sevdiğim temalardan olduğu için bur kısımlar çok hoşuma gitti... Şimdiye kadar o pısırık silik genç kız adeta çiçek gibi açarak güzelleşir ve bir anda sosyetinin en gözde erkeklerinin ilgi odağı haline gelir.Muhteşem bir silkiniştir bu genç kız için..Ve Kitt'de farkına varır Eliza'yı ama o şişmiş egosu başına iş açacaktır. Derken Eliza daha başka şeylerde öğrenmek ister...Mesela şimdiye kadar hiç öpülmemiştir?!!..Gibi şeyler tam anlamı ile ateş ile barut misali... Kötü bir hikaye değildi ama bence yazar Barbara Cartland gibi bir yazardan esinlenmemiş bu hikayede veye yazarken biraz sıkılmış sanki. Daha değişik bir kurgu ve duygusal bir roman beklerekn bu son biraz yavan sıradan oldu gibi geldi..Yine de okurken oldukça zevk alabilirsiniz..Okurken eğlenebilirsiniz... Özellikle historical severlerin beğeneceği bir hikaye... Trap Trilogy 1. The Husband Trap (2006) Kollarımdaki Yabancı 2. The Wife Trap (2006) Gül ve Diken 3. The Wedding Trap (2006) Geceyarısı Tutkusu http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/01/kitap-ad-geceyars-tutkusu-yazar-tracy.html

Baskı: Gecemi Aydınlat (The Hathaways, #3)

Kitap Adı :Gecemi Aydınlat Yazar : Lisa Kleypas Orjinal Adı: Tempt Me At Twilight Goodreads Puanı :5/4,14 Puanım : 5/5+++++ Çok özlemişim bu ne kalem gücü böyle. Kitabın nasıl akıp gittiğini anlamadım bile.uçurdu resmen beni..Ne diyebilirm 2014 yılının en güzel kitaplarından olmaya aday şimdiden..Yazarı okumayı o kadar çok özlemişim ki...İçime sindire sindire okumaya çalıştımsa da bitti yine de.. Wallflower Serisinden sonra okunması gereken bir seri Hathaway Serisi yayınevi yazarın çok sevildiğini anladıktan Benimle Kal'ı yayınladıktan sonra Wallflower serisinin ilk kitabı O Yaz'ı yayınlamaya başladı ve hatasını anladı ama Wallfower serisinin son kitabını hala daha yayınlamadı çünkü bir Hathaway Serisinden bir Wallflower serisinden yayınlıyorlar.. Lisa Kleypas'ı ilk bu seri ile tanıdım ilk Benimle Kal'ı okuduktan sonra yayınevi uzun süre yazarın kitabını yayınlamamışrı ve ben unutulmaz Cam Rohen ve Amelia Hataway'ı çok sevmiştim. Sonra serinin ikici kitabında Hathaway'ların nearin çiçeği Win ile ailedeki diğer çingene damat Merripen'in hikayesinden sonra sıra geldi Poppy Hathaway ile Harry Rutledge'in hikayesine.. Bu hikayede sevgi dolu bir genç bir kız olan Poppy ile gizemli otel sahibi Harry Rutledge'in karşılaşmaları oldukça sıradışıdı...Bu karşılaşmalarında Hary'nin onu istediğine karar vermesi bir kaç dakikasını alacaktır ve işe girişecektir. Çünkü o eylem adamıdır. Hayatında duyguların yeri yoktur olmamıştır.Sevgisiz ve yalnız bir çocukluk annesinden küçük yaşta ayrılmak zorunda kalması babasının onunla hiç ilgilenmemesi onda tamiri imkansız bir yaraya yol açmıştır.İçinde hissettiği sevgiye olan açlığını deyim yerinde isi çılgın gibi çalışarak plan yaparak gidermeye çalışmaktadır. Çoğunlukla uyku bile uyuyamamakta uykuda geçirlen vakiti boşa geçen zaman olarak görmekte işte bu yüzden hayatında sevgiye,duyguya yer yoktur olmayacaktır. Yapması gerekeni yapmak sorunu halletmek vardır onun yapısında . Poppy'yi istediğine karar vermesi belki bu alışkanlık ile karar verilmiş olsa da ondan çok etkilenmiştir..Evlilik zamanı geldiğine karar verdiğinde de Poppy'nin fikrini bile sormaya gerek görmemiştir. Poppy ise bir kaç senedir kendisini neredeyse nişanlı gibi gördüğü Michael Bayning ile görüşmektedir ama iş bir türlü ciddiyete dökülememektedir..Çünkü genç adam geleneklere son derece bağlı asla babasının sözünden çıkmayı düşünmeyen sığ karakterde biridir..Kibirli babası da Poppy ile evlenmesine hiç de sıcak bakmamaktadır. Bunları öğrenen Harry ise bu andan itibaren olaya müdahale eder ve Michael ile evlenmelerine mani olacak hamleyi yapar..Sonuç ölümcüldür Poopy ya Harry ile evlenip şansını deneyecek ya da bu meydana gelen skandal yüzünden hiç evlenememeyecektir.. Üstelik Harry'nin yaptığı hamleyi evlenmesine bir kaç saat kala öğrenecektir. Bir de romanda Poppy'yi seven koruyan büyük bir ailesi sıra dışı Cam Rohan ve Merripen enişteleri kayıtsızlık maskesine bürünmüş bir ağabeyi vardı. Harry'ye kelimenin tam anlamı le kök söktürseler de onu yıldıramadılar..Çünkü Harry ne olursa olsun Poopy'yi bırakmaya niyeti yoktu. Bu kararlılığı beni çok etkiledi. Bazı yerlerde çok kızsam da bu kararlılık etkileyici idi...Aile olmanın güzelliğini sonuna kadar hissettiren bir roman idi. Öyle aile olmanın,sevginin sevilmenin ne demek olduğunu bilemeyen Harry'yi bile içine alacak büyük bir sevgi yumağı vardı romanda. Vee gelecek hikayemizin ipucu kızların şaperonu Catherine Marks ile Hataway ailesinin uçarı ağabeyi Leo'nun hikayesi. Bu gizemli kadın hakkında çok önemli bilgiler vardı romanda ve bu ikili arasındaki çekişme ve zıtlaşma bir anda müthiş bir çekime dönüşmüştü... Serinin Dördüncü kitabı bu ikiliye ait. Umarım okumak için çok beklememiz gerekmez.. Tavsiye edermiyim?!! Evet şiddetle tavsiye ederim..Historical özellikle Regency dönemini seviyorsanız. kaçırmayın derim... Hathaways Serisi 1. Mine Till Midnight (2007) Benimle Kal 2. Seduce Me At Sunrise (2008) Vazgeçmem Senden 3. Tempt Me at Twilight (2009) Gecemi Aydınlat 4. Married By Morning (2010) 5. Love In The Afternoon (2010) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/01/gecemi-aydnlat-lisa-kleypas.html

Kalbim Seninle
9/1020.01.2014

Baskı: Kalbim Seninle

Bu ayki harlequinlerden en fazla etkilendiğim roman..

Aşk Hırsızı
8/1020.01.2014

Baskı: Aşk Hırsızı

Cok severek okudum Lynne Graham'ın kalemini ÇOK SEVIYORUM. BELKI benzer konulardan oluşuyor Gibi gelsede aile, sevgi, çocuk, yetim temaları Ile ilenmiş Güzel bir romandı .. Harlequin'deki en favori yazarlarımdan ..

Baskı: Çapkınlığın Bedeli

Güzel bir kitap idi ama başlarda biraz durağan geldi bana..Genel olarak etkileyici bir hikaye idi. The Ransleigh Rogues serisinin ikinci kitabı idi. İlk kitapda kuzen Max Ransleigh'in hikayesi vardı diplomatik kariyerinin bitmesine sebep Elodie Lefevre ile kuzeni Will Ransleigh'in hikayesi idi. Will Ransleigh'in hayatı çok çetin geçmişti. Gayri meşru bir çocuk olması nedeni ile amcası tarafından bulununcaya kadar açlık ile mücadele etmiş ; annesi gözlerinin önünde ölmüş bir çocuktu. Amcası onu bulup aileye getirdikten sonra kuzenleri Alaistair ve Max ile çok çabuk adapte olamamış Max'in sayesinde uyum göstermişti. Kuzenleri özellikle Max için yapamayacağı yoktu. İşte bu yüzden onun kariyerinin bitmesine sebep olan kadını bulup İngiltere'ye getirmeye tanık sandalyesine oturtmaya oldukça kararlı idi. Hemen işe koyularak onun izini Viyana'da bulur...Karşılaştığı kadın çok akıllı sıra dışı sade güzellikte bir kadın olması , çok zeki çevresine uyum yeteneğine hayran olur.Aralarında muazzam bir çekim oluşur... Max'in kariyerinin bitmesine sebep olan Elodie bu durumdan hep vicdan azabı çekerek üzülmüştür. Çünkü Max gerçekte ona yardım etmeye çalışmış Elodie ise ona yeteri kadar güvenmediğinden bu yardımı es geçmiştir. Fakat yaptığı tercih ise ona çok pahalıya mal olmuştur. İşte bu şartlarda karşılaşmaları ile Will'in onu İngiltere'ye götürüp tanıklık yapma teklifini Parise'de uğramalarını şart koşarak kabul eder.Haftalarca süren yolculukta Elodie'nin peşinde olan adamları da atlatmaları gerekecektir. Bu yolculuk sırasında birbirlerine güvenmeleri gerektiğini anlarlar ve aralarındaki çekim ise gittikçe artmaktadır.. Will ise bu sıradışı kadının etkisi altına gün geçtikçe daha çok girmekte İngiltere'ye onu götürmekte eski heves kalmamıştır. Güzel bir romandı..Historical ve Regency dönemini ,seviyorsanız bu romanı da seveceksiniz.... The Ransleigh Rogues Serisi : 1. Kötü Şöhretin Bedeli (The Rake to Ruin Her ) 2. Çapkınlığın Bedeli (The Rake to Redeem Her ) http://hulyami.blogspot.com/2014/01/capknlgn-bedeli-julia-justiss.html

Shanna
10/1013.01.2014

Baskı: Shanna

Çok beğendim çok.

Baskı: Küçük Bir Hayal Kur (Chicago Stars, #4)

"Vay be ne kitap,ne yazar,SEP senin kurgu gücüne bana yaşattırdıklarına hayranım..Böyle duygu yoğunluğunu yaşattırmak her yazara nasip olmaz. Chicago Stars serisinin 4. kitabında iki yaralı yürek ve bir o kadar umutsuz iki kişinin yolları kesişmesi.Bu kitapta da iki çiftin hikayesi vardı. Kurgu ve kalem gücünün ortaya çıktığı bir kitap. Öyle ki elinize alıyorsunuz bırakamıyorsunuz. Dünya ile ilişkinizi kesiyorsunuz... O satırlar aktı aktı gitti hiç bitmesin istedim.Şimdi serinin gelecek kitabını beklemek kalıyor yine maalesef. Kısaca Karısını ve çocuğunu kaybeden bir adamın trajik öyküsü ile beş yaşındaki oğluna sağlığına kavuşturmak iyi bir yaşam sunmak için ruhunu şeytana bile satmaya göze almış çaresiz bir kadın.. Müthiş bir duygu sağanağı vardı bazı bölümlerde . Muhakkak okumalısınız...Kesinlikle tavsiye ederim... http://hulyami.blogspot.com/2014/01/kucuk-bir-hayal-kur-susan-elizabeth.html "

İçimdeki Fırtına
8/1003.01.2014

Baskı: İçimdeki Fırtına

Kitap Adı: İçimdeki Fırtına Yazar Adı : Rosemary Rogers Orjianl Adı : The Wildest Heart Goodreads Puanı : 5/3,82 Puanım 5/4 Offff be ne romandı...Şoklardayım..Uzun zamandır okuduğum en sert roman..Tarihsel ve romantik bir kitap okumayı hedefliyorsanız bu kitaptan uzak durun. Çok acı var bu romanda. Beni sevdiğim bir tarz değildi.Yıllar önce Lesley Pearse''in bir kitabı Beni hatırla romanını hatırlattı bana..Bu kadar sert bulmama elimden fırlatıp atma isteğime karşın elimden de bırakamadım. Her zaman toz pembe romanlar okumayacağız kabul ama bu kadar da sert romanı her okuyucu okuyamaz..Bunu kabul edelim..Tavsiye eder miyim?!!! Biraz düşünürüm. Bu kitabı elinize almadan önce her türlü acıya,tecavüze,cinsel istismara hazır olun..Tam da bu temalar bol miktarda var romanda.. Romanın sonunda hiç tahmin edemediğim bir son vardı. Hele bir kadın vardı ki onun düşmanlıktaki sınırsız hayal gücüne hem hayran oldum hem de nefret ettim.. Böylesi güçlü bir kurgu fakat çok fazla cinsel istismarın olduğu kitabı her şeye rağmen okumak istiyorsanız sinirleriniz ve dayanma gücünüz biraz sağlam olmalı.Bu kitabı okurken şoklardan şoklara ne kadar girersem gireyim yazarın kalemini çok beğendim. Çok etkilendim.Ara sıra böyle deyim yerinde ise tokat atan cinsinden kitap okumak isterim.. Rowena Dangerfield onu istemeyen bir anne kanun kaçağı bir babaya sahipti. Onu yetiştiren dedesi idi. Dedesi öldükten sonra da annesinin yanına geri dönmek zorunda kalır.Başta onu istemeyen üvey babasının tecavüzüne uğrar ve bu Amerika'ya babasının yanına dönünceye kadar d devam eder. Zaten annesi onu bir an önce başından atmanın yolunu aramaktadır .Babasından kalan büyük mirasa sahip olmak için Amerika'ya gider. Yaşadığı hayatı geri bırakmak için tam da büyük bir fırsattır bu. babasına gelince yaşadığı topraklarda ki kan davasına son vermek için delice merak ettiği kızından medet ummaktadır. Kızının annesini hiç sevmemiş ayarllanan bu evlilikten bir evlat sahibi olduktan sonra karısınıı peşini bırakmıştır.Onun tek sevdiği kadın vardır herkesin her şeyin yıkımına sebep olan Elena Kordes onun ne kadar kinci bir kadın olduğunu bile bile sevmekten vazgeçmemiş kan davasına sebep olsada onu sevmekten asla vazgeçmemiştir. Guy Dangerfield'in bir de ortağı vardır Todd Shannon kesinlikle bu kan davasının baş aktörlerinden dir. Guy'in ortağı olduğu SD malikanesini ve topraklarını sadece kendine istemektedir. Rowena ortağı ile tanıştıktan sonra işinin hiç kolay olmadığını anlamıştır. Todd Shannon önce onu sindirmeye çaılşır,sonra da kendisi ile evlenmesi için baskı yapmaya başlar. Rowena'ya tek kişi yardımcı olamaya çalışır Todd Shannon'un varisi Mark Shannon.. Roena'yı bu kadar karışık olayların içinde tek kişi hem etkiler hem kendinden nefret ettiren kişi ise Lucas Cordes idi...Romandaki kilit karakter Lucas idi..Herşeyden hem haberi olup hem de bir şey bilmeyen karakter.. Yarı Apaçi olan bu genç adam annesine ölümcül derece de bağlı Todd Shannon'dan da nefret edip ondan intikam almaya çalışan bir savaşçı idi.. Çok etkilendim okurken..Çok sinirlendim,şaşırdım,dehşete uğradım..Ama elimden de bırakamadım. Sağlam sinirlere sahipseniz tavsiyemdir... http://hulyami.blogspot.com/2014/01/icimdeki-frtna-rosemary-rogers.html

Baskı: Arzulanan Kadın (Georgian #1)

Kitap Adı : Arzulanan Kadın Yazar Adı : Sylvia Day Orjinal Adı : Ask For İt Goodreads Puanı : 5/3,81 Puanım : 5/4,5 Sylvia Day 2013 yılında tanıdığım yazarlardan. Yazarı tanımak benim için bir sürpriz oldu aslında çünkü kaleminden bu kadar zevk alacağımı beklemiyordum..Doğan Kitap'dan çıkmış olan Crossfire Serisini henüz okumadım çevirinin kötü olduğunu duyduğum için bu konu da kararsızım. Pegasus Yayınevi'nden çıkan Historical kitaplarının tiryakisi oldum. Her kitabını okuyuşumda beni bambaşka diyarlara götürüyor.Aşk sahnelerini her ne kadar çoğumuzun cüretkar bulacağı düzeyde yazsa da yazarın yansıttığı aşkı okumayı çok seviyorum. Buna ek olarak da bu kitap dört kitaplık Goergian Serisi 1714-1830 dönemlerinde geçiyor. Casusluk Tarih Tomans,Tutku,Erotizm temaları ile işlenmiş. Yazar aşk ile tutkuyu çok iyi harmanlıyor ve kalemi çok etkili. Bu okuduğum üçüncü kitabı konu ve tema bakımından çok zengin. Özellikle belirtmek istediğim roman ve filmlerde cüretkar aşk sahnelerinden hoşlanmıyorsanız bu yazara hiç yaklaşmayın derim. Çünkü bu romanda son zamanlar da moda olan tipte olmasa sa oldukça cüretkar sahneler var. Fakat bu sahneler de sapkınlık yok sadece çok cüretkar, romanda sahiplenici bir aşk da var. Kıskanan erkek ve kadın var. Üçüncü şahıs ile paylaşım yok.Zaten o tipte bir kitap olsa kitabın yanına bile yaklaşmazdım. Kitabın Konusu : Lady Elizabeth Hawthorne nişanlısı Marcus Asford'u dört yıl önce apansız terk ederek bir başka erkek ile apar topar evlenmişti. Marcus o olaydan sonra ülkeyi terk eder. Babası ölünceye kadar da dönmez..Ayrıca Kraliyet için çalışan gizli bir teşkilat için de çalışmaya başlamıştır. Elizabeth'in onu terk etmesinden dört yıl sonra dönmüştür ülkeye. Onun kocasını bir yıl önce öldürüldüğünü de öğrenir. Teşkilattaki şefi Elizabeth koruması için onu görevlendirmek ister fakat geçmişlerini öğrenince başka birisini görevlendirmek isterse de Marcus şefini ikna eder. Lord Hawthorne katillerini bulmak ve Elizabeth'i koruma görevlerini üstlenir. Dört yıl önce Elizabeth tarafından terk edilmiş olmasının acısını içinden atamamış ve nedenini öğrenememiştir.O yüzden onunla aynı ülkede kalamamış onun başka bir erkekle olmasını kesinlikle kabullenememiş bu durum ona büyük bir acı vermiş onu içinde saplantı haline getirmiştir.. İşte onu korurken bu eski hesaplaşmayı da Elizabeth ile yaparak ondan hesap sormayı ondan acımasızca intikam almayı hedeflemiş ve ona olan ihtiyacını gidermeyi hedeflemesi aralarındaki cinsel gerilimin etkisi ile de birbirlerine daha da fazla bağlanırlar..Öyle ki birbirlerinden denedikleri halde kopamazlar. Özellikle Elizabeth Marcus'dan sonra evlendiği eşi ile çok da tutkulu olmayan bir evliliği paylaştıktan sonra Marcus ile bu tip beraberlik yaşaması onu alt üst eder. Her şey karma karışık olur. Bir yandan yaşadıkları tutkulu ilişki,bir yandan da Elizabath'n peşine düşen kişilerin kararlılığı ile durum ölüm-kalım savaşına dönüşür. Bu tehlikeli durum ile birbirlerine ya güvenecekler ya da durum daha da vahim olaylara neden olacaktır. Çok güzel bir hikaye idi. Baştan itibaren katilin kim olduğunu az çok tahmin etsemde okurken büyük bir zevk ve heyecan ile okudum. Şimdi merakla serinin ikinci kitabını bekliyorum.Tavsiyemdir.. Georgian 1. Ask For It (2006) Arzulanan Kadın 2. Passion for the Game (2007) 3. A Passion for Him (2007) 4. Don't Tempt Me (2008) Hülya Yılmaz http://hulyami.blogspot.com/2013/12/arzulanan-kadn-sylvia-day.html

ÖncekiSayfa 5 / 31Sonraki